Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

21 HAZİRAN 2000 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA KÜLTÜR kultur@ cumhuriyet.com.tr 15 ALLECRO EVİN İLYASOĞLU Festh alhıdorulMilenyumun divası, ünlü soprano Kiri te Kananva bu yılki festivalin özel konuklanndan birisiydi. tki resitaline de genellikle liedlerinden oluşan bir program seçmişti. Dinleyıcinin bek- lentisi ise gür sesli opera aıyalan idi. Ikinci dinletisini izlerken onun belli bir "ekotö", biçemi olan, hiç "detone" olmaksızın tek çizgi üstünde kalmayı başarabilen, onca yılın birikimini ve şan bilgisini hiç yozlaştırmayan soylu- luğuna tanık olduk. Küçük seslerdeki (pianissimo) nazlanmalan eşsızdi. Yük- sek seslerin (fortissimo) tizlerinden ka- çınsa da şiir okurcasına abartısız ve za- rif bir sopranoyu dinlemenin ayncalı- ğını yaşadık. Bu arada pıyanist Julian Reynolds'un da eşlikte harikalar yarat- tığının altını çizmeliyiz. Kiri te Kanavva'yı dinlerken sevgili Zefara Yıkhz'ı anımsamamak elde miy- di? Yeni bir çahşmaya başlamadan ön- ce birçok ünlü sopranoyu karşısına di- zerek onlan bir sınavdan geçirdiğıni ve her seferinde Kin te Kanawa'nın bi- rincilik kazandığını söylerdi. Keşke olanaklar elverse, Te Kanawa da Zeh- ra'nın anısına lstanbul'da bir seminer yapsa! Genç şanctlanmıza Katia Rici- areDi gibi yol gösterse. Copland'ın fanfaıian tstanbuTu sarsti Ünlü Amerikah şef Leonard Slat- kin'i Copland'ın senfonisinde izlemek ayn bir coşkuydu. Bu Philarmonıa Or- kestrası (ve korosunun) konserlerinın AKM ya da Lütfu Kırdar gibi bir sa- londa yer alması daha doğru olurdu kuşkusuz. Programın solisti Yunanlı kemancı Kavakos pınl pınl tonuyla, özenli bır Beethoven konçertosu çaldı, Adagio'daki aşın ağır tempo dışında her şey kusursuzdu. Bu kusursuzluğa karşın sanki bir kıvılcım eksikti Kava- kos'un yorumunda. DinJeyeni uçurup götüren o çok özel kıvılcımı yakalaya- madık. Konserin en çarpıcı yapıü ve bel- ki de tüm festivalin bugüne dek dinle- diğimiz en çarpıcı yapıtlanndan birisi Slatkin'in yöneltiği Copland'ın 3. Sen- fonisi oldu. Bol fanfarlı, orkestranın tüm çalgılanmn özellikle bakırlann gprketole yer aldığı bu senibıu ılk aor.. tasından son tümcesine dek renk cüm- büşüydü. Şef yapıttaki o "rhetoric" söylemi hiç elden bırakmadı. Slatkin gi- bi bir Amerikah şefin kendi ülkesinin ürünü olan ve kendi uzmanlık alanın- da yer alan bu yapıttaki başansı daki- kalarca alkışlandı. Hoşgeldin sevgili ölüm J. S. Bach'ın kantatı "Ich habe Ge- nug", bu dünyada yaşamaktan usanan yaşlı bır adamın ölümü güzelleştirerek bekleyişini dile getirir. Son aryasında ölümü sevinçle kucaklayarak bu dün- yanın sıkıntüanndan kurtulmayı kutlar. "Kendi ölümümk murJaıuyorum'" di- zelen neredeyse bır bayram coşkusu taşır. Kontralto Natalia Stutzmann'ı yıllar önce lstanbul'da dinlediğimizde olağanüstü ses rengıne hayran kalmış- bk. Sıradan insanın gırtlak yapısından farklı yaradılışına ek, harika bir muzi- kalitesi vardı. Sonra müzik dergilerine kapak oldu, nice CD'si ödüller kazan- dı. Özellikle Schumann liedlerinden oluşan albümü son derece başanlıydı. Bu yılki festıvalde Stutzmann'ın The Orchestra of Enlightenment orkestra- sı eşliğinde vereceği iki konseri merak- labekliyorduk. Dk konserde J. S. Bach'ın iki dinsel kantatını seslendirdi. Toplu- luğun yöneticisi, birinci kemandaki Catfaerine Mackintosh ve Stutzmann, yapıtlann özüne ve zamamna bağh yo- rumlanyla dikkati çektiler. Adı üstün- de, "Aydınlanma Çağı OrkestrasT 18. yüzyılın çalgılanyla donanmış, o dö- nemin ses renklerini duyurmaya çalı- şıyordu. Oysa bizler bu yapıtlan yeni çalgılann ışılhsında dinlemeye ahşmı- şız nice CD'den. Özellikle "Ich habe Genug"u Bach'ın yazdığı bir başka versiyondan, daha ışılhlı seslerle duy- muşuz. Belki bu nedenle Stutzmann'ın sesi ve yorumu mat ve karanlık geldi. Bach'ın o eşsiz nakışlamasuıda coş- kuyla yansıyan ölüm beklentisi Stutz- mann'ın yorumunda karamsar bir bek- leyişe dönüştü. Aynı şekilde bestecinin obua ve keman konçeriosundaki obu- acı Anthony Robson'un yorumu da ya- 'eçen hafta Istanbul Festivali klasik müzik dünyasının gözde sanatçılanyla yoğunlaştı. Kiri te Kanavva, Leonard Slatkin, Nathalie Stutzmann, Philip Glass gibi 20. yüzyıla damgasını vurmuş müzikçiler Istanbul'daydı. dırganmayacak gibi değildi. "Aydm- ianma Çağı Orkestraa", müzik tarihi üstüne önemli incelemeler yapan öz- gün çalgılan günümüze taşıyarak bes- tecinin o günlerde hangi seslen duydu- ğunu öze bağh bir şekilde sunan top- luluk. Ancak teknolojik gelişimle bu- gün ulaştığımız sesler de bestecilerin imge gücünün ne denli zengin olduğu- nu kanıtlıyor. Bu festıvalde Bach yılı nedenıyle bestecinin birçok dinsel yapıtını dinle- mekteyiz. Umanz Bach yılı bitmeden başka kurumlann katkısıyla besteci- nin dünyasal kantatlan da seslendirilir. örneğin Düğün kantatlan, Kahve kan- tatı ya da Köylü kantatı hemen hiç din- lemeye alışık ohnadığımız, birbirin- den renkli yapıtlardır. Dört konçertoya sekiz soüst Istanbul Festivali'nin dışında da mü- zik olaylan yer alıyor lstanbul'da. Hem de öyle sıradan değil, çok seçkin mü- zik geceleri yaşanıyor. Ömegin geçen hafta başında Anadolu Sigorta'nın des- teklediği "Dört Konçertoya Sekiz So- Hst" başlıklı konser Lütfu Kırdar Salo- nu'nda yer aldı. Eşine çok az rastlanır türden bir dinletiydi. Hep bu tür kutla- ma konserleri davetin kıvamına göre ayarlanır, genelükle kısa tutulur. Oysa bu kez hem doyurucu bir büfe, ardın- dan da upuzun birkonser vardı. Hakan Erdoğan ve Seyfettin Evintan'nın dü- zenledikleri gösteri, kısa konuşmalann ardından özenli bir multivizyonla or- kestraya, Ferit Tûzûn'ün notalanna bağlandı. Rengim Gökmen yönetimin- deki Istanbul Devlet Senfonı Orkestra- sı gerçekten zor bir görev yüklenmiş- ti bu kez. Bir ya da iki değil, tam sekiz soliste eşlik ettiler. Seslendirilen dört konçerto da ikişer solist için yazılmış- tı. Rengim Gökmen her bir yapıtı taze bir solukla yönetti. Bu konserin birbaş- ka özelliği de bu ikililerin (önderler dı- şında) ilk kez birlikte çalmalanydı. Ay- n ekollerden yetişmiş, ayn söylemle- re sahip olsalar bile birlikteki uyumla- n alkışa değerdi. Bach'ın iki keman konçertosunda Ayla Erduran'ın dene- yimli sesi ve o içten coşkusu Cihat Aş- km'ın coşkusuyla birleşti. Mozart'ın flüt ve arp konçertosunda BüJent Ev- cfl ve Şirin Pancaroğlu ikilisini pınl pı- nl bir yonımda dınledik. Mendels- sohn'un neredeyse çocuklukürünü olan keman-piyano konçertosunda Emre Tamerve Rfiya Taner'in uyumlu başa- nlanna tanık olduk. Ve Poulenc'in iki piyano için konçertosunda Avustur- ya'da yaşayan ikiz piyanistlerimiz Fer- han- Ferzan Önder'i yeniden Istan- bul'da dinlemenin kıvancını yaşadık. Di- leğimiz, gelecek mevsimin başında Anadolu Sigorta'nın aynı konseri hal- ka açık olarak yeniden düzenlemesi. Gençük konserieri Ne yazık ki haziran ayında gençlere ilgi gösteremedik. Gerek festival kap- samında gerekse festival dışında genç- lerin etkiniiklerini izleyemedik. Onla- nn haberlerinı aktarmak da görevimiz. Piyanist Gülden Gökşen Ernez, Bul- garistan'ın Razgrad kentinde büyük başanlar elde etmiş. Yerel basına yan- sıyan haberlerini ileriki yazılanmızda aktaracağız. Geçen salı günü Italyan Kültür Merkezi'nde gencecik iki sa- natçı, Sinan Köksal ve Can Okan'ın keman-pıyano resıtalı yine kaçırdıkla- nmız arasındaydı. Ve festival kapsa- rrundaki gençlerin oda müziği dinleti- lerini Burak Bügib-Özgûr Tuncer iki- lisini, Amatıs Topluluğu'nu, Feroce Ensembfc'ı dinlemeyefirsatbulamadık. Yıl içinde yeni konserlerinde buluş- maküzere. evini@boun.edu.tr The Philarmonia Orkestrası'nın verdiği açılış konserini şef Slatkin yönetti ^ C i ^ O ^ . , . .., „. Ilk dinletiden izlenimlerÖNDER KÜTAHYALI tZMİR- 14. Uluslararası Izmir Müzik Festiva- li'nin açılış dinletisini, 17 Haziran akşamı Ingıl- tere'nin ünlü "The Philarmonia" Orkestrası Efes Büyük Tiyatro'da verdi. Şef LeonardSlatkin'in yö- nettiği orkestra, L. Van Beethoven'ın Egmond Uvertürü ile A. Copiand' ın 3. Senfonisi'ni seslen- dirdi. Yunan sanatçı Leonidas Kavakos ile Beet- hoven'ın Op. 61 Re Majör keman konçertosunu çaldı. Bu yıl Efes Ören'de yoğun güvenlik önlemleri uygularuyor; ancak güvenliği halkın mutluluğu ile bağdaştırmak gerek. Büyükşehir Belediyesi'nin sağladığı basrn otobüsüyle oraya gittiğimizde, sa- at 20.00'ye yaklaşmakta ve herkes o güzelim me- kânm girişindeki tumike önünde beklemekteydi; çünkü denerimleri yapacak olanjandaıma karako- lunun yetkihTeri henüz gelmemişti. İKSEV Basın Danışmam Saym Sirel Ekşi'nm dağıttığı kartlar sa- yesinde beklemekten kurtulduk. Tiyatronun önünde, davetlilerin hangi kapıdan alınacagını araştmrken festival yetkilileri arasın- da geçen bir konuşmaya tanık oldum: Şef Leonard Slatkin, Celsus kitaplığını gezmek istiyonnuş. Sa- natçının bu dileğini ileten görevli "Yasak" yanın- nı aldı. Sayın Slatkin'in bunu duydugunda, yüzün- de nasıl bir ifade oluşacağını çok merak ettim. Av- rupalı olduğumuzu söylüyoruz. Sömürülmemek ko- şuluyla A\Tupa Bırliği'ne girmeyı herkes istiyor; fakat aktardığım küçük olay. gerekli yasalan en kı- sa zamanda ve eksiksiz çıkarsak bile Avrupa Bir- liği'ne kaölmamızın kaç yıl alacağuu gösteren bir ölçüydü. Son derece üzüldüm ve utandım. On dakikalık gecikmeden sonra festivalin açı- hştöreni "İzmirKültür, SanatvçEğitim Vakfi" (İK- SEV) Başkanı Saym Fffiz Eczacıbaşı Sarper'in ko- nuşmasıyla başladı. Uluslararası tzrnir Müzik Fes- rivalleri'nin 14'üncüsüneulaştıklannı belirten Sar- per, her türlü güçlüğe karşın bu yılın önemini yan- sıtan, halknı beklentilerine yanıt veren ve Izmir'e yaraşan bir festival düzenlemeye çahştıklannı acık- ladı, katkıda bulunanlara teşekkür etti. Ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Sayrn Ahmet Pirif- Orkestradaki sanatçıiar şef Leonard Slatkin'in istedUderini eksiksiz yerine getirdBer. tina, bir teşekkür konuşması yaptı. Vali Vekili Sa- yın Ramazan Urganaoğhı da konuşmasında tzmir halkmdan festivale destek istedi. Törenin ikinci aşamasında 'Üçüncü LTuslarara- a Eczacıbaşı Beste Yanşması'nda ödül alan sanat- çılann plaketleri verildi. Çağdaş Türk besteciüği- nin gelişmesi açısrndan büyük önem taşıyan bu se- vindirici olayın ayrmhiannj başka bir yazıya bı- rakmak istiyorum. Son olarak sunucu, festivaün sponsorlannapla- ketlerinin verileceğini söyleyince, ön sıralarda otu- ran bir sanatsever sahneye dönerek "Ya konser?!" diye seslendi. Dağıtnn başladı; fakat sık sık alkış- larla ve dinleyicilerin "konser" ünlemleriyle ke- sintiye uğradı. Tatsız bir durumdu. Bizdeki bu ko- nuşma ve tören merakı hiç de evrensel değil. Baş- ka dinletılerde de zaman zaman böylesi törenlere tanık oluyoruz ve çok sıkıhyoruz. Uzun bir bekleyişten sonra izlemeye başladığı- mız dinleti, sözcüğün tam anlamıyla mutluluk ve- riciydi. 1945'te sadece plak doklurma amacıyla ku- rulan "The PMarmonia" Orkestrası, keyifle din- lenen bir topluluk. Sanatçüar, müzikçi bir aileden gelen ve yetenekleri daha ilk ölçülerde anlaşılan Leonard Slatkin'in istediklerini eksiksiz yerine getirdiler ve orkestra, Copland'ın usta işi bir ya- pıtolan3. senfonisindeki güzelim fanfartrnılany- la ışık dolu renkli görünümleri ustaca ortaya çı- kardı. Slatkin konukşeftir. Orkestra 1998-99 mev- siminden bu yana Cristoph Von Dohnanyi ile ça- lışmaktadır. Öte yandan, beş yaşmda kemana başlayan ve ABD Indiana Üniversitesi'nde Joseph Gingold'un master smıfinı bitiren Leonidas Kavakos ilginç bir Beethoven yorumuortaya koydu. Birinci bölüm ge- reğinden hızlıydı. Aynca sanatçı, söyleyiş bakı- mından genellikle notalann ayn yayiarla çalınma- sına ağırlık verdi. Üçüncü bölümde ise ana tema- yı biraz ağır aldı; virtüözlüğü öne çıkaran ara mü- zflderinde ise tempo daha hızlıydı. Bu yüzden de keman-orkestra birlikteliğinde küçük sallantılar sezdik. İkinci bölüm şiirseldi. Kreider'ın bu kon- çertoya yazdığı kadanslarda ise sanatçı, müziğin gü- zeüikleriyle teknik üstünlüğü başanyla bırleştirdi. 11-21 Eylül tarihleri arasında gerçefdeştirilecek etkinliğin koordinatörü Prvf DK FilizAH Ayvalık Ya^lı Çalgılar ve Oda Müziği Uzmanlık Kurşu Suna Kan ders verecek müzisyenler arasında. Kûrtür Servisi - Ayvalık'ta kültürel ve sanatsal zenginliği canlandırmak amacıyla klasik müzik öğrencilerine yönelik düzenlenen 'Ayvalık Yayh Çalgılar ve Oda Müziği Uzmanlık Kursu'nun üçüncüsü 11-21 Eylül tercihleri arasında gerçekleştirilecek. Prof.Dr. Filiz AB'nin koordinatörlüğündeki kursta. Devlet Sanatçısı Suna Kan, Avustuıya'ı bestec Johann Nepomuk David'in oğlu kemancı Lukas DavkL Kudüs Rubin Müzik ve Dans Akademisi ile Tel- Aviv Üniversitesi Müzik Akademisi'nde çello profesörü olan viyolonselci Mikhail Khomhzer ve her yıl Hannover- Isarhagen Uluslararası Viyola Uzmanlık Kurslan'nı yöneten viyolacı Tatiana Masurenko gibi müzisyenler ders verecek. Bölgenin tarihsel ve kültürel mirasına sahip çıkmak isteyen aydınlann girişimiyle düzenlenecek kurs, Ayvalık'ta yakın gelecekte yapılması hedeflenen Sanat Festivali ve Yaz Okulu'nun ilk adımı olarak kabul ediliyor. Cunda Adası'nda on gün boyunca yoğun bir programa dahıl olacak öğrenciler hem usta sanatçılann deneyimlerinden hem de Ayvalık'm tarihi ve doğal güzelliklerinden yararlanma olanağı bulacaklar. Kurs bitiminde, katılan öğrenciler ve öğretim görevlilerinin her yıl olduğu gibi ortak bir konser vermesi de bekleniyor. Kayıt ücreti için son başvuru tarihi 18 Ağustos (50 dolar), kurs ücreti içinse son başvuru tarihinin 11 Eylül (300 dolar) olarak belirlendiği kursta, öğrenciler Alibey Adası Cunda Hotel'de kalacak. (233 22 38) Lindstrom, Ingrid Bergman'ın ilk eşiydL ,; Petter Undstrom öldü i B Kültür Servisi - Hollywood'un en büyük skandallanndan bırinin baş aktörü Dr. Petter Lindstrom 93 yaşmda öldü. 1949 Ağustos'unda • ünlü oyuncu Ingnd Bergman'ın, 10 yaşındaki kıa ile kocası Dr. Petter Lindstrom'u buâkıp çocuğunu taşıdığı Roberto Rossellini ile aşk yaşamak için Italya'ya kaçması büyük bir rezalet ve ahlaksızlık olarak yorumlanmıştı. 1933 yılında Stockholm'de tanışan Lindstrom'la Bergman arasında ateşli bir aşk başlamış ve 1939'da Bergman altıncı fılmi 'Intermezzo'nun çekimleri sırasında kızlan Pia doğmuştu. Lindstrom'un gösterdiği tüm ilgiye ve özene karşın kendini kısıtlanmış ve rahatsız hisseden Bergman, 1948'de Roberto Rossellini'nin 'Roma: Açık Şehir' fihnini izledikten sonra yönetmenle film çevrrme saplantısına tutulmuştu. Sonuç olarak Bergman ve Rossellini arasındaki aşk önlemez boyutlara ulaşmış ve Bergman ailesini terk ederek Italya'ya kaçmıştı. Lindstrom yaşadığı bu büyük acıya kızı Pia ve ikinci eşi Dr. Agnes Ronavec sayesinde dayanmış ve her ne kadar başanlı bir beyin cerrahı olarak bilinse de yaşadığı skandalın getrrdiğı 'şöhret'in etkisinden kurtulamamıştı. Aktöp Brace W!His, kovboy oldu • Kultür Servisi - Aktör Bruce Willis, 'Outlavvs' adlı son fihninde, Billy Bob Thornton ile birlikte kovboy olarak kamera karşısına geçecek. Aynı kıza âşık olan iki banka soyguncusunun gerçek öyküsünün anlatıldığı fılmde Willis ve Thornton'a kovboy kız rolünde Cate Blanchett eşlik edecek. 'Wag the Dog' ve 'Küre' fıhnlerinin rejisörü Barry Levinson'ın yöneteceği filmin çekimlerine eylül aymda başlanacak. Yapurun önümüzdeki yıl ağustos ayuıda gösterime girmesi bekleniyor. Alicı EnsemMeın Hlibe konseri • Kühür Servisi - Alio Ensemble, Bulgaristan'm Filibejcentinde 36. Filibe Uluslararası Oda Müziği TPestivalTç'erçevesinde bir konser verdi. Mimar Sinan Üniversitesi Istanbul Devlet Konservatuvan Öğretim Üyesi Doç. Dr. piyanist Seher Tannyar, Istanbul Devlet Senfoni Orkestrası solo obuacısı M. Emin Özistek ve Japon flütçü Jadako Yokoyama Özistek'ten oluşan Alio Ensemble' ın konseri , tarihi Türk evleri ve konaklannın oluşturduğu eski Filibe'deki Etnografya Müzesi'nde gerçekleştirildi. Bach, Doppler, Debussy, Ibert, Ginastera ve Ekrem Zeki Ün gibi barok sanatçılanndan günümüz Türk bestecilerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan ilginç programlan ve yorumlan ile büyük alkış ve beğeni toplayan grubun konseri Bulgaristan radyosu tarafVndan da yayunlandı. Kore'de soğuk savaşı anlatan bir fihn çekiliyor • SEOUL(AFP)- Kore'de silahsızlandınlmış bölge olarak ilan edilen Panmunjom kasabasının, Kuzey-Güney Kore arasındaki soğuk savaşı anlatan bir film için maketi yapılıyor. Silahsızlanduıhruş bölgenin gerçek ölçülerinde olacak maket,'Joint Security Area' adlı filmin ^. çekimlerinden sonra Cine-Valley adlı parka ', yerleştirilecek. Kuzey ve Güney Kore arasında kahnış insanlann ve askerlerin durumunu anlatan , füm için yapılan çalışmalann turistlerin ilgisini >, çekeceği düşünülüyor. Lee Young-Ae ve Lee Byung-Hun'ın başrollerini paylaştığı yapurun bitiş tarihinin iki Kore arasındaki zirveye deıüc gehnesi,, hoş bir tesadüf olarak görülüyor. BUGUN • MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ SİNEMA- TV MERKEZİ'nde saat 19.00'da Jiri Menzel'in yönettiği 'Eski Güzel Günlerin Sonu' fılmı izlenebilir. (211 65 99) • BABYLON da saat 21.30'da Muammer Ketencoğhı'nun 'tzmir'den Pire'ye Rebetiko' başlıklı konseri yer alıyor. (292 73 68) —-• • BORUSAN'da saat 18.30da Prof. Orhan Kural ve Muammer Ketencoğju'nun katılacağı 'Gizemh' Hindistan ve Müziği' konulu söyleşi izlenebilir. (292 06 55) • AKBANK'ta saat 12.30 ve 18.30'daLouis MaDe'in yönettiği "Ascenseur Pour L'Echafaud' adh Tûm gösterisi yer alıyor. (252 35 00) BOĞAZİÇİFtSTİVAÜ'rDEBUCÜiy • CEMİL TOPUZLU AÇIKHAVA TİYATROSU'nda saat 21.30 da Juan Martin Flamenko Dans Topluluğu'nun gösterisi - gerçekleşiyor. (251 56 00) • CRR'de saat 19.00'da Istanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu'nun konseri izlenebilir. (232 98 30) • YILDIZ SARAYI'nda saat 21.30'da Hflal Çahkoğlu klasik Türk müziği piyano resıtali sunuyor. (251 56 00) ISTAnBULMÜZkFESTİVAlİTIKBÜGÖN • AKM de saat 19.30'da Philip Glass ve Topluluğu'nun konseri izlenebilir. (251 56 00)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog