Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 20 OCAK 2000 PERŞEMBE 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul Edime Kocaeli Çanakkale Izmir Manısa Aydın Denizlı K PB K PB PB PB PB PB 4 2 3 5 5 3 3 0 Sinop K 4 Adana Samsun K Trabzon Gıresun 10 Diyarbakır 9 Şanlıurfa Ankara K -1 Eskişehir K -3 Siirt Konya K -2 Hakkâri Sıvas K -3 Van Zonguldak K 2 Antalya PB 9 Kars ^ A ç ı k (P*% PaT <^' bu| utiu Marmara'nın doğusu, Karadenız, Iç Anado- lu, Doğu Akdenız ıle Doğu ve Güneydoğu Anadolu yağışlı, ötekı yerler parçaiı bulutlu geçecek. Yağışlar Doğu Akdenız ile Do- ğu Karadenız kıyıla- nnda yağmur, karia karıştk yağmur dığer yertefde kar şeklınde oiacak. DI5 MERKEZLER OsJo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn PB PB PB Y Y B PB PB 2 -3 2 6 5 5 5 3 Münih PB 1 Zürih Bertin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina PB PB Y PB K K PB PB 2 1 2 co 2 0 14 9 PB 2 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bişkek Tıflis Kahire K PB PB PB K PB K PB -6 8 -10 6 4 5 0 15 PB 10 Bulutlu k Çok bulutlu W.&PJ> Kart Sutukar »Gâkgûrûttûlü W 9 GUNCELcÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafi 1. Sayfada deşim" diye yanıtlamaya başlıyor. Demirel'i sinirlendiren nedir? Şehrtaileierinin yakın- majan.. Öcalan dosyasının TBMM'ye gönderilmemesine tepki gösteriyor ve madalyaları geri vereceklerini söy- lüyortar. Kuşkusuz, duygusal açıdan yerden göğe ka- dar haklılar. Oysa; Demirel gibi devlet yönetimine yıllannı veren bir siyasetçide duygusallık aramak nafile bir çaba. Medya; Cumhurbaşkanı'nın ve hükümet politika- sının peşinetakılmakta kararlı. Deminel'in "şehit aile- lerini ikna edebilmek için ter döktüğünü" manşetle- re geçiren yayınlar yapıyor. Ne kı Cumhurbaşkanı'nın "iknayöntemleri"arasın- da iki öğeye dıkkat çeken yok. Birinci ögeyi şehit ailelerinin sözcülüğünü üstlenen Mehmet Gençer bir soruyla gündeme taşıdı: Cumhurbaşkanı'na "Hükümetin dosyayı Başba- kanlık'ta bekletmeye 'yasal olarak' hakkı varmı?" di- ye sordu. Dosya olayı patladığından beri ne Başbakan'dan, ne yardımcısı Bahçeli'den ve ne de Cumhurbaşka- nı'ndan yanıt alamayan bir soru. öcalan dosyasının TBMM'ye gönderilmesinde günlerdir direnen başta MHP, FP ve DYP liderierine yol gösteren yanrtı, aftın bir tepsi içinde önlerine ko- nulan bir olanağı devletin başından duyacaksınız. Ikinci öğe; Cumhurbaşkanı'nın şehit ailelerinin so- rusuna verdiği yanıtta; "Parlamento var. Pariamento (hükümete) 'Dosya- yı (Başbakanlık'ta) bekletmeye nakkınız yoktur. Ge- tirin buraya' derse, pariamentodaki çoğunluk o isti- kamette hareket etmeyi düşünürse, öyle hareket ed- er" diyor. Bu ifade, MHP'ye, FP'ye ve DYP'ye, öcalan dos- yasının TBMM'ye gitmesini sağlayacak demokratik, yasal yollan açıyor. Halkımızdaki yerieşik duygulan sömüren siyasal davranışlann içtenlik içerdiğini kanıtlamalan için üç partinin önlerine gelen bu fırsatı değeriendiımeleri gerekmiyor mu? Rakamsal gerçek ortada: Üç partinin miltetvekili sa- yısı 317! Bu sayı, hükümeti dosyayı gönderrneye zoriayacak ortak eylemin Meclis'ten geçmesi için yeter de artar bile. Ne çare, şimdiden söylemek falcılık olmayacak. Bu üç parti Demirel'in önlerine açtığı bu yöntemi -ulu- sal büyük yarartar gerekçesiyle- görmemezlikten ge- lecekler. öcalan'ın infazını hem ister görünmek hem de dos- yanın Başbakanlıkta kalmasına yan tutmak siyaset- çilerimizin başlıca marifeti olursa, sakın şaşırmayın! Yöneticisini tanıyan halk Şehit ailelerinin devlet büyüklerimizi ziyaretlerinde yüzlerine söyledikleri öylesi sözler var ki... Pek çoğu halk sağduyusuna ve yöneticilerini yakından tanıdık- lanna birer örnek. Ama satır aralannda yitip gidiyor. örneğin, Demirel'e "Sizi yanımızda hiçbirzaman göremedik". Ya da; "Saytn Cumhurbaşkant, 2yılsonra sizin sö- zünüzle 'dün dündür, bugün bugündür 1 denilirse ne yapacağız?" örneğin; MHP lideri Devlet Bahçeti'ye, "Şehitterin kanlan yerde kalmayacak, dediniz. Size inandık. Oy verdik". öcalan dosyasının TBMM'ye gelmesi için hükümet başkanının sıraladığı koşullara bir yenisi daha eklen- di: ANAP lideri Yılmaz'ın grubundaki açıklamaya gö- re "MHP'yi tahıik edecek, idam gibi, afgibi konular gündeme getirilirse.. "dosya dogru Meclis'e... Gide- cekmiş! Devlet Bahçeli, şehit ailelerini kabulde sesini yük- selterek "öcalan'ın asılmayacağını kim söylüyor?" di- ye sordu. Sayın Bahçeli; siz hükümetsiniz. ÖcaJan'ın asılma- sınt kim istemiyor, lütfen söyler misiniz? Bakalım yanıt gelecek mi? Seriatcı basın 'Devlet önce kuüandı, sonra atb9 tstanbul Haber Servisi - Şeriatçı basın, yüriitülen Hizbullah operasyonlarını görmezden gelirken, dünkü sayılannda operasyonlann 'devletin komplosıı olduğu' yönünde değerlendirmelere yer verdiler. Yeni Şafak ya- zan Fehmi Koru ve Yeni Mesaj yazan tbrahim Berk dışında hiçbir yazann konu- ya değinmemesi dikkat çek- ti. Zaman gazetesi Hizbul- lah operasyonunu, 'Sonun başlangıc]' başhklı haberiy- le duyurdu—Haberde yasa- dışı olarak nitelenen örgü- tûn lider kadrosunun ele ge- çirildiği ve tasfıye sürecinin başladığı belirtildi. Yeni As- ya gazetesi hiçbir şey olma- mış gibi olayı birinci sayfa- sından duyurmazken, man- şetine "İrtica paranoyası" başlıklı Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın FP için açtı- ğı kapatma davasını konu alan haberi taşıdı. Yeni Me- saj gazetesinin ise operas- yon sonrası gelişmeleri du- yurduğu haberinde örgütün adı olan Hizbullah'ı telaf- fuz etmekten özenle kaçın- dığı görüldü. Akit gazetesi ise basılan hücre evinde ka- çınlan yazar Konca Ku- riş'in kimliğinin bulundu- ğunun açıklanmasını, "ope- rasyonun maksath yapıkb- ğı" biçiminde yorumladı. Akit, Hizbullah'ın şimdiye dek devletin güvenlik gö- revlileriyle hiç çaüşmadıgı halde Kavacık'taki operas- yonda örgütün lideri Hüse- yin VeBoğtu'nun öldürülme- sinin susturma amaçlı oldu- ğunu ima etti. Yeni Şafak gazetesi de manşet haberine Vural Sa- vaş'rn FP için açtığı kapat- ma davasını alırken, gazete- nin yazarlarından Fehmi Koru, Istanbul'daki operas- yonun "kafa bulandîrdıg> m" savundu. Koru, AldaZi- yan başlıkh yazısında, son gelişmeleri, PKK ile müca- delenin Islami unsuru ola- rak devletçe kullanılan Hiz- bullah'ın, PKK'nin ortadan çekilmesiyle yine devlet ta- rafindan tasfıyesi olarak yo- rumladı. Koru aynca, kaçı- nlan işadamlaruu kastede- rek "Hizbuüah tasfiyesin- den önce, mititanlar eüyle başka zararh unsurlar orta- dan kaMınlrvor. Hizbullah önce baza hedefleri ortadan kaldınyor, sonra kendileri ortadan kakhnlacak" yoru- munu yaptı. Kıslah suikastında Hizbullah izi • Baştarafi 1. Sayfada sı sonucu katledilen yazanmız Ah- met Taner Kışlalı suikasunı aydın- latmaya yönelik çalışmalar, Hiz- bullah operasyonunun ardından yeni bir boyuta ulaştı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Istih- barat ve Terörle Mücadele şubeleri, bir süredir ızledıği Etimesgut'ta Hiz- bullah'aait hücre evine; Istanbul'da- ki operasyonun ardından örgüt üst düzeyinin militanlara "Yerierraia terk ederek kayaplara kanşm" uya- nsı yapmasının ardından operasyon düzenledi. Evde bulunan 2'si kadın S kışı, süahlı bir çaoşma yaşanmadan gözaltına alınırken içeride yapılan aramada çok sayıda örgütsel dokü- man, silah, bunlara ait mermiler ve bılgısayar disketleri ele geçirildi. Aramalar sırasında çok sayıda bomba düzeneği de ele geçirildi. Ele geçirilen bomba düzenekJerinm, la- boratuvar incelemesi sonucunda, Kışlah suikastında kullanılan bom- bayla aynı düzenekte olduğunun ke- süileşmesi, dikkatleri buraya yönelt- ti. Evde pil olup olmadığı konusun- da bilgi alınamadı, ancak Kışlalı su- ikastında kullanılan düzenektekı gi- bi "gedktirme anahtan"nın bulun- ması, kuşkulan güçlendirici birbul- gu olarak değerlendirildi. Kışlalı suikastında kullanılan bomba üzerinde Jandarma Krimino- loji Laboratuvan'nda yollan incele- meler sonucunda bombanın bira ku- tusunun aln dehnerek içine "Compo- sit B" denilen hem C-4'ün hammad- desi olan "RDX7 hem de "TNT" ka- nşımı yerleştirildiği belirlenmişti. Compozit-B, RDX ile TNT'nin ay- nı kap içinde bir araya getirilmesin- den ohışuyor. Özellikle Almanya ve Ingiltere'de üretimi yapıian bomba, NATO standardına sahıp. Patlayıcı, Ortadoğu ülkelerinde terör örgütleri tarafmdan kullamlıyor. Bombada kullanılan pil, 2 yıldır piyasada bu- lunmuyor. Etimesgut'taki evde, Kışlalı su- ikastında kullanılanlar arasında RDX ya da TNT patlayıcı malzeme- lerine rastlanmadığı kaydedıliyor. Emniyet yetkilileri, gözaltuıa alınan militanlarlaKışlah suıkastının ardın- dan dagıülan robot resımler arasın- da benzerük bulunmadığıru da bil- dirdüer. Dokümanlardan yola çıkan Istıh- barat Şubesi ekipleri, 3 ayn semtte- ki evlere daha baskın düzenledi. An- cak bu evlerin daha önce terk edildi- ği anlaşıldı. Emniyet güçlerinin, ev- lerden kaçan örgüt milıtanlanmn ya- kalanması için çahşmalanm sürdür- düğü bıldinldi. Operasyonlar sürerken emniyette oluşturulan özel birim için çeşitli kentlerden uzman ısühbaratçılar çağ- nldı. Örgüte üişkin elde edilen bilgi ve bulgular, doğrudan bu birime u- laştmlacak ve burada değerlendirile- cek. Elde edilen bilgi ve bulgular ışı- ğında başta Kışlalı suikastı olmak üzere birçok faih meçhul cinayetle örgüt bağlantısı araştınlacak. Eldeki bilgilen günlük değerlendirecek bi- rimin. buna göre yeni stratejiler be- lirleyeceği bıldirildi. Mumcu, Uçok ve Aksoy da araşünlıyor Emniyet yetkilileri, yakalanan mi- litanlannın Kışlalı cinayeti başta ol- mak üzere, Mumcu ve Bahriye Üçok cinayetleri ile ilgılı de sorgulandığı- nı kaydettiler. Ankara daki operasyonla ilgili lran bağlantısı konusunda yetkılıler, "Tahnuı yönetimi, askeri eğitimdea tutnn da bomba eğfömine teorik bi- gflere, hatta gcdi teşkftıtm aast la- rubcağnu iMşkin bi^i veriyor" dedi- ler. Örgütün lran bağlantısı ile ilgili önemli ipuçlannın da ele geçirildiği- ni beürten üst düzey biryetkili, Istan- bul'da ele geçirilen örgütün merkez arşivinden elde edilecek bilgilerin, başta Kışlalı, Mumcu ve Üçok cina- yetlerine ışık tutacağım söyledi. Cumhumet'ın son operasyonlar- la ilgili sorulannı yanıtlayan üst dü- zey bir istihbarat yetkılısi, Kışlalı su- ikastı soruşturmasında " t umnt verici" konuşmak için henüz erken olduğu- nu belirterek "Üzerindeen çokduru- bn konulardan biri, tran bağlanbh bir taşeron örgütün buişij-apmış ote- bfleceğiydL Son operasyon bu yönde- ki yaldaşnnlan güçJendiriyor" dedi. "Bombadaki 9 voMhık pfl. bağbuna sistemi, Hjrtinllah eyiemleri)1e karşı- bştınna >^pab0eceğimiz veriler. Bu koonda kesinleşmiş bir sonuç yok" bılgısını aktaran yetkili, "Operas- yonbr sözcüğün tam anlamnia mü- kemmel gidivor. Bu sürecin sonucu- nu bekkmek gerekhor" görüşünü di- le getirdi. İki öğretmenin faiB Hizbuüahçı Etimesgut'ta yakalanan kısıler, ya- pılan ön sorguda, Tarsus'ta geçen yıl öldürülen iki öğretmene ilişkin eyle- min kendileri tarafmdan yapıldığuu söyledüer. Gözaltmda bulunan 9 ki- şi arasında iki öğretmenin öldürül- mesi olayının failleri olan Mustafa Gözlûer, Hanın Tetik, AB Rıza Yön- den ve Abdurvahip Kaya'nın da bu- lunduğu bıldirildi. Ankara'da gözal- tına alınan kişilerin üst düzey yöne- ticilerden Adana-Mersin sorumlusu MehmetEmin Ekinciye bağlı olarak faalıyet gösterdiklen öğrenildi. Içel Emniyet Müdürlüğü Terörle Müca- dele Şubesi 'nden uzman bir ekip, Ankara'ya gelerek sorguya kaüldı. BÖğarak öldürdülerKEREMILGAZ ÖZKANGÜVEN Şeriatçı terör örgütü Hiz- bullah'ın vahşice öldürdüğü 10 kişinin cesedı Üsküdar'da- ki örgüt evinde bulundu. Ka- yıp işadamlanna ait olduğu belirjilett cesetjere, Bey- koz'daki operasyonda ele ge- 1 çirilen örgütün askeri kanat sorumlusu Edip Gflmûş'ün ifadeleri doğrultusunda ula- şıldı. Kurbanlarm tamamen çıplak, eüeri göğüs bizasında ve ayaklan iple bağlandıktan sonra yine iple boğularak öl- dürüldükleri anlaşıldı. Üzer- leri toprak ve taşla örtülü ola- rak bulunan ve çürüyen ceset- lerin, boyunlannda hâlâ iple- rin bulunduğu behrtildi. Ce- setlerden birmin kafatasmda beton çjvisi bulunduğu, bazı- Üskâdar'daki hücre evinin bahçesi iş makineleriyk kazıldı. Operasyon sırasında çevrede oturanlar merakfa gözterk çıkartılan cesetkri idedfler. lannın da kol ve bacaklanmn kınldığı, kesüdiği, bu şekilde ölen kişilerin işkenceye maruz kaldık- lan öğrenildi. Cesetler, kirnliklerinin belirlenme- si için Adli Tıp Kurumu'na kaldrnldı. Istanbul polısi başta olmak üzere güvenlik güç- leri, örgütün üst düzey yöneticilerinın ifadeleri doğrultusunda yurt genehnde Hızbullah'ın hüc- re evlerine yöneUk operasyonlannı arttırarak sür- dürüyor. Operasyonlara yönelik sorulan yamtla- maktan kaçman Istanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir. "Bu ckkli bir konudnr. Operasyonla 0- gflü bizi biraz rahat bırakuT dedi. Istanbul polisi, terör örgütü Hizbullah'uı üst düzey yöneticilerini Beykoz'da bir villada ele ge- çirdikten sonra önceki gece de Üsküdar Hasip- paşa Mahallesi 2. Çıkmaz Sokak 26 numaralı tek katlı gecekonduya saat 03.00 sn-alannda operas- yon düzenledi. Deprem nedeniyle Adapazan'dan göç eden bir ailenin oturduğu belirtilen gecekon- duda emniyet güçlerince yapılan arama saatler sürerken, sabah saat 10.30'da teröristler tarafin- dan öldürülenlere ait cesetlere ulaşıldı. Istanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, ce- setlerin üzerinde patlayıcüı tuzaklar olabileceği konusunda uyanda bulunarak çalışmalar sırasın- da son derece dıkkatli olunmasmı istedi. Özde- mir, Istanbul'daki tüm emniyet birimlerini, ken- dilerine yönelik bir taciz ateşi olabileceği yolun- da da uyardı. Basrnın yaklaştınmıadığı gecekonduya, saat 10.45 sıralannda, Beykoz'daki operasyonda sağ ele geçirilen örgüt sorumlusu Edip Gûmüş geti- rildi. Üsküdar Cumhuriyet Savcısı da arama sı- rasında hazır bulunurken abluka arandaki gece- konduya, ambulans ve ceset torbalan ile çok sa- yıda kazma ve kürek getirildi. Aynca, arama ve kazı çahşmalanna kanlan polis memurlanmn ağır kokuya karşı maske takmalan dikkat çekti. Güvenlik güçleri eve girdiklerinde evin bod- rum katmdaki kömürlükte, üzerlerine beton dö- kühnüş 7'si gömülü, 2'si odalarda 9 ceset buldu. Bu sırada olay yerine gelen Hasan Özdemir, ev- den 9 ceset çıkanldığını söyleyerek daha sonra açıklama yapılacağını belirtti. Aramalannı sür- düren güvenlik güçleri, evin giriş kısmında yap- tıklan kazıda bir cesedı daha buldu. Böylece ce- set sayısı 10'a ulaştı. Yeni bir cesede daha ulaşıl- ması üzerine eve getirilen kepçeyle tüm bahçe ka- zıldı, çağnlan hızarcılara ağaçlar kestinldi. Ay- nca ÎGDAŞ ekipleri sokakta kazı yaparak evin doğalgaz bağlantılannı kestiler. Kurbanlann ta- mamen çıplak, elleri göğüs hizasuıda ve ayakla- n iple bağlandıktan sonra yine iple boğularak öl- dürüldükleri anlaşıldı. Üzerleri toprak ve taşla örtülü olarak bulunan ve çürüyen cesetlerin, bo- yunlannda hâlâ iplerin bulunduğu belirtildi. Ce- setlerden birinin kafatasmda beton çivisi bulun- duğu, bazı cesetlerin de kol ve bacaklannın kı- nldığı ve kesildiği, bu şekilde ölen kişilerin iş- kenceye maruz kaldıklan öğrenildi. Çıkanlan ce- setler, ambülanslarla Adli Tıp Morgu'na kaldınl- dı. Kimliklerin belirlenmesi için cesetlere DNA testi yapılacağı belirtildi. Evde kan-koca yaşryordu Yaklaşık 1 kilometrelik alana koku yayan ce- setlerin bulunduğu gecekonduda, 4 ay önce bir kan- koca ile kadının kardeşi olduğunu söyledi- ği bir erkek ve bir cocuğun yaşadığı beüıtildi. Ev- de yaşayanlann, 17 Ağustos depreminde Adapa- zan'ndabulunduklannı söyledikleri, kadının çar- şaf giydiği. eşinin de sakallı olduğu öğrenildi. Mahalle sakınleri, herhangi bir durumdan şüphe- lenmediklerini anlattüar. Istanbul tl Jandarma Alay Komutanlığı'ndan İstihbarat Binbaşı Haa Doğan da gecekonduda incelemelerde bulundu. Zeh- ra Eğitim Vakfı'mn bir süre önce kaçınlan Başkanı hztt- tin Yıkhrun ın olay yerine ge- len kardeşi Cesira Yıkfanm ise sorulan yanıtsız bıraktı. Bu arada Hizbullah örgü- tünün Adana-Mersin sorum- lusu Mehmet Emin Ekin- d'mn de başından gizlenerek eve getınldığı öne sürüldü. Cesetier adli tıpta Cesetleri çıkanlan 10 kişi dün öğle saatlerinde Cerrah- paşa'daki Adli Tıp Kuru- mu'na getirildi. Ağır koku- nun hâkim olduğu cesetlerin bir kısmı ceset torbasında ge- tirilirken bazılan yalnızca battaniyeye sanldı. Kimi ce- setlerin baş kısmı ise naylona sanldı. Adli Tıp Kurumu'na getirilen cesetlerin teşhisi için, kayıp Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı Başka- nı Izzettin Yıldmnı ile işadamlanndan Mehmet Salih Dündar, Mehmet Şehit Avcı, Cihangir Gof- rani,Mehmet Kanlıbıçak, Ramazan Yaşar, tsma- 0 Aksoy ve bir süredir kendisinden haber ahna- mayan "Malki cinayeti" sanığı Mehmet Süm- bfil'ün yakınlan morga girdi. Cesetlerin şişmiş halde ve çok kötü durumda olduğunu söyleyen kayıp yakınlan, teşhiste bulunamadıklannı behrt- tiler. Kayıplann yakınlan, cesetleri elleri ve ayak- lanndan boyunlanna bağlanmış durumda gör- düklerinı ifade ettiler. Mehmet Sümbul'ün eşi Mine Sûmbül de, bulunan cesetler arasında eşi- ne rastlamadığını söyledi. Bu arada, daha önce kendisine gösterilen cesedin büyük ihrimalle ba- bası Mehmet Saüh Dündar'a ait olduğunu söy- leyen Yılmaz Dündar ise ikinci kez teşhis ama- cıyla morga girdikten sonra ifade değiştirerek, "babasmm saçlannın daha sh-ah olduğunu" be- lirtti. Adli Tıp Kurumu'na gelen Izzettın Yüdı- ran'ın kardeşi Cesım Yıldınm, kardeşinin neden kaçınldığım bümediğini söyledi. Fatih'te bulu- nan Şafak Otomotiv'in ortaklanndan Mehmet Saüh Dündar'ın akrabası Hüsamet Dündar ise "Böyle vahşet görülmemiştir. Bunun dink alaka- sı yok" dedi. Enışte Mehmet Emin Yılmaz, 52 gündür kayıp olan Dündar'la ügüi olarak kendi- leriyle hiç bağlantı kurulamadığmı, kendisine ve- rilen bir randevuyla evden çıkıp bir daha geri dönmediğini söyledi. Dündar'm oğlu Yılmaz Dündar da bekleyen yakmlar arasındaydı. Meh- met Seyit Avcı'nnı kayınpederi Hıdır Koca 20 gündür kayıp olan HflmaHmm Hizbullah'la iliş- kisi ohnadığmı öne sürdü. Beykoz'daki villaya düzenlenen operasyonda ölü ele geçirilen "Seyithan Aksoy" sahte kimlik- lı Hfiseyin Veüoğhı'nun cenazesini almak için hiç- bir yakını Adh' Tıp Kurumu'na başvunnadı. Ecevit: Operasyonlar devam edecek ANKARA (Cnmhnriyet Bürosu) - Başbakan Büient Ecevit, Hizbullah'ayöneük operasyonlann devam edeceğini belirterek "Önümüzdeki günkr- de bir hayli sır ortava dökülmüş oiacak. Nasıl PKK'nin kaynağmı Türki\e"de ve dünyada kurut- maya başiamışsak Hizbuflah'm da kavnağun ksa sörede kunrtacağnnıza inanıyonun" dedi. Ecevit dün partisinin grup toplannsında son ge- lişmeleri değerlendirirken hükümetin en çetin so- runlar karşısında bile uyumhı çahşmasını hiç ak- satmadan sürdürdüğünü belirterek FP'nin verdiği gensoru sayesinde TBMM'nin hükümete duydu- ğu güvenin bir kez daha yinelendiğini söyledi. Hizbullah operasyonunada değinen Ecevit, em- niyet örgütünü başanlanndan dolayı kutladı. Bu başannın yalnızca Istanbul Emniyetı nin obnadı- ğuıı, bazı Güneydoğu Anadolu illerinde Hizbul- lah'uı izinin sürdürülmesi yönünde yürütülen ça- hşmanın sonunda değişik illerdeki emniyet örgüt- lerinin eşgüdümüyle bu sonucun ahrjdığını bildir- dı. Hızbullah'ın PKK kadartehlıkelı olduğunu an- latan Ecevit şöyle dedi: "Bir yandan din sömürü- sfl yapar, bir yandan böiücülük yapar, bir yandan tchdhk, adam kaçırma ile parasal vurgun peşinde koşar. GizüBkiçmdeve hücre sistemi ile caüşöğı için de izlenmesi bir hayli zordur. Ona rağmen bu zor- lugu, Emniyet Teşkilarımız yenmeyi başarabflmiş- tir. Operasyonlar henüz sonuçlannuş değOdir, de- vam eönektedir.Tabö ayruıtüı bilgi verebilecek du- rumda değüim. Fakat ö\k anlaşunor ki bir hayli önemM sır ortaya dökülmüş oiacaktır." Başbakanhk'ta Hizbullah trafiği Başbakan Ecevit, Hizbullah operasyonunun ar- dmdan ortaya çıkan gelışmeler konusunda Içişle- ri Bakaru Sadettin Tantan, Genelkurmay Harekât Başkanı ve Başbakanhk Askeri Danışmanı Kor- general Yaşar Büyükanıt ve MİT Müsteşan Şen- kal Atasagun'dan ayn ayn bilgi aldı. lçişleri Bakam Sadettin Tantan, Hizbullah'a yö- nelik operasyonun tsrail Gizli Servisi'nin (MOS- SAD) ihban üzerine gerçekleştirildiği yönündeki haberleri yalanladı. Tantan, dün yaptığı açıklama- da, Hizbullah'uı Istanbul'daki faaliyet ve kadrola- nnın tespit ve deşifresine yöneUk Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'nın koor- dinesinde Istanbul Emniyet Müdürlüğü'nce yürü- tülen istihbari çalışmalar kapsamında, bazı işa- damlanmn ortadan kaybolması haberlerinin de- ğerlendinldiğıni kaydetti. Emniyet Genel Müdürü Turan Genç de, gaze- tecilerin sorulanm yanıtlarken "Operasyon, tsra- il ile yapılan bir »nhyna çercevesinde mi gerçek- leştiıifiyor" sorusuna. "Hayır. Tamamen Emniyet Genel Müdürlüğü tstihbarat Daire Başkanlığı'nın çahşmalan sonucu gerçekleştirildi. Onon dışmda başka katkı yok" dedi. MlT yetkilileri de, operasyona kendilen veya yabancı bir istihbarat örgütünün katkısının okna- dığını söylediler. G Ü N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafi 1. Sayfada lletişim hizmetinin omurgasını oluşturan bu ku- rum, işlevini büyük ölçüde yerine getirdiğine göre, pürözelleştirmecilerin sık sık altını çizdiğı iki olum- suzluk burada yok: - Zarar eden kurum, devletin sırtına kamburdur. - Devlete sırtını dayayan kurum, işlevini yerine getiremez. TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek noktaya getirilen yasa tasansının dikkati çeken yönlerinin altını çizelim: 1- önümüzdeki temmuz ayına dek adım adım özelleştirilmeye başlanması planlanıyor. özelleştir- me öncesi telefon ücretteri zamlanarak zaten kârlı olan TELEKOM'un daha da kârlı halde özel sektör- le paylaşılması öngörülüyor. 2- 2003 yılında devlet tekeli olmaktan çıkanlma- sı öngörülen TELEKOM'un "yatınmcı" özefliğini kc- ruması planlanıyor. Kurumu satın alanlar yeni açı- lımlar öngörüp tesisler kurduklannda, ara bağlanth lannı TELEKOM'un sağlaması planlanryor. lletişim sektöründe bu ara bağlantı yatınmlan en önemli halkayı oluşturuyor. Böylece devlet özel sektörie son derece demokratik bir işbiriiği kurmuş oluyor; yatınmı devlet yapacak, parayı özel sektör toplaya- cak! 3-> TELEKOM, sosyal devlet kavrammın gereği olarak olabildiğince geniş bir coğrafyaya iletişim hizmeti götürüyor. Kârsal alan, kırsaJ alan ayınmı yapmryor. Ağırtık özel sektöre geçtiğinde, bu tür bir ayırımın yapılmayacağı garantisi yok. Bugünkû mantıkla hareket edilirse, elektrikte Aktaş otayında ne olmuşsa, sıra telefona geliyor... 4- TELEKOM, yatınm programı içinde diyelim ki orman alanlanndan bazı bölümlen kullanmak iste- di; hemen Orman Bakanlığı'na bir yazı yazılryor ve iş çözülüyor. Aynı haklann özel sektöre de verilme- si planlanıyor. Et ve Balık Işletmelen'ni alanlann ar- sayı satıp fabrikayı kapattığı bir ülkede, bu tür hak- lann nasıl kullanılacağını öngörmek zor degil! 5- 75 bin TELEKOM çalışanının da geleceğlnin ne olacağı belirsiz hale getiriliyor. Çafışanlann isterse SSK'yi, isterse genel iş mevzuatını tercih edebile- ceği belirtiliyor. TELEKOM'u satın almaya istekli olanlann ilk yapmayı planladıklan işlerin başında personel indirimi geliyor. Öteki ülkelerde de aynı durum yaşanmıştı. Kanada'da yüzde 20, Arjantin'de yüzde34, Macaristan'da yüzde 72, Ingiltere'de yüz- de 37 Yeni Zelenda'da yüzde 62 işçi azattımı yapıl- dı. TELEKOM'u özelleştinne adımryia 75 bin kişinin özlük haklan ve]| güvencesi de belirsizliğe soku- hjyoc, ğ / 'Tekelleşmeye son' yalanı 6- Türkiye'de personel indirimi kavramı şöyle ya- şama geçer: Bir kurumda fazla işçi sayısı kamuoyuna duyuru- lur ve şu kadar kişi çıkanlsa da aynı hjzrnet sürer, yak- laşımı belimsenir. O kadar kişi işten atılır, sonra on- lann yerine yönetime yakın insanlar işe yerleştirilir. TELEKOM için de böyle bir gidişin önü açılıyor. özel sektörie paylaşımdan sonra oluşturulacak ye- ni yönetime istediği gibi eleman alrp çıkarma ve bunlara değişik biçimlerde ödeme yapma hakkı ve- riliyor. 7- Gelelim konunun en önemli halkasma... özel- leştirme tablosunun çerçeve parçalannı birbirine bağlayan çivilerden biri şu: Efendim tekelleşmeyi or- tadan kaldınmak gerekir. Acaba TELEKOM'da öyle mi oiacak? Bugünkü hedef şu: Yüzde 10 Posta Işletmesi'ne, yüzde 5 çalışanlara satıfacak. Yüzde 34 blok satılacak, yüz- de 51 devlette kalacak. öteki ülkelerde de böyle başlamıştı. Ömeğin Ja- maika'da 1980'li yıllardaki özelleştirmede yüzde 51 devlet, yüzde 49 Ingiliz Cable and VVireless'ti. Bu- günkü rakam, yüzde 79 Ingiliz şirketi, yüzde 20 dev- let. Meksika'da yüzde 55 devlet, yüzde 23 yaban- cı sermayeydi. Şimdi, yüzde 5 devlet, yüzde 60 ya- bancı sermaye. Bunun çok ömeği var. 8- Amerikan Forbes dergisinin "yontulmamış e/- mas"a benzettiği TELEKOM'u hükümet elma gibi pariatıp bir çuval elma niyetine sunmaya hazırta- nıyor. Güneydoğu'da Hizbullah alarmı DİYARBAKIR/GAZİ- ANTEP (Cumhuriyet) - Şeriatçı Hizbullah örgütü- nün liderinin Istanbul'da öldürülmesinin ardından Güneydoğu Anadolü'nun çeşitli kentlerinde eşza- manlı olarak sürdürülen operasyonlarda 50 kişinin gözaltına alındığı bildiril- di. Olağanüstü Hal Bölge Valisı Gökhan Aydmer, dinci terör örgütü Hizbul- lah'm, 1990 yılından bu yana bölgede yürüttüğü tüm faaüyetlerini inceleme altına aldıklanm söyledi. Aydmer, Hizbullah mili- tanlanrun tran'da askeri ve süahlı eğitim gördükleri- nin ispatlandığını ve bunla- rm lran modeli bir rejimi Türkiye'de yürütmeye ça- lıştıklannı bildirdi. Gazian- tep Emniyet Müdürü AB Kalkan, Gazıantep'te de Hizbullah'a yönelik ope- rasyonlann devam ettiğini belirtti. Hizbullah lideri Hüseyin Veüoğhı'nun Istanbul'da düzenlenen operasyonda öldürülmesinin ardından kaçınlan işadamlannın bu- lunnıasına yönelik olarak iki haftadan bu yana sürdü- rülen operasyonlara hız ka- zandınldı. Hizbullah'm yoğun olarak faaliyet gös- terdiği Diyarbakır, Bat- man, Mardin, Bingöl, Şan- lıurfa illeri ile Kızıltepe, Nusaybin, Silvan ilçelerin- de Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Müca- dele Şubesi' nin koordinas- yonunda eşzamanlı operas- yonlar sıklaştrnldı. Bu yıl içinde ele geçirilen örgüt bilgilerinin yer aldığı bil- gisayar disketleri ile tstan- bul'da ele geçirilen bilgi, belge ve kasetlerden elde edilen bilgilerin karşılaştı- nlmalan, Hizbullah itiraf- çüanmn beyanlan ışığmda harekete geçen ekıplerın, olası Hizbullah evlerine baskmlar düzenledikleri bıldirildi. Düzenlenen seri operasyonlarda, 20'ye ya- kını Diyarbakır'da olmak üzere 50 kadar kişinin gö- zaltına alındığı kaydedildi. Bu arada Hüseyin Velioğ- lu'nun, Batman'm Gercüş ilçesinde yaşayan ailesin- den, cenazenin alımp abn- mayacağına ilişkin bir açıklama yapümadı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog