Bugünden 1930'a 5,419,547 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

1 ARALIK 2001 CUMARTESİ CUMHURİYET kultur@cumhuriyet.com.tr + SAYFA 15 ESİNTÎLER ZEYNEP ORAL Nuri lyem'in retrospektif sergisi 13 Aralık'a dek TÜYAP tstanbul Sergi Sarayı'nda Göz göze bakışmak.. ERHAN KARAESMEN Türk resim sanatının büyük ustası Nuri lyem, Tepebaşı TÜYAP salonlarında açılan çok kapsamlı retrospektif sergisinde Türk sanatseverleriyle buluşuyor. Bu vesileyle, Nuri Bey'in kişiliği ve sanatı üzerine Cumhuriyet'e yazacağım yazıyı kafamda kurgularken, S. Schama'nın "Renıbrant'ın Gözleri" adlı yapıtını okumam, "Nuri Bey'in Gözleri" kavramını yeniden irdelemede bana yardımcı oldu. Aslında, Nuri lyem'in güçlü kadın çehrelerinc oturttuğu o delici bakışlı, ceylan gözler Türk resim sanatında değişik zamanlarda Bttlent Ecevit'ten (sanat eleştirmenliği döneminde) 1\ırgay Gönenç'e kadar bir dızi yazarca ele ahnmıştır. Bu satırların yazarı da çeşitli yerlere serpi^tirilmiş olarak "gözler"den genişçe söz etmişti. Rembrant'ın çoğunlukla koyu renklerın egemen olduğu yapıtlannda tüm ışık odaklaşması gözlerdedir. Nuri Bey'in kadınlannın iri gözlerindeyse biraz farklı ama yine yoğun bir başka ürperticilik yer alır. Nuri Bey'in tutuklanmalara yol açan ılerici aydın yapısıyla birlikte, Anadolu kadını temasını uzun dönemler boyunca sık işlemiş oluşu bazen eleştiri konusu olmuştur. Resim sanatıyla neyin anlatüıp neyın anlatılamayacağı konusuna aşinalığı olmayanlar Nuri tyem'ın kadın portlerindeki anlatım yoğunluğunun ayrımuıa elbette varamazlardı. Varamamışlardır. Nuri lyem'in gözleriyle karşılıklı bakıştığınız zaman bir engın dünyada bulursunuz kendini/.i. Bu kadınlar, sadece, toplumsal dengesizlikler içindc itelenmiş bir insan türünün temsilcisi değildir. Orada sadece kadının ezilmişlıği değil, ait olduğu bütün bir toplumsal dokunun küçümsenmişlığine çığlıkh bir karşı geliş simgelenir. Rembrant erkeklerinin çipil gözlerinde yoğunlaşmış merak ve anlamcılık bilgelıği sentezi, lyem kadınlannın gözlerinde kendini *hüzünlü bir tasayla umut"un komşuluğuna bırakmıştır. Meksika kadını oradadır, kendi toplumuyla birlikte. Peru kadını, Hıntli kadın, lran kadını ve dünyanın lütfen keşfeder gibi olduğu trajik bakışlı Afgan kadını... ÇIĞLIKLI BİR KAR$1 GELİŞ Nuri îyem'in resimlcrindeki kadınlar, sadece toplumsal dengesizlikler içinde itelenmiş bir insan türünün temsilcisi değildir. Orada sadece kadının czilmişliği değil, ait olduğu toplumsal dokunun küçümsenmişliğine çığlıkh bir karşı geliş simgelenir. nn, aydınlann bir uğrak noktasını da oluşturacak ilk özel resim atölyesini kurmuştur. "Ben ressamım" diye ilan etmıştir. "Doktorluk, mühendislik, marango/luk nasıl birer meslekse resim yapıp satmak da bir meslektir" diyebilmek geçen yüzyıl ortalannın Türkıyesı ıçin çok değişık bir tavırdı. evlerin duvarlarına asmak üzere sanat ürünlen alıcılığı yeni olgulardır. Her iki tür alıcı için de lyem resmi, gür bir kaynak oluşturmuştur. Karşılığında Iepebaşı Sergisi için Nuri lyem hayranlarının büyük bir seferberliğine tanık olunmuştur. Dört yüzü aşkın lyem izleyicisinden bin beş yüze yakın tab10 akmıştır bu sergiye. Bir toplumun, bir hayırlı evladını bagrına basışındakı alabildiğine sıcak ve ınsancıl bir tabloya tanıklık edilmiştir. Türk sanat meraklılannın bu olağanüstü saygı sunuş sergisini zıyaret etmelerini salık veririm. Geçen yüzyılın önemli Fransız ozanı ve sanat eleştirmeni Paul Valery şuna benzer şeyler söylemıştır: "Resim olağanüstü ciddi ve çetrefil bir uğraşıdır. Dıştan gelcnlerin bu çok sayguı ve yüce iş hakkında bir şeyler söyleyebilmek için, önce özur dilemeleri gerekir." Resim sanatının büyük ustası ve çok değer11 dost Nuri Ağabey'den pek çok özür dihyorum. Kendisine derin saygılanmı sunuyorum. (0 212 251 02 2829) ödün vermeksizin, özgün ve cüretkâr tavırlı yeni konuları işleme çabasının ürünüdür. Yaşları yirmi beş dolaylannda, gencecik, bir Dtinü yanna bağlayan güçlü bir halka avuç adam. Liman şehrı tstanbul'un gündelik yaşam kesitlerini resmediyorlar. Yüreklı Nuri Bey'in yaşamöyküsü bizi çok eskilebir gerçekçilikle. Nuri Bey buoluşumun, Kere götürüyor. Kendisi, o zor beğenirliği içinmalSönmezlcr ile birlikte iki baş aktöründen de adına resim diyebileceği ilk ürünlerini on bıridir. Dönemin sanatkültürtoplum yaşasekiz yaşında, yani 1933'te vermeye başlamına bomba gibi düsmüş bulunan bu Liman dığını söylüyor. O günden bu yana, Türk resSergisi, devletın 'muteber' bazı kurumlarınminde çağdaşlaşmanın her adımında Nuri ca, bu sergideki genç aydınlann 'daha az muBey, çağının tanığı, dünü yanna bağlayan teber' yurttaşlar olarak bellenmesıne; izlcyen güçlü bir halka olarak oradadır. Kendi kuşayıllarda yaşam ve sanat yörüngelennde çeğına özgü, güçlü bir temel vardır lyem'de. şitli engellerle karşılaşmalanna yol açmış gı"Bakma (sadece bazı objelerc değil, tüm çevreye bakma) görme anlama irdeleme res bidir. Bu bir düzine "gerçekdev adam", bir yandan bu güçlüklerin, öte yandan Cihan Sametme" sürecinde bu kuşağın gencecik yaşvaşı yıllarının ekonomik zorlamasıyla, aralarda ulaştığı kıvamın bir benzenni, Türk salanndaki güçlü dayanışmaya rağmen "yan nat tarihinin her döneminde bulabilmek koyitik bir kuşak" oluştururcasına savrulup bilay değildir. rer yana gitmiştir. 1938 Akademi öğrenci Sergisi, o döne1940'lar ve 50'lerin bu anlamdaki büyük min dünyadan haberli büyük otoritesi Lemağduru Nun lyem, kaya gibi dayanmıştır opold Levy'ye göre, üstün bir kıvam düzeyi güçlüklere ve engellere. Yürekli girişimlertuttuımuştu. 1941 Liman Sergisi ise görsel de de bulunmuştur. Ülkemizdeki, sanatçılaanlatımda mükemmeliyet arayışçılığından KÜLTÜR • SANAT Nuri İyenTin firçasında hayat bulanlar Yaptığı işle böylesine katıksız ve saygılı bir sarmallaşma içine giren bir insan, Nuri Bey'ınki rürden bir yatkmlık ve becenye de sahipse, elbette başanlı olur. Nuri Bey'in başarısı binlerce üründen oluşan alabildiğine doyurucu ve zengin bir bilançoyla özetlenebılır. ilk gençlik dönemlerının gerçekçi fıgüratıfçılığinin arkasından, lyem Usta nonfıgüratıf abstre ile de başanlı yıllar geçirmiştir. Bazen yanabstre yaklaşımh, bazı zamanlar da figür öğeleri ağır basan peyzajlar, çıplaklar, portreler, iç ve dış yaşam sahneleri Nuri Bey'in fırçasında hayat bulmuştur. Türk sanat yaşamında koleksiyonculuk, ya da daha alçakgönüllü biçımde salt kişisel zevk için Heeey tiyatrocular, son yirmi yıldır onun yazdığı oyunlarla sahnede göz kamaştıran ya da gözleri açan oyuncular, onun yazdığı rollerle büyüyenler, onun eserlerini sahneye koyan yönetmenler neredesiniz? Onun oyunlarını alkışlayanlar, o oyunlar aracılığıyla kendini ve dünyayı sorgulayanlar ya da her oyunundan sonra açılan tartışmalarda onu linç etmeye kalkanlar sızler neredesiniz? Seyircileri, okurları neredesiniz??? Memet Baydur'u son yolculuğuna uğurlarken, Atatürk Kültür Merkezı'nde Istanbul Devlet Tiyatroları tarafından düzenlenen törende, içimden böyle bağırmak gelıyordu. Bir avuç insan ya var ya yoktuk. Ve öfkeliydik. "Tören" demeye dilimın varmadığı torenin, kötü niyetten değil, bilgisızlikten, beceriksızlikten, özensizlikten ıçınedüştüğü "garıp" durumun şokunu atlattıktansonra öfkemin yerini kahkahalar aldı. Tiyatrocuların konuşturulmayıp sahneye imam çıkarılması (Devlet Tiyatroları'nda ilk kez oluyormuş bu) Memet Baydur'u da çok güldürürdü! Ne bekliyordum ki! Memet Baydur'un adı mankenlerle, şarkıcılarla, "arf/z"lerle gerçek ya da gerçek dışı aşk skandallarına karışmamıştı ki, anlı şanlı büyük gazetelerimiz onu birinci sayfalarına taşısın! Memet Baydur, bu ülkenin değerlerıne saldırıp, kışkırtıcı açıklamalar yapıp, sansasyonel polemiklere yol açmamıştı ki! Televızyon dızılerıne bırkaç sululuk çiziktirip, "rating"\ arttırmamıştı ki! Adam öldürmemiş, gittiği her yerde kavga çıkarmamış, çalıp çırpmamıştı ki! Onunki sanata, kültüre, çalışmaya adanmış tüm biryaşamdı! Sahı ne bekliyordum! Aynı gun MHP'Iİ Ahmet Çakar TRT Genel Müdürü'nü "Salkım Hanım'ın Taneleri" filmi nedeniyle "vatana ihanet"\e suçluyordu. Geçmışıyle, tarıhıyle hesaplaşmaktan korkan, değer erozyonu karşısında sus pus olmuş, sinmiş, sındirilmiş bir toplum için, Memet Baydur gibi bireyi kendisiyle ve toplumuyla hesaplaşmaya zorlayan bir yazar elbet ki "faz/a"gelirdi. O gün, o "tören "de Memet Baydur olsaydı, için için kıs kıs güler, müthiş eğlenır ve hıç kuşkum yok, o olaydan dort dörtlük, çağdaş bir "oyun" çıkarırdı. ••• Aynı gün Nuri lyem'in tüm yaşamıydı, TÜYAP'ta sergılenen. Ikı kata zor sığan, sayısı 1500'ü aşan tablo, ustanın yalnız bilinen değil, çok azımızın bıldığı tüm evrelerini gözler onune seriyordu. Çok geniş bir yelpazeye yayılan, farklı okullardan, akımlardan, bırikımlerden damıtılmış çarpıcı bir zenginlikti önüme çıkan. Yalnız resim gerçeğını, resim sanatının gerçekliğını değil, resmın ötesindeki kavramları ve üretmenın tadını da sunan bir zenginlik. 1933'te Istanbul Güzel Sanatlar Akademısi'ne gırdığinden bu yana resim sanatına adanmış bir ömür... Bir tablodan ötekıne ılerlerken, ben böylesine bir adanmışlık için gerekli özveriyi düşünüyordum. Inanç, yaptığı işe sonsuz ınanç... Cesaret... Yokluğa, yoksulluğa, olanaksızlığa, açlığa, evsızliğe, barksızlığa, tüm güçlüklere göğüs germe gücü veren cesaret... Ozgüven... Kolaya, yalana dolana, yoz olana sapmadan inandığı yolda ilerlemek ve bu yolda dünyaya meydan okumak için kaçınılmaz olan özgüven... Ve aşk... Yaptığı ışe aşkia bağlanmak, bu aşk için emek vermek; alın terı, göz nuru vermek, acılarını, sevınçlerini, duyarlılığın tüm kanat çırpınışlarını vermek, tum bılgısıni, birikimini vermek... Ve bu aşkın tüm sorumluluğunu üstlenmek... Nuri lyem, yaşamı boyunca hıçbir karşılık beklemeksizin, inancını, cesaretını, özgüvenını ve aşkını harmanlayan kişiliğiyle, her şartta çalışma gücünü birleştirmişti... "Dünden Yanna Nuri lyem" sergisi, sanata adanmışlığın, su yüzüne çıkan görüntüsüydü. Suyun altındakileri ya da aynanın arkasındakılerı dile getirmeye de benim gücüm yetmez. Bildiğim tek şey şu: Tüm yaşamlarını sanata adayanlara minnet borcumuzu asla odeyemeyeceğiz... Bizleri biraz daha "İnsan" kıldıkları ıçin onlara teşekkür etmekten başka bir şey gelmiyor elden. Eposta: zeynepc zeyneporal.com Faks:(0212)257 16 50 Sanata Adanmış Tüm Yaşamlar www.Mrarckliim.cont.tr www.sin*mırfilni.c»ın (O 212) 293 S9 7S I 1 CANNES 2 0 0 1 K l M I N I A l O O Ü I Û . ^ ^ ^ ^ Bİ^BfS UNISCO M U I N I ÖDÛIÛ Isabelle Benoıt HANEKE bizi yine şaşırtıyor... ın ve cinselliğln keşfedilmemi; alanlarında fflli bir yokuluga süriiklüyor..." Huppert Magimel PIYANIST •THE PUHO TEACHER • A FILM BY MICHEAL HANEKE K^NDAHAR "hn o)W»lıltu bu tadn kııııının «W«t« tlt Tift lllml dılu lutınamıyonm HmalUltf SÂIAH Muhaoı MıkhiMİtnr Beyoglu AlkcUıir. Kadıkoy Atlarıtıs Bakırkoy Incırli'dP 7 ARALIK'TAN İTİBAREN Dogma 95 Filmleri ynn rhomaa Vintsrbarg tmtıummy İKI1II I K t l K I U I t M * CCIESU.IS smcmm l'KB ImjMmamr IMHUUtOKIUB » ! * " •'IHIIVl«.llıi.!i««1S»'< mıııı ımıuoıutıı»» m« «naıı t»< 3143037 • »H »«II KomnnM « 1717)9 ıı»n»itı«*!iıi ıınn»ıto>ıi)>iioo MOKHTIMtl IIIUI! UIKIİ II'SHJHIHI» li WIWCKIWC ffinıa BIUM E0ITIM bMFTIK Kll|TW SAN\T «AŞTIRMALARIVAKF1 OsmanaSa Mh Kırtasıyecı Sk No 21 Kadıköy Tel 021634991 5556 Gonus VCUMMB STTIHIMJCMCnT Oun KMcnıMtı İ1III7! sııam I I S U B M I I I H I 1 BIOIK { ANKARA KIZILIRMAK ANKARA METROPOL IZMIR İZMİR (0312)4255393 12 00141516 3018 452100 (0312)4257478 19152130 ETİLEH MOVIEPLEX H TAŞI MOVIEPLEX ŞİŞLİ MOVIEPLEX Ç TAŞ ŞAFAK MOVIEPLEX BKÖYAVŞAR ALTUNİZADE CAPITOL K KÖY BROADWAY SUAUIYL MOVIEPLEX 251 32 40 284 30 05 219 09 60 296 42 60 516 26 60 583 46 02 391 19 39 346J4J1 4119061*2 11 30 '4 »ı n l IU0 21 45 11 00 13 45 16 30 t9 15 22 00 Ç/CTESİ 24 30 12 30 15 3018 3021 30 OCTESİ 24 00 11 00 14 00 17 00 20 00 CU/CTESİ22 45 110013 3016 0018 3021 1100 13 30 16 00 1830 21 15 11 00J345J 6 3019 1522 30 11 151345161518*521 15 11 1513 461615190021 45 C/CTESİ24 15 MM*1İWJM ;unwnou 'E Eü «ıae ilanlarınız için II I^UftlllSltftii IS ı:»l]iS'Ut KİPACINECITY (0232)3865888 1230 KARŞIYAKA (0232)3815098 ^wn akmtH mmum<»wm OCMKM »''•»''»'»«"aiBoııo MHII <IW!frlllM<UI] «»» zzr mmOBMOBfB MIDÜ II » U l l l i r »ıı»ıi)>ıyOKi» ttnsm» (0212) 293 89 78 * perareklam@perareklam.com.tr perareklam@superonline.com www.perareklam.com.tr wv/w.sinemaf ilm.com m e«" 271UN IIJtnılXIUU1llCClESUUI 01ÜO! g » m w » ı U H i s ."Jiı;ı: IWIIIM»II«UI ooımaaıuı •EKM1K Semir Aslanyürek'in ülkemizde çektiği ilk film olan "Şellale", 1960ların başından komik ve eğlenceli insan manzaraları sunuyor. Cemal'in babası Demokrat Parti'li, amcası ise Halk Partili'dir. Birbirlerine öfkelenen bu iki kardeş, evlerinin arasına büyük bir duvar örerler. Sadece bu iki kardeşin değil, kasabadaki diğer insanların da ilginç hikâyeleri vardır... Hülya Koçyiğit'den Tuncel Kurtiz'e, Aykut Oray'a, Ali Sürmeli'ye \ ve daha birçok önemli ! oyuncuya uzanan \ oyuncu ! kadrosuyla da göz ; dolduran bu film, i yönetmen \ Aslanyürek'in : çocukluğuna | döndüğü duygu ve \ mizah yüklü bir ; yapım. mmmmm nıl»
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog