Bugünden 1930'a 5,438,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

6AYFA CUMHURİYET 19 ŞUBAT 2000 CUMARTESİ 14 KULTUR kuttur@cumhuriyet.com.tr Mustafa UvsaJ L'nlti ozan her yıi bir,iki albüm yapıyor. Van Morrison ustalarla Van Morrison, heryıl muhakkak bir, ikı albüm çıkanyor. Bu kez de gençli- ğinde onu çok etkilemiş iki dev müzik adamı Lorrie Doncgan ve cazcı Chris Barber'la bir araya gelip verdiği kon- seri albüm haline getirdi Van Morrison. Albümün adı The Skiffle Sessions, Live In Belfast; on beş parçadan olu- şuyor. Anthony Donegan Showcase (1931 doğumlu), çok kısa sürede folk, blues ve geleneksel cazı kapsayan özgün bir stil geliştirmiş önemli bir müzisyen. Birca? orkestrasında tromboncu Chris Barber'la karşılaştı 1954te Lorrie Doncgan(Skiffle Band) skiffle müziğini lngiltere ve Irlanda'da popüler hale getirdi, Beatles gibi bir- çok grubu ve solisti etkiledi. Donegan tartışmasız lideri oldu bu akımın... Bu albüm üç ustanın bir araya geldi- gi tarihi bir konserin belgesi. Belki bir daha hiç tekrarlanmayacak böyle bir müzik ziyafeti Amerikan folk şarkıla- nyla birkaç baladın eklenmesiyle din- leyeni 50"li yıllaragötürmeyi başanyor. Yürekten söylenmiş şarkılardan olu- şan yapıtı meraklısı kaçırmasın... Uysardan Ben Ölürsem Müzikle ya- kından ilgili olanlar Musta- fa UvsaTıveim- zasını EdipAk- bayram'ın yo- rumladıği bes- telerinden ve özellıkle Ataol Behramoğ- lu'nun Ben Öhırsemadlışi- irine yazdığı müzikten anımsayacaklar. Sanatçının ürettikleri bunlarla smır- lı değil: seksene yakın yapıtı bulunan, TRT'nin açtığı yanşmada 198O'de Ağır- lama parçasıyla ikincilik kazanan Uy- sal, yorumculuk yanını da zorlayıp geç- mişte Deli Olmak tşten Değil ve Yu- nusça adlı iki solo albüm yayımlamış- tı. Bu ayın başında üçüncü albümü Ay Karanlık'ı Beyza Müzik&Vapım eti- ketiyle çikardı Uysal... Yine ünlü şairlerin yapıtlanna yaz- dıgı bestelerden oluşan bir repertuvar hazırlamış albüme. Dilber Saka'dan Yana Yana, Vay Ba- na ve Emine Kız, Ataol Behramoğ- lu'ndan Ben Ölürsem ve Koşu, Aşjk Veysel Şahroğlu'ndan Erveda. Ahmed Arif ten Ay karanlık. Mevlana 'dan Ok Gibi. Fettah Şahinden Şafak Garipü- 0. Özdemir Asaftan Seni Saklayacağım adlı dizeleri bestelerniş; birde Kjnm halk ezgileri üzerine Ülkü Tamer'in Deft- kanlı'sını yorumlamış. Yapıtın müzikal çizgisine gelince; bir iki parçada duyulan makine davul haricinde akustik çalınmış sazlar. Yer yer nefesliler eşliğinde örülmüş altya- pısı da gayet dolgun. tyi tanıtılabilirse en az iki üç parçanın geniş kitleleri ya- kalama olasılığı var... Uysal, mutevazi sesiyle doğru bir şe- kilde parçalan yorumlamaya çalışmış. Bu bizce çok önemli; besteyi yazanm kendi yapıtıni seslendirmesi herzaman tercihimiz. O duyguyu, yapıta yaşam ve- ren kadar kimsenin sıcak, derin, sami- mi verebileceğine inanmıyoruz. Dola- yısıyla Uysal'ı da bir ozan esprisinde değerlendirip parçalan öyle dinlemek gerekıyor. îsmail Dede Efendi'den... Mevlana Kültfir ve Sanat Vakfi (ME- KÜSAV), ünlü düşünürün inançlan ve fi- kırleri doğrultusunda faaliyet gösterme amacıyla 1990'dakurulmuşbirtopluluk. Vakfm müzik grubu da yurtiçi ve yurt- dışında Türk tasavvuf musıkısi, kJasik Türk müziği konserleri ve sema törenle- n düzenleyerek bu kültürü insanlara ulaş- tırmayaçalışıyor. 1994ve 1997'deABD Santa'da verilen konserler bir mikrofon kullanılarak kayıt edilmiş ve iki albüm haline getirilmiş. Yeni Dünya Müzik, ABD'de yayım- lanmış bu ikı albümün temel bölümleri- ni bir araya toplayarak Gel adıyla yeni bir albüm üretti ve Türkıye pazanna sundu. Albümün birinci bölümü "Türk ta- savvuf musikisinden örneklerde EyÂsık- ı Dildare(güfte: Sezaı-beste: Sadık Efen- di). Yiizün Gördüm Dedim Elhamdülil- lah (güfte: Nesimi-beste: Bilırunıyor), Bu Aklii Fikr ile Mevla Bulunmaz (güf- te: Yunus Emre-beste: Bilinmiyor), İHm İlim Biimektir (güfte: Yunus Emre-bes- te: Tahir Karagöz)... tkinci bölüm ise İsmail Dede Efen- di'nin Ferahfeza AvuTiŞerifi'ni içeriyor. Yepyeni deneylere doğru... Yansımalar grubunun 'Serzeniş' adlı dördüncü albümü satışa çıkıyor Yansımalar grubunun Ma- hur'dan bir buçuk yıl sonra yap- tığı Serzeniş adlı yeni albümleri (Kalan Müzik) hafta sonunda pi- yasayaçıkıyor. Devlet Klasik Türk Müziği Korosu icracılanndan A. Şenol Filiz ve Birol Yayla'nın on yıl önce başlattıklan proje Yan- sımalar adıyla dördüncü albümü- ne ulaşmış durumda. tkilinin di- ğer müzisyen dostlanyla yürüttü- ğü Bezmara projesinın ürunleri de yakında albüm halinde müzikse- vere ulaşmayı bekliyor... Müziksever, Filiz ve Yayla iki- lisinin deneylerini Bab-ı Esrar (1995) albümünden seçilmiş par- çalann medyanın her kesimince kullanılmasıyla farketmişti. Din- leyiciye duvar koymayan, kapılar açıp kendi başına keşfe davet eden derin, enstrümanı ön plana ko- yan bir sound sunmuşlardı. Son- ra piyasanm garip işleyen kural- lan içinde bu müzikle ne yapıla- bilirse yapmaya gayret göstererek bugünlere geldiler. Şu anda da BRT'de Geienekten Geieceğead- lı program üreterek, konserlere çıkarak daha geniş kitlelere ulaş- maya çabalıyorlar. 22 Mart'ta ilk konserlerini OD- TÜ'de verecek gruptan Filiz ve Yayla'yla konuştuk: -Sürekli devinim içindeki Yan- sunalar grubundaki yenideğişik- ükleri öğrenelim öncelikle-. BtROL YAYLA - Bir kere so- undda sürekli duyulan enstrü- manlann sayısı dörde çıktı; ney, gitar, kontrbass ve perküsyon. Nerih Yeşilnil kontrbassta, per- küsyonda da Engin Gürkey (ben- dir, ud, daire, davul seti, ziller, çeşitli kabuklar) bu temelı bizım- le oluşturuyorlar. Onun dışında Samim Karaca yine uduyla iki parçada yer alıyor. Muammer Ketencoğlu bir parçada akordeon. Hakan Şensoy iki parçaya keman çaldı. Siiren Asatryan diye bir müzisyen Şenol'la tanışmak, bir- likte duduk çalmak için Erme- nistan'dan gelmiş. Bizi buldu. Sonra onu stüdyoya soktuk. çok yetenekli biri. Ben gitardan baş- ka tambur ve lavta çaldım, Şenol daney. - Albüme kaç parça koydunuz busefer? A. ŞENOL FtLİZ - Albümde on uzun parça var. Serzeniş'i ilk albümümüz Yansımalar'a da koy- muştuk. Bizim için çok açılımla- n olan bir parça. Birol yazmıştı. Bugünkü duygulanmızla yorum- ladık o parçayı. Diğerleri de Bi- rol'un bestelen; Mavinin Yankı- sı, Eylül Sonu, Yağmur Sonu, Is- sız, Areş, Yollarda, Devran, Akl- ı Hikmet. Engin Gürkey'in de Vuslat adlı bir bestesi var. -Benzerine rasüanmayan birso- und üretiyorsunuz. Nasıl değetien- diriyorsunuz türünü? YAYLA- Kayıt cihazlan dışın- da albümün üretiminde elektrik- li hiçbir şey yok; her şey tamamen akustik. Yansımalar müziğini, bir çerçevenin içine oturtmak zor. Albümün bazı parçalannda caz ta- dı seziliyor, world müzik de var, geleneksel dokuya malzeme de fazla. Aynca tamamen bu coğraf- yaya aıt şeyler yapsak da dünya- nın herhangi bir yerindeki insa- na seslenecek bir derinlik de ge- çerli. O anlamda bu dünyanın müziği. Yeni albûmler sırada - Son konuşmamızda bir dolu proje vardı kafanızda. Hangileri gerçekleşti? Miras adında bir albüm hazır- ladık ikimiz. Geçen haziran ayın- datamamlandı vebitti. Kapağıy- la ilgili birtakım çalışmalar sürü- yor. Aynca 1450-1950 dönemi- ne uzanan periyodlarda dönem müziklerini bugüne aktardığımız, kanun, tambur, ney, kemençe ve uddan oluşan Bezmara adlı beş ki- şilik diğer grubumuzun hazırla- dığı biralbümün daha kayıtlan bit- miş durumda. İki çalışma Kalan Müzik'e verildi; piyasaya çıkanl- mayı bekliyor. Bu arada Bezma- ra'yı destekleyen Fransa Anado- lu Araştırmalan Enstitüsü için bir proje daha yaptık. Stüdyo kay- dı istemediler ve döneminin özel- liklerini, koşullannı taşıması için Topkapı Sarayı'nda canlı olarak kaydedildi ve Fransa'da geçen mayısta CD halinde çıktı. Albü- mün Türkçe karşılıgında adı Top- kapı'nın thtişamı. - Bezmara projesiyle Osman- tı'da üretiimiş müzigi o günkü üs- lupla vesazlarla çalmayı hedefle- diniz. Sizce ne kadar başanlı bu FİLİZ YAYLA - Gayipten ge- len seslerin bir şekilde ortaya dö- külmesi diyebiliriz bu projeye. Eldeki verilerle, notalann üze- ansımalar yeni kadrosuyla kaydettiği Serzeniş'te ilk iki albümlerindeki müzikal çizgisini sürdürüyor. Albümdeki on parçada da, dinleyiciye duvar koymayan, kapılar açıp kendi başına keşfe davet eden, enstrümanı ön plana koyan bir sound yer alıyor. „ ;> rindeki gidişe, o üslubun bizde uyandırdığı çağnşımlara göre çal- maya çalışıyoruz. Eserlerden o dönem hakkında üslub ne olabi- lir somsunu soruyoruz kendimi- ze. Bugünkullarulmayançalgılar- la çalındığı için farklı bir tını var. Onun ötesinde doğrusu budur di- ye bir çıkış noktamız yok. Tek çıkış noktası çok sonralan nota- ya alınmış eserler; ilaveten birkaç yazılı kaynak. Biz samimiyetle araştırarak perde ve sesler konu- sunda kendimizi gehştirmeye ça- lışıyoruz; bir hayli de mesafe al- dık. O müziğin mantığinı kavra- maya başladık. Desteksiz, neye dayandığı belli olmayan birtakım eleştiriler geldi, ama ortaya çı- kan birtınıyı sadece kendileri be- ğenmediği için birtakım laflar söylediler. Bunun yanmda ciddi bir kesim de Türk müziğinin ge- leceği için önemli çalışmalar ola- rak niteledi. Mina, bu kez Zero'yu seçtiBirçok eleştirmene göre 'beyaz sesler' arasında tüm zamanlann en iyilerinden biri Mina. Bir ara dinleyenJerini yalnız bırakıp üzme- sine rağmen son yıllarda bol bol albüm yayımlayıp kendini affettir- miş durumda. Mina, yeni biraibüm yaparken önce haberi yayılıyor ortalığa; ar- dından gizlenmeye başlıyor ve 'Acaba yine ne yapb' sorusuna ya- nıt bulmak için basın peşine dü- şüyor. Tabii O da kaçıp, 'kayıpl»- ra kanşarak' ve projesini saklaya- rak merakı körüklüyor. Milyon- larca dinleyeni cover mı ya da ye- ni parça mı söyleyecek diye ürü- nü merakla bekliyor. Işte bu öykü yeni albümü No: 0 Mina için de geçerliydi ve ün- lü Italyan yorumcu geçen yılın so- nuna doğru yine 'olağan sfirp- riz'lerinden birini daha gerçekleş- tirdi. Geçmişte Lucio Battisti, Enzo Jannacd ve Beatles bestelerini al- bümleştirdiği gibi bu kez de Ital- ya'nın en ünlü seslerinden Rena- to Zero'nun yapıtlannı bir arada yorumladı. Zero, Italyanca sıfir demek; al- bümün isimindeki sıfir rakamınm esprisi Renato Zero'nun soyadın- dan geliyor. On parça var yapıtta; bunlar- dan dokuz tanesı eski; Ze- ro'yladüetyaptığıNeriad- , lı beste yeni. / 1958'de on sekiz yaşın- dayken bir kulüpte gece- nin üçünde söylediği şar- kıyla 'keşfedflen' Mina (Mina Anna Mazzini), ** artık tam anlamıyla bir yo- rumcu kimliğiyle albüm ya- pıyor. Besteler onun kişili- ği, sesiyle daha farklı anlam- lar kazanıyor ve dünyanın dört biryanına ulaşıyor. Son verilere göre Mina, TV'de yaptığı şovlar yardımıyla ününün doruğunda gezin- diği dönemden bile daha fazla satıyor bugünler- de. Parçalar gelince; so- und Massiminano Pa- ri'nin düzenlemeleriy- le olabıldığince mo- dern vetaze. Mina'nin sesinden anlaşıldıgı kadanyla hayli eğle- nerek yapmış kayıt- lan; yorum parlak ve canlı. Biz I Migüori Anni ile Cercami'yi beğendik. Ancak herkesin muhakkak özelbirparçasıola- caktır ambümden... Yeni Zelanda özgttn müzikleri Oceanla'da Etnik teknik ezgiler Geçen hafta Universal şirketi Oceania adıyla bir albüm yayımladı. Tanıtım broşüründe Yeni Zelanda müziğini dünyaya ulaştır- mak için hazırlanmış bir proje olduğu yazılı. Işin içinde, daha önce yaptığı birçok çalışmayla 'büyük yetenek' unvanını hak etmış, eskı KUIing Jo- ke elemanı Jaz Coleman (Son olarak Led Zeppe- lin'in ünlü Kashmir'ini sen- foni orkestrası için düzen- lemişti) vardı. Yanına Ye- ni Zelanda'nın en ünlü te- levizyonyıldızlarından He- inetveki Mohi'yi almış, par- çalan onun sesiyle değer- lendirmişti... Buraya kadarher şey gü- zel; ancak albüm dinlen- meye başlandığında, bir- çok 'world music' (dünya Parçalan Heineweki Mohi seslendiriyor. müziği) yapımında oldu- ğu gibi bölgenin kültürüne fazla bir rilmek istenirken güdük bir etnik so- sadakat endişesi taşınmadığı hemen ortaya çıkıyor Teorik olarak Maori- ler'in dünyasıyla Batı'nın ortak bir soundunun bulurunası gerekirken ib- re büyük bölümüyle Batı'yı göste- riyor. Birkaç etnik enstrüman ve renk, bol elekrronik oyunun içinde eriyip gidiyor. Albüm aslında geleneksel toplum- larla bugünün tüketim dünyası ara- sında bir meditasyon arayışı; ancak teknolojik tat o kadar ağır basıyor ki synthiserlarla atmosfere derinlik ve- nuca ulaşılıyor. Bir iki parçada, televizyonlaryar- dımıyla artık tüm dünyanın tanıma- ya başladığı o Maoriler'in meşhur ba- ğınşlan duyuluyor; o kadar. Oceania projesi. Deep Forest'in yaptıklannı anımsattı bizlere; etnik dokunuşlu pop denebilir sounda. De- ep Forest'i seviyorsanız bu albüm sizin için ideal, ama daha yöresel ve kültürel bir şeyler anyorsanız albü- mü biraz dinledikten sonra karannı- zı verin. Işığın Yansıması 9 ndan konser ve albüın Işığın Yansımasj bu pazartesi (21 Şubat) 20.30'da ADA Kültür Merkezi'nde kon- sere çıkıyor. 1994'te bestelerini degişikşar- kıcılara yorumlatıp Bir Çiçek Yılı Sonra albümünü üreten, ardından 1997'de bu kez Işığın Yansıması adını verdiği ve ken- dinin de yer aldığı grupla Birdenbire'yi yayimlayan Murat Ozyüksel, yerlı rock- ta özgün yolunu açmayı başarmış bir bes- teci. Ünlü şairlerin dizelerine müzikal yorum getirip roca taşıyan Özyüksel'den konser ve hazırlığı süren yeni albümle ilgili bil- gi aldık: - Konserin repertuvannda neter var; yeni parçalar dinlc\ebilecek miyiz? MURAT ÖZ\'ÜkSEL - tlk iki albüm- deki parçalara ek olarak dört ya da beş ye- ni beste çalacağız. Yeni hazırladığımız al- bümün yansına yakmını dolayısıyla kon- serde dinletmiş olacağız. Onsekiz, yirmi parça çalıyoruz konserlerde genellikle. - Yeni besteleri merak ettik_ OZYÜKSEL - Birincisi Nâzım Hik- met'in oğlu Memet'e yazdığı 'Tohuma, Toprağa, Denize tnan' diye başlayan bir mektup. lkincisi Hasan Hüsevin'in Ner- de Ellerin; soundu hayli sert. Üçüncüsü eskiden ben çaldığımız, gündeme getir- mediğimiz Karacaoglan'ın Bir Aynlık Bir Yoksulluk Bir Ölüm'ü. Anonim tema- nın üzerine biraz Işığın Yansıması motif- lerini kattık... Ben TRT'ye Osmanlı de- miryollanyla ilgili bir belgesel yazıyo- rum. müziklerini de yapıyorum; orada Kara Tren Gelmez mola'yı kullandım. Çok hoş bir rock türkü oldu. Onu da re- pertuvanmıza aldık. Birdekonsereyeriş- Ünlü şairlerin dizelerine müzikal yorum getirip rocka taşıyan Işığın Yansıması, yeni kadrosuyla pazartesi gecesi ADA KüJtür Merkezi'nde konser verecek. Işığın Yansıması bu konserck yeni hazırladığı albümden beş parçajı da seslendirecek tirmeye çalıştığımız yeni parça var; Ingi- liz burjuva döneminde yaşanmış Kazıcı- lar hareketini yansıtan. kazıcılann ekin ekerken söylediği halk şarkısının sözleri- ni bulduk. Müziğini bilemiyoruz ama, biz onu lngiliz tarzı rock parça şeklinde bes- teledik. Albüme mutlaka koyacağız.. ama konsere yetiştirir miyiz bilemiyorum hâ- lâ. - Birdenbire albümünden sonra kadro- da değişiklik oldu. Kimler geldi, kimler gftti? OZYÜKSEL- Albümden sonra grup da- ğılmadı.. ama motivasyonu çok yüksek de- ğildi doğrusu. Birkan değişikliği oldu ar- dından; Murat Durmazaynldı. Işığın Yan- sımasrnın Bursa'da kurulduğu günlerde- ki ilk kadrosunda yer almış gitarist Ayhan Orhuntaş geldi. Aynca ilk albüm Bir Çi- çek Yılı Sonra'da Günaydın Sabah adlı par- çayı seslendiren Ali Erenus katıldı aramı- za. Bassda eski kadrodan Barlas Çevikus devam ediyor. Standart davulcumuz yok- tu; Errugrul Koç da artık sürekli bizimle çalıyor. Bu beşliyle yolumuza devam edi- yoruz. - Dinleyicileriniz yeni albümün çıkışı için belli bir tarih ister. Nezamaıı hazırohır yeni çalıjma? ÖZYUKSEL-Ben üniversitedegörev- liyim, diğer arkadaşlann da farklı işleri var. Devamlı toplanamıyoruz, mükemmeli- yetçi tutumumuz olduğu için çok çalışma- mız gerekiyor. Dolayısıyla uzun sürebilir. Yazın da albüm çıkmayacağına göre ey- lül diyelim biz yayım tarihine. Bu arada ilk albümdeki HarbeGiden'iyenidenyo- rumlayip koyacağımızı haber vereyim. Borusan İstanbul Hlarmoni Atakta Borusan Kültür ve Sanat kuruluşu, ül- kemizde gerek sanatsal, gerek eğitsel et- kinlikler açısından, Genel Müdür Sami Caner'in bilinçli girişimleriyle başanlı bir çizgide gelişiyor ve ilerliyor. Bu girişim ve etkinliklerin paralelinde 'Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası' vermekte olduğu düzenli ve seri kon- serlerle ilgi çekiyor. İstanbul içinde sınır- lı kalmayarak aylık konserlerini Anado- lu yakasında da tekrarlayarak 'evrensel- çoksesli' müziğin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulunmayı amaç edinen bu orkestranın 2000 yılı sonuna kadar geniş bir programı var. Borusan İstanbul Filarmonu Orkest- rast'nın genel müzik direktörlüğünü ve sü- rekli şefliğini, uluslararası değerde ünlü yönetmen Prof. Gürer Aykal üstlenmiş bulunmakta. Başkemancılığını ise, yine ülkemizin ve dış ülkelerdeki başarılann sanatçısı olan keman virtüözü Doç.Dr. Ci- hat Aşkın yapıyor. Borusan Kültür ve Sanat kuruluşu 18 Aralık 1993 tarihinde ilk olarak 'Boru- san Oda Orkestrası'n\ gerçekleştirmiş ve ilk konserini 2 Haziran 1994'te vermiş- tir. Prof. Saim Akçıl'ın şefliğinde yurtiçi ve yurtdışı konser turneleri yapan Boru- san Oda Orkestrası, aynı zamanda genç ve yetenekli Türk solistlerine de eşlik et- miştir. 25. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'ne ve 15. Uluslararası Ankara Müzik Festivali'ne katılan Borusan Oda Orkestrası, aynca ülkemizin ünlü solist- lerinin seslendirdikleri dört CD kaydı dol- durmuştur... 1999yılınagirerkenbuoda orkestrasından daha kapsamh birformas- yona ulaşmak amacıyla bir senfonik or- kestra oluşturma karan alınmış ve genel müzik direktörlüğü ve orkestra şefliği görevine Prof. Gürer Aykal ve başke- mancılığa Doç. Dr. Cihat Aşkın getirilmiş- tir. Böylece Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası kurulmuştur. Nefesli sazlann katılımı ve kadronun ge- nişlemesiyle bir senfonik orkestra bün- yesine kavuşan 'Borusan İstanbul Filar- moni Orkestrası' Kasım 1999'dan itiba- ren düzenli konserler vermeye başla- mıştır. Bu orkestra aylık düzenli konser- lerdışında eğitim amaçlı konserler de ver- mektedir. Örneğin Boğaziçi Üniversite- si, İTÜ ve Kadıköy Halk Eğitimi Merke- zi'nde düzenlenen konserler bu nitelik- tedir. Genç şef ve konuk çellist 'Borusan İstanbul Filarmoni Orkestra- sı ', 2000 yılının 9 Şubat konserini CerrreU Reşft Rey Konser Saionu'nda,'bu ifefer sürekli şefi Prof. Gürer Aykal'ın yerine, müzik yaşamını Macaristan'da sürdü- ren, uluslararası kariyeri olan genç şef AJ- paslan Ertüngealp'in yönetiminde ger- çekleştirdi. 1969 İstanbul doğumlu olan konuk sanatçı Alpaslan Ertüngealp, Bu- dapeşte Franz üszt MüzikAkademisi, Ja- nos Ferensik ve sonra Rusya'da Sergey Prokofiev yanşmalan ödüllerini kazanmış bir genç yetenek... Bu konserin solisti ise ünlü bir viyolonselist olan Daniel Gros- gurin. Müzik eğitimini Cenevre Konser- vatuvarı'nda tamamlayan 1949 doğum- lu Isviçreli sanatçı, şimdi aynı konserva- tuvarda öğretim üyesi. Daniel Grosgu- rin'in doldurduğu CD'ler var ve dünya tur- nelerindedetanınmış. Bu konserde Jo- seph Haydn 'ın tanınmış 'Viyolonsel Konçertosu'no (Re major) sestendirdi. Konser Mozart(1756-1791}'m 'Jupiter' adlı No. 41 senfonisiyle sona erdi. Candan Erçetin, EJbette albümüyle birinciliğini sürdürüyor. Ebru Gündeş, Dön Ne Olur'la ikinci, Haluk Levent, www.leyla.com'la üçüncü sırada. Sanat müzığinde sıralama değişmiyor: Muazzez Ersoy,, toplama albümü Nostalji 7-8-9'la birinci, Safiye Soyman, Sevenler Gece Ağlar'la ikinci, Zeki Müren, Bddırcın Yağmuru'yla üçüncü. Halk müziğinde Ya\-uz Bingöl, Sitemdir'le birinci, İsmail Türiit, Sosyete Kıa Suzan'la ikinci:Soner Oigun, tyi Bayramlar'ia üçüncü. Yabancı müzikte Shakira, Donde Estan Los Ladrones birinci sıraya yükseldi. Toplama albüm Power Hits 8 ikinci sırada. Santana, Supernatural'la üçüncü. - Oceania- Various - Faith A Holiday Album- Kenny G. - The Skiffle Sessions- V. Morrison, L. Donegan. C. Barber v ;; - No: 0- Mina - Sings Just For You- Joe Pesci - Love Ahvays- Various - Lara Fabian- Lara Fabian - Skw Hits 2- Various ' - Pies Descalzos- Shakira ' " - The Uhimate Collection- Air Supply - Lived- Blondıe - Bring It On- Kieth Harling - A Truibute To Aerosmith- Various ' - Onegin- Soundtrack - Sunshine- Soundtrack - Sevgi Öykiileri- Bay Sevgi - Çocuksu Düşler- Şinasi Kula - Ayrdık- Soner Anca (single) * - - EUerinde Yüreğim- Şahin Giray - LJnutacağım- Ertuğrul Polat
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog