Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

24 ARALIK 2001 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMİ / ekonomi^ cumhuriyet.com.tr DlSK Başkanı Çelebi, Baydur'un 'Tasanyı 1.5 yıl beklettim' sözlerine büyük tepki gösterdi 11 ANKARA PAZARI YAKUP KEPENEK Hükümet TİSK'in emrinde Kapadokya çanağı göpücüye çıkıyop • NEVŞEHİR(AA)Kapadokya bölgesinin önemli el sanatlan ürünlerınden olan çanak ve çömlekler, dünya pazannda görücüye çıkıyor. Anadolu Çömlekçilik Başkanı Muhammet Parmaksız, "Gelecek yıl yaklaşık 300 türde 2 milyon toprak ürünü satarak ülkemize 1.5 milyon Euro döviz girdisi sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Asıl Eksik Arjantin'in çöküşü, Türkiye ile karşılaştırmalı olarak tartışılıyor. Ancak sorun, sıradan bir karşılaştırma yapmanın çok ötesindedir. Her ekonomik ve toplumsal yapı, parmak izleri gibi, kendine özgüdür. Bu nedenle, Arjantin ile Türkiye'nin karşılaştırılmasında, ekonomik koşullara ek olarak, siyasal, kültürel ve toplumsal öğelere bakılmalı, bu da yetmez, bunların evrimi göz önünde tutulmalıdır. Bu çerçevede kalmak koşuluyla kimi noktaların altı şöyle çizilebilir. Arjantin, Türkiye'nin 1980 sonrasında gırdiği dışa açılma sürecine; IMF ve Dünya Bankası'nın önerileriyle çok önceleri girmiştir. Ülke, Latin Amerika'da tam serbest ya da aşırı liberal ekonomi politikalarının uygulama alanıdır. Bu nedenle asıl iflas eden bu politikalardır. Arjantin, dış ticaretini tam olarak serbestleştirmiştir; özelleştirmesini hızla tamamlamıştır; devletin küçültülmesi sağlanmıştır. Arjantin bunlarla yetinmemiş, IMF ve Dünya Bankası'nın alkışları arasında, onların önerisiyle, para kurulu oluşturmuş ve parasını dolara eşitlemiştir. Sonuçta aşırı yüksek enflasyon oranının önüne geçilmiştir; son bir yılın fiyat artış oranı, eksidir; ülkede ortalama fiyatlar azalmaktadır. Faizler düşmüştür. Ancak bu sonuçlar, ekonomiyi bunalımdan çıkarmaya yetmemektedir. özetle, Arjantin, IMF'nin Türkiye için çizdiği yola yıllar öncesinde girmiş ve çok ileri gitmiş, çok yol almıştır. IMF'nin istekleri aynısıyla uygulanmış; vardığı nokta, uçuruma yuvarlanmak olmuştur. Yakın günlere kadar IMF, Arjantin'in uygulamakta olduğu Istikrar Programı'nın uygulamasını alkışlıyordu. IMF'nin 7 Eylül tarihli resmi açıklamasında, Arjantin'in özellikle döviz kuru politikası.. yaşamsal bulunuyor ve desteklendiği açıklanıyordu. 15 Eylül IMF Dış llışkiler Yoneticisi T. C. Dawson da para kurulunu başarılı buluyor, yeni bir devalüasyonun yıkım olacağını vurguluyor ve ülkenin kamu kesiminde smr açık politikasıyla düzlüğe çıkacağını müjdeliyordu. Kısaca, yakın günlere dek, IMF ve Dünya Bankası'nın Arjantin'e desteği tamdı. Son çöküş karşısındaki tutumu bir kez daha kanıtlıyorki, IMF'nin "iyisiniz, doğru yoldasınız" türünden övgülerinin hiçbir anlamı yoktur. Arjantin'in iki ek özelliğine dikkat çekilmelidir. Bunlardan biri, rüşvet ve yolsuzluklardır. Arjantin, başkanlık sistemine dayalı siyasal yapısının da kolaylaştırması sonucu, rüşvet ve yolsuzluklardan kurtulamıyor. Ülkeye gelen dış kredilerin önemli bir bölümü, anında yurtdışına çıkıyor. Ikincisi de buna bağlı olarak, kamu kesiminin yaşadığı yönetimsizliktir. Yolsuzluğa batık biryönetimin sağlıklı, etkin ve verimli çalışması beklenemez. Arjantin, yıllardır bu durumu yaşıyor. Sondan başlayarak Türkiye için çıkarılacak derslere değinelim. Türkiye, yolsuzluk ve rüşvetle etkili ve sonuç alıcı bir savaşım vermedlkçe, bunalımdan kurtulmaolasılığı bulunmuyor. Yolsuzluk yapanlan, halkın parasını çalanları yargılamadan ve olabildiğince yolsuzluk yollarını tıkamadan ekonomi düzelmez. Ekonominin yukarıya dönüşünün birinci adımı bu olmalıdır. Buradan asıl eksik konusuna değinilmelidir. Arjantin, IMF'nin ve Dünya Bankası'nın tüm polltika önerilerini, kurtuluş umuduyla, kayıtsız koşulsuz uygulamış ve bugün elinde hiçbir ekonomi politikası seçeneği kalmamıştır. Ne para kurulu, ne özelleştirme, ne dış ticaret, ne yabancı sermaye çağrıları ve ne de yapısal reform konularında yapacağı bir şey vardır. Yolun sonuna gelinmiştir. Arjantin, ekonomi politikası araçlarının tamamını geçen yıllarda elinden çıkarmıştır. Türkiye, IMF'nin övgülerine bağlı giderse, varacağı yer bugünkü Arjantin'in durumudur. Eğer Türkiye, IMF önerilerini kayıtsız ve koşulsuz uygular ve kendi çıkarına ve koşullarına uygun politlka seçenekleri geliştirmezse, birkaç yıl içinde Arjantin'in geldiği noktaya gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Böyle bir sürükleniş reddedilmelidir. Yapılması gereken, Avrupa Birliği üyeliği bağlamında, ekonominin bütününe ilişkin olarak politika seçeneklerini tartışmaktır. yakup@metu.edu.tr • DlSK Genel Başkanı Çelebi, "Bayduraçıkça hükümet benim emrimdedir, demekte, Bakanlar Kurulu vc Başbakan sessiz kalmaktadır" dedi. Ekononıi Servisi Türkiye Işveren Sendikalan Konfederasyonu (TlSK) Başkanı Refık Baydur'un, "tş Güvencesi Yasa Tasansı'nı 1.5 yıldır Bakanlar Kurulun'da bekletiyonım" sözlerı tepkı topladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, konuşmayı "Kongre kazanmak için söylenenucuzlaflar" olarak nitelerken, DlSK Genel Başkanı Süleynıan Çelebi, konuşmaya büyük tepki gösterdi. Bakan Okuyan, tş Güvencesi'nin "mutlak" bir güvence Baydur yeniden başkan Refık Baydur yeniden TİSK Başkanı seçildi. Başkanveldflerine Necmettin Öztemir fle AJunet Eren getirildi. Yeni başkan ve yönetim kurulu üyelerini belirlemek üzere oy kuOanan işverenler, 89 oyla 1989 yıtandan bu yana Başkanhğı yürüten Baydur'u seçti. Baydur'Ia yanşan ve 1985 yıbndan Hibaren TİSK Yönetim Kurulu üyesi olan, MESS anlamına gelmediğini belirterek "11 ayçahşnnlanişçisırf kıdem tazminaü kazanmasın diye 11 ay sonunda işten aohrsa bu kabul edilemez" dedi. Çelebi," Bayduraçıkça hükümet benim emrimdedir, ben ne dersem onu yapar demekte, Bakanlar Kurulu ve Başbakan sessiz kalmaktadır" dedi. Çelebi, krizin kimileri için Başkanı Tuğnd Kutadgobiük ise 81 oy aku. 29 kişilik yönetim kurulunun beüriendiğiseçimlerdünyapıidj. öte yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, üretimin ve istihdamın arttınlmasını değerlendinnek üzere, Türkİş, Haktş, DİSK, TİSK, TOBB, TESKvcTİMgenelbaşkanlanUe bugün BakanluYta bir araya gelecek. söylemeyc utanan, vurguncu, hortunıcu, kara paracılardır" diye konuştu. Tüm bu olanlarda asıl sorumluluğun hükümette olduğunu belirten DlSK Başkanı Çelebi, bunun nedeninin hükümetin, TBMM'nin kabul ettiğı lLO'nun 158 sayılı sözleşmesini sumen altına itmesi olduğunu söyledi. Bono ihalesi yarın • ANKARA (AA)Hazine Müsteşarlığı, yann 196 gün vadeli bono ihalesi gerçekleştirecek. Hazine'ye göre, ihraç tarihi 26 Aralık 2001 olarak belırlenen bonoların geri ödemesi, 10Temnıuz2002 tarihinde yapılacak. Bu arada söz konusu senet, 5 Aralık2001 tarihinde ihracı gerçekleştirilen 217 gün vadeli senedin yeniden ihracı olacak. büyük bir fırsat olduğunu belirterek "Bunlar, devlete borç veren, yüksek faizle bütçenin yansmdan fazlasını götüren bir avuç rantiye; maliyetkri düşürmek, yasal yükümlülüklerden kurtuhnak ve daha fazla kazanmak adına emegi daha fazla sömürmeye çalışan bir avuç sözde işveren; siyasetie iç içe geçmiş, servetinin kaynağını TlSK Başkanı Baydur ise tepki çeken konuşmasıyla ilgili haberlerde "lş Güvencesi Yasası Tasansı'nı Bakanlar Kurulu'nda bekletiyorum" şeklindeki sözlerinin ön plana çıkanldığını, bu durumun Yaşar Okuyan'ın "nezaket kaidelerini dahi zorlayan konuşmalannı gündeme getirdiğini" söyledi. Baydur, "Doğrulan ilmi şekilde ortaya koymamızdan dolayı Bakanlar Kurulu bizinı düşüncelerimize itibar etmiştir" diye konuştu. 'Telkin altında kalmayız' Baydur'un kongre havası içinde konuşmuş olabileceğini belirten Başbakan Bülent Ecevit, "Bakanlar Kurulu'nun böyle bir tdkin alonda kahnası söz konusu değüdir" diyerek TlSK Başkanı na tepki gösterdi. Enerjide umut yeniHES'ler ANKARA (AA) Yapımı adet santrahn toplam kurulu devam eden 36 hidroelektrik gücü 3 bin 538 mw ve yıllık santral (HES) projesi tamamenerji üretimi 11 milyar 500 landığında, 2008 yılı sonuna milyon kwh olacaktır. 2001 kadar mevcut kapasiteye 3 bin yılı sonu itibanyla işletmede538 megavat (mw) kurulu güç ki 11 bin 643 mw kurulu güve 11.5 milyar kilovatsaatlik cündeki hidroelektrik santra(kwh) enerji eklenecek. lından 42.2 milyar kwh enerji üretiliyor. Böylece, 2008 yılındakullanılabilir yıllık hidroelektrik Türkiye'nin yıllık 115 milsantral potansiyelı 53.7 milyar yar kilovatsatlik enerji üretikwh'yi bulacak. minin büyük bölümü ise termik, doğalgaz ve diğer santTürkiye'nin akarsu potansirallardan karşılanıyor. yelinin elektrik enerjisi üretimine dönüştürülmesi amacıyDSl'nin 2008 yılına kadar la, Türkiye'nin her yıl ortalaprogramına aldığı santrallann ma yüzde 8 artan da hizmete alınenerji talebinin bir nıası ile birlikte •36 proje bölümü hidrotamamlandığında mevcut kapasiteelektrik santrallarye 3 bin 538 mw 2008 yılı sonuna kurulu güç ile la karşılanacak. kadar mevcut DSİ Genel Mü11.5 milyar kwh dürlüğü öncelikli kapasiteye 3 bin eklenerek yıllık olarak, Türkiüretim 53.7 mil538 megavat ye'nin halen kulyar kwh'ye çıkkurulu güç ve lanıma alamadığı mış olacak. Böy11.5 milyar teknik ve ekonolece 2008 yıhnda kilovatsaatlik mik olarak üretimi Türkiye, mevcut mümkünolan 125 enerji eklenecek. akarsu potansiyemilyar kwh enerji •• • » • • • • • linin ancak yüzde potansiyelini kademeli olarak 43.2 oranındaki bölümünü deTürkiye'nin tüketimine sunağerlendirmiş olacak. cak. 319 santral daha llk etapta yapımı devam DSİ Genel Müdürlüğü önüeden 36 adet santral, kadememüzdeki yıllarda akarsu poli olarak 2008 yılına kadar tamamlanarak hizmete alına tansiyelinin önemli bir bölümünü enerji ihtiyacının karşıcak. Bu santrallann tamamlanması amacı ile önümüzdelanmasıyla Türkiye, "HES" ki yıllar yatırım programında potansiyelinin yüzde 43 oraycr alan henüz yatınmına başnındaki bölümünü ekonomiye lanmamış 319 adet "HES" katmış olacak. 2008'e kadar projesıni uygulamaya alacak. tamamlanması planlanan 36 Madenl paralar • ANKARA (AA)Günlük hayatımızın vazgeçilmez parçalanndan biri olan madeni paraların piyasadaki lutan trilyonlarla ölçülürken geçen ay da tedavüle 1 trilyon 693.5 milyar lira tutarında madeni para verildi. Darphane'ye göre, kasımda 6 milyon 328 bin adedi 50 bin lira, 13 milyon 771 bin adedi de 100 bin lira olan toplam 20.1 milyon adet madeni para dolaşıma girdi. Clear Channel, yeni kent mobiKalan ile açıkhavadaki reklam savaşlannı körükleyecek. • •• 8 milyon dolarbk durak Ekonomi Servisi Ekonomik kriz, reklam pastasını küçültürken dünya çapında faaliyet gösteren açıkhava iletişim şirketı Clear Channel, reklam gelirlerıni arttırmak amacıyla Türkiye'deki yatırımlarını sürdürüyor. Türkiye'de açıkhava reklamcılığı yapan Magic Tanıtım ve îletişim'i 1999 yıhnda satın alan Clear Channel'ın amacı, reklam pastasındaki yüzde 7'lik bölümden büyükçe bir pay kapmak. Sadece tstanbul'da yapılacak olan durak sayısı Şubat 2002'de 1024 olacak. Fakat hava şartlanna göre zamanın revize edilmesi durumunda bu daha da uzun sürebilecek. Şu ana kadar 400 tanesi yapılmış olan durakların bitmesinin ardından şirket, yeni rekjam mekânlarının açılacağını planlıyor. Durakların malıyeti ise yaklaşık 8 milyon dolar. Temizlik, bakım ve onarım gibi sürekli ve düzenli gider ve dönemsel yatırım tutarlarları ve yine İETT ile belediyenin ihtiyaçlarına göre yapılacak yer değişimi yatırımlarıyla da Clear Channel ilgilenecek. Kriz ortamının hâkim olduğu Türkiye'de neden yatırım yapıklıgı konusuna Clear Channel yetkilileri, "Unutulmamahdır ki krizler bir tehdit unsuru iken aynı zamanda da fırsallan içermektedir. Tüm sektörlerde olduğu gibi reklam sektörünün de küçüldüğü bir gerçek, ancak biz krizde rakiplerimizin bazüaruun pazardan çıkması neticesinde azalan pastada payunızı artürmayı başardık. Aynca yatınmlar günlük konjönktüre göre değil, uzun zaman perspektifi içinde düşünülmelidir ve biz TUrkiye'nin gdeceğine inaluyoruz" cevabını verdiler. Forbes Magazin'in 2000 yılı performans gelişim değerlendirmesinde dünyanın 1 numaralı medya, yayıncılık ve açıkhava iletişim şirketi seçilen ve merkezi Texas'ta bulunan Clear Channel Communications, dünyanın 64 ülkesinde faaliyet gösteriyor. Mobil reklamlar ve şehir mobilyalan da dahil 1 milyondan fazla reklam yüzeyini kaplayan firma, açıkhava sektöründe yaklaşık 4 bin 500 kişiyi istihdam ediyor. Çinçilya döviz kaynağı • TURGUTLU(AA)Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 9 yıl önce evinde çinçilya yetiştirmeye başlayan Naki Kurtulmuş, Almanya ve Danimarka'ya 4 yıldır ihracat yapıyor. Çinçilyanın ham derisini ihraç ettiğini söyleyen Kurtulmuş, derilerin Danimarka'da işlendiğini belirterek ihraç ettiği deri başına 50 dolar kazandığını belirtti. DÜNYA EKONOMİStNE BAKIŞ / ERGIN YILDIZOĞLU LONDRA Bu saatten sonra Arjantin üzerine ne yazılabilir ki, çarşambanın gelişi perşembeden bellidir demekten başka? Üstelik Cumhuriyet, krizi izlerken gerekli olan her şeyi söyledi. Şimdi Arjantin büyük ölçekli bir devalüasyon yapacak. Dış ödemelerini uzun bir süre için durduracak. Yeni bir ödeme planı oluşturmaya çalışacak. Bu arada, 4 yıldır birbirini izleyen IMF paketlerine rağmen (ya da sayesinde!) bir türlü aşılamayan resesyon içinde giderek yoksullaşan ve nihayet patlayan Arjantin halkı, en az yüzde 3040 daha yoksullaşacak, o da deyalüasyon kontrol altında tutulabilirse... Üstelik şimdi, 1999 sonundan bu yana birçok kez hem Arjantin hem de Türkiye için "IMF kapısından giren sağlam çıkmaz" uyarımızı hatırlatmanın da pek bir anlamı yok. En iyisi gelin dünya basınında şöyle birdolaşarak kimi alıntılaıia bir kolaj yapalım. erginy@tr.net mucizevi bir biçimde cari açık vermemeyi planlıyor. Diğer taraftan, kısa bir hafıza tazeleme çabası bile, uluslararası mali kurumlann ve ülkeyi yönetenlerin sözlerinin ne kadar güvenilmez olduğunu acı bir şekilde gözler önüne sermeye yetiyor. 13 Eylül 2000: "Ekonomik gelişmeler iyi durumda ve program son derece iyi işliyor. Programın döviz kuru, sıkıbütçe ve yapısal reformlardan oluşan üç ayağından hiçbirinin değişmesi gerektiğini düşünmüyorum" (Cottarelli, IMF). 3 KasımMilltyet: "Bankalann tecrübe seviyesive iş ahlakı, dünyadaki bankalarla kıyaslandığında, Türkiye'de son derecede yüksek" fCharles Dallara, Uluslararası Finans Kuruluşu IFF Direktörü). 27 Ocak 2001Milliyet: "Türkiye geçen yıl sonundakiyaşanan krizden hızla çıktı" (Stanley FischerIMF). 21 Şubat 2001CNN Türk/Radikal: "Devalüasyon beklentilerini garipsiyorum... Krizin etkisi yumuşatıldı, program sürüyor" (Erçel, Merkez Bankası Başkanı). Ertesi gün, program çöktü ve dalgalı kura geçildi. 5 Mart 2001 Radikal: "önümüzdeki üçdört haftayı çıkarırsak yolumuz açılacaktır" (Kemal Derviş). 20 Mart 2001 Gazeteler: "Vaz sonunda ekonominin yeniden büyüyeceğini tahmin ediyoruz" (Kemal Derviş). 12 Haziran 2001 Gazeteler. "Yılın ikinci yansında enflasyonun önemli ölçüde düşeceğini tahmin ediyoruz" ve 17 Haziran: "Yaz sonuna doğru programın başanya ulaşacağına inanıyorum" (Kemal Derviş). Nihayet, Arjantin'de yaşananların ne kadar az kavranabildiğini gösteren korkutucu saptamalar: 22 AralıkWall Street Journal: "Şiddet olayları IMF'nin bir şeyi az ya da çok yapmış olmasından değil, halkın hükümete ilişkin düş kmkiığından kaynaklanıyor" (ABD Hazine Bakanı O'Neil). 21 AralıkHürriyet: "Arjantin IMF ile inatlaştı, battı"... "Büyüklük olarak Türkiye 'ye benzer bir ekonomiye sahip olan Arjantin, IMF politikalannı uygulamamakta direnince iflas noktasına geldi. IMF devalüasyona yanaşmayan Arjantin'in 1.3 milyar dolarlık kredi dilimini serbest bırakmayınca ülkede çöküş başladı". 21 AralıkTV haberleri: "Arjantin IMF'nin istediği fedakâhıklan yerine getıremediği için bu duruma düştü" (Mesut Yılmaz, Başbakan Yardımcısı). Önümüzde 3 yıllık, yeni standby anlaşması duruyor. Şimdi sizi bilmem, ama IMF ne zaman "Türkiye'nin iyi yolda olduğunu açıklasa" benim tüylerim diken diken oluyor... Arjantin Uzerine 'Naîile' Bir Yan di IMF ve Arjantin hükümeti, sıradan Arjantinlinın sıkıntılannı daha da arttırmaya çalışıyorlar. Fon 2002'de denkbütçe, kamu harcamalannda 7 milyar dolarlık kesinti, vergilerde 4 milyar dolarlık artış talep ediyor... çok insan işini kaybedecek, emekli maaşlan ödenmeyecek, sosyal hizmetler ve eğitim harcamalannda büyük kesintilere gidilecek... Bu, ekonomik ve siyasi çılgınlıktır. Arjantin'in bazı yapısal zaaflan vardır, ama sorun bütçe açığı değil, bütçe açığına yol açan resesyondur" (Raquel Fernandez, Ekonomi Profesörü, New York ÜniversitesiJonathan Porters, Bağımsız Danışman). 22 AralıkThe Guardian: "Biryıldan fazla birsüredirgözlemciler, hükümetin IMF tavsiyesiyle uyguladığı kemer sıkma politıkalannın toplumsalgerginlikleri arttıracağını söylüyorlardı. IMF, Arjantin'in toplumsal ve mali çöküşüyle ilgili sorumluluktan kaçamaz" (Gerard Lyons, Standard Chartered Başekonomisti). 20 AralıkTerra Kolombiya gazetesi: "Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz IMF'yi suçladı"... "Stiglitz, 'IMF'nin yıllardır dayattığı makro ekonomik disiplinin başansız olacağı önceden belliydi' dedi. Stiglitz 'harcamaları kısarak resesyondan çıkılamayacağına'/çaref etti. IMF'nin 'Denk bütçe, yatınmcıların güvenini geri getirir' yaklaşımına Keçeciler Iran'da • TAHRAN(AA)Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, diin Tahran'da başlayan Türkiyelran Ekonomik tlişkilerini Geliştirme Semineri'nde yaptığı konuşmada, ilişkileri köklü ve derin bir geçmişe dayanan bölgenin iki güçlü ülkesi Türkiye ve Iran'ın ilişkilerinin bundan sonra da gelişmesini istediklerini belirtti. Bunun sonucunda daha 'IMF sorumluluktan kaçamazl' 22 AralıkEI Clarin Arjantin gazetesi: "Cavallo, 1991 'de, yönetiminin ilk yılında mali açığı, olağanüstü hızlı bir özelleştirmeden elde edilen gelirlerle bir kafese kapatmayı becerdi. Ama 1994 'te mali açık yine geri geldi"... "Cavallo o zaman (ikinci kez yönetime geldiğinde E.Y) 'Arjantin'in, gerçekte bir borç sorunu yoktur, büyüme sorunu vardır' diyordu. Cavallo, IMF gözetiminde hazırladığı 'sıf ır açık' programıyla ilgili olarak 'Bir kere bu yasalaştıktan sonra, birkaç hafta içinde benim sunduğum şeyin olumlu sonuçları görülecektir'... 'Ekonomi büyümeye geçecek ve mali açık büyüme tarafından emilecektir' dedi. 6 Haziran'da gerçekleştirilen büyük takas (swap) işlemi tamamlandıktan sonra Cavallo, 'Bu operasyonun başarısı bize nefes aldıracak...' dedi." 20 AralıkFinancial Times: "Arjantin mahkemeleri Cavallo 'nun yurtdışına çıkmasını yasakladı. Cavallo ise ailesinin güvenliğinden endişeli." 18 AralıkFinancial Times: "IMF ve ABD Hazine Bakanlığı, verecekleri mali destek karşılığında Arjantin 'den, hükümetin yabancı alacaklılara yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ederken Içerde verdiği sözlerden dönmesini istiyor. Emekli maaşlan yüzde 13 düşürüldü, çoğu kamu görevlisi aylardırücretlerini alamıyor. Mevduatlar kısmen donduruldu. Toplumun en korunaksız kesimleri; yaşlılar, yoksullar, içpiyasaya çalışanlar, iş arayan gençleren büyük darbeyiyedi. Şim karşı çıkan Stiglitz, 'resesyon sürdükçe güvenin geri gelmeyeceğini' vurguladı." 22 AralıkNew York Times: "Arjantin'deki kaos IMF politikalanna güvensizliği arttırdı"... "Buenos Aires'teki, protestoculardan, VVall Street borsacılanndan ve mali uzmanlardan oluşan IMF karşıtı koroya, bugün An'antin'in sorunlannın en azından bir kısmının, IMF ile Clinton ve Bush hükümetlerinin politikalanndan kaynaklandığını ileri süren Latin Amerika ve Avrupa hükümetlerinin lideheri de katıldılar." Ve Türklye... Şimdi, geçen aylarda adı hep Arjantin'le birlikte anılan Türkiye'ye dönersek negörüyoruz? Medya "Biz farklıyız, bizde olmaz" diyor. Hükümet ve Derviş, ekonominin doğru yolda olduğunu, çözümün IMF programını kararlılıkla uygulamakta olduğunu söylüyor. Halbuki, 2002 bütçesi, Arjantin'de uygulanan IMF politikalarının mantığını (hatasını) tekrarlayarak ekonominin hemen tüm kaynaklarını borç ödemelerine ayırıyor, yatırımlan ve harcamalan kısıyor, "faiz dışı fazlayı" rekor düzeyde arttırmayı planlıyor ve bu arada seneye hem yüzde 4+ büyümeyi hem de Prof. Oğuz Oyan'ın işaret ettiği gibi (toplumsalbellek.org "Güçlü Ekonomiye Geçişten Vaz mı Geçildi?") neredeyse Marks&Spencep kuçuluyor • PARtS(AA)Türkiye'de de faaliyet gösteren lngiliz mağazacıhk zinciri Marks & Spencer, Fransa'daki perakende satış faaliyetlerini sona erdiriyor. Haussmann Bulvan'ndaki Marks & Spencer mağazasımn direktörü Guy Bodescot'nun The Times'a verdiği bilgiye göre, mağazalar Fransız Galeries Lafayette'e devredilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog