Bugünden 1930'a 5,431,491 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 16ARALIK2001 PA2AR 10 PAZAR Y4ZHARI Kızılderililer gelenlere yiyecek vermiş... New "Yörk'un «« • • 7 gunıı 22 Kasını sabahı, geceden hazırladığım kısır dolu kabı dolaptan çıkarıp bir çantaya ycrleştirdim ve bekliyorum. Nancy gelip beni alacak ve birlikte "The Day of Mourning/ Yas Günü"ne gideceğiz. Gideceğimiz ycr okyanus kcnannda, Plymouth'ta biryer. Aslında o gün Şükran Giinü. Herkes haftalarca önceden hındileri alıp buzluğa koydu vc bır gece önceden saatlerce fınnda pişirdi. Ama biz, çoğunlukla birlikte "şükran giinü'' yemekleri hazırlamak ya da birine yemeğe gitmek yenne "Yas Günü" prolesto gösterilerine gitmeyi tercih ediyoruz. önce Uluslararası Eylem Merkezi binasında buluşuyoruz, bir buçuk saallik bir yol gideceğimizden arabası olmayanlar, olanlarla eşleştiriliyor. Bizim arabamızdakiler iki siyah kadın ve yine siyah Bob, Nancy ve ben. Yol boyunca, siyahlann bölgesinde bir anaokulu öğrermenı olan Nancy bize Şükran Günü'yle ilgili okullarda öğretilenleri ve bunlara direnip her yıl kasım ayı boyunca çocuklara Kızılderıli öyküleri okuduğunu anlatıyor. Okullarda öğretilen "pilgrim" hikâyelen ile köle olarak ABD'ye getirilen siyahlann bir ilgisinin olmadığını vurguluyor. Şükran Giinü, ABD dışındaki ülkelcrde ılk duyulduğunda uyandırdığı çağnşımın aksıne bır dini bayram değıl. Hikâyenın iki tarafı var, bırincisi resmi yanıyla şöyle: 1620'lerde Avrupa'dan yerleşim için ilk kcz May Flower (Mayıs Çiçeği) gemisiyle ABD'ye gelen Pilgrimler (yerleşimci ve hacı) ılk geldiklerinde aylarca süren yolculuklanndan dolayı yorgun, hasta ve açtırlar. Kızılderililer onları karşılar ve yiyecek verir, hindi avlamasını, mısır ekmesini öğretirler. 3 yıl sonra lngiliz Vali VVUliam Bradford büyükbir yemek hazırlar ve Kızılderilileri çağırır. Kızılderililerin şefi Massoit 90 kişiyle bu törene katılır. O günden sonra her hasat sonrasında yemek geleneği sürer. 1863 'te Başkan Abraham Lincoln Şükran Günü'nün ulusal bayram olmasını önerir ancak bu öneri 1941 'de Kongre'de karara bağlanır ve her yılın kasım ayının son perşembesı Şükran Günü olarak ulusal bayram ilan edilir. Hikâyenin karşı tarafında ise renkler daha farklı, kanla, BOSTON CEMlLE ÇAKIR soykırımla ve bir kıtanın ışgalıyle bezeli. îlk farklılık, gelenlerin gelir gelmez ne yaptıklan ıle ilgili. Kendılenne yenı bır yaşam kurmak için gelen Avrupalılar, özellikle Ingilizler, gelir gelmez katliamlara başlarlar ve bu Kızılderililerin direnışlerıyle karşı lık bulur Bu dırenışlerden en önemlısi de VVampanoag kabilesinin şefi Massoit'in oğlu Metacomet'in (Kral Phillip) önderliğindeki 1 yıl sonra kanla baslırılan savaşlır. Metacomet öldükten sonra kafası bır kazığa geçırilip 20 yıl boyunca sergilenir. Bir eli kesilip Boston'daki tngiliz yetkililere, bir eli de îngiltere'ye gönderilır. Ailesi köle olarak satılır. Yıllar süren mücadele sonucunda onun anısına kazıkta kafasının sergilendiği yere bir plaket çaklır. Yine aynı yere Massoit'in heykeli dikilir. Yıllarca süren soykınmın sonucunda bugün Amerıka'da sadece 2 mılyon Kızılderılı kalrr. Ama Şükran Günü'nün "Yas Günü" ilan edilmesinin ise daha farklı bır öyküsü var. 197O'de, yerleşimcilerin gelişinin 350. yılı kutlama törenlen ıçın Massachusetts eyaletı yetkılılennce verilecek akşam yemeğinde Aquiıınah Wanıpanoag kabilesınden VVamsutta'ya konuşması önenlır, o da kabul eder ve bır metın hazırlar. Yetkılıler onun konuşma metnini görmek isterler anıa metin yetkililerin istediği şekilde olmadığından değiştirmesi istenir, o da bunu reddedince konuşmasına ızın verıhnez. Bunun üzenne Wamsutta ve yüz Kızıldenli Plymouth kayalığında toplanıp resmi gösterilere karşı protesto gösterisi düzenlerler ve bu giderek gelenek halıne dönüşür. I998'de ısepolıs göstencilerı tutuklar. Bu yılın farklılığı ise resmi gösterilcrin iptal edilmiş olması. Biz de her yıl gösterinin başladığı yerdeyız öğleye doğru. Önce Kızıldenlılerin dını törenı. Bir denız kabuğu ıçınde yakılan tütünün kartal tüyü ile çeşitli yönlere dağıtılarak yapılan konuşmadan oluşan bır tören bu. Ardından konuşmalar. Töreni yönetenlerden biri geçen yıl hayata veda eden Wamsutta'nın oğlu, New England Amerıkalı Kızılderililer Birliğı yöneticilerinden Moonanum. Bu yılki tören Wamsutta ve 1976'dan bu yana hapıste olan Kızıldenli lider Leonard Peltier'e adanrruş. Sonra sadece pankartlann taşındığı ve davullann eşlik ettiği yürüyüş. Önceki yıllarda gösteriye önderlik eden dans grubu bu yıl yok. Slogan yok, ama Plymouth meydanında ve ılk yerleşimciler anısına dikilen anıtın önünde konuşmalar. Bu arada yürüyüşü çocuğu ile izleyen bir kadın, "Bak bunlar Indianlar" dıyor. Bızse gülüyoruz buna. Kristof Kolomb Amerika'yı keşfettiğinde Hindistan'a geldiğini düşündüğünden Indıan (Hintli) olarak adlandınlmış Kızılderililer. Ben 4 günlük tatılimın bir bölümünü kardeşlerimle geçirmek üzere New York'a gidiyorum. Onlar da hindi pişirmişler, soruyorum kardeşime neyı kutladıklannı, "Kızılderililer gelenlere yiyecek vermiş" dıyor... Manhattan'da bir pazartesi sabahı. Sokaktan gelen sesler, yogun bir haftanın başlangıcını haber venyor. Saat 08.00 metro istasyonu. Sabah ve akşam yoğun saatlerde metroda ayakta duracak yer zor bulunuyor. ttiş kakış, kendinize bır yer bulıırsanız ne âlâ. Öğlene doğru şehrin QueensJackson Heights bölgesi oldukça kalabalık. Yoldan geçenlere adres sormak boşuna. lngilizce yanıt almak neredeyse olanaksız. Herkes Ispanyolca konuşuyor. Dükkân isimleri de Ispanyolca. New York'ta farklı etnık kökenden gelenlerin koloniler şeklinde yaşadığının bir başka kanıtı bu bölge. "Şu anda gerçekten New York'ta mıyım?" diye düşünmemek elde değıl. Akşam üzeri Manhattan'ın en lüks caddelerinden biri Madison Avenue. Kırmızı ışıkta beklerken Jamaıkalı genç konuşmaya başhyor. 40 saniye sonra, eğer isterseniz sizi Jamaika'da Jersey'de yaşayan nüfuzlu bir amcası var ve eğer 200'er dolar verirlerse, çalışmak ve iş bulmak için gerekli olan sosyal güvenlik numarasını alacak, hatta iş bulacak. Üçkâğıt pazan burada da kurulmuş. Çarşamba, sabaha karşı 04.00. Metroda tren bir türlü gelmiyor. Etrafta kimse yok sanmayın. Gö/lerinıze inanamayabılırsiniz ama genç bir çift, bankın üzerinde oral seks yapıyor. Perşembe, The New York Times'ın ilk sayfasında bir fotoğraf. Rejımkarşıtı birliklerin, taleban yanlısı bir gerillayı yakaladıklan anda çekilmış. C'ınsel organına silah dayanan gerillanın yüzündeki ıfade, akıldan çıkacak gibi değil. Cuma öğlen saatleri Manhattan'da bir apartman dairesi. Eve gelen posta, özel eldivenle ve maskeyle banyoda açılıyor. Şarbon tehlikesi hayatın bir parçası. Akşam saat 23.00, metro istasyonu. Siz Seyahat etmek yaşamaktır Kış mevsimi olmasına Uçakta yolculann KOPENHAC karşın lstanbul'da hava çoğu işçi görünümlü çok güzeldi. Hafiften Türkiyeliler idi. esen rüzgâr Kopenhag Istanbulluları Havaalanı'nda HÜSEYİN coşturuyor, güneş ışığı yolcular uçaktan DUYGU onları yaşaına çıkarken çıkış bağlıyordu. Böyle bir ^ ^ kapısında 5 Danimarka günde Daninıarka'ya polisiyle karşılaşlılar. dönmeyi hiç istemiyordum. 3 gün Polisler istediği yolcunun pasaportunu önce gelmiştik Istanbul'a. kontrol ediyorlardı. Polislerin Danimarka şiirinin önemli çevresınde yabancı temsilcilerinden biriyle lstanbul'da bir yolcular beklıyordu. Danimarka kültür merkezinin konukları olduk. ve Avrupa Birlıği pasaportu Şiirlerinde insancıl özü, evrensel bir gösterenlere "Gidebilirsiniz" diyordu duyarlılığı yansıtan bu çağdaş ozanı polisler. Polisler özellikle bır sanat gecesınde, lstanbullu Türkiyelilerin pasaportlannı inceleyip sanatseverlerle buluşturan kültür sorular yöneltıyorlardı: merkezi, beni de çevirmen olarak " Danimarka'da nerede çağırmıştı. Güneşin Istanbul'u oturuyorsun?", "Ne iş yapıyorsun?", cömertçe ısıttığı aralık ayının ılk günü "Türkiye'de ne kadar kaldın" gibi. Danimarka'ya, kış günlerinın karanlık Birden, dostumun da AB dışından geçtiği o kuzey ülkesıne dönmek için gelen yolcularla beklediğini gördüm. Atatürk Havaalanı'nın dış hatlar giriş Sıra ona gelince, polis onu kapısına vardık ve duvarları titreten görmezlikten gelerek sıradaki bir sesle irkildik' "Pasaportlarmm, yolcunun pasaportunu incelemeye biletlerini/i gösterin!" başladı. Ozan dostum, "Yaptığuiız Pasaportlarımızı ve bıletlerimizi ayruncüık" dedi. Polis, "Emir bu" gösterdık. Sert sesli polis bana, "Bu dedi. Ozan dostum polise herkesin pasaport senin mi" diye sordu. Ozan duyacağı bir sesle ttBöyle olsa da dostum polise "Daha girişte yaptığuuz aynmcüık, bu uygulamayı pasaportlara niyc bakıyorsunuz" diye protesto ediyorum" dedi. Başka bir sordu. Polis, "Güvenlik babacığun, polis, "Rahatsız oluyorsan seyahat güvenük" dedi. Banda valizimi etme" dedi. Pasaport kontrolü yapılan koydum. Güvenlik kapısından geçip kulübelere vardığımızda, çok sayıda bır polis iistümü aradıktan sonra valizi yolcunun "AB dışuıdan gelen yolcular almak için eğildiğimde, "Bu valiz için" yazan çıkış kapısında scnin mi" diyen bir polisin suçlu beklediğini gördük. Türkiyeli işçi arayan sesiyle bir kez daha irkildim. yolcuları oluşturan kuyruk gittikçe Polis ıkinci soruyu yapıştırdı: uzuyordu. Ozan dostum, "Bizde uzun "Valizinde ne var?" Giysi ve kitap sıraya gireUm" deyince, "Bu kez nasıl olduğunu söyledim. "Görelim şu bir eylem yapacaksuı" diye sordum, kitapları". Polis kitaplara bakarken "Yaşamı her şeyde savunmak beni soru yağmuruna luttu. "30 kitabı zorundayız, polis bizim de kim ne yapacaksuı?", "Türkiyc'ye niye olduğumtızu öğrensin" dedi. gcldin?". Benden şüphelendiğini belli Sıra bize geldiğinde polis, eden polisi kızdırmayacak yanıtlar pasaporttaki fotoğral'a baktıktan sonra vermeye ve Türkiye'ye sık "Danimarka'ya hoşgcldiniz" deyip gelemediğimı, bundan dolayı her pasaportumu uzattı. Arkamdan gelişımde çok sayıda kitap satın bakışıyla polısı küçümseyen, dövüşe aldığımı anlattım. Yanıtlardan pek hazır bır boksör gibi polise yaklaşan memnun olmayan polis, "Şimdi dostum, kusursuz Danimarkacasıyla zamanım yok, scni biraz araşbrmak "Ben Türküm,birköydeniş gerekirdi ama şimdilik git" dcdi. SAS aramaya geliyorum, pasaportumu Hava Yollarf ndan uçuş kartlarımızı gösterebilir miyün" dedi. Bir alırken ozan dostum "Bunlar Idtapsız, anda ortalığı sessizlik kapladı. kitap düşmam!", "Okumayan toplum Polis, ne söyleyeceğini, ne yapacağını gelişir mi" diyordu. Asıl pasaport bılemeyerek ayağa kalktı, sonra kontrolü şimdi yapılacaktı. Polis, gülümseyerek oturdu. Polisin pasaportumu kanşlırırken soruyordu, şaşkınlığı çabuk geçtı. "Beni rahatsız "Türk pasaportun ncrdc" dedi. etmeyin" diyerek ozanın arkasındaki (ietırmedığimi söyleyince, "Bir Türk yolcuya seslendı. Ama dostum, kendi ülkesinc Türk pasaportuyla "Burası bir aynm noktası sanki. gelmeli" deyıp pasaportumu fırlattı. Ülkemize gelen insanlara önce siz Sonra Danımarkalı dostumun ayruncüık yapryorsunuz, bundan pasaportunu aldı. Dostum gırgır mutlu olmalısınız" dedi. geçercesıne, "Türk pasaportum ne Polis, "Böyle davranmaya devam ya/.ık Id yok" dedi. Polis, söylenenlere ederseniz sizi gözaltına almak zorunda anlam veremedi. "Buyrun geçin" kalacağun" dedi. Dostum bana, dedi. Polisin arkadaşına, "Bunlann "Biliyorum bu çıkışlar çözüm değil, Türk pasaportu yoknıuş" dcdiğini ama ben insanım, yarumda başka duydıım. Kopenhag yolculannın çıkış insanlara karşı yapılan aynmcıhğa kapısına gıtmeleri duyurulunca, seyirci kalamam. Tepki göstermek kuyruğa girdik. Bu kez beni bir bayan zorundayun. Sanatçı olmanın evrensel polis karşıladı. Çanlamı inceleyen sorumluluğunu taşıyorunı" dedi. polis, yanıma aldığım kitapla Havaalanından dönerken yoğun geçen gazeteleri çıkardı. Dostum, kitabın bir günün verdiği yorgunlukla önsözünii hızlı bir biçimde okumaya yolculuk yapmanın insana çok şeyler çalışan bayan polise, "Ben Türkçe yaşattığını, öğrettığını söyleyen ozan bilmem, ama bu kitap çok tchlikelidir. dostum, "Çelişkilerden dogan bir Ben de çok tehlikcliyim" dedi. Bayan güldürü mü yaşadık" diye sordu. polis ozana küçünıseyerek bakıp senin Ona, Danimarkalı masal yazan her tarafın tehlike olsa ne yazar Andersen'in "Seyahat etmek dercesıne "Gidin" dedi. yaşamaktır" dedığını anımsattım. hinriJH t Italya'daki, 10 yıldır kapalı olan eğriliğiyle ünlü UUyrun. pizaKulesidüntörcnleziyareteaçüdı. Giderek yana yatan ve çökme tehlikcsiylc karşı karşıya kalan kule, 10 yıl süren çauşmalar sonucu kurtanldL Kule, çeşirJi yöntcmlcrlc 44 santiıııetre kadar dikleştirildi ve 1838'dekj konumuna getirildi. Kulcnin yatıklığıartıkeskisi gibi 4.1 raetre. (Fotoğraf: REUTERS) kendi merdivenlerden NEW YORK ülkesinde inerken birden mısafir kocaman bir fare edeceğinı de yukanya doğru söylüyor. fırlıyor. Kendinizi ZÜLAL Fikrinizi tanı ters tarafa KALKANDELEN değiştirirseniz doğru savurup üzülmeyin, kurtulmaya çalışıyorsunuz, farenin ona ulaşmak için internet sitesi umurunda değil. Bu şehirde bile var. kişi başına 7 adet fare düştüğü Salı günü, New York yaşamının doğruysa, 8 milyonluk kentte vazgeçilmezi metroda başhyor 56 milyon fare var demektir! yine. Sokaktaki insanlann Cumartesı akşamı, Nevv yüzde doksanı CD player ya da York'un Etileı'i Upper East vvalkman aracılığıyla müzik Side'da çok şık bir restoranbar. dinlıyor. Seslerden ve Geceyansı tam 12'de güriiltiiden bu şekilde Cınderella masalı misali her korunmak mümkün olsa da şey değışiyor. Birdenbire görüntü kirliliğindcn kıırtulmak ortalık kalabalıklaşıyor, müzik çok kolay değil. Metro trenınin değişiyor. Türk gecesi başhyor. içinde, tam sağ tarafınızda orta Türkler çok içki içtiği için yaşlı zenci bir kadın ayak bardaklar ziyan olnıasın diyetırnaklannı kesiyor. Oradan cam bardakların yerini plastik kalkıp başka bir yere oturmak bardaklar alıyor. da fayda etmiyor. Bu defa Plastik bardakta şarap içmenin karşınızdakı Meksikalı adam, de zevki başka tabii! Göbek domuz pastırmalı ve yumurta dansı eşliğinde, herkes o gece salatalı sandvıcinı, bütün treni kimiııle eğleneccğinı kokutma pahasına büyük bir araştırmaya başhyor. Gerçekten iştahla yiyor. Etiler'de miyiz? Oğleden sonra West Village'de Pazar akşamı VVest Village'de New York Üniversitesi bir restoran var. Sahnede yakınlannda çoğunlukla Amerikalı bir şarkıcı öğrencılerin gittiği güzel bir "Mavi IVIavi"yı söylüyor. Biri kafe. Içerde sigara içilebildiğı kadın iki Amerıkalı darbukacı için Türkler hemen keşfetmiş. ve bir udi, şarkıcı Scott'a eşlik Üç Türk gencı, nasıl daha ediyor. Arjantinli orta yaşlı ucuza kirahk ev dansözün başında kılıçla bulabileceklerini konuşuyorlar. yaptığı göbek dansı Yan masadan konuşmaları Amerikalılan coşturmaya dııyan diğer iki Türk genci yetiyor. "Bravoo Scott!" yardımcı olabileceklerini nidaları eşliğinde oldukça söyleyerek konuşmaya ilginç bır Nevv York gecesi. başlıyorlar. Birisi Amerikan Pazartesi saat 16.00. Bu yazı, vatandaşı, sosyal güvenlik kentin en kozmopolıt bölgesi numarası da var anıa East Village'de Ella Fitzgerald Türkiye'de yaşıyor, Amerika'ya çalan bır kafede yazılıyor. İçki yerleşmeyecek. Amerikan değil kahve içiyoruz ama "ne pasaportunun vize almamak ararsan onu hulabilmenin dışında işine yaramadığını, keyfine"! ihtıyacı olanlara yardım etmek kzulal(r/hotmail.com istediğini söylüyor. New DosyaNo: 2000/184 Davacı Axa Sıgorta tarafından davalı Mehmet Bayraklı vs. aleyhıne mahkememizde açılmış. bıılunan tazmınat davasinda davalı Mehmet Bayraklı'nın kullandığı 34 R 3120 plaka sayıli vasıta ile sigortalı Recep Içgidi'nin kullandığı 59 EH 985 plakalı vasıtayla çarparak zarar verdiği, bu nedenle 1.775.000.000. IL tazmınatın ödenmesi talep edilmekle, davalının açık adresinin bılınememesi nedenıyle tebligatın gazete ilanı yolu ile tebliğ edilmesine karar verildiginden adı geçenın 31.01.2002 tarıhinde M. Ereğhsi Adliyesi'ndekı dııruşmasında saat 10.00'da hazır bulunmasi, bıılıınmadığı takdirde hakkındakı davanın yokluğunda yapılıp karar verıleceği ilan olunur. Basın: 77008 MARMARA EREĞLİSİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Dosya No: 2001/292 Davacı Mehmet Akif Öz vckıli Av. Ali Rıza C'ula tarafından davalılar Fözay Şafak ve Özalpin Naklıya Lımıiet Şırketı aleyhlerine açılan tazminat davası sebebıyle, lzmır, Çamdıbi, 288 Sokak No: 30 Kat. 1 D. I adresınde bulunan davalı Fözay Şafak adına çıkarılan davetıye bıla tebliğ lade edılmış ve emniyetçe yapılan araştırmalarda da adresı tcspıt edılcmedığınden adına dava dılekçesinin ve duru^ma gününün ilanen teblığıne karar verümiştir. Davalı Fözay Şafak'ın tzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemcsı'nde duruşmasının yapılacağı 4.2.2002 günü saat 10.40'ta ha/ır bulunması veya bir vekille kendısinı tenısıl ettırmesı aksı takdirde tahkikata ve yargılamaya yokluğunda devam edıleceğı ve hüküm verileceği dnvetiye yerine kaım olmak üzere ilan olunur. Basın: 76873 İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN EFSANE devam ediyor! TÜM GAZETE BAYILERINDE SARIYER SULII HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Dosya No 2001/1203 Mahkememizin 2OOI/I2O3 esas, 2001/1242 karar sayılı dosyası ıle Bcşiktaş., Sinanpaşa, Cilt 18, Hane 597'de nüfusa kayıtlı Ismaıl ıle Azize'den olma 1336 doğıımlu Mustafa Öngün'e aynı yerde kayıtlı eşi Emine Su/an Öngün üıı vası atandığı ilan olunur. Basın: 76884 DosyaNo: 2001/244 Davacı Selım Sczgül tarafından davalılar Fatnıa [,ülecı (Yağcı) ve arkadaşları aleyhine acılan işlırak lıalındeki mülkiyetin mii^teıek ınülkıyete cevrılınesı davasının mahkememı/de yapılan açık yargılaması sırasında vcrılen ara kararı uyarınca, Işbıı davanın davalılanndan olan Falnıa Luleeı'nın (Yagcı) Ünye ılcesı, Hükümct Caddcsi'ndekı adrcsınden, tüm yapılan arama ve araştırmalara rağmen teblıgata yarar açık adrcsının tespitı yapılamadığından Fatnıa Lüleci (Yağcı) adına ilanen teblıgat yapılmasına karar verılmİ!) olup, Işbu davanın davalılanndan olan Fatma l.ülecı'nın (Yagcı) duruşma günü olan 27 12 2001 günu saat 09.35'te Ünye Asliye Hukuk Mahkemesı duruşma salonunda hazır bulunması veya kendısinı bır vckılle temsıl ettırmesı, aksı takdirde yargılamanın yokluğunda yapılarak bir karar verilebılecegi hususu davetıyc yerine geçerlı olmak üzere ve dava dılckçesı ilanen tebhg olunur. 12.11.2001 Basın: 68933 ÜNYE ASLlYE HUKUK HÂKİMLİĞl'NDEN DosyaNo: 2000/81 Davacılar Korgan ilçesi, Çamlı beldesi nüfusuna kayıtlı Mustafa kızı Şehri Kayalık ile Mustafa kızı aynı yer nüfusuna kayıtlı Yeter Mert ve vekilleri dava takıpçısı Yaşar Uönül tarafından davalılar Ramazan lınamoğlu, Zekıye Bayman. Zeynep Sülük, Hasinie Başta, Hasgül Sülük, Esme Bas, fsmaıl Imamoğlu, Sebahattin Imanıoglıı, Mevlüde Inanç, Fatma Can, Sadet Kalay, (,'amlı Beledıye Başkanlıgı, Mal Müdürlüğü aleyhıne malıkememıze açmış oldııkları dava konusu yapılan Korgan ılçcsı, Çamlı beldesi hııdııtları içerısinde bulunan tapusuz taşınmaz oldugu bildirılen doğusu ırmak (Keşderesı Irmagı), batısı yol (anayol), kuzeyı llüseyin Ettekın taşjnmazı, güneyı ırmak (Kesderesı Irmağı) ıle çevrilı Kestaneyanı diğer adı ıle (,'orakdüzü isımlı taşınmazın tapııya kayıt ve tescili için nıalıkememıze bu konuda tescıl davası açılmış olup, Yukarıda mevkisı ve luıdutlan belirtilen dava konusu yapılan bu taşınmazda her kim bir hak ıddia edıyorsa 3 aylık yasal süresı içerısinde mahkememizin 2000/81 esas sayılı dava dosyasına başvurmaları ilan olunur. 08.10.2001 Basın: 61425 KORGAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN DosyaNo: 2001/618 Sandıklı ılçesı, Başağaç kasabasından davacı Ahmet Ibsun vekılı Av. Ahmet Ar tarafından davalı Nacıye (,'akar aleyhıne, Sandıklı Başağaç kasabası, 2427 parsel No'lıı tnşınma/a, 2426 parsel maliki tarafından yapılan meııı tnüdahale ve kal davasımn yapılan açık durıışması sırasında ahnan ara karar uyarınca, Kcndısıne tebligat yapılamayan, zabıta marifetıyle yaptırılan araştırmada da adresı tespit edilemeyen davalı Hüseyin kızı Nacıye (,'akar'ın duruşmanın atılı bulundugu 23.01.2002 günü saat 09.30'da bı/./at duruşmaya gelmesi, davaya karşı ılgılı delıllcrını bildırmesi gerektigi, duruşmaya gelme/ veya kendisini bir vekille temsıl ettirmediği takdirde. yokluğunda duruşmalara devam edilip karar verileceği hususu ilanen tebliğ olunur. Basın: 75446 SANDIKLI SULH HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog