Bugünden 1930'a 5,439,331 adet makale



Katalog


«
»

6 OCAK 2000 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER TBAŞ'tan borçlulara üç ay eksüre • ANKARA(ANKA)- TEDAŞ Genel Müdürlüğü, kamu kurumlanna 1999'a ait elektrik borçlannı ödemeleri için üç aylık ek süre verdi. TEDAŞ'tan yapılan açüdamada, kurumun resmi daire, beledıye. belediyeye bağh kooperatif ve birlikleri ile köy ıçme suyu birlikleri ve köy muhtarlıklan içme suyu abonelerinden olan alacaklannın büyük miktarlara ulaştığı belirtildi. Vakıfbank'tan konut kredisi B Ekonomi Servisi - Vakıfbank, 27 Arahk'ta uygulamaya koyduğu "uzun vadeli konut kredisi" uygulamasına açıklık getirdi. Konut kredisi faiz oranırun, ekononıideki gelişmelere bağlı yılda bır yeniden gözden geçirilebileceğine ışaret edılen açıklamada, "Gözden geçirme sırasında ayarlanacak faiz oranı kredi kullananlar lehine olacak. Kredi faizi hiçbir zaman kredinin kullandınldığı tarihteki faiz oranırun üzerinde olmayacak" denildı. Oto itıracatmda pekor kınldı • ANKARA(AA)-1999 yıltnda otomobil ihracatındaki patlama nedenıyle toplam otomotiv ihracatı 2 milyar 238.1 milyon dolan buldu. Ihracat, otomobilde adeta patlayarak 137.3 milyon dolardan 712.1 milyon dolara çıktı. Uludağ thracatçı Bırlikleri rakamlanna göre, 1999 yılmda ihracat otomobilde yûzde 418.6, otomotiv ana sanayiinde yüzde 154.1 'e ulaştı. Geçen yıl toplam ana sanayi ihracatı 1 milyar 52,7 milyon dolar olmuştu. Elektrikte son îiyatlap ASj<ARA(AA) Elektrikte Ocak ayı için öngörülen yüzde 5'lik zammınyüzde2.re çekilmesiyle birlikte fiyatlar yeniden düzenlendi. Buna göre, elektnğın birim fiyatı meskenlerde 38 bin 300 liradan 38 bin 180 liraya, sanayide de 38 bin 780 liradan 37 bin 670 liraya ındirildi. tçme suyu ve kullannıa suyunda 32 bin 370 lıra olarak belirlenen tarife, ticarethane, resmi daire, yazıhane, şantiye ve geçici aboneler için 45 bin 650 lira; hayır kurumlan, hastaneler, okullar için de 28 bin 60 lira olarak belklendi, Tapım, sanayiye karşı güç y i t M • ANKARA(ANKA)- 1999'da fiyat dengesi sanayi lehınde geüşti. Geçen yü tanmdaki fiyat arüşlannın çok düşük çıkması nedeniyle iç tıcaret haddı yine tanm lehmde kaldı, ancak tanm sektörü sanayiye karşı önemli oranda güç yitirdi. Toptan eşya fiyatlannın yüzde 62.9 arttığı 1999 yılmda sanayideki fiyat artışı yüzde 76.7'ye ulaşırken tanmdaki artış yüzde 30'da kaldı. Tanm ve sanayi arasındaki fiyat dengesmı ifade eden iç ticaret haddi, 1998 sonunda 149.5 , düzeyinde oluşmuştu. İç ticaret haddi, 1999 sonunda 110'a, yıl ortalamasında 131.5'e indi. _, ; - 200(Testok enttasyon • ANKARA(ANKA)- Aralık ayındaki yüksek oranl; enflasyon, 1999 yılıncan 2000 yılına önemlı bır miktarda stok enflasyon devredilmesine nedea oldu. Bu yıl fiyatlar hiç artmasa bile, TEFE'deki yıllık ortalırna enflasyon yüzde 26.5'ten aşağı inmeyecek. Hükünet, bu yıl TEFE'Jeki ortalama enflasyımu yüzde 38.5 o'.îrak hedefliyor. Aralk jyında kaydedılen yüzt i.î oranındaki TEH£rtışı.2000yılı ;ın »jörülen yüzde \5\i ortalama c usyon hedefinin nknasım tehlikeye 178 milyon insanın yaşamını yitirdiği tarihin en kanlı dönemi Düşbozumlaınun yüzyıh ERGİN YILDIZOĞLU Medyada 21. yüzyıla ilişkin yaygın görüş, ge- lecekten çok umutlu: Dünya ekonomisi giderek daha da küreselleşecek, teknolojik gelişme ve bil- gi kol emeğini giderek yol edecek, insanlan dar görüşlü kurallara sıkıştıran ulus devletler, dolayı- sıyla devlet baskısı yok olacak. Bu ınanca göre, demokratik, banşçıl, çok kültürlü ama kültürlenn birlikte uyum içinde yaşayacağı bir dünya bekli- yor bizi. 19. yüzyıl biterken de 20. yüzyıla ilişkin yay- gın görüşler, en az bugünkü kadar iyimserdir. O zaman gıtokçe artan refaha, hızla gelişen ve bü- tünleşen dünya ekonomisine, dev adımlarla iler- leyen teknolojik devnme bakanlar, insanlık tari- hinin en banşçıl yüzyılına girmekte olduğuna ina- nıyorlardı. 1930'laragelindiğine, 1. Dünya Savaşı, küresel- leşmenin çöküşü, Rus devriminin dejenerasyonu, faşizmın ve Stalinizmin yükselışi, kendini maki- neli tüfekte, TNT'de, zırhlı birliklerde, ilk uçak- larda, zehirli gazlarda tüm çıplaklığıyla ortaya ko- yan teknolojinin öldürücü gücü, bu umutlan bü- yük bir gürültüyle çökertti. Üstelik, daha sırada Yahudi soykınmı, Stalinist çalışma kamplan, "Nanking'in iğfali", Ispanyol iç savaşı, II. Dün- ya Savaşı, Nagasaki ve Hiroşima'ya atılan atom bombalan vardı. Sonunda en az 178 milyon insa- nın yaşamını kaybettiği bu dönem, tarihe en kan- lı yüzyıl olarak geçiyor. Iklyüzyıtıngöbekbağı Hannah Arentd, Erk Hosbwam gıbı tarihçile- re göre 20. yüzyıl I914'te başladı. Hosbwam bu yüzyılı Doğu Bloku'nun çök- tüğü 1989yılındabitirir. Böy- lece 21. yüzyıl aslında 1990'larda başlar. Peki 1914'ühangikoşullar hazırladı, sorusunu sorunca da karşımıza, 19, 20 ve 21. yüzyıllan özgün bir şekilde birbirine bağlayan çok ilginç iki olgu çıkıyor: Teknolojik devrim ve kureseleşme. 19. yüzyılın sonunda yaşanan bir küreselleşme ve teknolojik devnm, 20. yüzyılı hazırladı. 21. yüzyüı da 20. yüzyılın so- nunda başlayan bir başka kü- reselleşme ve teknolojik dev- rim dalgası hazırlıyor.Gerçek- ten de dikkatle bakınca, 1914 patlamasının arkasında, 1870'lerde başlayan uzun, ya- pısalbirkrizinyattığı, 19İ4'e kadar uzanan dönemle. 1970'lerde başlayan ve hâlâ devam eden dönem arasında ilginç benzerlıkler^khığu da tebüi ni bır düzen istiyordu. Buna karşılık, burjuva dün- yasında "fin du siede" korkusu şekılleniyor, Ya- hudi düşmanlığı ilk modern biçimlerini yavaş ya- vaş ortaya koyuyor, giderek yaygınlaşıyordu. Sö- mürgecilikle birlikte, ırkçı teonlere "biKmseT kı- lıflar bu dönemde dikilmeye başlandı. Bu arada yerleşik yaşamlann altüst ohnası. zaman ve me- kân kavramlannda hızh ve radıkal değişıklikler yaşanması, genel toplumsal bilinçte ve bunun kns- talleşmiş ifadesi olarak sanatçılarda baş dönmesi, yönelim şaşkınlığı yaratıyordu. Demir çelik. do- layısıyla makınelı tüfek. uzun menzillı toplar, tank, zırnü gemiler, mayınlar gibi yeni sılahlar, iç pat- lamalı motor, hızh haberleşme. nihayet uçak, ay- nı zamanda da büyük bir yıkıcı eneıjinin de birik- mekte olduğuna işaret edıyordu. Uluslararası rekabet hızlanıyor Giderek sertleşen uluslararası rekabet ve tekrar su yüzüne çıkmaya başlayan kriz eğılimleri, gö- rünüşte "bir amn dönem" olan bu dönemin için- de, küreselleşme, yeni bir yüzyıla, 1914'e doğru hızla koşuyordu. Işte 19. yüzyıhn son çeyreğin- de başlayan bu küreselleşme, 20. yüzyılı hazırla- dı. Ancak bu küreselleşme 1914'te duvara çarpü, 1929'dan sonra dünya pazan dağıhnaya başladı. 19. yüzyılın sonunda patlayan knzın pisliğiru to- parlamak, dünya ekonomısini tekrar yeni bir he- gemonik gücün vesayeti altında birleştirmeye baş- lamak için, iki dünya savaşı, bir sürü yerel savaş, iç savaş ve devrimler, faşizm, soykınm, milyon- larca ölüm, baskı ve sömürüyü ortadan kaldırmak için 1917'debaşlatılan büyük atılımın Stahıüzmin eUnde boğulması gerekecekti. 19. yüzyıhn son çeyreğinde başlayan küresel- Üretlmde dttşüş 1870'lenn başında, dünya ekonomismın demir çelik gi- bi önder sanayi dallarında şıd- detli üretim düşüşlen yaşandı. Dönemin iktisatçılan, artan işçi maliyetlerini, gerileyen kârlan suçladılar. 1896'ya ka- dar süren bu "böyfik depres- yon" döneminde, 1873-78. 1883-86 ve 1890-95 yıllann- da olmak üzere üç genelleş- miş resesyon yaşandı; iç ve dış piyasalarda borç krizleri, dev şırket iflaslan birbirini iz- ledi. 1873'te Ingiltere'de, 1877'de ABD'de borsalar çöktü. Bu dönemde uluslara- rası rekabet giderek hızlandı. içerde yeni teknoloji uygulaması, şirketler arasın- da dikey ve yatay entegrasyon, merkezileşme ve tekelleşme eğilimleri hızlandı. Uluslararası piya- salarda kartelleşme, yeni bir sömürgeleştirme dal- gası, Çin, Avustrarya, Osmanh tmparatorluğu, hat- ta Rusya gibi yeni coğrafyalan dünya pazanna katma ahlımı başladı. 1876-1900 arasında Avru- palı güçlere aıt sömürgelerin alanlan yüzde 79.6 arttı. tngiliz sömürgelerinın alam 2.5 milyon mıl- kareden 7.7 milyon milkareye yükseldi. Yeni bir sermaye biçimi olarak mali sermaye ortaya çıktı ve dünya pazannda etkin olmaya başladı. Serma- ye ihracı giderek önem kazandı. Uluslararası ma- li piyasalar oluştu. 1878'de Ingiltere uluslararası altın standardını kabul ettirdi. 1858'de ilk transatlantık telgraf kablosu döşen- di, 1876 telefonu getirdi, 1878'de Edison ampulü yapü, 1896'daMarconitelsiztelgrafiçinpatental- dı. 19. yüzyılın ikınci yansında, iç patlamalı mo- tor, elektriİdi makıneler, demir çelik üretiminde Bessemer konvertörü, tanm makineleri, bunlara bağlı olarak kıtlesel üretim ve yeni emek kontrol tekniklennin gelişmesi, büyük basın, büyük ma- ğazalar vb. yaygınlaştı. Yine bu dönemde sendi- kal hareket büyüyor, güçleniyor, kitle grevi işçi ha- reketinin literatürüne giriyordu. Artık bu sınif ye- 1968 hareketi, umulan değişimi getirmedi. leşmenin yarattığı kaos, 1945'te bıtıiğınde ABD hariç dünyamn hemen tüm ekonomik ve siyasi güçleri ekonomik-toplumsal bir çöküş noktasın- daydı. ABD bir tarafta, Rusya öbür tarafta, dünya ekonomisini iki farkh alanda yeniden inşa etme- ye giriştiler. Önce Yalta ve Potsdam'da, hangi böl- genin kimın nüfuz alanına ait olduğunu saptandı, doğrudansavaşmamayakararverildi. Sonra ABD, savaş boyunca büvüyen üretim gücünü, mali kay- naklanru hareket geçirdi. Hem böylece olası bir ekonomik krizi atlattı hem de Avrupa ve Japon- ya'nın inşasma paralel olarak, dünya pazannı ken- di liderliğı altında, IMF, Dünya Bankası. G ATT ve Bretton Woods anlaşması. NATO gibi kurumlar aracılığıyla yeniden birleştirmeye başladı. Sömürgelerln sonu Avrupa sömürgelen önce özgürlüklerine ka\ıış- tular, sonra çoğu tekrar ABD yörüngesıne oturdu- lar. Avrupa'da olası bir savaşı engellemek ve Al- manya'yı tecnt etmek amacıyla bir Avrupa Birli- ği süreci başladı. 1929'daki bunalımdan ders alan hükümetler, dağüan dünya pazannı tekrar bütün- leştirmeye giriştiklerinde. bir önceki küreselleşme döneminde ağızlannı fena halde yakan büyük iş- sizhk dalgalanna yol açarak toplumda siyasi istik- rarsızlık yaratan "serbest piyasa" dogmatizmini bir kenara koyup, olası krizlere karşı ekonomiyi denetleyebümek için kamu işletmelerinı ve plan- lama tekniklerinı, refah devleti bağlamında, bir se- ri toplumsal hızmeti de de\Teye soktular. Kapttallzmin altın çağı Diğer taraftan. 1950 sonrası dönem kapitaliz- min bir altın çağıydı, ama aynı zamanda Avrupa ve Japonya ekonomilerinın yeniden toparlanma- sıyla dünya pıyasasında giderek potansiyel bir faz- la kapasitenin, kriz eğilıminin zeminini hazırladı. 1950-1970 arasında geçmışin savaşlan unutuldu. Kimya, ilaç sanayii, hızla yaygınlaşan elektrikli ev aletleri ve otomotiv sektörü, dünyamn çehresini yavaş yavaş değiştirirken siyasi ortamda tam bir isükrâr vardı. Ta ki 1968'de hemen her yerde, her iki bloka karşı protesto hareketleri patlayana ka- dar. 1968'de Avrupa'da öğrenci hareketi olarak başlayan toplumsal başkaldın, sendikalan ıçme çekti ve dünyamn hemen tüm gelişmekte olan ül- kelerinde yankılandı. Grevler ve direnişler ancak askeri darbelerle denetim altına alınabildiler. Stalinizme. "\arolansos\l alizme" karşı dabaş- kaldıranlar oldu. 1968 Çek ayaklanması bunun birdışavurumuydu. 1968 olaylan, Yeni Sol'un do- ğuşu, Çin-Sovyet bölünmesi, Stalinizmin presti- jinin bir daha toparlanamayacak şekilde yıkıhna- sına yol açtı. 1989'da göstericiler Berlin Duva- n'na dayandıklannda, Doğu Avrupa rejimlennin direnememesinin ardında yatan boşvermişliğin tohumlan sanınm işte bu prestij kaybmda yatar. 1968-73 dönemi yahıızca kitle hareketleriyle değil, petrolün krizi, gelişmiş ülkelerde üretken- a t .ı 11 lığın ve kârlann sürekli bir düşme eğilimi, Doğu Bloku ekonomileri- run bır durgunluk dönemine girme- sı. ABD egemenliğinin simgesi Bretton Woods para sisteminin çök- mesi gibi göstergelerle de hem Ba- tı kapitalizminin hem de Stalinız- min. SSCB tt sos>alİ2nıinin" II. Dünya Savaşı sonrası "atan çağı- nın" kapandığun göstenyordu. ABD, tüm askeri teknolojik üstün- lüğüne rağmen Vietnam'da tutuna- mayıp çekilince, ABD hegemonya- sı üzerine ilk tartışmalar başladı. Artık giderek yaygınlaşan genel ve yapısal bir ekonomik kriz vardı. Ancak II. Dünya Savaşı sonrasının iki hegemonık devletinin kurduğu küresel siyasi ıstıkrar,"soğuk sav»- şın" bıtmesine kadar sürdü. Ekonomik kriz 1980'lerin başmdaki borç krizi, krizin gelişmekte olan ülkeleri de etkisi alrtna alarak küreselleştığını haberverir. ReagaD-Thatcher dö- neminde, 1950 sonrasının ekono- mi politikalan, refah devleti anlayı- şı tümüyle terk edilir, yaşanan eko- nomik krize çare olarak, ülke için- de işçi haklanna karşı bir saldın başlar, uluslararası düzlemde de ye- ni bir küreselleşmerun inşasına bi- Unçli olarak girişilir. ABD, IMF ya- pısal uyum polmkalarından oluşan politika platformunu benimser. 1980'lerde, kriz tartışmalan uzun dalgalı hareketlere. emperyalizm, çokuluslu şırketler gibi teorik konu- lara ılgi artar. Bu dönemde, Doğu Bloku'nun krizi derinleşir ve bir ye- niden yapılanma amacıyla Perest- roika ve Glasnost başlar. 1968 hareketi beklenen değişik- likleri getirmedi, hemen hiçbir ka- zanım elde edemeden bitti. Bunun sol içinde yarattığı moral bozuklu- ğu, 1979 ABD havaalanlan grevlerinin ve 1984 madenciler grevlerinin de bastınlmasryla ağırlaş- tı. Postmodernizm olarak tanınan bir düşünsel alom, sol içinde hızla postmarksizmi yarattı. 1968'in Stalinizme tepkisi, kendine yeni bir yol açamadığı için, doğrudan antisosyaüst bir eksene, sosyalizmin kaynağı olarak gördüğü aydınlanma düşüncesine, dünyayı anlama ve değiştirme ref- leksine bir tepkiye dönüşmeye başladı. Bu yakla- şım özelükle 1989'dan sonra, o güne kadar SSCB yörüngesindeki partilerin birdenbire dağılmaya başlamasının getirdiği karamsarhkla, bilimsel yönteme inançsızlığı, mistisizmi körükler. Solun geniş kesimleri açısından, artık küreselleşmeden, kapitalizmin kendihğinden kapitalizm olmaktan çıkmasını ummaktan başka yol yoktur. Bu arada sosyal demokrasi II. Dünya Savaşı'nın ertesinde başladığı evrimin bir sonucu olarak hızla neo-li- beral ve küreselleşmeci perspektifleri benimse- mekte, III. yol tezı oluşmaktadır. Solun, 200 yıllık tarihi adeta bir düşbozumuy- la noktalandı. Ama ya 1989'da çöken, aslında çok daha önce, 1930'lardan önce çürümüş, sosyalizm- le alakası kalmamış bir canavardan başka bir şey değilse? 1990'lann başında bu soruyu yamtlamak, pratik düzlemde son derecede zordur. 'Seattleprotestoları direnişin ilk işareti'Her ne kadar Yeni Dünya Düzeni umudu, Körfez Savaşı'yla sönmüş, Doğu Bloku'nun çökmesi Baö Bloku'nun iç çelişkilerini su yü- züne çıkararak. şınıdi tek süper güç, ABD'nin hegemonyasım sorunlu bir hale getirmişse de kapitalizme karşı tepkılerin, genel bir ilgi çek- mesi için 1999'u, Seattle'da yaşanan protesto- lan beklemek gerekecektir. 1990'lar boyunca küreselleşmenin kaçırul- mazlığı, yarattığı büyük olanaklar vurgulanır, bilgisayarve întemet bağlamında bir sanal uza- ym ideolojik siyasi etkileri, bunu adeta yeni bir mesih düzeyine çıkaracak kadar abartüır. Ulus dcvletlerin zayıflaması alkışlarnr, ama kaybolan iktidan kimin aldığı düşünülmekbile istenmez. Ancak gerçek dünya bu ideolojik saplantılan dağıtmaya başlamıştır bile. 1990'lar ilerledik- çe, özelükle Asya krizinden sonra, küreselleş- me sürecinin serbest piyasa ideolojisinin tüm zaafian, Doğu Bloku'nun çökmesinın jeopoli- tik;sorunlan ortahğa dökülmeye başlar. BaLkan- lar'daki patlama, yeniNATOkonsepti. ABD'nin uluslararası siyasi askeri refleksleri, Rusya'nın emperyalist refleksinin gen gelmesiyle Orta Asya'da bir "bûjükoy'unıın'' yeniden başlama- sı, dünyamn hızla 19. yüzyılın sonuna benzedi- ğini gösterir. Teknolojik devrime karşı, özellik- le genetik alamnda ilk kuşkular belirmeye, tü- keticinin "frankeşt^n*' besinlere karşı tepkisı- nin bir sonucu olarak, endüstri kârlılığını yitir- meye, büyük şirketler, giderek bu alaru terk et- meye başladığı haberleri gehneye başlar. Yüz- yılı hazırlamaya başlayan ikinci küreselleşme dalgasınm vaatkri de bir bir sönmeye, bunakar- şıuk ufiıkta insanlığın başına yeni felaketler ge- tirebilecek kara bulutlar birilaneye başlamıştır. Ancak insanlığın tarihten ders çıkarmakta ol- duğunu düşündüren gelişmeler de yok değil. 1990'lann ikinci yansında küreselleşmeye kar- şı muhalefet giderek güçlenmeye başlar. Bu, yeni teknolojileri de kullanan ve küresel bir da- yanışma ağına dayanan bir muhalefettir de. Bu muhalefet hareketi. Dünya Ticaret Örgütü'nün küreselleşmeyi büyük şirketler yaranna planla- mayı, uiusal egemenliği toptan ortadan kaldır- mayı amaçlayan bir yasa taslağmın, MAI'nin geri çekilmesine yol açar. Bu uluslararası mu- halefet o güne kadar görülmemiş renklilikte ve genişlikte bir koalisyon olarak 1999'da, kapita- lizme, kâra dayalı toplumsal düzene, uluslara- rası şirketlerin egemenliğine, DTÖ'nün bir dün- ya hükümeti olma niyetine karşı sloganlarla Se- attle'da sokaklara döküldüğünde, tüm dünya- mn ilgisini üzerine çekerken, ABD pohsi de bu kentte süayönetim Uan etmek zorunda kalır. A- ma DTÖ'nün milenyum toplantısının, gösteri- lerden yüreklenen azgeuşmiş ülkelerin temsil- cilerinin direnişiyle çökmesini engelleyemez. O hafta, uluslararası yatınm bankalarından Morgan Stanley'in baş ekonomisti Steplume Roach. haftalık raporunda, Seattle için "Ban- dan sonra otacaklann ilk işaretkfir" diye yazar. Gerçekten de Seattle, eski felaketleri 21. yüz- yılda yeniden yaşamamak için yapüması gere- kenlerin ilk işaretlerini verir, arük tarihe kanş- tığı samlan bır dıreniş geleneğinin canlanmaya başladığım gösterir. Kendisine yüklenen tüm umutlan boşa çıkaran 20. yüzyıl, ilginç bir şe- kilde yeni bir umut ışığı yakarak kaparur. Cumhuriyet Mahallesi'ne bir Cumhuriyet Mahallesi daha ekleniyor: CUMHURIYET KlNALI MÂHALLESİ (2. BÖLÜM!) (P'umhuriyet mahallesi I. Bölüm'deki 565 parsel sahiplerini buldu ve proje çalışmaları hızla ilerliyor. Ancak, mahallemize henüz katılamayan okurlarımızın, dostlanmızın istekleri de sürüyor. Şu anda bu istekleri de karşüayabildiğimiz için mutluyuz. I. Bölümün yaklaşık 1 km güney doğusunda, denize yaklaşık 800 metre uzakhktaki yeni bir arazi üzerinde Cumhuriyet Kınalı Mahallesi'ni kurmak için çalışmalara başladık. 122.450 m2 büyüklüğünde olan bu arazideki 140 parseli okurlanmıza jeolojik zemin raporları hazırlanarak düzenlenmiş depreme dayanıklı projeleriyle birlikte sunuyoruz. Aynca, ağaçlandırmaya olabildiğince geniş alan aynlabihnesi ."*"'' ' için de parsel sayısı 140'Ia sınırlanmış ve parsel buyüklüğü en az 500 m 2 olarak belirlenmiştir. Parsellerde inşaat izni oranı, tabanda %20 olup projeler tek ve ikiz villa olarak * tasarlanmıştır. Denize daha yakın olan ve I. Bölüm'de oturan dostlanmızın da yararlanacağı sosyal tesislerin de yer alacağı Cumhuriyet Kınalı Mahallesi'nde parsellerin metre kare fiyatı 14 milyon TL'dir. Peşinat 1,5 milyar TL olup kalanı 6 eşit ve sabit taksitle ödenecektir. Okurlarımızla, dostlarımızla birlikte yaşayacağımız Cumhuriyet Mahallesi adım adım gerçekleşiyor. Mahallemizle ilgili her yeni gelişmeyi size bildireceğız. M CumhuriYelmahallesi "Doğayla uygarlık buluşuyor" YİNE DENIZCORUNUMLU IMARLI İFRAZLI BACIMSIZTAPULU U A H M A R A O E N I Z I Cumhuriyet Mahallesi nerede kuruluyor? •Cumhuriyet Mahallesi Istanbul'un batısında, Tekırdağ-Çoriu yolu Kınalı kavşağı üçgenınde, Çanta Köyiı beledıye sınırian içinde kunjluyor. istanbul'a uzaklığı TEM yolundan 45 dakıka, E5 yolundan 55 dakikadır. »1. Bölümun hemen güneyınde yer alan Kınalı Bölümü arazısının de stabılıze yollan vardır. •Bu arazinin de yalnızca % 14'ü evlere aynldı. Kalan % 86'nın küçük bir bölümü yol ve otopark, çok büyük bır bölümü ise bahçe ve park olacak. Basın Başvuru: ÇAĞ PAZARLAMA Sarayı Kat:4 (Gazetecıler Cemiyeti Ustü) Cağaloğlu - İSTANBUL Tel: (0212) 520 21 91 - 92, Faks: (0212) 520 50 23 Satış yapılan Cumhuriyet Kitap Kulübü bürolan: Ankara: Atatürk Bulvan No: 125 Kat:4 Bakanlıklar - AN KARA Tel: 419 50 20 pbx, Faks: 417 19 57 tzmir. Halıt ziya Bulvan 1352. Sok. No: 2/3 Alsancak - İZMİR Tel: 441 12 2Opbx,Faks: ' 441 91 17
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog