Bugünden 1930'a 5,465,197 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 19 ŞUBAT 2000 CUMARTESİ HABERLERIN DEVAMI TÜRKIYE Istanbul Edime Kocaeli Çanakkale Izmir Manisa Aydın Denizli Y PB Y PB PB PB PB Y 6 4 7 7 9 7 8 8 Sinop K 11 Adana Y 14 Zonguldak Y Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Y PB PB K K K K 14 14 13 2 1 2 1 Y 12 Kars Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Y Y Y Y Y PB PB 15 9 14 8 8 2 2 Marmara'nın doğusu, Iç Ege, Akdenız, Iç Anadolu, Batı ve Orta Karadenız, Güneydo- ğu Anadolu ıle Doğu Anadolu'nun batısı ya- ğışlı, ötekı yerter par- çalı bulutlu geçecek. Yağışlar yağmur. ıç keamlerde karla kan- şık yağmur ve kar şek- linde olacak. Hava sı- caklığı azalacak. DIS MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Münih PB Y PB Y Y Y Y Y Y -2 1 1 9 8 8 10 6 Berlin Y 7 Moskova K Budapeşte ÇB 7 Aşkabat Madrid Viyana PB 5 16 Astana PB -2 Taşkent PB 3 PB 7Belgrad PB 4 Bakû Sofya PB 0 Bişkek PB -1 Roma Y 15 Tiflis PB 5 Atina PB 15 Kahire PB 18 Zürih Y 5 Şam Y 15 lı bulutlu : SlSİI . Bulutlu k Çok bulutlu ^ k Vağmurlu *J>JrfAP Kartı Sulukar . Gok gürûttülû GÜNCELcÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafi 1. Sayfada başlayarak şöyle bir değinelim: Ecevit, yeniden seçilmesini sağlamak için De- mirel'de gördüğü nitelikleri sıralarken, hemen başta "Cumhurbaşkanı'nın çevremizde yer alan öteki devletler nezdindeki büyük etkinliğini" öne sürdü. Bölgemizde huzur ve barış -Ecevit'e göre- Cumhurbaşkanı'nın kişiliğinden destek alıyor. Bu laf havada kaldı. Fakat, Ecevit'in sözleri De- mirel gibi kişisel propagandada neyin geçerli ola- cağını bilen usta bir siyasetçiye bir olanak sağla- dı. Bu uğurda, devfetin gizli sayılan kâğıtlanndan birini, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın kendisi- ne yazdığı mektubu "sızdırdı". Fransız Cumhurbaşkanı mektupta, Demirel'in Kafkas Işbirliği Paktı önerisini övüyor. Demirel'sizliğe ödün vermeyenler bu övgüler- den bir de sonuç çıkanyor Çankaya'sız, Ecevit'siz, Bahçeli'siz ve Yıl- maz'sız istikrar olamaz, diyorlar. Bunlar, demokrasiden söz açılınca mangalda kül bırakmayan kişiler! Demokrasilerde istikrann kişilere değil, rejimin kurallarına bağlı olduğunu gözlerini kırpmadan feda edebilen demokratlar! Şimdi, cumhurbaşkanlığı olayında gözlenen - yann neolacağı bilinemediği için- "bugünkü"ge- lişmelere gelelim: Başbakan,Ecevit'in iki gün önce DSP grubun- daki konuşması bugün ulaşılan noktayı saptıyor. Başbakan, anılan konuşmada 5+5 formülünü "referanduma takılmadan" gerçekleştirmek için "gereken çabayı gösterdiğini ve göstereceğini" açıklarken, ne demek istiyor? Diyor ki Başbakan; "Demirel'e yeniden seçil- me şansı getiren önerinin referandumsuz ger- çekleşmesi için gerekli olan oyu, yani 367 raka- mını bulamadık, anyonız. Şu sıra referandumu gerektiren 330 ile 367 arasında bocalayıp dunı- yonız". Bakalım ne doğru öneriyi getiren, hararetle savunan Başbakan böyle konuşuyorsa; gelişmeleri ve sayı dengesini kendi kafalanna göre Demirel lehinde gören göz- lere, söztere ve kalemlere nasıl inanacaksınız? Hele "5+5 tamam. Demirel'le devam" başlık- lannın doğruyu ve gerceği yansıttığını nasıl kabul edeceksiniz? Üstelik; amaca ulaşmak için -Özal'dan sonra- parti liderierinin doğrudan ya da dolaylı biçimde anayasayı bir kez daha deldiğini göz andı edebi- Brmisiniz? . . .. ,., ... Anayasaya göre cumhurbaşkanı seçımlerinde "partiler grup kararı alamaz ve oylar gizlidir". Bugünkü tablo tam tersini gösteren işaretler veriyor. Ecevit, komutasındaki (çok sesliliğe ina- nan sol partimiz) DSP grubundan büyük fire çık- mayacağını söylüyor. DYP, eski liderierine sıcak. MHP mi? Işte bu partinin ne yapacağı belirsiz. Partinin yükseklerde uçan yetkililerinin ağzında bir laf var "Anayasanın milletvekillerine özgüriük ve kişilik sağlamasına karşın, Bahçeli ne derse bizim gnı- bumuz (127 asker) bunu aynen uygular" diyorlar. Oysa, resmi açıklamalanna göre; MHP, Demi- rel formülüne ancak bir koşulla katılabilir. MHP ancak DSP, ANAP ve DYP gruplannın top- lam 308 oyun "kesinkes kanıtlanması halinde" 5+5 formülüne oy verebilir. Tabii, bu karariılık değişmediyse. Tabii, son an- da -örneklerini daha önce gördüğümüz gibi- "devletin yûksek menfaatleri"ne sığınarak hem 5+5'e hem de Demirel'e oy vermezse MHP... Görüldüğü gibi Demirel'in görevini referandum- suz uzatmak için henüz ortalık aydınlık değil. Demirel için, Çankaya'nın adamlan ve Ecevit için alacakaranlık! Dış pazar arayışı başladı Patates kampanyasına FAO da destek verdi IZMİR / ISTANBUL (Cumhuriyet) - Üretün faz- lası patates stoklannın eri- tilmesı yönündeki çalışma- lar sürerken pazarlama yön- temlerine ilışkintaruşmalar da hız kazanmaya başladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tanm Teşkilatı (FAOl ise Türidye'deki fazlapatatesin Dûnya Gıda Programı ve di- ğer uluslararası kunıhışlar ile *dış pazarlara sauşını araştırmaya başladı Nevşehir'de valılik bün- yesmde "Patates Koordi- nasntn KuruhT oluşturul- du. Nevşehir Valisi Mehmet Ydnazbaşkanlığındakı ku- ruL dçpolarda alıcı bekle- yen yaklaşık 750 bin ton pa- tatesin iç ve dış piyasalarda tûketimi amacıyla çalışma- lar yapacak, alımından sev- kıyatına kadar işlemleri yönlendirecek. FAO'nun Türkiye Tem- sılcısi Dr. Maharaj Mut- hoo "patates kampanyası- na" örgütün de destek ver- diğini ve uluslararası pa- zarlarda satışın yollannı araştırdığını kaydetti. Tür- kiye'nin halen karşı karşı- ya bulunduğu durumun dikkatle incelenmesı ge- rektiğini kaydeden Mut- hoo'ya göre bu, Türkiye'de tarun reformuna duyulan önemin de bir göstergesi. tstanbuPun sorunları için 500 trilyon foanbul Haber Servisi - isünbuTun ulaştırma, ko- nut sağlık, eğitım. turizm ve merji alanlanndaki so- rutannın çözümü amacıy- la 'Sm yılında 500 trilyon 48" milyar lira kaynak ay- nld. kanbul Valiliği Planla- mave K.oordinasyon Mü- dfcüğü'nden alınan bılgi- ye|öre, ilde ulaştırma. tu- rizn, eğitim, sağlık, eneni, imlat, tanm sektörlenyle üpi458 projejatmmııçın 2000 yılında aynlan kaynak miktan 500 trilyon 488 mil- yar lira olarak belirlendi. 2000 yıh projeleri arasın- da, Sabiha Gökçen Havali- manı, îstanbul Metrosu, Olimpik Atatürk Stadyu- mu, Boğaz Demiryolu Tüp Geçidi'nin kentiçi ulaşım ağıyla bütünJeştirilmesi etüdü çalışmalan yer alıyor. 2000 yıh yatınm progra- muıda, sektörlere göre kay- nak dağılımında en büyük payı ulaştırma sektörü aldı. Ecevit: Silalı abmı hukuksuzANKARA (Cumhuriyet Bürosu) -Başbakan Büknt Ecevit. şenatçı te- rör örgütü Hizbullah hakkında dev- letin istıhbarat birimlerinin örgüt içinden yetennce bılgı alamadıklan- nı belirterek, "PKK eylemkriııi açık yaptyor, Hbhnllah ise eyienılerini giz- ülik içinde sürdürmüş. MİT de fa/la azamanuş, diğer istihbarat birimle- ri de sızamamış" dedı. Ecevit, Bat- man Valiliğı'nce usulsüz biçimde ıt- hal edilen sılatlarla ilgili olarak. "Hukuk kurallanııın dışuıa çıkılnuş. Mazeretler baa forraalitelerin yeri- ne getirUmesine engei değUdir" dedı. Ecevit, DSP ıle MHP arasındaki ül- kücü katil HahıkKıra nedenıyle ya- şanan anlasmazlık nedenıyle rafa kaldınlan af yasası için de birkaç hafta içinde bir sonuca varmak ıste- diklerini söyledi. Başbakan Bülent Ecevit dün ak- şam CWJ Türk'te yayımlanan prog- ramda çeşitli konulara ilişkin sonı- lan yanıtladı. Hızbullah'ın \ahşeti- nın bu kadar geç ortaya çıkanlması- nın nedeninin örgütün büyük bir giz- lilik içinde çalışmalannı yürütme- sinden kaynaklandığını belirten Ecevit. a PKKeylemleriniaçıkjapı- yor, Hizbullah ise eylemierini gizüİik içinde sürdürmüş. MİT de fazia sıza- manuş, diğer istihbarat birimleri de sızamanuş. Hizbullah'uı üstüne gi- dilmiş fakat elde bilgi oimadan gidil- miş. Hizbullah'ın bir özeliiği büyük bir girfilik içindeçabşması, PKK'den en önemli farkı bu" dıye konuştu. 1989 yılında Güneydoğu Anado- lu Bölgesi'ne yapüğı birgezi SUBSUV da bölgedeki gençlerin en önemli so- rununun işsizlik olduğunu gördüğü- nü kaydeden Ecevit şunlan söyledi: "Girtiğim yerierde insanlaıia ko- nuştum. Orda bir kere özellikle eği- tinı görmüş gençlerin sorun olabüe- ceğini gördüm. Köyünden avnlnuş, eğitim görmüş fakat iş bulamıyor. Kendisine kuşkuyla bakıldığı kana- ati yerieşmiş. Bir umu tsuzlııii içinde. kendi geleceğiyie ilgili umut besleje- miyor. Hepsiöİümü özlüyorlardL ÖJ- sek daha iyi diyoriardı. Kendi canı- na kıymayı düşünen. ölümü özleyen bir üısan, başkalanmn ranm» hay di haydi kıyar. PKK'ülerin kendile- rini öldürmesi haberlerini okuyunca bunlan anunsadım." Batman Valiliğı'nce ithal edilen silahlara değinen Ecevit, bu konu- da valiliğin yetkisi olanlardan izin almadığını belirterek, şunlan söyle- di: "Bir hayii kannaşık bir iş. Çün- kü süah hhaiine yetkisi olanlardan izin alınmnını^ gümrük beyanııa- mesi düzenlenmemiş, harcamalann önemli bir kısını belgesiz olarak ya- pdınış, kurallar çiğnenmiş, hukuk kurallannın dışına çıkümış. Maze- retler baa formalitelerin yerine ge- tirilmesine engel değUdir. Alışık oi- madık birtakım yöntemler uygula- nabilirdi ama bunlar hukuk kural- lannın dışuıa çıkmayı gerektinnez- di" Sılah ıthal etmek için Bakanlar Kurulu ve MGK"den yetkı alındığı konusunda "kuşkulan bulunduğu- nu" belirten Ecevit, dönemin lçiş- leri Bakanı Nahit Menteşe'nin de bu konuda bilgisi olmadığını bildir- diğini anımsattı. Ecevit, Batman Valilıği'nin çeşitli bankalarda bu- lunan 50 hesabı ile ilgili inceleme- lerin sürdüğünü bildirdi. "PKK'nin sryasallaşması" ile il- gili soru üzerine Bülent Ecevit, "P- KK siyasallaşıyor. Bu süreç Apo'nun yakalanışuıdan önce baş- ladL Terörle bir yere varamayacak- lannı anlamaya başladılar. Hareket- lerini siyasallaşürdıkları vakit bad- da sempatizan bulacaklannı amaç- lanuşlardı. Bölücü amaçlanna siya- sal eyiemlerle ulaşmayı çıkar yol ola- rak görüyorlar. Onun için dikkatti ounak laâm. Bölücü akımm dışan- dan destekti olarak eylemierini sür- dürmesi ciddi bir sorundur. Bölücü akuna ödün vermemek gerekiyor" görüşünü kaydetti. Hizlnıflalı^a kara para soruşturması Yurt Haberieri Servisi - Hizbullah'a yönelik ope- rasyonlar devam ederken, yakalanan üst düzey sorum- İulannın da arafannda bu- lunduğu teröristlerle ilgili ana dava, Diyarbakır DGM Başsavcıhğı'nca açılacak. TurukJanan Hizbullah mili- tanlanrun Pişmanlık Yasa- sı'ndan yararlanmak ama- cıyla Içişleri Bakanlığı'na yaptıklan başvurulardan yararlanan ilk sanık, Abdü- laziz Tunç oldu. Van'da gö- zaltma alınan ve DGM'ye sevk edilen 13 kişi tutuk- landı. Ankara DGM Baş- savcılığı'nca çok yönlü sür- dürülen sonışturma "kara para'"yla beslenmesi nede- niyle özellikle örgütün ma- li kaynaklan konusunda ge- nişletildi. HizbulJah'uı üye ve yan- daşlanna kurdurduğu şir- ketler mercek altına ahndı. Çok yönlü sürdürülen Hiz- bullah soruşturmasmın özellikle örgütün mali kay- naklan konusunda gerüşle- tildıği bildirildi. Hızbullah'uı geçmiş dö- nemlerde yoğun faaliyet gösterdiği ve sılahlı saldın- larda bulunduğu Güneydo- ğu'da sürdürülen operas- yonlarda bugüne kadar ya- kalanan 897 Hizbullahçı- 'dan 395'i sevkedildikleri adli mercilerce tutuklanır- ken ana davanın Diyarba- kır'da görühnesi amacıyla da hazırlıklara başlandı. DGM Başsavcıhğı yetkili- leri, Diyarbakır'da geçmiş dönemlerde eylemi olan te- röristlerin dosyalannuı is- tendiğini bildirdiler. Aksaray'da bir ihbar üze- rine 4 kişi irticai faaliyetler- de bulunduklan iddiasıyla gözaltma almdı. Muhabirimiz tlhan Taş- çı'nın bildirdiğine göre An- kara DGM Başsavcıh- ğı'nca terör örgütü Hizbul- lah'a yönelik başlatılan so- ruşturmada, örgütün "kara para" ile beslenmesi nede- niyle sonışturma bu yönde genişletildi. Hizbullah'ın örgüt üyesi bile plsa, işa- damlannın, kara paradan sağladığı gelirin tamamına "infiık'' adı alünda "el koy- duğu" belirlendi. "Infck" adı altında memur, işçi gibi orta gelırhlerden kazançla- nnın yüzde 10'uyla örgüte mali kaynak sağlandığı, işa- damlanndan ise kişilerin durumuna göre değişen oranlarda para alındığı be- lirlendi. Şaban Uyaradlı ki- şinin de para konusu nede- niyle kaçınldığı ve öldüriil- düğü bildirildi. Örgütün gelir sağlamak amacıyla "zekât" adı altın- da para topladığına işaret edılirken, bunun Islam'da- ki zekâttan farklı olduğu belirtildi. Örgütün "Türkiye Cum- huriyeti Devleti İslam Dev- leti depdir. Bu nedenle en büyük tslami örgüt olan Hizbullah bunun oranını beürler ve topiar" görüşüy- le hareket ettığı ifade edil- di. Örgütün gelir sağlamak amacıyla çok sayıda şirket kurdurduğu belirlendi. Ör- güt üyesı Mehmet Emin Alpsoy'un kurduğu "Uğur Akaryalat Nakliyat Şirke- ti"nin de aralannda bulun- duğu çok sayıda şirket mer- cek altına ahndı. TürkekonomisuKkatkıdabulunanAıiKrikanşirkedeı^ veıüdL Cumhurbaşkanı, TABA 'nın ödül törenine mesajgönderdi Demfrel:Sınııiar önenüniyitinli teTANBLT(AA)-Curnhur- başkanı Süleyman Demirel, Türk Amenkan İşadamlan Derncği'nin (TABA) ödül töre- nine gönderdiği mesajda "Çağ- daş dünyada yaşanan köreseJ- kşme süreci ekonomik yapdar kadar siyasal >apılar ve iüşkile- ri de değiştirmiştir'' dedi. Demirel, TABA'nın Sabancı Center'da düzenlenen ödül tö- renine gönderdiği mesajda, ül- keler arasındaki snurlar ve me- safelerin önemini yitirdiğini vurgulayarak. ülkeler ve hatta kıtalar arasında her alanda or- tak çalışma yapmanın kolay- laştığını, esasen bugünün, çağ- daş uygarhğın birlikte çalış- mak, birükte yaşama anlayışı- na geldiğini kaydetti. Törende "şeref üyesi" olarak plaket alan ışadanu Sakm Sabancı ise iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 6 milyar dolan bul- duğunu, bunun da yetersiz ol- duğunu ifade etti. TABA Yönetim Kurulu Başkanı BükntŞenverise Tür- kiye'nin 21. yüzyılda değişen dünya şartlanna ayak uydura- cağını kaydederek, ABD ile Türkiye "nin ilişkilerinin çok farklı boyutlara ulaşacağını ifade etti. îki ülke arasındaki ticaret hacminin yetersiz olduğunu söyleyen Şenver, bir yıl gibi kısa bir zamanda bu rakamın 12 milyar dolara rahathkla çı- kabileceğini söyledi. Gecede daha sonra ödül tö- renine geçildi. Uzun yıllar önce geldikleri Türkiye'de faaliyetierini büyü- terek Türk ekonomisine katkı- da bulunan Amenkan şırketle- ri Arthur Andersen, Coca-Co- la, Enron, General Dynamics, IBM, Pfızer, Citibank, Delta Airlines, Fonl, G.E, McDo- nald's ve Robert College ile Türk işadamlan Ayhan Şa- henk. \> dın Doğan, Bülent Ec- zacıbaşuFejyazBerker,Rahmi Koç, Şank Tara ve Üzeyir Ga- rih'e şeref üyeliği sertifikası verildi. Törende, eski şeref üyesi Sakıp Sabancı'ya da te- şekkürplaketi sunuldu. Ankara 1 No'lu DGM Aczmendiler yine mahkûm ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-An- kara l No'lu Devlet Güvenlik Mahke- mesi. Aczmendileri "laikdüzeniyıkma- ya kaHaşmak amacıyia örgüt kurmak- tan" yine mahkûm etti. Yargıtay'ın boz- ma karannm ardmdan yeniden yargıla- nan 125 Aczmendi'den 6'sı 4'er yıl, 6'sı 1 'er yıl 8'er ay ve 113'ü de 3'er yıl ağır hapis cezasnıa çarptmldı. Ölen bir sanı- ğın davası ise ortadan kaldınldı. Davamn dün gerçekJeştirilen karar otunımuna, sanıklardan katılan olmaz- ken Aczmendilerin avukatlan Haa AM Ozhan ve AbduDah Çiftçi hazır bulun- dular. Avukat Özhan da sanıklann tahliye edümelerini talep etti. Mahkeme Başkanı Mehmet Orfaan Karadeniz, davarnn öğleden sonraki otu- rumunda karan açıkladı. Karadeniz, sa- nıklardan th/as Elri, Yakup Akkuş, Ah- met Arslan, Omer Faruk Canbek. Bülent Baykol ve Servet Dündar ın 4'er yıl ağu" hapis ve 200"er milyon lira ağır para ce- zasuıa. Hakan Peçenek. Süleyman Demi- ra>, Canını Ekerik, \asin Tabak. Adil Pa- la ve Arif Aydm'm ise l'er yıl 8'er ay ağır hapis ve 55 milyon lira ağır para ce- zasma çarptuıldıklannı açıkladı. Ankara 1 No'lu DGM, Yeni Asya ga- zetesinin, Said-iNura'nın ölüm yıldönü- mü nedeniyle 20 Ekim 1996 günü Ko- catepe Camisi'nde düzenlediği mevlitte, güvenlik güçlerine mukavemette bulun- duklan, laik cumhuriyet ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk aley- hinde konuşma yaptıklan ve "sindirme, yıldmna, tehdit yöntemleriyie laik düze- ni değiştirmek amacıyla oluştunılan ör- güte girdilderi'' gerekçesiyle 128 sanık- tan 122'sini 20 ay ile 4 yıl arasında de- ğişen hapis cezalanna mahkûm etmişti. Mahkeme 3 sanık hakkında görevsizlik. 1 sanık hakkında da sahte kimlikle dava açıldığı için beraat karan vermişti. Politikacılar ve devlet sımfta kaldı • Baştarafi 1. Sayfada "Hizbullah'ın köksahp gelişmesL neden önceden fark edilemedi. İs- tabbarat bu kadar zayıf mı? Voksa başka hesaplar mı var? HizbuUah'ın eylemlerine göz ymmuldu mu?_" Demirerin gafi Bir gün sonra Sabah gazetesine konuşan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Hizbuilah'la ilgili açık- laması da, devletin zırvesınin de ör- güt hakkında yeterince bılgılendı- rihnediğini ortaya koydu. Demirel, Hizbullah'ı anlatırken örgütün "MenzilcUer kanadı"nı. Adıya- man'da Nakşibendi kökenlı Menzil tankatıyla kanşnrdı. Cumhurbaşka- nı. "Niye Batman" sonısuna yanıt verirken şöyle dedi: "Bu işleri orta- ya tjıkaran hoca orah... Hocalar gru- bu Dün grubu denen gruplar olarak o bölgenin. Menzil şeyhi denen Meh- met Efendi'nin çok direkt şeyi yok— Oraya Türkiye'nin her tarafından insanlargitnıiştir_ Dua ahnışlanür_ Böyle bir adamdi— O öldükten son- ra zaten bu iş bölünmeler, vs. olmuş- tur_." Oysa Cumhurbaşkanı Demi- rel'ın "MehmetEfendi" dıye sözü- nü ettiği Menzil Şeyhi, Adıya- man'uı Kâhta ilçesine bağlı Durak (Menzil) köyünde örgütlenen Meh- met Raşh Erol'du. Tarikatm Hizbul- lah'ın Menzil kanadıyla bir ilgisi yoktu. Erol'un ölümü üzerine yeri- ne geçen kardeşi Abdulbaki Erol ta- raftndan yönetilen Menzil Dergâhı, şimdilerde Beykoz'da faaliyet gös- termeye hazu-lanıyor. Bu gruptan tasfiye edilen 20 kadar kişi de ka- muoyunda 'Tufancüar" olarak ad- landınlan tarikatı oluştunnuş ve Maraş'ta deşifre olmuştu. Cumhuriyet uyarmıştı Pohtikacılar ve devlet yöneticile- rinin bu açıklamalan, Cumhuri- yet'in arşiviyle çelişiyor. Yaklaşık 10 yıldır Hizbullah olayını gündem- de tutan Cumhuriyet, 4 Şubat 1997 'deki manşetüıde kanlı örgütün bir "ordu"ya dönüştüğünü duyur- muştu. Orgüt lideri Hüseyin Velioğ- lu'nun fotoğrafının da yer aldığı ha- berde, Hizbullah'm Ortadoğu'daki kuruluşu, gelişimi ile Türk Hızbul- lahı'nın yapılanması ve eylem bi- çimlen de aynntıh olarak yer almış- tı. Haberde, 1992'den 1997'ye kadar sanr, Kalaşnikof, el bombası ve ta- bancaya kadar çeşitli silahlarla 225 cinayet işleyen örgütün 1578 milita- nından 444'ününtutuklu yargılandı- ğı duyurulmuştu. "Hizbullah ordu- su" başlıklı haberde, terönstlerle birlikte 77 Kalaşnikof, 251 tabanca, 6 bin mermi, 40 el bombası ele ge- çirildiği belirtilerek tehlikeye şöy- le dikkat çekilmişti: "Örgüt sempatizanlanndan 3 bin kadannın da y eniden örgütlen- mek üzere yeraltına çekildiği, ru- tuksuz yargdananlarm büyük bö- lûmünün de büyük kentlere dağü- dığı beüriendL.-1 G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafi 1. Sayfada Bunu yapacaklanna, yok ölçümdü, yok bilimsel verilerdi, bir dizi rutin işle başlannı derde sokuyor- lar... Peşrevi bırakalım, konuya girelim... A \ Romanya'da bir altın madeni işletmesindeki siya- nür depolan toprak kayması sonucu yıkıldı. Siyanür, Tuna'nın kollan Someş ve Tısa'ya kanştı, buradan Tuna'ya... Milyonlarca ölü balık bir anda kıyıya vurdu. Siya- nürün bölgede verdiği zarann görüneni bu. öteki et- kileri, eğer araştınlırsa ortaya çıkar! Çok uluslu şirketlerin (ÇUŞ) izlediği yatınm politi- kasını şöyle özetleyebiliriz: - Kurulduklan ülkelerde ve gelişmiş ülkelerdeki yatınmlannda, gerekli tüm önlemleri almak, örnek iş- letmeleroluşturmak. Bunu iki amaçlı kullanmak. Bi- rincisi, o ülke yönetimıne karşı güçlü olmak; ikinci- si, azgelişmiş ülkelerde yatınm sorunu olduğunda onlan çağınp "Bakın biz ne kadar dikkatli çalışıyo- nız" demek. - Gelişmekte olan, dış yatınm gelsin de ne olursa olsun diyen, ancak içinde kimi çevreye duyariı un- surlan da banndıran ülkelerde, yatınm sonucu bü- yük zarariann meydana gelmeyecegi temel önlem- leri almak. Aynntı yatınmlara boş vermek. - Gelişmemiş, ülkesinin üstünde altında ne oldu- ğundan habersiz ülkelerde, tam bir sömürge man- tığıyla hareket edip, mevcut ne varsa silip süpürmek, sonra çekip gitmek... Türkiye'yi ikinci sınıfta değerlendirebiliriz... Eurogold'un inadı Bir Şubat günü bu köşede, ünlü ÇUŞ'lardan Eu- rogold Madencilik şirketinin Bergama Ovacık'taki altın madeni işletmesi konusunda, Cumhurbaşka- nı'ndan Başbakan'a, Enerji Bakanı'ndan Çevre Ba- kanı'na kadar devletin kararlılığını yansıtmıştık. İlk i- ki makam, bir an önce Eurogold'un işe başlaması için çırpınıyor. Danıştay, 1997'de Bergamalılann başvurusunu incelemiş, bölgede siyanürle altın işletmeciliğinin çevreye zararlı olacağı karannı vermişti. Başbakan- lık, 1999 yazında Danıştay'ı alt etmenin yolunu bul- du. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'na fTÜBlTAK) bir görev verdi: "Bergama'ya git, Eurogold'un aldığı önlemler ve siyanürle altın işletmeciliği konusunda rapor ver!" Başbakanlık, Eurogold'un bir an önce çalışmaya başlamasını istiyor. Parasını kendisi veripTUBrTAK'a araştırma yaptınyor. Sonuç ne çıkar dersiniz? Raporun 20. ve son sayfasındaki son tümce şu: "Bu şekilde inceleme konusu tesisin ve aynı ko- şullarda benzerlerinin, çevre uyumlu ve duyariı bi7 rer iktisadi faaliyet olarak, işletmeye geçirilmeierir nin, sürdürülebilir kalkınma kavramı çerçevesihde ülkemiz menfaatleri açısından uygun veyararlı ola- cağı ortak görvş ve kanaati gereği için saygıyla an. olunur..." Bu bilimsel bitirişin altındaki ilk imza, TÜBİTAK adına projenin yürütücüsü Prof. Naci Görür'ün. Onu, Prof. Derin Orhon, Prof. Olcay Tünay, Prof. Işık Kabdaşlı, Prof. Mehmet Canbazoğlu, Prof. Hasan Yazıcıgil, Prof. Mahir Vardar, Prof. Haluk Eyidoğan, Prof. Aykut Barka, Prof. H. Fehim Üçı- şık, Dr. Süieyman Övez... izliyor. 20 sayfalık rapor ve eklerinin bilimselliğinden bir kuşkumuz yok. Ancak rapordan anlaşılıyor ki Euro- gold başlangıçta düşünmediği çevre yatınmlannı, tepki yoğun olunca programa koymuş... Salt bu bile, bu şirkete güvensizlik için yeter. Tür- kiye, sömürge degilse, başlangıçta kendisini alda- tan bir şirkete karşı tavır alır. TÜBİTAK'ın Başbakanlık'a bağlı bir kurum olarak bir görevlendirilme sonucu raporun hazırianmasını üstlendiği anlaşılıyor. Raporun tartışmasını bilim adamlanna bırakalım. Dileriz şöyle bir başlık atmak durumunda kalmayız: Tobeor TÜBİTAK... iSt- Görevini yapan profesörier için de şöyle bir baş- lık hiç aklımızdan geçmez: Prof çeksem tüm engeller yıkılır! Yunanistan Büyükelçisi Korantis 'Geçmişe değil," geleceğe bakalım' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yunanistan "m Ankara Büyükelçisi Yannis Korantis, iki ülke arasında geçmişte yaşanan sorunla- nn sorumlulannı aramak ve karşılıklı suçlamalar yerine iki ükenin yüzlerini gelece- ği çevinneleri gerektiğini söyledi. Korantis, Bilkent Üniver- sitesi Turkuaz Kulübü'nün "Türk-Yunan UişkUerinin dünü, bugünü veyaruu' ko- nulu panelinde iki ülke iliş- kilerine ilişkin görüşlerini aktardı. Türkiye ile Yunanistan' ın geçmişte önemli sorunlan olduğuna ve iki ülke arasın- da gerginlikler yaşandığına işaret eden Korantis, "Tüm bunlara karşuı bir Alman- va- Fransa veya Arjantin- lngiltere gibi savaşmadık. Bu ülkeler savaşb, ancakso- runlanna çözüm buiamadL Venizelos-Atatürk iliskisi, bizeen iyi örneği oiuşturabt- Br" diye konuştu. Korantis, KKTC'nin önerdiği konfederasyon te- zinin adadaki sorunun çö- zümüne yardnncı olmaya- cağıru savundu. Korantis, "Yunanistan, Ocalan'ı terörist olarak gö- rûyor mu?" şeklindeki bir sonıya da şu yanıtı verdi: "Terorizm konusunda tavnmız çok net Bu çerçe- vede de, iki ülke dışişleri ba- kanlan, yasadışı göç, orga- nize suç ve terör konulann- da işbirliği anlaşmalan im- zaladılar." Korantis, bir başka soru üzerine de, iki ülke arasındaki sorunlann siyasi malzeme yapıhna- ması gerektiğini behrtti. Eurovison Türkiye finali • ANKARA (AA)- Isveç'te yapılacak 45. Eurovision Şarkı Yanşması'nda Türkiye'yi, Pınar Ayhan ve Grup SOS'in seslendirdiği' Yorgunum Anla' adlı parça temsil edecek. TRT An Stüdyosu'nda düzenlenen finalde 10 parça yanştı. Final gecesinde, 'Duy Beni', 'Yorgunum Anla', 'Bir Kınk Sevda', 'Aşkımız Bir Masal', 'Son Defa', 'Bu Aşk Yasak Bana'. 'Bak Rüzgârlara', 'Sana', 'Âşık Oldum' ve 'Yanm Kalan Senfoni' adlı parçalann yorumculan sırasıyla sahne aldı. Yanşmada birinciliği, Pınar Ayhan ve Grup SOS'in seslendirdiği 'Yorgunum Anla' adlı parça elde etti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog