Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 21 HAZİRAN 2000 ÇARŞAMBA 8 HABERLERIN DEVAMI GUNCELcÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada Kış aylarında kimileri lapa lapa kar yağsın tela- şında. Benim gibilerse kar yağmasın diye duacı. Aylardır 9-10 gün şöyle gönlümce izin yapmayı düşlüyorum. Fethiye'de deniz kıyısında Akdeniz'in mavi sulanyla, uzaklardaki yeşil dağlarla, akşam üzerleri mor renge dönüşen Baba Dağı'yla kucak- laşmak... gecenin birsaatinde Mendos Dağı'nın te- pesinden yavaş yavaş yükselen ayın gümüşten ışıklannı denize yansıtmasındaki sırları düşün- mek... Olabildiğince siyasetten, yüz çizgilerini ezberle- diğimiz, yıllardır.değişmeyen siyaset adamlann- dan uzaklaşmak... Kitap okumak, gelen geçen motoıiardan yükse- len Hind sinema kültüründen armağan "Avaramu" ezgilerini andınr arabesk şarkılannı bile eğlenceli bulmak... Düşsel bir yaşamı özlemek değil midir? Yazlan Fethiye'de hava kurşun gibi ağır. Sıcak- lık meteorolojik deyimle mevsim sıcaklığının üstün- de. Kafasını dışarı uzatan insanı sıcak dalgalar bur- nundan yakalıyor, nefes almasını olanaksız kılıyor. Rıhtımda gezindiğim ya da Şövalye Adası'ndan tepelerine kadar beton yığınına dönüşen, Akdeniz kıyı kenti olmaktan çoktan çıkmış, yozlaşan mima- risiyle keyif vermeyen kente baktığım zaman; Fa- lih Rıfkı Atay'ın bir yazısındaki Istanbul'la Fethiye arasında tarihsel devirierde sürgitlik aramayı deni- yoaım. Yazıda ilgimi çeken bölüm şöyle: "Denizden veya karadan yukan Boğaz'a gelir- ken, Bebek ve aşağısını adeta gözleri kapalı geç- mek isterim. Çırağan'ın kucağına o fabhkayı nasıl oturtmuşuz? (Cumhuriyet devri). Üsküdar'a o kır- mızı depoyu, Arnavutköyü'ne o dar ve sivri kağir- leri nasıl yerieştirmişiz? (Meşrutiyet devri). Kuru- çeşme ve etrafını nasıl kömüre boğmuşuz? (Mü- tareke devri)." Bu satıriaryazıldığında demokrasi henüz emek- lilik çağında bile değil, tarih 1944! Devam edelim: Atay, Atatürkün başlattığı aydınlanma çağını yaşadı. Ama, Fethiye rıhtımında Italyanlardan kalan, yıl- lar sonra ancak serpilip boy veren palmiyelerin, yö- netimin atadığı askeri bir belediye başkanı tarafın- dan yok edildiğini ne gördü ne de işitti (27 Mayıs 1960 devri). Fareleri çektiği ya da yatakhk ettiği için güzelim palmiyelere kıyıldığını işitseydi kimbilir neler ya- zardı? Ankara'dan kopmak Yaşlı Fethiyeli bugün, körfezde elini uzatsan ya- kalayacağın çoklukta balık kaynadığını bir masal ahenginde anlatıyor. (Demokrasi öncesi devir) Fethiye 1956'da büyük bir deprem geçirdi. Dev- let araştırdı, inceledi ve yeni Fethiye'yi dağa yas- lanan Karagözler semtinde yeniden kurdu. (De- mokrasinin ilk günleri). 1960'lardan sonra gelip geçen belediyeler oy uğruna denizi karaya çevirdi. Fethiye'de bugün 'dolgu sahası' diye anılan büyük bir yerleşim ala- m yarattı. (Yozlaşan demokrasi devri) Her gelişimde geceleri Ada'dan karşıda ışıl ışıl yanan, on binlerce insanın oturduğu dolgu alanın- daki binalara bakıyorum. Fay hattı üzerinde oturan Fethiye'nin 7 şiddetin- de depremle sarsılma olasılığı bir saniye için içim- den gelip geçiyor. Ürperiyorum. Ama toprağın 20, en çok 30 metre derinlikte ol- duğu doigu alanında binalann yapımı hâlâ hızla sürüyor. Ben, NTV'nin hava raporlanndan izledim, biliyo- rum. Bugünlerde Fethiye'de sevmediğim, alışa- madığım yoğun bir sıcaklık yaşanıyor. Bünyesel rahatsızlık çekeceğimi bile bile sıcağa doğru neredeyse koşuyorum. Bugün başlayan tatil uğruna sıcağı umursamı- yoaım. 9-10 günlüğüne Ankara'dan kopuyorum! CHP Sendika Masası 'Işsizliksigortası işverenin sömürüsüne açık' ! ANKARA (Cumhuri- yetBûrosu)-CHP Sendi- ka Masası, TBMM'ye göndenlen Bireysel Sos- yal Güvenlik Yasa Tasa- nsı'nı değerlendirdı. CHP, tasanyla sosyal devletin ortadan kaldınl- ması doğrultusunda önemli bir adımın daha atılmış olduğunu savun- du. Sendika Masası'nın açıklamasında işsizlik si- gortası uygulaması da eleştirilerek "İşverenler dilediği işçîyi süründür- me fırsatını yakalamış- lardır" denildi. BaşkanlığınıCHPGe- nel Sekreter Yardımcısı Bekir Yurdagül'ün yü- rüttüğü Sendika Masa- sı'ndan yapılan açıkla- mada, hükümetin Dünya Rankası direktiflenne uygun olarak sosyal dev- leti ortadan kaldırmak doğrultusunda ciddi bir adım atarak dünya kamu- oyunda 'Şffi Modeli' ola- rak bilinen bireysel sos- yal güvenliğin yasallaş- ması için düğmeye bastı- ğıbelirtildi. Açıklamada, komisyonda bulunan ya- sa tasansının ışçılerle emekliler arasında yapı- lacak sözleşmeleri ve bu konuda taraflann sorum- luluklannı düzenledığı kaydedilerek şu bilgiler verildi: "Tasan, her ne kadar mevcut sosyal gü- venlik sistemine ilave ola- rakgetirikiiğisöylenivor- sa da tüm dünyada ör- nekleri göstermiştirkibu yapı yavaş yavaş çökerti- len sosyal güvenlik siste- minin yerine ikameedüe- cektir. ŞüTdedeyineDün- ya Bankası direktifleriyte bu sistem getirilmiş, ve tüm çalışanlar bir süre sonra perişan edilmiş ve bütünüyle sosyal güven- lik sisteminin dışında bı- rakumışoıf Açıklamada, yasa ta- sansının ardındaki temel felsefenin sosyal güven- liği piyasalaştırmak ve ülkedeki sermaye piya- sasına uzun vadeli fon te- min etmek oldugunun anlaşılaca&ı belirtilerek "Aynen 1%0'h yülardaki tasarruf bonolan, 1970'H yıllardaki Meyak, 1980'H yıllardaki zorunlu tasar- ruf gibi. YüJar geçiyor, amasenaryolar hiçdeğiş- miyor. Birüerinin eti sü- rekli olarak işçinin, hal- kın cebinde" denildi. tşsizlik sigortası uygu- lamasının çalışma yaşa- mma girmiş olması önemli bir adım şeklinde değerlendirilirken uygu- lamada karşılaşüacak so- runlann hiç de uluslara- rası ölçütlere uyguri ol- madığı bildirildi. Yeşl'i özel elriparıyor• Baştarafı 1. Sayfada önyargısız, vatandaşın zaranna olan her türlü fa- aliyete karşı kesin talimatlan olduğunu anımsa- tan yetkili, "Bakanımızm talimatlan ve hukuk bizim yolumuzu çiziyor. Çizgidoğru ohınca,geç- mişte kalan birtaJam faiH meçhul olaylar da te- ker teker aydmlanrvor" diye konuştu. MİT'leilişkisi Mahmut Yıldınm'ın MÎT ile ilişkisi 1970'li yıllara dayanıyor. 1990'lardan itibaren Gûney- doğu bölgesinde jandarma ile çalışan Yeşil, 1995'ten sonra Ankara, Istanbul ve Antarya'da haraç alma eylemleriyle adım duyurdu. 1995- 96 döneminde Antarya'da kaldığı villadaki te- lefondan Yeşil'i arayan kurumlar "VTranşehir Bekdiyesi, Başbakanfak MİT Müsteşarnğ% An- tarya ValiMği Sağhk Müdürtüğü, MTT'in Anka- ra merkezL İMKB, IstanbulTelefon Başmüdür- lüğü" olarak belırlendi. Milli Istihbarat Teşkilatı'nın Başbakanlık için hazırladığı rapora göre "Yeşil" olarak anılan Mahmut Yıldınm'ın kimliği ve bazı eylemleri şöyle: Gerçek adı: Mahmut Yıldınm. Kod adı: Ahmet Yeşil-Mehmet Kırmızı Tire- Sakalh-Terminatör. »Salih-Derdi oğlu, Bingöl/Solhan 1953 do- ğumlu. • 8 Nisan 1973 tarihi itibanyla Bingöl/Genç llçe Jandarma Komutanlığı tarafından kullanıl- dı. Aynı tarih itibanyla, verdiği bilgilerin anı- lan komutanlıkça değerlendirilmesinde güçlük çekildiği gerekçesiyle MlT'e devredildi ve Tat- van Bölge Müdürlüğü'nce kullamlmaya baş- landı. • Ekim 1973-Kasım 1975 tarihleri arasında askerde olması nedeniyle temas kurulamadı. Askerliği sonrası Milli Görüşçüler'den bilgi sız- dınlmasında kullanılmaya başlandı. Mayıs 1989 ayında yarattığı bazı etkiler nedeniyle teş- kilatla ilgisi yeniden kesildi. Jandarmaya devir • Bu tarihten sonra Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'mn emirleriyle ve bu komutanlık adına, Nazimiye ve Ovacık bölgelerinde istih- bari bilgiler toplayarak, güvenlik kuvvetleriyle birlikte uygulamalara katıldı. • Bu çalışmalar sonucunda bölgedeki vatan- daşlar nezdinde deşifre olması nedeniyle jan- darma asayiş komutanı tarafından Diyarbakır'a çekildi. Bu dönemde Tunceli Jandarma Alay Komutanlığı'nda bir MİT görevlisiyle tanıştı ve Diyarbakır'daki Jandarma Asayiş Komuta- m'na bağlı olarak kırsal alanlarda çalışmalar yaptığmı ifade etti. • Mart 1992'de Tunceli Güvenlik Komuta- nı'na bağlı olarak çalıştı. • 27.05.1992 tarihinde Muş ilinde güvenlik kuvvetlerince yakalanan 5 PKK mensubu, sor- gu amacıyla özel harekât şube müdürlüğüne gö- türülmeleri sırasında adı geçen tarafından öldü- rülmüşlerdir. • MIT'in üst birimlerine ulaşan bilgilere gö- re, Bingöl birimi tarafından, asayiş kolordu yar- dımcısımn da bulunduğu bir ortamda Bingöl tl Jandarma Komutanı'mn makam odasında gö- rüldü. MlT görevlisi, Yeşil'e para talebi üzeri- ne asayiş kolordu komutan yardımcısı tarafın- dan para verilmesinin emredildiğini üstlerine bildirdi. Eski Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kut- lu Savaş' m hazırladığı Susurluk raporunda uzun uzun anlatılan Yeşü'le ilgili bir paragraf şöyle: "Antarya'da Metin Güneş (Sakalb HaaX An- kara'da Metin Atmaca, Ahmet Demir adryla ic- rayı faahyet eden Yeşil hem polisin, hem MTT'in varlığını, faaliyetkrini biküği bir kişidir. Her iki taraf Yeşfl'i takip eder, telefonlannı dinlerken karşı tarafin irtibatlannı -istemese de- tesph et- miş olmaktadır. Devletin güvenlik teşkilatlan olaylan, irtibaüan bilmekte, TCK'ye göre suç teşkil eden fîüleri tespit etmekte ve susmaktadır. aaKaııı- lermınaıor. V e Dıyarbakır'dakı Jandarma Asayiş Komuta- olaylan, ırtibatlan bilmekte, TCK' • Salih-Derdi oğlu, Bingöl/SoUıan 1953 do- m 'na bağlı olarak kırsal alanlarda çalışmalar teşkü eden frilfcri tespit etmekte ve sı Çakıcı için Uluç'un vurulması suçundan 7.5 yıla kadar ağır hapis istendi w Kıhç ailesi koııi|do kurdu 9 Susurluk olayı da işte budur." 'MJkaflSâr? Bir dönem "Yeşfl"in ekibinde olduklan iddia edilenlerden diğer kilit bir isim ise Cemal Kn- laksızoğhı. Adı ilk olarak Susurluk olayı ile or- taya çıkan Kulaksızoğlu, "Mikail San" takma adıyla bilintyor. Akın Birdal'a düzenlenen sal- dınyı yönlendirdiği iddia edilen Cemal Kulak- sızoğlu'nun, Mahmut Yıldınm gibi aranıp aran- madığı biünmiyor. Kulaksızoğlu da MİT ile iliş- kileriyle dikkati çekmişti. Birdal suikastı nede- niyle cezaevinde bulunan Semih Tufan Gülal- tay, Mikail San ile birlikte Türk întikam Tuga- yı (TlT) isimli örgütü kurduğunu söyledi. Çe- şitli demeçlerinde Rus yurttaşı da olduğunu ve Rus kırmızı pasaportu taşıdığını belirten Ku- laksızoğlu'nun, eski MtT yetkilisi Yavuz Ataç'a bağlı olarak çalıştığı belirtilmişti. Kulaksızoğ- lu, Ataç için "O benim babam gibidir" değer- lendirmesini yapmıştı. Cemal Kulaksızoğlu, Hürriyet gazetesinde yayımlanan demecinde, suçlanmasına tepki gösterirken "Şimdi biri suç- layanlar geçmişte yaptığunız işlerden dolayı Baş- bakanhk ve bakanhk makamına çağınp alnı- mızdan öpüyorlardı. Benim ve arkadaşlanmEm kim olduğunu, ne yapmamızı istedikkrini hiçbi- ri bibniyor muydu" diye konuşmuştu. Istanbul HaberServisi-Gaze- teci Hıncal Uluç'un vurulmasıy- la ilgili olarak hâkim karşısına çıkan Alaattin Çakıcı. Kıhç aıle- sinin kendisine komplo kurdu- ğunu savunarak "Bu olaydan sonra 1994yıhnda Dünya Kupa- sı sırasmda Los Angeles'ta Hın- cal Uluç'la aynı masada yemek yedim'' dedi. Cumhunyet Sav- cısı Mehmet Kıhç, Çakıcf nın "adam yaralamaya azmettir- mek" suçundan 7.5 yıla kadar ağır hapsini istedi. Alaattin Çakıcı, tstanbul 6. Ashye Ceza Mahkemesi'nce za- manaşımına uğradığı gerekçe- siyle düşürülen, ancak Yargıtay Ceza Kuruhı'nun bu karan boz- ması üzerine yeniden açılan da- va dosyası nedeniyle dün hâkim karşısına çüctı. tstanbul 6. Asli- ye Ceza Mahkemesi'ndeki otu- rumda, Alaattin Çakıcı ile avu- katlan Şevket Küçük ve Atalay Cebesoy hazır bulundu. Oturum- da kimlik tespiti yapılan Çakıcı, ne iş yaptığına yönelik soruyu "demir tüccan" olarak yanıtla- dı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı Tevfik Gün- gören, Yargıtay Ceza Genel Ku- rulu'nun ve Yargıtay 4. Ceza Da- iresi'nin zamanaşımıyla ilgili karanm okudu. Soru üzerine Çakıcı, "Eğer hukukun üstünlü- ğü varsa, en üst yargı organı si- zin karanmzı kabul etmiyorsa diyecek bir şeyim yok. Doğru olan sizin karannızdır" dedi. Avukat Şevket Küçük de, mah- kemenin karannda direnmesini istedi. Cumhuriyet Savcısı Meh- met Kıhç ise mahkemenin Yar- gıtay Ceza Kurulu'nun karanna uymasını istedi. Önceki gün'çete' davasmdan 5 yü hapis cezasına çarptınlan Alaattin Ça- laa, dün de gazeted Huıcal Uluç'un yaralannıası olayında azmetririci' suçjamasryla yargıç karşısuıa çıku. (Fotoğraf: UĞURGÜNYÜZ) Göriişleri dinledikten sonra Yargıtay Ceza Genel Kuru- lu'nun karanna uyuhnasma ka- rar veren mahkeme, Çakıcı'nın sorgusuna geçti. Suçlamayı red- deden Alaattin Çakıcı, 1994 yı- lında tngiltere'de olduğunu söy- ledi. Olay tarihinden kısa süre önce Uğur Çakıcı ile boşanmak üzere olduklannı söyleyen ve eşi hakkında boşanma davası açtığı- nı ifade eden Çakıcı, Uluç'u vu- ran lbrahim Türk ile Barbaros Gökalan'ın Dündar Kıbç'ın adamlan olduğunu öne sürdü. Kıhç ailesini kastederek "Bu ai- le benimle çok uğraştı" diyen Çakıcı, Uluç'un kendisi aleyhi- ne bir yazı yazmadığını ileri sür- dü ve "Ben 1994 yıbnda Los An- gelesta Hıncal Uluç'la aym ma- sada oturup yemek de yedim. Kendisine geçmiş olsun dedim. Ayağı alçıdaydL Ben onu vur- durtmuş olsaydun, benimle otu- rup aynı masada yemek yemez- di Boşanmak üzerine okhığum kadm hakkında yaa yazan biri- ni vıırmak babasuıa düşer, bana niye düşsün \a" diye konuştu. Çakıcı, Hıncal Uluç'un 14 Haziran'da Sabah gazetesinde yayımlanan yazısında kendisi- nin olayla ilgisinin olmadığını belirttiğini söyledi. Uğur Çakı- cı'nm savcılık ifadesinde yer alan "Beni Alaattin telefonla ara- dL Hıncal Uluç vuruldu. Hemen yurtdışına çık" sözlerinin doğru olmadığını öne süren Çakıcı, "Bu provokasyondur. Bir kadm hür iradesiyle savcıhkta kocası hakkmda bÖyle konuşuyorsa ne diyebiliriın ki" dedi. Çakıcı, lbrahim Türk ile Bar- baros Gökalan'ın olayla ilgili olarak verdikleri ifadeleri de reddederek "Bu, Dündar Kıhç tarafindan düzenlenmiş bir tez- gâhtn*" görüşünü savundu. Oturumda esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Kıhç, olayın Çakıcı'nın azmettirmesi sonucu gerçekleştiğini ifade etti. Savcı Kıhç, Çakıcı'nın eylemine uyan TCY'nin 456/2 ve 457/1 mad- deleri uyannca 2 yıl 8 aydan 7.5 yıla kadar hapis cezasına çarp- tınlmasını istedi. Çakıcı ve avukatlanmn esas hakkındaki savunmalannı hazır- lamalan için oturumu erteleyen mahkeme başkanı Güngören, Çakıcı 'nın tahliyesi yönündeki istemi de reddetti. îskender, Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı'na, Çakır da merkeze atanıyor Hükümette kararname anlaşmazbğı ANKARA (Cumhuriyet Büro- su)-lçişleri Bakanhğı, aralannda Istanbul, Ankara ve tzmir'in de bulunduğu vali ve emniyet mü- dürlüğünü içeren geniş bir karar- name hazırlıyor. Kararname, hükümetteki Yüce Divan bunalımı nedeniyle henüz tamamlanamadı. Kemal Nehro- zoghı'nun Cumhurbaşkanhğı Ge- nel Sekreterliği'ne getirilmesinin ardından boşalan îzmir Valiliği için Çorum Valisi Anl Üzelgün, Emniyet Genel Müdürü Tu- — ran Genç ile Istanbul Emni- yet Müdürü Hasan Özde- mir'in adlan geçiyor. Merke- ze ahnması planlanan Istan- bul Valisi Erol Çakır'm yerk Akan, Bitlis Valisi Keramettin Metin Köksal, Sıvas Valisi Aydm Güçlü. Kırklareli Valisi Memduh Oğuz, Karabük Valisi NafizKaya- h, Samsun Valisi Metin Üyas Ak- soy ile Istanbul Valisi Erol Çakır, Iğdır Valisi Nurettin Aras, Malat- ya Emniyet Müdürü Kemal Bay- rakve Adıyaman Emniyet Müdü- rü Ertuğrul Kara merkeze alını- yor. Paraşüt operasyonu çerçeve- sinde görevinden alınan Kilis Va- lisi Güner Özmen'in yerine Muş lan Izmir Emniyet Müdürlüğü için hükümet ortağı partiler arasında anlaşmazlık çıktı. Izmir Vaüliği için en güçlü aday Çorum Valisi Atıl Üzelgün. ANAP, tzmir Vali- liği için Istanbul Emniyet Müdü- rü Hasan Özdemir'i istiyor. Her koşulda vali yapıhnası planlanan Özdemir'in Izmir'e atanamaması durumunda Kütahya ya da Bur- dur'da görevlendirilebileceği be- lirtiliyor. Izmir Valiliği için Emni- yet Genel Müdürü Turan Genç'in ne Ankara Valisi Yahya Gür ya da Içişleri Bakanhğı Müs- teşan SaimÇotur'un getirile- bileceği belirtildi. Ankara ™"" Valiliği için Bursa Vahsi ABFuat Güven, Ankara Emniyet Müdür- lüğü için ise Bursa Emniyet Mü- dürü Aydm Genç'in adlan geçi- yor. Içişleri Bakanı Sadettin Tan- tan'ın hazırhklannı yürüttüğü va- liler ve emniyet müdürleri karar- namesi, hükümet ortağı partilerin istemleri ve ANAP ile MHP ara- sındaki Yüce Divan anlaşmazhğı nedeniyle tıkandı. Kararname tas- lağına göre, Karaman Valisi AK • Istanbul için Ankara Valisi Gür ve Içişleri Bakanhğı Mûsteşan Saim Çotur'un adlan geçiyor. Izmir Valiliği için 3 aday var; Çorum Valisi Atıl Üzelgün, Emniyet Genel Müdürü Turan —Oenç ve tstanbul Emniyet Mfidûrû Hasan Ozdemir. Ankarsr Valiliği için Bursa Valisi Ali Fuat Güven'in, emniyet müdürlüğü için de Bursa Emniyet Müdürü Aydın Genç'in adlan geçiyor. Vahsi Şerafettin Yatcı'nm atanma- sı öngörülen kararnameye göre, Içişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Cengiz Akm Çorum'a atanıyor. tçişleri Bakanhğı Genel Sekreteri Muzaffer DOek'in Ka- raman Valiliği'ne, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Cavit Erdo- ğan'ın da Karabük'e atanması bekleniyor. Kemal Nehrozoğlu'nun Cum- hurbaşkanlığı Genel Sekreterli- ği'ne atanmasının ardından boşa- de adı geçiyor. Genç'in Samsun Valiliği görevine atanabileceği de kaydediliyor. Başbakan Yardım- cısı Devlet Babçeli'nin seçün böl- gesi Osmaniye Valisi Memili Kı- nkkanat'ın adı da merkeze alına- cak valiler arasında geçiyor. Kınk- kanat'ın yerine Ankara Vali Yar- dımcısı Mustafa Erkal'ın atana- bileceği belirtiliyor. Aydın Valisi MuharremGökta- yoğhı'nun APK Daire Başkanlı- ğı'na getirilmesi planlanıyor. Göktayoğlu'ndan boşalacak gö- rev için en güçlü aday Gaziantep Valisi Muammer Güİer ANAP'tan geçen seçimlerde milletvekili adayı olan Oğuz Ka- an Köksal'ın da 3 büyük kentten birinin valiliği için yoğun kulis fa- aliyetleri yürüttüğü öne sürülüyor. Erol Çakır'ın merkeze ahnma- sıyla boşalacak Istanbul Valiliği için en güçlü iki isim; Ankara Va- lisi Yahya Gür ve Içişleri Bakan- hğı Mûsteşan SaimÇotur. Gür'ün — Istanbul'a atanması duru- mundaboşalacak Ankara Va- liliği için Bursa Valisi AliFu- at Güven ile Içel Valisi Şeuol Engin'in adlan geçiyor. Artkara Emniyet Müdürü Kemal tskender'in Emniyet Genel Müdür Yardımcıh- ğı'na, yardımcılanndan Os- " " manOztürk'ünMalatyaEm- niyet Müdürlüğü'ne, Ozkan El- gin'in de Adıyaman Emniyet Mü- dürlüğü'ne atanması bekleniyor. îskender'den boşalacak göreve ise Bursa Emniyet Müdürü Aydm Genç'in getirileceği beklentisi hâ- kim. Genç'in vali olması durumun- da boşalacak Emniyet Genel Mü- dürlüğü için en güçlü iki aday; Emniyet Genel Müdür Yardımcı- sı Tahsin Baş ve Adapazan Vahsi CahitKıraç. MHP lideri Devlet Bahceli 'Eleştirikr kararunm etküemez 9 ANKARA(Cumburi- yet Bürosu) - MHP Ge- nel Başkanı Devlet Bah- çeii, soruşturma komis- yonlan konusunda partı- sine yönelik eleştirilerin "yaklaşınüanvekarariı- hklarmı" etkilemeyece- ğini söyledi. MHP'nin "âyasi entrika ve kuii oyun" içinde ohnadığını kaydeden Bahçeli, "Biz- ler yerimizdcn de duru- şumuzdan da memnu- nuz. Bizim için siyaset, ne bir öhlrn kahm mü- cadeksi, nemanevra ato- m ne de koltuk kapma yanş^dır'" diyerek ortak- lanna gözdağı verdi^., MÜP'nin dünkü grup toplanösmda 8 be- lediye başkanının MHP'ye katılması ne- deniyle tören düzenlen- di. Belediye başkanla- nna MHP rozeti takan Bahçeli, konuşmasının tamamını Yüce Divan gerginliğine ayırdı. Yolsuzluklarla müca- delenin üUce gündemi- nin birinci suasında yer ahnasının büyük bir ta- hhsizlik olduğunu anla- tan Bahçeli, 1995-1999 seçimleri arasında gün- deme gelen soruşturma ve dokunulmazltk dos- yalan ile partiler arası milletvekili trafığinin sayısal görünümünün baş döndürücü bir boyu- ta ulaştığını vurguladı. Soruşturma komis- yonlanyla ilgili tarüşma ve eleştirilerin partisinin yaklaşımı ve kararhlığı- nı etkilemeyeceğini kay- deden Bahçeli, "Çünkü MHP'nin dünkü yakla- şınüarrvlabugünküyak- laşımlan arasında bir fark bulunmamaktadır. Meclis soruşturma ko- misyonlan. bizim açı- nuzdan bir hesaptaşma ya da tasfiye arenası de- ğildir. Hizinet ebne so- rumhıhığunu paylaşağt- nuz bir siyasi partryi ar- kadan vurma aracı hiç değüdir" diye konuştu. Bahçeli, komisyonlarda görev alan MHP miilet- vekıllerinın vicdani ka- naatlerine göre hareket ettiklerini, bunu yapar- ken de başkalannm yap- tığı gibi "siyasi entrika ve kiıü oyun" içinde ol- madıklannı savundu. Yüce Divan'la ilgili her türlü peşin hükümlü tavnn siyasi meşruluk tartışmalanna neden olacağını kaydeden Bahçeli, MHP'ye "islit. ran bozma" eleştirisi getirenlerin bu noktayı gözden uzak tutmama- lan gerektiğini söyledi. Bazı çevrelerin "eski defterleri kanşünna te- laşT hakkında söylene- cek çok sözlerinin oldu- ğunu kaydeden Bahçeli, MHP'nin bazılan gibi geçmişinden utanıp sı- kılan bir siyasi gelene- ğin adı olmadığını vur- guladı. Bahçeli şunlan söyledi: "MHP'nin künsenm verindegözöofanadığı gi- bi, etikdıp bir mücadek yürütmesi de mümkün MHP'de soruşturma tartışması ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - MHp'de soruşturma raporlan üzerinde söz alacak mıl- letveküleri konusunda tartışma yaşandı. TBMM Genel Kuru- lu'nda raporlar üzerinde söz ahnak istediğini be- hrtenMHPOrduMillet- vekih Cemal Engmyart ile Grup Başkanvekili tsmail Köse tartıştı. MHP grubunun dün yapılan toplantısmın ba- sına kapalı olan faölü- münde Grup Başkanve- —köi Ismait Köse,TB-~ MM Genel Kurulu'nun bu haftakı gündenünı anlatırken soruşturma komisyonu raporlaruun nasıl görüşüleceği konu- sunda bilgi verdi. Köse, raporlar üzerinde sözal- mak için başvuruda bu- lunan miMetvekillermin adlannı okudu. Köse'ye itiraz eden Ordu MiUet- vekili Enginyurt, kendi- sinin de söz ahnak iste- diğini belirtti. Engıa- yurt, "BuBsteyinaal h». zırladuuz" diye bağınn- ca toplantı salonunda gergin bir hava oluştu. Köse, TBMM Içtüzü- ğü'nde görüşmelerin na- sıl yapılacağının anlatıl- dıgmı belirterek * ^ e r ictüzüğü okursan anlar- sm" dedi. Hatay Milletvekili Mehmet Şandır da top- lantıda Suriye'deki ge- hşmelerie ilgili bilgi ver- di. Suriye'de 1.5 miryo- na yakın Türk'ün yaşa- dığını behrten Şandır, Türkiye'nin bu insanla- nn haklannın korunma- sTTçin daha aktif bir po- lıtıka uygulaması gerek- tiğini söyledi. Şandır, Suriye'nin terörü des- teklemesı sonucu Türki- ye'nin 15 yılını kaybet- tigini kaydederek "Tür- krye arük daha inisiya- tiflibirpoBtikaiîdemeb- dir. Ortadoğu'da banş ortamınuı sağlanmas konusunda taraf ve ta- lepkâr ohnaudır. Bu,Su- riy^'niniçişlerinekarışu- ması deniek değildir. Bölgede Türkiy*'siz hu- zur ohnaz" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog