Bugünden 1930'a 5,503,932 adet makale



Katalog


«
»

1 9 HAZftAN 2000 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER MHP, komisyon raporlanndan bazılannın ekime kalmasını istiyor Meclis'te sorusturma haftasıANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Hü- kûmet oraklan DSP ile MHP arasuıdaki gerginliksürerken; SEKA arazisinin tah- sisi ile ilgJi olarak ANAP Genel Başkanı Mesut Yimaz'ın Yüce Divan'a sevkini kararlaştran soruşturma komisyonu ra- poru 22 Haziran Perşembe gûnü genel ku- rulda görişülecek. Yılmaz'ın Yüce Divan'a gitmesi için 276 oy gerekiyor. MHP'liler, Yılmaz'la ilgili Yücs Divan'a sevk karannın veril- digi Turicell-Telsim soruşturma komis- yonu raporu ile DYP lideri Tansu ÇiDer hakkında örtülü ödenek nedenıyle aynı yönde kaıar veren soruşturma komisyonu raporlarının ekim ayına kalması hesabını yapıyor. MHP tarafi bu raporlann görüşüJ- mesinin "yetişmeyecegun" vurguladı. TB- MM Genel Kurulu'nda bu hafta, 5'i ANAP lideri Yılmaz hakkmdaki raporlar olmak üzere 8 komisyon raporunun genel kurulda görüşülmesi beklenıyor. TBMM Içtüzüğü'ne göre dağıtımı yapıldıktan 7 gün sonra genel kurul gündemine alınma- sı gereken raporlardan Yılmaz ve bazı ba- kanlarla, Necati Çefik'e ait olan raporla- nn 22 Haziran Perşembe günü genel ku- rulda görüşülmesi planlanıyor. Örtülü ödenekle ilgili soruşturma komisyonunun DYP lideri Çiller ve tsmet AtiOa ile ilgili raporlannın ise 23 Haziran günü görüşül- mesi beklenıyor. ANAP yönetimi, SEKA komisyon ra- porunun yanı sıra özellikle Yılmaz hak- kında Yüce Divan'a sevk karan veren Turkcell-Telsim komisyon raporunun da l Temmuz'da başlayacak tatil öncesınde mutlaka görüşülmesını istiyor. MHPnin ise bu konuda "acetesT yok. Turkcell- Tel- sim komisyon raporunun görüşülmesini ekim ayına bırakarak, ANAPa karşı elin- de öneînli bir koz bulundurma hesabı ya- pan MHP, Çıller'le ilgili komisyon rapo- runun da ekıme bırakılmasını ıstiyor. MHP yönetimi, Yüce Dıvan silahını yaz boyunca merkez sağın ıki lıderine karşı kullanmak ve FP'nin kapatılması duru- munda gerçekleşecek bır seçımde de ay- nı silahtan yararlanmanın hesabını yapı- yor. Hükümet ortağı partilenn grup baş- kanvekillerinın bu hafta bir araya gelerek takvimı belirlemeleri beklenıyor. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın gelecek hafta TBMM Genel Kurulu"nda görüşülecek olması nedeniyle, tüm raporlann tatil ön- cesınde görüşülmesi kolay görünmüyor. MHP'liler tüm raporlann görüşülmesi- nın yetışmeyeceğini söylerken, ANAP grup yöneticileri bu sözlere tepki göster- di. TBMM Başkanı Yüdınm Akbulut da, soruşturma komisyonu raporlannın görii- şülmesine bu hafta başlanacağını vurgu- ladı. ANAP Genel Başkan Yardımcısı AK Doğan, dün düzenlediği basuı toplantısın- da, "Hükümet ortağınagüvensLdikprob- lemi hükümeti nereve götürür" sorusuna, "Güvensizlik bunahmı yok. Genel kurul- da bu durumundüzeleceğineinaıuyorum. Hiç kûnsenin yardımını ve desteğiııi bek- lemiyoruz. Ama herkesi akia ve izana da- vet edıyoruz" yanıtını verdı. Diyarbakır HADEP'ü başkanlann dunışması bugün DtYARBAKIR (Cumhu- riyet Bürosu) - HADEP'H Diyarbakır Büyükşehir Be- lediye Başkanı Feridun Çe- Bk, Siirt Belediye_ Başkanı Mehmet Selim Özalp ve Bingöl Belediye Başkanı Feyzuüah Karaaslanın "P- KK'ye yardım, yatakhk et- tikfcrT iddiasıyla tutuksuz olarak yargılanmalanna, bugün Diyarbakır 4 No'lu DGM'de devam edilecek. Aralannda HADEP'H be- lediye başkanlannın da bu- lunduğu toplam 22 sanıklı davanın iddianamesinde, dava başladığı sırada rutuk- lu olan samklardan itirafçı AbdulkadirGüzet Diyarba- kır Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ramazan Te- km, Mustafa Yıkbz, Sadul- lahÖzdemir, MehmetMak- sut, Medine Yakut, Sebiha ZengtavcHayrettinAktepe için "PKK'ye üye okhüda- n* iddiasıyla 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Di|er tutuklu sanıklar Mehmet Asbn, Ömer Taş, Seyit Ah- met Öcahn, Tahir Burkan- kuiu, Hûseyin Utanç, Omer Özer, Hacı Ka>dı, tlhan Ka- zıkçı ile tutuksuz sanıklar Recai Kaakçu Keaban Ka- akçj, Hüseyin Akman, HA- DEP'Ü belediye başkanlan Feridun Çelik, Selim özalp ve Feyzullah Karaaslan için de "PKK'ye yardnn w ya- takhk ettikJeri" iddiasıyla 5 yıla kadar hapıs cezası iste- niyor. lddianamede, HA- DEP'li başkanlann örgütün Avrupa sorumlulanndan Murat Karayılan ile görü- şerek kendısınden talimat aldıklan öne sürülüyor. Ay- nca ıddianamede sanık baş- kanlann Almanya'nın Han- nover kentinde 8-13 Şubat tarihleri arasında düzenle- nen "Yerel YönetimferKoo- feransı''nda, Türkiye'de azınhklann baskı altında ol- duğunu belirterek Türki- ye'nin bu konudaki politi- kalannı eleştiren bir basın açıklaması yapıp dağıttıkla- n ifade ediliyor. TBMM Çete Komisyonu üyesi DYP'li Murat Akın kendi arkadaşını suçladı 6 Mazot hırsızı milletvekîli 9 • ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz hakkındaki önergelerin siyasi amaçlarla verildiğini belirten Akın, soruşturma önergesi verenlerden, kendi partisinden bir milletvekilini, "Mazot hırsızlığı yapmaktadır" diyerek suçladı. ANKARA (ANKA) - TB- MM Çete Komisyonu'nda, DYP Aksaray Milletvekili Murat Akm, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz hak- kındaki soruşturma önergele- rinin siyasal amaçlarla veril- diğini anlatırken kendi parti- sinden milletvekillerinin de yer aldığı önerge sahiplerin- den bir milletvekilini de "ma- zot hırsra" olmakla suçladı. ANAP Genel Başkanı Me- sut Yılmaz ile ilgili soruştur- ma komısyonu raporlannın önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu'nda görüşülme- si beklenirken raporlarda bazı ilginç iddialar da yer alıyor. Bunlardan biri de ANAP lide- ri Yılmaz hakkında. ÇeteİCTİe birlikte hareket ettiği iddiasıy- DYP'li Akın bazı siyasilerin değişik beklentiler içinde olduğunu ve Mesut Yıhnaz'ı suçladıklanıu söyfcdl MHP'li Güngör ayn bir grubun daha olduğunu öne sürdü 'Türkbank'ta ikinci mafya' ANKARA (ANKA) - TBMM'de çetelerle ilgili olarak kurulan komisyonun MHP'li Başkanı Ali Güngör, ANAP liden Mesut Yılmaz'ın Yüce Di- van'da yargılanmasını isterken, Türkbank'ta 'baş- ka bir mafya grubu daha' olabileceği endışesını ta- şıdıklanm belirtti. Güngör, Yılmaz'ı başbakanlığı döneminde bunun üzerine gitmemekle de suçluyor. TBMM'de çetelerle ilgili soruşturma komisyonu ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın "Yüce Di- van'a gitmesine gerek olnıadığı'' yolunda karar alır- ken, komisyonun MHP'li Başkanı Ali Güngör ve MHP'li üye Cezmi Polat,bu karara karşı muhalefet şerhi yazdılar. Komisyonun MHP'li Başkanı Ali Güngör, muha- lefet şerhinde, Mesut Yılmaz'ın ifadesine göre, Türkbank ihalesinin geçmişinin karanhk olduğunu, mafya olduğunu bile bile yine de bu ıhaleyle yakın- dan ilgilendiğini belirtti. Güngör, Yılmaz'ın Kork- maz Yiğit ile görüşmesinden sonra, emniyetten ge- len bilgi notuna değil de danışmanı Güven Erkaya, Kâmuran Çörtük ve Korkmaz Yiğit'in ıfadelerine itibar ederek, Korkmaz Yiğit ile görüşmelerini sür- dürdüğüne de dikkat çekti. Güngör, ıhaleden bir gün önçe, Emnıyeften Başkanhğa gelen bilgi no- tunun Özel Kalem'de kaybolduğunu ve bilgi notu- nu teslim alan, fakat Başbakana iletmeden kaybe- den memur hakkında disıplin soruşturması bile ya- pılmadığını anımsattı. Ihalenın Korkmaz Yığit'e verildiğini ancak ka- muoyuna yansıyan Alaatrin Çakıcı-Korkmaz Yiğit kasetlerinin bu ıhalenin daha sonra ıptalıne yol aç- tığını vurgulayan Güngör, muhalefet şerhinde şöy- le devam etti: "Bu kasetier maalesef. Başbakanın ko- nunun araşönlmasına yönelik talinıatlan doğrulru- sunda ortaya çıkmamıştır. Bir başka mekanizma Türkiye'de devreye girmiştir, bir başka mekanizma değişik kişüerin kendi aralannda yapmış olduğu gö- rüşmeleri kanıuoyuna sızdırmıştır." la DYP Şırnak Milletvekili Bayar Ökten ve 57 arkadaşı ile RP Karabük Milletvekili Hay- rettin Dilekçan ve 71 arkada- şınm verdiği soruşturma öner- gesıyle kurulan çete komisyo- nunun raporunda yer aldı. Rapordaki tutanaklara göre son konuşmasını yapan DYP Aksaray Milletvekili Murat Akın, Yılmaz'ın Yüce Di- van'a gitmesine gerek ol- madığını belirtirken ken- di partisinin milletvekil- lerini de suçladı. Akın, sonışturma ko- misyonunun açılmasına ilişkin dilekçe sahipleri- nin de duyumdan hare- ketle bu müracaatlannı yaptıklannı ve kendileri- nın komisyona gelme da- vetlerine karşı gelme- mekte ısrar ettiklerini ve daha sonra da "Bizbuiş- leri duyduk, gördük, et- tik" diyerek iddıalanna sahip olmadıklanm anımsattı. 'Degişik beklentiler' DYP'li Akm, bukışıle- nn bir siyasi oluşum za- manında, siyasi oluşum çerçevesinde değişik beklentiler içinde, dilek- çe verdiklerini vurgula- yarak "Bunlardan bir ta- nesi -bilhassa bahsediyo- rum- dilekçe sahiplerin- den bir tanesi şu an ma- zot hırsızlığı yapmakta- dır,yani kendisi mazot şe- bekesinin içinde oldugu için bir kere şeydir; yani, kûn kime, tavuğu tilldye, rilkiyi tavuğa şikâyetin bir manası yok" dedi. DYP'li Akın, Komis- yon Başkanı MHP'li AB Güngör'ün sorusuna rağmen bu "mazot hırsn ZJ" eski milletvekilinin ismini açıklamadı. Akın, "..Bu ülkede başbakanhk yapmış bir insanın. şu veya bu şekü- de, belge olmadan, suç unsuru neticesinde ceza kesihniş kişüerin iddiala- nyla Yüce Divan'a gön- derilnıesi hiç dogru de- ğildir. tşte, devletçih'k, bilhassa devlet adanunı koruma buradadn-" dı- ye konuştu. IRMIKIAYDIN ENGÎN aengin(« doruk.nettr Tamam, dünkü Tırmık, "Siz bu yazıyı okurken ben Mosko- va'ya giden bir uçakta olaca- ğım" notuyla bitmişti. Gerçek- ten de öyle oldu. Nitekim siz bu yazıyı okurken de ben Mosko- va'ya çoktan inmiş; otele yer- leşmiş ve Kremlın'in dört kule- sinin tepelerindeki, yakut to- zundan dökülmüş kızıl yıldızla- nnın hâlâ yerinde durup durma- dığını; duruyorsa, Kızıl Mey- dan'ın tam ortasında durup yü- zünü Lenin Mozolesi'ne dönüp baktığında, yakut kızılı ışıklann meydanın bir ucundaki "masal /o7/ses/"nde yansıyıp yansma- dığını görmeye koşmuş olaca- gım. Ama oradan yazılmış bir Tır- mık size ancak yannki gazete- deulaşacak. Mesleğin, "24 sa- at ileride yaşamak" diye özet- tenen cılvesı bu işte. Yenilmiş bir kentin konuğu- yum. Çok konuk oldum ben o ken- te. Insanlığın çok bin yıllık dü- şünün gerçekleşmesi yolunda- İa en yiğit ve en görkemli "de- neme'lerden birinin başkentin- Yenilmiş Bir Kente Doğru de çok konuk oldum... • * • llk deneme, Paris Komü- nü'ydü. Birkaç gün sürdü ve yenildi. Kapitalizmin haksızlığı- na ve insana aykın doğasına karşı cesur bir başkaldırıydı. Ömürsüz oldu, yenildi. Ikincisi için 1917 Ekimi'ni beklemek gerekti. Dünya on gün sarsıldı ve sonunda "ırmak^ boylannın kaderi birsabah an- sızın değişti". Henüz kapitalizm aşamasına bile tam ulaşamamış, uçsuz bucaksız bir köylüler ülkesin- de, kapitalizmden daha ileri bir düzenin, sosyalizmin kuruculu- ğu için kollar sıvandı. Volga boylannın kırçıl sakallı mujıklen, Putilov Sılah Fabnka- sı'nın kızıl işçiteri, Don kıytlannın yoksul Kazakları, Kronstadt bahriyelileri, gettolanndan çıkıp barikatlara koşan zeki ve kül- türtü Yahudiler, 1914'te başla- yan dünyayı yeniden bölüşme savaşında, emperyalist çıkarlar için karşı siperdeki proleter kar- deşlenne kurşun sıkmayı red- deden yorgun askerler, Kafkas halklannın yetiştirdiği en seçkin aydınlar, sınırlan Avrupa'nın do- ğusunda başlayıp, koskoca Si- biryayı aşıp Pasifık Okyanu- su'na dayanan bir anakara ka- dar büyük bir ülkede sosyalizm ülküsüne inanmış, bağlanmış ve baş koymuş mılyonlarca in- san, tarihin doğal akışmı hızlan- dırmak, o güne kadar veri ka- bul edilen, tartışma götürme- yen "temel kabulleri" kökün- den sarsmak için yola çıktı. "Tek ülkede sosyalizm", te- orinin yanlış buldugu bir yakla- şımdı. Bir yana itildi. Tek ülke- de sosyalizm kuruculuğu için kollar sıvandı. Devrimın, kapita- list gelişmenin ileri aşamalarına ulaşmış ülkeJerde başlayacağı veri kabul edilmişti. Bir yana itil- di. Kapitalizmin birkaç büyük kentte az buçuk geliştiği, geri kalan bölgelerde, milyonlarca köylünün, yan derebeylik ko- şullannda yaşadığı bir ülkede, kapitalizmden sonraki aşama- nın, kapitaiızmden daha ileri bir toplumsal ilişkiler ağı anlamına gelen sosyalizmin kuruculuğu- na başlandı. Dünya temellerinden sarsıl- dı. Insanlığın büyük düşü, yaş- lı anakara Avrupa'da, Güney ve Kuzey Amerıka topraklannda, Asya steplerinde, kara Afn- ka'nın ormanTannda, çölTerinde yankılandı. Yeryüzünün en bü- yük beyinlerı, en seçkin sanat- çılan, en değerii bilim insanlan, Rusya'daki büyük başkaldınya, insanın kaderini kendi elleriyle değiştirmeye soyunduğu bu büyük denemeye umutla bağ- landı. 75 yıl sürdü. Gıtgellerle, ba- şan ve fryaskolarla, zaferier ve yenilgilerle, zikzaklaria geçen 75 uzun yıl. Dünyayı bir daha asla eskisı gibi olamayacak ka- dar etkilemış, yönlendirmiş, zenginleştirmış 75 uzun yıl. Insanlığın değeri biçilmez dersler deriediği 75 yıl. Sonra duvar çöktü. Ardından Sovyetler Birliği ve sosyalist sistem. Birsosyalizm kuruculuğu de- nemesi daha yenilgiyle sonuç- landı. Şimdi çakallar uluyor. Tarihin sonu" diyorlar. "Ka- pitalizm zaferini ilan etti ve o ar- tık insanlık için ebedi bir dü- zendir" çığlıklan atıp zafer ayin- leri düzenliyoriar. Borsaya ta- pıp, uluslarötesi sermayeye se- tem duruyorlar. ••• Kremlin kulelerinde yükse- len, yakut tozundan dökülmüş kızıl yıldızlannın altında şimdi mafya babasına dönüşmüş işadamlan ve işadamı kılığına girmiş mafya babalan cep tele- fonlanyla ve metreslenyie ve te- tıkçilenyle Moskova'yı kirleti- yorlar. Yenilmiş devrimin başkentin- de "geçmişin izlerini" araya- cağım birazdan. O izlerde, yannın tohumlan var. Biliyorum. FP'li vekile 'son kararınız mı' baskısı TBMM'de son günlerin en heyecanlı konusu, arka arkaya karariannı açıklayan soruşturma komisyonlanydı. Hakkında 2 komisyonda Yüce Divan'a sevk karan verilen ANAP lideri Mesut Yılmaz'la ilgili son karar turizm alanlanyla ilgili komisyonda verilecekti. Yılmaz'ın turizm alanlannın belirtenmesinde partizanlık yaptığı savlannı inceleyen komisyonun karar toplantısında 14 üye Yüce Divan'a sevke gerek görmeyerek ret oyu kullandı. Ancak FP'li Ali Sezal savlan haklı buldu ve Yılmaz'ın Yüce Divan'a gönderilmesi yönünde oy verdi. Oylama sırasında Sezal "Evet" deyince bütün gözler kendisine çevrildi ve dığer üyeler "Emin misin" diye sordular. Ali Sezal "Evet" deyince, bu kez son günlerde televizyonlann gözde yanşma programının sunucusunu anımsatan bir ses tonuyia "Son karann mı" diye yinelediler. Ali Sezal da yanşmacılar gibi yanıt verdi, "Joker hakkımı kullanmak ıstiyorum. Seçmenleıime danışacağım..." Bu sözler gülüşmelere neden oldu. Bazr komisyon üyeleri ilk kez bir komisyonda 14 üyenin birden aynı doğrultuda oy kullandığını belirterek "oyunbozanlık yapmaması ve karann oy bıriiğıyle alınması" için Sezal'ı sıkıştırmayı sürdürdüler. FP miletvekili sonunda "ısrarlara dayanamadı" ve karannı değiştirdı. Böylelikle soruşturma komisyonundan 15-0 aklama karan çıktı... Tantan'ın 'öncelik' anlayışı TBMM Insan Haklannı tnceteme Komisyonu, çeşitli illerin ceza ve tutukevlerinde yapüğı incetemeler sonucunda hemen hemen tüm cezaevlerinde, emniyet müdürtüklerinde "işkence ve kötü muameleyi" belgeleyen raporlannı açıklıyor. Komisyon bu incelemeler sonucu hazırladığı raporlan kitap haline de getirdi. Önümüzdeki günlerde 10'uncusu çıkacak olan "işkence kitaplan'rv komisyon, devletin tüm üst birimlerine iletiyor. Konuyla ilgili kişı ve kuruluşlan da doğrudan ziyaret ederek bu raporian sunuyor. Komisyon Başkanı Sema Pişkinsüt, konuyla "en yakından" ilgili olması gerektiğini düşündüğüTçişleri Bakanı Saadettin Tantan'ı da bu çerçevede ziyaret edip, doğrudan raporlannı iletmek istedı. Pişkinsüt, bu amaçla geçen günlerde Tantan'dan, randevu istedi. önce bir yanıt gelmedi, ardından bir kez daha başvuru yapıldı. Ancak, randevu için yine olumkı bir yanıt gelmedi. Bunun yerine Tantan'ın özel kaiemınden, Pişkinsüfe, "garip " sayılabilecek bir yanıt ulaştı: "Sayın Bakan kimseye özel randevu vermiyor. Eğer mutlaka görûşmek istiyorsantz, bakanlıkta sıraya girmeniz gerekiyor. Sıra gelince, sayın Bakan sizi de kabul edebilir." Sonunda Pişkinsüt, bir üst yazıyla raporlan "kurye" aracılığıyla Tantan'ın makamına itetti. Tantan'ın, kendisiyle görûşmek isteyenlere "eşit muamele" yapması takdir edilebilir. Ancak cezaevlerindeki "eşitlikten uzak", insanlık dışı uygulamalaria ilgili saptamalarını aktanp, "öncelikli çözüm" isteyen komisyonu, "sırası gelince görüşürüm" mantığıyla kabul etmemesi de oldukça düşündürücü... Bu yarış başka yarış "Türk tipi inek" gibi "önemli" çahşmalanyla bilinen MHP'li Tanm Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, IMF'.ye endeksli tanm politikalan ve açıklanan buğday taban fiyatıyla son günlerde eleştirilerin odağındaki isim haline geldi. TBMM Genel Kurulu'nda muhalefet sözcülerinin gündem dışı konuşmalarla sık sık hedef aldıklan Gökalp, geçen hafta yine eleştiri bombardımanına tutuldu. Gökalp, genel kurulda çiftçi için yaptıklannı anlatırken muhalefet sıralanndan "Aman Cottarelli duymasın" diye laf atıldı. FP'li Veysel Candan'ın kürsude kendısınden söz ederken, "Sayın Bakan buraya çıkıp ziraat mühendisı olduğunu söylüyor. Böylece biz de 8. belki 10. defa bunu dinlemiş olduk. Ancak buğdayı, arpayı bilmeyen çok ziraat mühendisi tanıyoruz, bunu da söylemek lazım" demesi Gökalp'i kızdırdı. Iş "mesleki beceri" yanşına dökülünce, Gökalp altta kalmadı: "Siz eczacısınız, ama aldığınız diploma da parayla. Eczacılık değil, oto galericiliği yapıyorsunuz." Vekile 'istediği gün' tatil TBMM, 1 Temmuz'da tatıle girmeden önce genel kurulu yoğun bir biçimde çalıştırarak bazı yasalan çıkarmayı planlayan hükümet ortaklan, her akşam saat 23.00'e dek çalışma karan aldılar. Ancak geçen hafta sadece bir akşam çalışmalar 23.00'e dek sürdü. Onun dışındaki günlerde, yasa tasanlan görüşülürken, neredeyse her oylamada önce karar yeter sayısı bulunamadı. Sonra, "gûç bela" yeter sayı bulundu. Bir sonraki madde oylamasında aynı olaylar yinelendi. Avrupa futbol şampiyonası maçlan başlayınca mılletvekilleri ortada görünmez oldu. TBMM Genel Kurul çalışmalanna katılan milletvekilleri de kuiiste tetevizyondan Avrupa futbol şampiyonası maçlannı seyretmeyi yeğledi. Miili maçın oynandığı gün ise, toplantı yeter sayısı bulunamadı ve vekiller "milli maç tatili" yaptı... Cuma günü de "gece çalışmasr vardı ama bu kez de genel kurul saat14.30'da"ve/c/7 yetersizliğinden" kapanmak zorunda kaldı. Miltetvekilleri, "maç faf///yfe"yetinmeyip, "hafta sonu tatilini" 3 güne çıkarmayı yeğlediler. Siyasetçinin 'samimiyeti' ANAP lideri Mesut Yılmaz'a 2 dosyadan Yüce Divan yolunun açılmasıyla, TBMM soruşturma komisyonlannın "siyasiliği" yeniden anımsandı. Anayasanın değiştirilmesi, TBMM'nin bu yetkisinin yargıya devredilmesine ilişkin değeriendırmeler yapılmaya başlandı. Hatta, denize düşen yılana sanjır" hesabı, unurulup bir köşeye atılan Anayasa'nın dokunulmazlıklaria ilgili "83. ve 100. madde1 " değışikliği ıstemı dillerden düşmemeye başladı. Dokunulmazlıklann sınırlandınlması konusunda milletvekillerinin "samimiyeti" geçen yasama döneminde görülmüştü. Vekillerimiz, dokunulmazlık zırhlannın delinmesine "hayır" demişti. Vazgeçtik, dokunulmazlıklann sınırlandınlmasından, Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu'nun dokunulmazlıklannın kaldınlmasına karar verdiği milletvekileriyle ilgili raporlar bile aylardır genel kurul gündeminde bekliyor... Tüm liderler "dokunulmazlığın sıntriandınlmasını" istiyor. Ancak "sınırtandınlamadığı" gibi, var olan düzenlemeye göre dokunulmazlıklannın kaldınlmasına karar verilen mılletvekılleriyle ilgili raporlar bile genel kurulda görüşülmüyor. Tûrey Köse, Ayşe Sayın, Sebahat Karakoyun, Ernine Kaplan tbmm@cumhuriyetcom.tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog