Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

4SAYFA CUMHURİYET 25 ARALIK 2001 SALI HABERLER Sosyolog Pınar Selek, seks işçiliğinin kadınlara dayatılan bir meslek olduğunu söyledi: Genelev ihtiyaç değil Pinar S e l e k ' t e t i : Genelevleri kadınlar yaratmadı. Erkekler kurup buralarda kadınları sattılar. Fuhuş kimin için ihtiyaçtır? Kadınlar için mi? Hayır. Kadınlar zorunlu olarak bu işi yaparlar. Erkekler için mi? O zaman toplumsal bir ihtiyaç diyemeyiz. Kadınlann satıldığı eski köle pazarlarını hatırlayınız. Genelevler bunlann şimdiki zamandaki versiyonudur. kapitalızm tarafından değıl, tüm egemenlik sistenılerı tarafından. Burada en etkin rol erkek egemenliğine aittir.Fuhuş kimın için ihtiyaçtır? Kadınlar için mi? Hayır. Kadınlar zorunlu olarak bu işi yaparlar. Erkekler için mi? O zaman toplumsal bir ihtiyaç diyemeyiz. Genelevleri kadınlar yaratmadı. Erkekler kurup buralarda kadınları sattılar. Haremle genelevin ne farkı var? Birinde sahip tek, ikincisinde çok. Ama haremde de kadınlar, başka insanlara sunuluyor. Ya da eski köle pazarlarını hatırlayabiliriz. Genelevler bunların yüzyıl versiyonudur. , Fuhuş veerkekegemenbalaşı arasında bir bağlann var mi? SELEK Egemen erkeğin bılinçaltında kadını fahışe olarak görme vardır. Seks işçiliği ise kadına dayatılan bir meslektir. Binyıllarboyu,kadınınbütün sılahlan elınden alınmış, bir tek etı değer görmüştiir. ğeryandan, çağımızda, cınsellik, hertürlü ıletışim araçlarıyla, son derece abartılı biçimde kışkırtılıyor. Haz üzerine büyük yatınmlaryapılıyor. C'inselliğın, bastırılarak ya da kışkırtılarak bu kadar abartıldığı, güdülerin insan yaşamına son derece egemen oldugu bir toplumda fuhuş bitmez. Buna bir de yoksulluğun, çarpık sınıflaşmanın, işsizliğin ve kolay para kazanma arayışlanııın toplumsal bir gerçeklik olduğunu ekleyelim. Bu koşullarda, tıpkı tüm fuhuş alanlan gibi genelevler de var oluyor, hatta genelev sahiplen vergi rekortnıeni oluyor. Gayet doğal. Ama zorunlu değil. Genelevlerin kaldınlması mümkiin miidür? Kaldınlırsa ne tür sonuçlar doğurur? SELEK Şu koşullarda kaldınlması mümkün değildir. Türkiye'de yüz binlerce kadın seks işçiliği yapıyor. Bu, bızim gibı, aile kurumunun merkezi bir rol oynadığı bir toplumda çok büyük bir rakam. Genelevde çalışan kadınlar, bu sektör içinde çok küçük bir azınlık. SALI ORHAN BURSALI Gelsinler... Çıksınlan... ANAP'lı eski Beledıye Başkanı Gülay Aslıtürk'ü Ingılız mahkemesi Türkiye'ye iade kararı vermış. Babasının "yarış atı çiftliğinden" aldığı hızla özellikle Şişli bölgesinde önceki bütün rekorları kıran Gülay Aslıtürk'ün son resmini gördünüz mü? Hanım hanımcık, üstelik anne... Yaban ellerde yaşamaktan yorgun düşmüş... Ama en önemlisi ülkesini özlemiş... Geri dönme arzusunda en belirleyici düşüncesinin de Türk adaletıne sarsılmaz güveni olduğuna eminim... Adalet Bakanı'nın "DGM'ler dosya içinde boğuldu" gibi, tamamen ve yüzde binbeşyüz doğru gözlemlerı sonucu bulduğu ve uygulamaya koyduğu çözümler de, onun bu güvenini sonsuz derecede arttırmıştır. Gülay Hanım, zaten DGM'de değil, ağır cezada yargılanıyordu. Ancak "ekonomik çefe'lerin Türkiye'de asla ve kata bir güvenlik sorunu yaratmadığının kesin anlaşılması sonucu toplumsal bir histeriden kurtulmuş olmamız ve bu ekonomik davaların haklı olarak normal mahkemelere kaydırılmış olması da, kendisini adalet karşısında haklı çıkartacağına olan ınancını pekiştırmiştir. Inşallah! Biz de ekonomik suça karşı yüzü ve karnı yumuşak olan devletimiz, siyasal ve bürokratik sistemimiz gibi, Gülay Hanım'ı milletçe bağrımıza basmaya hazırız. Onu özledik, onun gibi büyük becerilere sahip toplumsal bir mıte ıhtıyacımız var. Gülay Hanım'ın bebeği de kimbilir ne şirin olmuştur.. Televizyon kameralarına ne güzel gülümsemeler dağıtacaktır. Ortalığı yumuşatacak, toplumla annesi arasında gönül köprülerini yeniden kuracaktır. Aynca, Gülay Hanım'ı Orhan Aslıtürk denen o kötü adamın ekonomik olarak ığfal etmediği de ne malumdur.. Onu, evlenmeden iğfal ettiği açıktır. Çocuğun erken doğumu bunun kanıtıdır. Gülay Hanım'ı Belediye Başkanlığı görevlerinde de iğfal etmiş olmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürecek görüşlere karşı direnebilir miyiz? Gülay Hanım'a lyi bir "ımage maker"c\ iletişim uzmanı deneyimli bir grup bulunmalı, onun zaten pırıl pırıl olan kalbı mücevher güzelliğinde yeniden ortaya çıkarılmalıdır. Böyle çifte iğfale uğramış bir insanı kurtarmak ve topluma yeniden kazandırmak, sosyal, toplumsal ve sosyalıst bir görevdir de aynı zamanda. Gülay Hanım gelsın, paraların hesabını sorarsak namertiz, mahkemenin bir ceza vermesine de gerek yoktur. Kaçarak yaşadığı azap, duyduğu özlemin büyuklüğü, ülkesine ve insanlarına kavuşmak ıçın bunca yıl yanıp tutuşması, yani bir nevı çektigi cehennem ateşi kendısine yeter. Gelsın, bu yüce gönül, onu bağrına basacaktır. Zaten, milletimızin büyük bir çoğunluğunun, onun yeteneklerini iyice öğrenmek ve hasletlerinden edinmek için yanıp tutuştuğuna eminim. Sadece küçük bir yoksul azınlık ile dürüstlüknamusvatan diye direten ve durmadan diğer konularda da sorun yaratan başka bir geri zekâlı küçük azınlığın dışında, Gülay Hanım'ı tutmayacak kimsenin olmadığını da biliyoruz. Namus timsalı fosilleri bir kenara bırakacak olursak zaten doğa onların haklarından bir bir geliyor geri kalan yoksul azınlığı da iki sözle kandırmak mümkün. Zaten kandırmaya da gerek yok, canları cehenneme! Gelsin Gülay Aslıtürk. Vatanına kavuşsun. Merak edıyorum, acaba kalbimiz, Murat Demirel'in yürekler parlatan görüntüsüne de daha ne kadar dayanacak?! Ben, onun mahkemesi olduğu günlerde, alıp başımı dağlara ovalara gidiyorum. Gazete okumamak için.. Televizyon seyretmemek için... Radyo duymamak için... Tanıdıklarımın anlatmasını önlemek ıçın... Hele eşiyle kucaklaşması yok mu... Gözgöze bakışları... Ellerini gökyüzüne açmaları ve artık yeter bu işkence diye haykırışları!... Yıkılıp gidiyorum ve gece gözüme uyku girmiyor... Ertesi gün perişan dolaşıyorum. Bu duygu yüklu düşüncelerimı tanıdıklarıma, arkadaşlarıma açtığımda hepsi bana tuhaf gözlerle bakıyor. sırtımı okşuyorlar, saçlarımı karıştırıyorlar, koluma girip kendilerine açıklamadığımı sandıklan sorunlarımı yokluyorlar... Nasıl, empatısiz, kalpsiz, Mitgefühl'den yoksun, taş yürekli, halktan kopuk, azınlık bir çevrem var.. Allah kahretsin... ÖZLEMGÜVEMLİ Toplumun dışladığı görmezden geldiği, ama yaşamın bir parçası olan gcnclcv, fuhuş, fahişe, travesti, transseksüeller yine polisiye bir vaka olarak gündenıe geldi. Karaköy Genelevi'ndeki evlerin kapatılması televizyonlarda, gazctelerde sadece bir cezanın uygulanması olarak yer aldı, ancak burada çalışanların sorunları, yaşayacağı sıkıntılargöz ardı edildi. Sosyologlann çoğu fuhuş scktörü hakkında konuşmaktan çekinırken konuyla ılgih az sayıdaki araştırmalardan birini yapaıı sosyolog Pınar Selek sorulanmızı yanıtladı: Genelevler, toplum için bir ihtiyaç mıdır? Toplumun ne gibi ihtiyaçlannı karşdar? SELEK Ne genelevler ne de fuhuş toplum için bir ihtiyaç değildir. Ancak toplumun içinde bulunduğu durunı bu ihtıyacı üretir olmuştur. Fuhuş, genelde "tampon kunım" olarak tanımlanır. Yani diğertoplumsal kurumların yerine getiremedıkleri ihtiyaçlann boşluğundan ortaya çıktıklan savunulur. Ben fuhuşun sistem tarafından üretildiğini düşünüyorum. Sadece bu konuda birçok yasaklar gelmiş, hatta fahışeler ıdam edılmiş. Ama fuhuş hep sürmüş. Bu sektörde de mafyalaşma gelişmiş. Bu bir toplumsal sorundur. Toplumsal sorunlar yasakla, baskıyla, ınkârla çözülmez. Cenelevde çalışan kadınlar yapoklan işi kanıksaınış görünüyorlar. Cerçekten yapüklan işi doğal mı karşıhyorlar? Kendlnl savunmak SELEK Bir tür savunıııa mekanizması. Hiçbir kadın fuhuş yapmak istemez. Bırakalım kadını, hiçbir insan toplum tarafından lanetlennıek, dışlanmak istemez. Hayat kadınları, çocukken olmaktan en çok korktuklan şeyi yaşıyorlar. Çoğu geleneksel ailelerden çıkmış. Hiçbiri fahişe olmayı düşlememiş. Kurtarıcı biratlı prens hayal etmişler. Sonra birbakmışlar ki hayat onlan bırdenbire bu noktaya sürüklemiş. Bu korkunç bir parçalanma, korkunç bir yıkım yaratıyor. Ama bu noktaya geldi mi, kendi varlık durumunu savunmak zorundadır. Böylece yeni değerler yaratıyor, kendini bu koşullara ahştınyor. Yoksa yaşamak onlar için ınıkânsız. Ibpluma güvenmiyorlar. O halde çok haklı olarak kadınlar, tek güvence olarak parayı görüyorlar. Cıkar lllskllerl Kadın ise yaşayabilmek için onu sunmak zorunda kalmıştır. Yani, cinsellikle özdeşleşme, giderek fuhuş yapma kadına dayatılmıştır. özellikle günümüzde fuhuşu besleyen birçok etmen var. Şimdi her şey satılık. Her şeyin pazarda bir değeri var. Ilişkiler, evlilikler, arkadaşlıklar genellikle çıkar üzcrine kurulmuyormu? Fuhuş ise bu değerlerle besleniyor, bu değerlerle yeniden üretiliyor. Di Fuhuşu yasaklamak Bu sektör de çeşitli kesimlere ayn mckânlarda, ayn fiyatlarla, informel olarak hizmet venyor. Telefon, hatta internet bu konuda son derece geniş bir kesime hitap ediyor. Yani genelevlerin ortadan kaldınlması fuhuşu ortadan kaldırmayacak. Fuhuşu yasaklama da fuhuşu bitirmeyecek. Osmanlı'da Toplum etkllenlyor Fahişelik, kadına toplumsal açıdan bakışı nasıl etkiler? SELEK Fuhuş kadının toplumsal konumunu yeniden üreten olgulardan biri. Yüz binlerce kadının fuhuş yaptığı bir toplumda, erkekteki 'Kadınlık algısı' zor değişecektır. Kadın da her seferinde biraz daha zedelenecektir. Ama fuhuş, sadece kadını değil, tüm topulumu etkiliyor. Kadınla kurulan ilişki, buradaki üslup ve geliştinlen anlayışlar, egemenler tarafından sadece diğer ezilenlere değil, tüm insanlığakarşı geliştedir. En temel toplumsal ilışkiyi bu biçimde değerlendiren sistem, tüm egemenlik ilişkilerinin sürmesini ideolojisınin toplumsal olarak içselleşmesini sağlar. Fuhuş tüm toplumsal ilişkilerin aynası olabilir, onu çözümleyerek toplumu çözümleyebiliriz. GENELEV KAPATILDI, SORUNLARBİTMEDİHer gün yüzlerce erkeğin girip çıktıgı genelevlerin kapatılması, ne burada çauşanların sorunlarını çözdü nc dc' ihtiyaç' olduğu savunulan fuhuşu ortadan kaldırdı. Pınar Selek, genelevlerin ortadan kaldırılnıasmın fuhuşu ortadan kaldırmayacağını söylüyor. Selek'e göre yasaklama da fuhuşu bitirmeyecek. • •• Büyüyen canavar: Fuhuş Fuhuş sektöründe kazandığı paralarla ülkesine dönen her kadın, daha çok kadının Türkiye'ye gelmesine yol açıyor. Bu kadınlar ise bulaşıcı hastalık tehlikesi saçıyor SAADET USLU "Nataşa" olarak tanınan Rus, Romen, Moldavya, Ukrayna uyruklu kadınlar, büyük umutlarla geldikleri Türkiye'de "kayıt dışı fuhuş" sektörünün en çok kazanan vc en tehlikeli grubunu oluştııruyorlar. Fuhuş sektöründe kazandığı cazıp miktardaki paralarla ülkesine dönen her kadın, daha çok kadının fuhuş için Türkiye'ye gelmesine yol açıyor. Böylece bulaşıcı hastalık potansiyeli taşıyan yüzlerce kadın, ucuz otellerde, işlek caddelerde tehlike saçıyor. Emnıyet yetkililen, Türkiye'ye mağazalarda, fabrikalarda çalışmak için getirilen, yaşları 1618 arasında değişen kızlann kendilerini gctircn kişilerce fuhuşa itildiğini belirtıyorlar. Yetkililer, özellikle yabancı uyruklu bakire kızlann bin dolar ve üzerindeki fiyatlara satıldığını anlatıyorlar. Romen uyruklu kadınlann, sağlık açısından daha güvenli olduğunu belirten yetkililer, AIDS hastalığının en az onlarda görüldüğünü ifade ediyorlar. AIDS hastalığına en çok Ukraynalı ve Moldavyalı kadınlarda rastlandığına dikkat çeken yetkililer, erkeklerin hastalık konusuna hiç önem vermedıklerini söylüyorlar. ESKİ DOĞU BLOKU'NDAN GELEN KADINLARIN ACI VE DÜŞ KJRIKLIĞIÎLE DOLU YAŞ AMLARI İstanbul Haber Servisi SSCB'nin dağılmasının ardından ekonomik nedenlerle mesleki kariyerlerini bırakıp Türkiye'ye çahşmaya gelen kadınlann çoğu fuhuş batağına düştü. Hiçbiri büyük hayallerle gelmemişti Türkiye'ye. Bakıcılık, hizmetçilik gibi işler yapıp arkalannda bıraktıklan çocuklannı okutmayı, ailelerinin geçimini sağlamayı ya da hasta annebabalanna yardım etmcyi düşünüyorlardı. Ama bir şekilde fuhuş yapmaya başlayan kadınlann hepsinin dudaklanndan şu cümleler dökülüyor; "Para kazanmak için yapıyorum, çaresizun, baknıak zorunda olduğum insanlar var~." 199O'lı yıllarda Doğu Bloku ülkelerinden Türkiye'ye gelmeye başlayan kadınlara genelde Laleli'deki oteller tavsiye ediliyor. 25 yaşındaki Moldavya vatandaşı Irina, 6 yıl önce Türkiye'ye temizlik şirketinde çalışmak için gelmiş. mesi gerektiğini söyleyerek "Ama onlaryinedegiriyorlar. Ülkderindeçok kolay; başka isinılcrlc pasaport alabiliyorlar. Cirişlerinin engellenmesi için sınır kapılannda parmak i/J uvgulanıasına geçilmelL Çünkü yakalanan kadınlann hepsinin parmak i/i alınıyor. Bu şekilde kinı olduklan kolaylıkla anlaşılabilir" dıyorlar. Nataşa fuhuşunun yoğun olarak yaşandığı dönemde bir yılda 1015 bin Çaresizlikten yapıyorlar Yabancılann suç obursali(a cumhuriyet.com.tr. 10 bin 150 kişi sınırdışı edildi Ülkesinde, bir ayakkabı firmasında kontrolör olarak çalışan lrina, bir arkadaşının önerisi üzerine Türkiye'ye geldiğinde Laleli'deki bir otele yerleşiyor. lrina, 19 yaşındayken yabancı bir ülİcede, bir otel odasında temizlik şirketinde çahşacağının planlannı yaparken Ukraynalı yabancı bir bayan, ona "seksi kostümler grymesini" emrediyor ve daha sonra dışanda işe çıkacağını söylüyor. ttiraz etmesi, ağlaması ise trina'yı kaba kuvvetle karşı karşıya bırakıyor. Daha sonra, çahşırken tanıştığı bir Türk'le birlikte yaşamaya başlayan lrina, arkadaşının ailesi tarafından kabul edilmeyince bir darbe daha alıyor. 4 yıl boyunca bir Türk kadın gibi yaşadığını söyleyen lrina, hikâyesini şöyle anlatıyor: "Başımı kapattım, yemek ve temizlik yaprım. Bir kız çocuğumuz oldu. Şimdi 2 yaşında. Bir süre sonra sevgilimin babası geldi, 'Kİzım sen iyisin, ama bizim orada seni istemezler' dedL Sonra, oğluyla birlikte mcmleketleri Mardin'e döndüler. Daha sonra 3 ay yas.ü bir kadına bakıcılık yaptun. O kadın ölünce evden aynlıp tekrar fahişelik yapmaya başladım. Türk vatandaşı olnıak, çalışabilmek için bir Türk'le eviendim, sonra boşandım. Şimdi tek amacun lazunın geleceğini güvence alüna almak." Sveta ise 23 yaşında ve 3 senedir Türkiye'de. Ülkesinde çalıştığı bir bilgisayar şirketinde ayda 50 dolar aldığını belirten Sveta, 2 çocuğuna bakmak için daha fazla paraya ihtiyaç duyduğu için Türkiye'ye geldiğini söylüyor. Geldiği ilk günlerde, yatılı kaldığı bir evde hasta bir kadına bakarak ayda 250 dolar kazandığını ifade eden Sveta, bir arkadaşının önerisi üzenne bu sektörde çahşmaya başlamış. Sveta yaptığı işten memnun değil, ama başka seçeneği de yok... dosyası kabarık İSTANBUL (AA)lstanbul'da bu yılın 11 ayında, yurda yasadışı yollardan giren ya da çcşitli suçlara kanşan yabancı uyruklu lObin I50 kişı yakalanarak sınır dışı edildi. İstanbul Emnıyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre ABÜ, Afganistan, Ingiltere, Almanya, Zaire, Jamaika, Senegal, Ruanda, Filipinler, Eritre ve Belarus gibi dünyanın değışık kıtalanndakı 74 ayn iilkeden lstanbul'a gelen bu kişiler, gözaltına alındıktan sonra haklannda sınır dışı işlemleri yapılıp ülkelerine gönderildi. Sınır dışı edilen yabancılann bir bölümünün suçu, yurda kaçak yollardan girmekle sınırlı kalırken, bazılarının da fuhuştan yasadışı gösteri yapmaya kadar değişen çeşitli suçlara karıştığı bclırlendı. Aynı dönemde sınır dışı edılenler arasında ilk sırayı, 2 bin 144 kişiyle Moldova, 2 bin 24 kişiyle Irak, 975 kişiyle Romanya, 642 kişiyle Afganıstan ve 508 kişiyle Pakistanlılar aldı. Moldova ve Romanya uyruklu kişilerin sınır dışı edılış gerekçelen arasında ilk sırayı fuhuş alırken, lraklılann ise yurda kaçak olarak girdikleri gerekçesiyle yakalandıklan açıklaııdı. Fuhuş yaptıklan gerekçesiyle yakalanan kadınlardan 553'ünde AIDS ve frengi gibi cinsel yolla bulaşan çeşitli zührevi hastahklara rastlandı. Parmak Izl Yetkililer, fuhuştan yakalanarak sınır dışı edilen ya da AIDS'li olduğu belirlenen yabancı kadınlann bir daha Türkiye'ye gırmelerinin engellen kadının fuhuş yaparken yakalandığını anlatan yetkililer, "Nataşa olarak bilinen kadınlar önce Aksaray, Laleü bölgesinde yoğunlaşmışlardı. Ancak polis baskuuaruıdan sonra Silivri, Polonezköy gibi jandarma bölgelerine kaydılar. .landarnıa baskınlarından sonra Ataköv, Başakşehir gibi sitelerdeki evlerde çahşmaya başladılar. Sonra da otellerc yöneldiler" dıye konuşuyorlar. Yerli hayat kadınlarını ya kalamanın zor olduğunu, çünkü tanımadıkları erkeklerle konuşmadıklarını söyleyen yetkililer, yabancı hayat kadınlarını gruplar halinde oldukça kolay yakaladıklarını belirtiyorlar. Yetkililer, tek başına yakalanan ycrli hayat kadınlannın hastaneye sevk edildığını, sağlıklıysa serbest bırakıldığını, hastalık tespıt edilmişse tedavı edildikten sonıa bırakıldığını ifade ederck "Yabancı hayat kadınlann da hastalık tespit edilmesi halinde sınır dışı ediyoruz. Saguklıysa onlan da bırakıyoruz" diyorlaı. Doğu Bloku ülkelerinde avukatlık, doktorluk, polislik yapan kadınların da tatile çıkmak, ev, araba satın almak için işlerinden izin alarak Türkiye'ye gelip fuhuş yaptıklannı belirten yetkililer, bu kadınlann gerçek anlamda fuhuş sektörüne girmediğinı ifade ediyorlar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog