Bugünden 1930'a 5,439,500 adet makale



Katalog


«
»

-17 ŞUBAT 2000 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Yılmaz: Herkesfn katkısı gerekiyor • ANKARA (Cumhurryet Bürosu) - ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, dün Hak-lş Genel Başkanı Salim Uslu'nun dönem başkanlığını yürüttüğü "7'li srvil inisiyatif" heyetini kabul etti. Yılmaz, hükümetin ekonomik istikrar progranunı uygulamada güçlükleri olduğunu belirterek toplu iş sözleşmeleri ile kira sözleşmelerindekı kazanılmış haklann bu güçlüklerin başında yer aldığını söyledi. Yılmaz, progranun başanya ulaşabılmesı ıçın herkesin katkısının gerektiğini bildırdi. Dersim' dergisi yasaklandı • lstanbul Haber Servisi - Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneği'nin çıkardığı "Dersim" dergisinin Tunceli'ye girişi ve dağıtılması yasaklandı. Konuyla ılgili bir açıklama yapan Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Selman Yeşilgöz, yasaklama kararuıı antidemokratik bulduklaruu ve kınadıklannı belırttı. Güney iddiaları yatanladı • tstanbul Haber Servisi - Fatoş Güney, yönetmen Costa Gavras'ın Yılmaz Güney'le ilgili film projesini Türk basınında eşiyle ilgili yapılan yayınlar üzerine reddettiği ve Gavras'a fılmle tljfili emrivaki yapıldığı şeldmdeki iddialann gerçegi • yansıtmadığını bildırdi. Giopdano Bruno amhyor • lstanbul Haber Servisi - Engızısyon tarafmdan 17 Şubat 1600 tanhinde yakılan ünlü fılozof Giordano Bruno, Yeni Yüksektepe Kültür Derneği Şişlı Şubesi tarafmdan yann saat 20.00'de bir konferans ile anılıyor. Atemdapoğlu'na ptaket • lstanbul Haber Servisi - Rıhtm Karaköy Lions Kulübü, 1Ü Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'na sağlık ve eğiüm alanında yapüğı hizmetlerden dolayı "Türİc Lions Fahrettin Kerim Gökay Hizmet Gönüllüleri Hizrnet Plaketi" verdi. Ppıf. Dr. Bıçakçı rektöradayı • tZMtR (Cumhuriyet Ege Bürosu)-Ege Ünrversitesi'nde haziran ayında yapılacak rektörlük seçinlerinde adaylar ortaya çıknaya başladı. Dün düzeüediği basın toplaıtısıyla rektörlüğe aday olduğunu açıklayan Diştekimliği Fakültesi Öğretım Üyesi Prof. Dr. Aydn Bıçakçı, üniversitede sanada bilimin iç içe olması gerectiğini söyledi. İnaiç turizmi • ANKARA (Cıınıhuriyet Bânsu) - Inanç turizminin yapıacağı 23 ilin belediye başlanlan, dün Turizm Bakmı Erkan Mumcu ile bir arayj geldi. Mumcu, inanç tuıisni bölgelerinde yatınmı destkleyeceklerini belrterek hoşgörü, inanç ve insaı sevgisi üzerine bir "mıka" yaratacaklanm söyedi. Toplantıda, "2000 Yıl;İnanç Turizmi Behiiyeler Birliği" kunlması karan alındı. Mdaatama • tonbul Haber Servisi - Anıdolu Ajansı (AA) lstaıbul Bölge Mûiürlüğü'ne Bayram Yaşlı ataıdı. AA'da 1985'te göreve basıyan Yaşlı, muhabirük, istiarat şefliği, sonımlu muabirlik ve bölge müdür veliliği görevlerinde bubıdu. Yaşlı, Türkiye Gazteciler Cemiyeti Balotaj ICınlu üyeliği ve Türkiye Gasteciler Sendikası Yiktim Kurulu üyeliği de yajyor. Prof. Kongar'ın yaptığı araştırmada, kentte yaşayanlann yansının kendisini 'İstanbullu olarak görmediği' ortaya çıktı Lstaıdnılhdanıı soıınııı ıılaşnıılstanbulHaber Servisi -lstanbul'da ya- şayan yurttaşların yansının kendisini 'ls- tanbuDu olarak görmediği' ortaya çıktı. Kentte yaşayanlann yüzde 100'ü trafiği, yüzde 98'i de 'rüşvet'i kentin en önem- li sorunu olarak görüyor. lstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafm- dan lstanbul Üniversitesi (fÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Uyesi ve gazetemiz yazan Prof. Dr. Emre Kon- gar'a yaptınlan 'tstanbul Halkının Ya- sam Biçinıi ve Sorunlan" araştırması, ls- tanbul'un gıderek k yok olma' sürecine girdiğini ortaya koydu. İTO tarafindan dün The Marmara Oteli'nde düzenlenen ve araştırmanın sonuçlannın duyuruldu- ğu toplantıya Prof. Dr. Emre Kongar, İTO Başkanı MehmetYdduım ve İTO Yöne- tim Kurulu üyeleri katıldı. Prof. Kongar, lstanbul'un sorunlannın altında iki süre- cin yattığını belirterek bunlardan bınnci- sinin 'siyasetin Türkhe'de sonın çözen niteiiğini kaybedip ülkenin temei zengm- Kklerini yağmalayan bir araç haUne gebnesi', ikıncısının de 'tstanbul'da yaşayanlann kendi- ni tstanbullu gibi görmemesi' olduğunu söyle- di. lstanbul'da yaşayan ınsanlann kendıni 'evsa- hi)f değil, 'kinıa' gibı gördüklerini, siyasetçi- nin de Istanbul'un yağmalanmasını kendisine araç edindiğini ifade eden Kongar, "Bu iki sü- reç çözülmediği müddetçe İstanbul hızb yok d- mayadevam ectecektir" dedı. Merkezı hükümet- lerin değerli arazileri turizm alanı ilan ederek', belediyelerin de imar-ıslah' polıtikalanyla ls- tanbul'u yağmaladığını belirten Kongar, Istan- bul'un 'sahipsiz' olduğunu vurguladı. Kentin iş- TABLO 11.1: Istanbul'un En Önemli Sorunu Nedir Yazınız? TABLO 8.7 : Eve Ayda Toplam Kaç Lira Giriyor? • iTO'nun Prof. Dr. Emre Kongar'a yaptırdığı araştırmada Istanbullulann yüzde 100'ü trafiği, yüzde 98'i de rüşveti kentin en önemli sorunlan olarak görüyor. Trafık, ulaşım, alt yapı otopark Temizlik, çöp, hava ve deniz kirliliği Gecekondu, göç, konut, çarpık yapılaşma Gürültü kalabalık Su elektrik Sağhk Işsizlik, geçim derdi, enflasyon, fakirlik Terör Dığer Toplam Frekans 1092 56 317 65 51 204 73 88 151 2097 Yüzde 52,1 2,7 15,1 3,1 2,4 9,7 3,5 4,2 7,2 100 0-50 Milyon 51-100 Milyon 101-200 Milyon 201-300 Milyon 301-400 Milyon 401-500 Milyon 501-700 Milyon 701-1.000 Milyon lMilyardan fazla Toplam Frekans 25 179 522 660 404 197 69 21 20 2097 Yüzde 1,2 8,5 24,9 31,5 19,3 9,4 3,3 1 1 100 letilmediğini, ancak tüketildığırü savunan Kon- gar, "Bu şehir bitüği zaman Türkh e de bitecek, biz de biteceğiz. Bu yüzden bu şehre, burayı işle- ten insanlarla sniJ tophım orgütieri sahip çıka- cak" diye konuştu. Prof. Kongar, Istanbul'un 32 ılçesinde 2 bın kişiyle yapılan anket sonucu oluşturulan araş- tırmaya göre, Istanbul'un en önemli sorunu- nun, Istanbul'da yaşayanlann kendilerini 'ls- tanbul'a ait hissetmemesi' olduğunu söyledi. Kongar, Istanbul'da yaşayanlann yüzde lOO'ünün trafiği, yüzde 98'inın rüşveti, yüzde 95'inin de çöp, konut, su ve sağlık sorunlannı tstanbul'un varolan sorunlan arasında gördüğü- nü kaydetti. Araştırma sonunda. Istanbul'da ya- şayanlann geleceğe yönelik son derece kötüm- ser olduğunun ortaya çıktığmı belirten Kongar, ankete katılanlann yüzde 64'ünün, "Beş ydson- ra ekonomik dunununuz nasıl otocak?" soru- suna "Bflmivorunr, yüzde 13ünün de "Daha kötü" diye yanıt verdiğıni açıkladı. Kongar. araştırmaya katılanlann yüzde 85'inın "Türkiye'nin dünyadaki yeri ne ohna- hdD-?" sorusuna "Avrupalı otabm" yanıtını ver- dığını bildırdi. Istanbul'da yaşayanlann yüzde 67'sınin lstanbul dışında, yüzde 33'ünün Istan- bul'da doğduğunu belirten Kongar, yüzde 88'inin de. "tstanbuTun taşı toprağı altm mı- Ar?" sorusuna "Hayır" yanıtını verdiğini söy- ledi. Yüzde 81' inin lstanbul'un ikiye bölünme- sini istemediğini belirten Kongar, yüzde 54'ünün de büyükşebir belediyesi yönetimin- den memnun olmadığına dikkat çekti. Araşür- manın sonuçlanndan bazı başlıklar ıse şöyle: • tstanbul halkının yüzde 72 si çekirdek ai- leden (anne, baba ve çocuklar) oluşuyor. • Yüzde 84*ü apartmanda yaşıyor • Yüzde 40'ı otomobil sahibi • Yüzde 14'ü bilgisayar sahibi • Yüzde 98'i buzdolabı sahibi • Yüzde 96'sı televizyon ve çamaşır makine- si sahibi • Yüzde 75'i bulaşık makinesı sahibi • Yüzde 92'si finn sahibi • Yüzde 79'u radyo dinliyor • Yüzde 40'ı gazete okuyor • Yüzde 35'i sinemaya gidiyor • Yüzde 10'u tiyatroya gidiyor • Yüzde 30'u eğlence faaliyetlerine katıhyor • Yüzde 86'sı pazarlardan alışveriş yapıyor • Yüzde 76'sı bankamatik kartı, yüzde 38'i kredi kartı kullanıyor. Dersleriboş geçen Atarürk Çiftüği tlköğretim Okulu öğrencileri- nin 'Öğretmen isteriz' pankartryla gösteri yapüklan için6aydan lüvıla kadarhapis cezası istemryle • ysrgdan- malanna devam edOdL (HATICE TUNCER) Duruşmayı aileler, okul arkadaşlan ve Eğitim-Sen'li öğretmenler izledi 6 Çeteci çoculdar' yat^dandılstanbul Haber Servisi - Gazıosmanpasa'da dersleri boş geçen Atatürk Çıftliği Ilköğretim Okulu öğrencilerinin 'Öğretmen isteriz' pan- kartıyla gösteri yaptıklan ıçin 6 aydan 1.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmalanna devam edildi. lstanbul Çocuk Mahkemesi'nde dün ilkög- retim Okulu öğrencileri E.l (12), S.K (13), G.Ü (13), D.D (12), G.K.(13), Y.T'nın (14), 6 Ekim 1998 tanhinde boş geçen derslerine öğretmen atanması istemiyle yaptıklan gösteri nedeniy- le 2911 sayüı 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasaa'na muhalef etmek suçlamasıyla yargı- landıklan davanm ikincı duruşması gerçekleş- tirildi. Çocuklarm avukatlan, hukuki altyapısı bulunmadığı gerekçesiyle davanın düşmesini talep etti. Avukatlar aynca Türkiye'nin de im- zaladığı Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hak- lan Sözleşmesi'ne göre çocuklann suç işleme- diğini, her çocuğun eğitim hakkmın anayasal bir zorunluluk olduğunu belirterek "Devletin hizmet kusuru vardır. Savcı da dahil sonımiu- lar hakkmda }-asal işlem başlaükın" dedıler. Yasalar gereği basma kapalı gerçekleştirilen duruşma sonrasında avukat Derya Bayır açık- lamasında. mahkemeye Sosyal Hizmetler Mü- dürlüğü'nün bir rapor sunduğunu belirterek, yasalar gereği raporla ilgili bilgı veremeyece- ğini kaydetti. Anayasada her çocuğa eğitim hakkı verihnesinin devletin görevi olduğunu kaydeden avukat Bayır, aynca Türkiye'nin bir maddeye çekince koyarak kabul ettiği BM Ço- cuk Haklan Sözleşmesi'nin 15. maddesinin ço- cuklara kendi sorunlanyla ilgili gösteri yapma hakkını verdiğini anlattı. Savcının, Çocuk Haklan Sözleşmesi'nin il- gili maddesini gözönüne alarak dava açmama- sı gerektiğini belirten avukat Bayır "Sava 'söz- leşmeyi bilmiyordum' dhcmez.Aynca ÇHS ol- masa bfle 'öğretmen isteriz' diye gösteri yapa- rak eğitim hakkı konusunda takpleri olan ço- cuklar 2911 sa>üı \-asayla konınmak istenen ka- mu güvenliği konusunda bir tehlike oluştunna- nuşlardır" dedı. Avukat Bayır, "Eğitim hakkı anayasalyükümlülükrûr. Devletinhizmet kusu- ru vardır. Bu nedenle göreviiler hakkmda sava dadahüyasalisJembaşlatılsın'dedı Bayır, da- vanın uzamasının çocuklann psikolojik duru- munu olumsuz etkılediğini savundu. Eğitım- Sen 2 No'lu Şube Başkanı Alaattin Dinçer de, eğitim hakkının en temel insan haklanndan bi- ri olduğunu söyledi.Yargılanan çocuklann du- ruşması aileleri, okul arkadaşlan ve Eğitim- Sen'li öğretmenler tarafindan da izlendi. Duruşma sonrasında 'sanık' çocuklar lstan- bul Çocuk Mahkemesi binasından aileleriyle birlikte çıkarken güvenlik güçleri çocuklarla basın arasında barikat kurdu. Poü's, basın men- suplannın çocuklann arkasından gitmesini en- gellemedi. [RTIŞ ORANI2000 YILIÎÇÎN YÜZDE 25, 2001 YILIİÇİNDE YÜZDE 10 OLACAK 'Kfrayafren' TBMM'dengeçtiANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - Kiralann 2000 yılında yüzde 25,2001 yıhnda ise yüzde 10 ora- nında arttınlmasını öngören yasa tasansı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Muhalefetın, 'ka>it dışıhğı ve dövide kiralamayi teşvik edeceği1 gerekçesiyle karşı çıktığı yasa, hükümetten geldiği biçimiy- le genel kuruldan geçti. Hükümet ortaklannın bir süre 'askıda' tuttuğu kiralann sınırlan- dınlmasına ilişkin yasatasansı dün genel kurulda ele alındı. Hükümet ortaklannın öncelikli gündeme al- dırdığı tasan, muhalefetin eleştiri- lerine karşm iktidar ortaklannın oylanyla kabul edildi. ANAP Grup Başkanvekili Bey- han Aslan, kiralann ancak toplum yararına sınırlandınlabileceğine işaret ederek enflasyonun düşürül- mesine katkı sağlayacağı için de bu yasayı bu çerçevede gördükle- rini söyledi. FP Çorum Milletvekili Yasin Hatipoğlu ise yasanın kayıt dışı sözleşmeleri teşvik edeceğini, ay- nca dövizle kiralamaların patlaya- cağını belirterek bu durumun da dar gelirli yurttaşı güç duruma dü- şüreceğini savundu. tnşaat sektö- rünün de bu yasa nedeniyle sıkın- öya gireceğini belirten Hatipoğlu, yasanın aynca 'sözkşme özgüriü- ğu' ilkesine ve Anayasa'ya aykın olduğunu ifade etti. Muhalefet sözcülerinin yoğun eleştirilerine karşuı tasan, hükü- metten geldiği bıçimiyle yasalaş- tı. Tasan üzerinde DSP lstanbul Milletvekili İsmailAydmh ve arka- daşlannın, kıra artış oranmın sınır- landınlması uygulamasının yasa- Eski DEP milletvekili zana sorun oldu KPK toplantısı ertelendi STRASBOURG (AA) - Av- rupa Parlamentosu üe TBMM arasında köprü vazıfcsı gören Karma Pariamento Komisyo- nu'nun (KPK) Avrupa kanadı, 22-23 Şubat'ta Ankara'da ya- pılması planlanan toplanunın ertelenmesini kararlaştırdı. KPK'nin Avrupa kanadının dün yapılan oturumunda, Ana- yasa Mahkemesi tarafindan kapatdan eski DEP milletve- kili Leyla Zana'nm cezaevin- de ziyaret edilmesi talebine Türkiye 'den ret cevabı gelme- si, erteleme karannm alınma- smda gerekçe gösterildi. Avru- palı parlamenterlerin çoğunlu- ğu, Avrupa Parlamentosu 'nun eski üyeleri Paunne Green, ClaudiaRotfa ve CatherineLa- huniere'ın daha önceki yıtlar- da Leyla Zana'yı cezaevinde ziyaret ettiklerini belirterek şu anda bu ziyarete olanak veril- memesini eleştirdiler. KPK üyeleri, 1995'te AP'nin 'Saka- rov İnsan Haklan Ödülü'nün Leyla Zana'ya verildiğnıi kay- dederek, bu konuda Avrupa Parlamentosu'nun hassasiyeti- nin Türkiye tarafmdan anlaşıl- ması gerektiğini ileri sürdüler. Zana'nm ziyaretine olanak verilmesı ıçin AP Başkanı N'i- cole Fontaine'in, TBMM Baş- kanı Yıldırun Akbulut'a bir mektup yazdığı öğrenildi. Cohn Bendit de KPK'nin Türk üyelerinin de yer aldığı bir başkanlık divanını lasa bir sürede toplayarak birlikte daha iyi çalışmanm yoUannın aran- ması gerektiğini söyledi. nın yürürlüğe girmesinden önceki dönemleri de kapsamasına ilişkin önerisi ise reddedildi. Yasa, 2000 yılı sözleşmelerini kapsamasına karşın. 1 Ocak 2000'den yürürlük tarihıne kadarki sürede imzalanan sözleşmelerin durumu ise açıklığa kavuşmadı. Kabul edilen yasa ile 2000 yıhn- dan itibaren yapılan sözleşmeler- de kira artışı en fazla yüzde 25, 2001 yılı için ise yüzde 10 olarak uygulanacak. Ancak yeni sözleş- me yapılnken bu oranlar dikkate almmayacak. Uzun vadeli sözleşmeler ile 2000 yıluıdan önce yapılan sözleş- meler yasa kapsamı dışında bulu- nuyor. Yasa uyannca, kira parası- nın yabancı para veya kıymetli ma- dene endeksli olarak belirlendiği sözleşmelerde yıllık kira artışı uy- gulanamayacak. Buna göre gayri- menkulünü döviz cinsinden kiraya verenler. kiralardayıllık oransal ar- tışa gidemeyecek. Kira tespit dava- lannda da yasanın öngördüğü oranlann uygulanması esası geti- rildi. Genel kurulda daha sonra Va- kıflar Genel Müdürlüğü'ne ait ta- şınmazlann kira artışlannın sunr- landınlmasına ilişkin yasa tasanla- nnm görüşmelerine geçildi. IDALETBAKANl TÜRK, BAROLAR1SUÇLADI 'Bazı avukatlar örgütlerle işbirliğine girebiliyor' • Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, ceza infaz kurumlarında müvekkilleriyle görüşmeye gelen avukatlann aranmasma ilişkin protokolle ilgili yaptığı açıklamada, sayılan az da olsa bir kısım avukatm, > müvekkillerinin haklanm savunma görevlerinin ötesine geçerek avukatlık onuruyla bağdaşmayan hareketlerde bulunabildiklerini savundu. Türk, ı barolan suçlayarak disiplin işlemlerini zamanında yapmadığı için disiptin soruşturmalannın zamanaşımına uğradığını kaydetti. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ada- let Bakanı Hikmet Sami Türk, Içışlen ve Sağfrlt Bakanliğı arasmda ımzalanarak yü- rürlüğe giren protokolle, c'eza infazinSrum- larmda aranan avukatlann savunma hakla- rının kısıtlandığı yönündeki iddialarakatıl- madığmı bildırdi. Türk, sayılan az da olsa bir kısım avukatm, müvekkillerinin hakla- nnı savunma görevlerinin ötesine geçerek avukatlık onuruyla bağdaşmayan hareket- lerde bulunabildiklerini, suç örgütleriyle iş- birliğine girebildiklerini savundu. Türk, ba- rolan suçlayarak disiplin işlemlerini zama- nında yapmadığı için disiplin soruşturma- lannın zamanaşunına uğradığını kaydetti. Adalet Bakanı Türk, ceza infaz kurum- lannda müvekkilleriyle görüşmeye gelen avukatlann aranmasma ilişkin protokolle ilgili yaptığı açıklamada, ceza infaz kunım- lannın her türlü suçu işlemiş kişilenn bir arada barındınldığı; iç düzen, disiplin ba- kımmdan asayiş ve güvenliğin sağlanması gereken kurumlar olduğuna dikkat çekti. Uygulamada hukümlü ve tu- tuklulan ziyarete gelen kişiler eliy- le cezaevine suç aletlerinin sokul- duğunun görüldüğünü belirten Türk şunlan söyledi: u Bu arada yargmm bir parçası olarak görev yapan avukatlardan bir kısmı, sayılan az da olsa maale- sef müvekkillerinin haklanm sa- vunma görevtermin ötesinegeçerek avukatnk onuruyla bağdaşmayan hareketlerde bulunabilmekte, gö- revierini kötüye kuDanabflmekteve- ya suç örgütleriyle işbirliğine girebfl- mektedir. Bugün itibanyla 22 avu- kathakkmda cezaevlerine çeşjtiı suç aletkri veya cep tdefonlan sokmak nedeniyle gerek adü, gerek idari so- ruşturmalar açümış bulunmakta- dır. Geçmişte bu türfiiDeriveya ya- sadışı örgüt üyeügi nedeniyle mata- kûm olmuş avukatlar da vanür." Türk, bu tür olaylara karışan avu- katlar hakkmda barolar disiplin iş- lemlerini zamanında yapmadığı için disiplin soruşturmalanmn za- manaşımına uğradığuu kaydetti. Türk, bazı soruşturmalarda ise ce- za davasına karar veren DGM'nin kuruluş ve işleyişi prosedürünün Avrupa İnsan Haklan Sözleşme- si'ne aykın olduğu gerekçesiyle di- siplin cezası verilmesine yer olma- dığma karar verildiğini beürtti. Son yıllarda ceza infaz kurumla- nnda önemli olaylann meydana geldiğini, cezaevlerine sokulan suç eşyalan ile kurumlann asayiş ve güvenliğinin sarsıldığmı kaydeden Türk, bu tür olaylann önlenmesi için çok yönlü önlemlerin almma- sınm zorunhı olduğunu söyledi. Almanya, Italya, Belçika, Dam- marka, Hollanda ve Füilandiya'da cezaevlerine giren avukatlann aran- dığını bildiren Türk, protokol uya- nnca kurum dışmdan gelecek gö- revlilerle hükümlü ve tutuklu avu- katlanmn duyarlı geçitten geçtik- ten sonra çanta ve eşyalannm elle kontrol edilerek aranmasuun öngö- rüldüğünü aıumsattı. Avukat görüş mahalline gitmeden önce tutuklu veya hükümlülerin üzerlerinin ara- narak yargılama ve savunma ile il- gili olanlar hariç olmak üzere bulu- nan her türlü madde ve eşyanın koğuşlan- na dönerken kendilerine veribnek üzere ab- nacağınm öngörüldüğünü kaydeden Türk, hükümlü ve tutuklu, avukatı ile görûştükten sonra bu kez farklı bu- memur tarafmdan aranarak yargılama ve savunma ile ilgili olanlar hariç diğer evrak ve belgelerin bir tutanakla cumhuriyet başsavcılığına teslım edileceğinin düzenlendiğini belirtti. Ceza infaz kurumlannda aranan avukat- lann savunma haklannın kısıtlandığı iddi- alanna katılmadığını kaydeden Türk, bu- nunla birlikte uygulamaya açıklık kazan- dırmak üzere bakanlıkça avukatlarla ilgili protokol hükümlerimn avukatlık mesleği- nin onuruna uygun bir saygı anlayışı içinde yürütühnesini sağlamaya yönelik bir genel- ge hazırlandığını bildırdi. Türkiye Barolar Birliği; Adalet, Içişleri ve Sağlık Bakanlığı arasmda imzalanan bu protokole savunma haklannın kısıtlandığı için tepki göstermışti. Tanık Selim Erkovan 'Ölüm emrini Metin Kaplan verdi' DÜSSELDORF (AA) - «Kara Ses" Cemalettin Kaplan ın oğlu şeriatçı Metin Kaplan ve iki arkadaşmın yargılandığı davada Selim Erkovan adındaki tanık, Berlrn'dekı evinde maskeli 3 kişinin sılahlı saldınsı sonucu eşi ile çocuklannın gözü önünde öldürûlen Halil İbrahim Softı'nun öldürülmesi emrini Metin Kaplan'ın verdiğini söyledi. Almanya'nm Düsseldorf kentindeki Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde "Kara Ses" Cemalettin Kaplan'm oğlu Metin Kaplan ve iki arkadaşmın yargılanmasına dün devam edildi. Mahkemenin dün sabah yapılan duruşmasmda, 20 yaşmdaki Selim Erkovan adındaki tanık, "Halil İbrahim Softı'nun ötdürülmesi emrini Metin Kaplan verdi" dedi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı mahkeme salonuna gızlice getirilen Selim Erkovan, Metin Kaplan'm 21 Eylül 1996 tarihinde, Halil ibrahim Sofu'nun öldürülmesi yönünde "fetva" verdiğini söyledi. Halil îbrahim Sofu, Berlin'deki evinde maskeli 3 kişinin silahlı saldınsma uğramış. eşi ve çoçuklaruun gözü önünde öldürühnüştü. Metin Kaplan'm davasmm 4. dunışmasmda, Alman vatandaşı 20 yaşmdaki SeHm Erkovan'ın akrabası 50 yaşındaki Necdet Erkovan da hâkim karşısma çıktı. Kaplancılar birliği içinde, 1996 yılına kadar muhasebecilik görevini yürüttüğü ve daha sonra Berlin bölgesinde görev yaptığı belirtilen Necdet Erkovan, mahkemede çelişkili ifadeler verdi. Erkovan, teşkilat içinde önemli görevlerde bulunduğunu ıddıa etti. ancak şûramn kimler tarafindan yürütüldüğünü bilemedi. Mahkemede verdiği ifadesinin doğruluk derecesinı incelemek için, Necdet Erkovan'ın salı günü tekrar ifadesine başvurulacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog