Bugünden 1930'a 5,465,018 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 19 ŞUBAT 2000 CUMAR1 OLAYLAR VE GORUŞLER olay.gorus@cumhuriyet.com.tr Toplum ve Halk Eğitimi Odağı: Halkevleri Prof. Dr. Cevat GERAY H alkevleri, cumhuriye- tın ilk yıilannda halk eğitimi vetoplumkal- kınması açısından de- rin izler bırakan önem- li birer eğitim ve ekin kurumlanydj. Tek parti döneminın ku- rumu olarak cumhuriyet ile özdeşleşmış buJunan CHP'nin bir yan kuruluşu ni- teliğine dönüştüğü ya da böyle algılan- dığı için çok partili döneme geçıldıkten sonra, 1950'de iktıdara gelen Demok- rat Parti, bu kurumlan bır parti ile öz- leşmekten kurtaracak demokratık bir yapıya kavuşturmak yerine onlan kapa- tarak malvarlığına el koymayı yeğledı. Böylece, bir halk eğitimi ve ekınsel et- kinlikler ocağı ortadan kaldınlmış ol- du. Bu kurumlann, herhangi bır sıya- sal partinin kişiliğınden, ıdeolojisinden sıynlmış, siyasal erkin sultasından kur- tanJmış birgönüllü örgiit mteliğine bü- ründürülmesi olanakJıydı. Böylece genç- lerin, yetişkınlerin özgürceyönetimine katılabılecekleri, eğitsel ve ekinsel ge- üşmelerinı amaçlayan çeşıtli etkınlik- lerde buJunabilecekleri birer toplum eğitimi ozeğmedönûştürülmeliydi. Hiç değilse, halkevlennin kapatılmasıyla yaratılan boşluğu doldurmayı amaçla- yan kurumiar oiusturulabilirdi. Bu ya- pılabilseydi, kapatilmanın toplumsal, ekonomik, ekinsel ve siyasal yaşamımız- da, özellikle yurttaşlık eğitimi, insan hakJan ve demokrasi ekininin geliştiril- mesi açıianndan yarattığı sakıncalaror- taya çıkmamış olurdu. Halkevleri, de- mokratik, katilımcı, insan haklanna say- gılı yurttaşlann yetişmesinde; ekinsel, sanatsal etkinliklerin gelişmesine, kır- sal ve kentsel toplum kalkınmasının iv- me kazanmasına, kısacasi toplumun de- mokratikleşmesine, demokrasi ekini- nin oJuşumu ve yaygınlaşmasına özek- lık etme işlevlerini yüklenebilirlerdi. Yetişkinlerin, halkın aydınlatılması ılkesine dayanan Halkevleri ve Halko- dalan'nm CHP'nin 1931 'de toplanan III. Büyük KuruJtayı'nda, partinin ana- yasada yer almış olan altı ok ilkelerini yaymak, halka mal etmek için kurulma- sına karar verilmişti. CHPçokpartili ya- şama geçiş sürecinde halkevlerini par- tiden bağımsız, özerk, gönüllö yurttaş kuruluşlanna dönüştürme yolunda her- hangi bir gırişimde de bulunmamıştı. Toplum kalkınması açısmdan hal- kevlennin en önemlı etkinlikleri, do- kuz çalışma kolundan biri olan "köycü- iük ko}u"nca yüriitülmekteydi. Köylü- leri aydınlatmak, uyarmak ve onlan eğitmek amacjyla düzenlenen hafta so- nuköygezilenni "aydınlannköydepik- niğj" olarak niteleyenlenn bulunması- na karşıhk, kuşkusuz köylülerin sorun- lanna çözüm aramada, onlan bu amaç- laörgütlemedeönemli katkılarda bulun- duğu belirtiJmektedir.Halkevleri, yöre- lerinde ekinsel, sanatsal, yazınsal et- kinlikJerin başlatıcısı, yaygınlaştıncısı olmuşjardı. Genel merkezin çıkardığı 'Ulkö' dergisi yanında çeşitli illerdeki halkevlerince yayımlanan yakJaşık 55 dergide çevreyle ve köylerle ilgili ince- leme yazılanna geniş yer verilmiştir. Tiyatro kollannca yayımlanan pek çok tiyatro oyunu gençlerin rol almasıyla sergilenmiş, böylece tiyatro sevgisinin geliştirilmesine, yaygınlaştınlmasına, gençlerin oyunculuk yetenekJerinin ge- liştirilmesine çalışılrruştır. Aynca elto- pu, voleybol ve basketbol gibi ülkemiz- deyaygın olmayan kimi oyunJann genç- lereöğretilmesinde, onlann beden eği- timi ve cimnastik etkinliklerine katılma- sında halkevlennin elvenşli birer or- tam sunduklannı biliyoruz. "CHP'nin özel siyasal amaçtanna araç oluyor* gerekçesiyle halkevleri 1951 'de kapatıldığmda yurtçapında 478 halkevi, 4306 halkodası etkinlikte bu- lunuyordu. Aradan dokuzyıl gibi uzun- cabirsöregeçtikten sonra, 1960'taTürk KültürDernekleri adıyla yeniden kuru- lan, sonradan 1963 'te gerçek adınj alan halkevleri ile halkodaJannın sayısı 221 'e ulaşmıştı. Yeniden kuruldukJannda, hal- kevleri özdeksel (maddi) rnalvarlığıy- la bırlikte ekinsel birikiminden, mal- varlığından yoksun olarak etkinlikleri- ne geçebilmişti. Yapılar, özdeksel var- lıklar bır yana, özellikle kitaplıklann- daJa yayınlar yok olmuştu. Çeşitli hal- kevlerince yayımlanmış olan kitap ve dergiler ortada yoktu. Gönüllülüğe da- yalı, siyasal erkten bağımsjz tüzeJ ko- numuyla birer demokratık kitle örgütü olarakkurulanhalkevleri ve odalan yay- gın, etkin bir örgütlenmeye gidilebil- diyse de tutucu ve baskıcı yönetimler- ce kösteklendiler. Halkevleri, tüm de- mokratik kurumlargibi, en büyük dar- beyi 12 Eyliil askeri yönetiminden ye- di. Sıkıyönetimlerin şubeleri kapatma kararlan, fakat aklanmayla sonuçlanan davalar, halkevlennin yaşamında derin yaralar açtı. Halkevlerinın yazgısı, cumhuriyetın kuruluş yıllannı içeren dönemde giri- şılen kurumlann yazgısıyla koşut ol- muştur. Çok partili dûzene geçilmesiy- le bu kurumiar; gerçekleştirilen dev- rimlere, laikliğe, dil ve harf devrimle- rine karşı tutucugüçlerin açtığı savaşım çerçevesinde kapatılmışlardır. Nasıl "millet mektepierV cumhuriyetin hal- kı eğitme, okuryazarlık düzeyinı yük- seltme konusundaki başanlı sonuçlar alınan bir halk eğitimi girişimiyse, na- sıl "K6y Enstitüteri" kırsal alan insanı- nı eğitme alanmda dünyaya örneklik et- tiyse halkevleri de toplum yaşamı açı- sından çok önemli etkinlikJer için özek- lik etme işlevini yerine getirmişlerdi. Çeşitli bakanlıklara bağlj halk eğiti- mi, kültür, gençlik ve toplum merkez- leri belli sınırlı etkinlikleriyle toplumun demokratikleşmesine, demokrasi eki- ninin oluşmasma, demokrasi ve siyasal- laşma ekininin gelişimıne, hiçbir za- man halkjn eğitimine, aydınlanmasına, bilinçlenmesine herhangi birkatkılan ol- mamaktadır. Bir tür boş zamanlan de- ğerlendırme özeği olmaktan ilen gıde- memekteler. Kısacası, siyasal iktidara bağımlı kamu kunımu nitelığındeki bu kuruluşlar, demokratık, insan haklan- na saygılı, laik, toplumsal hukuk dev- letinın gerektirdiği özgürleşmiş yurttaş ve kenttaşjann yetişmesine katkılan bu- lunmamakradjr. Toplumunözellikle de- mokratikleşmesine, halkın siyasallaş- masına, bilinçlenmesine çalışacak halk eğitimi ve toplum özekleri olarak hal- kevlerine her zamankinden çok gerek- sinim duyduğumuz günleri yaşıyoruz. Amerikanfilmlen'nden bıliriz; adaletönünde- kisanık, yargıçlann sprduklanna yanrtvermezl "Ben susma hakkımı kullanıyorum" der... Za- ten tutuklandığı an polis bünu anımsafir; "Şim- di söyleyeceklerin yarın aleyhine kullanılabi- lir" diyerek adamı susturur. ABD anayasasında böyle bir susma hakkı herhalde vardır, ama bizim anayasamızda ya da ceza yasasında var mı, bilmem!.. Siz yıllar- dan beri böyle "susma hakkı" diye bir şey duydunuz mu? Tek parti, çok parti, asker yö- netimleri, yeniden çok parti yönetimleri geldi geçti, on binlerce insan sorgulandı, yargılan- dı, cezalandınldı. "Susmahakkı" diye bir "hak" olduğunu bugüne dek bıliyor muyduk, duyu- yor muyduk? Nice genç yaşlı, kadın erkek, hatta çocuk, en çirkin, en korkunç biçimlerde sorgulandı. En hafrfi falakaydı. Çekersin falakaya bulbül gi- bi konuştuaırsun! Olmadı bilmem ne askısına tak, bilmem neresıne elektriği ver, konuşma- sın dagört Birde kalkmış "Benim susma hak- kım var" demiş! Görür neymiş susma hakkı- nı? ••• "Irtica Paranoyası" diye tutturdular! 28 Şu- ^ t karariılığını eleştirdiler. Ü kendinigösterenyobaz- ca tutumlandemokratık hak, bir insan hakkı sa- yarak gözlerden uzak tutmaya çalıştılar. So- nunda Hizbullah kasap- lan ortayaçıkınca susar gibi oldular. Utandıkla- nndan mı, korkudan mı? Şimdilerde yine baş- ladılar. "Yanlış ırtica anlayışı gözden geçiril- meli..." Irtica anlayışının neresi yanlış! Adam- lar topraklann aftını cesetlerle, silahlarla dol- durmuşlar, kıyam gününehazırlanmışlar!Ama bazılan hâJâ "Yanlış ırtica anlayışı" deyip du- ruyor hiç sıkılmadan... ••• "Devlethalinicabınagörehareketeder. Ya- ni her zaman rutini takip etmek mecburiye- tindedeğildir. Oevletinyûksek menfaatlan, ki bunu takdlretmekhükümetlereaittir, icap et- tirdiği zaman devlet rutin dışına çıkabilir. Ya- nikanunsuzlukyaparmanasınasöyfemiyorum. Rutinin dışına çıkma payı vardır." Sözcüklenn nerden, nasıl, hangi anlamda di- le yerteştiğini anlamak için biraz sözlük kanş- tırmak gerekir. Ben de Petit Robert'de "ro- utine'ebaktım: .•_ EVET/HAYIR OKTAY AKBAL Susma Hakkı ve "Rutin "1552yılm- da "rotin"cAa- rak fransız di- line giren "ru- tin" şöyle ta- nımlanmış: "Hep aynı biçimde dü- şûnmekvedavranmakalıskanlığı. Hertüriüge- lişmeye ve yeniliğe engel olan yerieşik alış- kanlıklar ve önyargılar... örnek: 'Işim birçeşit rutin haline gelince kafam daha az yoruluyor.' (Rousseau)." Süleyman Demirel "rutin"den "yasadışt birtutum" anlamının çıkartılmamasını istiyor. Ama, devlet işlerinde alışılagelen davranışla- ra ters düşmek toplumda bır şaşkınlık yarat- maz mı? Kafalan kanştırmaz mı? Silahlı Kuv- vetler Güneydoğu'da görevini yaparken sen tut özel bir tabur kur, valilik eliyle sılah satın a/.'.. Sonra da bunu 'rutin'in dışına çıkmak di- ye savun! Hiç de inandıncı bir savunma değil! ••• Günterdir TV'lerde, gazetelerde bir tartış- ma... Hizbullah olayında yetkililer, baştaodö- nemin başbakanı, bakanlan, genel müdürle- ri, valileri alışılmışın dısında bir yönteme baş- vurmuşJar. Birtakım insanlan toplayıp bir silah- lı güç oluşturmuşlar. Silahlar satın alınmış, bunlaryeni silahlı güce verilmış. Bu arada bu silahlann önemli bir bölümü de ortadan kalk- mış! Şimdi orda burda, toprak altında bir or- duyu donatacak çoklukta sılah bulunuyor. Hiz- bullahcı çeteler mi almış saklamış bu silahla- n; ne için, hangi amaçla? ••• '•'" ' ''• ' "' Güneydoğu'da bir ilçe, Silvan... TV muha- biri kahvelerde, sokaklarda yurttaşlarla konu- şuyor. Daha doğaısu konuşmak istiyor! Kım- se ağzını açmıyor. Nasıl açsın ki cinayete ta- nık olan bir balıkçıyı ertesi gün öldürmüşler! Korku kol gezmiş yıllarca! Yüzlerce "failimeç- hul" cinayet! Devlet var mı yok mu Silvan'lar- da, bellı değil. Devlet de korku içinde mi? Sav- cısı, kaymakamı!.. Hizbullah bitti mi? Nerde! Bir kangren gibi sarmış gövdemizi... HeleDoğu'da, Güneydo- ğu'da. Kimseterkonuşmuyor... Bıldığı ıçın ba- şına er geç geleceği, kendisini kimsenin ko- ruyamayacağını... Işte yasadığımız gerçek. Hani o susma hakkı diye bir şey var ya, Gü- neydoğu insanlanda bu hakkı kuKanryorİar, hem de yıllardır. Bildiklerini gördüklerini kendileri- ne saklayarak. . « . . . ,.. PENCERE Ecevit Neden Demirelcı Oldu?•• Garip çelişkilerin açma- z/nda kıvranan Türkiye'de tuhaf işler oluyor... Tuhafiye dükkânına döndük... Neden?.. Çünkü Türkiye 'Soğuk Savaş' yapılanmasjndan kurtulmanın sancılannı çe- kiyor. • Kolay mı bu iş?.. • Ecevit neden Demire'- ci oldu?.. Çünkü 'Soğuk Savaş' yapılanmasını kazasız be- lasız aşmak için Türki- ye'deki soğuk savaş kad- rolarının işbirliği gerek!.. Nedenli karşrtgörünseler de ktrk yıldan beri af tak- ke ver külâh nöbetleşe devlet yönetmiş pol/tika- cıların 'yazgı birlikleri' 2000'li yıllarda 'iktidarbir- likteliği'ne dönüşmek zo- rundadır. Ecevit'in 'ülkücüler'\e işbirliği de yazgı birtiğine dönüşmedi mi?.. • Kimse kimseye kızma- sın!.. Birisi çıkıp sorsa: - Türkiye'deki rejimin adı ne?.. - Demokrasi mi?.. -Hayır!.. -Askeri demokrasi mi?.. - Yok canıml. - Peki, sen söyle!.. - Oligarşi!.. Partiterinin Meclisgrup- lannı avuçlannda tutan üç buçuk liderin parlamento üzerindeki egemenlikleri- ne verilecek ad 'oligar- şi'den başka ne olabilir?.. • Parlamentoculuk mu dediniz?.. Sorular: - Meclis'in bugünkü ya- pısından çağdaş ve de- mokratık bir anayasa çı- karmı?.. Yadabuparla- mentoda doğrv dürüst bir cumhurbaşkanı seçimi yapılabilir mi? Irtica / nadıyla birlikte oynar cak oyunların dökümü yapabilmek kimin hadı ne?.. 1950'lerden bu yaı politikanın içinde yaşaya Ecevit çok şey ögrendi Telefonla milletvekili at masınıöğrendi... Iktidar kortuğuna otu mak için, iç ve dış güçle rin birleştikleri odak nol< tasında durmak gereğif acı deneylerle öğrendi.. Seçim sandığında oy larını artırabilmek uğruni Fethullahçılara göz kjrp mak ustalığını öğrendi... IMF'nin tepeden inm« atanmışlarına yazdırılar ekonomik programı harfı harfine uygularsa, iktidar koltuğunda oturabilece- ğini öğrendi.. "Popülistekonomik po- litikalan " yeğlerse kimse- ye yar olamayacağını öğ- rendi.. Yeter mi?.. Hayır!.. • Türkiye'de 'Soğuk Sa- vaş'^yapılanmasını aşmak kolay bir iş değil!.. Geçmişle hesaplaşma- da hangi taşın altından ki- min çıkacağı bilinmiyor!.. Devtetin başında oligar- şik yönetime daha birsü- re gerek var!.. Dış ve iç güçlerin Türki- ye'de zor bela kurduklan siyasal "istikrar"ın IMF'nin dayattığı ekonomik prog- ramdan sonuç alınıncaya dek sürmesi gerek... Cumhurbaşkanı seçimi, Meclis'in özgür iradesine bırakılamayacak kadar ş Bülent Ecevit bunu biliyor... Bilinçle Demirelci oldu. ERICSSONVETEKNOLOJININSONYENIUGI: WAP NEOİR? WAP (Kablosuz Uygulama Protokolü), mobil cihazlar •üzer'mden internete erifım sağlayan ve yeni geliştirilen kablosuz iletişim standardıdır. Ericsson, 1991 yılında WAP Forum'un kurulmastnda önderlik ederek, WAP teknoloj'mnin dünyaya gelmesini sağlayan ö'ncü marka olmustur. Kablolara bağlı olmadan, internetin gücünü yantmzda hissetmenizi sağlayan WAP, bu sisteme uyumlu cep telefonu ve el bilgisayarlarıyla çalısır. I WAP teknolojisinin öncüsü Ericsson, bu aJanda gerek kullanıcılar gerekse uygulayıcılara yönelik birçok çözümü bir arada sunuyor. WAP stan- dardının belirlenmesinde Öncü mar- ka olan Ericsson, uyguJamalann ge- lişcirilmesi, teknik altyapı iirünleri ve profesyonel hizmetler alanların- da somut çözümler üreterek, WAP teknolojisinin hayata geçmesinde Önemli bir rol oynuyor. Ericsson'un üstün teknoloji ürünü WAP uyum- lu cep telefonları ile isterseniz Türkiye'deki özel WAP hizmetleri- ne, isterseniz dünyadaki medya ve diğer uygulamalara kolayca ulaşabi- leceksiniz. Acil dıırumlarda en yakrn eczaneye cep telefonıınıızdun ıılaşabileceksinh. ERICSSON'DAN WAP HİZMETLERİ! Ericsson'un Türkiye'de sunduğu hizmetlerle, WAP uygulamalannda yeni bir dönem başlıyor. WAP için tu )n ılındı. Bilgisayar ve telefon bir arada; Ericsson R 380 gerekli altyapının kurulmasından danışmanlık hizmetlerine kadar tüm gelişmelere öncülük eden Ericsson, Dünyanın ilklMP ürünü Ericsson MC218 son kullanıcılar için bir de WAP sitesi oluşturuyor. Böylece WAP teknolojisinin imkân tanıdığı birçok servis, Türkiye'de hizmete girmeye başlıyor. Şehirdeki en popüler restoranlartn numaraLtrına cep telefonunuzla antnda ulaşabileceksiniz. ECZANE Mİ ARADINIZ, RESTORAN MI? ;. Ericsson WAP sitesinin içeriğinde; son dakika ha- berleri, hava durumu, hasta- ne, eczane, tak- Acil bır tanımdı lasUnt iıtçtlert cttaat: si, sinema, gece kulübü, maç sonucu bilgileri, acil numaralar gibi bilgi hizmetlerinin yanında; sinema bileti alma, borsa ve fînans hizmetleri, pi- yango ve WAP ü z e r i n d e n oyunlar gibi „-- , , , , interaktif hiz- Mıç somıçlanm ınmda âgnntüılirsiıtiz metler olması planlanıyor. Ericsson bu hizmetle sizler için hayatı daha da kolaylaştırıyor. Artık internet dün- yasına WAP teknolojisi ve Ericsson ürünleriyle istediğiniz anda, istediği- niz yerden ula- şabilirsiniz. n ıçırt teletonutHi& bsfvuım. Türkiye Ericsson ile WAP* dünyasına giriyor... Hazır mtsınız? * Yukandakt hızmalır Jepjltlık güstmbtlır vt optralör dauklukr. Ertcsson'dan WAP barikası ürünler Çok yakında pıyasaya sunulacak Encsson R 320 vt Ericsson R }80 cep telefonları da WAP tekndojisıni, kullamyor. R 320de dahili tnfrand modem, ajanJa. elektrontk kartvizıi değijim olanağı. sesli mtmo kaydt öztilıklerı; bilgisayar vt telefon btrkjimi R 380'de de EPOC ijtetim ststemt. PC senknmızasyonu, faks vt e-maıl gonderımı. dokunmatik ekran öztilıklerı bulunuyor. ERİCSSON $
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog