Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

42 ARALIK 2001 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER GÜNÜN ADAMI TURHAN SELÇUK II PAZAR ORHAN BURSALI V I I KARAKTERSİZÜK OLAN HAt>l,LizuLMEARrik tATLlM., 1>ÖN,E>ÖNBAKAYIK \ 80$ YERE 2.0POAMA Geçmiş, Yüzleşmek ve Sanat Yüzleşmek, aslında insanın her gün bire bir yaşadığı bir olay. örneğin aynada kendimizle her gün yüzleşiriz. Fotoğraflarımızla yüzleşiriz. Belleğimiz de bir yüzleşme aracıdır. Gerçi orada geçmişimizle ilgili bazı bilgiler kayıptır; içimizde varolduğu yeni yeni ileri sürülmeye başlanan ve her şeyimizin bütün ayrıntılarıyla sonsuza kadar kayıtlı olduğu "sabit diske" ulaşamaz bilincimiz. Kısa ve uzun vadeli belleğimizde tutulabılen ve her an parça parça yitip giden bilgilerle yetiniriz. Bu bakımdan, belleğimizde kendimizle yüzleşmeler aynadaki gibi bire bir gerçekleşmez. Aradaki boşlukları kendi ürettiğimiz "puzzle" parçalarıyla bütünleştiririz ve yeni bir imaj üretiriz. Kimimiz de beynimizin bu ımaji gerçeğin kendisi sanır. Bilim, içimizdeki şu "sabit disk"e ulaşmanın ipucunu yakaladığında, seyreyleyin siz gümbürtüyü! ••• Bir de toplumsal ölçekli "karşılaşmalar" veya "yüzleşmeler" peşimizi bırakmaz. Bunun aracı "tarih"tir. "Kayıtlı belgeli" tarih de ayna görevini üstlenir. Ancak, sırlı ayna ve tarihsel aynadaki görüntülerin içinde, başkagerçekliklerde vardır. Bu aynalarda görünmeyen gerçekler, bu görüntülerin gerekçeleridir. Tarih bilimi, olguları, gerekçeleriyle değerlendirebildiği ölçüde objektif bir fotoğraf ortaya koyabilir. Milletler, bazen tarihleriyle yüzleşmeyi hiç sevmezler. örneğin Almanlar geçmişleriyle yüzleşme cesaretini çok uzun bir zaman dilimi içinde gösterebiliyor. Edebiyat ve sanatta, örneğin Hitler zamanları ile yüzleşme eksiktir. Araştırma alanı ise özellikle son 10 yılda bu karşılaşmaya daha çok cesaret edebılmiştir. Fransa'nın Cezayir'le ve Afrika macerası ile ne derece yüzleşebildiğini bilmiyorum. Tarihin, yönü iyi olanla yüzleşmeyi herkes sever de kötüden kaçınır. Bizim politikacılar ise kendileriyle, geçmişleriyle, yönetimleriyle, arkalarında bıraktıkları Turkiye ile yüzleşmeyi hiç sevmezler. Toplumsal, tarihsel yüzleşme, aslında öğrenme ve gelecek için deneyim kazanmadır. Süleyman Demirel "kendimle yüzleşsem mi, yoksa tarih bana tepeye oturmak için birşans daha verir mi", ikilemı içindedır. Yüzleşmemek, aslında, gerçekle değil, düşle, palavra ve günlük çıkarlarla yaşama demektir Bu tarih, mit doludur, düş doludur, yalan yanlış ve palavra doludur ve neredeyse bütün kötülüklerden de arındırılmıştır. MHP böyle kurumlarıntipiktemsilcisigibidir yer yer. Bu kurumun üyesi Çakar için, Varlık Vergisi ve Aşkale macerasının sözü edilmemelidir; tarihsel aynadaki kötü görüntülerden söz etmeyi vatan hainliği derekesıne yükseltir hemen. Oysa, tarihten öğrenmemenin de bazen bu ülkeye "vatan hainliği"r\den de ağır bir "ihanet" olabileceğini kafası alamaz. Politikacının, geçmiş yönetimi ve sonuçlanyla yüzleşmemesı de, neden "ülkeye ihanet" çerçevesinde değerlendirilmesin?! Bütün bunlann ötesinde, Salkım Hanımın Taneleri filminde tartışılmayan bir yön de vardır. Bazı görüşlere göre, film başka roman başkadır. Sinema veya roman, belgelenmiş, tarihlere geçmiş bir olguyu değiştirmeli midir? örneğin Birinci Dünya Savaşı filmi, Çanakkale'ye Ingilızlerin değil de Çinlilerin saldırdıöını iddia edebılır mi? Senarist veya yönetmen, 'ıngilizlerbize saldırdıklannı gösterme izni vermediler, ama Çinliler verdi" gibi bir gerekçeye sığınabilir mi? Aşkale ve Varlık Vergisi, kayıtlı bir tarihtir. Sanat adına, kayıtlı tarihin değiştirilmesi, zırvanın ta kendisidir. Hatta sahtekârlığa girer! Sanat, eğer tarihi konu alacaksa, mihenk taşlarını değiştirme özgürlüğüne sahip değildir, bunun sanatsal yaratıcılıkla ne ilgisi olabilir? Ancak, tarihin mihenk taşlarını kullanarak kendi öyküsünü kurgulayabilir. I GÖZLÜKLÜ SAMİ'NIN HARIKULADE KıVıRTMALARı KISIM TEKMİLİ BİRDEN Inadına şarkı söylüyor HATİCETUNCER 1971 yılıydı, sesiyle, yorumuyla farkJı bir genç kız, "paraşütie" müzik dünyasına iııdi. 30 yılı devirdi, müzik dünyasındaki mücadelesinde. 1 Hylül 2000 tarihindc gcçirdiği trafik kazası, sevenlerinden 1 yıla yakın bir süre ayrıhğına neden oldu. Selda Bağcan bu kazayı yaşamında bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor: "Arnk hiçbir şey eskisi gibi olmayacak derier ya. Benim de bu kaza hayatımda bir milat oldu. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak gerçekten..." Artık canının kıymctini biliyor. Sahibi olduğu ve yönetmekte olduğu firmaya eskiden her gün giderken artık hallada bir veya iki gün gidiyor, çıkacağı konserler konusunda daha seçici. Selda kazadan 9 ay sonra ilk konserini Istanbul Müzik Günleri çerçevesinde 13 Haziran'da Cenıal Reşit Rey Konser Salonu'nda verdi. O konser Selda'yı yenidcn sevenleriyle karşı karşıya getirmesi açısından önemli. Konsere hazırlık dönemini şöyle anlatıyor Selda: "Teklif ben yorgan döşek yatarken şubat ayında geldi. Kabul etlim çünkü düşündünı ki beni hayata döndürecek bir şey la/ım. Motivizasyon, bugünlerde çok moda bir lerim. Ama doğru, buna ihtiyacım vardı. Bir konsere 'evet' derscnı, o konseri hedefleyeceğinı, o konsere yeüşnıeye çabşacağun. O konser olmasaydı, ben hâlâ şimdi 'Ah hastayım, ne kaza geçırdim' diye yaüyordum. Henıen Bodrum'da aldını soluğu. Hayabmda ilk defa tatil yaptım. Bol bol yüzmc vc yürüyüşlebu konsere hazırlandım. Zunba gibi bir konser oldu." diye bir şey yok. Çünkü rekabete dayah olan bir kurunL Hiçbir dayaıuşma olamaz. Hiçbir sendikal hareketin yürümez. Son yülarda özeUikle mankenler ve şovmenlerin ortaya çıknıasıyla her şey daha da kirlendL" Selda Bağcan, müzik dünyasındaki mücadelesinde 30 yılı geride bıraktı • •• Olgunluk çağı Bir sanatçının 30 yıl gündemde kalması, çevrede yeniler fırtına estirdikçe her kuşağı yakalayabilmesi kolay değil. Selda, 20 yaşında ünlü olduğunda 40 yaşında bu işi bırakmayı düşünüyornıuş. Selda, Paris'te kanserden ölen Abuzer Karakoç'a bu düşüncesını söylcdıginde "Sen deli nüsin, insanuı en olgunluk çağı 40 yaşıdır" demiş. O zaman pek inandıncı bulmamış bu sözleri Selda. 1987 yılında "Yürüyorum Dikenlerin İJsründe" albümünde ilk kez sesınin farklı tonlannı denedi, ilk kez konuşur gibi şarkı söyledi. Selda bu albümü "Olgunluk çağurun ilki olan kasettir o. Benim için o da bir milattır. Ondan sonra yaptıgmı kasetler bambaşka oldu" sözleriyle dcğerlendıriyor. Aslında şarkıcılığa doğru gidişinin ilk adımını 1985 'te söylediği "Aynhk" şarkısı olarak görüyor. Sanat hayatım değerlendirmeye devam ediyor Selda: "Şimdi gerçek şarkıcıyım ben. tlk o nülyon satan 45'lik plakçok kötü. Sırfdeğişik diye sanlmışlar gaUba. Oysa ben 1985'lerden sonra 'sindire sindire' hani derier ya 'sündürc sündüre' hakikaten hem sündürerek hem sindirerek bu zamana geldim. 40 yaşından itibaren şarkı söylemeye başlanuşım. Aceleci obnadan söylediguıin taduıa vararak. Şimdi bundan sonra nasıl gider bilıniyorunt" • •• Ülkü Aker şarkıları Konserden bir hafta sonra Selda'nın "Ulkü AkerŞarkılan" adıyla Universal'den yakında piyasaya çıkacak olan kasct için bir şarkı okuması gerekiyordu. Sözlerini İJIkii Aker'in yazdığı, şarkılan Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Yeliz,Seyyairaner,AkrepNalan,FerdiÖ/r beğen, Ayten Alpman'ın söyledıği kasette Selda'da bir şarkıyla yer aldı. Selda önce kaset için stüdyoya girmek yerine, eski plağının üzerine bir şeyler çalıp yayımlamalarını istedi. Neden böyle bir şey istediğini ve gelişmeleri şöyle anlatıyor Selda: "Çünkü hiç kendime güvenim yokfu. Çenem kınk, platin var. Kcndi kasctimi iptal etmiştim bira/ daha iyileşcyim diye. Osman lşler'le Ülkü Aker tutturdu 'Yeniden okuyacaksın' diye. 1974'teçıkan bir 45'liğinı olan 'OGünler1 şarkısını okudum yeniden. 'Keşke kaseti ertelemeseydım' diye hayıflandım. 30 yıl önccsinden daha güzel söyledim o şarkıy^" 'Uflurlar Olsun* TRAFtK KAZASI, SEVENLERİNDEN BİR YIL AYERDI Selda Bağcan'ın 1 Eylül 2000 tarihinde geçirdiği trafik kazası, sevenlerinden 1 yıla yakın ayn kalmasına neden oldu. vizyon kanalında söyleme şansım yok. Klip çekıne şansınuz yok." Kasette, Ahnıet Erhan'ın Oğul diye bir şiiri de var. Kasetin ön yüzü protest müzik; arka yüzünde deyişler yer alıyor. Selda, Kürtçe birdeyişin de yer alacağı kaseti Kurban üayramı'na kadar yetiştirmeye çalışıyor. Türkülerimiz 5 albümündeki "Turna Semahı" klibini Selda, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu'nun 13 Mayıs 2000'de Köln'de düzenlediği "Bin Ydhk Türkü, Bin Bağlama Buı Semah" konserinüı muhteşem görüntülerinden hazırladı. Bu konser aynı anda aynı sahneyi paylaşan 2 bin 167 kişi nedeniyle Guiness rekorlar kitabına girdı. BetilGüneş, yönetımindeki Köln Senfoni Orkestrası eşliğinde 1000 kişi bağlama çaldı, 1000 kişi semah döndü, sanatçılar şarkılarını söyledi. Konserde finali Selda yaptı. O konTelevizyon kanallarının gündemini hayretle izliyor Selda: Selda'nın "Ugurlar Olsun" parçası, Uğur Mumcu'nun katledilişinin acısıru bir kez daha yüreklere oturtur. "Hiçbir şey beklenmeden yapılmış bir beste. Haluk Çınar diye bir gazetecinin gönderdiği şiiri bir gün çckmecemde bvidum. Baglamam önümde duruyordu. Birdenobestedöküldü.Zatcn 1015 dakika içerisinde buldun buldıın melodiyi yoksa yok. Yaptıgmı en güzel beste diyebüirim. Uğur Mumcu'nun 1. ölüm yıldönümünde Ankara'da bir anma gecesinde bu parça konusunda çeldmser olduğumu söylediğimde Güldal Mumcu,' tnsanlar ölür ve ağıtlar yakılır'dedL Her konserimde birkaç kez söyletiyorlarbana." Stuttgart ve Hamburg'daki konserlerden yeni dönen Selda Bağcan' ın programı önümüzdeki günlerde çok yüklü. Almanva konserleri dışında 13 Haziran'da Israil'de de konseri var. İsrail'de müthiş bir hayran kitlesi var Selda'nın. 1986'da İsrail'de davetli olduğu festivale pasaportuna el konulduğu için gidememesine karşın festival plağında bir şarkısına yer verildi. Sonra arka arkaya tsrail'de konserler verdi. obursali(a cumhuriyet.com.tr. Medva eleştlrlsi " İnsanlar benim için hüngür hüngür ağlıyorlar ama televizyonlar hâlâ Denız Akkaya'nın iç çamaşınnın rengi, Beyaz, Çağla Şıkerineünirutmıışmututmamış nu, çüdınyorum yanL Halkı bu /annediyorlar. Bunlann nasıl yaşadığuu merak eden bir kesim var. Türkiye'nin meselesi bu olamaz. Iki insan yaşamış bitmiş. Bize ne kardeşbn? Man Sanatçılar Talayia görüştü Sinemanın sorunlan yasayla çözülecek ANKARA(Cumhuriyet Bürosu) 13. Ankara Film Festivali için başkente gelen ünlü sanatçılar, Kültür Bakanı Istemihan lalay ile görüştü. Talay, sinemanın sorunlarını "Sinema Yasası"nı çıkararak ve yabancı sinemacılann Türkiye'de fihn çekmelen için izin verme yetkisini bakanlıkta toplayarak çözmek istediklerini söyledi. Talay, film festivaline konuk olan, aralannda Çağdaş Sinema OyunculanDerneği(ÇASOD) Başkanı Rutkay Aziz, Sinema Oyuncuları Derneği (SODER) ve Sinema Vakfı Başkanı Selda Alkor, Hülya Koçyiğit, Berhan Şimşek, Nilüfer Aydan, yönetmen Ziya Oztan, sinema yazarlan AtfflaDorsay ve ABnTaşçıyan'ın da bulunduğu heyetle dün görüştü. Talay, festivalın 13 yıldır sürdürülmesinin büyük başan olduğunu belirtti. Sinemayla ilgili yasanın hazırlıklanna başladıklannı anlatan Talay, sivil toplum örgütlerınin görüşlerini de alarak düzenlemcyi yaşama geçireceklerini bildirdi. Türkiye'nin zenginliklerinin dışandan gelecek yapımcılar tarafından da değerlendirilmesinin daha özgür bir yapının kurulmasıyla sağlanabileceğini belirten Talay şöyle konuştu: "FOm yapmak için başvuran yabancı kıınıluşlar, uzun bir süreç yaşıyor. Dışisk'ri Bakanhğı'na gidiyor, oradan başka yerlere gidiyor. Sonuçla, çahşma hevesi ortadan kalkıyor. Bunu bütünüyle Kültür Bakanlıgı'na almak istiyoruz. İzin verme ve yabancı firmalarla muhatap ohna yetkisi, bütünüyle Kültür Bakanhğı'nda olduğunda ya da işlemleri yürütcn bakanlık olduğunda bürokratik sıkıntılara bakanhk nıüdahale edebilecektir." Yayın hakları Selda, yenı kaset ıçın sağlık durumunun biraz daha düzelmesini beklerken bir ara kaset niteliğinde "Türkülerimiz Kaset hazırlığı Selda Bağcan, bugünlerde ise ertelediği kasetinin hazırlığı içinde. Kasette ölüm orucundakiler için de bir şarkı var. Söz ve müziği Banu Kırbağ'a ait olan şarkı 1996'da cezaevlerindeki ölüm orucunda ölenlerin ardından yazılmış. Selda yeni kasetinden söz ederken toplumun bu konudaki ilgisizliğine değiniyor: "Böyle bir şey yaşamadı bu ülkc. Ben de bütün bunlara inat bir şarkı söyleyecegim. Şimdi bu işin ardı arkası kesilmeyccek bu ülkede belli. Adını daha koymadık. Ama muhtcşem bir şarkı olacak. 'Sessiz çoğunluğun interneti yoktur' demiştiBaşbakan AfYasası'yla ilgili tarbşmada. Hakikaten sessiz yığınI lann interneti yok. Bu kaseti bir telc Selda Bağcati'dan: Ben 20 yaşında ünlü oldum. 40 yaşında bu işi bırakırım diyordum. 20 yıl yeter diyordum. O zaman 40 yaş çok ileri bir yaş geliyor. 35 yaşında Abuzer Karakoç'a söylemiştim. 'Sen deli misin, insanın en olgunluk çağı 40 yaşıdır' demişti. 40 yaşma gelince 1987'de 'Yürüyorum Dikenlerin Üstünde1 kasetini yaptım. Olgunluk çağımın ilki olan kasettir. Benim için o da bir milattır. Ondan sonra yaptığım kasetler bambaşka oldu. 5" kasetini çıkardı. 1982 yılında Esin Engin'in yönettiği Istanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Arif Sağ eşliğinde okuduğu türküleıden bir albümdü bu. Selda, şu anda yayın hakları kendisinde olan birkaç sanatçıdan biri olduğuna dikkat çekıyor. 1971'den itibaren I985'e kadar olan yayınlan 1990 yılında satın almasının öyküsü şöyle: "O zaman Bodrum'da ev alıyordum alamadım. Benim şarkılanmı yayımlayan Türkola yayınım durdurmuştu. Baköm bu IMÇ piyasasındakilerc tck tek saülacak. 'Gcriyc çckilin' dediğim halde dinlemediler. Yayın haklannı alırken bu yüzden iki misli para verdim. Türkülerimiz serisi 10'a kadar sürecek." seri ancak Selda'nın sözlen anlatabılir: "O, 30 ydhk sanat hayatımda en çok ilgi gördüğüm konserdi. O coşku, 0 kalabalık. Tüylerim diken dikcn oluyor hâlâ anlaürken. Kazadan önceki son konserimdL O knpte dönülen hakikaten luraa Semahı'dır.' Yine dertli dert1 i' diye girer. Senkron da lultıı, çok güzel oldu. O konserden birkaç ay sonra 1 Eylül 2000'de Dünya Banş Gunü'nde karşı refuje çarpan araba benim üzerime düştü." Kazadan bu yana 15 ay geçtikten sonra Selda bir televızyon kanalında sabah programına konuk oldu. Hayranlan tclcfon edip "neredesiniz" diye hüngür hüngür ağladılar. ken aşkı, şovmeıı aşlu, playboylar. Toplasamz on kişinin üzerinde dönüyor bürün programlar. Yalnız ben degil benim gibi bir sürii sanatçı var. Ben halk olarak bunlan merak ediyorum. Ve medyabunlan merak etmiyor." Dövlzzede Selda Selda Türkiye'de olnıasına karşın 12 Eylül sonrasında "Yurda dön" çağnsı aldı. "Her ay Selimiye koridoriannda 2.5 senemiz gitti, kurtulması zor oldu" diyor ama resmi makamlarla sorunları bitmiyor. "Kendi şarkılanmı rahat söylemek için kurduğum Major Müvik'ten çıkardığım kasetie zengin olmayı beklerken toplatılınca büyük borç yükü alünda kaldım. Borçlanmdan kurtulmak yıllanmı aldL Bir de döviz kredisiyle ev annaya kalkınca cvimL, dükkânımı satnıak zorunda kaldım. 2 mflyan44 miryar olaraködedim." Eski günler Eski günler daha mı güzeldi acaba? Ellisini devirmiş insanlarda hep bir nostaljik yön oluyor "Ah o yıllar" diye. Selda bu özleyişi haksız da bulmuyor: " Hakikaten öyleydi ama. Yani bu kadar küicnnıenıişti.' Bız büyüdük ve kirlendi dünya' diyor Murathan Mungan. Sanat camiasındakirlenmemişlik
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog