Bugünden 1930'a 5,458,677 adet makale



Katalog


«
»

2 8 OCAK 2000 CUMA CUMHURİYET SAYFA 17 Başbakanlık Izmir'deki Ege Serbest Bölgesi'nde çalışan, adı bizde saklı bir memur varmş. Bu memur izmir'e Ankara'daki görevinden tayin olup geJmiş. Izmir'e geliş nedeni de kızının Hacettepe Üniversrtesi'nde bulamadığı türbanlı eğitim ortamını Ege Üniversitesi'nde bulmasıymış. Şimdi bu memur tekrar Ankara'daki eski görevine dönüyormuş. Çünkü, türbanlı kızı üniversiteyi brtirmiş. Memurun Ankara'daki görev yerini merak ediyorsanız. Adres, herkesin bildiği bir yer. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı! Tei: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 97 - Enerji Tasarrufu Haftası, başlamış... "Kesintilerden tasarruf muü" azilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, partisinin Meclis Grubu'nda yaptığı konuş- mada Hizbullah'a karşı Türk Silahlı Kuvvet- leri'ni eleştirip "balans ayarcılan" benzet- mesi yaptıktan sonra Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen açıklama üzerine Türk siyasetinde bugüne dek pek görülmemiş bir tavra imzasını attı... Genelkurmay Başkanlığı'nın Kutan'ın eleştirileri- ne karşı yaptığı açıklama doğrusu Fazilet Partisi'nin altından kalkamayacağı ağırlıktaydı: "Bunlann örtülü gayesi, şeriat esasına dayalı bir devlet kurmaktır. Partileri Anayasa Mahkemesi ta- rafından üç defa kapatılmıştır. Türk Silahlı Kuvvet- teri, yüce milletin desteği ile bu zihniyetin amacına ulaşmasına asla izin vermeyecektir." Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi ve Refah Partisi'nden sonra Fazilet Partisi'nin de kapatılma- sı istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde açılan dava- nın savunma aşamasına gelinmişken Recai Kutan, KutanGenelkurmay Başkanlığı'nın ağır suçlamalanna ya- zılı bir metni elleri titreyerek okuyup yanıt verdi. Türk siyasetine damgasını vuracak nitelikteki bu yanıtında Kutan, Meclis'te yaptığı konuşmanın ken- disine ait olmadığını, bir gazetecinin köşe yazısından alıntı yaptığını söyledi. Söyledikleri bir dereceye ka- dar doğruydu. Ancak, Kutan konuşmasında söz ko- nusu yazıya atıfta bulunmamış, al/ntı yaptığını belirt- memiş ve kendi görüşleri olarak açıklayıp Faziletli milletvekillerinden de büyük alkış toplamıştı. Kutan, Genelkurmay Başkanlığı'nın sert açıklama- sı karşısında önce kendine göre bir "rtiraf"ta bulun- du ve sonra daha çarpıcı bir tavır sergileyip "ih- bar"cı oldu... Kutan, Hürriyet gazetesi yazan Cüneyt Ülsever'i Genelkurmay Başkanlığı'na ihbar etti! Oysa Genelkurmay, gerek Ülsever'in gerek ikinci cumhuriyetçilerden oluşan bir yazar takımının Hiz- bullah'la Türk Silahlı Kuvvetleri arasında bağlantı kurmaya çalışan yazılanna hafta başında gerekli ya- nıtı vermişti. Demek ki Kutan, bu gelişmeyi izlememiş... Yada, kurmaylan ikinci cumhuriyetçilerie öylesine içli dış- lı olmuş ki, gündemi bu yönde tutmak gibi bir siya- set çizilmiş. Fakat Kutan yan çizdi! Fazilet'e bel bağlayanlar, Fazilet'in ipiyle kuyuya inilemeyeceğini anlamıştır umanz... Kutan'ın "itiraf ve "ihbar"la attığı geri adım sanı- nz Genelkurmay'ı da şaşırtmış olmalı. Çünkü asker- ler, bir adım atarken olası bütün gelişmeleri hesap ederier. Kutan'ın sözünü geri alacağını büyük ola- sılıkla askerier hesap dışında tuttu. Bu beklenmedikgeri adım, belki deTürkiye'de si- yasetinin önünü açacaktır. Geçici Ayasofya Müzesi Müdürü AJi Kılıçkaya'yı Trabzon'a sürüp yerine Topkapı'dayken yolsuzluk soruşturmalanna muhatap olan Sabahattin Türkoglu'nu geçici olarak görevîendirdiler. Ayasofya Müzesi Demeği'nin Kılıçkaya döneminde sağladığı büyük gelir "geçici süre" içinde bakalım kimlere yarayacak! SESSİZSEDASIZ(I) NURÎKURTCEBE YOksek Yerilim Hattı Erdinç UTKU Hizbullah'ın Allah CEZAyirini versin! Konuşma,konuştukça sırasanagelecek! Anımsıyor olmalısınız; cep telefon- lannı özelleştirenler "serbest rekabet" ortamı ile görüşme ücretlerinin ucuz- layacağını söylüyordu... Serbest rekabet dedikleri, vatan- daşın cebine devletin ve şirketlerin birlikte el atma rekabeti olsa gerekl Bugün, cep telefonunda "standart" tarifeyi seçen birabone, hiç göruşme yapmasa da 2 milyon 173 bin 913 li- ra "sabit ücret" ve 1 milyon 620 bin lira "damga vergisi" ödüyor. Cep tetefonu ile 773 bin 45 liralık yur- tiçi görüşme yapan aboneden 8 mil- yon 500 bin lira özel işlem vergisi alı- nıyor. Böylece fatura 13 milyon 26 bin 958 lirayı buluyor. Bu paranın üzerinden 479 bin 523 lira katma değer vergisi ve 639 bin 348 lira özel iletişim vergisi kesiliyor. Cep telefonu ile 773 bin 45 liralık yur- tiçi görüşme yapan abonenin ödeye- ceği fatura tutan 14 milyon 145 bin 829 lira oluyor. 700 bin lira nere, 14 milyon lira ne- re; telefon görüşmesi ücretinin tam 20 katı tahsilat yapılıyor... 15,16 ve 17 Ocak'ta cep telefon- lannı kapatarak tepkisini dile getiren vatandaş, cep telefonu kapatma ey- lemini 1 ve 2 Şubat'ta yinelemeye ha- zırlanıyor. Klasik slogan, "Susma, sustuk- ça sıra sana gelecek"ti.. Şimdi: "Cep telefonu ile ko- nuşma, konuştukça sıra sana gelecek!" â.,, , TEKZİP r /; Yalan ve îftira Habere Cevaptır Eğıtimcı ve yönetici olarak, 28 yıl boyunca Devletime, ülkeme hizmet etmekten başka hiç bir amacım olmadığı halde, esas ıti- bariyle Üniversitemizin kurum- sal kimliğine ve yönetici kadro- suna yönelen komploya malze- me olarak kullanılmam ahlakı değerlerle bağdaşmaz. 1985 yıhndan 1999 yılına kadar geçen süre içinde, dört de- ğig& Rektör dönemiade mes- leki formasyonum, yönedm be- cerisi, kamu hızmetlerinin yü- rütülmesinde ve geliştirilme- sindeki üstün başanlanm se- bebiyle takdir ve taltif gördüm. 12 yıl üstün kanaat notu olarak "ıkı kez" kademe ilerlemesi ile ödüllendınldım. Memuriyete başladığından bu güne "hiç bir idari ve adli soruşturmaya muhatap olma- mış", eğitimi itibariyle "imam- lık" gibi dinsel bir görevle iliş- kisi olmayan birinin, Genel Sekreterliğe atanmasının böy- lesine yalan ve asılsız bir haber- le gündeme getirihnesi yargı adaletinden rahatsızlık duyan- lann son çabalandır. Kuşku- suz Türk adaletının önünde he- sap vereceklerdir. Üniversitemizdeki görevime atandığun tarihten bu gûne ne "bir mescit açılmış, ne de dev- let parasıyla mescit" döşen- miştir. Genel Sekreterliğe atan- manın tek ve gerçek nedeni, Sayın Rektör'ün mutlak bir zo- runluluk karşısında takdir hak- ^ l f l i d ' " "^ . Son gûnlerde Oniversitemi- zin huzur ve güven ortamın- dan bunalan, bilimsel üretken- liğini kaybetmiş kişilerin, şah- si sorunlanna öğrencileri alet etmek aızu ve hevesleri boşa çı- kınca, bu sefer, ruhsal ve zi- hinsel eksikliklerini makamla- n ile örtüştürme gayreti içinde bulunan kişilerin bu yalan ve if- tira kampanyasına katılmalan yadsınamaz. Ancak, saygın ve ilkeli bir gazetenin, bir gazete- cinin bu tür yalan ve iftira kum- kumalanmn oyununa gelme- mesi gerekirdi. Hasan ANAYOL - ftr- Genel Sekreter HAYVANLAR İSMAIL GÜLGEÇ ÇtZGtLİK i. . KÂMİL — - • MASARACI - S V 'A- • • • " . • ' " • . " - " • -5 • BULUT BEBEK MRAYÇÎFTÇI T.C. ÇORUM 1. tCRA DAtRESİ'NDEN GAYRtMENKULÜN AÇIK ARTTIRMAİLANI DosyaNo. 1999/640 Esas Satılmasına karar verilen gayrimenkulün cinsi, kıymeti, adedi, ev- safi: Çorum Merkez Yavrutuma Mahallesi pafta: 11, ada: 774, parsel: 24'Te kayıtlı 362 m2 miktannda arsa ûzerine yapılmış iki katlı yığ- ma bina; iki oda, 1 salon mutfak, banyo, WC'den ibarettir. Imar durumu: Bahçeli 3 kat inşaat müsaadeli ünar parselidir. Kıymeti: 7.000.000.000.- TL. Satış şartlan: 1- Satış, 20/3/2000 gün saat 14.00-14.15 arası Belediye Müzayede Salonu'nda açık arttınna suretıyle yapılacaktvr. Bu arttırmada tahmın edilen kıymetin yüzde 75'ini ve rûçhanh alacaklılar varsa alacaklan mecmuunu ve satış masraflannı geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa, en çok artnranın taahhüdü baki kalmak şartıyla 30/3/2000 günü aynı yerde, aynı saatte ikinci arttırmaya çıka- ruacaktır. Bu arttırmada da bu mıktar elde edilememışse gayrimenkul en çok arttıranın taahhüdü saklı kalmak üzere arttınna ilamnda gös- tenlen müddet sonunda en çok arttırana ihale edılecektu. Şu kadar ki, arttırma bedelinın malın tahmın edilen kıymetinin yüzde 40'ını bul- ması ve satış isteyenin aJacağına rûçhanı olan alacaklann toplamın- dan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflannı gecmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa sa- bş talebi düşecektir. 2- Arttırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin yüzde 20'si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanm teminat mektubunu venneleri lazımdır. Saüş peşin para iledir, ahcı istediğinde 20 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Tellaliye res- mı, ihale pulu, tapu harç ve masraflan ahcıya aittir. Birikmiş vergiler sauş bedelınden ödenır. KDV'nin yüzde 1 'i. 3- Ipotek sahıbi alacaklılarla diğer ilgililerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklanm hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarun dayanağı belgeleri ile on beş gün içinde daıremıze bildirmeleri lazım- dır. Aksi takdirde haklarutapu sıcıli ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaklardır. 4- thaleye katılıp daha sonra ihale bedelını yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefılleri, tekhf ettikleri be- del ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ay- nca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacakJardır. thale farkı ve temerrüt faizi aynca hükme hacet kalmaksızın dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelınden altnacaktır. 5- Şartname, ilan tarihinden ıtibaren herkesin görebihnesi için da- ırede açık olup masrafi verildigi takdirde isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir. 6- Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını ka- bul etmiş sayılacaklan, başkaca bilgi almak isteyenlerin 99/640 sayı- lı dosya numarasıyla müdürlüğümüze başvurmalan ilan olunur. 14/1/2000 (*) llgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. Tapu tescil harcının yüzde 1.5'i ihale alıcısına ait olup yüzde 1.5'i dosyamızdan ödenecektir. Basm: 3308 TARtHTE BUGÜN MÜMTAZARIKAN 28 Ocak SEKIZINCI HENRY'NIN OLUMU.. 154-7'[>E &UGÜN, ÜNLÛ İN6İÜZ KBALI gft. HENRY S6 YA- ŞlNPA ÖLMÜÇTÜ. A6A8EYİ A&T-HüR B£*Ct-EMM£DİK St- ÇitoDe ERKEN ÖLA*£SEYt>İ, mHT?4 ÇfKAAASf S&S * ö - UUSU OLMIYACAOl'. Jü[. HŞMZY, İStCOÇYA İLE ÇAT7Ç- *V» V£ FRAHSA 'OAM FST/H YOLUYLA TOPBAK Bl£ Ç Ş Ç , MESİYLE ÜULÛOÜR.OySA,zAMAH(NOAl KATüÜK KİÜSE- Sİ BOŞAUMAYA KESİN OLA/ZAK K4BfrYC>t- 8U OUÜUU, İLK EÇİMOEN BİR ERKEK ÇOCUK SAHİBİ AAyAJ KMLI, PİNDE RBFO&MC4R VHPA4A GEBEK£iNİM nAçşt (eA&çtrA et&UMişn. AUNAN KAIZARLA, ŞAUMA YASASl K/U.P(G/LM(Ş, ^f.HEfJISy PE, /KİU- Cİ Efi AMVE BOLEYN t£(SAÖ>A) EYLENMİŞrî. ON- OAAJ ÛA £OC£K ÇOCUSU OLMAY/NCA İOAM £T- i Ç *£ AfA £VL£HM/?7İŞ ÎLAN r T.C. ÜSKÜDAR 1. ASLtYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN Esas No: 998/932 Davacı Hatice Taşkeser tarafindan davalı Rafet Taşkeser aleyhine ika- me olunan boşanma davasında: Mahkememizce verilen 21. 12.1999 tarih 1998/932 E. 1999/978 K. sayılı kararla: Balıkesir iü. Manyas ilçesi, Kulak köyü c: 0024, kütük s: O155'te nüfiısa kayıtlı Mehmet Yaşar kızı 1959 dg. Hatice Taşkeser ile Şevki oğlu, 1949 dğ. Rafet Taşkeser'in boşanmalanna, istenmediğinden nafaka tayinine yer oknadığına, bakiye 596.100.- TEsı ilam harcının da- valıdan tahsiline, davacı tarafindan sarf edilen 13.900.000- TL'sı yargı- lama giderinin davahdan tahsiliyle davacıya verihnesine karar verümiş- tir. Pangaln, Ergenekon Cd. No: 215/A As Döşeme Eliyle Şişh, Manyas ilçesi, Kulakh köyü adreslerinde ikamet ettiği bildirilen, bu adreslerde kendisine tebligat yapılamayan ve tebligata sarih adresi de tespit edile- meyen davalıya işbu karann ilanen tebliğine karar verilmiş bulunduğun- dan; İşbu ilanın gazetede neşri tarihinden ıtibaren yasal süre içerisinde davalı Rafet Taşkeser tarafindan temytz yoluna başvurulmadığı takdir- de hükmün kesınleştirileceği, mahkememizce verilen 21. 12.1999 tarih, 1998/932 esas, 1999/978 K. sayıh karann davalı Rafet Taşkeser'e tebli- ği yerine kaim olmak üzere ilanen tebliğ olunur. 14.1.2000 Basm: 3418 İLAN T.C. İSTANBUL ASLtYE 5. TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NDAN DosyaNo: 1998/736 Davacılar Y. Sinan Korur, Meüh Tengızman ve Ke- rim Bülent Malkoç ile davalılar Hakan Yeni Dünya, Ahmet Ocak ve SBM Dış Tic. Ltd. Şti. aralarındaki hisse devrinin tescili davasında, Davahlardan Ahmet Ocak'a Üsküdar Yolu, G31 So- kak No.16 D.l Içerenköy Istanbul adresine, diğer da- vah Hakan Yeni Dünya'ya ise Eski Moda Cad. Mehtap Apt. No.16/19 Kadıköy Istanbul adresine tebliğ edil- mek üzere cıkartıian dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği hususundaki davetıyeler bila tebliğ iade edilmiş olup, yapunlan zabıta tahkikatında da adresi tespit edilemediğinden, dava dilekçesi ve duruşma gününün ilanen tebliğine karar verilmiştir. Duruşmanın 09.02.2000 günü saat 14.30'da yapıl- masına, (beUi gün ve saatte dunışmaya gelmediğiniz takdirde duruşmaya gıyabınızda devam edilecektir) tebliğ yerine kaim olmak üzere dava dilekçesi ve du- ruşma günü ilan olunur. 27.12.1999 Basın: 3428 ANKARA...ANKA... MÜŞERREF HEKÎMOĞLÜ" O sabah elleri, kollan uçuyordu havada Yedi yıl son- ra kırmızı karanfiller, dağlardan, bayırlardan derlenen çiçekler, türküler, şarkılarla selamlanıyor Uğur. Mum- lar yanıyor, karanlığı delen bir yazann ışığı, uyarısıyla dalgalanıyor kalabalık. Bir sevgi, saygı birikimiteşargi- bi, ölümü aşar gibi, bellı bir tepkiyi açıklar gibi, yaşa- dıgımız son olaylan sorgular gibi, belli bir tepkiyi açık- lar gibi, yasadığımız son olaylan sorgular gibi. Çağn- şımîar, yorumlar da var. Karanlık delinse de aydınlık olu- şamıyor, diye yakınanlar var. Ancak geceler birden dö- nüşmüyor sabaha! Bir de alacakaranlık var. Sonra baş- lıyor renkler, şafak söküyor, güneş yükseliyor Benim kuşağım o şafağı yaşadı, karanlıktan aydın- lığabiryaşamlamutlandı, umutlandı belli birzamandi-, liminde. Mutluluk sona erdi, gerileme başladı sonra. 1900'lerin yansında, beyaz devrim derken karalar bas- tı. Çok partili de olduk ama çoksesli olamadık. Karşı devrimler, yozlaştırma çabalan, dini politikaya araç ederek verilen ödünlerle çağın dışına kayıyoruz, ileri- ye değil gerirye yol alıyoruz nerdeyse! Nelere sahne olu- yor ülkemiz, neler yaşıyoruz! Mezar evler, diri diri gö- mülenler, ekranlan izlerken gözlerinden utanıyor in- san! ••• Geçen hafta Barok yapıtlarla güzel bir konser din- ledik CSO'da. Suna Kan da Vıvaldi'nin Mevsimler'ini çalıyor. Dalında güzel tırmanan, çağdaş düzeyini gü- zel kanrtlayan bir yorumcumuz, dünyanın her yerinde çalar, onurlandınr bizi. Ancak bu konserin başka coş- kusu, dahası görkemi var. Ekranlan izlerken gözlerimiz- den utandığımız gûnlerde Suna Kan ile kucaklaşıyo- ruz birden. Müziğin ötesinde bir olay yaşanıyor salon- da. Geçmiş yıllar, anılar, çağrışımlar, bir çalgıcının öz- şarkısıyla bütünleşen ortak şarkılarla geçmişten gele- ceğe uzanan biryolculukyapıyor, düşler, gerçekler, öz- lemlerle sarmaşık saatler yaşıyor başkentliler. Konser sona erince cosku tırmanıyor, dakikalarca sü- rüyor alkışlar. Herkes ayakta, teşekkürle, saygıyla se- lamhyor Suna Kan'ı. O da bir anıt gibi dikiliyor sahne- de. Varlığımızı oluşturan tüm devrimleri simgetiyor. Tür- kiye'nin kalbi Ankara'nın taşı, kalesi gibi bir konumun, çoksesli müzik yaşamında üstlendiği görevini bilinciy- le gülümseyerek yanıtlıyor alkışlan. Müziğin ötesinde bir gece gerçekten. Karanlık delinir, şafak söker gibi. Eski bir dost koluma giriyor, bu köşede çok yer alan bir sorumu yineliyor bana: - Hangi Islam ülkesinde yaşanıyor bu olay? Doğru, başta laiklik, tüm devrimlerin ürünü bu kon- ser. Suna Kan'ı çevreleyen orkestrada kadın üyelerin sayısı erkekleri aşıyor nerdeyse. Ancak yalnız birkaç kentte! Çünkü müzik devrimini yozlaştıran çabalar da var. Cumhuriyetimızin ilk yıllanndaki hız yavaşlıyor gi- derek. Müzik devrimini gerçekleştiren, üstün yetenek- li çocuklar için özel yasaiar çıkaran parlamentoda sa- nat ve kültür sorunlan çok az gündeme geliyor artık, bütçesi daralıyor. Yıllar geçiyor hâlâ çağdaş bir kon- ser salonuna kavuşamıyor başkentimiz! Konservatu- var sayısı da ne ölçüde artıyor uzun yıllar boyunca. Art- saydı teksesliliği aşar, başka bir düzeyde olurduk bu- gün. Ekrandaki acı gerçeklerle utanmazdık gözleri- mizden. * DSP Ankara Milletvekili Hikmet Uluğbay da kon- serdeydi o akşam. Bir aralık söyleşımize katıldı, güzel sanatlar liselerinin otuza ulaştığını söyledi bana. Milli Eğitim Bakanlığı döneminde uygulanan plandan söz' etti. Haylı geç ama sevindirici bir olay kuşkusuz. Yeni bir alryapı çağdaş yaşama. Elbet çadaş bir eğitim ön- görülüyorsa.Tyi öğretmenleri, yeterti donatımlan var- sa. Sekiz yıllık eğitim nedeniyle yaşanan darboğazla- n unutmak kolay değil. Acı ama gerçek, sanat ve kül- tür sorunlan çok az yer alryor ülkemizin gündeminde. llgi ve destek de özelleşiyor giderek. • • • • • Salı sabahı Çankaya'da bir törene katıldım. 2000 yı- lının olimpiyat kapısını yansrtan heykel nedeniyle dü- zenlenen birtören bu. Uluslararası Olimpiyat Komite- si'nden 199 ülkenin devlet bakanlanna sunuluyor. Ba- kanlar, milletvekilleri, kimi kamu göreylileri, başta Si- nan Erdem, Ulusal Olimpiyat Komitesi üyeleri ve kimi şampiyonlaria renkli bir mozaik oluşuyor salonda. Cumhurbaşkanı Demirel de güzel sözler, dileklerle değeriendiriyor bu olayı. Mag Arnoldi'nin yaptığı ka- pının tüm uluslar için banş yoluna açılmasını diliyor. Ay- nca ulusumuza sesleniyor, şampiyonluklar, madalya- lar bekliyor, sevinmeye, övünmeye özlem duyduğumu- zu belirtiyor. Ortak özlemin de duyurusu bu. Cumhur- başkanı eleştiriden de geri kalmıyor. Sporu, kültür ve sanatı büyük kentlerin tekelinden çıkararak ülkenin her köşesine götürmek gereğini belirtiyor. Sonra da ekli- yor: - Kalkınmışlığın ölçüsü sadece kullanılan ener- jryte, kişi başına düşen ulusal gelirie değil, para pu- la dökülmeyen yeni çalışma alanlannda aranmalı. Ne dersiniz, sayın Demirel yitik değerlerin boşluğu- nu mu hissediyor? Paranın en yüce değer olduğu bir toplumda yozlaşmanın evrensel değerlerle aşılabilece- ğini düşünüyor belki de. Kırk yılın birikimi, deneyleri, gözlemleri, artıları, eksileriyle yoruma açık ilginç bir uyan doğrusu. Toplumdaki özlem de bu doğrultuda. özlemi eyleme dönüşturerek karanlığı aşmak, yitik de- ğerleri yeniden sahiplenmek gerekiyor şimdi. Hepimi- zin görevi bu. Ondan sonra şafak... BULMACA SEDAT YAŞAYAJV SOLDANSAĞA: 1 2 3 4 5 6 1/ Verdi'nin ta- nınmış bir ope- rası.2/Sflsende 2 denilen bir süs bitkisi... Birçe- şitsinek.3/Ser- 4 gen... Seçkin. 4/ Bir haberin ağızdan ağıza 6 yayılması, yay- j gın söylenti. 5/ "—doludurtut- 8 ma yanarsın/ g Karşında şu gül- gûn piyale" (Ahmet Ha- şün)... Bir bağlaç. 6/ -( fğ" "tyi, güzel, hoş" anla- ^"" mında eski sözcük... Ağaçlann kütük ve dal- lanndakı yosun. 7/ "Saç- lanma—düştü/Sanaad 5 bulamadım" (Şarkı)... 6 Terziükte kullanılan şe- rit metre. 8/ tzmir ihn- de ünlü bir antık kent... Irlanda Denizi'nde bır ° ada. 9/ Yatağa girme korkusu. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Budizm'de ruhun ulaşhğı en yüksek mertebeye veri- len ad. 2/ Bir etkinliğin geçici olarak durdurulduğu sü- re... Bir tümün bir parçasıyla ilgili olan. 3/ Izgara ya da tavada pişirilen dana eti diiimi... Eski ve bilinmeyen bir tarihi anlatmakta kullanılan deyim sözü. 4/ Akıl... Ha- yat arkadaşı... Bir şeyin yapümasını yasaklama. 5/ "Bir insan daha var çok şükür —'de/ Nefes var" (Orhan Ve- li)... Küba'nın para birimi. 6/ Yurdumuzda kuruünuş yirmi bir köy enstitüsünden biri. 7/ Rize - Erzurum ka- rayolunda bir dağ ve geçit... Japonlara özgü bir tür gü- reş. 8/ Türlü eşyalan kurutmakta ya da temizlemekte kul- lanılan aygıt... Tann. 91 Dere, çay... Yumurta ve irmikle yapılan bir tatlı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog