Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

10ARALIK2001 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA JLLiiVv^l ı \^f 1TJ.J. / eKonomıwcumnurıyet.com.tr 11 ŞİRKETLER Ege'de internetli kalkınma ÖZCAN ÖZGÜR MUĞLA Ege Bölgesi'nin kalkınma planı internet üzerinden yapılmaya başlandı. EGEV'ın öncülüğündc başlayan süreçte, konusunun u/.manı akademisyenlerle birlikte yer alan yurttaşlar daha modern ve üretken bir Ege 8 ilin ortak veri bankası ile planın ilk aşaması tamamlandı. Projeyi Dünya Bankası da destekliyor ANKARA PAZARI YAKUP KEPENEK Kim Gitsin?' Son haftalarda, iki TV programı oldukça ilgi çekiyor. "En Zayıf Halka" ve "Kim Gitsin?" adlı bu programlar, biçim yönunden dışarıdan alınmadır. Kişilerı eleme süreci, acımasızlığı yansıtıyor. Izleyenlerin beynine, "Her an ışinizden atılabilirsiniz, bu doğaldır" kanısı özenle yerleştırilıyor. Her turlu toplumsal dayanışma duygusundan uzak acımasız bir bireycilik oluyor. Bir nokta daha var; sıradan insanlar birbirlerinin ipini çekiyor. Kapitalizmin doğuş yıllarının ilkel koşullarını açıklama amacıyla kullanılan "İnsan insanın kurdudur" sözü, tam anlamıyla uygulamaya konuluyor. Kim gitsin sorusunun yanıtı, günlük yaşamda çok farklıdır. Değişik dönemlerde değişik bıçimler alabiliyor. 12 Eylul rejımi, bu sorunun yanıtını, solcular gitsin diye verdi; 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasası'yla binlerce insan, hiçbir gerekçe gösterilmeden, sorgusuzsualsiz ışlerınden uzaklaştırıldı; yargısız cezaya çarptırıldı. Daha sonra geldiğı söylenilen demokratik dönemde, 12 Eylul'ün baskıcı uygulama ve kurumları gitsin denilemedi; bunların gitmesı sağlanamadı. Dünya değişti; Sovyetler Birliği dağıldı; 15 Avrupa Bırliğı ülkesinden 11 'ı sol partiler elıyle yönetiliyor. Türkiye'de son günlerin ilkel tartışmalarının da kanıtladığı gıbi sol düşmanlığı kalıcı bir hastalık halini aldı; gitmiyor, sürüyor. • •• Bugünlerde IMF, kim gitsin sorusuna, elli yaşından büyük kamu çalışanları yanıtını veriyor. Kamtı kesiminde çalışanlar yaş ölçütü ile emekliye ayrılıyor. Çalışanın uzmanlığına bakılmıyor; hizmetin görülmesi için bu uzmanlığın gerekli olup olmadığı da göz önüne alınmıyor. Gitsin demek için yalnızca yaş sınırı yeterli sayılıyor. Bu arada güldürü sayılacak işler oluyor; IMF "100 bin kişi gitsin" dıyor, buna karşı bizimkiler topluyor, çıkarıyor, bu kadar büyük sayıya henüz ulaşamıyor; 61 bin dolayında kalıyor. Ancak gülmece sayılmayacak bir nokta var: Bakan Derviş "bütçeden toplam 29.5 katnlyonun" bu ış için kullanılabileceğini, yani "kaynak sorununun bulunmadığını" açıklıyor. Kaynak yok diye kıvranan Türkiye, işçi çıkarmak için 2002 yılı bütçesinin yaklaşık üçte birini ayırmayı göze alabiliyor. Yanlış yapılıyor. Önce, ellılı yaşlar, kişinin işinde en verimli olabileceği dönemdir. Çünkü, yeterli deneyim ve birikim kazanılmıştır. Ekonomiyi ve toplumu o birikimden yoksun bırakmanın, giderek bu yolla zarara uğratmanın hiçbir bilimsel ve geçerli gerekçesi olamaz. lşçılerin işten çıkarılmasıyla ekonominin uğrayacağı kazançkayıp hesabında bu durumun göz önünde tutulmadığı da çok açıktır. Sonra, ülkemizde ücretlerın alım gücü çok sınırlıdır. Aynı durum emekli maaşları için de geçerlidir. Sınırlı emekli maaşıyla yaşam sürdürmek olanaklı değildir. Bu durumda, işınden uzaklaştırılan deneyımli kişi, doğal olarak yeni ış arayacaktır. Emekli edilen, deneyimi ve birikimi nedeniyle kolayca iş bulabileceği gibi, yine aynı nedenlerle kendi işıni de kolayca kurabilir. Emeklinin iş bulması, açık işlerın emekliler tarafından doldurulması demektir. Çünkü maaşı da olduğundan, deneyimli emekli, göreli olarak daha düşük ücretle çalışmaya katlanabilir; böyle bir durum işverenin de işine gelir. Çok sınırlı da olsa var olan açık işlerin emeklilerle doldurulması, çekilmez boyutlara varan işsizliği daha da arttıracaktır. Emeklilerin işe alınmasıyla, onca ışsız, yine ışsız olarak kalacaktır. Sosyal güvence olmadığından ülkemizde, işsizlik açlıktır. Hükümet 50 yaşın üstündekileri emekli ederek, yalnız ekonomik bunalımı daha da ağırlaştırmakla kalmıyor; bununla birlikte çok büyük bir açlar ordusu da yaratıyor. • •• Kim gitsin sorusuna verilecek çok güzel yanıtlar da var. Örneğin, 50 yaşını geçen kamu işçileri gıdeceğine, 75 yaşını geçen siyasetçiler gitsin; yanlış politikalarıyla ekonomiyi batıranlar gitsin; sıyasetçi ve memur kesımınde çoreklenmiş hırsızlar gitsin, yolsuzlar gitsin, rüşvetçiler gitsin. Yetmez, doğal çevreyi kirletenler gitsin; halka ait deniz kıyılarını özel çıkarlara sunanlar gitsin... Dahası var; IMF gitsin; Dünya Bankası gitsin; bunların ülkeyi yöneten uzantıları gitsin... Bugün "/nsanhaWan"günü;son bir gitsin de bugün için; insan hak ve özgürlüklerinin düşmanları gitsin... yakupf" metu.edu.tr Bölgedeki valilikler, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odalan ile üniversitelerin katılımıyla 5 yıldır sürdürülen çalişmaların somut sonuçları alınmaya başlandı. için fikirlerini ortaya koyuyorlar. Çalışmanın Dünya Bankası tarafından da desteklendiğini belirten yetkililer, Ege Bölgesi'nin dığer bölgelere bu anlamda model olduğunu kaydediyorlar. Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (ECİEV), Cumhuriyetin 100. kurulıış yıldönümiine kadar, "insan vc doga olanaklarının doğru kullaıununa dayalı, dengeli ve sürdürülebilir kalkınmayı çağdaş standartlarda gerçekleştinniş bir Ege" lıedefinin ilk aşanıasını tamamladı. Ege illerine düzenlenen arama konfe • LEVI'S, 131 Arahk taıihleri arasında Advaııtage Card ile yapılan alışverişlerde dört taksit olanağı sunuyor. Yapılan alışverişlerin geri ödemesi de bir sonraki aydan itibaren geçerli olacak. • POVVKR FM'in The Crııise Line lstanbul işbirliğıyle düzenledığı yeni yıl kampanyasında bir çifl, dünyanın eıı hüyük gemisi ile Karayip'lcrde lOgünlük bir seyahat kazanacak. • NETAŞ/NORTEL NETVVORKS, Kazakh Telecom ile telefon santralı yapımı için 3.5 milyon dolarlık anlaşma imzaladı. • BIGGLOOK, anket, forum, ekarl, foto galeri gıbı bölümlerden oluşan sekizinci portalı BiggCTub'ı açtı. • VOLVO'nun XC serisinin en üst sınıfındaki modeli XC90'ın dünya klasmanı, ocakta Detroit Motor Fuarı'ndan yapılacak. Demir çelikte işler kartştı LONDRA / ANKARA (ANKA) Ankara'mn ABD Dışişleri Bakanı Colin Povvell'dan Türk çelik ürünlerine yönelik sınırlamaların kaldınlmasını istemesinin hemen ardından ABD Uluslararası Ticarel Komisyonu'nıın (1TC) Başkan George Bush'a çelik ithalatına yüzde 20 ile yüzde 40 arasında değişen tarifelerin uygulanmasını önermesi, Ankara'nın umutlarını iyice azalttı. Komisyon zor durumdaki ABD çelik sanayiini Avrupa, Japonya ve diğer üretici ülkelerin rekabelinden korumak amacıyla Bush'a çelik ithalatına yüzde 20 ile yüzde 40 arasında değişen tarifelerin uygulanmasını önerdi. Financial Times gazetesi, önerilen tarifelerin uygulanması halinde ABD ile AB arasında yeni bir ticaret savaşının patlak vereceği uyansında bulunurken tarifelere ilişkin kararı Başkan Bush'un vereceğini belirtti. Buna karşın gazete, Bush yönetiminin, tavsiyelere uymasını isteyen Kongre'deki çelik sanayii destekleyieilerinin büyük baskısının altındaolduğunadikkat çekti. l'inancial Times gazetesi, tarife tehdidinin Bush yönetiminin diger ülkelerde çelik kapasıtesinin azaltılması için yaptığı ikna çalışmalarında elini güçlendireceğıni de savundu. Bush yönetiminin önerilen tarifeleri yürürlüğe koyması halinde AB'den gelecek tepkilerin de üzerinde duran gazete, AB Tiearet Komıserı Pascal Lamy'nin tarifelerin ABD çelik pazarının adeta dünyaya kapatılacağı yolundaki açıklamalarına da yer verdi. Lamy, AB'nin bu tür sınırlamaların kaldırılması için Dünya Ticaret Örgütü nezdinde mücadele edeceği uyarısında da bulundu. Tekstil kotaları için lobi ANKARA (Cunıhuriyet Büıosıı) Türkıye'ye yönelik tekstil kotalannın kaldırılması için hükümetın resmi başvuruda bulunması ve bu konudaki önerilen ABD Dışişleri Bakanı Coün Povvcll'a raporlaştırarak sunmasının ardından özel sektör de devreye girdı. TOBB, TİM ve Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası temsilcilerı Amerika'da bu konuda lobi çalışması yürütmesi için bir firmayla anlaştı. Anlaşmanın 2002 yılından itibaren yürürlüğe gireceğını belirten TOBB Yönetım Kıırulu iiyesi Mehmet Balduk, firmanın 1 yıl süreyle Türkiye lehine çalışmalarda bulunacağını söyledı. Balduk'un verdiği bilgilere göre, ABD'li lobi firmasının çalışmaları, Türkiye'yle bir serbest ticaret anlaşması imzalanması veya tekstil kotalarında belli bir arttırım yapılması üzennde yogunlaşacak. Çalışmalara ABD'li ilgililere mektup yazarak Avrupa Birliği de destek verdi. ranslannın ardından, sanal ortamda bir veri bankası oluşturulduğunu belirten EGEV Başkanı Ugur Yüce, "Şimdi karar konleransları başlayacak. Ege kendi kendini yönetecek ve bölgesel olarak kalkınacak" dedi. Yüce, bölgedeki valilikler, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odaları ile üniversitelerin katılımıyla 5 yıldır sürdürülen çalışmalarının somut sonuçlarının alınabilir konuma ulaştığını vurgulayarak şu bilgileri verdi: "Kesinlikle bölgecilik yapmıyoruz. Oluşturduğumuz özgün modelle öncülük ediyoruz. ll il veri bankamı/j oluşturdukve www.egev.org' adresiyle sanal ortanıa taşıdık. Dünya Bankası destek verdi. TOBB, oluşturduğumuz sistcmi ülkemi/in 7 bölgesinde gerçekleştirmek istiyor. Llcretsiz yardınıcı olacağız." Sanal ortamda, lzmir, Muğla, Aydın, Denizli, Afyon, Balıkesir, Çanakkale ve Uşak'ın tarihinden coğrafyasına, kiiltüründen altyapısına kadar her türlü bilginin sağlanabildiğini kaydedcn Yüce, şirketlerin kendi aralannda alışveriş yapabileceklerinı, bu anlamda " Bölgesel Elektronik Ticaret MerkezTnin oluşturulduğuna söyledi. Yüce "İsteyen herkes nisaıı ayından itibaren bu sislııni kullanır dıırunıa gelecek. Sistemin tamamlanmasıyla Ege'de keyfılik bitecek. Ege'de nerede ne yapdabileceği bu sistenıe sorulacak. Ankara istediği yere havaalanı yapamayacak"dedı • •• • CAPPY, C vıtamini içeren yü/.de 100 portakal suyunu piyasaya sürdü. Hiç şeker katkısı olmayan yeni ürünün içınde portakal parçacıkları bulunuyor. • LCW,indınm kampanyasını bayram sonıına kadar uzatnıa kararı aldı. 'Şeker' etıketli ürünlcrdeki yüzde 20 ve nakit alışverişlerdeki yüzde 10'luk indiriın sürüyor. DUNYA EKONOMİSİNE BAKIŞ / ERGtN YILDIZOĞLU LONDRA önceki pazar Batı Kudüs ve Hayfa'da 26 Israillinin ölümüne ve 250'den fazla yaralanmaya yol açan intihareylemlerinin hemen arkasından Ariel Şaron, ABD'nin onayını da alarak Filistin yönetiminin "şiddet eylemlerini destekleyen özne olduğunu" ilan etti, "ABD nasıl uluslararası şiddete karşı elindeki tüm güçle mücadele ediyorsa biz de edeceğiz" dedi. Böylece Filistin yönetiminin ve Arafat'ın tasfiyesi gündeme geldi, "yeni bir aşamaya geçildi". Hafta sonunda The Economist'in kapağında "A dieu Arafat" başlığı vardı. Dergi, Arafat'a hem allahaısmarladık hem de işin Allah'a kaldı diyordu. Şimdi, medyanın çıkardığı toz dumanın arasında sık sık görüntünün dışına itilmeye çalışılan kimi gerçekleri hatırlarsak görürüz ki, aslında Filistinlsrail cephesinde "yeni birşey" yok! Israil'in, ABD'nin onayıyla sahneye koyduğu oyunun içinde, "süreç kendi seyrini izliyor o kadar". rail'in yaydığı havaya bakılırsa Arafat, bir devlet adamı gıbi davranamamış, Barak'ın sunduğu uzlaşmaların anlamını kavrayamamış, Başbakan Ecevit'in sözleriyle "bir fırsatı kaçırmış", böylece de barış sürecini öldürmüştür. İkinci Önemli an da, Arafat'ın Israil'in güvenliğini sağlamayı, yani işgalcilerin güvenliğini, işgal altındaki halka rağmen sağlamanın sorumluluğunu kabul ettiği andır. Bugun gelinen noktayı ve Israil devleti üzerinde bugün egemen olan kesimin asıl niyetini anlamak, sapla samanı birbirine karıştırmamak için bu iki anın özelliklerinı dikkate almak gerekir. Acaba, Arafat gerçekten tarihsel bir fırsatı mı kaçırdı? Filistinlsrail sorunununüçtemelgerçeği göz önüne alınmadan bu soruya doğru bir cevap ve'Sapla saman' rilemez. Birincisi, 1948 savaşından bu yana milZaten "bu kaçıncı yeni aşayonlarca Filistinli topraklarından ma" diye sormak gerekmez mi? sürülmüştür. Bunların doğdukRadikal sağcı Turizm Bakanı ları topraklara dönmeleri en teZe'evi öldürüldüğünde de yeni mel insan hakkıdır. Bu hakkın bir aşamaya girilmişti. Ondan reddedilmesi, Israil'in tarihsel önce, Şaron seçimleri kazandığında, daha öncel Haram ül sorumluluğunun, işgalin reddedilmesi demektir. Barak bu koŞerif provokasyonuyla, ikinci intifadanın tetiği çekildiğini, on nuda bir taviz vermemiştir. Ikincisi, bir Israil askeri istihbarat dan önce Arafat Israil'in güvenuzmanının dediği gibi, "Filistin liğini sağlamayı üstlendiğinde, devleti, yoksul, sefil bir toz Oslo barış anlaşması yapıldığınçukurundan başka nedir ki. da da hep yeni bir aşamaya girilmişti. Ama aslında yalnızca iki Müslümanların kutsal topraklarına sahip olmadan aşama var: Oslo barış süreciArap dünyasında hiçbir varlınin doğması ve ölmesi. ğı olamaz" (Aktaran: R. I FriBu iki aşama içinde de ikı edman, The Nation 24/12). önemli an var. Birincisi, Oslo sü Gerçekten de Filistin halkı, kimrecinin öldüğü andır. ABD ve Is Yine Yeni Bir Aşama! (1) liğinin, onurunun en önemli sımgesi olan Kudüs'teki kutsal topraklar uzerindeki talebinden vazgeçerek bir devlet kuramaz. Barak bu konuda da bir tavız vermemiştir. Aslında bu iki konu görüşmeler boyunca son ana kadar masaya gelmemiş, sahte bir anlaşma havası yaratılmıştır. Bu konular gündeme gelince de görüşmeler çökmüştür. Ayrıca, Edward Said'in bir El Ahram yorumunda yazdığına göre Arafat bu konularda daha esnek davranmak istemiş, ancak hiçbir Arap liderinden des • KOTOIN, yeni indirimleri ve hrsatlarıyla artık Advaııtage Card kullanıeılarıyla buhışuyor. • AR1A, bir kampanya düzenleyerek faturasız hatlarda kontör fiyatını 65 bin liraya düşürürken faturalı hatlarda da yüzde 10'luk fiyat düzenlemesi yaptı. • CIT1ZEN, yeni saatlerindeki EcoDrive sisıemiylc, pil ihtiyacını ortadan kaldırıyor. • MARK BROOKS, Minerva Tiirkiye Dislribütörlüğü ve Mareteks Ltd. Şli. tarafından yeni yılla birlikte satışa sunulacak. tek bulamamış. Barış sürecinin ölmesinde Arafat'ı suçlamak yerine, önce, "Neden, Barak böyle kritik bir dönemde, Şaron 'un, mılitanlarıyla birlikte Haram ül Şerif'/z/yaref etmesıne izin vermiştir?" diye sormak gerekır. Acaba, sonuç alamayacağını başından bilen Barak, o an gelince sorumluluğu medyanın da yardımıyla Arafat'a yıkıp bir "B Plam"nı uygulamaya koymuş olamaz mı? 'B Planı' Bugün geriye doğru bakınca, Filistin topraklarında bir ıç savaş ortamı yaratarak Arafat yöneti minden kurtulmayı, böylece de bir Filistin devleti olasılığını gündemden çıkarmayı amaçlayan bir "6 Planı "nın varlığından kuşkulanmak çok mu yanlış olur? Hatta, Arafat'ın Israil'in güvenliğini sağlama sorumluluğunu üstlendiğı an, "B Planı "nın tohumunun da barış sürecinin içine ekıldığı söylenemez mi? Bu "S Planı" Barak istifa ettiğinde gündeme gelmış, Şaron'un hükümetinin kurulmasıyla da işlemeye başlamış olamaz mı? Şaron, Oslo barış sürecinin tüm kazanımlarına karşı olduğunu, "barış süreci" boyunca Filistin topraklarında genişlemeye devam eden "yerleşım" (işgal) bölgelerini asla daraltmaya niyeti olmadığını, açıkça söyleyerek seçimleri kazanmadı mı? Şaron, Haram ül Şerif ziyaretiyle başlayan ikinci intifada karşısında Israil'in guvenliğininancak askeri yöntemlerle sağlanabileceğıni söylemiyor muydu? Şaron'un bir taraftan Arafat'tan intifadaya son vermesini, Israil'e yönelik şiddet eylemlerini engellemesini isterken diğer taraftan, Filistin halkının siyasi liderlerine yönelik sistematik bir suikast programı izlediğini, 26 Israilli sivilin ölmesine neden olan bombalı saldırının da Hamas liderlerinden Abu Hamad'ın öldürülmesine cevap olduğunu bilmiyor muyuz? Her suikastın bir yeni şiddet eylemine yol açtığı da bir gerçek değil mi? Ortam sertleştikçe, ölü sayısı arttıkça, Arafat Israil'in ta leplerini yerine getirmeye çalıştıkça radikal dinci örgütlerin giderek güçlendiği, bu örgütlerle Arafat'ın güçleri arasındaki sınırın giderek bulanıklaşmaya başladığı da bir başka gerçek değil mi? Bir taraftan barış görüşmelerine yeniden başlamak için şiddet eylemlerinin durmasını şart koşarken diğer taraftan, suikastlara, Filistin topraklarına yönelik askeri operasyonlara devam eden Şaron, şimdi Arafat'ın barış sürecinde güvenilır bir ortak olmadıgını söylüyor. Televizyona çıkıp "Kimin suçlu olduğunu biliyoruz. Olan her şeyden Arafat sorumludur..." diyor. Arafat'ı "şiddet eylemlerini destekleyen özne" ilan edip 11 Eylül süreci ağzıyla, tasfiyesinin gündeme geldiğini ima ediyor. Tüm bunlardan Şaron'un hedefinin Arafat'ı ya öldürerek ya da bölgeden sürerek Filistin yönetimini çökertmek, bir iktidar boşluğu yaratmak olduğu sonucuna varamaz mıyız? Nitekim, The Guardian'dan Johnatan Freeland'a göre Şaron'un çok tehlikeli bir fantezisi var: "Filistin topraklarını küçük parçalara bölerek sorunu çözmek." Halen Gazza, Cenin ve Beyt ül Lahim'in bazı bölgelerinin fiilen "direniş güçlerince"', "bağımsız cumhuriyetler" adı altında yönetilmekte olduğuna işaret eden MERİP de (Basın bildirisi No: 74) Şaron'un, Filistin ıdaresini küçük parçalara bölerek, kendine bağlı yapılar kurarak intifadayı bastırmayı planladığını düşünüyor. Bu proje, yine Şaron tarafından, 1982'de Beyrut'ta denenmiş, Israil'e bağlı bir Falanj devleti kurma gırışımi Sabra ve Şatila katliamlarına yol açmıştı. Kredi notu yükselebllir Moody's'den Türkiye' ye müj de Ekonomi Servisi Standard and Poor's'un (S&P) ardından bir başka saygın kredi derecelendirme kuruluşu olan Moody's de Türkiyc'nin görünümünü "negatif" ten "durağan"a çevirmeye hazırlanıyor. Moodys'in Türkiye analisti Krisfin Lindow, ekonomik reform kararları alarak uygulamayı amaçladığını, bunun cesaret verici bir gelişıne olduğunu bildirdi. En önemli konıınun, borçlann çevrilebümesi ve reel faızlerın sürdürülebilir bir düzeye indirilmesi olduğunu ifade eden Lindow, kredi notu açısından, borçları ödeyebilnıc kapasitesinın önemli bir unsur olduğunu kaydetti. Lindow, IMF gibi kurumların desteğinın, hükümete olan güveni açısından önemli olduğunu da vurgularkcn döviz cinsindcn borç ödeyebilnıe kapasıtesıni gösteren "Bl" notunun, yüksek bir not olduğunu da belirtti. Niye Garanti fonu? Garanti, kurucıısu olduğu fonlann portroy Iniyiiklükleri açısından Türkiyc'nin en buyıık liankalarmdan bıridir. Ncdcn? Çünkü Garanti, fon yönetimine yıllardır sürckli yatırım yapıyor. Garanti'nin fon yönerimindcki rckııoloji ve insan kaynakları altyapısı güçlüdür. Garanti Bankası Yatırım Fonları profesyonel fon yöneticilcri tarafından yönctilir. Yani paranız emin cllerdc bıiyür. Garanti'dc yatırım fonu alıp satmak çok kolaydır. Şubelcr dı^ında tclefonla, inrernctle, ATM'lcrle kolayca yatırım fonu alıp satabilirsiniz. Ioıtlıiıı alıj) sıitmak çuk kolay: 44i 0 iii Alı, Cuirıintı u'U'U'.gtirıiııtı.eonı.tr CarantıX4 AiM'lcn (icirıinlı şııbclcıı Açılt lUıııkıicılıİ! çtıbclrrı 444 0 i W Ah Açık U'trıc.dı ık.ı (iııı.tr Garanti B a ş k a bir arz u n u z ?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog