Bugünden 1930'a 5,438,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 6 OCAK 2000 PERŞEMBE HABERLER Başbakanlık, kablolu yayın lisanslan için gereken belgeyi 'hazırlanmadığı' gerekçesiyle vermiyor Televizyonlar güvenlik beldîyor • Kablolu yayın lisans süresi yıl içinde dolan 53 televızyon, Başbakanlığın"güvenlik belgesi" vermemesi nedeniyle hsans yenileyemiyor. Lisans süresi bu ay içinde bitecek olan, aralannda NTV, Show TV, CÎNE 5, atv ve CNN Türk'ün de bulunduğu 21 televizyonun kablodan yaptığı yayın, yenileme işleminin yapılmaması halinde kesilme tehlikesiyle karşılaşacak. sağlık Bakanlığı Ensülinde yeni dönem tstanbul HaberServisi -Sağlık Bakan- lı£ı, Dönya Dıyabet Federasyonu'nun önenlen doğrultusunda Türkıye'de de 1 Ocak 2000 tanhinden ıtibaren 100 ünıte- lik ensülin kullanılmasını kararlaştırdı. 100 ünitelik ensülinler Şeker Bayra- mı'ndan sonra satılmaya başlanacak. Bakanlık 100 Ünitelik Ensülıne Geçış Komitesi Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun. Dıvan Otel'de dün yaptığı basın toplan- tısında, dünyanın pek çok ülkesınde 100 ünitelik ensülin kullanıldığını hatırlata- rak ensülin kuilanan ve Türkıye ye gelen yabancılar ıle yurtdışına gıden Türklenn bu konuda zaman zaman problemlerle karşılaştığıru söyledı. Türkiye"de halen ensülinlenn 40 ünite ıçeren şışeler ve 100 ünite ıçeren kartuşlar halinde satıldığını anlatan Prof. Hatun, uygulamadan sade- ce 40'lıklann etkıleneceğıni söyledı. Geçış dönemı sırasında vatandaşlann ellennde bulunan stoklan kullanabılece- gını, ancak 40'lık enjektörlen kesınlıkle 100 ünitelik ensülin ıçın kullanmamala- n uyansında bulunan Hatun. "Hasta eger 40lık enjektör ile buna göre 2.5 kat daha yoğunlaşmış buhınan 100 ünitelik ensüJi- ni knOanırsa,ihtijacının dzerinde ensülin afantş oiur. Bu da şekerini düşürür veya arttınr. Doiayısıyla yaşamını tehlikeye atabiir 1 ' dıye konuştu. Hatun. hastanın alacağı dozlarda hıçbir değışiklık olma- yacağını, sadece enjektör ve şışedc değı- şiklik olduğunu belırttı. Türkıye Dıyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz da hayat kurtaran en- sülinın fazla kullanılması halinde soğuk terJeme, ellerde titreme, açlık hıssi, si- nniilik; tedavi edilmedıği takdirde de ko- maya sokma ve ölüme kadar \aran so- nuçlara neden olabıleceğıne ışaret etti. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) -Kablodan yayuı yapan 53 Türk ka- nalırun lisans süreleri yıl içinde do- luyor. Kuruluşlann lisanslannı ye- nilemelen için Başbakanlık'tan, Kablolu Yayın ve Izin Yönetmeli- ği'nde öngörülen "ulusal güvenHk be)gesir> nı alarak, Radyo ve Tele- vızyon Üst Kurulu'na (RTÜK) ver- meleri gerekıyor. Yayuı kuruluşla- nmn bu doğrultuda başvurulannı yaptıklan, ancak Başbakanlık'tan belgenin "hazır olmadığT yanıtun aldıklan bildirildı. Bunun üzerine kuruluşlann RTÜK'ten "tisans sû- resinin uzablması"nı istedıkleri kaydedildi. RTÜK'ten önceki gün yapılan açıklamaya göre "yayın kuruluşla- nnın herhangi bir mağduriyete uğ- ramamalan" açısından, kablolu ya- yuı lisans süresi ocak ayı içinde do- lan kuruluşlara, ışlemlerini tamam- lamalan için 31 Ocak 2000 tarihı- ne kadar süre verildi. Açıklamada, bu süre içinde işlemlerini tamamla- mayan kuruluşlann kablolu yayuı lısanslannın iptal edileceğı bildiril- di. RTÜK'ün bu konuda Başbakan- lığa da başvurması bekleniyor. Alınan bılgıye göre ocak ayı ıçın- de kablolu yayuı lisans süresi biten ve güvenlik belgesının alınamama- sı nedeniyle lisans yenileme işle- minin gerçekleştinlememesı halin- de kablodan yapöklan yayuılan ke- silme tehlikesiyle karşılaşacak olan televizyonlar şöyle: "NTV, Show TV, Number One, Best TV, CİNE 5, CNN Türk,Kanal E, BRT, Kanal A, HBB, Kent TV, ctv, TV8, Bursa-O- lay TV; STV, Pop TV, Söper Kanal, Kanal 4, AS TV, Prima, atv." Şubat ayında lisans süresi biten televizyonlar da şöyle: "Antalya-E TV,Gaziantep-Olay TV,FIash TV,TGRT,Kanal6,1a- terstar, Kanal 7." Adana'nın kurtııluşııtörenlerle kutlandı Adana'nın düşman işgalinden kurtuitışunun 78. vüdönümü yağmura karşın törenlerle kutlandı. Tarihi Büyüksaat Kule- si ile Ulucami arasma büyük bayrağm çekilmesi ik başlayan tören, 5 Ocak Anıü'na çelenk komüması ve saygı duruşunda bulunulmasıyta sürdü. Adana miDetvekflleri Arif Sezer, Metanet Çulhaoğlu, F. Rüş- tü Özdemir, M. Ali Bükâ ve Haiit Dağb, Vaü Oğuz Kağan Köksal, 6. kolordu Komutanı Korgeneral Orhan Yöney, Büyükşebir Belediye Başka- nı Avtaç Durak ve kamu kunım ve kuruluşlanmn yetküileri Atatürk Parkındaki Atarürk Anrtına çelenk koydular. İstikJal Marşf nın ardından Uğur Mumcu Alanr nda yapdacak resmi geçft ile sürraesi gereken tdrenier aşın yağış nedeniyle Seyhan KüMr Merkezi'ne aJındL (Fotoğraf. AA) Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tehlikeli sonuçlan beraberinde getiriyor HPV viriisü rahim kanserine neden oluyor lstanbul Haber Servisi - Kansas Ünıversitesı Öğretim Üyesi Dr. Henry W. Buck, cinsel yolla bulaşan hastalıklann tehlikeli sonuçlan beraberinde getırdığıru belirterek bu yolla bulaşan HPV adlı vırüsün rahim ağzı kanserine yol açtığmı söyledi. Dr. Buck, Metropolıtan Florence Nightingale Hastanesi'nde, doktorlara vönelık "Seksüel Gecişli Hastahklar" konulu konferans verdi. Dr. Buck, bu virüsün kadınlarda. rahim ağzı bölgesinde siğil şeklinde ortaya çıktığını, zamanla bacaklarda kabanklıklar şeklinde de kendini gösterdiğini ifade etti. Rahim agzı " ' "" kanserlerinin cinsel yolla bulaşan HPV adlı virüsten kaynaklandığını belirten Henry Buck şöyle devam etti "Rahim ağzında oluşan kanser yakılarak, dondurularak ve lazer yöntemiyle tedavi ediliyor. Dtştaki siğiDer için de yakma ve dondurma yöateminin yanında bağışıkuk sistemini güçfcndiren ve hastahğın bir daha ortaya çıkmasını engelleyen ilaçlar kullanılıvor. Hastalığuı bulaşmasını engelkmek için prezervatif yeterii olmuyor. Tam iyileşme sağlanana kadar cinsel ibşki kurulmamaİL" PERŞEMBE ORHAN BURSALI Yüksek Organizasyon Türkiye, gazetelerimizin baş- lıklannda sürekli uçuşta olan bir ülke konumuna geldi. Bu uçuş kapısını, bize iyice, son zaman- lardaABD Başkanı Clinton aç- tı. Bizimle ilgili hemen her ko- nuşmasında Türkiye'yi dünya gücü olma yolunda bir ülke ola- rak tanımladı ve durmadan gu- rurumuzu okşadı. Biz de bu ka- pıdan girdik ve toplumca uç- maya başladık. Ülke olarak yıllardır içinde bulunduğumuz çıkmazlardan kurtulabilmek için geniş ölçüde morale ihtiyacımız olduğu ger- çektir. Avrupa Topluluğu aday ülkesi konumunu kazanmakla da aranan moral bir ölçüde bu- lundu. Türkiye, birdenbire, he- defleri ve ülküsü olan bir ülke oldu. Ama, sadece moralle, sade- ce Avrupa standartlannı belirii ölçülerde yerine getirmekle, sadece jeostratejik bir konuma sahip olmakla, sadece nüfu- suyla ve geniş pazanyla ve bü- tün bunlann toplamıyla, Türki- ye'nin bir dünya gücü olama- yacağı kısa sürede ortaya çı- kacaktır. Ekonomiyi bir süre için düzeltir, enflasyonu tek haneli rakama indirebiliriz. Ama bu da yetmez. Peki, ne gerekiyor bir dünya gücü olmak için? ••• Bence bu sorunun yanıtı, es- ki Almanya Başbakanı Helmut Schmidt'in 21. yüzyılda dün- yanın yüz yüze geleceği sorun- lan araştıran upuzun makale- sindeki (Die Zeit) bir cümlede saklı. Schmidt, 21. yüzyılda Hindistan'ın -Brezilya ile birlik- te- dünyanın süperdevletlerin- den biri olabileceğini belirtir- ken, tek yapması gerekenin "kendi vatandaşından en yük- sek verimi alabılmeyi örgütle- yebilmesi" olduğunun altını çi- ziyor ve Hintlilerin ortalama ze- kâ düzeyinin Avrupa ülketerin- den daha aşağı olmadığını be- lirtiyordu. Hintliler gerçekten ılgınç bir toplumdur. Yüksek bir bilimse) araştırmageteneklen vardır. Bil- gisayar yazılımlan geliştirmede önde giderier. Çok büyük matematikçiler çıkrnıştır oradan. ABD'ye yer- leşmiş büyük araştırmacılan, bilim insanlan vardır. Ancak kendi insanının beyinsel ve gi- rişimci gücünü örgütleyemiyor, bütün bu yetenekterinin ürünle- rini toplayamıyor ve bunları toplumsal yarara dönüştüremi- yorlar. ••• Dünya gücü/devleti olabil- menin bam teli, bazı koşullann var olmasının yanı sıra, toplu- mun zekâ/akıl/emek gücünü en yüksek düzeyde örgütleye- bilmektir. Türkiye, dünya devle- ti olabılmenin bir dizi koşuluna sahiptir, ancak en önemli özel- likten, bu koşullan en yüksek düzeyde örgütleyebilecek ye- tenekten yoksundur. Toplumun ortalama zekâsını geliştirmesinin önemini henüz yeterince göremiyor. Kendi insanlanndan, tek tek yurttaşlanndan, zekâ/akıl/e- mek olarak en yüksek verimi alabilecek, yurttaşının verebi- leceği her şeyi emebilecek, yurttaşlannı bu açılardan sonu- na kadar sağmal inek gibi sa- ğarak, ortaya çıkacak ürünleri toplumsal ortak yarara dönüş- türebilecek anlayıştan, bakış- tan yoksundur. Özetle, Türkiye, kendi her türlü zenginliğini, tek bir yük- sek organizma gibi yaşayacak bir toplumsal örgütlenmeye dönüştürememektedir. • • • Bu eksikliğin temelinde, her- halde bilim toplumu olamama- sı yatıyor. Söz Schmidt'ten açılmışken devam edelim: Almanya'nın büyük gücünün temelinde top- lumsal örgütlenme yeteneği yatar. Almanya bir bilim ülkesi- dir. Çok köklü bir bilim gelene- ği vardır. Her şeyi en ince aynn- tısına kadartartışır, sonuçlarçı- kartır ve hayata uygular. Bilim ve teknoloji toplumu ol- mak, yani eleştirel aklı toplum hayatının hemen her kesimine uygulamak, yüksek örgütlen- me gücü olan toplumu ortaya çıkartır. ••• -' 21. yüzyıl, insanını, insanının yeteneklerini/beyin gücünü en yüksek düzeyde örgütleyebilen toplumlann olacaktır. Buna hiç şüphe yok. Türkiye'nin, gündeminde sü- rekli kalması, tartışması ve so- nuçlar çıkarması gereken temel sorunu budur. Gerçekten uçmanın başka hiçbır yolu da yok. E-posta:obursali(â bHim merkezi.org.tr. ' Yunus Nadi Armağam Yarışması, 1946'da kuruldu; hem geçmişe, hem ge- leceğe dönük olan anlamı, gazetemizin kurucıtsu Yunus Nadi'ye saygı ve sevgi- den kaynaklanıyor. Yalnız Cumhuriyet gazetesinin değil, Türkiye Cumhuriye- ti 'nin kuruluşunda büyük emeği bulunan Yunus Nadi'nin anısını her yıl tazelemek bizim için bir görev. Devrimci ve de- mokrat Cumhuriyet 'in Ulusal Bağımsız- lık Savaşımızla ve Türkiye Cumhuriye- ti'ylezamandaş ve eşanlamlı bir kuruluş tarihçesi var. Yunus Nadi, gazetemizin teivel taşlannı bu doğrultuda koydu. Yu- nus Nadi 'nin ölüm yüdönümünü geçmi- şe dönük bir acı olarak değil, geleceğe yönelik bir kültür olayına dönüştürmek amacıyla bu yarışma düzenlendi. Yarışmanın ilk düzenlendiği yıllarda Türkiye de sanat alanında hiçbir özel ödül yoktu; tek parti dönemiydi ve yal- nız CHP 'nin koyduğu bir şiir ödülü var- dı. Aynı dönemde bütün dünyada sanat, bilim ve edebiyat ödülleri ün vapmışlar- dı. Isveç 'te NobeL, ABD de Pulitzer, Sov- yetler 'de Lenin, Fransa 'da Goncourt ödüllerinin sonuçlan Türkiye de de izle- niyordu; ama ülkemiz bu alanda da geç kalmıştı. Cumhuriyet gazetesi bu öncü- lüğü üstlendi, elli dört yıl önce düzenle- nen Yunus Nadi Armağam 'yla sanat ve kültür yaşamımızda bir yarışma coşkusu oluşturdu. Daha sonraki yıllarda Türkiye de de yanşmaların ve ödüllerin sayısı çoğaldı, yirmiyi aştı. Bugün belki ödül enflasyo- nundan söz açılabilir; eleştirel bir yak- laşımla sakıncaları gündeme getirilebi- lir, ama yine de kültür, bilim ve sanat konularında yapılan yatırımların çok yararlı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Zamanla ödüller arasında aynmlar or- 54. YIL YUNUS NADİ ÖDÜLLERİ 2000 taya çıkar; bir yarışma kurumsallaştık- ça, amacı, nitelikleri, karakteri belirgin- leşir. Bu arada kimi holdinglerin kendi amaçlarına yönelik yarışmalar düzenle- meleri ve ödüller dağıtmaları da bu alanda kaçımlmaz çoğulculuğu yansıtı- yor. Kimi bankalann, şirketlerin, ticari tekellerin reklam amacıyla düzenledik- leri yanşmaların ödülleri, parasal açı- dan ne kadar büyük olursa olsun; özü, maddi çerçevenin dışındaki anlamda odaklaşıyor. Ödüller, Yunus Nadi Armağam Yanş- ması adıyla aralıksız olarak kırkyüı aş- hn bir sürede düzenli olarak gerçekleş- tirildi, kültür ve sanat hayatımıza amaçlanan katkılan yaptı ve etkilerini duyurdu. Daha önce bir dalda yapılan ödüllendirmenin kapsamı 1990 yılından itibaren genişletildi ve Yunus Nadi Ödülleri adıyla sürmeye başladı. Ülkemizin kültür ve sanat yaşamı bü- tün baltalanmalara ve olumsuz yatınm- lara karşın sürekli gelişiyor ve yaygınla- şıyor. Fikir ve sanat özgürlükleri Türki- ye de tam değil; siyasal iktidarlann bas- kılan hâlâ sürüyor ve çağdaş demokra- tik ortamdan henüz yoksun sayılıyoruz. Buna karşın fikir, sanat, bilim, kültürde çabalar sürüyor. Tarihsel gelişim süre- cinde elbette 'aydınlanma'nın önüne hiçbir güç geçemez. Cumhuriyet, çağ- daş uygarlığa giden yolun fikir, sanat, kültür, bilim yolu olduğunu kuruluşun- dan beri savunan bir gazete. Bu yoldaki çabaları desteklemek ve özendirmekte Yunus Nadi Ödülleri 'nin işlevi sürecek. 1999 yılında başlanılan iki anabaşlık altında dört ödül yerilmesi yöntemi, 2000 Yunus Nadi Ödülleri 'nde de dal değişikliği ile sürdürülmektedir. 2000 Yunus Nadi Ödülleri Edebiyat Ana Da- ü'nda; öykü, roman, şiir, Görsel Sanat- lar Ana Dalı'nda fotoğraf olarak belir- lendi. Önümüzdeki yıllarda ödül ana dallan ve dallannda gereksinimlere göre deği- şiklikyapılabilecek. Adaylara başanlar diliyoruz- ÖYKÜ Ödüle 1 Nisan 1999 ile 31 Mart 2000 tarih- leri arasında yayımlanmış bir kitap ya da ya- yına hazır bir 'kitap dosyası'yla aday olu- nabilir. Yayımlanmamış yapıtlann, beyaz dosya kâ- ğıdına makine yazısı ile çift aralıklı yazıl- mış olması gereklidir. Adaylar yapıtlannı altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştıra- bilir. Seçici Kurul: Mehmet Başaran, Vedat Gün- yol, Selim 1leri, TarıkDursun K., SamiKa- raören. R O M A N Ödüle 1 Nisan 1999 üe 31 Mart 2000 tarih- leri arasında yayımlanmış bir kitap ya da ya- yına hazır bir 'kitap dosyası'yla aday olu- nabilir. Yayımlanmamış yapıtlann, beyaz dosya kâğıdına makine yazısıyla çift aralık- lı yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıt- lannı altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, Ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştıra- bilir. Seçici Kurul: Talip Apaydın, Ahmet Cemal, Konur Ertop, FethiNaci, Muzaffer Uyguner. Ş İ İ R Ödüle 1 Nisan 1999 ile 31 Mart 2000 tarih- leri arasında yayımlanmış bir kitap ya da ya- yına hazır bir 'kitap dosyası' ile aday olu- nabilir. Yayımlanmamış yapıtlann beyaz dosya kâğıdına makine yazısı ile çift aralık- lı yazılmış olması gereklidir. Adaylar yapıt- lannı altı adet olarak göndereceklerdir. Ödül bir yapıta verilir. Seçici Kurul, ödülü, kitap ve kitap dosyası arasında paylaştıra- bilir. Seçici Kurul: Ataol Behramoğlu, Prof. Dr. Cevat Çapan, Doğan Hızlan, Attilâ Ilhan, Şükran Kurdakul. F O T O Ğ R A F Ödüle, en çok 4 adet siyah - beyaz fotoğraf ile aday olunabilir. Gönderilecek siyah- beyaz fotoğraflann en az 18x24, en çok 30x40 cm. boyutlarında olması ve daha önce başka yerde ödül almamış olması gerekmektedir. Seçici Kurul: îsa Çelik, Şakir Eczacıbaşı, Orhan Erinç, Ara Güler, Paul McMillen. H E R D A L İ Ç İ N C E Ç E R L İ G E N E L K O Ş U L L A R Ödüller, her dalda amatör-profesyonel her- kese açıktır. (Cumhuriyet mensuplan hiçbir dalda ödüle aday olamazlar.) Adaylar ger- çek ad ve adreslerini ve telefon numaralan- nı belirtmek zorundadırlar. Ancak adaylar ad ve adreslerinin saklı tutulmasını isteye- bilirler. Ödül koşullarına uymayan yapıtlan yanşma dışında tutmak zorundayız. Adayların ya- pıtlanyla birlikte adlannı ve soyadlannı ar- kasına yazacaklan iki fotoğraflannı, açık adreslerinin de yer aldığı katılma belgesini ve yaşamöykülerini 12 Nisan 2000 Çarşamba günü saat 17.00'ye kadar 'Cum- huriyet Gazetesi, Yunus Nadi Ödülleri, Ca- ğaloğlu 34334 lstanbul' adresine iadeli ta- ahhütlü olarak postayla ulaştırmalan ya da alındı karşılığı elden teslim etmeleri gerek- mektedir. Yayımlanmış yapıtlann daha önce herhangi bir ödül almamış olması gerekmektedir. Zarfın ya da paketüı üzerine hangi dal ile il- gili olduğunun (şiir, roman, öykü vb.) yazıl- ması zorunludur. Ödül dallannda konu sımrlaması yoktur. Ya- pıtlar hiçbir şekilde iade edilmez. Ödül alan ya da herhangi bir şekilde ön elemeden ge- çirilen yapıtlar, genel yayın ilkelerimiz doğ- rultusunda gazetemizde yayımlanabilir. Ödül sonuçlan 29 Haziran 2000 günü açık- lanacaktır. Ö D Ü L Her dal için: 750.000.000 TL. K A T I L M A BELGESİ ADIM, SOYADIM: ADRESİM: TELEFONUM: KATILDIĞIM DAL:
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog