Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

10KASIM2000CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Uğur Muncu'nun •••••• ••• • oMurutanesı • Istanbul Haber Servisi - Bombalı suikast sonucu katledilen gazetemiz yazan Uğur Mumcu'nun öldürülmesine ilişkin sanık olarak Ankara'da yargılanan Yusuf Karakuş'un, "yasadışı terör örgütü üyesi olmak" suçundan yargılandığı Istanbul 5 No'lu DGM'deki davanın, Ankara 2 No'lu DGM'deki davayla birleştırilmesi konusunda, görüş alınması kararlaştınldı. Istanbul 5 No'lu DGM'deki duruşmaya, tutuklu sanık Yusuf Karakuş katıldı. TalatŞalk'a iyakat mşam • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ispanya, uyuşturucu kaçakçısı Urfi Çetinkaya ile adamlannın yakalandığı "Matador" operasyonunu gerçekleştiren Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Talat Şalk, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organıze Suçlarla Mücadele Daıre Başkanı Emin Arslan ve Merkez Narkotik Şube Müdürü Ünal Uysal'a "Polis Liyakat Nişanı" verdi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Ismaıl Çalışkan da îspanya tçişleri Bakanlığı'nca plaketle ödüllendirildi. Polis Liyakat Nişanı 'nın verilmesi nedeniyle Ispanya Büyükelçiliği konutunda dün akşam düzenlenen törene, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Içişleri Bakanı Sadettin Tantan, Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcısı Cevdet Volkan ile Ispanya Büyükelçiliği ve Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilüeri katıldı. Btogöl'de • DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Bingöl kırsalında güvenlik güçleriyle PKK'lıler arasında çıkan çatışmada 5 PKK'li öldürüldü. Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Bingöl'de PKK'nin dağ kadrosunda faaliyet gösteren bir kışinin kendiliğinden teslim olduğu, operasyonlann sürdüğü bildirildi. DYP'varoştan' ammsadı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - DYP mılletvekilleri, ramazan ayında gecekondulan dolaşacak. DYP Genel Idare Kurulu'nun (GlK) dünkü toplantısında ramazan ayında özellikle gîcekondulara yönelik kıhvehane ve ev zıyaretleri için takvim yıpdmasını ve her nületvekiline belirli bölgede görev verilmesini kırarlaştırdı. Möşkteki yojsuriuk davası • ANKARA (AA)-Eskı Cumhurbaşkanlığı îdari •« Mali Işler Daire Başkanı Gülizar Temel îaysal'ında aralannda bulunduğu 'sanığm, "Cumhurbaşkanlığı adına «pılan mal ve hizmet iimlannda devleti zarara ıgrattıklan" gerekçesiyle 4'eraydan 4 yıl 6'şar aya îadaıhapis istemiyle arguanmalanna devam dildı MHP kongresinde delegelerden gizlenen tüzükte Bahçeli geniş yetkilerle donatıldı 'AtatürkflkelerTnemakas EMtNEKAPLAN ANKARA - 6. olağan kong- resinde "değişmedik, getiştik" mesajı veren MHP, delegeler- den bile gizlenen tüzüğünde planladığı açılımlan gerçekleş- tirmeyi göze alamadı. Taslak- taki, Kürt ve Alevi yurttaşlara üstü kapalı sıcak mesajlann ve- rildiğı "Düşünce, inanç ve kö- ken farkhhklan kültür zengm- tiğünizdir" ve "Atatürk ilkele- ri" ifadeleri metinden çıkanl- dı. MHP lideri Devlet Bahçe- H'nin geniş yetkilerle donaül- Parasüt operasyonu 51 kişi görevden alındı DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Devleti trilyonlarca lira zarara uğratan Altınbaş şirketine yönelik yapılan 'Paraşüt' operasyonu kapsamında hayali ihracaat olayıyla ilgileri bulunduğu gerekçesiyle aralannda müdür, müdür yardımcısı ve şeflerin de bulunduğu 51 gümrük görevlisi görevden aluıdı. Ortadoğu ülkelerine hayali ihracat yaparak devletten trilyonlarca liralık usulsüz teşvik alan şirketlere yönelik yapılan 'Paraşüt' operasyonunda Altınbaş Holding'üı, dönemm Kilis Valisi'nin de tatil parasmı karşıladığı ve kredi kartı borçlaruıı ödediği belirlenmişti. Bu olayla ilgüi olarak Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkam Yasm AHmbaş, Kilis Gümrük Muhafaza Müdürü Mehmet Ünlfi ve bazı yöneticiler yakalanmış, yürütülen soruşturma sonunda ',. tutuklanmışlardı. • r • Taslaktan çıkanlan bölüm: MHP, amaçlara, Atatürk ilkeleri ve binlerce yıllık Türk tarih ve kültür birikiminin ışığı altında milli ve manevi değerlerimizle yetişen milli şuur ve yüksek ahlak sahibi Türk milletinin, Türk milliyetçiliğinden aldığı ilhamla demokratik düzen içinde ulaşılabileceğine inanır. dığı tüzükte, "MHP, devletin vatan ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykın davranış ve uygıılamalar hariç, temel hak ve hürriyeüerin güvence arana ıhnnnanı esas ahr, her türhı baskL, zuhlm ve işkenceyi red- deder" denıldi. Kongrede tüzüğünü değişti- ren MHP'de, taslaktaki "a- maç" ve "temd üketer" bölü- münde Avrupa Birliği, insan haklan, hukukun üstünlüğü ve demokratikleşme konulannda "AKernatif başlığı altında yer alan düzenlemeler kabul görmedi. Kongrede delegeler- den bile gizlenen tüzükte yer verilmeyen ifadeler şunlar: • tnsan hak ve hürriyetlerini teminat altına alan sosyal ada- leti, demokrasiyi, laikliği, din ve vicdan özgürlüğünü en üst düzeyde gerçekleştiren bir an- layıştan hareketle yeni yüzyılın ilk çeyreğmde Türkiye Cum- huriyeti'nin etkili bir dünya devleti olmasmı sağlamak. • Düşünce, inanç ve köken farklıhklanm karşılıklı saygı, gönül ve ülkü birliği içinde kültürümüzü zenginleştiren bir unsur olarak değerlendirip bu ÇİZMEDEN YUKARI MUSAKART unsurlan milli birlik ve bera- berliğimizi pekiştiren hususlar olarak kabul etmek. • AB üyeliği sürecini milli çıkarlanmızı, milli ve manevi değerlerimizi zedelemeden AB'ye tam üye olmak. • MHP, amaçlara, Atatürk ilkeleri ve binlerce yılhk Türk tarih ve kültür birikiminin ışı- ğı altmda milli ve manevi de- ğerlerimizle yetişen milli şuur ve yüksek ahlak sahibi Türk milletinin, Türk milliyetçili- ğinden aldığı ilhamla demok- ratik düzen içinde ulaşılabile- ceğine inanır. MHP, tüzüğünde "insan haklan" kavramını yeni- den tanımlarken "MHP, devletin vatan ve nuUeüyie bölünmez bütünlüğüne ay- km davranış ve uygıüama- lar hariç, bütün vatandaş- lann kişi güventiği ve do- rtiîy*nw»»l rKî- m.kart@superonline.com.tr ÇtLLER'tM CENELKUKMAY BELCELERİ YORHMU 'TSK'yizedelememeli' BÜLENT SARIOĞLU ANKARA - DYP Genel Başkam Tansu Çfller, 18 Nısan yenilgisınin ardından gazetecilerle düzenlediği ilk sohbet toplantısında, REFAHYOL dönemi ağırhklı olmak üzere geçmişin değerlendirmesini yaptı. "Tarihin akışını değiştirme firsatmın" demokrasi refleksindeki zayıflık nedeniyle yitirildiğini savunan DYP lideri, Genelkurmay'm tartışma yaratan belgeleri konusunda dengeli bir tavır izlemeye özen gösterirken MHP'yi karşısına alacak çıkışlar yapmaktan da kaçındı. Yazılı basının temsilcileriyle yaptığı sohbete "Içten ve samimiyetie anlatryorum" dıye başlayan Çıller'e, ilk olarak kendı iktidan dönemınde hazırlanan "GeneUoırmay bdgeleri" soruldu. REFAHYOL döneminden sonraki süreci U O zaman soygunlar yapmış, o soygunlara seyirci kataıış bir siyasi fldidar ayakta burakdmıştır n dıye anlatan Çiller, ANAP Genel Başkam Mesut Yıfanaz'ı hedef alırken eski komutanlara yönelik eleştirilerini örrülü yapmayı yeğledi: "O gün atanmışhğı kabul edenlerin bugün statükoya karşıyız, gibi beyanlar yapmalan firsatçıhktır. Adam, sen neredeydin o zaman? Korkutuhnuş, sindirilmiş bir siyaset anlayışryla Türkiye bu hale getiriklL Ama bugün TSK'yi zedekyecek biçimde meseknin ele ahnmasının Idmseye yaran yok. Ne yapüması gerekiyorsa o zaman yapıhnahydı. Bu işler zamamnda tavır almayla ohır. O zaman btımı yapsaydnuz, tarih yapardmız. O zaman konulacak tavır taribin akışmı değiştirirdL Ama biz siyasette yamız bırakıldık. Kimse demokrasi refleksini gösteremedL Bugün yapılan sadece nrsatçuık." İftS şüncelerini ifade etme ve manriıgı gibi yaşama başta olmak üzere temel hak ve hürriyetlerinin güvence al- tma ahnmasmı esas ahr ve hertürhlbaskı,zuhnnveiş- kenceyi reddeder" görüşü- nü benimsedi. Tüzükte, "MHP, Türk mületiııi, TürMüğe yakışır bir varo- hış mücadelesine ve yeni- den yücefiş hareketine ça- ğurnaktadır n ifadesi de y- eraldı. Bahçefi'ninyetkileri Tüzükte, Bahçeli'ye, merkez adaylannın belir- lenmesinden partililerin disiplin işlemlerine kadar birçok yetki verilirken Merkez Yönetim Kuru- lu'nun zonınlu durumlar- da tüm yetkisini Başkan- lık Divam'na devretmesi öngörüldü. Taslakta yer alan, teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı- na eski MYK üyeleri hak- kında disiplin soruştur- ması başlatma yetkisi ve- rilmesine ilişkin düzenle- me metinden çıkanldı. FPTJ 8 MtLLETVEKlLl KOMİSYONLARINIBEĞE1NMEDİ Yenilikçilerin tepldLstifası ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - FP'de görevlendirildikleri komisyonlan beğenmeyerek istifa karan alan yenilikçi 8 milletvekilinin istifalan dün kesinlik kazandı. Yeniükçi Istanbul Milletvekili Mehmet AH Şahin'in istifacı milletvekillerini vazgeçirmek için arabuluculuk girişiminde bulunması sonuç vermedi. Gelenekçi kanatta yer alan Konya Milletvekili Lütfü Yahnan da, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görev yapma isteği kabul görmeyince Genel Idare Kurulu (GÎK) üyeliğinden istifa etti. FP grup yönetiminin kendilerine istedikleri komisyon üyeliğini vermemesine tepki göstererek görevlendirildikleri komisyonlardan çeküme karan alan 8 milletvekilinin istifalan dün TBMM Genel Kurulu'nda okunarak kesinleşti. İstifa dilekçelenni daha önce grup yönetimine ileten • FP'de 8 milletvekilinin istifası, yenilikçüer arasında tartışma yarattj. Böyle bir tavnn "görevden kaçmak" olarak yorumlanacağını belirten bazı yenilikçilerin istifacılan vazgeçirme çabalan sonuçsuz kaldı. yenilikçiler üye listesının değiştirihnemesi üzerine istifalannı TBMM Başkanlığı'na da sundular. İstifa konusu yenilikçiler arasmda da tartışma yaraürken böyle bir tavnn "görevden kaçmak" olarak yorumlanacağını belirten bazı yenilikçilerin istifacılan vazgeçirme çabalan sonuçsuz kaldı. Yenilikçilerden Osman Aslan (Kyarbalar), Mehmet Elkatnuş (Nevşehir) ve Hüseyin An (Konya) Dilekçe Komisyonu'ndan, Mehmet Özyol (Adıyaman) ve Mehmet Çiçek (Yozgat) Hesaplan Inceleme Komisyoyunu'ndan, Altan Karapaşaoğhı (Bursa) ve Azmi Ateş Sanayı Komisyonu'ndan, Bekir Sobaa(Tokat)Sağlık Komisyonu'ndan istifa etriler. Komisyon üyelikleri konusunda yenilikçilerin yanı sıra bazı gelenekçüerde de tepki oluştu. IRMIKIAYDIN ENGİN aengin@doruk.net.tr Avrupa Birliği'nin çizdiği "yol haritası" artık hepirnizin önün- de. Haritanın özü Kıbns sorunu imiş, 2004 yerine 2001 hedef- leri içine konmuş, bu Yunanis- tan'dan kaynaklanan diploma- tik bir dolapmış, böyle de ol- mazmış... Boşverin bunlan. Kıbns kördüğümü Türkiye için bir baş ağnsı, bir ayakbağı ise bu Avrupa Biriiği'ne adaylık sü- reci başlamasaydı da vaıiığını sürdürecek; uluslararası plat- formlarda Türkiye'nin önüne hep çıkacaktı. 25 hatta 45 yıldır çözülmeden sürüp giden bir sorunu sonsuza dek çözümsüz bırakmak zaten mümkün değil. Türkiye şu ya da bu yolla, şu ya da bu içerikle ve er geç Kıbns düğümünü çözmek zorunda. Yani yol haritası tartışmasının eksenine Kıbns sorununu koy- maktan vazgeçsek daha iyi ola- cak. Haritanın özü hiç tartışmasız: Demokratikleşme. Avrupa Birliği (AB), Türki- ye'nin birliğe üyeliginde ekono- mik sorunlann aşılmaz olmadı- ğını saptamış ve belirtmiş. Bir- Bir Yol Haritası da Yurttaştan... liğin genişlemeden sorumlu ko- miseri Verheugen bunun altını aynca çizdi. Yani Maastricht Doruk toplantısının hedefleri Türkiye için erişilebilir hedefler. Enflasyonun dizginlenmesi, ka- mu borçlanmasının AB ölçütle- rine uyumlu kılınması, kayıt dı- şı ekonominin katlanılabilir sı- nırlann berisine çekilmesi, falan filan... Maastricht'in tersine Kopen- hag ve Helsinki doruklannda çi- zilen hedefler ise Ankara'da çok kişinin uykulannı kaçıracak, karabasanlar görmesine yol açacak. Ne çare ki Türkiye'de siyasal erki elinde tutanlar çağdaş, de- mokratik, laik bir cumhuriyetin olmazsa olmazlannı kararlı, inançlı ve geciktirmeksizin ha- yata geçirebilecek dinamizmi de, niyeti de göstermediler, gösteremediler ve sonunda de- mokratikleşme Avrupa'nın ön- gördüğü bir koşul olarak "mec- buren, mecburiyetten" şarkısı- na döndü. Yani yol haritasının "demok- ratikleşme"y\ tanımlayan bö- lümterine bakılacak; en kolayın- dan başlanıp bir adım atılacak; durup Brüksel'in tepkisi bekle- necek; tepkinin şiddetine göre ya atılan adımla yetinilecek ya da bir adım (mümkünse adım- cık) daha atılacak. Avrupa, Tür- kiye'nin adaylığı ile ilgili ipe un sermek istiyorsa "daha, daha, daha" şarkısını söyleyecek; yok 70 milyonluk koca ve diri bir pa- zann çekiciliği ağır basarsa, "Eh şimdilik idare eder" denip bir başka maddeye geçilecek... Ancak bir sorun var. Avrupa Biriiği'ne sadece An- kara'daki politika esnafi ile bü- rokrat takımı girmeyecek, Tür- kiye girecek. Yani ben, sen, o, biz gireceğiz. Biz yurttaşiar!.. Yok, Türkiye'nin AB adaylığı haritadaki yoldan çıkıldığı ya da bir türiü yola girilmediği için su- ya düşerse bundan yine sade- ce Ankara'nın siyaset esnafı ile bürokratları etkilenmeyecek; ben, sen, o, biz etkileneceğiz. Biz yurttaşiar!.. Kendi geleceğimizin belirlen- diği bu yoi aynmında tribünde oturup seyirci olamayız; büyük- lerimizin(!) yaptıklannı izleyip sevinmek ya da homurdanmak seçenekJeri arasına kısılıp kala- mayız. Bu durumda bir yol haritası- nın da biz yurttaşlarca çizilip "Ankara "nın eline tutuşturul- ması gerekiyor. Ama dert küpüne dönüşmüş biz yurttaşiar kendi haritamızı çizmeye kalkışırsak korkanm futbol statyumunu kaplar, belki o bile yetmez. Ortaya, okurun tartışmasına açmak üzere ben kendimce ya- lın bir öneri atmak istiyorum: Hükümet, AB'nin yol haritası ile ilgili alacağı bütün kararian tümüyte saydamlaştırsın. Ba- kanlar Kurulu'ndaki tartışmalar- dan, bürokratlarca hazırianan rapor taslaklanna kadar atılan her adımı yurttaşlann görebile- ceği, izleyebileceği, tartışabile- ceği bir saydamlığa kavuştur- sun. "Devlet maslahatıdır, dost var, düşman var. Öyle herkesin önünde tartışılmaz, her alınan karar açıklanmaz" gibisinden geleneksel "devlet burnu bü- yüklüğü" burada anlamsız. So- nuç olarak demokratikleşme- den söz ediliyor ve demokratik- leşmenin olmazsa olmazı say- damlık. Bir kez daha: Avrupa Biriiği'ne giden yolda atılacak adımlar, tek tek yurt- taşlann, onlann çoluk çocuğu- nun yaşamında belirieyici so- nuçlardoğuracak. Bir hükümet politikasını, bir devlet maslaha- tını çooook aşan bir olguyla karşı karşıyayız. Saydamlık biz yurttaşiar için tek güvence. Ve AB üyeliğine giden yol si- yasetçilere ve bürokratlara btra- kılamayacak kadar bizleri do- laysız ilgilendiren ve etkileye- cek bir konu. O yüzden say- damlık isteği biryurttaşlık hak- kı. Anayasayı doğru okuyanlar bu hakkın orada da (yani 1982 Anayasası'nda bile) teslim edil- diğıni göreceklerdir... POLİltKA GLONLÜĞÜ HÎKMET ÇETİNKAYA . .Islık Çalan Çocuk. Kış güneşinden kalan bir güzellik tükenmez bir yorgunluk gibiydi. Tüm çiçekler solgun kamerya- lann ve karanfıllerin dokunulmazlığına bertzi- yordu... Televizyon kanallarında bir tek haber öne geç- miş, yıllardır sakız gibi çiğnediğimiz 'Avrupa öz- lemi' Katılım Ortaklığı Belgesi'yle bir gerçeği yi- ne gözler önüne sennişti... Bir ara Rauf Denktaş geldi ekrana... öfkeliydi!.. Denktaş, öfkeli olmakta haklıydı!.. AB, Kıbns'ta Rum Cumhuriyeti'ni nasıl niteten- diriyordu? Kıbns Cumhuriyeti olarak!.. Kuzey Kıbns Türk Cumhuriyeti nereye konulu- yordu? AB, KKTC'yi eşit kabul etmiyordu... Yüreğimin içinden bulutlar geçiyordu... Koyu lacivert bir gecenin sabahında umutla- nmız ve sevdalarımız çoğalmıyordu! Demokrasi ve insan haklan!.. Avrupa Birliği istiyor diye mi yapacaktık tüm bunlan? Toplumu yıllardır oyalayan politikacriann sağ- dan sola tümü şimdilerde birer demokrat kesil- mişti... Neredeydi o demokrasi paketi? Hazırlanıp hazırlanıp yıllarbır bir türiü açılmı- yordu!.. Yargı reformu bekliyor, hâlâ on dört on beş ya- şındaki çocuklar duvariara yazı yazdıklan için 'si- lahlı çete kurmak' suçuyla yargılanıyoriardı... Cezalan kesinleşenler cezaevindeydi... Uçurtmalannı ve topaçlannı yitiren çocuklar... Boşalan köyler ve mezralar!.. Nüfuslan 200 binden 1.5 milyona çıkan kent- ler... önce PKK, sonra Hizbullah vahşeti... Bu vahşete alkış tutan kimi aymazlar!.. Işsiz ve aç insanlar!.. Lice'den Kulp'a, Şırnak'tan Silvan'a doğru kopup gelen Mınadan Fırat'ın, Dicle'nin bula- nık sulannda ay ışığının delip geçmesini bek- leyen insanlar... Açlık alın yazısı mıdır? Yoksulluk yaşam biçimi midir? Çakıcı'lan, Nuriş'leri üreten ekonomik düzen, şeyhleri, şıhlan devlet eliyie beslemedi mi? Boşalan banka kasaları hangi siyasi partinin desteginde oldu; kamu bankalan kimlere peşkeş çekildi? • • • AB Katılım Ortaklığı Belgesi... Ne diyor "Tanmı çağdaş hale getir, göçü önle, işsize iş veıi.." Avrupa Birliği 'ulus devlet' bilincinin ürünü- dür... Ama içimizdeki aydınlar, hem 'ulus devlet'e karşı çıkıp hem de Avrupa Biriiği'ne girmek ister- leri.. Ecevit konuşuyor, Yılmaz yıllardır aynı şeyle- ri söylüyor!.. Şırnak'ta tifo ve bağırsak enfeksiyonu gibi has- talıklardan kıvranıyor çocuklar!.. Siyasi iktidar oralara sadece bakıyor, asker hasta çocuklann yardımına koşuyoıi.. Hükümet seyrediyor, asker çalışıyor!.. Asker yol yapıyor, okul açıyor, öğrencileri üni- versite sınavlarına hazıriıyor... Eğer bu gerçeği yazarsanız, adınız militariste çıkıyor!.. Hakkâri'de hiyerarşik aşiret örgütlenmesi, bi- reyin örgütlenmesini engelleyici en büyük etken olarak karşımıza çıkarken bu sorun neden orta- dan kaldınlmıyor... Topraksızlık, altyapı sorunu... Ekonominin çöküşü... Rant kavgası... Susuriuk çetesi... . . Işkence, baskı, zulüm!.. • • • Bir hüzün çiçeği gülümsüyor, güneşler derin denizlerde yıkanıyor, ormanlar değişik günlerin mavi yüzüyle kucaklaşıyor evrende... Benim ülkemin insanları Frankfurt Havaala- nı'nda potansiyel suçlu gibi görülüyor.. donu, ço- rabı çıkanlıp aranıyor, pasaportu yırtılıyor... Demokrasi ve insan haklan... AB'ye girmek için değil, bu coğrafyada yaşa- yan insanlarımız için geçerli... AB'nin kapısını çalan biziz!.. Işte sana ev ödevleri!.. Istersen yap, istemezsen yapma!.. Yıllardır demokrasiyi, ifisan haklannı savunan- lara kelepçe vuran düşünce mi gerçekleştirecek bunlan? Televizyonu kapattım... Dışanda kış güneşi vardı... Yolda yürürken ıslık çalan bir çocuk, eski za- man masallannda saklı kalmış geleceğin düşte- rini kuruyordu... hikmet.cetinkaya(fl cumhuriyetcom.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Cumhuriyet k ı t a p I a r ı Hikmet Çetinkaya BİR GÜNEYDOĞU GERÇEĞ1:NECLA Onım öyküsüyle hiç kımse fazla ügılenmedı; on dört yaşmda yaşamın kırlı sulannda yok olup grtO... Sisli ve soguk bır Dıyarbakır akşamıydı. Karanlığın gn gölgesi evlerin, caddelenn, sokaklann üzerine düşüyordu .. Cumhurlyrt Çağ Pazarlama A.Ş. Turkocağı Cad. No:39/41 » kitapkulubü (34334(Cağaloğlu-Istanbul Tel- (212)514 01 96
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog