Bugünden 1930'a 5,438,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

11 ARALIK2001 SALI CUMHURİYET + SAYFA / ekonomi@cumhuriyet.com.tr 11 tŞÇİNİN EVRENİNDEN ŞÜKRAN SONER Patronlar vergi indiriminde ısrarlı • ANKARA (ANKA) tş dünyası, piyasanın canlanması için tünı sektörlerde vergi indirimine gidilmesini istiyor. TOBB'nin yaptığı ankete göre, işadamlannın yüzde 92'lik böliimü, vergi indirimine yönelik politikalan doğru bulduğunu bildirdi. Ankete yanıt veren işadamlannın yüzde 96.5'i KDV'de indirimin kesinlikle yetersiz olduğunu savunurken işadamlannın yüzde 4O'ı tüm sektörlerde vergi indirimine gidilmesini istiyor. Vergi indirimi istenilen sektörlerin en başında ise gıda yer alıyor. Dünya Bankası'nın raporu Türkiye'nin yüklü faiz ödemesi olduğu gerçeğini göz ardı ediyor 'Devlet büyük' çarpıtması • Ülkelerin harcamalannın içinden faize aktanlan pay çıkanldığında Türkiye'nin gerçek kamu harcaması büyüklüğü yüzde 30. Bu oran Almanya'da yüzde 42.7, Fransa'da yüzde 48.7, Hollanda'da yüzde 38.9, lngiltere'de ise yüzde 36.2. ANKARA (C umhuriyet Bürosu) Dünya Bankası'nın "Kamu llarcamalan ve Kurumsal Yapının Degerlendirmesi Raporu "nda Türkiye'nin kamu harcamalarının büyüklüğü ulusal gelirin yüzde 46.5'iyle ÜECD ülkeleri içinde yüksek düzeyde gösteriliyor. Ancak ülkelerin harcamalarının içinden faize aktanlan pay çıkanldığında Türkiye'nin gerçekte kamu harcaması büyüklüğü yüzde 30'ken, Almanya'nın yüzde 42.7, Fransa'nın yüzde 48.7, Hollanda'nın yüzde 38.9, tngiltere'nin ise yüzde 36.2 olduğu görülüyor. yor. Yunanistan ve Türkiye'de daha fazla ücret harcaması yapıhyor" diye konuştu. Sosyal Sorumluluk Günümüzde terk edilmiş bir kavramı içeren başlığa dudak bükmeyip yazıyı okumaya başladınızsa asıl amacımızın "şirketlerin sosyal sorumluluğu ve kriz koşullan "nı tartışmak olduğunu vurgulamalıyım. Friedrich Ebert Vakfı'nın geçen cumartesi günü düzenlediği yuvarlak masa toplantısındailgilitaraflarveuzmanlar, işteülkemiz yaşamından çok uzak olan bu kavramı, dünyadaki gelişmeleri tartıştılar. Küreselleşmenin insanı neredeyseyok sayan, "para para içindir" tapınmasında, sosyal devletten kaçışın bedelini insanlar ödüyor. Ama gün geliyor ki kitlelerin yaşadığı sosyal dampingin sonuçları durmadan büyüyen tekellere yansıyor. Sistem arka arkaya, birbirinden ağır krizlere girince, insan için sosyal bedel ödememe yaklaşımları sorgulanmak zorunda kalınıyor. Şirketlerin, işletmelerin sosyal sorumluluğu dünyanın en büyük tekellerinin kullanmaya başlamak zorunda kaldıkları bir kavram olarak gündeme geliyor. Toplantının sunuşunu yapan araştırmacı Mustafa Sönmez'in verdiği bilgilerden bir özet alıntı: "Avrupa Konseyı 18 Temmuz'da bir yeşil rapor yayımlıyor. Tüm taraflardan, bireylerden aşağıdaki sorulara yanıt için katkı istiyor: Şirketlerin sorumlulukları kavramı nasıl yaygınlaştırılabilir; şirketlerin böylesi bir stratejiyi benimsemeleri nasıl sağlanabilir? En iyi uygulamalar nelerdir, bunlar nasıl teşvik edilebilir? Küçük, orta boy işletmeler nasıl bir yol izleyebilir? Yaratıcı uygulamalar nasıl teşvik edilebilir? Şirketler raporlarında ekonomik, sosyal ve çevre (üçlü bilanço) ile ilgili performanslarını nasıl gösterebilirler, bu ölçümler nasıl güvenilir kılınabilir, şeffaflık sağlanabilir? Taraflar arasında geniş kapsamlı diyalog nasıl sağlanabilir? Finans raporlarının yanı sıra sosyal raporlar etkin olarak nasıl kullanılabilir? Hangi düzeyde etkinlikler şirketlerin sosyal sorumluluk kavramlarını geliştirmeye, yaygınlaştırmaya daha uygundur?" Bu adımın öncesi ve sonrası da elbette vardı. Avrupa Komisyonu "Avrupa için sürdürülebilir kalkınma stratejisi"n\ 2000 Martı'nda Lizbon toplantısında onaylamış. Komisyonun temel mesajı "uzun dönemde ekonomik büyüme, sosyal bütünleşme ve çevrenin korunması ile bir arada olmasıdır" olmuştu. Avrupalı şirketler uzunca bir süredir giderek artan ekonomik, sosyal, çevresel baskılara bir yanıt olarak sosyal sorumluluklarını ne kadar ciddiye aldıkları mesajını vermeye çalışıyorlardı. Yasa ve düzenlemelerin getirdiğinden bir adım daha ileri giderek bir vatandaş sorumluluğu taşıdıklarını söyleyen şirketler, geleceğe yaptıkları bu yatırımların orta ve uzun dönemde kârlılıklarını arttıracağı bilincindeler. "Şirketlerin sosyal sorumluluğu" kavramı nereden çıktı? Dünyadaki gelişmeleri aktaran kaynaklar özellikle küresel firmaların, uzun bir zamandan beri toplum karşısına yeni bir imge ile çıkma gereğini duyduklarını ortaya koyuyor. Firmaların kültür ve sanata, eğitime katkıları en yaygın uygulamalar. Ancak anlamlı bir kamu denetimi ve sivil toplum baskısının sonucu oldukları gözden kaçmamalı. Hâlâ yapılanlaryaratılan zarar, tahribat yanında çok simgesel kalmakta. İşletmelerin doğa dengeleri üzerindeki yıkımı yanında, çevreci katkıları nerede ise göz boyama sınırlannda dolaşmakta. Karpitle sarartılmış portakallar gümrükte çürütülürken küreselleşemeyen sorumluluk; Karadeniz kıyılarına zehirli varil boşaltmaya, Pasifik'te nükleer denemeye, Hintlilerin organlannın Amerika'da pazarlanmasına, Filipinli işçilerin boğaz tokluğuna çalıştırılmasına engel oluşturmamaktadır. Şirketlerin sosyal sorumlulukları, kaynakların daraldığı kriz koşullarında ne olur? Kavram rafa mı kalkar, yoksa içinin doldurulmasının tam zamanı mıdır? Türkiye tam da o anı yaşıyor. 2001 finansal bunalımı sadece mali piyasalan sarsmadı. Üretim ve istihdamı büyük ölçüde geriletti. Üstelik kalıcı, giderek derinleşen etkileri var. Iştenatılanlarınmilyonlasayıldığı, gelir dağılımının daha da çarpıldığı Türkiye'de şirketlerin sosyal sorumluluğu kavramına her zamankinden daha fazla gereksinim var. Kriz sürecinde şirketlerin sosyal sorumluluğunda önceliğin istihdamı korumak olduğu konusunda kimsenin kuşkusu olabilir mi? 'Karar mekanizması değişmeli' Rajaram, Maliye'nin verilerine göre konsolide bütçe büyüklüğünün 1996'da yüzde 26.3'ten 1999'da yüzde 35.8'e çıktığını, ancak bütçe dışı fonlar, özerk kurumlar, sosyal güvenlik kurumlan, yarı mali faaliyetler dikkate alındığında bu rakamın 1996'da yüzde 26.3 yerine yüzde 30.2, 1999'da da yüzde 55'lereçıktığını anlattı. "Her durumda çok büyük bir hükümet olduğunu görüyoruz" diyen Rajaram, ortak bir varlık olan bütçenin herkes tarafından suiistimal edilme tehlikesi bulunduğunu belirtirken hükümetin karar alış şekillerinin değişmesi gerektiğini savundu. HSBC'den îhracata kredi • Ekonomi ServisiHSBC Bank, uluslararası piyasalardan 100 milyon dolarlık sendikasyon kredisi sağladı. HSBC Bank'tan yapılan açıklamada, 11 bankanın katılımıyla sağlanan 1 yıl vadeli kredinin faizi libor artı 0.70 oldu. Bu oranın, piyasa koşullan için oldukça iyi bir rakam olduğu da belirtildi. HSBCBank'ınTürkiye operasyonlan için bu yıl ilk kez aldığı sendikasyon kredisinin, ihracatın finansmanında kullandınlacağı bildirildi. Faizsiz harcamalarda artış Dünya Bankası ekip lideri Anand Rajaram, dün ODTÜ'de yapılan konferansta "Kamu Harcamalan ve Kurumsal Yapının Değerlendirilmesi Raporu"nu sundu. Rajaram, Türkiye "de kamu harcamalannın 1994'te yüzde 23'lerdeyken 2000'de yüzde 42'nin üstüne çıkarak çok büyük artış gösterdiğini belirtirken faizsiz harcamalardaki artışın yü/de 15'lerden yüzde 2()'ye çıktığını açıkladı. Rajaram, genel kamu harcamaları 1996'da gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 22.4 ü düzeyinden 1999'da yüzde 30'ların üstüne çıktığını, harcamalann ise yüzde 46'lar civarıyla daha büyük artış gösterdiğini söyledi. Rajaram, "O nedenle açık, gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 10'una vardı. Türkiye 19%'da en küçük merkezi hükümetken 1999'da en büyük genel hükümetlerden biri haline geli Uyum kredisi ocakta geliyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Ajay Chhibber, mali sektör uyum kredisi kapsamında aralık ayında gelmesi gereken 1.3 milyar dolarlık kaynağın ocak ayında gönderileceğini bildirdi. Chibber, devletin ekonomik kalkınma yaratan lider rolünün düzenleyicihakem olarak sınırlandmlmasını, siyasüerin amaçlan belirleyip uygulamayı teknokratlara bırakmasuıı, uygulamada "politizasyonun" önlenmesini istedi. Dünya Bankası ve Maliye Bakanlığı'nca ODTÜ'de düzenlenen "Etkin Devlet için Kamu Harcama Yönetimi Reformu" konulu konferansın açıhşında konuşan Chhibber, Türkiye'de devletin rolü konusunda dünyayla paralel değişim olduğunu belirtti. Maliye Bakanı Sümer Oral, 2002'de norm kadro çalışmalannın sonuçlannın alınacağını belirtirken personel rejimine ilişkin olarak da yasa gücünde kararnamelerle düzenlemeleryapüacağıru bildirdi. Devlet Bakanı Tunca Toskay ise "TBMM, bütçe kesin hesaplannı adeta noter gibi tasdik eden bir konumda" dedi. Hazine Müsteşan Faik öztrak da Türkiye'de son on yıldır yaşanan krizlerin mevcut yapının sürdürülmesinin artık olanaksız hale geldiğini gösterdiğini belirtti.öztrak, " Reformlar, Türkiye'nin önünde arük obnazsa olmaz nitelik taşıyan gündenı nıaddeleridir" dedi. Oran yüzde 46 Türkiye'de devlet büyüklüğü ulusal gelirin yüzde 46'sı olarak görülürken, faiz dışarıda tutulduğunda bu rakam yüzde 30'a kadar gerilıyor. Yani Türkiye'de kamu harcamalannm 16 puanı faiz harcamalarından kaynaklanırken, diğer ülkelerde bu rakam Yunanistan dışında 8 puanın altında kalıyor. örneğin Almanya'da kamu harcamalannın ulusal gelir içindeki payı yüzde 42.7'ye, lngiltere'de yüzde 36.2'ye, Hollanda'da yüzde 38.9'a Kanada'da 32.3'e, Fransa'da yüzde 48.7'ye düşüyor. Citibank'ın logosu • Eknnoıni Servisi Citibank Türkiye, bu haftadan itibaren tüm şubelerinde yeni logosu ile hizmet vermeye başladı. Citibank Türkiye Genel Müdürü Sebastian Paredes'in yaptığı açıklamada, Citibank'ın yıl sonuna kadar üç yeni şube daha açacağı ve 2002 yılında da şube ağını genişletmeye devam edeceği kaydedildi. Ekonomiye kaynak sağlamak için satışa çıkanlan Hazine arazilerinin fiyatlan indirilecek Hazine de seve seve' indîriyor ANKARA (AA) Ekonomiye kaynak sağlanmasında büyük umut bağlanan Hazine arazilerinin elde kalması üzerine, arazi fiyatlannda indirime gidiliyor. Hazine Taşınmaz Malları Satış Koordinasyon Kurulu, Ankara, tstanbul ve Izmir'de satışa sunulan 32 parça Hazine arazisinden sadece 2'sinin, Antalya'da ise 39 parça arazisinın yansının satılabilmesi üzerine art arda 2 değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantılarda özellikle 158.2 trilyon lira gelir beklenen 3 büyük ilden sade 6 Pastavilla davayı kazandı • ANKARA (ANKA) Pastavilla Makarnacıhk, Türk makarnasına karşı antidamping ve telafi edici vergi uygulayan ABÜ'de açtığı ikinci davayı da kazandı ve telafi edici vergi oranını yüzde 1.73'e kadar düşürdü. Yapılan açıklamada, yüzde 9.38 oranındaki telafi edici verginin kaldınlması için başlatılan araştırmanın da sonuçlandırıldığı ve vergi oranının yüzde 1.78'e düşürüldüğü bildirildi. • Ilk ihaledc düşük talep gelen arazilerin niçin satılamadığına dair bir ckip oluşturan Hazine Taşınmaz Malları Satış Koordinasyon Kurulu, gelen raporların ardından yeniden fiyat belirleyerek satışa çıkacak. ce 1 trilyon lira kaynak sağlanabilmesi, trilyonluk arazilere hiç alıcı çıkmaması konusu ele alındı. Kurulda özellikle Maliye Bakanlığı tarafi, Hazine arazileri için belirlenen fiyatlann yüksek olduğu yolunda kendilerine çok sayıda şikâyet geldiğini dile getirdi. lstanbulAyazağa'da 70 trilyon lira bedelle satışa çıkanlan araziye daha önce 6065 trilyon lira arasında bir değer biçildiği ifade edildi. Fiyat probleminin lstanbul'un yanı sıra Ankara vc Izmir için de yoğun şekilde gündeme getirildiği anlatıldı. Koordinasyon Kurulu, bu değerlendirmeler sonucunda denetmenlerden ekipler oluşturularak 3 büyük ilde Hazine arazilerine niye talep olmadığına ilişkin bir araştırma yapılması kararuıı aldı. Raporlar en geç 10 gün içinde kurula verilecek. Hazine arazileri için yeni fiyat saptanacak. Kurulun dcğcri yüksek olduğu belirlenen Hazine arazilerinin yeni satış fiyatlannı belirlemesinin ardından hemen ikinci ihaleye çıkılacak. Bu ihaleler de önümüzdeki 1.5 ay içinde tamamlanacak. USTDÜZETGÖZETİM HEDE.•FBUYUK "'ŞIHfififiHtti TSKB, SYB birleşmesi • Ekonomi Servisi Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ile Sınai Yatırım Bankası'nın (SYB) birleşmesi konusunda çalışma yapılmaya başlandığı açıklandı. Sınai Yatınm Bankası Yatınm Ortaklığı'ndan yapılan açıklamada, Sınai Yatınm Bankası'nın yönetim kurulu toplantısında, Sınai Yatınm Bankası ile Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'nın birleşmesinden doğacak olası yararlar konusunda çalışma yapılmasının kararlaştınldığı belirtildi. Bahçeli'den IMF'ye randevu yok • IMF heyctinin çahşmasına Avrupa Bölümü lcra Direktörü Kiekens da katıldı. Bahçeli, program yoğunluğu nedeniyle Kiekens'le görüşmedi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Juha Kahkonen başkanlığındaki heyetin teknik çalışmalanna üst düzeyde Avrupa Bölümü lcra Direktörü VVilly Kiekens de katıldı. Kiekens dün Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'la görüşürken 20022004 yılını kapsayacak standby programına yönelik siyasi kararlılığı sorguladı. Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, dün öğle saatlerinde faks mesajıyla görüşme isteğini ileten Kiekens'e dün ve bugün için programının yoğunluğu gerekçesiyle randevu vermedi. Başbakan Bülent Ecevit ise IMF heyetini bugün kabul edecek. IMF heyetinin 3 milyar dolarlık kaynak dilimini kapsayan 11. gözden geçirme ve 10 milyar dolarlık 2002 yılı için ek kaynak öngören (IMF'ye ödenecek 5.4 milyar dolarlık para çıkarıldığında gerçekte net ek kaynak tutan 4.6 milyar dolar düzeyinde kalıyor) 20022004 yıllannı kapsayacak yeni standby programına ilişkin görüşmeler Şeker Bayramı öncesindc bitirilmeye çahşılıyor. IMF'yle yürütülen çalışmalar çerçevesinde başta tasarruf paketine ilişkin önlemlerin bu ay içinde yaşama geçirilmesi üzerinde duruluyor. Kamuda emekli edilecek kişi sayısı ve kıdem tazminatlannı ödemeye yönelik Dünya Bankası'ndan destek sağlanması gibi konular üzerinde çahşılıyor. K&^Bft^^^fc .... P i: f Is . . ! Türkiye'den Pekin'e ihracat atağı • 2008 Pekin Olimpiyatlan için ihtiyaç duyulacak inşaat malzemelerinin Türkiye'den sağlanması konusu görüşülüyor. PEKtN (AA) Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) İhracat Genel Müdürü Soner Maşa başkanlığındaki heyet, dün Pekin'de Çin Dış Ticaret ve Ekonomik Işbirliği Bakanlığı yetkilileri, özel ve kamu kuruluşlan temsilcileriyle görüşmelere başladı. Bu ziyaret ile Türkiye'nin Çin'e yönelik ihracatının yeni bir ivme kazanması ve bu ülke ile dış ticaretin daha dengeli ve sağhklı bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiği bildiriliyor. Soner Maşa başkanlığındaki heyet, görüşmelerde katma değeri yüksek sanayi ürünleri ilefinddc,çekirdeksiz kuru üzüm gibi arz fazlası olan geleneksel ihraç ürünlerinin yanı sıra, 2008 Pekin Olimpiyatlan vesilesiyle ihtiyaç duyulacak inşaat malzemelerinin Türkiye'den temini konusunu ele alıyor. İhracat Genel Müdürü Soner Maşa, Türkiye'nin 2002 yılı ihracat stratejisinin sacayakianndan birinin de Çin ile ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek olduğunu ve aynı yıl içinde Çin'e yönelik bir dizi ticari heyet organizasyonu düzenleyecekierini ifade etti. Soner Maşa, 11 Aralık 2001 tarihinde Dünya Ticaret örgütü'ne resmen üye olan Çin'i dikkate almaksızın belirlenecek bir ihracat stratejisinin başanlı olamayacağının altını çizerek görüşnıelerinin son derece verimli geçmekte olduğunu kaydetti. \ Türk: Faizler ahlaka aykırı 124800! 1: Kartzedelere çözüm yolu Ekonomi Servisi Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, kredi kartlanndan alınan faizlerin genel ahlaka aykın olduğunun öne sürülebileceğini söyledi. Türk, "Kredi karu faizleri şimdilik uygulamada. Bu çeşit faiz saptamalaruun gcnel ahlak ve adaba, kamu düzenine aykın olduğu öne sürülebilir ve burada bu uygulamaya da yargımn müdahale etmesi olanağı sağlanabUirndedı. Türk, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün'ü kabul etti. Aygün, ocak ya da şubat ayında kredi kartı faciası yaşanacağını öngördüğünü belirtti. Bakan Türk, faiz oranı ile hukukta bir sınırlama olmadığını kaydederkeıı düzenleme yapılmasının gerekebileccğini ifade etti. Türk, "Kredi kartianna uygulanan faiz uygulamalarında yüzde 375 oanında bir faiz oranın bu uygulanıs şekliyle bu Borçlar Kanunu 20. maddesi anlamında genel ahlaka, kamu düzenine aykındır. Türk hukukunda geniş iş şartları konusunda düzenleme yapılmalı. Borçlar Kanunu'nıın 20. maddesi, hu konuda önemli yaptınnılar içermektedir. Yeni Borçlar Kanunu 1asansı' nda genel is şartları düzenlennıektedir. Tasannuı son şeklini alnıası en azmdan 6 ayhk bir süre l>eklcmemizi gerektirecek" dedi. Istanbul'a festival havası • Ekonomi Servisi tTO, TÜRSAB ve TIJROB, lstanbul'un turizm potansiyelini harekete geçirmek üzere, 1 31 Mart tarihleri arasında "tstanbul Shopping Fest. 2002" adh bir festival düzenleyecek. Festivalin öncelikli alanlan, Beyoğlu, Taksim, Sultanahmet, Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı, Eminönü, Bağdat Caddesi, Kadıköy, Şişli, Etiler, Bakrrköy ve Laleli olarak belirlendi. Çin artık DTÖ üyesi LONDRA (ANKA) Dünyanın en kalabahk ülkesi olan Çin Halk Cumhuriyeti, 15 yunk çabalann sonucunda bugün Dünya Tkaret Örgütü (DTÖ) üyesi oluyor. Dünya ekonomisuıe entegrasyonu açısından "tarihi bir adım" olarak nitelendirilen Çin'in DIÖ üyeligi, özellikle kalkmmakta olan ülkelerde ciddi kaygılar yaraoyor. (JyeHgin ardından aralannda Türkiye'nin de buhınduğu bazı ülkelerin Çin ürünlerine yönelik gümrük duvarlannı düşUrmeleri gerekeceği bildirüiyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog