Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

290 O3AK 2000 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Yakalanan Hizbullah üyeleri, îran yönetiminin örgüte destek verdiğini söyledi 4 Devrim MuhafizLarı eğitim verdfYnrt Haberieri Servisi - Hizbullah mi- litanlan güvenlik güçlerine ve DGM'ler- dt verdikleri ifadelerde, örgütün tran'dan destek aldığını itiraf ettiler. Militanlar ifa- dtlerinde, tranlı yetkililer tarafindan ken- dierine asken ve siyasi eğitim verildiği- ni anlattilar. Silahlann sökülüp takılması vt kıülanılması, el bombası ile patlayicı rmddelerin yapırru, kullanılması konula- ruda teknik bilgüer de aldıklarmı itiraf e- den militanlar Tahran yakınlanndaki ya- sak bölge ılan edilen daglık alanda pratik eğitim gördüJderini de açıkladılar. Örgütten kaçtıktan sonra Diyarbakır polisinin yakaladığı Hizbullah lıderiHü- seyin Velioglu nun kuryesı Abdülaziz Tunç, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mah- kemesi (DGM) Başsavcılığı'na verdiği ifadelerde ilk kez Iran-Türk Hizbullahı bağlannsını bütûn yönleriyle anlattı. ör- gütûn karargâhının Tahran'daki Türk Bü- yükelçiliğı'nin yakınlarında olduğunube- İirten Tunç, Tahran yakınlarında yasak bölgede Devrim Muhafizlan tarafindan eğıtılen Hizbullahçılann eylem yapmak üzere Türkiye'ye gönderildiğini açıkla- dı. Abdülbaki öz'ün ardından örgütün ikıncı itirafçısı olan Tunç, 20 yüa yakın bir süre örgüt içerisinde yer aldığıru ve Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'nun kuryeliğini yapüğını anlattı. Tunç, itiraflannda Türkiye'de ilk kez Hizbullah'a Îran tarafindan sağlanan dış desteği de açık açık anlattı. Tunç, Diyar- bakır DGM BaşsavcılığVna verdiği ifade- lerde Hizbullah örgütüne katılmasında Batman'da 1980 öncesi kurulan Milli Türk Talebe Birliği'nde (MTTB) tanışti- ğı örgüt mensuplarının etkili olduğunu beürtti. Batman'da 1985 yıhnda Abdnrrahman Ensari tarafindan Hizbullah örgütünün tlim grubu lideri Uüseyin Veüoghı ile ta- nışünldığını anlatan Abdüzaziz Tunç şun- lan söyledi: "Ensari'nin evinde düzeıüenen toplan- nlarda Velioğhı ders veriyordu, Velioğ- lu'ndan örgütsel nitefikli derskr aldım ve bu süreç içerisinde Hizbullah örgütünün yapılanması ve taban oluşturması çahş- malanna kaûküm. 1988 yıhnda Velioğlu daha iyi bir eğitim ahnam için beni tran'a göndereceğini söyledl 1988 yıhnın mart ve nisanaybnnda Diyarbakır'da örgüt men- subu Edip Gümüş'ün evinde yapüan top- lannlara kaOkhm. Bu toplantılar su-asın- da Ahmet Seyitoğlu, thsan Yeşilırmak, Osman Uslu, Isa Ay, Hamit Yazgan, Nus- rettin Güzel ve 'Seyfullah' kod adhNecat isimli bir şahısla İran'a gönderümemiz karariaşünku.l988yılınmmayısavıiçin- de dört Idşi Van'ın Başkale ilçesi üzerin- den tran topraklanna geçerek Keiaraşe köyûne vardık. Edip Gümüş ve Ömerad- hörgüt mensubu bizi köyde bırakarak bffl- mediğimiz bir yere gittüer. Kısa bir süre sonra tran Devrim Muhafizlan'yia bir- Kkle yanımıza gekükr. Resul isimli şahsın komutasnıdaki Devrim Muhafizlan tara- Kanlı örgütün sorgu ve infaz yöntemleri Ynrt Haberteri Servisi - istanbuTda Hizbullah'ın hücre evlerinde 9 cesedin bulunması, örgütün eylem yöntemlerini yeniden gündeme getirdi. Hizbullah ey- lemlerini nasıl yapıyor, insanlan nasıl ka- çırryor, nasıl sorgûluyor ve nasıl infaz edi- yor. Örgütün kendı kaynaklanndan elde edilen bilgilere göre şeriatçı örgütün ya- pılanması ve bu yapılanma içindeki ey- lem stratejisi şöyle gelışiyor: Modet: Çoğunlukla il ve ilçelerde bir sorumlu başkanlığında hücre örgütlen- roesı söz konusudur. Sorumlu kişi, alt, üst ve yatay ilişkilerinin çok geniş olduğu çevredeki il ve ilçelerdeki örgüt mensup- lanyla eşgüdümlü hareket etmektedir. O- dak durumundaki bu sorumlular, örgüt- sel istihbarat, eğitim ve eylem gıbı faali- yetleri birlikte yürütebümekte, hatta doğ- rudan doğruya silahlı eylem koyabilmek- teler. Örgüt evi: Eylem planlama ve örgüt üyelerini banndırma amacıyla kıralanır. Sempatizanlar, gerçek kimlıkleriyle ken- di adlanna kiraldıklan bu evleri, örgüt elemanlanna teslim ederler. Kirayı örgüt öder. Değişik yerleşim yerlerinden gelen sempatızan veyamilitanlar da bu evlerde kalabilmektedır. Komşulan rahatsız et- memek ve dikkati çekmemek ıçin bağnaz dını bir yaşantı sürdürülmez. Stğuıak: Örgüt elemanlan veya aleyh- teki insanlann kaçınlarak saklandığı son derece gıziı mekânlar. Genelde hücre ev- leri veya cami zeminindeki toprak kaa- larak yapuan bu sıgjnaklarda, kaçınlan kişıler uzun müddet zinciriere vurularak saklanır, gerekli sorgulama yapılır. Sığı- naklar, ilk kez Diyarbakır'ın Silvan ilçe- sine bağlı Hizbullah üssü sayılan Yolaç Köyü'ndeki bir caminin altında buluna- rak kamuoyuna yansıdı. Jandarma Genel Komutanhğı tarafin- dan yayımlanan Hazıran 1997 tanhli bir raporda sığınaldara ilişkin şu bügiler yer alıyora Örgütün silah. stğınak ve dokü- manhınııiB yerlerini, güvenak güçterince deşifre ofanamış örgüt mensupian biebü- mektedk Örnegra ağmakbu; başka idea getirlen ve bötgeyi hiç tammayaıı birkaç mStaııa hazriatümaktadır-. Deşifre otan aönaklarherDenterked«roektedir_'' tstihbarat: lzlenen veya hedef halıne getirikn şahıs hakkında bılgı toplamanın kolayhğı, bölgerun feodal yapısı ile yer- leşim birimlerinin küçük oluşundan kay- naklanmaktadır. Hizbullah. istihbarat fa- alıyetlennde özellıkle küçük çocuklan kullanıyor. Sorgn: Cemaat aleyhinde faaliyette bu- hmduklan tespıt edilen bırtakım kişilerin sorgulanmak üzere kaçmlıp baska bir ye- re götürülmesi görevını "sorgu ve iûaz bi- rimi" yerine getınyor. Kişi hakkında istih- barat çalışması yapmak buna dahikhr. Bıl- gı toplayan siyasi kanat mensubu bir kişi- nin de içinde bulunduğu 3 kişiden oluşur bu birim. Buna "Tövbe fifflerini icra et- mek" denilir. Kaçınlan kişi sorgulanıp kendısınden tövbe etmesi ve büdiklenni anlatması istenir. Ses bantlan bir üst bın- me gönderilır. Üst kademenin emir ve ta- limatına uygun oyarak kaçınlan kişiye ce- za verinr. Kaçınlan kişiler "dryet" adı al- tmda cezalandınhr. Diyetın bedeli parace- zasıdır. Orgüte karşı eylemlerde bulunan- lar da diyetin dışında tutup infaz edilir. Sorgulama yÖDtemkri: Hizbullah'a yönelik operasyonlar sırasında ele geçen ve Diyarbakır 2 No"lu DGM tarafindan görülen "Üûncüer Diyarbakır Grubu" dava dosyasında "Hizbufiah'ui Sorgula- ma Yöntfmleri" adlı bir broşür bulunu- yor. Broşürde konu şöyle irdeleniyor. Sorgu, "Hizbulşeyian" veya "kâfır, döşman, münafik" diye nitelenen kişile- rin, örgütün askeri kanadına bağlı "sor- ga v« infaz birimi'' tarafindan kaçınlma- sı ve gızlı mekânlarda konuşturulması olayıdır. 0RGVT1982 YIUNDA KVRVLDV Hedef: Şii bîr Islaııı devleti kurmak Dış Haberler Servisi - Hizbullah Îran askeri ıstihbaratının desteğiyle 1982 yı- hnda Lübnan'da Şii bir Islam devleti kur- mak amacıyla faaliyete geçti. örgüt Îran ile bağlannı, Şii dünyasının lideri olan bu ülkenin Israil işgaline kar- $ı yürüttüğü mücadelesıne verdiği des- tekle açıklarken tran Devrim Muhafızla- n'ndan aldığı desteği de gızlemıyor. Hiz- bullah "ın siyasi doktrini de Humeyni söylemı üzerine kurulu: 'Büyük Şey- İ Günümüzde Rus yapımı Katyuça ro- ketleriyle Güney Lübnan'daki tsrail mev- zilerine saldırılar düzenleyen Hizbul- lah'ın, 70 binin üzerinde sempatızan kıt- lesi olduğu samhyor. Hizbullah, Güney Lübnan'da 4 binin üzennde silahlı milis gücü ve dünya çaptnda eylemler düzen- leyen yüzlerce teröristiyle, Lübnan'daki en güçlü örgüt konumunda. Hizbullah'ın örgütsel yapısı, kati bir hiyerarşik düzen göstermiyor. 17 kişiden kurulu yüksek şûra kolektif lıderlık kad- rosunu oluşturuyor. Örgütün idari mer- kezlen de Lübnan'da Bekaa vadisinde yer alan eğitim kamplan, Güney Lüb- nan'daki bölgesel üsler, Beynrt'un gü- ney mahallelennde yer alan eylem plan- lama bürosu ve Tahran'daki komuta mer- kezi olarak gösteriliyor. Hizbullah'ı yaratan Iran'm yam sıra Suriye, Libya ve Sudan' m da örgütle üiş- kileri olduğu büiniyor. Hizbullah tedhiş eykmlennı Kanada'dan Fildişi Sahili'ne Afganistan'dan lngütere'ye dek yaymış durumda. Örgütün yaygın olarak eylem- ler düzenlediği bir diğer ülke de Türki- ye. Hizbullah'm uluslararası eylemlerin- de, Îran elçilik yetkililerinden destek al- dığı savunuluyor.Hizbullah'ın, Filis- tin'de Hamas, Cezayir'de lslami Selamet Cephesi gibi köktendincı örgütlerle de baglantısı bulunuyor. Koııca Kuriş olayına yanıt aranıyor findan köydetd karakola, ardından Uru- miye, Salmas veTebriz üzermden başkent Tahran'a vardık." Tahran'da Türk büyükelçiliğinin yakı- nındakı bir villaya yerleştirildiklerini be- ürten Tunç, buradakı çalışmalanyla ilgi- li şubilgileri verdi: "Bu villada kısa bir süre kaktıktan son- ra Hüseyin Vetioğju'nun yanımıza gehne- srvle birlikte tranlı yetkililer tarafindan bidere askeri ve siyasi eğitim verümeye başlandLDerslerde'cemaat', 'cemaatleş- mede dikkat edüecek hususlar', 'cemaat içerisinde sır gızleme', "ıtaat', 'düşman tarafindan takip ve antı- takıp' gibi konutan ihti- va eden siyasi eğitim al- dık. Yine buiunduğu- muz yerde biziere tranb yetkitifcr tarafindan ge- tirikn silahlann sökülüp takılma«a yp kıınanılına- sı, el bombası ve patlay> a maddelerm yapımı ve kullanılması konulann- da teknik bügiler verfl- dL Teorik ve askeri efrti- mi takiben Tahran ya- kmlanndaki yasakbölge ilan edilen dağhk alanda pratik eğitim gördük. Bir ay süren bu eğitim- lerden sonra Türkiye'ye geri döndük." Hizbullah'm arşıv so- nımlusu da olan Abdü- laziz Tunç, Tahran'da Devrim Muhafızla- n'ndan ders aldıktan sonra Türkiye'ye eylem yapmak üzere gönderil- diğini söyledi. Tunç, on- larca Hizbullah karşıtrnı ve PKK'hleri kaçırarak sorguladıklannı ve bir- çoğunu öldürdüklerini aynntılanyla anlattı. Digerteri NAZMİAKDAĞ MERStN - Evinin önünden 15 Temmuz 1998 tarihinde silahlı üç kişi tarafindan kaçı- nlan tslamcı feminist Konca Kuriş'e ait bel- gelerin Hizbullah'ın hücre evinde bulunma- sı, ailesini yeniden umutlandırdı. Kuriş'in cesedinin Adıyaman'da gömülü olduğuna iliş- kin iddialar henüz ay- dınlatılamadı. îstan- bul'da ortaya çıkartılan cesetlerden bırinin Ku- riş'e ait olup olmadığı ise otopsiden sonra net- leşecek. Islamcı feminist Konca Kuriş, TV kanal- lannda yapUğı Ku- ran'm Türkçe okıınma- sı ve kadınlann da ce- naze nama7i kılmalan gerektıği açıklamalan ile radikal Islamcılann tepkisini çekmişti. Bir dönem Hizbullah örgütü içinde yer alan tslamcı feminist Konca Kuriş, 15 Temmuz 1998 tarihinde evinin önflnde silahlı üç kişi tarafindan kaçmlmış ve o günden bugüne kadar kendisinden hiç haber ahnamamıştı. Geçen yıl Gaziantep'te Hizbullah tarafindan yapılan açık- lamada Konca Kuriş'in öldürülerek bir kuyuya atıldığı belirtilmişti. Hizbullah bu konuda bir basın bildirisi dağı- tarak olayı üstlenmişti. Ancak yapılan çalış- malar ve yüzlerce ku- yuda yapılan aramalar sonunda ıhbann asüsız olduğu anlaşıhnıştı. Yi- ne Batman'da bir evin altındakı hücrede bulu- nan bir kadın cesedinin de Konca Kuriş'e ait ol- madığı tespit edihnişti. Kuriş'in bulunması için Mersin'de sürdürü- len çok sayıda operas- yondan da sonuç alına- mamıştı. Eski Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı HaHKnriş, ay- nı zamanda gelini olan Konca Kuriş'le ilgili haberleri basından ta- kip ettiğini belirterek "Resmi kanallardan Konca'nın öldüğüne dair btze bir bflgj veril- medL Olayın duyuhna- sı üzerine MersmEm- niyet Müdürlüğü kaçı- nhna olayını araştmm M ekmajunıİstanbul'a gönderdL Konca'nın hâü sağ oiarak evine ge- leceğÜK olan inanomı- n sürdürüyoruz" dedı. Hizbullah soruşturmasını sürdüren poos dün Csküdar'da bir eve yapüğı operasyonda evin odıuüuğnnda toprağa gömülü oiarak 10 ceset buklu. Hizbullah 'ınyeni üssü îstanbul MEHMETFARAÇ Güneydoğu'yu son 15 yıllık ey- lemleriyle kan gölüne çeviren Hiz- bullah örgütü, bölgedeki operas- yonlann yoğunlaşması üzerine iyi- ce sıkışınca, Akdeniz-Marmara hattmdaİa yapüanmasını da kulla- narak yem üs olarak Îstanbul'u seç- ti. Beykoz'daki operasyonda öldü- riilen Hüseyin Vetioğhı ile yakala- nan iki şûra üyesi Cemal Tutar ve Edip Gümüş'ün "öncü kadro" ola- rak bölgeye yerleştiğı belirlendi. Hizbullah'm Türkiye'nin en kala- balık kentini seçmesınin kökenin- de, u hem seriatçı tBDA-C örgütü ile diğer tshma örgütferin yapdan- masınıbozmak,hemekonomik acı- dan gâçlenmek hem de bu kanatta 'tek hâkim' oima düşü" yabyor. Beykoz operasyonuyla tarihinin en büyük darbesini alan Hizbullah, liderini kaybetmeseydi Istanbul'u seriatçı örgütün üssü haline getir- meyi planlıyordu. Hizbullah'ı bu hedefe yönelten süreç, Mardin'de örgütün geçen yıl ortaya çıkanlan sığınağında 1995'te başlatılmıştı. Güverüik birimlerine göre örgüt li- deri bu sığınağı 2 yü kullanmış, operasyonlarm artacağı endişesiy- le Kuzey Irak'a kaçmıştı. Mardin'de bu sığınağın ortaya çı- kanhnasmı sağlayan örgütün arşıv- cisi Abdülaziz Tunç, bu konuyu iti- raflannda anlattı. Tunç'un itirafla- rma göre Veüoğlu, Güneydoğu'da- ki kuryelerden gelen bilgileri ken- dısı aracüığıyla bılgısayarlara yük- letiyor, örgütün Bah'ya açüma ça- lışmalanna da burada yön veriyor- du. Karargâha, Îstanbul'da yakala- nan Edip Gümüş'ün de sık sık gel- diğini behrten Tunç, bu kişinin ta- lımatıyla Diyarbakır 'dan Mardin karargâhına çağnldığını ve örgütün 20 bin kişüik arşrvini hazırladığını bildirdi. Tunç şunlan anlattı: "Mardin'delf ii%^"/ *'ğ™" hücre evinde Hüseyin Velioglu uzun bir süre kahmşti. Mardin'deki sığınak- ta Hizbullah örgütünün ana arşivi- nin bulunduğu bugtsayan kuUan- maya başladmı. D^er flkrdeki ör- güt mensuplanndan gelen notian örgüt evinde bügisayarda disketkre yüklüyorduk. Daha sonra bu dis- ketleri Veh'oğhı'na gönderiyorduk. Kaldığımız örgüt evine Mardin böl- ge sorumfusu Kasım kod adlı Meh- met Salıh ik Batman sorumlusu Fahrettm kod adlı Mehmet Sudan (aranan şûra üyesi) ve Diyarba- tar'dan örgütsel not getiren Cemal Tutar (yakalandıX Çmar sorumlusu M. Sait Varol sık sık gküp gehyor- hnfa." 'Hkret grubu' Güverdik birimlerinin saptama- lanna göre VelioğTu, Mardin karar- gâhını terk etmesinin ardından İran'a gitti. Tunç. bu konuda şu bil- gileri verdi: "Tahran"da Türk Bü- yfıkpipKgi'niıı yalnnmrfaki hir vüht- ya yerteştirildik. Bu viuada tasa bir süre kaküktan sonra Hüseyin Veli- oğlu'nun yanınuza gehnesrjie bir- fikte tranlı yetküüer tarafindan biz- iere askeri ve siyasi eğitim verilme- yebaşJandL" Îran'dan sonra bir süre Kuzey I- Gaziantep'teki operasyonlar srrasında Kuriş'üı cesedmin buhınması için kuyular dahi arandL FP'den Hizbullah operasyonuna kuşkulu bakış Kahraman: Oyun içinde oyun var ANKARA (Cumhurryet Bürosu) - FP Grup Baş- kanvekili tsmafl Kahraman, Îstanbul'da seriatçı te- rör örgütü Hizbullah'ın lider kadrosunun ele geçi- rildiği operasyonu değerlendirirken "Karanhk bir durum. Oyun içinde oyun var. Önümüzde yeni bir Susuriuk olayı var.Derinlemesine mcekme yapdma- sı laznn" dedı. Kahraman, parlamentoda düzenlediği basm top- lantısında, Hizbullah örgütüne yönelik operasyona değindi. Bu konuyla ilgili "ürpertici iddialar buhm- duğunu" behrten Kahraman, "Bu örgütün PKK'ye karşı bir devlet organizasyonu tarzmda olduğu rfa- deedümektedir. Bu hücre evinin MOSSAD tarafin- dan bfldrrikngi ifade edflmektedir. Çok değişik, oyun içinde oyun olan bir tabloyla karşı karşrva olduğu- muiMgörüyonız.Karanhknoktatan çok.Önümüz- de bir başka Susuriuk olayı gibi bir olay var. Bizbü- tünüyle ayduüatdmasuu isnyoruz" diye konuştu. Kahraman, bir soru üzerine "Neden, niçin, nasıh bol olan bir hadiseyle karşı karşryayız. Bu konuda derinlemesine incelenıe yapüması gerekir. Biz ince- lemenin peşindeyiz. Çok üzerine gitmemiz gereken bir hususla karşı karşryayız" karşıhğını verdi. Kahraman, Abduilah Ocalan'm infazımn erte- lenmesiyle ilgili olarak da hükümete eleştirilerde bulundu. Kahraman, "Liderier mahkemesi kurul- du. ÜçBder bir araya gekrek Mecns'in iradesinenx>- tekkoydular"dedı. Hükümetın iç ve dış politikadakı uygulamalan- m yakmdan izlediklerini kaydeden Kahraman, önü- müzdeki günlerde yeni gensonılar ve araştrrma önergeleri vereceklerini söyledi. rak'taki Kürt Hizbullahı kampla- nnda kaldığı öne sürülen Velioglu, PKK kamplanna yönelik operas- yonlarda darbe yiyeceği ya da Oca- lan benzeri bir operasyona kurban gıdeceğı iddıasıyla bölgeyi terk et- ti. 1998 yıh içinde yurda geldığı ve örgütün Batı'ya kaydınlması çalış- malanm sürdürdüğü bildırilen Ve- lioglu, Hizbullah'a yönelik 1999 yıh içinde yapılan operasyon nede- niyle süreci hızlandirdı. 'Vasat gru- bu'nu oluşturarak önce Gazian- tep'e daha sonra da Hkret grubu ve Vasat yapılanmasıyla Adana ve Mersin'e, daha sonra da yine Hic- ret grubu yapılanmasıyla Bursa merkezli olarak Marmara'ya açıldı. Güverüik birimleri ve örgüte ya- km kaynaklara göre Velioğlu, geçen yıhn sonunda hem Güneydoğu'da- ki operasyonlardan kaçmak hem de daha güvenli bölgede bannmak için tstanbul'uüstuttu. Derlenen bilgi- lere göre Velioğlu'nun hedefı şu aşamalan içeriyordu- "Hizbulşey- tanla sa\-aş 2 bin yıhnda büyüyecek- tir. Güneydoğu'ya damgasmı vuran Hizbullah, şeriat devleti düşünü ül- kenin en büyük kentinden yayacak- ür. Burada kendikrini 'Şeytanm uşaklan' diye niteleyen tBDA-C g>- bi seriatçı gruplan tasfiye edecek, kendflerine karşı olan ramazan ay- fauında fître ve zekâttan büyük pay alan, sflahh mücadete karşm grup- lan etkisiz kuacak ve bu kanatta ör- gütün tek hâküni olacaka Nitekün işadamlan ve tslama vakıf yöneti- cuerinin kaçırdması buna ilk tşaret- ti." Ancak, Fatih, Güngören, Sultan- beyli, Beykoz ve Üsküdar gibi ts- lamcı örgütlerin taban bulduğu böl- geleri faaliyet alam olarak belirle- yen Velioğlu, "çok aceleci davran- dı, çok hata yapb, alt sempatizan kadro ve bölge temsikilerryle çok hızh Uişkiye girdL" Hizbullah'ın içinde bu nedenle de Velioğlu'nun "kentöıgütüo^oevirnsizliğininkur- banı olduğu" vurgulandı. 1982-84 tarihleriara- sında yakalanan Kasrm- paşa Hizbullahı men- supian ile 1993 yılında- ki operasyonda ele geçi- rilen 19 lslami Hareket üyelerinın Îran bağlan- tüan da resmi tutanakla^. ra yansıdı. . ,t ur \ •j, Mahkeme tutanakİa- • nna göre Batman Hiz- bullahı 'mn önde gelen- lerinden Irfan Çağuıcı, ağustos ayında kardeşi Rıdvun ve Metin Torun ile birlikte Erzurum'dan Doğubeyazıt güzergâhı- nı izleyerek Iran'a geç- miş, daha önce tamşık- ları Ahmet Sacoi'nin yardrmıyla çeşitli silah- larla askeri eğitim al- mışlar. Ekrem Baytap, Tevfik Durmaz ve Mehmet Kaya, 1986 yıhnda tran'daki Mako şehri ile ülkenin dini merkezi Kum kentine giderek di- ni konularla şeriat dev- leti sistemi hakkında eğitim aldıklannı söyle- diler. 1988-89 ydlannda ise Alaaddin ve Adil Ateş isimli şahıslarla birlikte, başkent Tah- ran'a 40 dakikalık bir mesafedeki kampta as- keri eğitim alarak Avus- turya-Yugoslavya hattı üzerinden Türkiye'ye döndüklerini anlattılar. Mehmet Ah Şeker, 1988 başlannda, Iran'a gidıp "Hizb-ül Dava" ad- lı tslamcı örgüt eleman- lanyla görüşerek Suri- ye'ye geçip oradan Bat- man"a döndüklerini söy- ledi. Bir yıl sonra yeni- den Iran'a gidip Kemal ve Akif kod adh şahıslar- la, silah eğıtimı aldığinı, özeUikle patlayıcı mad- deler konusunda 40-45 günlük eğitimden geçtik- ten sonra Îstanbul'a dön- düklerini açıkladı. Gudbettin Gök, me- rak ve tamma amacıyla 1986 yılında Iran'a git- tiğıni, sonra tstanbul'da görevlendirildiğini söy- ledi. Mehmet Zeki Yütu- nm, Haziran 1991 yıhn- da tstanbul'dan hareket- le, sahte pasaportla Iran'a geçtiğini, üç ar- kadaşıyla Tahran yakı- nındaki bir kampta yak- laşık 1.5 haftalık takip, yakın takip, sabotaj, si- lah eğitimi aldığım iti- raf etti. Fahrertin Baytap, 1987 yıhnda gittiği îran'm Tahran ve Kum kentleri civanndaki kamplarda askeri eğitim (kültürfizik, yakın dö- vüş, silah atışı, bomba vs.) aldıktan sonra Bat- man'a döndüğünü an- lattı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog