Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

>SAYFA CUMHURİYET 17 ŞUBAT 2000 PERŞEMB 14 J V U J L l LJJ\ kultur@cumhuriyet.com.tr Sıtkı Kösemen'in sergisinde bedeninin aynntılanyla, gül yapraklan yan yana kurgulanıyor 'Gültensiz' bir yaşama dair! • Sanatçı depremde yitirdiği annesi Gülten Kösemen'e adadığı sergide Gülten ismini ikiye bölerek lcadın bedeninin aynntılanyla gül yapraklannı yan yana getiriyor. Güzelliği anlatmaya çalışıyor ama bunun içinde ölüm de var. Gözün göremediği görüntüleri ortaya çıkanyor. ESRA AÜÇAVUŞOĞLU Gül ve ten... Gül tıpkı, yaşamın bü- tün güzellığine karşın gelip geçiciliği- nj anJaönakiçüıkullaıulabüecekengü- zel metafor... Ten ıse ölümJüğün sımge- sı... Bir bakıma yaşama dair bu iki sim- ge, bir sergide birlikte kurgulanıyor. Srt- taKösemen'in 'Göl-Ten' başuklı sergi- si 4 Mart taribine dek Urart Sanat Ga- lerisâ'nde izleyıcilere sunuluyor. Gül ve ten her ne kadar geçıciliğın simgesi de olsa ıçerdiğı ve hıssertirdiğı estetık- gü- zellik bu sergının de ilk bakışta öne çı- kan en önemli özelliği. Sergırun birbaşka, belki de sanatçı için en önemli anlamı ise, 17 Ağustos Mar- nıara depreminde Yalova Yüksel Site- si'nde yaşamını yıtiren Sıtkı Kösemin'in annesi Gülten Kösemen'e adanmış ol- ması. Kösemen'in deprem enkazlann- da yaşadıklan, serginin düşünsel boyu- ,tu ile son derece ilintilı. Sıtkı Kösemen, Gülten ismini iki heceye bölerek, iki kavramı fotoğraflarla bir araya getiriyor. Sergide yer alan ikili fotoğraflarda ka- jjın bedeninin aynnnjanyla, gûl yaprak- 'Gül-Ten' başhkh sergi 4 Mart'ı dek Urart Sanat Gakrisi'nde yer alacak. (Fotoğraf: KADER TUĞLA) lan yan yana kurgulanıyor. Yan yana getirilen bu ikili fotoğraflarda kuşku- suz ilk olarak göze çarpan şey uyum... "GüLçogunhıklakadınlarta özdeşleş- tirUen bir simge. GözeUiği de vurgulu- yor. Ben de annemin adından yola çıka- rmk bunu kuflanmaya çahstım. Ten de- nildiği zaman ise mutlaka kadın teni ge- Kr akhmıza. Hiç bir zaman sakalh bir er- kek teni düşönmeyiz. Bu sergrvi gûl ve teni yan yana getirerek annemin adraa bir baüra sergisi olarak sunuyorum iz- leyJdye." Sıtkı Kösemen'ın bu ikili fotoğrafla- n bir çok izleyıcıye, yıllardır reklamlar- da görmeye alıştığımız lüketim esteti- ğini' anımsatabıliv. Ancak sanatçı bu al- gılama olasılığmdan kaçınmıyor. Rek- lam sanattan çalıyor evet, ancak sanat kendıne aıt olan bu tekniklen kullandık- ça, ikısinı ayıran çızgı belırginleşmeye başhyor. Sergı mekâruru dolaşmaya baş- ladığınız andan itibaren gittikçe fotoğ- rafların 'sanatsal' büyüsüne kapılma- dan edemıyorsunuz. Gül ve ten her ne kadar beynimizde güzellikle ilgılı bırer imge olarak yer alsa da bu sergide 'ölümü' vurgulamak için seçilmiş iki kavram. "En önemüsi üdsinin degüzellikle ilgili olmast Güzel- liği aniatmaya çahşryorum ama bunun içinde ölüm de var. Fotoğraflan birleşti- rirken kadın vücudu ile gül yapraklan- nın formlan arasında paralellikler kur- mayaçabjOm. İnsangöztinünnormalola- rak göremediği görüntüleri ortaya ÇH karmaya çabştun." Ozdeş duyu: Dokunma Sıtkı Kösemen'in kadın bedenlennı Şüzsüz' olarak ele almasındaki en önem- li etken evrensellığın altını çizmek için. Tenler hiç kimseyi anlatmıyor çünkü. Kimsenin teni değil fotoğrajflarda gör- düğümüz. Bazı resimlerde dokular çok daha ön plana çıkıyor. Bazılannda ıse iki bedenin birlikte kullanılması insan de- ğıl, insanlan vurgulamak ve form ben- zerliklennı göstermek ıçın. Gül ve te- nin uyandırdığı bir başka özdeş duygu ise dokunma duyusu. Gül ve tenin ka- dife dokusu hemen herkeste aynı duy- guyu harekete geçinyor: dokunmak... Renk ise kuşkusuz sergi mekânına gir- dığinizde gözünüzü kamaştınyor. Sıtla Kösemen, deprem sırasında Yalova'da gördüğü o çırkinliklerden sonra güzel- liklerin altını çizmek istıyor gül ve ten- le. Güller ölümıi süngelıyor evet ama bır o kadar da tazeliği, yeniliği de içinde banndınyor. Sergi fotoğraflanndan bir de duvar takvimi hazırlandı. Orta Doğu Teknik Üniversıtesı Mimar- lık Fakültesı'nı bitirdikten sonra mimar- lığı ve fotoğrafçılığı bır arada sürdüren Sıtkı Kösemen son olarak 'Kayıtlar' 2000 yılına hatıra olağan görüntüler ad- lı bır kıtap da hazniadı. UrartSanat Ga- lerisi Abdi lpekçi Caddesi 18/2Nişan- taşı. Tel (0212) 241 21 83 Ulkede yükselen Neonazizm dalgasına karşı sanatçı ve topluluklardan farklı tepkiler geldi Amsturya J yagttmekyadagitmemekKüMr Servisi -Irkçı lıder Jörg flaSder'in başkanı olduğu aşın sağcı Özgüriükçü Parti Avustur- ya'da koalısyon ortağı oldu olalı, tüm dünya ülkeleri kafa kafaya vermış'biz bu adamb neyapaca- | B ' dıye kara kara düşünüyor. "Na- zi kamplan topiamakampian de- ğildi, istihdam politikalançokye- rindeydi'' dıyen bır adamın ve bu adamın partısınin yöneraği bir üi- kenin. yenı dünya düzenınde etkin rol oynamasına ve ıltifat görme- sine ızin verilmiyor. Aynı gergin- lıkten ülkerun sanat ortamı da pa- yını alıyor. Dünyanın önde gelen müzis- yenleri, yazarlan,ressamlan,oyun- culan ve yönetmenleri için 'Avns- tarya 'va karşı nasrf tavır almahyız?' sorusu gündemın bınncı madde- si şu günlerde: Avusturya'ya git- mek mi gitmemek mi?Orada kon- ser veren bir müzisyen ya da oyun sahneleyen bir tiyatro topluluğu, ülkede yükselen Neonazizm dal- gasına destek vermiş mi olacak? Avusturya'ya en büyük tepkiyi gösterenler, ABD'ü sanatçılar. ör- neğin, geçen hafta Avusturya ya- punı bir filmi gösterime sokan Akademi Ödülleri Yabancı Dilde FümlerKomitesı'ne sunulan birdi- lekçede bu filmin boykot edilme- si istendi. Dilekçe sahipleri, pro- testonun filmi değil, yaİnızcaHa- ider'i hedef aldığını söylüyorlar- dı. Bır diğer protesto da ünlü ABD'li rock müzisyeni Loo Re- ed'den geldi; sanatçı Viyana'da vereceği konseri iptal etti. Dünyanm en önemli müzik et- kinliklerinden Salzburg Festiva- li'nin sanat yönetmeni Gerard Mortier, görev süresinin dolması- Lou Reed, Vfyana'da vermeyiplanladığı konseri iptal etti. Zubin Mehta hükümetin tek bir ırkçı uygulamasımgörürse bir daha Vtyana 'ya ayak basmayacağını büdirdl Pierre Boulez ve PeterBrook ise Avusturya'nın yalmzca Haider'den ibaret olmadığını belirttiler. CatherineDeneuve ile Claudia Cardinale de Vtyana Opera Balosu'na kanlmayacaklar. na yalmzca biryü kala istıfa eder- ken, pıyanıst Andras Schiff Avus- turya'nın Washıngton büyükelçi- liğinde vereceği resitali ıptal etti. Dünyaca ünlü orkestra şefı Zu- bin Mehta da, nükümetin tek bır ırkçı uygulamasım görürse bir da- ha Viyana'ya ayak basmayacağı konusunda gözdağı verdı. Salzburg Festivali'nin Sanat Yönetmeni Gerard Mortier de, "Benim için Özgüriükçü Parti kdnnenin tam auamıyla faptbk partidir.Sergflediği yabancı düs- manhğıhalkımıziçin çokagırbir yûk" dedi. Salzbuıg Festivali 'ni ızleyenlerin yüzde yetmişini ya- bancılann oluşturduğunu söyle- yen MorOer, yeni hükümetin kül- tür politikasınm festivalin kül- tür politikasıyla tümüyle çelişti- ğıni dile getirdi. EWC detepkigösterdi~ 50 binı aşkm yazar ve çevirme- nı temsil eden, 26 Avrupa ülke- sindeki 49 demeğin federasyo- nunun oluşturduğu EWC adlı kuruluş da tepki gösterdi. EWC, dünya ülkelerinin edebiyat ör- gütlerine ve Türkiye Yazarlar Sendikası'na gönderdiği 'Avos- ttoya fle ilgili Bildiri-Av ustur>a: Bir kültür ulusu' başlıklı bıldı- ride "Avustnrya Halk Partisi ve Özgüriükçü Parti'den oluşan ko- alisyon hflkümetinin kültür ve sanatadına berhangi birkonuş- raa \apma yetkisini reddediyo- ruz. Eski SS mensuplarının 'inançlara bağhlık'la ilgili bikü- rflerinden yaraıianan, Nazi soy- kınm kamplanndan 'disiplin kampı' olarak söz eden, 3. Re- kh'ın angarya oygulamalannı 'manhklı bir istihdam polıtıka- sı' diye niteleycn, faşist ve miffi- yetçi geçmişin tümüyle spekülas- yon ibaretolduğunu söyteyen bir parti, faşizmi ve miDrvetçi sosya- lizmi yenügiye uğratmış olan de- mokratik bir Avusturya'yı hiç- bir biçinKJe temsil edemez" ifa- delerine yer verdi. Avusturyalı şair-yazar Ingeborg Bachmann'ın kız ve erkek karde- şı, 'ülkedeki politik durumdan utanç duymayacaklan güne ka- dar', Alnianca edebiyatm en bü- yük ödulkrinden olan Bachmann Ödülü'nden Ingeborg Bach- mann'ın adlannı çektiler. Ingiltere ve ABD'deki önde ge- len sanatçılann bir kısmı da daha dıkkatli adımlar atmayı yeğliyor- lar. Efsane\T Musevi piyanist Alf- red BrendeL haziranda Avustur- ya'ya yapacağı ziyareti şugüne dek ıptal etmedi. Iskoç Operası ma- yısta gerçekleşecek Vıyana Festi- vali kapsamında 'Macbeth' ope- rasmı, Ingiliz tiyatro yönetmeni Haider'e tiyatro sahnesinden tepki BurgTlyatrosa'nda oyun suvsuıda pankartlı protesto yapüdı. KatnrServİ9-3 Şubat2000'de Viyana'daki ün- lü Burg Tiyatrosu'nda yaşanan bir olay, Orta Av- rupa kültüründeki tiyatro-politika birlikteliğmin en güzel ömeğiydi belki de. Bundan yıllar önce, bugünün Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, eski- nin oyunyazan VadavHavel PragBahan sırasın- da Magıc Lantern Theatre'ın soyunma odalann- dan yayılan büyük bir tepki dalgası başlatrnıştı. Bugün bir başka tiyatroda, Burg'ün sahnesinde alev alan gösteriler, Jörg Haider'li bir döneme giren Avusturya'ya dalga dalga yayılıyor. 3 Şubat, Haider'in ÖzgüriükçâFuti"sinin ko- alisyon pazariığına oturduğu günlerden biriydi. Burg Tiyatrosu'nda Coflin Higgins'in üç perdelık komedisi 'HaroldveMaude' sahneleniyordu. Oyu- nun sonlarına yaklaşmışken izleyicilerin arasuı- da büyük bir uğuitu başladı. Daha sonra yaklaşık seksen kışilik bir gençler topluluğu, ellerinde bir pankartla sahneye çıktı. Pankartta 'Suunhşı Edfl- mek Üzere Tutuklananlara Ozgfiriük/Ozgiûiâk- çü Parti'jiSnnr DtşıEtmekÜzereTutuklama' ya- zıyordu. Izleyicilenn birkısmı korkarak salonuterk çtti. Büyük bölümü ise alkışlarla gençlere destek verdi GöstericileriörgüUeyen KurtVVfeodladİJ genç adam sahneye gelerek "Oyumı böldüğömüz içm özâr dâeriz. Bunu yapmanuzm nedeıü. ileride bu sahnededahapek çokoyunun sahneieııdiğıni gör- mek istememizdir. Haider'in partismin yayonla- dığt bfldoi gösteriyor ki onlar yalntzca 'güzeri merkez abn bir sanat istryoriar" dedi. Yarıda kalan gösteri tamamlandıktan sonra Burg'ün Genei Sanat Yönetmeni Kiaus Bachier'in de sahneye gelerek izleyicilere seslenmesiydi: "Unuünamahsuıızkj Burg Tiyatrosu, aydınlanma- naı vegerçeğm yeri olarak yaratıldı. Insanlann en- dişekrini, korkiılarmı ve güvensizliklerini ifade et- tikleri anlar tiyatro taraândan yansıttlmah. Uma- run Burg Trv-atrosu, bu işfcve sahip bir forum ola- rak kalmayı sürdfirûr." On gün sonra Haider kar- şıü sanatçılar tiyatroda toplanıp gösteri yaptılar. Kurumun eski sanat yönetmeni Kİaus Pey- mann,Burg'ü anti-faşist sanatın ve kültüriin ka- lesi haline getirebiunek içm yıllarca uğraşmış- ö. Tiyatro, yıllarca Haider'm savunduğu görüş- lere karşı çıkışın gayri resmi merkezi olarak iş- lev gördü. Dedan Donnellan da, gelecek ay Avusturya Ulusal Tiyatrosu'nda 'Troilus ve Cressida1 adh oyunu sahneleyecek. Lozan Oda Orkest- rası'nın yetkılilen topluluğun 27 Şubat'ta Viyana'dakı konserprog- ramını değiştinnediğini belirte- rek "Bu, sanatsal bir meseledir, pohtikgörüşlerleilgisivoktur'' de- di. Batı Isviçre Orkestrası da ma- yısta Salzburg ve Innsbruck'ta ve- receği konserleri ıptal etmedi Öte yandan British Council 'ın Viyana temsilcilığinın yönetıcısi MarkEvans, "Edindiğimizlenime göre. buradaki yazarlar, uzaktan bakarak dayanışma göstermeniz yerine buraya gelerek destek ol- manızı yeğlerlerdi'' derken, Ingı- lız rad>o kanalı Radio 3'ün Viya- na temsılcisı MkhaelBerkeley de, müzısyenlenn görevinın A^Tistur- ya'yla olan bağlan korumak oldu- ğunu düşünüyor 'Piyon olmakistemiyorum' Besteci PierreBoulezve yönet- men Peter Brook'un Le Monde gazetesınde yayımlanan mesajla- nnda, Avusturya'nın yalmzca Ha- ider'den ibaret olmadığını, Avru- pa'nın bu 'kötü çocuğu'nu dışla- yıp köşeye sıkıştırmak olduğunu belırttiler. Viyana Filarmoni Or- kestrası gelecek ay Londra'dakı South Bank'ta konser verecek. So- uth Bank'ın Genel Müdürü Kars- ten Wîtt'in görüşleri de olası gös- tencılen kızdıracaknitelikte: "VT- yana Filarmoni Orkestrası, Avus- turya'nm temsikisi değOdir, mü- kemmel müzik yapan birev^el bir organizasyondur. Hükümetin hiç- bir kraaü onu bağlamaz." ClaudeCardinale ve Catherine Denan*, gelecek aykıViyana Ope- ra Balosu'na katılmayacaklannı duyurdular. Cardinale, 'politik bir ovundapiyonohnak istemrvorum' dedi. IŞILDAK VE YELPAZE ATtLLA BİRKtYE 'Zamana Dağılan Nar' "Sevgililer Günü'nde sevgilinize ya da sevdiği- niz birine bir kitap, bir şıir krtabı alıp armağan etti- niz mı? (Necatigil'jn dizelerine sanlmış kjrmızı bi/ gülle birlikte...) Yattığın yerden senin de Bulutlar görûnür mü Seyret gökyüzûnü Bir cam genişliğinde. Geçen yıl Behçet Necatigil'in Serin Mavi adlı ki- tabı yayımlanmıştı; bunca aşk yazısına düştüğü- müzden "bazı" kitaplardan söz etmeyi "ıhmalettik"\ Serin Mavi, Necatigil'in eşıne (Huriye NecatigiO yazdığı mektupları içenyor. Yayına da iki kızı (Sel- ma Esemen ve Ayşe Sansayın) hazıriamış. Bu tür kitaplann yayımlanması bende ikilem ya- ratır. Bir yandan, kuşkuyla karşılanm, acaba şair, yazaryayımlanmasını düşünüyormuydu? Yayımlan- masrnı isteseydi, sağlığında kitaplaştırmaz mıydı? Öte yandan büyük bir merak duygusu vardır; say- falan heyecanla çevıririm, acaba "neyazmış" diye. Necatigil gibi büyük bir şairin, bilinmeyen dünyası- na yolculuğa çıkmaktan da büyük bir haz duyanm... "Necatigil Ailesi" imzasıyla yazılan önsöz'de bu konuya şöyle açıklık getirilıyor: "Eşimin7babamızın, gittiği yakın-uzak yerterden bizeyazdığı mektuplann yayımlanması konusunda önceleribazı tereddütterimiz oldu. Ancak bu mek- tuplan okudukça, şiirferinden izlertaşıdığını düşün- meye başladık. B. Necatigil, mektuplannda da yi- ne "ev-aile-yakın çevre üçgeninde" dolaşıyor, gûn- delik olaylan yaşan\en kendi iç dünyasını -gerçek veya hayal, önemli değil- bu kez şiirieryerine mek- tuplarayansıtıyordu. 0nun bireş ve baba olarakser- gilediği tavnn şiirierine yansıyan kimliğinden farklı olmaması; ilk bakışta kişiye özelgibi görünen mek- tuplann yayımlanmasına karar vermemizde etkili oldu." ••• Hera Yayınlan'nın yöneticisi şair dostumuz Hüse- yin Atemdar şiir kitabı yayımlamayı sürdürüyor. Şiirkitaplanna ilgınin son derece az olduğu yaşa- mımızın bır gerçegıyken, bu işi nasıl beceriyor, çok merak ediyorum. Hera Yayınevi'nden dört tane yeni şiir kitabı gel- di. Dördü de çeşitli ödüller kazanmış "ilkyapıt": Ka- ğan Kök'ün Kum Resmi, Emel Irtem'in Divaneli- ğe DönenPergel, Mustafa Ocak'ın GeçmişZaman Siluetleri ve Nilay Özer'ın Zamana Dağılan Nar. Nılay özer 1999 Yaşar Nabı Nayır Ödülü'nü ka- zanmış. Dogrusunu söylemek gerekirse, daha ön- ce dergilerde yayımladığı şiirleri dikkatimı çekme- mişti. Şiiri insanı alıp "uzaklara" götüren imgelerie örülü. Zamana Dağılan Nar, -şiirimizdeki- çeşitli "sesle- ri" birlikte taşımasına karşın, ki bir ilk yapıtta bu çok dogaldır, bence yenı bir şairin "umudunu" veriyor: kaçak yolculansınız sanki heyatın ., ,1îrf beklediğiniz hep yanlış durak işler kesat bir agora ındiğiniz hangi kapıyı çalsanızüçgûnlük misafirkarşjlama- sı oysa yerieşik sevdalara göredir insan göğsünüzde kutsanmış bir ülke gibi duran yüreğiniz kocaman bembeyaz bir manolya limonlu çay kokusuyla serinletır anılan ••• Biraz kaçak dövüşmek gibi olacak ama, üçüncü bir kitaba, bir şiir kıtabına kısaca da olsa değinece- ğim; Haydar Ergülen'ın geçen "güz" Adam Yayın- lan'ndan düşüveren ölüm Bir Skandafina. Ergülen -kendine özgü o ironisi ve bilgece şaira- neliğiyle- kitabında baştan sona ölüm temasını iş- liyor. Pek iç açıcı bir konu değil. Ne var ki "hayatın"da bir gerçegı: Zaman zaman "saçma" gelen ama öte yandan da bizi felsefi derinliğinde boğulduğumuz bitmez tükenmez birtartışmaya ve araştırmaya sü- rükleyen... ölümün siyah pazan kapalı cinayet hem kara hem borsa ve kapış kapış gidiyor cinayetin yapış yapış. kanlı hisse senetleri bu karanlık seansta. Ofra Haza'nın saglık durumu ciddiyetini koruyor • KUDÜS (AA) - Israil popunun Yemen asıllı yıldızı Ofra Haza pazar gününden bu yana tedavi altında bulunuyor. Biüncinin hâlâ yerinde olmadığı belirtilen 41 yaşmdakı sanatçının sağlık durumu ciddiyetuıi koruyor. Ailesinin isteği üzenne hastalığın sebebinı açıklamayan hastane yetkilileri, doktorlann Ofra Haza'nın komadan çıkması konusunda umutlu olduklarmı kaydetti. Feyzullah Çınan'a saygı gecesi düzenleniyor • Kültür Servisi - Dıvriği Kültür Derneği 20 Şubat'ta AKM'de 17.00-22.00 saatleri arasuıda 'Feyzullah Çınar'ı Anma ve Anlatma Gecesi' düzenleyecek. Kültür Bakanlığı'mn katkılanyla gerçekleşecek olan gece Fikret Otyam, Nejat Birdoğan, Feyzullah Çınar'm kızı Hüsnüye Çmar ve Mahmut Erdâl'ın konuşmacı olarak katılacaklan 'Feyzullah Çınar'uı Halk Müziğinde Yeri' başlıklı panelle başlayacak. Arduıdan aralannda Yavuz Top, Erol Parlak, Gülcan Koç, Alı Ekber Çiçek, Mahmut Erdal ve tsmail Çuıar'm da bulunduğu sanatçılar saz dinletisi sunacaklar. 'Şîîp Dosyası Yamşması' sonuçfamfi • ADAÎVA (AA) - Alan Koza Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen 'Şiir Dosyası Yanşması'nda 'En tyi Şıır Dosyası' ödülünü Fatma Kazak kazandı. Karacaoğlan tkincilik Ödülü Inci Bilgiç'e, Dadaloğlu Üçüncülük Ödülü de Yusuf Erkişi'ye venldi Adana Büyükşehir Belediyesi Özel Ödülü'nü ise Betül Tanman aldı. Altın Koza AŞ, Adana Kültür Sanat Derneği ve Adana Edebiyatçılar Derneğı'nin ortak çalışmasıyla düzenlenen yanşmaya, 87 eser katıldı. Ataol Behramoğlu, Yrd. Doç. Mustafa Apaydm, Durmuş Alı Özkale ve Mustafa Emre'den oluşan seçici kurulun değerlendırdıği yanşmada Necmettin Çalor, Ramazan Teknikel, Mustafa Koç ve Ahmet Tolu ise 'Başan Ödülü'nün sahibı oldu. Ödüller, mart ayında düzenlenecek törenle sabiplerine venlecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog