Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

OCAK2000CUMA CUMHURİYET SAYFA iA U J \ kuttur@cumhuriyet.com.tr 15 Çarpışma'yla bizi 'kopartan' Cronenberg son filminde daha anlaşılır olmayı yeğlemiş Omurgada bir priz açturmca...Sayısı 14'ü bulmuş, içerüderi e biçemleriyle son çeyrek yüz- ıldır Hollywood sineması stan- artlannı zorlamış, tuhaf, itici ilmleriyle özel hayranlar edinir- en, bir kısım seyircinin de si- irlerini epeyce törpülemiş, Ka- adalı, aykın yazar-yönetmen Da- id Cronenberg'in, 99 Berlina- ;'de gümüş ayı ödülüyle değer- ;ndirilmış yenı eseri, yeni yılda lördüğümüz, 20O0'li yıllara ya- jşan ilk film oldu. Aslına uy- ,nn şekilde yazarsak, "vaRohıŞ" dıyla ansızın gösterime sunulan e&stenZ", belli temalara, mo- iflere yıllardır sadık kalan fan- astik-korku sinemasının kendi- le özgü Torontolu ustası Cronen- ıerg'in,"Vıdeodrome"(1983), •Sinek" (1986) gibi, senaryola- ını bizzat yazdığı filmlerinden. Jri Geller'in krzkardeşL. Hiçbir şeyin göründüğü gibi »lmadığı bir dünyada geçen, bi- imkurgusal bir heyecan serüve- ıini aktaran *vaRoJuŞ''ta, en son on iki mevsim önce, dayanılmaz ticilikteki "Çarpışnıa"sıyla bizi esmen 'kopartan' Cronenberg'in >u kez daha anlaşılır olmayı yeğ- ediği ve gişe başansuıı amaçla- tığı da açık seçik ortada. Insanlığın gitgide video (ya da nlgisayar) oyunlannın tutsağı ol- luğu, muallakta bırakılmış bir /akın geleceği fon alan filmde, nesleğinde doruğa yükselmiş bil- nsayar oyunu tasanmcısı Alleg- a Geller (Jennifer Jason Leigh) |üçlü bir şirketin sponsorluğun- la, istekli birkullanıcı (ya da ka- ılımcı) grubunun önünde, eXis- enZ adını verdiği yeni oyununu akdım eder ve sınarken suikas- a uğruyor. Birdenbire gruptan ine çıkıp "AUegra'ya ve eXis- tenZ'a öhun" diye bağırarak, et- :en kemikten yapıldığı için de- iektörlere filan yakalanmayan ve insan dişinden kurşun atan ta- aancasıyla ateş eden bir suikast- ;ınm saldınsından kurtulan Alleg- existenz / Yönetmen, Senaryo: David Cronenberg / Kamera: Peter Suschitzky / Müzik: Hovvard Shore / Oyuncular: Jennifer Jason Leigh, Jude Law, VVillem Dafoe, lan Holm, Chistopher Eccleston, Sarah Polley, Don McKellar, Callum Keith Rennie /1998ABD (Pinema-Avşar Film). Suikaste uğrayan Jennifer Jason Leigh'e konımalık yapan Jude Law kuyruksokumuna priz açtınp vaRoluŞ oyununu oynuyor. ra, ona konımalık yapan şirketin saf pazarlama stajyeri Ted Pi- kul'la (Jude Law) kaçmaya koyu- luyor. Bu suikastı düzenleyen, sanal oyunlara karşı çıkan, bağnaz ger- çekçilerce, hakkında, oyunuyla birlikte ortadan kaldınlması yar- gısı verilmiş, şeytani Allegra, su- ikast sırasında bozulup bozulma- dığını anlamak için oyununu Pi- kul'Ia oynamak istiyor, ama ön- ce Pikul'un kuyruksokumuna bir priz acmak gerekiyor! "Erkek" çocuk Pikul, arkasına delik açıl- masını zar zor kabullenerek, nor- malde sinirli, geçımsiz, ama oyun sırasında daha güzel ve seksi olan Allegra 'yla çekici olduğu kadar da tehlikeli bir "oyuniçindeoyun" sarmalına kapılıyor derken... Dizüstüne konup okşanarak ça- lışan ve kadın cinsel organını çağ- nştıran, gittikçe canlanan bir "*ga- me pod" aracılığıy la, anüsün üs- tündeki, iki delikli bir prizden farksız bir "bio-port"tan, doğru- dan katılımcuıın (ya da kullanı- cının) sinir sistemine bağlanarak oynanan eXistenZ oyununu, ka- ukmcının arzulan, duygulan, kor- kulan belirleyip oluşturuyor. Her zamanki gibi yine cinsel ilişkıye göndermelerle, bedene yapılan müdahalelerle, kesip biçmelerle, sokup delmelerle, girintiler-çı- kıntılarla, karüı, irkiltici, sannsal sahnelerle ve içe girmeye (alma- ya) kafayı takmış yönetmenin malum "takmnbrrjte*' dolu film- de, pod'dan çıkan, göbekbağmı an- dıran bir kordonun, kuyruksoku- munda açılmış bir14 priz"e sokul- ması ve karşılıklı bir enerji alış- verişiyle oynanan eXistenZ, ka- tıluncıyı postalandığı sanal âle- min göbeğine yerleştirip, gerçek- ten daha gerçek ve zor durumlar- la sınayan, algılamasını değişti- ren, şımdiye dek hayal edılenle- rin çok ötesinde, zorlu bir oyun. Bu oyunun yaratıcısı Allegra'nın, karşı tarafça (gerçekçilerce) yok edilmeye çalışıldığı filmin esin kaynağını, 3-5 yıl kadarönce hak- kında mollalarca katli vaciptir fetvası verilen, yazar SaknanRüş- di'nin başına gelenlerden almış Cronenberg. Seyirriyle dalga geçmek Estetik değerlerini tersyüz et- tiği, film süresince aymaza düşü- rüp tedirgin bıraktığı seyircisiy- le yine baştan sona dalgasını ge- çerek kafa buluyor adeta. Ama dünyayı bir sanal gerçeklik oyu- nu gibi kuran "vaRoluŞ"la, nis- peten hazmı kolay, herkesin ko- İayca takılabileceği düzeyde, po- püler olmaya çalışan bir fantezi çekmiş bu kez hazret. Yeryer, be- denle birlikte ruhun da derinlik- lerine dalma iddiasındaki kendi sinemasuıın da parodisini yapa- rak hem de. Cronenberg'in hayal gücünü doludizgin görüntülere dökme çabasımn en yeni ürünü olan, "organikfesentetiğin" iç içe geçtiği ve belki de gerçekte de- ğıl de bir oyunda geçen "vaRo- hıŞ^ta Jason Leigh-Law çiftinin yanı sıra \MDem Dafoe,lan Hotm, Christopher Ecdeston, Sarah Pol- ley ve Don McKellar gibi oyun- cular da kısa rollerde boy göste- riyor ve "defik açtcı", benzin is- tasyonu sahibi Dafoe'yla, Alleg- ra'nın hamisi, bilim adamı Holm, akılda kalan kompozisyonlar çi- ziyorlar. Konumuz sinir cerrahisi Yönetmenin, insanla bilim-tek- noloji ilişkilerini kendine özgü tarzıyla ele alan çoğu işindeki gi- bi, yine Cronenberg formatlann- da kotanlmış, bu kez sinir cerra- hısi üstüne garip bir hikâye anlat- tığı ve bir bilgisayar oyunu gibi gelişen '^vaRoluŞ", kimisinin yü- zünü buruştura buruştura, kimi- sinin de ağzırun suyu aka aka sey- rettiği, kuşkusuz "farkb oknma- lara açık", tipik bir Cronenberg filmi sonuçta. Yıllardır aynı tema ve motifle- re yoğunlaşaîak, içiyle dışıyla in- san bedenindeki değişimlere, dö- nüşümlere ilişkin, dayanması, an- laşılması, anlamlandınlması güç, esrarengiz, bulmacamsı, tuhaf fanteziler üreten Cronenberg'in, tekdiize yaşamm kısırdöngüsü- ne kıstınlıp sıkıhnış çağdaş insa- nın bilgisayar oyunu aracılığıyla bir çıkış arayışını görüntülere döktüğü bu son "sarsıa* fürni, yö- netmenin nanunı şanını sürdürü- yor, bizce "Vıdeodrome", tt Si- nek", "Ölü Üdzfcr" ya da Burro- nghs uyarlaması "Çıplak Şölen" gibi çoktan klasikleşmiş, başya- pıtlan düzeyine erişmese de. Notukıt^ hain hocaKorku fıhniyle gençlik fihni türlerini kaynaştınp klasiklere yapılmış göndermelere, kimi buluş ve esprilere bolca yer vererek son dönemde gişeden ses getirmiş Çığnk 1-2', 'I Kn«m VVhat You Did Last Summer' ve 'Fakülte' filmlerine yazdığı senaryolarla, korkunun yıldızını yeniden parlatan. hatta Hollywood'daki 'yeni kuşağın en yaratıcı dehalanndan biri' olarak selamlanan, sinema tarihine vakıf, daha 3O'lu yaşlarının başındaki, Caroline'h senarist Kevin WHIiamson'un ilk yönetmenlik denemesı 'Oğretmen', doğrusu bizi hayal kınklığına uğrattı. 'LanerJi Tepe' yerine yeğlediğimız 'Oğretmen'de, kuşkusuz herkesin okul anılannda var olan, anlayışsız, baskıcı, notu kıt hoca figüründen yola çıkan senarist- yönetmen Williamson, küçük bir kasaba lisesinden kurtulup büyük kente, üniversiteye gitmeyi ve garsonluk yapan yoksul annesinin (Lesle> Ann VVarren) hayatta Teachlng Mrs. Tlngle/Yönetmen, senaryo: Kevin VVilliamson / Kamera: Jerzy Zielinski / Müzik: John Frizzell / Oyuncular: Helen Mirren, Katie Holmes, Barry Watson, Marisa Coughlan, Liz Stauber, Molly Ringvvald, Lesley Ann VVarren/1999 ABD (Film Pop) yenne getiremediği arzularuu gerçekleştirmeyi hedeflemiş, küçüklüğünden ben başanya kilitlenmiş, çalışkan bir kız öğrenci olan akıllı, uslu, iyilik tımsali Leigh Ann'la (Katie Holmes), film artisti olmayı hayal eden, Marüyn Monroe ve 'Şeytan' taklitçisi, Luke için yanıp tutuşan, yakuı arkadaşı Jo Lynn (Marisa Coughlan) ve Leigh Ann'a kesik, beceriksiz yakışıklı Luke'un (Barry Watson), hiçbir şeyden memnun kalmayan, nefret dolu, zehir zemberek tarih öğretmeniyle (Helen Mirren), şaka gibi başlayıp Tatar oku gibi bir 14. yüzyıl silahıyla yaralanma, haneye saldın, şiddet-dehşet sahneleriyle çığnndan çıkarak ölümüne bir kavgaya dönüşen mücadelesini anlatıyor. Ogretmene hakettiği dersi vermek Bir taşra lisesinden, arkası güçlü, hafız. şımarık Trudi (Liz Stauber), tarihçiyle sado-mazo ilişkıdeki okul koçu (Jettrey Tambor), tarihçinin yerini alan, pembe roman tutkunu müdür yardımcısı (Molly Ringwald), Leigh Ann'ın sevecen rehber öğretmeni (Vivica A. Fox) ve tarihçinin şantajlanna ses çıkaramayan okul müdürü (Mknad McKean) gibi beylik karakterler çızen füm, gitgide grotesk bir hal alan ikinci yansında bayağı aksayıp çuvallıyor dramatik açıdan. Öğretmenlerin tepkisini çekecek boyutta hain, kıskanç, zalün yansıtılmış, kasabadan çekip gidememiş, kocasrnca terk edilmiş yaşlı tarihçiye, vur abaüya mısalı bütün kötülük faturasını çıkaran Williamson, özgün olmak isterken yavan ve zayıf bir gerilim denemesinden öteye gidememiş. Belki Helen Mirren uğruna katlanılabilir. CÖSTERİMDEKİ FİLMLER... CÖSTERİMDEKİ FİLMLER... CÖSTERİMDEKİ FİLMLER... House on Haunted Htll/ Lanetll Tepe 194O'lı yıllardan, 1977'de ölene kadar çahş- mış, korku- gerilim-macera türünde uzmanlaş- mış, Amerikan sinemasuıın tıplu Ed Wood gibi kenarda-köşede kalmış, unutulmuş, üçûncü sı- nıf yönetmenlerinden VVflham Castk'ın, 1958 yapımı "House On The Haunted HiIT klasiği- nin yenidençevrimi olan "LanetJi Tepe", günü- müz teknolojisinin mükemmel özel efektleriy- le destekli, yeni bir perili ev portresi çizerek önümüze gıcır gıcu-, yeni bir korku-gerilim fil- mi sürüyor. Eski birer Castle hayram olan, gü- nümüzün iki ünlü yapuncısı ve yönetmeninin, JoelSüver'la RobertZemedds'in yapımcılığın- da gerçekleştirilen bu "House On The Haunted Hill"in yeniden, çevrimini VVHnam Malone yö- netmiş. Tuzaklarla dolu, adeta içüıdeki şeytanla yeni- den soluyarak canlanan bir evde verilen bir do- ğum günü partisine katılan tüm davetli- davet- sizlerin giderek eve hapsedildikleri ve bir türlü içinden çıkamadıklan labirentimsi, dehşetengiz bir hikâyeye dayamyor film. Parti mekânı ev, bir zamanlar İcorkunç tıbbi deneylerin yapıldığı es- ki, esrarengiz bir yapı. "Shine"la Oscar kazanan GeofFrey Rush'la Geoffrey Rush Laneth Tepe'de tüm daveifflerin bir türfö terkedemediği bir parti verryor. Famke Jansen'ın oynadıgı"LanerJi Tepe", kor- ku öğesini kara mizah ve özel efektlerle birleş- tiren, yeni bir gerilim-heyecan denemesi. Son dönemde Türk sinemasında belirginleşen canlüığnı yeni bir örneği de, yıllardu" televizyon- da "Bizinıkiler'' vb. gibi, yediden yetmise her- kese hitap eden popüler aile dizileriyle bir ge- lenek oluşturan Bugay Yapım'dan gelen "Duruş- ma" ikinci haftasmda.. Senaryosunu L'mur Bugay'ın yazdığı, Yalçın Yelence'nin yönettiği \e başhca rollerini Meltem CumbuL Zafer Algöz, Güven Kıraç ve Rutkay Aziz'in paylaştığı "Duruşmar 'da, tstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan orta direkten insanlar arasına bomba gibi düsen bir bekâret öy- küsü hikâye ediliyor. Mahallenin alımlı kızı Nazan'ın başından, mahallenin iki yakışıklısıyla (Selami ve Ca- vit'le) iki evlilik geçmesine karşın bakire kal- ması, Selami'yle Cavit'in Nazan uğruna kıya- sıya kapışması, Nazan'ın entrikacı annesinin çevirdiği dolaplar, şeytana külahını ters giydi- ren boşanma avukatuım numaralan, tüm ma- halle halkınm gelişmeleri merakla izlemesi ve sade mahalle yaşammın bir anda medyatik ha- le dönmesi komik bir dille anlatılıyor. Perdede sıcak mahalle renkleri ve canlı tiplemelerle ilgi çekmeyi ve eğlendirmeyi amaçlayan, televiz- yon dızısi gibi sevimli bir güldürü "Durusma". YENİ BAŞLAYANLAR... YENİ BAŞLAYANLAR... YENİ BAŞLAYANLAR. 'Breakfast of Champions/ şamplyonların Kahvaltısı' Bruce W Ulis, Nkk Nolte, Albert Finney, Barbara Hershey, Glenne Headley gibi ünlü oyunculan bir araya getiren bir Alan Rudotph ka- ra komedisi olan "Breakfast of Champions- ŞampiyonlannKalrval- ösı" bugün gösterime giriyor. Robert Altman'ın çıraklığından ve bağımsız sınemadan yetişen ya- zar-yönetmen Alan Rudolph'un, bilimkurgu ağırlıklı, kendine özgü bir kara mızaha dayanan hikâye ve romanlanyla 1970'li yıllardan be- ri dikkat çeken, kolay kolay kate- Sharon Stone 'Seksi Peri'deolgun ve dolgun. gorilere sığmayan Amerikah yazar Kurt Vbnnegut Jr.'un, vaktiyle di- limize de çevrilmiş, aynı adlı roma- nından uyarladığı "Şampiyonlann Kahvarosr, Kilgore Trout (Albert Finney) adındakı başansız bilimkur- gu yazanyla, onun romanlannm hayranı olan, Dwayne Hoover (Bru- ce Willis) adındaki, biraz kafadan çatlak, zengin bir işadamınm çev- resinde ve gittikçe deliren bir dün- yada gelişiyor. Kahramanlannın gözünden mo- dern yaşamın yerleşmiş kurumla- nna saldın niteliğindekı "Şampiyon- lann Kahvamsı'' meraklısına sürp- rizler vaat ediyor. The Muse / Seksi Peri Hollywood'un, komedi ustası adaşı MdBrooks'un izini süren oyuncu-yazar- yönetmenlerinden Albert Brooks'un son filmi "The Muse- Seksi Peri", yönet- menin gözünden Holrywo- od yaşamına bakan bir "eğ- lencefik". Brooks'un her zamanki gibi yazıp yönet- tiği ve oynadıgı "Seksi Pe- ri", Amerikan sineması- nm ünlü isimlerini karşımı- za getiriyor. Örneğin filmin kahramanı, nicedir özgün bir şey yazamayan, kalemi tıkanmış, maddi sıkuıtıya düşmüş senaristi oynayan Albert Brooks'la, yardı- mını istediği, doğaüstü güçlere sahip, seksi ilham perisini canlandıran (ve Bruce VViIlis 'Şampiyonlann Kahvartısı'nın zengin, çarJak işadanu. böyle peri dostlar başına dedirten) Sharon Stone'un ve senaristin il- ham perisiyle çok iyi anlaşacak ka- nsuıı oynayan Andıe MacDovvell'in yanı sıra Jeff Bridges, Cybill Shep- herd, Jennifer TıDy'nin de rol aldı- ğı filmde Martin Scorsese, James Cameron. Rob Reiner kendilerini oynuyorlar. October Sky/Eklm Dü$ü Son yıllarda "Rocketeer", "Ju- manji" gibi fılmleriyle adından söz ettiren yönetmen Joe Johnston'un, Jake GyOenhaaLChrisCooper,WH- liam Lee Scott, Laura Dern, Nata- lie Canerday gibi genç oyuncular- la çevirdiği "October SKY-Ekim Düşû", uzun yıllar boyunca NA- SA'da çahşmış bir uzay mühendi- sinin gerçek yaşamöyküsünden per- deye aktanlmış. Werner Von Braun'un çalışma- lanndan etkilenip üç arkadaşıyla birlikte roket yapıp firlatan ve ba- basının karşı çıkmasma aldrmaksı- zın sonunda kasaba halkını yldız- lara erişmenin hiç de kötü bir şey olmadığına ikna eden azimli genç, uzay çağının başladığı 1950'li yıl- larda kendine daha iyi bir hayat kurmaya kesin kararlıdır. Geçmişe saplanıp kalmış baba- sına karşın geleceği gören, uzaya gö- nül vermiş bir gencin düşlerini ger- çeğe çevirdiği, gerçek bir yaşamöy- küsüne dayanan "Ekinı Düşü", NA- SA'dan geçen yıl emekli olmuş uzay mühendısi HomerH-Hickam Jr.'un "Rocket Boys" adlı biyografik ki- tabından sinemaya uyarlanmış. Thierry Bouefin 20. yüzyılm son gösterisi btanbul'da • Kümir Servisi - Ünlü Fransız fotoğrafçı Thierry Bouet'nin 'Century's Last Show' (Yüzyıluı Son Gösterisi) adlı fotoğraf sergisi 13 Ocak'ta Istanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde açılacak. Profesyonel fotoğrafçılığa Tony Kent'in asistanı olarak başlayan Bouet, 1997 yıluıda Türkiye'de 'Hotel Particuliers' başlıklı bir sergi açmıştı. Sanatçı bu son sergisinde moda dünyasını farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. 20 Ocak tarihine dek sürecek olan sergiden sağlanan tüm gelir Türk Eğitim Vakfı Depremzede Çocuklar Eğitim Fonu'na aktanlacak. Cemal Süreya Şiir Ödülleri' sahiplenini bıridu • Kültür Servisi - Ayduılık dergisinin düzenlediği 'Cemal Süreya Şiir Ödülleri'ni kazananlar belli oldu. Bu yıl 10. su düzenlenen ve 46 yayımlanmamış, 18 yayımlanmış yapıtın katıldığı yanşmada Altay Öktem 'Şiddet, Elbet' adlı dosyasıyla yayımlanmamış yapıt dalında ödül alırken, yayunlanmış yapıt dalında yanşmaya katılan hiçbir yapıt ödüle değer görülmedi. Ödüller 11 Ocak'ta Italyan Opera Salonu'nda yapılacak bir törenle sahiplerine verilecek. Köpptfnün yönetmeni Bernhard VNcki öMü • MÜNtH (AA) - Ünlü banş filmi 'Köprü'nün yönetmeni Bernhard Wicki, 80 yaşında Münih'te öldü. 1919'da Münih'te doğan Wicki, savaş sonrası Ahnan sinemasının önde gelen simalanndandı. 'Köprü'de İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi ordusunda silah altma alınan bir grup öğrencinin müttefiklere karşı bir köprüyü savunmalan ve başlanndan geçenler konu ediliyordu. 1959'da çektiği 'Köprü' ile uluslararası alanda ün kazanan Wicki, 'Malachi Rüyası', 'Yaşlı Kaduıın Ziyareti', 'Kalenin Fethi' ve 'Zanzibar' gibi tanınan fihnleri de yönetmişti. Jeanne Moreau'ya Altın Ayı Ödütü • Kültür Servisi- Ünlü Fransız oyuncu Jeanne Moreau, Berlin Uluslararası FilmFestivali'nde yaşam boyu başanlı çalışmalan nedeniyle Altuı Ayı ile ödüllendınlecek. Festival düzenleyicileri, bu yıl 50. yılıru kutlayan ve 9-20 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde, Moreau'nun çalışmalanna da yer verileceğini açıkladı. Sinema dünyasına 1949'da atılan ve bugün 71 yaşında olan Jeanne Moreau, ünlü fihni'Jules ve Jim'de François Tnıffaut ile çalışmıştı. Hollyvvood binyılm eşiğinde pekor kırdı • LOS ANGELES (AFP) - Hollywood filmleri, 1999'da toplam 7.3 milyar dolarlık hasılat elde ederek, yeni binyılın eşiğinde bir rekora imza attı. Pazanrun yüzde 17'sini elinde tutan Walt Disney yapımlan bu hasılattan en çok pay alan filmler oldu. Şirketin imzasım taşıyan 'The Sixth Sense' (Altmcı His) ve Toy Story 2 (Oyuncak Hikâyesi 2) beklenmeyen bir ilgiyle karşılaşarak 200 milyon dolarlık kazanç elde etti. Listenin ikinci sırasında yüzde 14'lük payla Warner Bros. yer alırken yüzde 13'le Universal üçüncü sırayı aldı. Yılın en yüksek hasılatuu toplayan Yıldız Savaşlan Bölüm 1- Gizli Tehlike'nin yapuncısı olan Tvventieth Century Fox ise beşinci sırada kaldı. 'Austin Powers II' ve 'Blair Cadısı' da Yıldız Savaşlan'ndan sonra en çok izleyici çeken yapımlar oldu. 2000in ilk uluslapapası ödülü Fanl Say'a verildi • Kürtür Servisi - Fazıl Say'ın 'Gershwin' adh albümü, ilk uluslararası odülünü Fransa'da kazandı. 'Gershvvin'e, dünyanm başlıca klasik müzik dergilerinden 'Le Monde de la Music' 'Ayın CD'si ödülünü verirken, albümü Alman RTL televizyonu ve radyosu da "Aym Plağı' seçti. Türkiye'de geçen hafta satışa sunulan ve içinde 'Rhapsody in Blue', 'Summertime', '1 Got Rhythm Variations' gibi yapıtlannın da yer aldığı 'Gershwin'de Fazıl Say'a Kurt Masur yönetimindeki New York Filarmoni Orkestrası eşlik ediyor. 'Gershwin', Mart ayından itibaren Teldec-Atlantic Records firması tarafmdan ABD'de ve tüm dünyada satışa sunulacak. Fotoğraf sanatçısı Jose Maria Silva öldü • LTÎUGUAY (AFP) - Ünlü tango şarkıcısı Carlos Gardel'i muhteşem fotoğraflarla ölümsüzleştirerek büyük bir ün sahibi olan Ispanya kökenli fotoğraf sanatçısı Jose Maria Silva, bir yüzyıh aşan yaşamuıa veda etti. 102 yaşında ölen sanatçı, popüler fotoğraf sanatının en büyük isımlerinden biri olarak kabul ediliyordu. 1897'de Ispanya'da dünyaya gelen sanatçı, henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte Uruguay'a göç etti. İlk stüdyosunu 1917'de ülkenin başkenti Montevideo'da açtı. Gardel'le 1917'de şarkıcnıın Uruguay turnesinde tanışan Silva, o yıldan sonra Gardel'in fotoğraflaruıı sık sık çekti. Ancak sanatçıyı fotoğrafın en tanınan isimlerinden biri haline getiren yapıtlar, 1933'te çektiği Gardel fotoğraflan oldu. Arjantin'in bu en ünlü tango şarkıcısımn geniş kenarlı şapkasuım altından gülümseyen yüzü belleklerden hiç silinmedi. Gardel, bundan iki yıl sonra bir uçak kazasında yaşamını yitirdiği için, bu fotoğraflar sanatçuun müzik yaşamında kaydedilmiş son göriintüleri oldu. Şarkıcı, çekmekte olduğu filmlerinin reklamını yapmak amacıyla fotoğraflann 400 kopyasını isteyince fotoğraflar daha da büyük bir üne kavuşmuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog