Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 2 ARALIK 2001 PAZAR 14 KULTUR kulturC» cumhuriyet.com.tr OKUMALAMBASI ENtS BATUR MasaUann ardındaki gerçek MELTEM KERRAR ölüm.. Ne zaman kapıyı çalacagı bilinmeyen bilinen son. Şu sıralar AKM Büyük Salon'da her pazar hikâyeler anlatıyor, anlattırıyor ölüm. Hep oyun oynamak isteyip yanılan biz insanlara, sahip olduğu bütün hayatlardan parçacıklar sunuyor kendi dilinde. Sonra da karşılığını istiyor; anlatılan her öykü başına bir saatçik geri atarak memuriyetini... Yine bir Işıl Kasapoğhı projesikarşımızdakı. KarinaCheres'in dev kuklalan ve Joel Simon'un müzikleriyle büyük sahneyi banıbaşka bir atmosfere taşıyan hikâyeler, İhsan Oktay Anar'ın sonromanı 'EfrasiyabmHikâyeleri'nden Zeynep Avcı'nın oyunlaştırdığı Kasapoğlu'nun kendinc özgü yaklaşımıyla sahneye taşıdığı bir iş. Oyunda Bülent Emin Yarar, Mahir Günşiray, Funda Eskioglu, l'ayidar Tüfekçioglu, Merih Ataiay, Mehnıet Ali Kaptanlar, Ayşe Lebriz Berkem, Musa Uzunlar, Zeynep Erkekli, Cengi/ Baykal, Işıl Dayıoglu, Özgür Erkekli, Sinıay Küçük, Erkan Taşdöğen, Ömer Turat, Levent GüIer, Halil Ayan, Kemal Topal ve Güneş Hayat yer alıyor. Her öykü derinden etkiliyor Kasapoğlu içinde bulunduğumuz zamanda hepimizin masal dinlemeye ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Metnin güzel liği de içindeki öyküleri dinleyene 'hayatı başka bir şeidlde de görebiliriz' dedirtebilnıesi ona göre. "Arük çocuk yetiştirirken masal anlatmamaya başladık, masallan bizim yerimize televizyonlar anlatmaya başla<n, oysa çocukken dinlediğim masallar hayatım boyunca beni etkiledi. Dünyada sadecc kavgalar, gürültüler, savaşlar, ekonomik kriz yok. Bütün bunlan yaratan imajinasyonu, hayal dünyası olmayan, masal dinlemesini de anlatınasını da bilmcyen bizleriz." KÜLTÜR • SANAT 'Efrasiyabın Hikâyeleri' Işıl Kasapoğlu'nun yönetimiyle İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Sentez Yutturmacası Attilâ llhan'a karşı tavır gelıştirmemin kişisel nedenlere bağlanma olasılığının yüksek olduğunu biliyorum. öyle ya, Mavi Adam'da beni nereye bağladığı ortada: "Biz bu yanlışın (sömürge aydın olmanın) içindeyiz. Osmanlı aydını oradan yanlışa tutunmuştur. Hâlâ öyle gidiyor. Şlmdi günümüzde en iyi Osmanlı aydını kimdirdiye sorarsan bana, Enis Batur derim tereddüt etmeden." Çünkü Türkiye'nin değil Batı'ntn meselelerini tartışan, halk kendi adamını tanıdığı için de halk tarafından okunmayan adam. Attilâ llhan'ın hakkımdakı görüşleri baştan beri belliydi: Yirmi yıl önce beni"///. Yeni" hareketinin önsaflarına koyduğunda, açıkçası o yaftanın uzerime yapışacağından korkmuştum, bereket benimseyen çıkmadı. Birkaç yıl önceki bir söyleşisinde benim için üzüldüğünü dıle getirmışti: "Yazınsal bilincı buncayüksek biri bütünüyle halkına yabancı şiirler yazıyor." Bütün bunlar, 1993'te, "Attilâ llhan'a övgü" başlıklı bir yazı yazmama elbette engel olmadt: Ben sorunun, Türkiye'de, külliyen ret ya da külliyen kabul tavırlarına yatkınlığımızdan kaynaklandığı inancındayım, düşünce üreteceğimize kavga ediyoruz hep, bu bağlamda Attilâ Bey'in cıddi sorumluluk payı olduğu kesin. Şimdi, Attilâ llhan, yarım yüzyıldır bir tasfiye hareketinin peşinde. Nereden başladığı, nereye geldiği, yukarıda alıntıladığım benimle ilgili cümlede belirginlik kazanıyor: Tanzimat'tan günümüze. Pekı, bu iki nokta arasında başka kimler, neden yer alıyor? Zeynep Aliye'yle söyleşisinden izleyebiliyoruz: Cenap Şahabettin (s. 52) ve Tevfik Fikret (s. 118) sözgelimı "acenta" şairler. Bu mantık, neden AragonMalraux ikilisi üzerinden Attilâ llhan için geçerli değil? Çünkü, kendisinin "doğru sentez" yaptığından emın. Ben, değilım. Edip Cansever (s. 106), Cemal Süreya (s. 90) cenazelerine katılan 100 kişi tarafından okunan, haklarında üzüldüğü, hatta yandığı şairler. II. Yeni'nin çıkmazında kalakalmış, halk tarafından okunmayan şairler. "Türk halkı bunlan benırnsemez" diyor Attilâ llhan. özür dilerim ama, ben Cemal Süreya'nın yayıncısıyım, son beş yıl içinde 16 basım yaptı şiirleri, toplam 32 bin okura ulaştı, bunu nasıl açıklayacağız? Okunmak, satış sayıları bu denli belirleyiciyse, yerden yere vurduğu Orhan Pamuk'u nereye koymamız gerekiyor? Ama tasfiye listesinın henüz başındayız. "llericı şıir diye sunulan Garip şiiri" (s. 190), Sabahattin Eyüboğlu gıbi Yunaı ıLatın klâsiklerini yaymaya çalışanlar (s. 191), "ınanılmaz saçmalıklar yazan " ve "Tanzimat kafasına sahip" Melih Cevdet Anday (s. 227), uyduruk Türkçenın savunucusu ve Fransa temsilcisı Nurullah Ataç (s. 250251), "Türk aydını olmayan" Berna Moran (s. 252), "halknazarında sıfıraydın tıpi" Murat Belge (s. 253), "Fethullahçı Hilmi Yavuz" (s. 279)... uzayıp giden bir yanlış insanlar çetelesı. Attilâ llhan, bütün bu insanları "sömürge aydını" kategorisıne yerleştiriyor. Ah ne büyük bir yük olmalı, Nâzım'dan bu yana, en doğru şair ve en doğru aydın olma misyonunu taşımak! Bana kalırsa, Attilâ llhan'ın perspektifindeki en belirgin ölçüt olarak öne çıkan "sentez" kavramına yakından bakmak gerekiyor. Daha once yazmıştım: Batı kültürünün asıl dayatması bu olmuştur: "Bizim g/fa/"olamazsın, "/cend/n"deolmamalısın, ikisininbireşımine ulaşmandır doğru olan, düşüncesi, Attilâ llhan'a Alliance Française yıllarında dışarıdan şırıngalanmış alçaltıcı bir III. Dünya aydını tanımıdır. Sentez, Batılıların asıl bizim "patinaj" yapmamız için buldukları sihirli formüldü, "evrensel" bir bakış açısına ulaşmamızı engellemış, Dünya'dan kopmamıza, kendi ıçimizde sıkışmamıza, herkesten korkmamıza, herkesi düşmanımız saymamıza yol açmıştır. Bu düşmanhk, içeride de tahammülsüzlüğe yol açmamış mıdır? Attilâ llhan'ın ömrünün önemli bir bölümünü, kendisi gibi düşünmeyen, farklı değer yargılarına, estetik olçütlere sahip insanları safdışı bırakmak amacıyla onları suçlamakla, sık sık karalamakla geçirmesi gündemde kalmasından başka neye yaramıştır? Türkiye'nin genç kuşaklarının kafasını karıştırmaktan, "değer'ieri iplemez hale gelmelerine yol açmaktan çok neye yaramıştır? Attilâ llhan olsaydı, böyle birinin "göre\/"lendirilmiş olduğunu söylemez miydi? Kamu uyatrosu yeniyazar yetiştirmeli Kasapoğlu son zamanlarda özellikle de Devlet Tiyatrosu repertuvanna ilişkin olıımsuz eleştirilcrden neganf anlamda etkilendiğini kabul ediyor ama onlara acıyorum denıekten de kendini alamıyor. "Bu öyle bir hale geldi ki 'Benim oyunumu oynamazsan Türk yazan oynamıyorsun demcktir'e dönüştü. Bu yıl Devlet Tiyatrosu üç yerü yazann oyunuyla başüyor, buna ancak destek olunur. Ondan sonra kötü çıkan oyun clcştiriHr. Kamu tiyatrosunun görevi, çok oy ııananlann yanında yeni yazarlar yaratmaknr." Yazarlar ve yönetmenlenn birlıkte çahşmasıyla yeni yazar yetişeceğine inanan Kasapoğlu, Türkiye'de hâlâ çok yazar yetişmiyor diye bir şeyin arkasuıa stğmılamayacağı düşüncesinde. çok farklı birdeneyim. Tümüyle başka türlü bir oyunculuk gerektiriyor. İyi bir ekibin yanı sıra zaman da önemli. Döner sahneler, aşağı inen, kalkanpodyumlar... Birçekicilik içeriyor ama hepsi kullanıldığında da ortaya çıkan oyun değil 'başka' bir şey oluyor. öncelikle tuzaklan aşmak ve oyun üzerine düşünmek gerekiyor. "Bir metni seyirciyle paylaşabilmek, bir metinden anladığını/ı scyirciye anlatabilmek için tek yolunuz, var olan her şeyi oyun için gerekliyse kullanmakür. Yoksa sırf estetik adına, sırf güzel olsun diye kuUandıguuzda o zaten kendi değerini yitiriyor ve seyirciye ulaşmıyor." HEPİMİZİN MASAL DİNLEMEYE İHTlYACI VAR Yönetmen Işıl Kasapoğlu, "Dünyada sadece kavgalar, gürültüler, savaşlar, ekonomik kriz yok. Bütün bunlan yaratan imajinasyonu, hayal dünyası olmayan, masal dinlemesini de anlatınasını da bilmeyen bizleriz" diyor. (Fotoğraf: VEDAT ARIK) 'Efrasiyabın Hikâyeleri' daha önce sinema ve tiyatroda farklı yönetmenlerce ele alınmıs, ama seyirciyle buluşamamıştı.Kasapoğlu, Anar'ın 'Puslu Kıtalar Atlası'nı okuduğunda çok heyecanlanmış ve bundan tıyatro yapmak istemiş. Daha sonra okuduğu 'Efrasiyabın Hikâyeleri1 dc onda aynı duyguya yaratmış ve 'ileride' tiyatro olacaklar kıtaplığında, 'Alamut Kalesi', 'Senıerkant', 'Şeyh ŞamiT projeleri arasında yerini almış. "Galiba bir yönetmen k;in enönemli şey, anlatabilecek birtakım şeyleri olması ve onlan anlatamadan yapamamasr diyor. Birtakım metınlerın yaşamda insanı direkt etkilediğini söylüyor. Yaşamda ilgili bir kavgada yandaş olarak kullanabileceği ya da kendini o metnin içinde sonuna kadargördüğü birtakım metinler var, bu metin de onlardan bın. Anlatılan her öykü, hepımızı derinden etkıleyen bırnitelik taşıyor. Metinde hiçbir hikâyenın başı, sonu ve ders veren bir yaııı olmadığına dikkat çekiyor. Hiçbir şey göründüğü gibi değil Bırbırlerine farklı şekıllerde bağlanan hıkâyelerın başka bir özelliği de insanların çeşitli durumlarını gösterirken hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını söylemesi. "Kırmızı Şapkalı Kız, küçük kızııı elindc sepetiylc anneannesini /iyaretinden başka şeyler de içeriyor. İnsanın kendi kendini tanıması uzıın, zorlu yolcııluklar gerektiriyor ama hiçbir öyküde yazar, İNasreddin I loca gibi sonuçlanm vermemiş, beni de ilgilendiren o zaten. Sonlan verilsey di ben de o sonlan vernıek zorunda kalacaktını ve o zaman bir yandan slogan olacaku ve bana ait de bir şey olmayacaku." Bunu yapabilmek ıçın bir yandan kendi gücünüzü ortaya koymalı, bir yandan da kendinizi yok etmelısiniz ona göre. Çünkü önemli olan yazann metniyle seyircinin baş başa kalması. Büyük sahnede oynamak tabii ki 293 89 78 (3 HATI Festlval sürüyor Zeki Demirkubuz Isabelle Benoit Huppert Magimel HANEKE bizi yine şa^ırtıyor... ve cinselliğln keşfedilmemiş alanlarında i bir yolculujja sürüklüyor..." Uzun metrajlı fılmler başladı BURCUGÜNÜŞEN ANKARA 13. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde uzun metrajlı filmlerin gösterimi öncekı akşam yapılan açılış törenıyle başladı. Törende Festival Komitesi BaşkanıÇednÖner, Kültür Bakanı tstemihan Talay, Ulaştırnıa Bakanı Oktay Vural ve Çankaya Belediye Başkanı Haydar Yılmaz birer konuşma yaptı. Daha sonra bir hafta boyunca Ankara'nın çeşitli sinemalannda ve kültür merkezlerinde gösterilen kısa ve bclgesel filmlcr arasında ödül alanlar açıklandı. Aynca film öyküsü ve afiş yanşmasında ödül alanlar da törende sahiplerini buldu. Ardından Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödlü kazanan Nanni Moretti'nın 'Oğlumun Odası' adlı filmi gösterildi. PIYANIST A FILM BY MICHEAL HANEKE Itn oyuıtcululul h tldlr kanınu ol(u(u kır Hıt tilml dıhı utıriımıyıınım " HiKllUhıç SİBAH Fiisun Amkan'ın ebru sergisi Engin GünayirJİrr Feridun Koç Necmi Aykar Şehsuvar Aktaş I nftumt* 1MY0iıı«JUW i6UW*v&uj EIUMMUI CMOn Görüntü Ybnetmeni: Ali Utku Albert Camus'nun 'Yabancı'adlı eserinden eslnlenerek Kurgu ve Senaryo: Zeki Demirkubuz sıır 1l&MlMt&t)lH1l6 C C 1 E 9 an fMfum EDHennE n u « ı:»uıs.ıı»ıuuııl 713MI 'US.UA1tlVll«Il» SiHtt nfti4aııiHl«2iu »S> 1 1 C 0 M llllM.|M0;i H ı 81N« II^KIİKI^IlftJIOC MTKfi T1jU.IUEklAIS.l9O0.f14S 3111! •|«ıl'HI«'lti!HiCCTK»'s sstıi! iinoi330.ısa&iaj&?ico aoaii momnom imı<«nunt»sıi İ13II7T ""» ın" 5 !?"" ıı «mUMHIN mdianiH(i ki WAMHWk UM»«IUt • Kültür Scrvisi Ebru sanatçısı Füsıın Arıkan'ın son sergisi dün Taksim Sanat Galerisi'nde açıldı. 1973 İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi mezunu olan Ankan, hat sanatı ile Akademi'de Sacit Okyay'ın atölyesinde tanıştı. Halen kendi atölyesinde, geleneksel Türk Ebru sanatından yola cıkarak çağdaş bir anlayışla Ebru çalışmalanna devam eden Arıkan, aynca üğrcnciler yetiştirmekte. Son kişisel sergisini yine bu yıl tzmir Resim Heykel Müzesi'nde sergileyen sanatçının ebru sergisi 15 Aralık'a kadar görülebilecek. (243 14 01) •nmnmoiKi EFES Pilsen'in kültür »• ı ı n t t ı kıtkıl'ırı ıttarak sürecek. » » « i?gou»i7»nuraccrTs 3 * IMKK »»UBII»ltB»a CCIBI »a» ıınıutwıu2i(> 1I|«C >!*«••»!!«'« OTKIS ıı m»ıı*ıiü«ı ı s | AMKARAFİLMFESTİVALİ'NDEBUGÜN • KAVAKLIDERE SİNEMASI'nda saat 12.00'de 'Mavi', saat 12.30'da 'Son Sıgınak', saat 17.00'de 'Kısa Film Gösterimi ve Lars Henrik Cass'ın Söyleşisi', saal 19.15 'te 'Hayvan Aşkı' (19.15), saat 21.30'da 'Kız Dövüşü'. (0 312 46X71 93) • KI7JLIRMAK SİNEMASI'nda saat 1 12.00'de 'Tann'nın Piyadeleri , saat 14.30'da 'Kardeşler', saat 17 OO'de Fırtınadan Önce', saat 19.15'te 'Şölen', saat 21.30'da 'Her Şey Satıhk\ (0 312 425 53 93) • ODEON CINEPLEX'te saat 12.00 ve 21.30'da 'Ekmek veGüller', saat 14.30'da 'Cerçeğin Peşinde', saat 17.00'de 'OgulOdası', saat 19.15'te 'Kaçış'. (0 312 541 13 33) • EKİN TİYATROSU'nda saat 12.00'de 'YazgT, saat 14.30'da 'Dar Alaııda Kısa Paslaşnıalar' ve 'yönetmen Serdar Akar'la söyleşi', saat 17.00'de 'Dünyayı Kurtaran Adam', saat 19.15'te 'İtiraf, saat 21.30'da 4 Ana'. (0 312 425 84 63) • TÜRKİNGİLİZ KÜLTÜR DERNEĞt'nde saat 12.00'de 'Alternatif Medya Paneli', saat 14.30'da 'Dünya Kısalanndan Örnekler'. (0 312 419 1X44) • ÇAĞDAŞ SANAILARMERKEZİ'nde saat 17.00'de 'Eurimages, WDR, ZDF, ARTE, TRT, Kültür Bakanlıgı, BSB ve AB lürkiye TemsilcUiği'nin panelist olarak yer alacagı toplanü'. (0 312 467 40 X2) i ANKARA K1ZIURMAK ANKARA METROPOL İZMİR İZMİR (0312)4255393 120014 15163018452100 (0312)4257478 191521 3 0 ROf, |] BEYOGLU bllLLH MOVIEPLEX N TAŞI MOVIEPLEX ŞİŞLİ MOVIEPLEX Ç TAŞ ŞAFAK MOVIEPLEX B KÖY AVŞAR ALTUNIZADE CAPITOL K KÖY BROADWAV SUADIYC MOVIEPLEX "utfom ?51 3? 40 284 30 05 219 09 60 296 42 60 516 26 60 583 46 02 391 19 39 346 14 81 41190 61/62 . n Ifi İ0 1000 ?1 45 II 00 U 4b 16 30 19 15 22 00 C/CTESİ 24 30 Ii I1 11 U 11 II 11 30 15 30 18 30 21 30 C/CTESI 24 00 00 14 00 17 00 20 00 CU/CTESİ22 45 0013 3016 0018 3021 00 00 1330 1600 1830 21 15 0013 4516 3019 ib22 30 151345 16 15 1845 21 15 1513 45 16 15190021 45 C/CTESİ 24 15 »119» I^OOMJfrT7WIİ»Z2.IS IdlIllıitlUntlUİIIICCKUM ?ISHU 11 *'tsııjtııofrîis cticStatM ıı»iî»mnift?ııs ııufmmm mpMM KAlHKlfll IW.T!PSU«M(Mım«JS PWW0SCtf «>r IIIS11<!I!ISII«!11! WW0«(»(KRB SI1II1) n 1 »»»•»IIKIICCiatelt AMUAIIHCmil0 »11» 1 IU1>Iİ»IIWIJ KY4S7IIU 'l (itXI(46HA71J iMUlB!Oa«0 Jı»ı»iı»rıXTHSB<a »nsMcno sixn ımııısıı»ııwın KİPA CINECITY (0232)3865888 1230 KARŞIYAKA (0232)3815098 IKnıllSlSD ifOfri)£ti»iı»;ıoo « I » ii»ıu»ıi»ıı>n«aiıs »U aaaıt r •('!»•> M l f t r » »•1 ııııııtutıutii] ıı»ıı»ıı»nıui> aı'ü iiııii'ii'nı?» i98i?ooı B i z i m T i y a t r o YırmmoYıiM "Bu birsinemayı kurtarma hareketidir!' Dogma 95 Filmleri CANNES 2001 C C U M C N I A l Ö D U L Ü U N İ 5 C O Mısırlı topluluk Türkiye 'de ANKARA (AA) Mısırlı müzik topluluğu 'Abdeel Haiem Nmveira' 36 Aralık 2001 tarihleri arasında Ankara ve Konya'da konserler verecek. Iki ülke arasındaki külrürel değişim programı çerçevesinde Türkiye'ye konuk olacak topluluk, Ankara'da yarın Büyük Tiyatro'da, 4 Aralık'ta Diyanet Vakfı Salonu'nda, 56 Aralık'ta ise Konya Devlet Tiyatrosu Salonu'nda seyirci karşısına çıkacak. Abdcel Halcm tarafından 1967 yılında kurulan grup, 26 üyeden oluşuyor ve geleneksel Arap müziğinin korunmasını amaçlıyor. Ölüm Uykudaydı Vazn/ı Cuma Boynukara Sunan Zafer Diper Diper boğuculugu yansıtmakta ustalaşmış. Oyunun gördüğü büyük ılgının, insanların tiyatroya yalnızca kafa dağılmak için gilmediğini de yosterdiği bir gerçek. Ayfegül YükseiCUMHURİYET/ Zafer Diper'in scınne pertormansı vc bcdon dili cız rastlaııır tuıdcn. A/ton KomanATIUM Anlntılanlar zorlu: Taciz, işkence, açlık, yalnızlık, uykuda olan ölüm, bir hücrede beden ve düjünçelerle yaşamanın savajı Roida IldanEVRENSEL Diper ızleyicileri derinden etkiledi. Birisinin bayılaıâı, bir diğerinin hıçkırıklcırlcı scılonu terk üttic , diktatorlüklerin düşünen insanlara yaptığı iskençe üzerine bir basyapıt niteliâindeydi WeeklylONDON Zafer Diper'in buyük performansla sergılediği, Mauriçio Varella'yı izleseydiniz, bütün bu yaşanılanları sontadan anlajaçtık tek bir kişının bıle kalmasından korkardınız, Celal BaşlangıçRADIKAL/ Zafer Diper'in üslün bir performansla sergilediği oyun büyük beğeni kazandı Forl7ı ÇimenMILUYET/Oyun, yaşanan son olcıylarla çakışsa da, lcmol olpruk, her zaman yasanabilir olanı anlatıyor. Meltem KerrarCUMHURIYET 613 Arahk Pcrşembe 20.30 ve 8 Aralık Cumarfesi 15.30 KADIKÖY BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ fe/(0216) 4 1 8 9 5 4 9 D o a m a tt2ı „ ı,, ,.„ ı ı ı . ı bngun sfUNiK MtM «ST^AÜ nrtescı OOOLÛ F E L L I N I Û D U L U Gerizekalılar Dogma Mi K3v0msoren KrAgh Jacobafin fune BIUM tfirriM MTFriK n ı n K s WAI ARAŞTIRMAURI VAKH Osmanağa Mh Kırtasıyocı Sk No 21 Kadık6y Tel 0216 349 91 55 56 İlanlarınız İçin (0212) 293 89 78 perareklam@perareklam com.tr perareklam@superonline.com www.perareklam.com.tr www.sinemafilm.com K^NDAHAR DEH l>lflııu: LVrık 0 3i; 'I'.t. )') 00 Boynnlu Alkazar, Kadıkoy Allıııtıs, Bakırkoy Incırlı'dr1 7 ARALIK'TAN İTİBAREN A'M,,/:V ıj ? 1 2 293 M 66
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog