Bugünden 1930'a 5,454,465 adet makale



Katalog


«
»

1 9 ŞUBAT 2000 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA H J J V V J İ ı v J l f JJ. / ekonomi(g cumhuriyetcom.tr 13 ICITC'ye Hârvardlı danşman .. • ANKARA (AA)- Harvard Üniversitesi profesörlerinden Dani Rodnk. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nda danışman olarak göreve başladı. Merkez Bankası'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre Prof. Rodrik, Merkez Baakası'na, uygulanmakta olan enflasyon programı gerçekleşmeleri ile ilgili olarak her ay degerlendırmelerini ve düşüncelerini bildirecek. ABffde rekor thşaçjk • WASHINGTON (AA) - Amerikan ekonomisinin en zayıf yanlanndan biri olan ticaret açıği, 1999 yılında 271.3 milyar dolara fırlayarak şimdiye kadarki en yüksek düzeyine çıktı. ABD'nin Japonya, Çin, Kanada, Meksika ve Avrupa Birliği (AB) ile ticaretinde verdıği açıklarda da rekorlar kınldı. ABD Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre, 1998'de 164.3 milyar dolar olan Amerikan ticaret açığı 1999'dayüzde65.1 arttı. Ford işçi çıkarıyor • LONDRA(AA)- Dünyanın iki numaralı otomotiv fırması Ford'un, tngiltere'de faaliyet gösteren en büyûk tesisi olan Dagenham fabrikasından 1350 işçi çıkaracağı bildirildi. Şirket taraftndan yapılan açıklamada, söz konusu fabrikada halen 2 vardiyada sürdürülen üretimin, işçi çıkarma sonucu tek vardiyaya indirilmesinin de planlandığı belirtildi. Dagenham fabrikası, son aylarda yönetim ve ustabaşılan 'ırkçılık ve zorbalık' ile suçlayan bazı işçilerin protestolanna sahne olmuştu. Japonya'dan borçlanma • ANKARA (ANKA)- Hazine, Japon Samurai piyasasında 35 milyar yen (yakJaşık 317 milyon dolar) tutannda bir tahvil ihracı gerçekleştirdi. The Nomura Securities Co. Ltd. aracılıgıyla gerçekleştirilen tahvil ihracının 3 yıl vadeli olduğu ve kupon faızınin yıllık yüzde 3.5 olarak belirlendiği belirtildi. Tahvil ihracına yüksek miktarda talep geldiğı. ancak borçlanma ihtiyaçlan çerçevesinde ihraç tutannın sınırlı tutulduğu vurgulandı. Öte yandan Hazine, 21 Şubat pazartesi günü ödeyeceği dış borç miktannı 915.6 milyon dolar olarak açıkladı. Otomotivciden hiikümete rest • İSTANBUL(AA)- Otomoti\ Sanayii Derneği (OSD) tarafindan hazırlanan sektör değerlendirme raporunda, hûkûmet ve sanayinin mensuplan olarak tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya bulunulduğu beliitilerek "Ya bu sektörün yok ohnasına göz yumulacak ya da bu sektör ekonomımizin bir lokomotifi haline : -. - getirilecektir" denildi. OSD'nin dün yapılan 26. Genel Kurulu için hazırlanan raporda, yıllara göre sektörün ûretim, satış, istihdam konulanndaki gelişmelerine yer verilerek sektördeki ağır bir kriz dönemi sonrasında sektörle ilgili hiç bir önlem alınmadan Gümrûk Birliğine girildiği savunuldu. Çabşanım Itissedar yaptı • Ekonomi Servisi - Karbon sektörü önemli kuruluşlanndan Carbone Lorraine dünya çapmda aldığı karar ile 10 bin çalışamm hissedar yapü. 2000 yılı başında uygulamaya geçen proje ile Türkiye îdeki 87 çalışan da uluslararası dev kuruluşa ortak oldu. Uygulamaya göre, 1 Ocak 2001 tanhinde itibaren kuruluşun her çalışanınm hisse senedini paraya çevirme imkânı bulunuyor. Ev sahiplerinin dövize endeksli kira sözleşmelerine yönelmesi endişe yaratıyor Kira kavgası rEkonomi Servisi - Hükümetin istikrar programı çerçevesinde enflasyonu aşağı çekmek ama- cıyla kira oranlanna sınırlama ge- tirdiği yasanın yürürlüğe girme- sinin ardından ev sahipleri ve ki- racılar arasındaki anlaşmazlıkla- nn artacağı belirtiliyor. Kira artışlannın yüzde 25'le sı- nrrlandınlması, kira sözleşmele- rinin dövizle yapılması endışele- rini artnnrken, Avukat YörükKa- balak. "Bu dunımda körii niyet- li ev sahipleri açıktan para isteye- biKr ya da tahliye taahhütname- • Yorumlara açık olduğu ileri sürülen yasanın yürürlüğe girmesi ile ev sahipleri ve kiracılar arasındaki anlaşmazlıklann artacağı ve dövize endeksli anlaşmalann çoğalacağı belirtiliyor. lerinikuUanarakIdracılançıkar- ma yoluna da gidebilirier. Bura- da uygulamada Yargıtay ve mab- kemekre önemli görev düşüyor" dedi. Kira artışlannı, 2000 yılı için yüzde 25'le, 2001 yılı içinde yüzde 10'la sınırlayan Kira Yasa- sı, dün Resmi Gazete'de yayım- lanarak yürürlüğe girdı. Gayn- menkul Kiralan Hakkındaki Ya- sa'yla kıralardakı yüzde 25Tik ar- tış oranlan hükme bağlandı. Va- kıflara ait gayrimenkullerin kira- lannda bu yıl yapılacak artış da aynı oranda sınırlandınldı. Kirayakonu taşınmazın bulun- duğu bölgede rayiç kıra parasın- daki artış bu oranın altında ise bu düşük oran uygulanınası öngö- riildü. Kira bedelinin yabancı pa- ra veya alron gibi kıymetli maden- lere endeksli olarak belirlendiği sözleşmelerde ise aynca yıllık ar- tış uygulanamayacağı büdirildi. Kıra artışlanna getirilen sınır- lamayı aşmak amacıyla yeniden kira sözleşmesi yapılamayacak Petrol-tş Sendikası üyesi işçiter, dün Ankara, AntaJya ve Samsun'da yapüklan gösterilerle POAŞ'ın 59. kuruluş yıldönümünde, kurumun özelkstirilmesini protesto ettiler. POAŞ AntaJya Bölge Müdürlügü'ne siyah çelenk bırakan işçfler, Ankara'da da alktşn, sloganh gösteriler düzenlediler. POAŞ'taprotestoluyddönümüANKARA/İZMİR(Cumtauriy«t)-Petrol- Iş, POAŞ'ın özelleştirilmesı çalışmalanm protesto etmek üzere Petrol Ofisi 'nin 59. ku- ruluş yıldönümü kutlamalanna katılmadı. Petrol-tş Genel Başkaru Mustafa Öztaşkın, "POAŞ'ı özeUeştinneyeçahşanlannve de ko- bv özeİleştirilmesi için sürekli POAŞ'ı baö- ncı uygulamalarda buhınanlann etkiıüOde- re kaübnaya davetedençağrtsuukabul etme- miz olası değadir" dedi. Petrol- tş Sendikası Aliağa Şube Başkaru tskender Büyükçolak da halkı özelleştırme- ye karşı bdınçlendırmek amacıyla sendikaola- rak bir imza kampanyası başlatuklannı söy- ledi. POAŞ'uı 1941 yıhnda yabancı petrol te- kelierine karşı, halkın ve ulusai savunmanın gereksinimlerini karşılamak amacıyla ku- rulduğunu anlatan Öztaşkın, "POAŞ geçeo yıl özeflejtirilmeye çahsıku. Ancak sermaye- siyaset-mafra Uişkileri kamuovıuıa yansıym- ca vazgecikİL Hükümet ilk kez özeÛeştirme- nin iptali yönünde bir mahkeme karanna uydu. AshiKİa işine gekiiği için uydu. Çünkü fîrmalann 5O'şer mflyon dolarhk teminatla- n devlete kalacakn. Işte POAŞ'ın özeOeştiril- mesine iiişkin geçen yıl ortaya çıkan siyaset- mafya taşeronluğuna karşın. bugünkü hü- kümet hiçbirşev oimamışçasuıa halkın gözü- nün içine baka baka özelieştinnede ısrar et- mektedir" diye konuştu. 1998 yüma ait verilerin, özelleştirme pro- pagandası için öne sürülen "kamu loıruiuş- buı verimsiz'' savuu çökerttiğini ıleri sürdü. Öte yandan Petrol Ofisi'nin özelleştirilme- sine karşı çıkan Petro!-lş Sendikası ve kurum çalışanlan imza kampanyası başlatryor. Ali- ağa Şube Başkam Büyükçolak, işçi sınıfinı ülkeyi çanta içinde Davos'ta pazariamaya çalışan zihniyete karşı çıkmaya çağırdı. ve kira tespit davalannda da bu sınırlamalann dikkate alınacağı kaydedildi. Avukat Yörük Kabalak. kira sözleşmelerinin arttırma madde- si kapsamında ev sahiplerinin yüz- de 25'ten fazla artış yapamayaca- ğını belirterek "Önceki sözleşme- lerde yer alan yüzde 25'i aşan ki- ra arrarma maddeleri geçern de- p " diye konuştu. DtE ya da İTO enflasyon rakamlanna göre be- lirlenen artışlann da geçersiz ol- duğunu anlatan Yörük, "Bu du- nımda körü nivetli ev sahipleri açıktan para istevebilir. Ya da tah- liye taahhütnamelerini kullana- rak kiracılan çıkarma yoluna da gidebilirier. Burada uygulamada Yargıtay ve mahkemelere önemli görev düşüyor. Ancak Yargıtay'm bugiine kadarki kararian kiracı- lan korumayan bir görüntü veri- yor" değerlendırmesmı yapü. Dövizle kira patlayacak Ev sahiplerinin yenı yasayla ge- len sırurlamaya uymamamak için dövizle kira sözleşmesine yönele- ceklennden endişeduyuluyor. Ulu- sal Sanayici ve Işadamlan Deme- ğı (USlAD) Başkam Kemal Öz- den. kiralan dövize endeksli hale getıren uygulamalara karşı olduk- lannı söyleyerek "Bu uygtıiama- lar, Turgut Özal'la başlayan dola- rizasyon sürednin parçası. Bu ao- laytşla sadece dolar egemen iilke- nin uvdusu oUbiririz" dedi. Yasa, sadece yürürlüğe geçmış tarihlerde yapılmış sözleşmelen kapsadığı için geçmış tarihlere yenılıkgetirmiyor.Ömeğin 1998 yılmda 4 yıllık sözleşme yapmış kiracı, sözleşmede herhangi bir artış oram kabul etmişse bu aynen uygulanacak. Ancak, 2000 yılının mart ayında kira sözleşmesi yenı- lenecekse, bu sözleşmede yüûk ar- tış oram yüzde 25 olacak. LJlusal Emlakçılar Demeği Baş- kam Reha Medut kıra artış sını- nrun hayal olduğunu belirtirken, hukukçular ise yüzde 25'lik kira arnşına karşın enflasyonun bek- lenenin üzerinde çıkması duru- munda ancak yasal bir değışikli- ğe gidilebileceğini söylüyorlar. Cezayir DevletBaşkam 'kara htanın' dünya haritasından silinmek istendiğini söyledi Afrika yoksulluğa isyan etti• Cezayir Devlet Başkanı Bouteflika, '.'Demokrasi, çoğulculuk ve insan haklan, bunlar bir kültürdür, bunlan izlemeye hazınz; fakat bizden, arabayı atın önüne koşup mucize yaratmamızı beklemeyin; nihai analizde, iyi idaremiz var ya da yok, Afrikalılar aç" dedi. BANGKOK (AA) - Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma TeşkilatTnın (UNC- TAD) toplantısmda, Cezayir Devlet Baş- karu Abdülaziz Bouteflika, Afrika'run dün- ya ekonomi haritasından silınme riskiyle karşı karşıya bulunduğuna dıkkati çekti. Af- rika Birliği Örgürü'nün de başkanı olan Bouteflika, zengin ülkelere, 'Ş'oksul ülke- lerin dış borçlannı silmeleri ve nıutlak fa- knüğe sürüklennıelerini önlemekiçin yrog- ramiaruu genişletmeleri" çağrısında bu- lundu. Afrika'ya yönelik, doğrudan yabancı sermaye yatırımlannın geçen yılki global ticaret hacminin yüzde 1 'inin biraz üzeri- ne çıkabildiğini belirten Bouteflika, en az- gelişmişlergrubundaki ülkelerinyardım sağ- lamadan önce, iyi sevk-idare. demokrasi. çoğulculuk ve insanhaklan konularmda ıs- rar edilmemesini istedi. Bouteflika, "De- mokrasi,çoğulculukveinsan haklan, bun- lar bir kültürdür, bunlan izlemeye hazınz, fakat, bizden, arabayı atın önüne koşup, mucizeyaraünamrn beklemeyin,nihai ana- lizde, iyi idaremiz var ya da yok Afirikah- hr aç" dedi. Bouteflika, yeni bir dünya ha- ritası çizildiğini ve Afrika kıtasının tama- ımnın bu haritadan silinip çıkanlmakta ol- duğunu, CezayirveNijerya gibi Aftika'nm görece büyük ülkelerinin bile en azgeliş- miş ülkeler grubuna doğru gerilediklerini vurguladı. Yediler Gnıbu'nun (G-7) hazirandaki zirvesinde, çoğunluğu Arrika'daki 33 en faz- la dış borçlu ülkeye borç silme firsatı su- nuünuştu. UNCTAD'm dönem başkanı da olan Tayland Başbakan Yardımcısı Supac- hai Panrtchpakdi ise en azgelişmişler gru- bundaki 48 ülkenin, gelişmiş ülkelerden, hızlı dışborç silme ve pazarlara erişim için gerçek eylem istediklerini bıldırdi ve bu ey- lem planmın UNCTAD toplantısımn bu- günkü kapanış bildirisine konulmasının istendiğini belirtti. Ingiltere gibi gelişmiş bazı ülkeler, LDC'lerin dış borçlannm tümünü silme- yi planüyor, LEKT'lerden alacaklı ülkeler, dış borç aflmı, borçlu ülkelerdeki sosyal yatınmprogramlanmn arttmhnası şartına bağlayacaklar. En azgelişmiş ülkelergrubundaki 48 ül- kenin nüfuslan toplamı dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 13'ünü oluştururken, glo- bal ihracat ve ithalattaki paylan, surasıyla binde 4 ve binde 6'da kalıyor. Bangkok'ta enstitü kuruluyor Türkiye'nin de üyesi bulunduğu Birleş- miş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konfe- ransı (UNCTAD) Tayland'ınbaşkenti Bang- kok'da, uluslararası ticaret, finans, yatınm ve kalkınma konulannda eğitim ve araş- tınna faaliyetlerinin yürütüleceği bir ens- titü kuracak. UNCTAD ile bu konudaki sözleşmenin imzalanması sonrasmda Tay- land Dışişleri Bakanı Surin Ph$uwan'm açıklamasma göre, bu enstitü, ticaret, fi- Küreselleşme karşıtlari: Geri döneceğlz! Tayland'ın başkenti Bangkok'ta süregelen LîNCTAD toplanülannda gün sektirmeden sokak gösterilerini sürdüren küreselleşme karşrdan, zirvenin 6. gününde de renkU ve banşçıl etkinliklerlerie dikkaderi üzerîerinde topiadılar. Küreselleşme yüzünden işsiz ya da topraksız kalan işçiler ve çiftçüer. öğrenciler, Dünya Tıcaret Örgürü'nü (DTÖ) ve Dünya Bankası'mn özeüikle çevre potitikalanm ekştiren sloganlar atOlar. EUerinde 'Aranryor: DTO Başkanı Mike Moore' yazılı pankartlarla toplantüann yapüdığı binanın önünde toplanan 350 kadar gösterici, uluslararası finans kurumlarryla müeadelelerinin devam edeceğini ifade eden şarküar söv lediler. . nans, yatınm vekalkınma konulanylabağ- laatılı ticaret diplomasisi, liberaüzasyon, küreselleşme ve diğer alanlarda yüksek kalitede eğitim ve araştırma merkezi hiz- meti verecek şekilde tasarlandı. UNCTAD Genel Sekreteri Rubens Ri- , cupero'nun, imza törenindeki konuşma- sındaki ifadesıyle, "Enstirüde.kalkmmak- taolanüJketere.küreseUeşmev-eliberalizas- yonun risklerinin yamsıra, tehlikckri ve fir- satları karşısında kapasite kurmalanna yardım edilecek." Bangkok'daki ChulalongkorÜniversite- si bünyesinde kurulacak Uluslararası Ti- caret ve Kalkınma Enstitüsü için Tayland, enstitünün çalışma programlan ve faaliyet- lerini finanse etmek üzere bir vakfin ku- rulması için ilk aşamada 10 milyon baht (yaklaşık 250 bin dolar) kaynak ayıracak. Recep Onal: Ozefleştirmeler lıızlaııacak • Telekom ve enerji özelleştirmelerinin hızınuı çok yüksek olacağuu belirten Devlet Bakanı Recep Önal, YASED topûmtısında, hükümetin enflasyonla mücadele pmgnmının belli varsayımlann üzerine kunılduğunu ve bu varsayımlann tutması halindegerçekleseceğini kaydetti. Ekonomi Servisi - Hükümetin özelleştirmede yeni yasal düzen- lemeleri peş peşe yaptığını belir- ten ekonomiden soriımlu Devlet Bakanı Recep Onal, önümüzdeki günlerde GSM, Telekom ve ener- ji alanmdaki özeUeştirmelerin hız- lanacağını dile getirdi. Yabancı Sermaye Derneği'nin (YASED) düzenlediğı "Türki- ye'de yapısal dönüşüm ve v^aban- cı sermaye için yeni bir ortam: 2000-2002" konulu toplantıda ko- nuşan Önal, hükümetin enflas- yonla mücadele programının eko- nomik nıodel üzerine kunılduğu- nu ve belli varsayımlara dayandı- ğmı bildirdi. Varsayunlann tut- ması durumunda programın ger- çekleseceğini kaydeden Önal, stand- by anlaşmasıyla ekonomik prograrrun test edildiğini dile ge- tirdi. Olağanüstü şartlann gerçek- leşmesi halinde programda sap- malar olabileceğini de belirten Önal, "Global kriz ve depreme karşın stand-bv anlaşmasının bir ayhksonuçlan hibarivtebtzün ön- gördüğümüz hedeflerin önünde gmBekteyiz" dedi. Onal,petrol fıyatlannın hüküme- tin varsayımlanmn üzerinde oldu- ğunu, ancak bu durumun progra- mı kökünden etkilemeyeceğini de kaydetti. Nisan ayında petrol üre- ticilerinin yapacağı toplantıda üre- timi artnnna konusunda karar alı- nabileceginı ifade edenÖnal, fıyat- lann hükümetin öngördüğu düze- ye gelebileceğini belirtti. Enflasyon en büyük sorun Enflasyonu düşürmekten baş- ka çıkış noktasının olmadığını kaydeden Onal, Türkiye'de poli- tikistikrann yerleştiğini ve el bir- liğiyle bütün sektörlerin Türki- ye'yi enflasyon derdmden kur- tarması gerektiğini belirtti. Önal, özelleştirmede geri kalınıp kalm- madığı yönündeki bir soruyu da "Özelleştirmede geri kaldığunız kanaatinde değilim. Özelleştirme ik î^üi yeniyasaldüzenlemelerpeş peşegekfi.Bunaintibakiçm zaman gerekiyor. HükümetözeDeştirme- vitarafeızvapmakistivor. Önümüz- deki günlerde özeDeştirme başla- yınca hızımn çok olacağı görüle- cektir. GSM, Telekom, enerji ala- nındakiözeDeştirmelerpeşpeşege- fecektir" şeklinde yanıtladı. Önal, çalışanlann ücret artışlan konusunda kamu kesimıne müda- haleyapıldığını bildirerek,özel ke- simin iradesı ileprogramadestekver- mesini istedi. Onal, programa des- tek vermeyen özel kesimin piyasa- da zamanlaişyapamayacakduruma gelebileceğını de düe getırdı. İŞÇİNtN EVRENİNDEN ŞÜKRAN SONER Hem VapHemYok Aslını ararsak ne beni ne de sizi çok fazla ilgilendiri- yor. Ama bir iki gün Çiller'in Demirel'in yeniden seçi- lebilmesine iiişkin koalisyon ortaklannın liderieri ile or- tak metne imza atıp atmadığı ile uğraştık. Çiller'in im- zasının olduğunu ilk duyuran, sonra FP'lilerin tepkisi ile çark eden DYP sözcüsünün televizyonculann sorula- nnı yanıtlaması çok ilginçti.. "Var", "Yok", "Hem var hem yok" derken trajikomik bir haldeydi. Söylediklerini biraz anlaşılır kjlmak için de "Aslında üç imzanın yanında imzasıyok. Ama daha ön- ce b'tzim verdiğimiz önerimetninin aynı üç başkanın im- zaladığı metin olmuş. Doğnısu onlann bizim önceden verdiğimiz metne imza atmalan daha uygun olurdu. Her ne ise, bu nedenle Çiller'in de imzası var sayılır. Ama biz daha önce açıkladığımız üzere, önce halk oylama- sının oylatılmasından yanayız. Kabul edilmezse hükü- met onaklannm da katıldıklan beş artı beşe uyanz" di-, yordu. DYP, Çiller kimbilir kaç yüzüncü kıvırtmada, "Koşul-' lardeğişti, böyle oldu" demek erdemini gösteremeye- rek, durumu kurtarmaya bakıyor, akıllannca bizı uyutu- yoriardı. Aynı anda tartıştığımız bir başka konu Demirel'in dev- letin rutin dışına çıkma hakkı. Nedeni asıl hesabı ken- dine, ancak Mesut Yılmaz bile "olmaz" diyor. Devle- tin istediği gibi hareket etme, hukuk kurallannın dışına çıkma hakkı olmadığını açıklaması üzerine, açıklama- nın açıklaması geldi. Cumhurbaşkanı, konuşmasından bir cümlenin alınması ile anlamının saptınldığını, he- men o cümlenin altında hukuk içinde kalma koşulunun atonın çizilmiş olduğunu söyledi. Doğrusu Cumhurbaşkanı'nın açıklamasından toplu- mun ne anladığı, nasıl bir imajın yaratılmak istendiğidir. Belleklere kazınan devletin gereken hallerde rutinin dışına çıkabıleceğidir. Demirel'in Çiller'in Köşk ziyare- tinin ardından gelen açıklamasma hemen atlayan Çil- ler, Cumhurbaşkanı'nın açtığı bu yolu çok iyi kullanmış, PKK, terör ile savaşımda kahraman lider rolünü oyna- yan açıklamasını yapmıştır. Biranlamda Batman batak- lığında kaybolan silahlar, Vali'nin hertür karanlık ilişki- ye açık, hukuk dışılığı apaçık silah alımı, orada yaşa- nanlar aklanma, paklanma işleminden geçirilmiştir. Imajlar çağında, silahtan daha etkili silahın kamuoyu yönlendimnesi olduğu bir çağda, bir sürü resmi rapor- daki hukuk dışılık, suç saptaması aynntı olarak kalacak- tır. Toplumun önemli birçoğunluğunu, "Yapılanlardoğ- nı değil, belli hukuka, yasalara da uymuyor, ama ko- şulları da unutmamak gerek. En sonunda Vali rvşvet almışsa cezasını çeker, ama Çiller kendi başına sorum- luluğu üstüne alarak cesur bir karar vermiş" diye dü- şündürebilmektir. Bu firsatı elbette şimdi yollan ayn ama o tarihlerde içtikleri su ayn gitmeyen Mehmet Ağar, hiç kaçırma- yacak, Susurluk'tan bu yana hesap vermekten kurtul- ma rekorlarını kırmış olarak suçluluktan kahramanlığa tırmanma atağında herkese baskın çıkacaktır. Mehmet Ağar bu tabloda, Türkiye'yi terör bataklığından kurta- ran başkahraman rolündedir. Çaktınlmadan Bucak'lar, adlan verilmeden ülkücü mafya uzantılı çete başlan da aklanıp paklanmakta, kahraman mertebesine yüksel- tilmektedirler, Doğrusu kamuoyu yönlendirme, medyayı kullanabil- me sanatında Türk siyasetçilen ABD'dekileri bile geçe- bilir. Ne de olsa küçük Amerika'yız. Olup biteni ızlerken, ABD'de medya uzmanlannın verdikleri dersler, örnek- fer belleğimde canlanıyor.. Daha önce başka olaylar bağlantılı verdiğim bir uzun ömekle bu köşeyi doldur- mak istemiyorum. Ama dönemin Başkanı Reagan'ın ".. ülke silahlanıyor" yalanını söylemeden "silahlanıyor mu?", yani bir soru işareti vurgulaması ile kamuoyunu nasıl yanılttığını ve karşı örgütlenme için bütçeden is- tediği parayı çıkarttığını derste göstermişlerdi. önemli olanı Batman bataklığında ne olup bittiği de- ğil. Batman'dan Susurluk'a uzanan halkada, Türkiye'nin hukuk devletinden yana geçmişi ile hesaplaşmaya kal- kışması halinde, hesap vermekten kurtulamayacak, ta- rihe gömülecek siyasi liderlerin aklanması. Değişik çı- kar bağlan içinde birbirlerini kollaması değil mi? "Hem var hem yok" zaten Türkiye'de uygulanmak- ta olan demokrasi, hukuk devleti, insan haklan, sendi- kal haklar, siyasal, toplumsal yapılanmasına çok uygun düşüyor. Siyasi partiler, parlamento, sendikalar, de- mokratik örgütlenmeler, icraya, yargıya iiişkin kurum- lar. hepsi tastamam. Ama içleri, işlevleri boşaltılmış olarak işletilmesi istenen bir kirli çıkâr düzeni egemen. Sonuç olarak halkın iradesinin yansımadığı, milletin vekilinin mumla arandığı, kirlenmiş siyaset, umutlannı yitirmiş bir toplum ortaya çıkıyor. Siyasi partiler var mı? "Var". Ya işlevleri, demokrasiye, topluma katkılan, ide- olojileri, kimlikleri.. "var" ama aynı zamanda "yok". Hem var hem yok. Sendikalar? Sendikal haklar yasaklı da olsa yasalar- da sayılıyor. Sendikalar da var görünüyor. Ama gerçek üye sayılan ile resmi üye sayılan arasında, Bakanlık is- tatistiğine göre bile birkaç kat milyonla fark var. Sahte düzeni var göstermek için verilen yetkide kullanılan is- tatistikte 4 milyona ulaşan üye sayısı, sözleşme istatis- tiğinde 1 milyona iniyor. Sendikalar demokrasi oyunu için var, ama işçi hakkını geliştirmek için yok. Hem var hem yok.. Oyun böylece sürüp gidiyor. e-posta: sukransoneng yahoo.com Petrol fiyatı tekrar 30 dolann altında Ekonomi Servisi - Tırma- m şmdan endişe edilen pet- rol fiyatlan, 30 dolann altı- na geriledi. PetrolfiıraçEden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) mart sonunda petrol üreti- mini arrnracaği beklentisiy- le Londra Uluslararası Pet- rol Borsası'nda Kuzey De- nizi Brent türü ham petrolünün nisan ayı teslimatı varil fiyatı 14 sent düşüşle 26 dolar 53 sente indi. Nevv York borsasın- da da mart ayı teslimatı Ba- ü Teksas petrolünün varil fi- yatı da 6 sent gerileyerek 29 dolar 40 sente düştü. ABD Enerji Bakanı Bill Ricbardsonıh Suudi Ara- bistan ve Kuveyt'i ziyaret ederek bu ülkelerin petrol üretimi arttırmalanm iste- yeceği beürtildi. Ancak, ba- zı ABD'li politikacılar, ABD'nin OPEC ülkelerine petrol üreamini arttırma bas- kısının, ABD dış politikası- m olumsuz etkileyeceğini ifade ettiler. Buarada, OPEC'in önem- li üyelerinden Venezüela'nın devlete ait petrol şirketi Pet- roleos de Venezuela'nın (PDVSA) Başkanı Hector Ciavaldini. televizyondaki bir röportajda, pet- rol fıyatlannın sade- ce istikrara kavuş- ması için Petrol îh- raç Eden Ülkeler Teşkilatı'nın (OPEC) gürılük ham petrol üretimi toplamını 2.2 mil- yon varil arttırması gerekti- ğini söyledi. Ciavaldini'ye göre, ham petrolün varil fi- yatmm 30 dolan aşması bü- tün üreticiler için endişe kay- nağı olur, OPEC'in günlük ham petrol üretımi toplamı- nın sadece 1 milyon varil artması ise fiyatlann son za- manlardaki yükseliş hızını kesmeye yetmeyecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog