Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET + 11 ARALIK 2001 SALI INSANHAKLARI Anayasaya rağmen bölgede gözaltı süresinin 10 gün olduğuna dikkat çekti Sezer'den OHAL eleştirisi • TBMM İnsan Haklannı Inceleme Komisyonu Başkanı Hüseyin Akgül, Türkiye'de insan hakkı ihlallerinin mevzuat etsikliğinden değil, uygulamadan kaynaklandığını vurguladı. Akgül, "Ancak topyekun bir düzelme zaman alacaktır. Bu düzelme insan haklan eğtiminin yaygınlaşmasıyla mümkün olacaktır" dedi. konusundaki kararlılığını gösterdiğini vurguladı. Sezer, insan haklannın artık devletlerin iç sorunu olmaktan çıkıp, küresel bir sorun durumuna geldiğini belirtti. ğuna dikkat çeken Sezer, "Bu gözaltı sürcleri art arda gcldiğindc 3040 güne çıkabiliyor. Bu da insan haklarrnın uygubuunad^ını gösterir. OHAL karanıameleri Anayasa Mahkemesi'nin denetimine tabi olmah, bu konuda bir anayasa değişikliği y apılnıahdır" görüşünü dile getırdı. insan haklan ihlallerinde savcılann rolünün önemli olduğunu kaydeden Sezer, "Savcüar, sonışturmayı yüriitmekle görevti, ama emniyete ve jandarmaya yapnnyoriar. Sorun da oradan çıkryor" dedi. Başbakan Bülent Ecevit, yayımladığı mesajda, Türkiye'nin bildirgeyi ilk kabul eden ülkelerden olduğunu anımsattı. Ecevit, Türkiye'nin bildirgede yer alan evrensel değerlere kararhhkla sahip çiktığını kaydetti. TBMM İnsan Haklannı Inceleme Komisyonu Başkanı Hüseyin Akgül de dün Meclis'te düzenlediğı basın toplantısında, komisyonun hazırladığı "Uluslararası Temel İnsan HaklanBelgeleri" adlı kıtabı tanıttı. Akgül, Türkiye'de insan hakkı ihlallerinin mevzuat etsikliğinden değil, uygulamadan kaynaklandığını vurguladı. Dışişleri Bakanı tsmailCem, Tür SALI ORHAN BURSALI ANKARA(CumhuriyetBürosu)Cumhurbaşkanı Alunet Necdet Sezer, insan haklarının korunması ve sürekli geliştirilmesi ödevinin her ülkede öncelikle devlette olduğunu belirterek devletin insan haklannın tam olarak gerçekleşmesi için uygun ortamı yaratması gerektiğini bildirdi. Sezer, OHAL bölgcsinde insan haklannın uygulanmadığını, OHAL kararnamelerinin Anayasa Mahkemesi'nin denetinıine tabi tutulması gerektiğini söyledi. Sezer, insan Haklan Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, son anayasa değişikliği uyannca yasalarda gerekli değişikliklerin yapılması yönünde sürdürülen çalışmalann Türkiye'nin insan hak ve özgürlüklerinin evrensel ölçütlere ulaştınlması İnsan haklan uvoulanmıvor Cumhurbaşkanı Sezer, İnsan Haklan Komisyonu Başkanlık Divanı üyelerini kabulünde de insan haklan konusunda denetimden çok uygulamanın önemli olduğunu vurguladı. OHAL bölgesinde anayasaya rağmen gözaltı süresinin 10 gün oldu kiye'nin imzaladığı, ancak taraf olmadığı insan haklan konusundaki bazı önemli sözleşmelere onay çalışmalanna hız verildiğini bildirdi. Devlet Bakanı Nejat Arseven, Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda, işkence ve kötü muamele iddialannın tamamen ortadan kaldınlmasının öncelikli hedefleri olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler I ürk üerneğı'nın düzenledigi " Yeni Bin Yılda İnsan Haklan ve Türkiye" konulu acıkoturuma katılan Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, 21' inci yüzyılın çoğulculuk çağı olduğunu belirterek "Görüşler, inançlar hapsedilir, ağızlar kapaühr, kalemler kınlırsa kenetlenmiş dişlerle özgürlük türküleri söylenemez. Kavga başlar" dedi. Ünıversıte rektörlüğü seçimleri inanılmaz olaylı ve şaşaalı geçiyor ülkemizde. Kamuoyu sanki genel seçim havasına giriyor ve sokuluyor. Bir iki yıl öncesini anımsarsak, rektör adayları ve taraftarları sokağa bile dökülüp gösterı yapmışlardı. Istanbul Üniversitesı rektörlük seçimlerinde de aynı olayı yaşadık. Ülke neredeyse ikiye bölündü: Kemal Alemdaroğlu taraftarları ve karşıtları. Olay, propaganda, yorum öyle abartıldı ki, iki düşman cephe yaratıldı. Alemdaroğlu "kemalist"t\, karşı olanlar da liberal küreselciler, Türkiye hainleri, vatanı satılığa çıkartanlar, ulusalcılık karşıtları... Hatta gazetemizde "imzalı manifestolar" yayımlandı. Hem güldüm hem ülkem için üzüldüm Burada bir terslik yok mu? Hem de nasıl var! Merak ediyorum, acaba hangi ülkede rektörlük seçimleri, yapılacak işin özüne böylesine yabancılaştırılır, bambaşka anlamlar kazanır ve siyasi kırılma noktalarına tırmandırılır? Hangi aday rektör seçilir, seçildi bilmiyorum. Doğrusu çok merak da etmıyorum. Benim rektör seçimleri konusunda ötedenberi sayunduğum görüş şudur: Ünıversitede rektörlük, dekanlık vb seçimlerinin, siyaset temelinde, ideolojiler temelinde yapılması yanlıştır. Universite, bilim, araştırma, öğretim, öğrenım yuvasıdır. Orada, sağ cenah, sol cenah, Atatürkçümilliyetçiliberal vb cenahlar için insan yetiştirilmez; ülkenin bütünü için, ülke geleceği için insan yetiştirilır. Bu açıdan, üniversitelerin görevi, bilimi, araştırmayı, öğretim ve öğrenimi en iyi biçimde yapmaktır. Orası çok yönlü bir uzmanlık merkezidir. Entelektüel düzeyi yüksek olmalıdır; üniversitede toplumun önünü açacak çok yönlü fikirler geliştirmeli, sorunlara çözüm yolları sunulmalıdır; bilımsel faaliyetlerıyle ülkeye her yönden katkıda bulunmalıdır... En önemli ikinci görevi de çok iyi öğrenci yetiştirmektir. Bunlar, üniversitenin değişmez, evrensel görevleridir. Bütün bunların siyasetle doğrudan ilişkisi olmadığı açıktır. Bu nedenle üniversiteye hizmet edecekler, en iyi bilimi ve araştırmayı, en iyi öğrenim ve öğretimi ben yapacağım diye ortaya çıkmalı, aslında bugünkü haliyle komik ve zırva bulduğum seçimler de bu temelde yapılmalıdır. Bana sorarsanız, rektörlük için böyle bir seçim bile yapılmamalıdır. Bilim ve öğrenim açısından üniversiteyi en yüksek noktasına getirecek donanımda bir insani rektörlüğe getirecek özel ve özerk bir mekanizma kurulmalıdır. Amerikan üniversitelerinin çoğu böyle yönetıliyor. Böyle bir rektörün, yönetim ilkesinin de, özellikle insan seçimi ve değerlendirmesinde laikliği ön planda tutmak, bütün diğer kararlarında bilimsel kriterlere öncelik vermek, asla çifte standartlık yapmamak, siyasi tercihlere göre davranmamak ve bilim ve öğretim açısından on para etmezlere prim vermemektır. Istanbul Üniversitesi benim de üniversitemdir, ama geri kalmış ülkenin bilimsel açıdan da geri bir üniversitesidır ne yazık kı. • *• Siyasi kriterleri ön plan çıkartırsanız, her şeyi bölersiniz; insanları da bırbırine düşürürsünüz, öğrencileri de. Bilimsel kriterleri tercih ederseniz, üniversiteye ne türbanlı siyasi saldırı olur (kapının önüne koyarsınız hemen) ne de çeşıtlı siyasi doğru veya sahte maskelere, kendi kişisel amaçlan için üniversiteyi kullandırtırsınız. Bu ülke, ünıversıtelerinden ne beklediğini bilmediği için, ne yazık ki havanda su dövmektedir. Bu tutum, ülkenin ve üniversitelerınin bilimden uzaklığıyla örtüşmektedir! Bu nedenle, üniversitedeki seçimleri de sonuçları da merak etmiyorum doğrusu... Not: Cumhuriyet Bilim Teknik'te, aralannda Alemdaroğlu ve Cerrahpaşalı bir kısım öğretim üyesinin bulunduğu, bir kitapeser aşırma olayına yer verdik. Hâlâ ABD'de piyasada satılan bir cerrahi kitap, buyük bölümler halınde, yazı ve çızımleri hıç kaynak gosterılmeden aşırılarak, Türkçe telif eserkitap diye yayımlanmıştı. Yazarlardan bir öğretim üyesi, "o kitap değil broşür" biçiminde komik bir iddia ile yazıyı tekzip etti. Kitabın içinde iki bölumde imzasının olmasına rağmen, Alemdaroğlu'nun sadece edıtor olduğu ıleri surüldü. Milliyet'ten Hasan Pulur ağabeyımız, neden seçımlerden önce bu haber ortaya çıkartılıyor, diye sordu. Ancak, bu haberin gizlenmesinin nasıl ahlâklı bir davranış olacağına değinmedi. Hürriyet'in başyazarı Oktay Ekşi ağabeyimiz, "tarafların görüşu alınmamış" dıye yazdı. Ancak, ikisi de, yazmadan önce, belki de en temel ilke olan "belgeyi görmeyi" merak etmedi. Hasan Pulur, daha önce de, Bülent Tanör olayında, Rektöru eleştirdıği yazısından sonra "ben eksik yazmışım" demış ve rektorun duşuncelerine yer verererek "doğruyu" yazmıştı! Ancak, "Acaba yasa gerçekten ne diyor?", hiç merak etmemişti. Sahi, gerçeği nerede arayacağız?! Universite: Bilim mi, Siyaset mi? • *• İHD VE TİHV 130SFAİLİMEÇHUL Haklar Mğıtlarda kalmasın zayıf Güneydoğu karnesi MAHMUTORAL DİYARBAKIR İnsan Haklan Evrensel Bildirgesi'nin kabulünün 53. yıldönümünde, Güneydoğu'nun insan haklan karnesi, son 20 yıla damgasını vuran terör olaylannın olumsuzluklanyla dolu. Gözaltında kayıp iddialanndan tecavüze, işkenceden, köy yakmaya, emekçilere yönelik sürgünlerden faıli nıeçhul cinayete kadar birçok alanda yaygınlaşan insan haklan ihlalleri gündemden düşmüyor. OHAL Valiliği verilerine göre 14 yıllık süre içinde bölgede 23 bin 500'ün üzerinde terörist öldürüldü, 5 binin üzerinde güvenlik görevlisi de şehit oldu. Sivillerle birlikte toplam can kaybı ise 33 bini geçti. Bu rakamlarla birlikte bölgedeki insan haklan ihlalleri de gündeme geldi. Resmi verilere göre terör nedeniyle bölge kırsalından 692 'si köy olmak üzere toplam 3 bin 92 yerleşim birimi boşaltıldı. Sendikalann verilerine göre; 1991 yılından bu yana 275'i Diyarbakır'dan olmak üzere bölge genelinde 500'ü aşkın sürgün yaşandı. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Dünya İnsan Haklan Günü'nde sivil toplum kuruluşları ve sendikalar, Türkiye'de insan haklan ihlallcri ve işkcncenin halen sürdüğünü belirterek, insan haklannın kâğıt üzerinde kalmamasını istediler. İnsan Haklan Derneği (tHD) ve Türkiye İnsan Haklan Vakfi'nın (TİHV) düzenledigi "İnsan Haklan Haftası" nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlendi. tHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, Afganistan'da yaşanan savaşın yoğun insan haklan ihlallerine neden olduğunu belirterek "10 Aralık Dünya İnsan Haklan Günü bombaların gölgesinde yaşanmaktadır" dedi. Türkiye'de de insan haklan ihlallerinin antidemokratik uygulamalarla sürdüğünü vurgulayan öndül, insan haklarına saygıyı hemen şimdi istediklerini söyledi. Barış ortamı TİHV Başkanı Yavuz önen de İnsan Haklan Bildirgesi'nin hedef aldığı banş ortamının sağlanamadığına işaret ederek bunda BM'nin sorumluluklannı yerine getirememesinin rolü olduğunu söyledi. 2001 yılında 800 kişinin kendilerine işkence yapıldığı iddisıyla vakfa başvurduğunu bildiren Önen, işkencenin sistematik olarak sürdüğünü belirtti. Türkiye'de bir dokunulmazlık sorunu yaşandığını anlatan Önen, yargı sürecinde bile işkencecilerin korunduğunu vurguladı. Haklş Genel Başkanı SaJim Uslu, insan haklannın kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirtti. Uslu, "TBMM'de bir süre önce anayasa değişikliği çcrçevinde gerçekleştirilen düzenlemeler, olumlu, ancak çok sathi ve göstermelik olmuştur. Bu konuda daha kat etmemiz gereken çok mcsafc vardır" dedi. Falll mechuller OHAL sistemiyle yönetilen illerde kamuoyunu en çok yaralayan konu ise faili meçhul cinayetler oldu. Verilere göre bölgede 198991 yılında 62, 92'de 119, 93'te 193, 94'te214,95'te 104, 96'da219, 97'de 107, 98'de 78 ve 99'da da 209 olmak üzere toplam 1.305 kişi faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirdi. tnsan haklan ihlallerinin en kabul edilemezi olarak tanımlanan gözaltında kayıp iddiaları da bölgede yoğun olarak ortaya atıldı. Son olarak HADEP'in Şırnak'ın Silopi ilçe başkanı Serdar Taıuş ile yönetici Ebubekir Deniz 11 aydır bulunamadı. Bölgede, işkence gördükleri ve tecavüze uğradıklan iddiasıyla yüzlerce kişi savcılıklara suç duyurusunda bulunmasına karşın davalar henüz açılıyor. Şiir, şarkı ve türkülü gece Sosyal Demokrasi Vakfi'nın (SODEV) düzenledigi 40'a yakın sivil toplum örgütünün kaoldığı "İnsan Haklan 2001" haftası kapsamında önceki akşam Atatürk Kültür Merkezi'ndc bir gece gerçekleştirildi. Cecede, sahncye ilk olarak Kardeş Türkulcr grubu çıkü. Grubun ardından, Ataol Behramoğlu, Haluk Çetin, Bennu Yıldınmlar, Cahit Berkay, Tilbe Saran, Yasemin Göksu, Cengiz Bektaş, Aynıır Doğan, Gülsen luncer, Sadık Gürbüz, Şükran KurdakuL, Nejat Yavaşoğullan, Suavl, Cüneyt TüreL Ash Öngören, Mahir Günşıray, Vedat Sakman, Ali Taygun, İlkay Akkaya, Rutkay Aziz ve Derya Köroğlu insan haklan için şiirier okuyııp, şarküar ve türküler söylediler. Gecenin sonunda, Derya Alabora, Taner Birsel ve Selçuk Yöntem, aralannda Can YüccL, Melih Cevdet Anday, Onat Kuüar, Turgay Fişekçi'nin de bulunduğu "81 şairden 81 dize" ile oluşturulan "Banş İçin Dizeler" adlı şiiri okudu. Program sonunda toplııca sahneye çıkan sanatçüar, AKM'yi dolduranlar tarafindan dakikalarca ayakta alkışlandL(Fotoğraflar: CANER ÖZTÜRK) tnsan haklan savunuculan, yaptıklan etkinliklerde hak ihlallerinin önlenmesini istedi sa olsa da uygulama yok adresinden ulaşılabilecek. Komisyon Başkanı Hüseyin Akgül, yurttaşlann işkence ve kötü muamele iddialarıyla ilgili başvurulanm da "uishkkom@tbinin.go v.tr" elektronik posta adresine yapabileceklerini bildirdi. Haber Merkezi 10 Aralık İnsan Haklan Evrensel Beyannamesi'nin kabul edilişinin 53. yıldönümü nedeniyle insan haklan savunuculan tüm Türkiye'de gösteriler düzenlediler. tHD Istanbul Şubesi 10 Aralık İnsan Haklan Günü nedeniyle Sultanahmet Parkı'nda basın açıklaması yaptı. Hakkâri vc Şımak'ın yöresel kıyafetlerini giyen dernek a üyeleri, banş","özgürlük","eğjtim" gibi insan haklan yazılı dövizler açb. Basın açıklamasını okuyan İHÜ Istanbul Şube Başkanı Eren Keskin, Türkiye'nin bir kez daha hak ihlalleriyle dolu bir yıl geride bıraktığını söyledi. Sistemin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel olan 1982 Anayasası'nın ufak değişikliklerle hâlâ yürürlükte olduğunu kaydeden Keskin, "Milli Güvenlik Kurulu sivil siyasetin önünde engd oünaya devam ediyor. Olağanüstü Hal Bölge Yasası hâlâ yürürlükte" dıye konuştu. Istıklal C'addesi'nde dün bir araya gelen grup adına açıklama yapan Müyesser Güneş, Türkiye'nin içinde bulunduğu krizin nedeninin siyasi olduğunu, bunun da insanlara insan haklan ıhlali olarak yansıdığını söyledi. Güneş, insan hak ve özgürlükleri anayasal güvenceye alınsa da uygulamada boşa çıkanldığını söyledi. Basın açıklamasının ardından grup sessİ2ce dağıldı. da da Uluslararası Af örgütü'nün Türkiye'yi dünya üzerinde işkence uygulamalan konusunda dikkat çeken 21 ülke arasında saydığı vurgulandı. Açıklamanın ardından, Kemeraltı Çarşısı girişinde yurttaşlara tnsan Haklan Bildirgesi dağıtıldı. Konak Meydanı'nda geniş katılımh düzenlenen basın açıklamasının ardından İHD üyeleri Kantar ve Basmane karakollannı ziyaret ettiler. Evrensel bildirge ve çocuk hakları sözleşmesini polislere veren dernek üyelen, hak ihlalleri konusunda güvenlik güçlennin daha duyarlı olması gerektiğini vurguladılar. obursali<« cumhuriyet.com.tr. CHP'li Algan Hacaloğlu: TBMM KOMİSYONU Sanal ortamda başvuru şansı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TBMM lîısan Haklan Komisyonu, internette sayfa açtı. Komisyon çahşmalan, uluslararası insan haklan mevzuatıyla ilgili bilgilerin yer alacağı sayfaya "www.tbmm.gov.tr/ko misyon/insanhak/insan haklarLhtnır İzmlr lzmir Barosu, İHD, tHV ve Çağdaş Hukukçular Derneği lzmir şubelerinin ortak basm açıklamasın Dlyarbakır İHD Diyarbakır Şubesi'nce de İnsan Haklan Haftası etkinlikleri kapsamında dün Koşuyolu Parkı içindeki tasan Haklan Anıh önünde basın açıklaması yapıldı. Sabah saatlerinden itibaren bölgede genış güvenlik önlemleri alan polis, yurttaşlann parka girmesine izin vermedi. Diyarbakır Şube Başkanı Osnıan Baydemir, insan haklan gününü küresel düzeyde zedelenen insani değerlerle buruk karşıladıklannı belirtti. Beyannamedeki hak ve özgürlüklerin korunacağına ilişkin hükümet vaatlerinin yerine getirilmedığını ifade eden Baydemir, "İnsani değerler unutuhmış, sorumlululdar bir kenara bırakılmış" dedi. Etkinlikler kapsamındaki resim sergisi de Devlet Tiyatrosu yöneticilerinin izin vermemesi üzerine Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda açılabildi. İMaller son 2 0 yılda çok artb İstanbul Haber Servisi CHP Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu, 1948 yılında tnsan Haklan Bilgirgesi'ni imzalayan ülkelerden bıri olan Türkiye'de insan haklanna darbeler vurulduğunu belirterek "Son20ydülkemizehâkim olan siyasi yönetim anhıyışL, yaşam hakkının ve ona temel oluşturan haklar alanının derinine ihlal edildigj bir ortanı yaratnuşör" dedi. CHP II Merkezi'nde düzenlenen toplantıda görüşlerini dile getiren Hacaloğlu, "aradan geçen 53 yıl sonunda insanlann hak ve hukuklanna saygı göstenneyen bir devleüe karşı karşjya kaundığuu" vurguladı. Son 14 yıllık sürecin baskı, şiddet ve katliamlarla geçtiğini belirten Hacaloğlu, Manisa davası, Gazi olaylan, Küçükarmutlu olaylan ve Güneydoğu Anadolu'da boşaltılan köylerle Türkiye'deki insan haklan manzarasının gözler önüne serildiğini anlattı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog