Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

7OCAK2000CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER İmama sahtekârhk îdcfiası • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)- Tekvando Federasyonu, Tekvando Hakemlen Birliği'nin genel kurulu sırasında, hakem ve aynı zamanda ODTÜ Camii imamı olan Halil Ibrahim Tuğran'ın sahte imzalarla genel kurulu topladığını iddia ederek devleti resmi evrak üzerinde sahtekârlık yapmak suretiyle kandırdığı iddiasıyla cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Federasyon, aynı zamanda Halil tbrahim Tuğran'ı Ankara Müftülüğü'ne de şikâyet etti. Sağlık emekçilerinden eylem • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ankara'da görev yapan sağlık çalışanlan, döner sermaye gelirlerinin dağtılmasuıdaki eşitsizlıgi protesto etmek amacıyla eylem yaptı. Sağlık ve Sosyal Hızmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi'ne bağlı sağlık çalışanlan, dün Ankara Numune Hastanesi'nde bir araya gelerek "Döner sermaye gelirleri, eşit işe eşit ücret" ilkesiyle dağıtılmalıdır" şeklindeki isteklerini dile getirdiler. Nükleer karşıtlarından eylem plara • İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Hükümetin, tepkilere karşın Akkuyu'da yapmak istediğı nükleer santral için tzmir'deki nûkleer karşıtlan eylem planı belirledi. Bu amaçla bir araya gelen çevreciler, santral ihalesine az bir sûre kala neler yapılabileceğinı tartıştılar. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Izmir Şubesi Başkanı Macit Mutaf, "Sıyasi erkin kararlı tutumu, bizi daha etkın eylemler yapmaya itiyor" diye konuştu. Meclfs'tekf idam dosyaları • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Hükümet ortaklannın, Abdullah Öcalan'ın ıdam dosyasının nerede bekletileceğuıe ilişkin tartışması sürerken, 4 kişiye aıt ölüm cezalannm yerine getirilmesine ılişkın 2 avrı Başbakanhk tezkeresi TBMM Başkanlığf na sunuldu. Meclis'te bekleyen idam dosyalannın sayısı 39'a, idam hükümlülerinin sayısı da 57'ye yükseldi. Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmak ve silahlı çetenin özel görevli elemanı olmak suçundan ölüm cezasuıa çarptınlan Hüseyin Giiçlü, Bayram Kaymaz ve Fikri Demir ile babasını ve kız kardeşini öldürmek suçundan ölüm cezası alan Süleyman Güney'in ölüm cezalannın yerine getirilmesine ılişkın Başbakanhk tezkereleri, dün TBMM Başkanlığı'na sunuldu. 2000e mektup kampanyası • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-1987 yüında "2000 Yılına Mektup" kampanyası çerçevesinde CumhurbaşkanTna yazılan 31 mektup, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e verildi. 31 mektubun Adapazan, Ankara, Istanbul, Samsun. Aksaray, Denizli, Konya, Milas, Dinar ve Adana'dan geldiğini bildiren Demirel, "Bu güzel bir şey. ıyi ki yapılmış o zaman. Bakayım, vatandaşlann zihinleri neyle meşgulmüş. 2000'li yıllara girerken halkımdan getirdiğiniz en değerli armağan sayıyorum bu mektuplan" diye konuştu. Tiim Bel-Sen'den açıklama • Istanbul Hanbul Haber Servisi - Tüm Bel-Sen'den yapüan yazılı açıklamada, 3 gün önce OHAL bölgesinde demokratik kitle örgütleri, bazı siyasi parti ve gazete bürolan ile konfederasyonun KESK'e bağlı sendika şubelerinin basılarak yönetici ve üyelerinin gözaltma alındığı belirtilerek bunun amacının sendika üye ve yöneticilerinin sindirilmesi olduğu bildirüdi. Hükümette, Öcalan dosyasını TBMM'deya da hükümette bekletme seçenekleri tartışılıyor Beldetmeye adres araınyorANKARA (Cumhurhet Büro- su) - Hükümet ortaklan arasında yaşanan Abdullah Ocalan dosya- sının geleceğiyle ilgıli tartışmalar için gözler 12 Ocak günü yapıla- cak zırveye çevrilirken; "hükü- metteya da TBMM de bekletme" seçenekleri öne çıktı. MHP'de "itiradannı kayda geçirip,sorum- luluğu Başbakan Bülent Ecevit'in üsttenmesi kaydryla dosyanm hü- kümette bekletiunesini hükümet sorunu yapmama" noktasına çe- kilebıleceği belirtilirken; kulisler- de "Başbakan Vardımctsı Devlet Bahçelı'nin grubuna hâkim olacağı güveneesi vermesiy- leTBMM'debekletme" for- mülünün de kabul edilebile- ceği değerlendirmesi yapıl- dı. Ecevit ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yümaz, Öcalan'la ilgili olarak A\- rupa Insan Haklan Mahke- mesi'nin (AÎHM) karannın beklenmesi gerektiği görü- şünü dile getirirken; hükü- metin MHP kanadından farklı sesler yükseldi. MHP'liler ortaklanyla ta- banlan arasında sıkışırken, sorunun çözümü için 12 O- cak zirvesi beklenmeye baş- landı. Öcalan dosyasının geleceğiyle ilgili olarak baş- kent kulislerinde dile getin- len seçenekler şöyle: Hükümette bekletilir: Hükümetin DSP kanadın- da, Öcalan dosyasının TB- MM'ye sevk edilmesi duru- munda sürece hâkim oluna- mayacağı ve hızla ıdam ka- ranmn onaylanabileceği kaygısı dile getırılıyor. D- SP'liler bu nedenle dosya- nın hükümette bekletilme- sini isterken, ANAP içinden farklı sesler çıkıyor. ANAP Grup Başkanvekili Beyhan Aslaa, "Hükümet sorumlu- luğu üsfJenmesin. Dosya MecKs'e gönderilsin" dedı. MHP ise, Başbakanlık'ta bekletıhne önerisine sert bir dille karşı çıkarken, Başba- kanlığın yalnızca paraf ma- kamı olduğunu, dosyanın bekletümeden TBMM'ye. gönderilmesi gerektığini sa- H ü k ü m e t t e b e k l e t m e : DSP ve ANAP'ın sorumluluğu üstlenmesi durumunda MHP, dosyanın Başbakanlık'ta bekletilmesini hükümet sorunu yapmayabilir. TBMM'de b e k l e t m e : MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin grubuna hâkim olacağı güveneesi vermesı durumunda dosya Meclis'e gönderilir ve Adalet Komisyonu'nda bekletilir. TopU, KÖŞk'e a t m a : Dosya Meclis'te onaylanır ve Çankaya Köşkü'ne gönderilir. MHP'liler, topu Köşk'e atmak isterken, Cumhurbaşkanı'nın anayasaya göre 15 gün bekletme süresi olması nedeniyle bu seçenek olası görünmüyor. vunuyor. MHP'nin, itirazlarını kamuoyuna deklare ederek kayda geçirip sorumluluğu Başbakan Ecevit'in üstlenmesi kaydıyla dosyanın Başbakanlık'ta bekletil- mesini hükümet sorunu yapma- ma noktasma çekilebileceği be- lirtildi. TBMM'de bekletilir: Muhale- fet partileri dosyanın bir an önce TBMM'ye gönderilmesini isti- yor. MHP yönetimi de bu yönde tavır koyarken; Öcalan dosyası- nın Adalet Komisyonu'nda bekle- yen diğer idam dosyalannın önü- ne alınıp hemen oylanması olası- lığı DSP'liler arasında kaygı ya- ratıyor. DSP'liler dosyanın diğer idam dosyalan gibi, TBMM'de bekletilmesinin gerek kamuoyu, gerekse bazı medya kuruluşlan- ÇİZMEDEN YUKARI MUSAKART At-TIMA ALMAKTA &ÜÇLÜK nın baskısı nedeniyle güç olaca- ğını vurguluyor. Ancak. Bahçe- li'nin ısrar etmesi ve "TBMM'de komisvonda bekletilir, ben grubu- ma hâkim olurum" güveneesi vermesi durumunda bu seçeneğin gündeme gelebilecği belirtiliyor. MHP'li Devlet Bakam Sadi So- muncuoğhı, liderler zırvesınde hükümet ortaklan arasında uzlaş- ma sağlanamaması durumunda hükümetin bozulup bozulmayaca- ğının sorulması üzerine, "Hajır bozulmaz. Hükmetin bozulması için bir sebep yoktur. Orada gö- rüşbirliği sağlanmadı diye hükümet niye bozulsun? Bi- liyorsunuz siyasette. tkaret- ten. şirketlerden farklı işle- yen bir mekanizma vardır. Tîcari ortakhklarda hissete- rin ekseriyetini elinde rutan- lann oyuyla kararlar alınır. Ama sivasette ittifakla karar ahnır. Burada da ortaklar toplanıpbirgörüs birliği sağ- larsa mesele yok. Görüs bir- liği sağlanamazsa hükümet icraan yok demektir. O za- man 76yıldır bu devlet mah- kemelerden gelen idam ka- raıian>1a ilgtti hangi usulü uyguladıjsa o usûl uygula- nacaknr" dedi. Yargı sürecı- ne müdahale edılmemesi ge- rektiğini belirten Somuncu- oğlu, yetkili mercınin hükü- met ya da cumhurbaşkanı değil TBMM olduğunu söy- ledi. Topu Köşk'e atma: MHP sözcüleri, "Biz Mecüste ge- rekeni yapalım, Cumhur- başkanı'nagöndeream.O is- ter tutar, ister affeder" di- yor. Ancak, Cumhurbaşka- nı'mn yasalan en fazla 15 gün tutma olanağı bulundu- ğu göz önüne alınırsa, bu se- çenek gerçekçi bulunmuyor. Cumhurbaşkanının "sürek- li hastahk. sakatük \e koca- ma sebebiyle beiirti kişilerin cezalaruu hafifletmek ve>-a kakürmak" yetkısı de bulu- nuyor. Ancak, bu yetkinin Öcalan için kullanılamaya- cağı, bu nedenle topu Köşk'e atmaya dönük for- mülünen zayıfotasılık oldu- ğu vurgulanıyor. Siyasi partîlerde üyelik fiyaskosu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 1999 yıl sonu verileri, siyasi partilerin seçimlerde aldıklan oy oranı ile üye sayısı arasındaki tutarsızlığı ortaya koydu Güneydoğu'da baskı Ceylanpmar'da dört HADEP'li gözaltında ŞANLIURFA / DÎYARBAK1R (Cumhuriyet Bürosu) - Şanlıurfa'nın Ceylanpmar ilçesinde HADEP binasma yapılan baskında 101 adet yasak yaym bulundu, olayla ilgili olarak 4 kişi gözaltma alındı. Diyarbakır'da HADEP'in il ve ilçe örgütleriyle bazı sendikalara yapılan baskmlarda 14 kişinin gözaltma almması tepki çekti. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla HADEP Ceylanpmar ilçe binasında arama yapan Terörle Mücadele ekipleri, yaptıklan aramada, çeşitli tarihlerde toplatüma karan verilmiş 101 dergi, kitap ve diğer yasak yaymlar buldu. Parti üyesi 4 kişi gözaltma alındı. Diyarbalcır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler 4 No'lu DGM tarafından alınan bir karan gerekçe göstererek, 4 Ocak'ta aym anda HADEP ve memur sendikalan binalan ile Özgür BaJaş ve Evrensel gazeteleri bürolanna baskm duzenlemiştı. MUTLUSERELİ ANKARA - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın siyasi partılenn üye kayıtlan verileri, 18 Nisan seçimle- rinde partilerin aldıklan oylar ile üye sayısı arasında dengesizliğe dikkat çekerken, üyelik kurumunun sorgu- lanması gereğini ortaya koydu. Baş- savcılık verilerine göre, DYP'nin se- çimlerde aldığı oy sayısı üye sayısına eşit, DTP'nin oyu ise üye sayısmm çok altında. DSP üye sayısmm 30 ka- u, MHP de 10 katı oranlannda oy al- dı. Toplumsal, Ekonomik ve Siyasal Araştırmalar Vakfı (TESAV) Başka- m EroJTuncer, siyasi partilerde üye- lik kurumunun işlevini yitirdiğini ve yeni düzenlemelere gereksinim bu- lunduğunu söyledi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı. bildirimler doğrultusunda 1999 yıl sonu itibanyla siyasi partilerin üye sayılannı açıkladı. Başsavcüığm ka- yıtlannda görülen üye sayılan ile se- çimlerde siyasi partilerin aldıklan oy sayılannm dengeli olmadığı ortaya çıktı. Bu dengesizlik nedeniyle üye kayıtlannı yemleme projesini yaşa- ma geçiren CHP'de, kesin üye sayısı 23 Nisan'da netleşecek. Başsavcılı- ğın verilenne göre, siyasi partilerin üye sayılan ve seçimlerde aldıklan oylar şöyle: - 3 milyon 761 bin 366 üye ile Tür- kiye'nin en çok üyeye sahip partisi olarak görünen DYP, 3 milyon 745 bin 417 oy aldı. - 3 milyon 293 bin 540 üyesi olan ANAP, 4 milyon 122 bin 929 oy aldı. - Üye kayıtlannı yenileme çalışma- lannı sürdürdüğü için Başsavcılık'a bildirimde bulunamayan CHP'nin kayıtlarda görülen üye sayısı 1 milyon 850 bin 657. CHP'nin aldığı oy ise 2 milyon 716 bin 94. - 571 bin 444 üyesi bulunan MHP, son seçimlerde 5 milyon 606 bin 583 oy aldı. - 205 bin 649 üyesi görülen D- SP'nin aldığı oy sayısı 6 milyon 919 bin 670 oldu. - 243 bin 602 üyesi görülen DTP üye sayısı kadar bile oy alamadı. DTP'nin oy sayısı 179 bin 871. - 33 bin 239 üyesi bulunan Millet Partisi (MP), 79 bin 370 oy aldı. - Yargıtay Başsavcılığı'na ilk kez bu yıl üye kayıt bildiriminde bulunan FP'nin 16 bin 154 üyesi bulunduğu kaydedildi. FP, seçimlerde 4 milyon 805 bin 381 oy aldı. - 15 bin 324 üyesi olan Demokrat Parti (DP), 92 bin 093 oy aldı. -12 bin 427 üyesi görülen Yeniden Doğuş Partisi (YDP), 44 bin 787 oy aldı. -12 bin 530 üyesi görülen Emeğin Partisi (EMEP), 51 bin 756 oy aldı. -1456 üyesi olan Sosyalist tktidar Partisi (StP) ise 37 bin 680 oy aldı. ^yeKk işlevini yitirdi' TESAV Başkanı Tuncer, üye ile oy sayılan arasındaki tutarsızlığı Cum- huriyet'e değerlendirirken "Üyelik sistemi iflas etmiş,işlevini yitirmistir'* dedi. Siyasi parti üyelerinin büyük bölümünün naylon olduğunu belirten Tuncer, "Siyasi partmin üyesi, parti- ye inanmıs olacak, gerçek kişi olacak" diye konuştu. Tuncer, üyelik kurumu- nun, parti içi yarışın aracı olarak kul- lamldığma dikkat çekerken, bu ne- denle üyelerin salt sayı olarak önem- sendiğini vurguladı. IRMIKIAYDIN ENGtN aengin@doruk.nettr Ah, ah, sormayın. Çok dertliyim. Şu anda okumakta olduğunuz yazı ye- rine, çok keyifli (tabii benim için keyifli) bir yazı tasarlamıştım. Özene bezene dök- türecek; çaktırmadan öğünecek; bir yan- dan dayeni çıkan kitabımın reklamını ya- pacaktım. Olmadı. Keyifli bir Tırmık'ı da, öğünmenin tadı- nı da, hele hele kitabımın reklamını yapıp satışını arttırma hesabını da yüzüme gö- züme bulaştırdım. "Tırmık'a Tırmık attım" diye başlaya- caktım. Tersi oldu: Tırmık'a Tırmıkyedim! Kendim ettim, kendim buldum... Ah, ah, çok dertliyim... ••• En iyisi baştan başlayıp anlatayım: Bi- lıyorsunuz bu köşede yayımlanan Tırmık- laryüzünden okuyucudan yediğim fırça- lann haddi hesabı yoktur. Kimi içeriğini beğenmez, fırça atar; kimi dil yanlışlannı yakalar, fırça atar; kimi mantık kusurlan- nı cımbızlar, fırça atar; kimi zevksiz bulur; kimi asık suratlı bulur, kimi fazla sulu bu- lur, ama sonunda hepsi de fırça atar. Canıma tak dedi. Şu fırça silahını, oku- yucunun elinden alayım dedim. Yayımla- nan Tırmıklar'öan bir seçme yaptım. Her Tırmık'\ tek tek ele alıp kendim, kendime fırça attım. Yani Tırmık'a kendim tırmık at- Tırmık'a Tırmık Yedim tım. Tırmıkları ve Tırmıklara atılmış tırmık- lanbir...(Ööööğğ!Türkçeyebakın! Tım- kkrrrr" diye kekeliyor. Neyse...) Yazdıklanmı ve yazdıklanma attığım fır- çalan bir araya getirip bir kitaba dönüş- türdüm. Adını da "Tırmık'a Tırmık" koy- dum. Yetinmedim, kitaba bir de ikinci ad yakıştırdım: "Yazıcılık Mesleğine Adım Atan Gençler İçin Kötü Deneylerden ve Önlenememiş Yanlışlardan Süzülmüş Notlar". Eh, bir de Türkiye'nin en seçkin yayı- nevlerinden Yapı Kredi Yayınlan'nın ba- şındaki "zor beğenirlerin en zor beğeni- h Enis Batur, kitabı basmaya yanaşın- ca, her şey tamam oldu. Tırmık'a Tırmık dün çıktı. Bir iki güne kalmaz, kitapçı vitrinlerinde de boy gös- terir. Ben de kendisine emanet edilmiş bu köşeyi, kişisel çıkan için kötüye kullanma arsızlığını göze alıp, acemi bezirgân mi- sali, "Kitabaa gel vatandaş, kitabaaaa! Hey yavrum hey, analar ne yazar doğur- muş, şu gazeteci ne kıyak bir kitap ko- tarmıııışşş" makamında çığırtkanlık yap- mayı kafaya koymuştum. Gün olarak bu- günü seçmiştim. Eğer... ••• Eğer dünkü yazı yazılmasaydı. Yazıl- ması bir yana yayımlanmasaydı. Şöyle oldu: Ismail Cem'in bir TVkanalındayayım- lanan söyleşisinde "Türkiye'de yaşayan herkesin kendi anaditinde televizyonya- yınıyapma özgürlüğüne sahip olmalıdır" sözleri üstüne DGM Başsavcılığı'nca so- ruşturma başlatıldığını gazetelerde okur okumaz, gözlerim parladı, "Işte, oldum bittimyıldızım banşmayan DGM'lere, ol- dum bittim benimle yıldızı banşmayan savcılara, sıkı bir tırmık atmanın tam da zamanı ve fırsatı" deyip kollan sıvadım. Akşamüstü, kendimce zalim bir tırmık döktürdüm. Çoğunuz gibi nezle ve gribin pençesinde salya sümük süründüğüm- den, televizyon haberlerini filan izlemeyip erkenden kafayı vurup yattım. O kadar erken yatınca da ertesi sabah kargalar kahvaltı etmeden uyanıp evden çıktım. Işe gitmeden gün boyu Istanbul'da sürt- tüm. Dolayısıyla gazete de okumadım. Akşam saatinde Cumhuhyet'e geldi- ğimde burnuma gazeteleri dayadılar. Be- nim eleştiri oklan yöneltip tırmıkladığım DGM Başsavcılığı'nda, savcı Talat Şalk tek paragraflık ve bir demokrasi dersi de içeren gerekçeli kararıyla Ismail Cem hakkında takipsizlik karan vermişti. Yazıişleri masasındakiler "pis p/s" sın- tırken ya da bana öyle gelirken, teknik servisten, Adana veTrabzon baskılannın çoktan basılıp yola çıktığı müjdesi geldi. Can havliyle, yazıyı tamire, yediğim haltıtemizlemeyeçabaladım. Nafile. Mız- rağın çuvala sığdığı kadar kurtarılabildi yazı. Büyük çoğunluğunuz dün, güya dü- zeltilmiş yazıyı okudunuz. Yani bugün "Tırmık'a tırmık attım" di- ye öğünmeyi düşünürken, "Tırmık'a feci bir tırmık yedim." Kendimi her zaman alacaklı hissettiğim DGM savcılanna ve özellikle sayın Talat Şalk'a da borçlu kal- dım. Bu meslek böyledir. Hatayı bağışla- maz. "Valla billa, ben o gün nezleydim, ghptim, TVizleyemedim, gazete de oku- yamadım" mazeretine omuz silkilir. N'apalım güzelim kitabımın reklamını yapacağıma, yediğim haltın itirafı ile ye- tinmek zorundayım. Siz siz olun, gazetecilik mesleğini seç- tiyseniz gazete okumaktan, TV izlemek- ten sakın ki geri kalmayın. Yoksa, böyie benim gibi süklüm püklüm "itirafname" ve "mazeretname" yazmakzorundaka- lırsınız... POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HtKMET ÇETİINKAYA Kayıplap Nerede?.. Haber, bazı gazetelerde yer aldı... Acaba kayıp altı işadamı nerede?.. On beş gün içinde altı işadamı kaybolmuştu. Kay- bolanların tümünün de ilginç bağlantıiarı olduğu ke- sindi... Kaybolan altı işadamının Güneydoğu kökenli ol- dukları, aralannda Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı Baş- kanı Izzertin Yıldınm ile M. Şehit Avcı'nın da bu- lunduklan dikkat çekici... Peki, IzzetYıldırım'ın birtarikatlabağlantısı varmı? Bize ulaşan bilgilere göre Yıldınm 'Kürt kökenli' ve 'Nurcu' olarak biliniyor, bir tarikat şeyhiyle yakın iliş- kisi olduğu sanılıyor... Izzettin Yıldınm ile Mehmet Kanlıbıçak'ın diğer kayıp dört işadamıyla ilişkilerinin olmadığı belirtili- yor... Geri kalan dört kişi Istanbul'un Fatih ilçesindeki Şa- fak Otomotiv'in sahipleri... Adları şöyle: Mehmet Salih Dündar, ismail Aksoy, Ramazan Yaşar ve Cihangir Gofrandi... Yine edindiğimiz bilgilere göre ortaklardan Cihan- gir Gofrandi Iran uyruklu... Şafak Otomotiv'in sahiplerinin de arkasında bir ta- rikat şeyhinin olduğu öne sürülüyor... Polis, olayla ilgili olarak yedi kişiyi gözaltma aldı, beşini serbest bıraktı... Gözaltındaki Abrt Taşan ve Raif Çiçek sorgulanı- yorlar... Peki, kim bu Taşan ve Çiçek?.. Bize ulaşan somut bilgi şu: "Abit Taşan ve Raif Çiçek, Hizbullah adlı yasadı- şı şeriatçı örgütün üyesidirier. Raif Çiçek, 1992- 1993yıllannda DiyarbakırDGM'deyargılandı. Çiçek o tarihte Diyarbakır'da esnaftı. Zehra Eğitim ve Kül- tür Vakfı'nın Diyarbakır'da da şubesi vardır.." Zehra Eğitim ve KültürVakfı'nın başkanı izzettin Yıl- dınm kimdir? Yanıt şöyle: "Hizbullah 'a yakın Kürt Nurcusu bir kişi olarak bi- linir. Nurcu Kürtlerdendir. Said-i Kürdi'n/n izinde- dir..." Burada sorulması gereken şu: "Şafa^c Otomotiv ile Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı, Fatih'te bulunuyor. Acaba, bir Vakıf-Hizbullah hesaplaşması sonucu mu altı işadamı kaçınldı?" Bu konuda henüz somut bir bulgu yok ortada!.. • • • Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı özellikle Hizbullah'a yakın 'Kürt Islamcılann' bir araya geldikleri kuruluş... Özellikle çocuklara ve kadınlara yönelik Kuran kurslan ve yurtları açmışlardır. Istanbul'da Fatih ilçe- sinde örgütlenen vakıf, Güneydoğu'nun tüm illerin- de şubeler açmış, bazı radyolar kurmuştur... Parasal kaynaklan rtereden? Vakfın, parasal desteği kurban derilerinden, fitre ve zekâttan gelmektedir. Vakıf üyelerinin çoğunluğu bu paralan iş yaşamına akıtmıştır. örneğin Şafak Oto- motiv'in sahiplerinin de vakıfla ilişkileri olduğu sanıl- maktadır... Polis, kayıp olayında önemli bir aşama kaydetti. Düğümün çözülmesi bekleniyor... ^••*.sî***.v yy Şimdi biraz gerilere gidelim... Kürt Nurcularıyla Hizbullah, 1992'den beri ilişki içindeydi. Hizbullah Güneydoğu'da örgütlenirken Zehra Eği- tim ve Küttür Vakfı'yla ılişkiye girdı. 1991-96 yılları arasında özellikle Güneydoğu'da kurban derisi, ze- kât ve fitreyi biriikte topladı... 1997 yılında güvenlik güçleri Hizbullah'a karşı ope- rasyonlara başladı. Bu aşamada Zehra Vakfı yöneti- cileri ve yandaşlanyla ilişki koptu... Yaklaşık yüz kişilık bir Hizbullah topluluğu Güney- doğu'dan kaçıp Istanbul, Izmir, Içel, Antalya ve Bur- sa'ya geldi ve yerieşti... Kürt Nurcuların Istanbul'daki önemli merkezlerinin Fatih ilçesi olduğu zaten biliniyor... Burada önemli bir nokta daha var: Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı ile Şafak Otomotiv'in merkezi Fatih... • • • Zehra Eğitim ve KültürVakfı'nın yönetici ve yan- daşlannın Said-i Nursi'nin Kürtçülüğünü öne çıkaran 'radikal bir grup' olduğunu öne sürenler de var... Vakfın bir kolunun 'Nu-bıhar' olduğu, aynı adla bir dergi çıkardıklan biliniyor... Evet... Kayıp olayını 'dinci' gazeteler nedense pek önemsemedi; haberi manşetleretaşımadı... Hizbullah, yine son bir yıldır kendi yandaşlarından on bir kişiyi Batman ve Diyarbakır'da öldürmedı mi? Muş'tan kaçırılan Hüseyin Tuncer, Enver Ak- taş ve Ali Aslan'ın Konya Akyokuş yöresinde ceset- leri toprak altında buiunmadı mi? Zehra Vakfı, Şafak Otomotiv ve gözaltındaki ıki Hizbullahçı... Kaçınlanlardan biri de Iranlı Cihangir Gofrandi!.. İl- ginç değil mi?.. Gonca Kuriş'ten de bir yıldır haber yok!.. Yazımı noktaladım. O sırada bir telefon geldi: "Şafak Otomotivyöneticileriparalan toplayıp yurt- dışına kaçmış olmasınlar!.." Haydaa! Çık işin içinden.. çıkabilirsenL hikmetcetinkaya(§ cumhuriyeLcom.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 FP Genel Başkanı Recai Kutan 6 Ocalan'ın idamı ayrı AB'nin istemi ayrı 9 ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - FP Genel Başkanı Recai Kutan, "Abdullah Öcalan mesele- sT ile "AB'nin idamm kal- dınlması yönündeki iste- minin" birbınnden a>n sorunlar olduğunu söyle- yerek "AİHM karan bek- lenir veya beklenmez. Ko- nu Mecfc'e hemengefirve- }-agehnez. Bu partiler ara- smda müştereken tespit edilmesi gereken bir hu- sustur" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Süley- man Demirel dün. FP Ge- nel Başkanı Recai Kutan'ı Çankaya Köşkü'nde kabul ederek bir süre görüştü. Kutan, çıkışta yaptığı açıklamada, Abdullah Öcalan'ın idamının Türki- ye ıçınde ve dışında nasıl gelişmelere yol açacağmm dikkate alınması gerekti- ğini vurguladı. Demirel ile Öcalan'm ıdamı konusunu da görüş- tüklerini kaydeden Kutan, cumhurbaşkanına bu ko- nuda tüm partilerin görüş- lerinin önemli olduğunu söylediğinı belirterek "Tatbikat şu anda, iktida- n oluşruran 3 parti, Bder sevhesinde bir ara\a geB- vortar \e btıgüne kadar •Şu şu konularda muhale- fet ne düşünüyor" drje Idmsenûıgelipsorduğu c4- madı" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog