Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 7OCAK2000CUMA HABERLER Öğrenciye soruşturma tepfdçekti • IZMtR (Cumhuriyet) - Yazarunız Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürülmesinin ardından Izmir Demokrasi Platformu'nca yapılan basın açıklamasına katıldıklan gerekçesiyle üniversite yönetimi tarafuıdan haklannda soruşturma açılan 7 öğrenci ile ilgili olarak Izmir Valisi Kemal Nehrozoğlu, "Yasalan itılal eden kişiler hakkında, sonımluluğu altında olduklan kuruma bilgi verilmesi, yasalann gereğidir" dedi. lzmir Barosu Başkan Yardımcısı Ahmet Okyay ise herhangi bir şiddet ya da infiale sebep olmayan, diğer taraftan 2911 sayılı yasanın diğer hükümlennı ihlal etmeyen öğrenciler için emniyet müdürlüğûnün ıhbarda bulunmasının ve üniversitenin soruşturma başlatmasının en azından hayal kırıklığı yarattığını söyledi. Baybaşin' kîtabma toplatma Karan • lstanbul Haber Servisi - Hollanda'da bulunan uyuşturucu kaçakçısı Hûseyin Baybaşin'in anlatımlannı derleyen Mahmut Baksi'nin kaleme aldığı "Bir Kürt Işadamı Hüseyin Baybaşin" adlı kitap, İstanbui 3 No'lu DGM tarafından "bölücülük yapıldığı" gerekçesiyle toplatıldı. Asgari ücpetetenki • lstanbul Haber Servisi - Marmara Üniversitesi (MÜ) Hukuk Fakültesi lş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fehim Üçışık, Başbakanhğa gönderdiği yazıda, Resmi Gazete'de yayunlanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararını eleştırdı. Üçışık yazısında, 2000 yılında uygulanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu karannda, asgari ücretlilerin alkollü içki, sigara ve tütün kullanmadığı; lokanta, pastane ve benzeri yerlerde barcama yapmadığuun kabuJ edildigini, bu varsayunların ne ölçüde gerçek olduğunun irdelenmesi gerektiğini belirtti. Bımiyetten açıklama • lstanbul Haber Servisi - lstanbul Emniyet Müdûrlüğü yaptığı açıklamada, kamuoyunda "Adnan Hoca" olarak tanınan Adnan Oktar hakkında elde edilen bilgi ve belgelerin vergi denetmenlerine gönderildiğini açıkladı. Açıklamada, dûn bir gazetede yer alan "Maliye 5 aydır dosya bekliyor" başlıklı, "Oktar'a ilişkin istenilen bügilerin Maliye müfettişlerine verilmediği" konulu haberin gerçeği yansıtmadığı kaydedildi. Dalaman'da jandarma terönü • MUĞLA (Cumhuriyet) - Dalaman Jandarma Bölük Komutanı Üsteğmen Ali Özevim'in sivil olarak gittiği Kapıkarguı köyünde, Altuı ailesinden 5 kişiyi MP-5 silahı ile yerlerde sûTündûrdüğü, dövüp terörist muamelesi yaparak gözaltına aldığı ileri sürûldü. Vali Lütfı Yiğenoğlu, "Olayla ilgili gerekli soruşturma yapılıyor" dedi. ömHitan yakalandı • DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Diyarbakır ve Mardin'de sürdürülen operasyonlar sırasında 5 militan yakalandı. Diyarbakır'm Lice ilçesi kırsal alanında 3, Mardin'in Dargeçit ilçesi kırsal alanında da 2 olmak üzere toplam 5 militan silahlanyla birlikte ele geçirildi. Koregazisi toprağa verihi • tstanbül Haber Servisi - Kore gazilerinden emekli Albay Nuri Tunca (79), törenle toprağa verildi. Tunca'run cenazesi Selimiye Camii'nde kılınan öğle namazırun ardından Küçûkyalı MezarhğTnda törenle toprağa verildi. Öğrencisiz kalan imam hatipler, liselere ve meslek okullanna dönüştürülecek ısuruyorEBRUTOKTAR ANKARA - Öğrenci Seçme Sınavfnda (ÖSS) alana koşut tercih sistemi getırilme- si nedeniyle öğrencisiz kalan imam hatip lisesi sayısı artıyor. Valiliklerin kapatüma- lan için Milli Eğitim Bakanlığı'na teklif verdiği Isparta Uluborlu, Isparta Atabey, Tekirdağ Malkara ve Burdur Çavdır imam hatip liselerinden sonra Gebze İmam Ha- tip Lisesi ek binasının da meslek yükseko- kuluna dönüştürülmesine karar verildi. 8 yıllık kesintisiz temel eğitim nedeniyle or- taokul bölümleri kapatılan imam hatip li- selerinde geçiş süreci tamamlandı. Son or- taokul öğrencilerinin de bu yıl mezun ol- masıyla gelecek yıl imam hatip liselerinde- ki boşalmanın yüzde 80'e ulaşacağı belir- lendi. 1966, 1975-1976-1977, 1980, 1991, 1994 ve 1995 yıllannda siyasilerin dinci kesimlerden oy almak için rekor sayıda aç- tığı imam hatip liselerinde öğrenci sayısı azalıyor. imam hatip liseleri, 1997-1998 öğretim döneminde 8 yıllık kesintisiz temel eğiti- me geçihnesi ve üniversite sınavlannda alanında tercih yapana ek puan getirilme- si nedeniyle "*ülke gereksinimi ölçüsûnde din adamı yetiştirmen işlevine döndü. Öğ- renci erozyonunun sürmesi ile Isparta Ulu- borlu İmam Hatip Lisesi, Isparta Atabey fmam Hatip Lisesi, Tekirdağ Malkara imam Hatip Lisesi ve BurdurÇavdır İmam Hatip Lisesi'nin kapatılması için valilikler- ce Milli Eğitim Bakanlığı'na teklif verilir- ken yapımı süren binalann da Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ve Yüksek Öğretim Ku- rulu'na devri kararlaştınldı. Öğrenci sayısı yan yanya düşen Geb- ze'de yapımı süren imam hatip lisesi ek bi- nasına gereksinim kalmayınca deprem böl- gelerinde meslek eğitimini geliştirmek üzere "Meslek Yüksekokuhrprojesı hazır- layan YÖK, söz konusu ek binarun meslek yüksekokuluna dönüştürülmesi için bakan- lığa başvurdu. Bakanlık da Gebze İmam Hatip Lisesi ek binasının YÖK'e devrini uygun buldu. Çayyolu Konutkent'te imam hatip lisesi olarak kullanümak üzere yapılan bınayı da Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'ne devre- den bakanlık, söz konusu okulu bu yıl "75. Yıl Lisesi'' olarak hızmete aldı. Geçen yıl 192 bin 786 lise öğrencisinin öğrenim gördüğü imam hatip liselerinde bu yıl öğrenci sayısı 134 bin 224'e düştü. Ortaokula devam eden 16 bin 647 öğren- cinin de bu yü mezun ohnasının ardından ortaokul bölümleri kapanacak imam hatip liselerindeki öğrenci sayısının 2000-2001 öğretim yılında 97 bin 842'ye gerileyece- ği hesaplandı. Böylece 1995-1996 öğretim yılında 492 bin 809 öğrencinin öğrenim gördüğü imam hatip liselerindeki öğrenci sayısı 2000- 2001 öğretim döneminde yüzde 80 oranın- da düşerken, kapanan okul sayısı artacak. Valiliğin oluşturduğu kurul her ay bir araya gelerek durum değerlendirmesi yapacak İstanbui afet yönetimi toplandılstanbul Haber Servisi - tstanbül Valılığf nce oluşturulan "tstanbul Afet Yönetim Merkez KuruhT. Vali Eroi Çakır'm başkanlığında ılk toplantısım gerçekleştirdi. Vali Çakır, 17 Ağustos depremi sonrasında kurulan merkezın ilk toplantısım gerçekleştirdiğini belirterek toplantılarm her ay penyodık olarak yapılacağını söyledi. lstanbul Valıliği bahçesinde oluşturulan Afet Yönetim Merkezi'nde dün yapılan toplantıya, 3. Kolordu ve Batı Garnızon Komutanı Korgeneral Artila Kurtaran, tl Jandarma Alay Komutanı Albay Haifl tbrâhim Tıiysüz, Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, Prof. Dr. Ahmet Mete Iştkara, tTÜ Rektörü Prof. Dr. Gülsün Sağbuner, jeoloji, inşaat, mimar odalan temsilcileri ile lstanbul Büyükşehir Belediyesi temsilcileri katıldı. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı sonunda açıklama yapan, Vali Çakır, 17 Ağustos depremi sonrası kurulan merkezin ilk toplantısım gerçekleştirdığmi belirterek toplantılarm her ay periyodik olarak yapılacağını söyledi. Vali Çakır, merkezde biri bilimsel, diğeri de icra olmak üzere iki kurulun bulunacağını ifade ederek şöyle dedi: "Merkez kurulunun görevi; lstanbul da olası bir depremde hazuiık çahşmaUnm koordine etmek, kununtar arasında işbuüği abengini sağlamak ve işböhımü vapmaknr. Yapılacak çahşmalar, bu merkezde gözden geçirflerek yön \erilecek. Aynca bu kunıla bağh olarak çahşacak oJan biMmsd kurulda ahnan kararbu; kra kunılu tarafuıdan gerçekkştirilecekür."' Depremzede sıkmü içîndeYurt Haberkri Servisi - Kış koşullannın ağırlaşmasıyla deprem bölgesindeki çadır- kentlerde yaşanan sücıntılar da artıyor Ada- pazan'nda hasta ve yaşlı bir adam baraka- da çıkan yangında öldü, kendısini kurtaı- mak isteyen oğlu ile diğer barakada yaşa- yan yaşlı bir kadın ise yaralandı. Daha ön- ce "tokatçı vali' olarak gündeme gelen Bo- lu Valisi Nusret Miroğlu, TRT'nin düzen- lediği bir konserde yuhalandı. Marmara depreminden en çok etküenen 11lerden biri olan Yalova'da, başta Türk Si- lahlı Kuvvetleri'nin (TSK) kurduğu çadır- kentler olmak üzere bırkaç çadırkenfte ça- dırlann kış koşullanna uygun hale getiril- mesi ve altyapının iyileştirilmesi çalışma- lan devam ediyor. Depremzedelenn gıda, ısınma. temizliİc gibi temel gereksinimleri- nin karşılandığı, depremzedelerin hallerin- den memnun olduklan ifade ediliyor. An- cak gerek kendi imkânlanyla kurduğu ça- Bücür yurtthşındasatdacakHATİCETUNCER GÖLCÜK - Depremzede kadınlann yaptıklan bez bebekler yurtdışmda turizm bakanlığı temsilciliklerinde, dış hatlar ter- minallerinde satılacak. Kadm Emeğini De- ğerlendirme Vakfı tarafmdan Izmit, Ada- pazan, Emirdağ. Bekirpaşa, Gölcük ve Gözlementepe çadırkentlerinde kurulu atölyelerde depremzede kadınlann ürettik- leri bez bebekler Turizm Bakanlığı tarafin- dan alınacak. Vakıfla imzalanan protoko- le göre, kadınlann ürettiği tüm bebekleri satm alacak olan Turizm Bakanlığı, yurt- dışındaki temsilciliklere ve free shop'lara gönderecek. Çadırlarda oluşturulan atöl- yelerde çalışan kadınlar, hem bıraz para kazanma hem de vakitlerini değerlendirme fırsatı bulmaktan mutlu olduklannı söylü- yorlar. Vakıf yetkilileri böyle projelerin depremzedelerin yardım bekler durumdan üretici dunıma geçmeleri açısmdan önemi- nin yanı sıra kolektif çalışma ruhunu ge- liştirdiğini, iş örgütleme becerisi kazandır- dığını ifade ediyorlar. Atölyelerde üretimi, deprem bölgesinden seçilen "saha uzma- nı" kadınlar yönetiyor. Üretilecek bez be- bekler için öncelikle kız meslek lisesi öğ- retmenlerinden yardım istenmiş. Deprem bölgelerinden el becerisi olan kadınlar Is- tanbul'a getirilerek eğitim verilmiş. Bebek yapmayı öğrenen kadınlar oluş- turulan küçük gruplara bilgilerini aktar- mış. Kendileri de birer depremzede olan saha uzmanı kadınlar da üretimin organi- zasyonundan sorumlu. Bazı bölgelerde ka- dınlar bant sistemıyle çalışıyor. Birisi ka- lıp kesiyor, birisi gövdeyi, bacakJan diki- yor, biri saçlan hazırlıyor, kurdeleleri bağ- lıyor, biri de yüze şekil veriyor. Üretim atöryelerinin bazılannda özellikle küçük çocuğu olan kadınlar malzemeyi alarak kendi çadırlannda çalışmayı tercih ediyor- lar. Her kadına ürettiği bebek başına ücret ödeniyor. Çahşma saatleri dunıma göre es- neklik gösterse de sabah 10-12, öğleden sonra 14-17 olarak belirlenmiş. Vakıf yet- kilileri atölyelerde çahşmak isteyen çok kadın olduğunu, ancak şimdilik işi büyüt- mediklerini, talebe göre üretimi arttırabi- leceklerini söylüyorlar. Bebeklerin elbise- sine Ingilizce olarak "Deprem bölgesi ka- dınları tarafından el emeğnle yapıka. Yal- nızca doğal maJzemeler kullanıkü" yazılı etiketler dikiliyor. Depremzede kadınlann B bficür"adını verdikleri bebekler artık yurtdışmda alıcı bekliyor. Bücür bebeklerden sonra deği- şik modelde başka isimlerde bebeklerin de yapılması planlamyor. dırlarda yaşayanlann, gerekse dışandan ge- len yardımlarla yaşamın sürdüğü çadırkent- lerdeki depremzedelerin zor durumda oldu- ğu belirtıliyor. Hacımehmet Ovası'ndaki 1300 kişınin bulunduğu Kizun Karabekir çadırkentinde yaşayan depremzedeler, 'aç- bga, sefalete ve pisüge mahkûm edUdikleri- ni' öne sürerek ilgısızlikten yakı- nıyor. Kendi imkânlanyla kurduk- lan tuvaletlerin rüzgârda yıkıldığı- nı söyleyen Mirza YUduım. "Bu ruvaJetJerinzateodoğrudürüstalt- yapuı, gideri yoktu. Çoğu fosseptik çukuruydu. Şimdibunlardarüz- gârdan uçtu. 2-3 haftadır in«ıniıır tuvalet ihtiyaçUnnı boş buldukla- n aUnlarda gideriyor. 10-15 gün- dür barryo yapamıyoruz. Salguı hastabidardan korkuyoruz" diye konuştu. Deprem nedeniyle çevre illerden görevli gelen ve çadır- kentte yaşayan doktor ve sağlık görevlilerinin de aynı koşullarda yaşadığı ifade edildi. Prefabrike konutlann büyük bö- lümünün boş olması nedeniyle " Depremzedelerprefabrike konu- ta ilgi göstermrvor, kira yardmu- nın kesümesini istemiyor" şeklin- de açıklamalar yapılırken Yalo- va'da bazı depremzedeler, prefab- rike konutlann kendilerine 'veril- mediğini' ileri sürdüler. Öte yandan, Yalova Vahliği, Şe- ker Bayramı'ndan sonra çadır- kentlere yapılan yardımm kesile- ceğüıi açıkladı. Valilik açıklama- smda. ahnan kararla, yurttaşlann bir an önce prefabrike konutlara taşınmasuıın sağlanmasının amaç- landığı vurgulandı. Barakada yanguı Adapazan Yahyalar Mahallesi Bahar Sokak'ta Recep Toprak a aıt barakada dün öğle saatlerinde yangın çıktı. Kömür sobasından çıktığı sanılan yangın, ağaç ve suntadan yapılan barakayı bir an- da sararken yan taraftaki Onbaşı ailesine ait barakaya da sıçradı. Depremde araçlan zarar gören ve sınırlı sayıda arazözle hizmet ve- ren itfaiye ekiplerinin, yollann bo- zuk ohnası nedeniyle zamamnda yetişemediği yangında, yatalak ol- duğıı öğrenilen YusufToprak (90) yanarak öldü. Toprak'ı dışanya çı- karmak için barakaya girmek iste- yen oğlu Recep Toprak ile yan ba- rakada yaşayan Ferişte Onbaşjoğ- hı (70)yaralandı. Toprak ve Onba- şıoğlu, ToyotaSA Acil Trafık Has- tanesi'nde tedavi altına alındı. Yangm sonrası Sakarya Valisi M. Cahit Kn-aç ile Yardımcısı tbra- him Özçimen olay yerinde incele- melerde bulundu. Adapazan'nda sahte belgelerle prefabrike konutlarda oturanlann belirlenmesi için inceleme başla- tıldı. Hak sahibi ohnadığı belirle- nen bir aile ile kendilerine belge veren muhtar hakkında suç duyu- rusunda bulunuldu. Özçimen, ya- pılan ilk incelemelerde, Emir- dağ'daki prefabrike konutlardan biri kendisine tahsis edilen Hani- fe Üçay'ın belgelerinin sahte oldu- ğunun anlaşıldığmı bildirdi. Özçi- men, Hanife Üçay(35) ile kendisi- ne depremzede belgesi veren Şe- ker Mahallesi Muhtan Fahrettin Sakalhoğhı hakkında cumhuriyet savcılığuıa suç duyurusunda bu- lunulduğunu, aynca yapılan pre- fabrike konut tahsisinin de iptal edildigini sözlerine ekledi. BIRBAKMA SERVER TANlLLt 526 Şair, 1909 Şiir... Istanbul'a şu son gidişimde, Refik Durbaş, her zamanki inceliğiyfe beni görrneye geldi; ve bir de ar- mağan koydu masamın üstûne: Iri bir kutunun için- de altı ciltlik dev bir antoloji. Abdullah Özkan'la be- raber hazııiadığı eser, Cumhuhyet'ten Günümüze Türk Şiiri Antolojisi adını taşıyor ve Boyut Dosya Ya- yınları'nda çıkmış. O gün bugün de başucu kitabim oldu çalışma. Ama nasıl vermeli bu büyük emeğin hakkını? • Kolay değildir antoloji yapmak. Akıp giden zaman şiire karşı insafsızdır; bu arada antolojiyi de silkeler. Böylece, şaır olarak ve şiir olarak seçiminiz isabetli olmalı. Andre Gide'in uzun yıllar öncesi hazırladığı Fransız Şiiri Antolojisi bugün de ayakta ise ve bası- lıp duruyorsa, hazııianışındaki ustalığın da payı var bunda. Çağdaş Türk şiiri için de, bugüne değin yığın- la antoloji çıkanlmıştır. Ama, Memet Fuat'ın Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi başta olmak üzere, ancak bir iki- si geçerliğini koruyor. Şimdi elimizdeki şu son çalışmanın kimi özellikleri var. En baştaki de şu: "Sunuş" yazısında da belirtil- diği gibi, ün kazanmış olsun olmasın "şiire emek ve- renlerie şiirdostlannı buluşturması". Çok şükür, şiiri- mizin toprağı bereketli ve şiire emek verenlerimiz de boldur. Onlan da alınca, ister istemez antolojinin hac- mi genişleyecekti; nitekim eser, 526 şairin 1909 şiiri- ni kapsıyor. Bu yolu seçmenin bir yaran da olmuş: Çağdaş şiirimizin tarihsel çizgisi daha çok gözler önü- ne serilmiş. Kitabın başında, Refik Durbaş'ın kaleminden çık- ma, "Cumhuriyet'ten günümüze Türk şiirinin fazla net olmayan bir fotografisi'\ usta işi bir açıklamadır ve çağdaş şiirimizin uğrak noktalannı -söylenenin ter- sine- "netlikle" okurlann önüne koyuyor. Daha başka özellikleri de var çalışmanın: Şairlerin yaşamöyküleri ile fotoğrafları verilirken, zaman zaman el yazılan, dergi sayfaları, kitap kapakları görüntülen- miş; aynca, kimı şiirler Türk ressamlarından seçilmiş tabfolarla desteklenmiş. Son bir özellik: Antolojinin şiir bölümü beş ciltten oluşuyor; altıncı ciltte yer alan bir ÇD ROM'da ise, eserdeki bütün şairlerin şiirieri ilefotoğraflannı bulmak ve kimi şiirterini kendi seslerinden dinlemek mümkün. Özetle, dev bir çalışmanın ürunü bir eser karşısın- dayız. Emeği geçen herkesi gönülden kutlanm. • En çok ilgimi çekenler genç kuşaktan şairler oldu. 50 ve 60 doğumlu olanlan tanıyorum. Nasıl unutabi- lirim birTUrgay Fişekçi'yı, bir Adnan Yücel'i, bir Hü- seyin Ferhad'ı,bir Ahmet Erhan'ı, bir Yılmaz Oda- başı'yı, bir küçük Iskender'ı ve daha başkalannı? 70 doğumlulan ise doğrusu fazlaca bilmiyonjm. Gençlikleri, Türkiye'nin en çok savrulduğu yıllara rastlayan bir kuşağın duygulannı merak ediyordum. Antolojide onlardan yedi şair yer alıyor. Kaan Ince, "Yolun hiç uzak değil umut biliyo- rum/Sesin yağmurla birlikte tutuklu tel örgülerin ar- kasında/Bulamıyorum seni beni unut gidiyonım" di- yor. Şair de 22 yaşında canına kıymış. Serdar Aydın'da da aynı aradığını bulamamjşlık: , "Umarsızdı/boşluğa sannan esrik/kravat takmış^ hü- zûn/kınk bir güneş boyunca/uslanmaz şark/lar/yan- kılanırdı..." Ayhan Bozkurt, dışlanmış ve yalnız: "Artık şehir- de titreyişimiz tenhada/yainızlığımızla ikihayat kaça- ğıyız şehirden kovulmuş." Ayhan Kurt, "taştan birdünya" karşısında çare- sizdir: "An artık ne yapsam boşunadır bütün yaşa- maklar/Yüzümü bir kadının memelerine göm- sem/Taştan birdünyayı birkere de dokunuşlaria ta- nımlasam/Boşunadır, hiçbir yaram kapanmaz." Selim Temo'nun sonunda anladığı şu: "Işte her- kes çekip gitti. Geç oldu, ama/anladım, insandan korkmak gerektigini." Tuna Kiremrtçi de yalnızlık ve bekleyişler içinde: "Kaptan, senin deniz dediğine/Burada yalnızlık cfe- rizJGüverte dediğine/Biz aşk ihtimali./Yelken dedi- ğine acı bekleyiş." Devrim Oiriikyapan, "Biryanlışlıkoldu, büyüdüm" diyebaşlıyorşıirine. "Ta başındanyakalandığım" söy- lediği yaşam, dilerim doğrulan da çıkarsın karşısına. 70'li kuşağı yakından izleyeceğim. "Daha insanca birdünya y\ sezdikleri vesezdirdik- leri anda da, kendilerini ilk alkışlayan ben olacağım. "Daha insanca birdünya" ise, mümkündür... Oğretmenlere deprem kılavuzu tstanbül Haber Servisi - Kandıllı Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitü- sü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın da aralann- da bulunduğu Boğaziçi Üni- versitesi'nin (BÜ) 4 öğretim üyesi tarafından deprem böl- gesindeki oğretmenlere, " DepremiAnlamak'" adlı bir eğitim destek kûavuzu hazır- landı. Türkiye Kamu-Sen, depremden etkilenen lstan- bul'daki sözleşmeli persone- lin deprem tazminatından yoksun bırakıldığuıı, bunun haksızlık olduğunu belirtti. Prof. Dr. Ahmet Mete Işıka- ra'nın, aynı üniversiteden Prof Dr Özal Yüzûgüllü. Doç. Dr. Deniz Albayrak Kaymak. Dr. Nur Yemçeriüe birükte hazırladığı kılavuz, deprem bölgesindeki eğitim kurumlanna gönderilmeye başlandı. Kılavuzun önsö- zünde, "Clkemizbir deprem bölgesidir" denilırken dep- rem, "atamızdakitoprağıbir masa örtüsü gibi sükeleyen. denizi kabartan. toprağı ya- ran, üstündeki binalan >> kan, binlerce insarun o bina- bnn enkazı altında kalması- na, canlannı kaybetmesine, evsiz kalmasuıa yoJ açan bir canavar"a benzetiliyor. Kılavuzda, deprem bölge- sindeki oğretmenlere şöyle sesleniliyor: "Sizlerbucana- vann pençesinden kendinizi zor kurtardınız. Çoeuklan- mız hâlâ bu canavarla yanp kalayor,onurüyaiarmdagö- rfiyoriar. Onlan teskin et- mek, oniara depremi öğret- mek, oniara yeni bir hayat kurmak yine sizin göreviniz. Bu yeni hayatm daha büım- seL daha uygar, daha güven- li ounası için depremi ve için- de okhığumuz durumu anla- makyız." Kılavuzdaki ilk kısım, "Deprem yöresinde çalışan oğretmenlere eğhimde des- tek kdavuzu" başhğım taşı- yor. Bubölümde, yaşanan fe- laket karşısında, öğretmen- lerin durumu ele alınıyor. Durum değerlendirmesin- den sonra, "Neter \apabiB- riz?" bölümünde, hazıruklar, velileri ve öğretmenleri kar- şılama ve derslere başlama üzerine öneriler yer alıyor Böyle bir felaket sonrasında öğrenciJerde görülmesi ola- sı tepkiler ve bunlara karşı alınabilecek tutumlar belir- tiliyor. Ikinci bölüm ''Dep- rem nedir?" başlığmı taşı- yor. Bubölümde, yerkürenin yapısı, levhalar tektoniği, faylanma teorisi, fay çeşitle- n, depremin oluşumu, dep- rem dalgalan, depremin bü- yüklüğü ve şiddetının ölçül- mesi, Türkiye'nin deprem bölgeleri, fay hatlan ve 17 Ağustos depremi ele alını- yor. Kılavuzun son kısmı, "Deprem zarartarmı en aza indirmek için eğitim kurum- brmda ne giıi öoJemler ab- bffiriz?" başlığmı taşıyor. Bu bölümde, deprem zararlan- nın azalalmasına yönelik ön- lemler, deprem öncesi yapı- lacak hazırlıklar, deprem arunda ve sonrasında yapıla- cak işlemler anlaOlıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog