Bugünden 1930'a 5,431,332 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 16ARALIK2001 PAZAR 12 PAZAR KONUGU Eski Içişleri Bakanı Sadettin Tantan, toplumun tüm kesimlerinden kedisine büyük destek olduğunu söyledi Sivil hareket hayata geçmeli TA VSANOGLU ^s^ h^er'1 Bakanı Sadettin Tantan, Türkiyede artık diz boyu değil, insan boyuna çıkmış Adaleti egemen kılmalıyız Çete ve yolsuzluk suçlarından hapse attlanlarm daha önce de bir şekilde tek tek dışarı çıkurdmalarını nastl karşılıyorsunuz? Türkiye'nin gerek yolsuzluk, gerekse terörle mücadelede en büyük eksikliği bir ortak anlayışın oluşmamasıdır. Ortak bir savcılık kurumu yoktur. Savcıhk kurumu bu konularda bir arşiv oluşturmalı, böylece de uzmanlaşan bir yapıyı kurmalıdır. Böylece de devamhlık ve süreklilik oluşacaktır. Davalar değişik yerlerde görüldüğü için değişik yerlerde hâkim ve savcılar, değişik uzmanlarla davalara baktıkları için birbirlerinden kopukturlar. Organize suç şebekeleri sımr tanımadıklan için onlarla mücadelede ortak arşiv ve ortak uzmanlık yapısı gerekiyor. Bu çok acil bir ihtiyaçtır. Ekonomik suçlar DGM'lerde görülemez, deniyor. 0 zaman yolsuzluk ekonomisi ve terörle mücadele edecek ortak bir yapı getirilmiyor. Türkiye'yi yıllardan beri soyan, halkı iyice yoksullaştıran bir sistemi hâlâ egemen kılmak için yasal düzenleme yapılıyor. Işin acı tarafi, iktidan ve muhalefetiyle bütün siyasi partilerin bu yasal düzenlemede birleşmeleri. Türkiye'de siz kanıu düzenini sağlayamadığınız, adaleti egemen kılamadığınız zaman, güven ortamını oluşturamazsınız. ^ yolsuzlukların üzerine gidip "dokunulmaz " denilen kişilerin bile cezaevine yollanmalarını sağlamakla ünlendi. Ama özellikle kendi partisi tarafindan yalnız bırakıldığı için de görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Şimdi yeni bir siyasi oluşum için çaba harcıyor. Ancak daha partileşip partileşmeyeceği belli değil. Söylemi hep "sivil hareket". Bu arada özellikle şeriatçı sağdan, Tantan 'ın kendileriyle birlikte hareket edeceği haberleri yayılıyor. Tantan da bu haherlerin hepsini yalanhyor. Yoksa bu PORTRE / SADETTİN TANTAN söylentiler Tantan 'a sol kesimden gelen desteği kırmayı mı amaçlıyor? Acaba işin içinde başka bazı kaygılar mı var? Bir 1941, Sapanca doğumlu. de Tantan ın yolsuzlukların üzerine gitmesiyle birlikte harekete Yiikseköğrenimini Polis Akademisi ve geçirilen DGM 'lerin çete suçlarından ellerini çekmesi için İstanbul İktisadi Ticari tlimler yapılan yasal düzenlemelerin ülkeye nelere mal olacağı belli. AkademisVnde tamamladı. İstanbul'da Siyasi cinayetler de hâlâ çözülemiyor. Köklü bir hukuk emniyet müdürlüğü yaptı. 1994 ara reformuna gitmeye hiç kimsenin niyeti yok. Çünkü köklü bir yerel seçimlerinde ANAP'tan Fatih hukuk reformu olursa ülkedeki saadet zinciri hepten kırılacak. Belediye Baskanlığı'na seçildi. 1999 Herkes her şeyin farkmda, ama her sey yapanın yanına kâr genel seçimlerinde ANAP'tan kalıyor. Bütün bu noktaları eski îçişleri Bakanı Sadettin Tantan 'la TBMM'ye girdi. DSPMHPANAP konuştuk. Tantan, "Yurttaş kendi hak ve sorumluluklarının hükümetinin îçişleri Bakanlığı 'na bilincine vararak temel konularda baskı grupları oluşturursa geürildi. 7 Haziran 2001 'de istifa etti. ülkenin önü açılır " diyor. Son zamanlarda dikkat ediyoruz, şeriatçı sağdan tutun da liberal sağdaki siyasilere kadar herkes sizinle beraber olmak istiyor. Sizce acaba bu isteklUik soldan size olan desteği kesmek için mi, yoksa başka amaçlar da var mı? TANTAN Evet, toplumun bütün kesimlerinden bize karşı büyük bir destek var. Bugün içinde bulunduğumuz sıkıntılar gö/. önüne alındığında toplumun ısteklenne cevap verecek, kararlı, disiplinli, milletini seven, bu konuda her türlü riski gözealabilecek nitelikli insanların hizmetanlayışı içinde biraraya gelmesi beklenmekte. Geçmişte birtakım oluşumlar hep gündcmc geldi. Onlarla birlikte bizim de ismimiz çıktı. Ama bizim onlarla uzaktan yakından hiçbir ilişkimiz yok. Zaten bu da nıümkün değil. Sizce sizin adınızı niye kullanıyorlar? Herhalde halkın bize olan büyük desteğinden, teveccühünden yararlanmak istiyorlar, diye düşünüyorum. Bu bir isim yıpratma politikası da olabilir mi? Yıllardır ülkenin siyasi hayatını ellennde tutmaya çalışan, yönlendirmeye çalışan menfaat gruplan gücü elden kaçırmamak için halkın iradesini temsil edecek, nitelikli bir oluşumun gcrçckleşmemesi için de büyük çaba harcıyorlar. Peki, bugün yurttaşlıktan neanlamamız gerekiyor? 1930'lann, 1940'lann yurttaşlık anlayışını mı götüreceğiz? Yani katı devletçilikle kamusal anlayışı mı anlayacagız, yoksa 1980'lerin liberalbireysel çıkarcı yaklaşımını mı anlayacağız? Bizim yurHaşlık anlayışımız şu: Siyasi, sosyal, ekonomik ve sivil anlayışlar içinde yurttaşın kendi devletine ve milletine olan sorumluluğunu doğru algılamasıdır. Bu anlayışla bir yurttaş ıradesinın, kamuda ve devlette egemen olacak bir politik karann artık uygulamaya geçirilmesı gerekiyor. Bugünkü sıkıntıların altında da bu yatıyor. Sizce Türkiye 'de yurttaş bu bilinçte mi? Yurttaşın da artık bu bilince gelmesi gerekiyor. Bugüne kadar eğitim sistemımızde yurttaşın bilinçlendirilmesi konusunda büyük eksiklikler var. Bilerek ya da bilmeyerek halkımızı bu nokla>a ^ t n mek için büyük çaba sarf edildi ve getirildi de. Insanlar çok şeyi biliyorlar ve haykırmak istiyorlar. Ama bu bireysel olarak kalıyor. Toplumsal anlamda ise kendi asıl isteklerinin, gereklerınin ne olduğunun farkmda değiller. Hep ayrıntıyla uğraşıyorlar. Tabii buna sınır tanımayan, her türlü görsel ve yazılı teknolojinın de katkılan oluyor. Kişi ve kurumların çıkar ilişkilennın halkın gündeminden uzaklaştınlması için de kamuoyunu oluşturan birtakım yaklaşımların etkisi var. Halkevleri kapatıldıktan sonra sıvıl hareketin devletten destek gönnemesi nedenıyle yurttaşlardakı yurttaşlık bılincı zayıflama göstermıştir. Bugün kırdamayan bu tıkanmanın bir nedeni bu mu? Ülkede bugünkü tıkanmanın esas nedeni nitelikli insanların bir araya gelip oluşumlar gerçekleştirememeleridir. Bu çok büyük bir sıkıntıdır. Tabii ki nitelikli insanlann, gercktikleri yerlerde kullanılmaları durumunda hâkim güç olarak ortaya çıkacakları biliniyor. Burada sadece suçlu aramamak lazım. Herkes artık kendi kendini yargılayıp olanlardan sonuç çıkarmahdır. Bu sıkıntıların aşılmasında süratle yurttaşlık bilincinin edinilmesi ve sivil hareketin hayata geçirilmesi zorunludur. Artık bi/ yurttaş olarak bızi kurtaracak olanın kendi irademiz olduğunu bilmeliyiz. Bizi bir başka irade kurtaramaz. Biz hedeflerimi/.i tayin edip ülkemizi nereye taşıyacağımızı saptamalıyız. Ülkemizin insanlannı gerek ekonomik, gerek sosyal, gerek siyasal anlamda gelecekte nasıl görmek istiyoruz? tnsanlara hizmetı nasıl aktarınaınız gerekiyor? Baktığımız zaman bugüne kadar insanlar hep eleştirilmiş, hicvedilmiş. Ama artık insanlar hicvedilmekten, eleştirilmekten ya da birbirini eleştirmekten bıkmışlar. İnsanlar bugüne kadar kendilerine getirilen nitelikli hizmeti hiçbir zaman reddetmemişlerdir. <• Ama bugün kötü hizmetlere sahip çıkmıyorlar mı? Iliçbir zaman sahip çıkmıyorlar. Ama kötü hizmet insanlan bunaltmış. İnsanlann kötü hızmete karşı eylem koyabileceği sivil bir ınısiyatif bugüne kadar oluşmamış. Yolsuzluk ekonomisi, dinin bazı siyasi oluşumlara alet edilmesi, diyoruz. Bunların büyük bölümünün altında çıkar ılişkileri yatıyor. Bir kısmında da ülkenin yapısını, bayrağını değiştirmeyi amaçlayan bir yaklaşım ortaya konuyor. Siyaseten yönctime talip olan insanlar, kendi insanlannı şudur budur diye eleştiremez. Eleştirme hakkına sahip değildir. O koltukta oturan insanlann görevi, sorumluluğu, yetkisi bu sıkıntılardan Bu tür akımlann polisiye ya da hukuki önlemlerlc çözülmesı mümkün değildir. Polisiye önlemler uygularsınız, ama orada hep kendi insanınızı suçlu gibi görürsünüz. Oysa çağdaş topluma ulaşılmasmda eylem çok önemli. tnsanlann ufuklannı üretken yapıya kavuşturabilmek, nitelikli düzeye getirebilmek için hizmeti önlerine götürebilmelisiniz. Niteliksiz bir toplumun çağdaş devlete ulaşması mümkün değildir. Siz bu noktada ne gibi siyasal bir çalışma içindesiniz? Biz yurttaş iradesini kamuya, devlete egemen kılacak bir hareketi başlatmak için mücadele ediyonız. Burada din, ırk farkı da gözetmiyoruz. Mesele, ülkesine ve devletine sahip çıkacak yurttaşlık bilincine sahip vatandaşlardır. Öte yandan, devletin de bütünüyle yurttaşına sahip çıkan bir devlet olmasını hedefliyoruz. O devlet yurttaşının bütün hizmctini ayağına getirmeli, onun hak ve özgürlüklerinc sahip çıkmalı, o duyguyla hizmeti birleştirmelidir. Bizim anlayışımız bu. Yani bu anlayış liberal sağ ve soldaki yurttaşları mı bir araya getirmeyi amaçlıyor? Evet. Zaten artık sağ ve sol arasında öyle keskin aynmlar kalmadı. Türkiye'nin şu andaki ihtiyacı milli, doğru bir anlayış içinde birleşecek bir yurttaş hareketıdir. Ama bu harekette çağdaş anlayış hâkim kıhnacaktır. Siz tçişleri Bakanhğınız döneminde bazı sivil toplum örgütleriyle bakanhğınız arasında işbirliği kurmuştunuz... Evet. O sivil toplum kuruluşlanyla kanıu arasında işbirliği sağladığınız zaman kamu bu dinamik güçlerle çalışırken kendi bilgi düzeyini geliştirir. Bununla yurttaş, kamu ve bilimi birleştirerek yurttaşlık bilincinin gelişmesine katkı sağlayan bir çalışmayı devreye soktuk. Bakanlığııııız ayrıca, yolsuzluk ekonomisinin büyük bir tehdit olduğunu, Türk insanının ahlak yapısını çöküntüye uğrattığını algıladığından bununla mücadele için sivil toplum kuruluşlanyla da ortak bir çalışma yapıldı. Peki, yolsuzluk ekonomisi hâlâ tehdit olmaya devam ediyor mu? Ediyor. Ama esas tehdit, doğru yargılama yeteneğini yok eden, Türkiye'yi amaçsız bir topluma iten zihinsel kirlenmedir. Bu, sınır tanımayan bir tehdit olduğu için de yurttaşlann bu konuda da bilinçlenmeleri gerekiyor. Çete suçlarının DCM'ler kapsamından çıkarılmasını nasıl karşıladınız? Yolsuzluk ekonomisi büyük tehdit oluşturduğu için pek çok Batı ülkesi yıllar öncesindcn bununla mücadele etmek için özel yasalar hazırlamıştır. Bu yasalar çok ağır yaptınmlan içermektedir ve uygulamaya da sokulmuşlardır. Bızde 4422 sayılı yasa çıktıktan sonra yolsuzlukla mücadele DGM'ler kapsamında başlatıldı. Şimdi çete suçlan DGM'lerden alınınca yargıç bağımsızlığına da darbe ındırmiş oldular. Dolayısıyla da kamu vicdanını sızlattılar. Kamuoyu kendisinin mahkum etmiş olduğu kişilerin mahkumiyetlerinı beklerken yangından mal kaçınrcasına bu yasal düzenleme yapıldı. Bunun yapılmasıyla halkta yöneticilere karşı duyduğu güvensizlik daha da büyümüştür. Bu çıkan yasa Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi'nin 6. maddesine ve adil yargılama ilkelerine de aykındır. Bu yolsuzluk davalannın bu şekilde örtbas edilmesine çalışılmasını Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi'nin dikkate alacağını düşünüyorum. 'Savaş hukukla kazanılır' Yurttaş hareketi, diyoruz, Amayulardır işlenen siyasi cinayetlerin aydınlattlması, Susurluk olayımn bütiin boyutlanyla ortaya çıkardması için yurttaşlar baskı grupları oluşturmaddar mı? Cıaffar Okkan cinayeti bugüne kadar aydınlatılabildi mi'l tşte, yurttaşlar ana konularda baskı gruplan oluşturamıyorlar. Örneğin hukuk reformu konıısunda baskı grubu oluşturamıyor. Çünkü adaletsizliği ortadan kaldıracak yasal düzenlemelere gidilmesi gerekiyor. fdari hukuk reformunda, eğitim reformıında ihtiyaçlannı ortaya koyamıyor. Yurttaş bireysel konulann üzerine gıdiyor. Öyle olunca da bunlan yapanlar hemen savunmalannı alıyorlar. 0 konularla bağlantıh çıkar güçleri hemen bunlan örtbas ediyorlar. Okkan cinayeti ve öbiir siyasi cinayetler konusunda banayanıt veremediniz... Gaffar Okkan cinayetinin failinin Hizbullah olduğunu herkes biliyor. Bir kısmı içeride. Ama arananlar da var. Hizbullah bugün yeraltına indiği için yakalanmalan zaman alıyor. Biliyorsunuz, faili meçhul cinayetlerin büyük bir bölümü bizim dönemimizde aydınlandı. Demin söylediğim gibi ortak savcılık kurumu ve ortak arşiv oluşturulursa o zaman gerek yurtiçinde gerek yurtdışında hiç kimse kaçamaz. Uluslararası birçok anlaşmayı imzalamışız, ama bunlara hâlâ bürokratik anlayışla bakıyoruz. Esas savaşlar hukukla kazanılır. Bizim hukukçulann bu konuda bir atılımı yok. Çünkü hukukla savaş kazanabilmek için nitelikli hukukçu yetiştirmeniz lazım. ı.uı uı ucak bir yapılanmayı halkın hizmetine sunmaktır, başka bir şey değil. Cumhuriyetten bu yana halk meslek odalannda, belediyelerde, başka sıvıl toplum kuruluşlannda mükemmel yapılanmalar oluşturmuştur. Ama buradakı en büyük eksiklik, bu oluşumlarda sivilin devletle yan yana çalışmamasıdır. Yani sivil toplumla devlet arasında koordinasyon eksikliği mi var? Evet. O nedenle de bu eksikliğin giderilmesi gerekiyor. Yani, hiç kimse kimseye egemen olmamalı. Bilgi neredeyse oraya ulaşıp oradan tabana yayacak bir hareketi yapmak gerekiyor. Bu hareket yapıldığında ve kamusivilüniversite üçgeni ıçındekı çalışma geniş tabana yayıldığında bu çalışmayla ülkenin insanlarında da bir gelişme olacaktır. Burada halkın isteklerinin ne olduğunun öğrenilmesi şansı elde edilecektir. Böylece aradaki iletişimsizlık de ortadan kaldınlacaktır. Dolayısıyla da bilgi akışının sürekliliği sağlanacaktır. Çünkü bu bılgı akışı sadece Türkiye sınırlan içinde değil ki. Sınırötesi bilgiler de sürekli akıyor. Böylece halk doğru bilgilendirilmış olacak, insanlar yanlış birtakım siyasi eğilimlerin peşınden gıtmemenın de bilincine varacaklardır. TtSICİN GENEL KURULU 2223 ARALIK'TA THE NEW YORK TIMES'TA TÜRKİYE Ekonomik anayasa gerekb ANKARA (Cumhuriyet Büronnaşılması için "ekonomikanayasu) Türkiye lşvcrcn Sendikaları saya" gereksinim olduğu savunulKonfederasyonu (TİSK), siyasetın du. Raporda ekonomik anayasanın ekonomiye müdahalesinin önlenişlevleri de şöyle sıralandı: mesi için ekonomik ana• Ekonomide piyasa yasaya gereksinım olduekonomisine işlerlik ka• TtSK ğunu vurguladı. zandırmak. raporunda, TlSK'in, 2223 Aralık • Hükümetlerin popüpiyasa tarihlerinde gerçekleştirilisl ekonomi politikaları lecek 21. Genel Kuruuygulamalannı önlemek. ckonomisine lu'nda, Başkan RefıkBm• Ekonomide istikrar, işlerlik dur ile MESS Başkanı kazandınlması etkinlik ve venmlilik sağTlığrul KutadgubUig başlamak. istendi. kanlık için yarışacak. • Kamu finansman TlSK'in hazırladığı çalışdengelerinı oluşturmak. ma raporunda, ekonomik ve siyasi • Mali disiplın ve mali sorumlugelişmelere ilişkin değerlendinııe ve luk alılakını kurumsallaştırmak. önerilere yer verildi. Raporda, Tür• Temiz devlet, temiz siyaset kokiye'de yaşanan ekonomik sorunlaşullanna ulaşabılmek. Lstaııl nılhı güyennıi yîtirdi NEW YORK(AA)ABD'nin önren gazete, aynı gerekçeye bağladıde gelen gazetelerinden The New ğı "kapkaççı dehşeti yüzünden IstanYork Times'ta yayımlanan bir haberbuilulann güvenlik duygusunu kayde, işsizlık sorunun, lstanbul'un "sosbetüklerini" yazdı yal yapısını yıpratügr yoYaşanan ekonomik krirumu yapıldı. zi, "ABD'nin tslam dünya• The New sındaki en güçlü müttefıki Gazetenin dünkü sayıYork Times sında "tşsizlik tstanhul'un olan I ürkiyc'nin yaşadığı işini kaybeden en kötü ekonomik kriz" sosyal yapısını yıpratıyor" başlığıyla yayımlanan ha insanlann iftar olarak nıtelendiren gazete, berde, ekonomik knz nede"koalisyon hükünıetine çadırlarma niyle işini kaybeden ve iş olan güvenin azaldığuu ve rağbet ettiğini bulamayan insanlann, İsyönetici kitlelcr taranndan kaydetti. tanbul'da kurulun ıftar çalaik devlet yapısını muhadırlarında dağıtılan ücretfaza amacıyla yasaklanan siz yemeğe rağbet ettikleri belirtildi. Islanıi siyasi partilerin, saflan gideEkonomik kriz nedeniyle benzine rek kabaran kentli yoksullar tarayapılan zamlar yüzünden istanbul 'da fından desteklendigine" de dikkat "rrafigin bile rahatladıguu" öne süçekti. İHD'den İnsan Haklan Bülteni Haklan llaftası ncdeniylc yayımladıklan "İnsan Haklan BUlteni^nin özel sayısını Beyoğlu tsliklal Caddesi üzcrinde yurttaşlara dagıttı. İnsan Haklan Evrensel Bildirgesi'nin kabulünün 53. yıldönümü nedeniyle yayımlanan özel sayıda, insan haklannın evrensel ve bölüıınıe/ haklar olduğu belirülerek "şiddetsi/, ve savaşsız bir dünya" çağnsında bulunuldu. Aynca öğle saatlerinde Galatasaray Postancsi'nc gelen çeşitli kadııı örgütlcrinc üye yurttaşlar, cezaevlerindeki kadm (utuklu ve hükürnlülerje dayanışmak için Malatya Cezaevi'ne kart gönderdüer. (Fotoğraf: ZAFER ÜÇÜNCÜ)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog