Bugünden 1930'a 5,420,078 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 25 ARALIK 2001 SALI 12 KULTUR kulturf/cumhuriyet.com.tr AYŞEGÜL YÜKSEL SAHNEDEN Evlilikte cehennem ilişkileri August Strindberg'in ünlii oyunu "Öliim Dansı", Ankara Devlet Tiyatrosu'nun yeni yapımları arasında yer alıyor. Semih Sergen'in sahnclediği oyunun eksen kişilerinı Semih Sergen, Mesude V ılnıaz ve Nezih Işıtan canlandınyor. Oyuıı "Cehennem Dansı" başlığıyla ilk kez 196465 tiyatro döneminde Ankara Sanat Tiyatrosu'nda oynamıştı. Başrolleri Semih Sergen, Elif Türkan (Çölok) ve Tünca Yönder'in paylaştığı ve Semih Sergen'in yönettiği bu çalışmayı 197273 tiyatro döneminde, yapıtın Dürrenmatt'ça düzenlenmiş, Dürrenmatt'ça bir kavrayışla ritimlendirilmiş bir çeşitlemesi olan "StrindbergOyunu" izledi. Ankara Devlet Tiyatrosu'nun Yenı Sahne'de sunduğu oyunu Bozkurt Kuruç, Gülgün KuÜu ve Haldun Marlalı yorumlamıştı. Farklı oyunculuk biçimleri gerektiren her iki oyun da seyirciyle sahnenin iç içe olduğu, sahneden taşan elektriğin (iki ayn yapımda farklı frekanslarda olsa da) salona bütünüyle egcmcn olduğu küçük boyutlu, sınırlı sayıda seyirci alan tiyatro mekânlannda yeralmıştı. AST yapımını izleme şansım olnıadı, anıa Devlet Tiyatrosu yapımında Bozkurt Kuruç'un ve Gülgün Kutlu'nun vurucu yorumlanndan süzülüp gelen kimi sahneler otuz yıl sonra da gözümün önünde. YAZI ODASI SELİM İLEltf Zeyflnyağlı Kış Dolmaları (2) Metin Eloğlu'nun ilkyapıtlarında, çoksevdiğim Düdüklü Tencere'deSultan Pa/amuf'ta, Odun'da 'yemek' sınıfsal bir öge gibi dizelerden dizelere, şiırden şiire koşuşup durur. Memet Fuat şöyle diyor: "Şiire kabına sığmaz, cin gibi bir halk çocuğu olarak, alt tabaka diliyle gırdı. Olaylan toplumsalcı bir açıdan ele aldığı açıkça belli bir alayla yansıttı." Yemekler de ince alayla yoğrulur, okura çoğu kez zehir çanağında sunulur. Umarsız bir aşk şiiri gibi deokunacak "Kdro<J/L/"ndayıllanmışevlilik, birde geçim sıkıntısıyla eskıyip gitmektedir: "Andıkça içim sızlar I Çukurmuhallebici'de yediğimiz o sütlacı I Suratına çalarım şu sahanı ICanım benim." Şiirdeki kişi hemen ardından üsttabakanın mutfağına goz atıverir: "Istakozun üstüne maydanoz ekiyorlar/Bu öğlen Alı 'yle dalaştık I Ali çerkeztavuğu yiylyor ben niye yemeyeyim I Kaldır önümden şu kapuskayı". Arkası çaresizlik ve kavga: "Kaldırdedim ulan"... "Sofra Adabı"nüa keşkekler, helmeli fasulyalar, ateşte kuzular, uskumrular, orkinoslar boy gösterir; başka şıirlerde, ballı börekler, arnavut ciğerleri, çiroz salataları, daha neler. "Nedircik Yavrusu "ndan şu dize: "Sofraya çöküyorum acıkmışım dolma molma var"... Şiirin ilk dizelerinden öğrendiğimize göre Istanbul'da yaz günleriymiş. Dolmalar da besbelli yaz dolmaları, belki zeytinyağlı, belki etli. Ama biz hâlâ zeytinyağlı kış dolmalarında iz sürüyoruz. Bilmiyorum şimdilerde kereviz dolması yapılan evler kaldı mı? O zamanlar, çocukluğumda gerçekten kış yemeğiydi, kışın bir simgesi, kendince bir şölenıydı. Geleneksel mutfağımızın elenikasını sökmüş Mediha Hanımefendı bana şöyle tarif etti: Altı kişi için Mediha Hanımefendi, "O zamanlar aileler en az dört beş kişiydi..." diye ekliyor... üç kilo kereviz alacaksınız. İki yüz elli gram pirinç, iki yüz elli gram soğan, bir adet limon, dereotu, ince iki havuç ve tuz. Kerevızlerin kabukları lyice soyulacak ve her kereviz ortadan ikıye bölünecek, ortalar çukur gibi oyulacak, etrafları temizlenecek. Kerevizler bu hallerıyle lımonlu suda bekletilecek. Sonra aynı suda şöyle bir haşlanıp soğumaya bırakılacak. Soğan zeytinyağında oldurulecek, küp küp kesilmiş havuçlar ve pirinç soğana eklenip hepsi kıvamında kavrulacak. Biraz su, tuz ve limon bu malzemeye konacak; dereotu da eklendikten sonra kerevizlere doldurulacak. Kereviz dolmaları hafif ıslak yağlı kâğıda sarıldıktan sonra yine limon suyu serpılerek orta ateşte pişirilecek. Soğuduktan sonra kâğıttan çıkarıp tabağa dizeceksiniz... Bir renk, bir garnitür olsun diye dolma harcına istenirse haşlanmış bezelye de konabilirmiş. Mediha Hanımefendı'yı ağzımın suyu aka aka dinledim. Oysa çocukluğumda evimizin kereviz dolmalarından yemez, annemın bütün ısrarlarına karşı koyardım. Mediha Hanımefendi acı acı güldü ve "şimdi yeni moda kereviz pane yapılıyor," dedi. Kerevizler soyulup dılım dilım kesilerek kaynamış suya atılıyormuş. Haşlayıpsüzeceksiniz, una, çırpılmışyumurtaya, galeta ununa bulayıp tavada kızartacaksınız ve yoğurtlu, kremalı, sarımsaklı bir sos dökecekmişsiniz üzerlerıne. Mediha Hanımefendi, "Kereviz paneyi ızgara veya tava balıkla servis yapıyorlar," diyor ve artık bu kez acı bir kahkaha savuruyor. Takvimde İz Bırakan: "Sisi daima çok sevdim. (...) onu zihnin bazı hallerıne ve sanatın kendısine benzetirim." Ahmet Hamdi Tanpınar, Yaşadığım Gibi, Türkiye Kültür Enstıtüsü Yayınları, 1970. • "Ölümün Dansı" gösterilen tüm özene karşın, parça parça çalışıldığı için "bütünleyici etki"ye ulaşamamış bir çalışma izlenimi veriyor. "Ağaç"lar hep orada, ama "orman" görüntüsü oluşmamış sanki... 'CHENNEM DANSPNDAN 'ÖLÜMÜN DANSI'NA Ankara Devlet Tiyatrosu'nun sahnelediği oyun 1964 1965 yıllan arasında ilk kcz Ankara Sanat Tiyatrosunda 'Cehennem Dansı' olarak sahnelenmişti. rumcu bir tasarım yaklaşımı söz konusu. Oyun, daha önceki çalışmalann tersine, bir süper yapım anlayışıyla kotarılmış. lnsan psikolojisini derinlikli/sancılı boyutlanyla sahneye ilk kez çıkartan Euripides ise, Shakespeare aynı doğrultuda sahne olayına müthiş katkılarda bulunduysa, modern tiyatroda psikolojik gerçekçiliğin babası da Augusl Strindberg'dirdenebilir. tbsen veÇehovgibı, temelde natüralistgerçekçi anlayışa dayalı "ilk dönem" oyunlanyla 19. yüzyıldan 20. yüzyıla süzülmüş "üç büyükler" arasında yer alan Strindberg, yazarlığının ileri bir aşamasında gerçekçi akımdan iyiden iyiye koparak, yazdığı "oda oyunlan" ile dışavurumcu akımı oluşturan ilk örneklerı yaratmıştı. Sahne yoluyla "nesnel gerçekler"i gözlemleme ve yorumlama eyleminin yerini "öznel bakış"ın aldığı, bireyin iç dünyasındakı karmaşaya, "gerçeğin belirlenemezliğrne yaslanan oyunları, Strindberg'i "modernist" tiyatronun öncüleri arasına yerlcştirir. Strindberg, değerleri değişen (yeni bir yüzyıla ulaşan) bir dünyanın psikolojik açmazlannın yazandır. Kadm erkek ilişkilerinin, dinsel öğretinin ve feodal erkek egemcn toplum anlayışının baskısıyla yüzyıllarca korunmuş kurallannın tepetaklak olmaya başladığı bir dönemde, kadınerkek arasındakı evrensel savaşın yıpratıcıhğını sahnede ilk kez odak noktası yapanyazar... luk, dramatik olaylar dizisinin önüne geçmiştir. tki canavarlaşmış insanın çatışmasının orta yerine düşen bir üçüncü kişiyi de parçalanma aşamasına getiren bir azap çekme sürecidir yaşanan. Seyirci bu azaptan payını almak için oradadır. Semih Sergen'in yönetmen ve oyuncu olarak bu yapıt bağlamında yaşadığı ikinci deneyimde, sahne ile seyirci arasında bu tür bir iletişim kurulamadığı görülüyor. Karizmatikbir sahne kişiliğine sahip olan Semih Sergen, öyle sanıyorum ki yirmi beş yılı aşknı bir süre sonra daha bir keyfini çıkartarak oynuyor Yüzbaşı Edgar'ı. (Duyduğu keyif sahneden seyirciye yansıyor çünkü.) Ancak, ''yönetmen'' Sergen'in, "parça"ları "bütün"leştirirken, oyunculuk çizgisini, tiyatro keyfi veren dingin ve çılgın anlann oyun boyunca iç uyum oluşturmasını gerektıren bırtartıma (tempoya) oturttuğunu söylemek zor. Mesude Yılmaz'la birlikte kurduklan cehennemin içine seyirciyi de çekemiyorlar. Çünkü ince ayırtı (nüans) gerektıren anlar, sessizlıkler ve patlamalar, vurucu zıtlıklar oluşturamadan birbirine eklemlenmiş. Mesude Yılmaz, rolüne çoğunlukla içten değil, dıştan bakarak yaklaşmış. Nezıh Işıtan da iki başoyuncunun sunduğu farklı bıçemlerin içinde sıkışarak, dunıma göre değişen bir oyunculuk sunuyor. Oyun için belirleyici olan iç dengelerin ve iç devinimin (atmosferin değil) eksiklığı nedenıyle de seyirci oyunu bir "gözlemcr yaklaşımıyla izliyor; zaman zaman da, etkisizce uzayıp giden oyundan kopuyor. "Ölümiin Dansı" gösterilen tüm özenc karşın, parça parça çalışıldığı için "bütünlcyicietkTye ulaşamamış bir çalışma izlenimi veriyor. "Agaç'Mar hep orada, ama "orman" görüntüsü oluşmamış sanki... Geniş tiyatro mekânı da sahne ile seyircinın ayrı düşmesinde bir etken. Super yapım anlayışı Bu dönem izlediğimiz "Ölümün Dansı" ise önceki sahnelere oranla epeyce büyük sayılabilecek, seyirci kapasitesi daha yüksek Şinasi Sahnesi'ne yerleştirilmiş. Sertel Çetiner'in, yalnızlaşmanın ve insansızlaşmanın simgesi, görkemli "kuleev'"dekoru içinde, Seyhun Ayaş'ın ayrıntılı, çoğunlukla yan karanlık oyun kişilerinin psikolojik devinimleriyle atbaşı giden ışık tasarınıı ve Funda Karasac'm Strindberg dönemi giysileri içinde oynanıyor. Yan natüralistyan dışavu Seyirci azaptan payını ahyor Yüzbaşı Hdgar'ın, eski sanatçı kansı Alice'le paylaştığı cehennem, tüm dünyadan soyutlanmış bir kuledir. Birbirini "yalnı/laştjrma"da ustalık kazanmış iki oyuncunun hamle üstüne hamle yaptığı bir savaş alanı... Sahnede gösterilen, yaşanmakta olan kıyasıya çatışmanın uzlaşmayı olanaksız kılan boyutlardaki yoğunluğudur. Kısacası, ilişkideki dramatik yoğun Nâzım 'insan' yönüyle sa Kültür Servisi lzmit Halk Eğitim Merkezi Dcncmc Sahnesi'nın aylık tiyatro bülteni olan 'Tiyatro Cazetesi'nin üçüncü sayısı çıktı. Tıyatro Gazetesi'nin Aralık sayısında, bir süre önce gırtlak kanseriııe yenık düşen Memet Baydur'un sanat yaşamının anlatıldığı 'Meınet Baytluı u Vltirdik' adlı yazı ve İHFM Deneme Sahncsi'nin Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'ndc 23 Arahk'ta W. Shakespeare'in 'Macbeth' adlı oyunutıu sahnelemesıyle ilgili bir yazı yer alıyor. lzmit'in kültür sanat etkinlikleriyle ilgili haberlerin yer aldığı Tiyatro Ga/etesi'nin üçüncü sayısında, Aslıhan Kuvakh, Koray Ergit, Betül Çobanoğlu, Tülün Liman ve Taner Büyükarman'ın 'Sorııştıırma: Sanat, Savaşı Yaratan Nedenleri Yok Edebilir?', Kadir Yüksel'ın 'Brecht'in Epik Tiyatrosu 2', Yılmaz San'nın '!Vlagritte''ııin Pipolan', Nuri Kaıadeni/ ın 'Bakırköy Şehir Tiyatrosu tzmit'teydi', Yrd. Dç.Dr. Erdil Göktaş'ın 'Bir Kocaeli İ'topyası', Didem Ardalı Büyükarman'ın ' pışavurumeuluk Üzerine Bü Inceleme', Özlem Öztürk'ün 'Çocuklu, Kuşlu Bir Oyun: Roberto Zucco1, Sinan Köseoğlu'nun 'Ben Ruhi Bey Nasılım?' Oyununa Dair İzleııiıııler' adlı yazılan yer alıyor. 'Ben Bir Insan' adlı oyunda Nâzım Hikmet ölmeden önceki son gecesinde yaşamını gözden geçiriyor.. ANADOLU'DA TÎYATRO Tiyatro Gazetesi'nin yeni sayısı çıktı Dört büyük usta bir arada Kültür Servisi lzmit Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 'Bir Şehnaz Oyun'da dört büyük ustayı bir araya getiriyor. Turgut özakman'ın yazdığı 'Bir Şehnaz Oyun' adlı müzikali Yücel Erten sahneliyor. Müzikleri Cem Idiz'e, Koreografisi Salime Sökmen'e ait olan oyunun DekorKostüm Tasarımını Efter Tunç yaptı. lzmit Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu sanatçılannın tümünün rol aldığı 'Bir Şehnaz Oyun' 20 Arahk'ta prömiyer yaptı. Her nerede oynanırsa oynansın ve hangi zamanda sahne lenırse sahnelensin ilgi gören, söylediği şeye mutlaka bir karşılık bulan ve özellikle de bu son yaşananlarla bağlantılı öyküler banndıran 'Bir Şehnaz Oyun', Klasik Türk Oyunlan içinde yer alıyor. lzmit seyircisinin 'Törc'den tanıdığı Yücel Erten, Turgut özakman'ın oyununa farklı bir yorum getiriyor. Fo'nun kîtabı Tünkçe'de NAZIM ANILIYOR M.Şerif Onaran ile Riiştü Asyalı'nın birlikte ya/dıkları tck kişilik oyun 'Ben Bir İnsanım' Nâzım'ın 100. doğumgünü olan 15 Ocak'ta sahnelenecek ANKARA (Cumhuriyet BUrosu) Dünya lı şöyle konuşuyor: ca ünlii şair Nâzun Hikmet, 100. doğum yı"Nâzım'ın anımsadıklarını fılm halinde lında tiyatro sahnesinde anılacak. Devlet Tisunacagız. I iyatroda denenmemiş bir yönyatrolan, 2002 Nâzım Hikmet Yılı etkinliktcm bu bildiğim kadanyla. Tabüfilnıeşüginleri kapsamında 'Ben Bir lnsan' adlı oyunu dc ö/güıı ıııü/iği var oyunun. Nâzım'ın bes1 sahneleyecek. Nâzım Hikmet in Moskova'datelenen şiirlcriııi şarkı olarak söylüyoruııı. ki son gecesinde yaşamını gö/.den geçirerek Bu yapıt, tek kişilik bir oyun gibi görünüyorkendisi vc dünyayla hesaplaşmasını anlatan sa da 60 kişinin bir arada emek vererek yapoyunda, ünlü şairi tiyatrocu Riiştü Asyalı tıgı bir devlet tiyatrosu prodüksiyonudur." canlandıracak. Nâztm'ın anılan da oyun sı'Oyunun adını Nâzım koydu' rasında fılm halinde sahneye yansıtılacak. Asyalı, sahnede tüm /.aaflanyla, her şeyiyMetnini Mustafa Şerif Onaran ile Riiştü le, büyük bir şair ve kavga Asyalı'ııııı yazdığı 'Ben Bir İnsan' adlı oyunun prova • Devlet Tiyatrolan, 2002 adamı olarak Nâzım'ı anlatacaklarını belirtiyor. Nâlarınabaşlandı. Nâzım HikNâzım Hikmet Yılı zım ' in "Ben bir insan, ben met'in yaşamından kesitler sunan oyunun yönet etkinlikleri içinde 'Ben Bir Türk şairi, komüııist Nâİnsan' adlı oyunu zım Hikmet, ben tepeden menliğini ve başrolünü tırnağa iman, tepeden tırsahneleyecek. Nâzım Rüştü Asyalı üstleniyor. nağa kavga, hasret ve ümitHikmet'in ölmeden önceki Tek kişilik oyunda sahnetenibaretben" bıçımındedeki fılm perdesinden Rüşson gecesinde, yaşamını tü Asyah'ya 37 kişilik gözden geçirerek kendisi ve ki rubaisini anımsatan As yalı, bu rubai ışığında oyuoyuncu kadrosu eşlik ededünyayla hesaplaşmasını nun adını da doğal olarak cek. Filmin yönetmenliğianlatan oyunda ünlü şairi Nâzım Hikmet'in koymuş ni Semih IfcytakgerçekleşRüştü Asyalı olduğunu söylüyor. tirdi. Oyunun müziklerinı canlandıracak. Nâzım'ı çok iyitanıyanise Nedim Yddızhazırladı. ~ ~ " " ^ ^ ^ ^ ^ ~ lann yanı sıra bilmeyen ızOyunu, Nâzım'ın 100. leyicilerin de var olduğuna dikkat çeken Asdoğum günü olan 15 Ocak'ta sahneleıııeyi yalı, özellikle genç izleyicilere ulaşmayı heplanladıklannı belirten Asyalı, şairin insan deflediklenni söylüyor. yönünü vurgulamak istediklerini söylüyor. Daha önce 'Hasret' ve Nihat Asya'nın 'Ya"Zaten kaaksız, yü/de yü/ insandır en başnar EUeri' adlı oyunu ile birlikte bu yapıtın ta. Sonra şair, dava adamı, sevda aclamıdır. üçüncü Nâzım çalışması olacağını anlatan tnsan yönünü daha çok vurgıılanıak, daha Asyalı, oyun ile tarihi bir dönemi de tartışaçok sahne ışıgma çıkartmak istedim" diyen Asyalı, oyunda Nâzun Hiknıet'in Moskova'da caklanna işaret ediyor. Nâzım'ın annesi Celile llanını, aşklan Piraye ve Vera ile Sabiölmeden önceki son 2 saatinde gözden geha ve Zekeriya Sertel' in de aralannda buluııçirdiği yaşamını anlattıklannı belirtiyor. duğu birçok karakterin fılm aracılığıyla oyuOyunun Nâzım Hikmet'in şiirleri ve düııa katılacağını belirtiyor. şünceleriyle beslendiğini vurgulayan Asya • Kültür Scrvisi>eks? Eh, hayır demem l'ranca Rame, Darıo Fo, Jacopo Fo'nun yazdığı 'Seks? lih, Hayır Demem' adlı kitap, Açılım Yayınları'ndan çıktı. Jacopo I'o'nun 'Zen ve C'ınsel Bırleşme Sanatı' kıtabından uyarlanan kıtabı, Italyanca'dan Füsun Demirel çevirdı. Kitapta, bir insanın cinsel gelişimı, cinsel bilgisizliğin nelere nıal olduğu, eğitim eksıklığının, aıle ıçındeki kapalı, tutucu ılışkının çocuk gelişimı üzerindeki olumsuz etkılerı, evlılıktekı cinsel sorunlar ve benzeri konular ironik bir dille aktarılıyor. Franca Rame Dario Fo Jacopo Fo Sergi içinde sergi: 'Kir.mi.zi' H Kültür Servisi Güncel Sanat Müzesi Proje4L, 21 Aralık 23 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Yeniden Eîak' adlı serginin içinde 'Kır.mı.zf adlı ikinci bir sergiye de ev sahıpliği yapıyor. Serginin yapımcılığını Serkan Ozkaya üstleniyor. Proje4L'nin üst katını 38 resim ve 11.00 sünger proleter ile dolduran Özkaya, sergi yapımcılığı, küratörlük gibi kavramları da tartışmaya açıyor. Özkaya'nın sergilediği resımler müzenin kurucusunun koleksıyonuna ait tablolardan seçildi. Bu yapıtlar arasında Türk resim tarihinin önemli isimlerinden Ferruh Başağa, Adnan Çoker, Burhan Doğançay, Nejad Devrim, Sabri Berkel gibi isimlerin yanısıra koleksiyondaki yabancı sanatçılar da bulunuyor. ÖZÜR Dünktt (24 Arahk) kültür sanat çizelgenüz, Trakya bölgesinde teknik bir hata nedeniyle yanlış çıkmıştır. Okurlarunızdan özür dileriz. Düşevi Oyunculan 9ndan 'Üç Kuruşluk Diktatör' SAMSUN (Cumhuriyet) Düşevi Oyunculan, 20012002 tiyatro dönemıni Muzaffer lzgü'nün 'İ'Jç Kuruşluk Diktatör' adlı oyunuyla açtı. Cem Kaynar'ın yönettiği oyunda, Yekta KeçeU, Ferda Kaynar, Özlem Argunşa, Soncr Tümgan, Melike Taslak, Olgun Aydın, Ender Kara, Aykut İspir rol aldı. Oyunda, bir ülkenin diktatörü fidye için teröristlerce kaçınlır ve bir teknenin içerisine hapsedilir. Burada gelişen trajikomik olaylarla birlikte diktatörün ve ailesiniıı gerçek yüzü gözler önüne seriliyor. Yönetmen Cem Kaynar, oyuna günümüz Türkiye sini de hicveden birtakım espriler katarak seyirciye anlamlı mesajlar veriyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog