Bugünden 1930'a 5,499,360 adet makale



Katalog


«
»

2 O OCAK 2000 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Cezaevinde eytem • KIRKLARELİ(AA)- Kuklareli E Tipı Kapalı Cezaevı'nde PKK üyesi bir g r u p mahkûm açlık grevi . yapıyor. Jandarma yetkililerinden alınan bilgıye göre cezaevinde kalan yaklaşık 80 terör suçlusundan 30'unun 5 gün önce başlatüğı açhk grevi sürtiyor. Yetkilıler, nıaJıkûmlann, "cezaevi yönetımınin uygulamalaruıı beğenmedikleri" gerekçesiyle açlık grevine başladıklannı ve eylemin sona erdırilmesi için çalışmalann sürdüğünü belirtüler. IVtehmedin Kitato'davaa • HaberMerkezi- 'Mehmedın Kitabı'nın yazan Nadıre Mater ile yayuıcısı Metis Yayınlan sahıbı Semih Sökmen hakkında açılan davaya dün devam edildi. Sökmen ve Mater, söz konusu kıtapla TCY'nin 159/1. maddesi uyannca "Türk Silahlı Kuvvetleri'ni tahkir ve tezyif "le suçlanıyor. Duruşma bilirkişi raponı hazırlanmadığı için 8 Mart 200O'e ertelendi. Almanya'da iHümopucu • HaberMerkezi- Almanya'da cezaevlerinde tek kişüik hücre ve insanlık dışı yaşam koşullanru protesto ederek açlık grevine başlayan 13 tutukludan 5'i eylemlermi ölüm orucuna dönûştürdü. Açlık grevi eylemi, bir kişiyi öldürdüp ve DHKP/C üyesi oldugu gerekçesiyle ömûr boyu hapis cezasına çarptınlan tlhan Yelkuvan'ın cezaevi koşullanru protesto etmek için başlamıştı. Tarikat şeyN tutuklamb • SIVAS(AA)-KanalD televizyonunda önceki akşam yayımlanan "Arena" programtnda konu edilen ve "tarikat şeyhi" olarak tanıtılan Bekir Pehlivanlı ile beraberindeki 7 kişi, Sıvas'm K.oyulhisar ilçesinde jandarma tarafmdan gözaltına alındı. Nöbetçi mahkemeye çıkanlan sanıklar, devrim kanunlan arasında yer alan Tekke ve Zavıyelenn Kapatılmasına tlişkin Kanun'a muhalefetten tutuklandı. EceviTın fotoğraîı CHP'de • ANK4RA(Cumhuriyet Bürosu) - Atatürk'ten bu yana CHP ve devamı partilerde genel başkanhk yapan siyasetçilerin fotoğraflan, partinin genel merkezıne asıldı. 12 Eylül 1980'den sonra CHP'den isrifa eden DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bûlent Ecevit'in fotoğrafi da liderler arasında yerini aldı. CHP Genel Başkanı Altan Öymen, makamının bulunduğu 5. kat kondoruna asılan Atatürk, Ismet tnönü, Bûlent Ecevit, Cezmi Kartay, Necdet Calp, Aydın Güven Gürkan, Murat Karayalçın, Deniz Baykal, Hikmet Çetin ve kendısının fotoğraflannı inceleyerek "Bütün genel başkanlar bir arada" dedi. Sağır tutuMandı • İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - lzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nde 1 haftadan ben gözaltında tutulan eski ANAP Konak Ilçe Başkanı Nurullah Sağır (46) ve 11 kişi dün sabah süa güvenlik önlemlen altında tzmir DGM BaşsavcılığYna sevk edildi. Nöbetçi mahkeme Sağır, Ali Yılmaz, Hüseyin Ersoy, Ahmet Özer, Bûlent Dergi ve Ali Kökavşar'rn tutuklanmasına karar verirken diğer sanıklar serbestbırakıldı. Bombacıya dava • kanbuiHaberScrvisi- Istanbul DGM Cumhuriyet Ba$savcıhğı, dinci terör örgûtü tBDA/C örgütü adına Kanal D televizyonu ile CarrefourSA Alısveriş Merkezi'nin de aralannda bulunduğu 5 ayn bombalama eylemini gerçekleştirdiği öne sürülen AJı Acar hakkında 47.5 yıla kadar ağır hapis cezası ıstemiyle dava açtı. Geriye dönük tahkim tasansı 'rötuşlanarak' komisyonda kabul edildi MecKs'e Hahkiın' dayatmasıANKARA (Cnmhariyet Büro- su) - TBMM Adalet Komisyo- nu'nda dün, uluslararası tahkimin geriye dönük olarak işletilmesi yo- lunu açan tasan, "yabancıhkunsu- ru" tanımı 50 bin dolar gibi, dev projeler için anlam ifade etmeyen kaynak getirme koşuluna bağlana- rak kabul edildi. Başbakan Böknt Ecevit'in Davos gezisi öncesinde bu tasannın çıkanlması talimatı vermesi ve Başbakan Yardımcısı Deviet Bahçelinın de MHP'ti ko- misyon üyelerini uyarmasıyla ta- san "zorald" geçirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, geriye dönük tahkimden 46 projenin yararlanacağını, "birB- rahk, bir sentlik menfaat sağlan- ması durumunda bunun geri ahn- ması için hükümet olarak kuruş kuruş inceleme yapacaklannı" sa- vundû. Ersümer, "3 senede ihakfe- ri bu noktaya getirdik, şimdi flnfc- lerin yenilenmesiyanhş ohır" görû- şünü ilen sürdü. Hükûmetın baskısı nedeniyle geriye dönük tahkimle ilgıli tasan, TBMM gündeminin öncelikli maddesi oldu. Adalet Komisyo- nu'nda önceki gün tasan alt komis- yona havale edilmesine karşın; Başbakan Ecevit ve MHP lideri, Başbakan Yardımcısı Bahçeli'nin devreye girmesiyle komisyon dün yeniden toplandı. Ecevit, dünkü grup toplantısında yapnğı konuş- mada, dış sermayenın Türkiye'de yaörun yapma eğilimüun giderek arttığını, Davos'ta yatınm olanak- lannı aynntılı olarak sunacaklan- nı, bunun da tahkim yasasıyla ger- çekleştirilebileceğini söyledi. Ece- vit dün Adalet Komisyonu Başka- nı Emin Karaa ve tasandan rahat- sızlıklannı gızlemeyen Ali Araba- a ve Ismail Aydmh'yla yemek ye- di. Ecevit'in bu görüşmede, tasan- ya kefıl oiduğunu söylediği öğre- nildi. Komisyondan dün geçirüen ta- sannın Danışma Kurulu toplana- rak gece çalışmasıyla bugün yasa- laştınlması hedefleniyor. Adalet Komisyonu'ndaki görüş- meler sırasında "yabancıhk unsu- ru" tanımıyla ilgili olarak iktidar gruplannca verilen değişiklik önergesı kabul edildi. Tasandaki, "yabana menşefi" ifadesi çıkanla- rak "sözkşmeye taraf, kurulu veya kurulacak şjrketortaklanndan en az birinin 6224 sayıh Yabana Ser- mayeyi Teşvik Kanunu hükümleri- ne göreyabana kaynakh ohnası ve- ya söztesmenin uygulanabflmesi içinyurtdışı kaynakh sermayeveya kredi veya teminat sözleşmelerinin akdedümesinin gerekB ofanası hal- lerinden birini" düzenlemesi geti- rildi. Böylece, tahkime gidılebil- mesi için 6224 sayılı yasada yer alan "50 bin dotar" koşulu konul- muşoldu. FP'liler, anayasa değişıklığinin ağustos ayında yapıldığım, deği- şikliklerin geriye dogru ışletilme- sinin anayasaya aykın oiduğunu, anayasa değişıkliği öncesinde ya- pılan imtiyaz sözleşmelerinin özel hukuk hükûmlerine dönüştürüle- meyeceğini söylediler. Adalet Komisyonu toplantısı tar- tışmalı başladı. Hava koşullan ne- deniyle üyelerin gecikmesi üzerine saat 10.30'daçoğunluksağlanama- yınca, muhalefet milletvekıllen toplantınm iptal edılmesinı istedi. Adalet Komisyonu Başkanı Emin Karaa, bu ısteklere karşı çıkarken yanm saatlik bekleme sonunda toplantı yeter sayısı bulundu. FP'li Ythya Akman, yerine otururken "Uğursuz bir kanun bu" diye Er- sümer"e çıkıştı. Ersümer de, "Sirin için olabilir, ama memleketinnziçin uğuriu" karşılığını verdi. FP'li Ramazan Toprak, "şaibdB durumlann söz konusu oiduğunu, bir şeylerin gizlenmek istendiğini" söyledi. FP'li Nazh Ihcak, alt ko- misyon toplantısında DSP'li lsma- il Aydınlı'mn "Bunuiçimesindire- miyorum, DSP'ye de yakışüramı- yorum" dediğıni aktardı. Geriye dönük olarak Danıştay'uı yetkisi- nin de kalduılmak istendığıne dik- kat çeken Ilıcak, "Birkan Erdal bir gazetede gör^ihicen Enerji Baka- nı'nın ale>hine ya>ın yapmavm,bi- ze çok yardımı dokundu, diyordu. Şimdi ne nıalum, yine o şirketin le- hine da\ranılma\acağır ' dedi. DYP'lı Kamer Geiıç de, tasannın anayasaya aykın oiduğunu söyledi. Ersümer, herkesin sıyaset yapö- gını savunurken "Hiçbir gazete patronundan yıhsımla ilgili bir ta- lepte bulunmadun. tspat edemezse- niz müfterisiniz. Sizgazeted olarak, patronlann emriyle yazı yazdınız ki büiyorsunuz" diyerek Ilıcak'a yanıt verdi. Ilıcak'ın "O yüzden iş- ten aûldım" sözleri ûzerine Er- sümer, u BUdiğünbaaşe>iervar,a- ma neyse konuşmayayun'' diyerek bu konuyu kapattı. Devrimci lşçi Sendikalan Konfederasyomı (DtSK), başlatüğ! "20001i yıBarda örgûflfi Emek, Demokratik Tûrkrye" kampanyasını dün Kartal Meydam'nda yapüğı Idtlesei baân açddamasıyb kamuoyuna duyurdu, Basm açıklamasına DİSK üyesi sendikalann başkanlan, yönetim kurulu üyelcri şube yöneticifcri ve işyeri temsilcileri kaükn. "Kıdem tazminaü pazarnğına hayır"\ "tş güvencesi için mücadekye" sloganlannj atan çahşanlara. Eprrn-Sen 5 Noiu Şube Başkanı Ceraal Çoban ve âyeleri de destek verdL Basm açıklaması yapddığı sırada broşûr dağitan Kızdbayrak dergisa çahşanı Çağdaş Tan pofis tarafindan gözattma anndL Ecevit, Cumhuriyet'in Cuma Kitaplan arasındaki Toynbee'den alıntı yaptı 'Cumhuıiyet'in kunduşundan dersahnmah" ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Bûlent Ecevit cumhuriyetın ılk yıllanndan ders alınmasını isterken gazetemizin kültür hizmeti olan Cuma Kitaplan arasında yayunlanan Ingiliz tarihçı Arnold Tojnbee'nin "Türİdye; Bir Devletin Yeniden Doğuşu 1 " adlı kıtabından alıntılar yaparak curnhunyetin ılk yülanndaki tanmı anJattı. Ilke olarak korumacüığa karşı çıkan AB'nin çeşitli şekilleTde tanmı desteklediğini beurten Ecevit, önümüzdeki dönemde gerçekleştirecekleri çalışmalarla bu sektördeki eğitim, ıstihdam ve üretim kalıtesı sorunlanna çözüm arayışlanm hızlandıracaklannı söyledi. Ecevit, Ziraat Mühendisleri Odası'nca düzenlenen "Türldye Ziraat Mûhendisnği 5. Teknik Kongresi"ne katılarak bir konuşma yaptı. Tannnn ekonominin temeli olmasma karşm sosyal gûvenlikten, ulusaJ gelirden ve teknolojik gelişmelerden en az payı alan sektör oiduğunu belirten Ecevit, sınır ticaretinin de üreticıleri zor durumda bıraktığmı kaydettı. Cuma KJtabı'ndan ahnü AB'nin ilke olarak tanmda korumacüığa karşı olmasma karşm kendi sektörünü bir şekilde desteklediğini kaydeden Ecevit, gazetemizin Cuma Kitaplan arasında verilen tngiliz tarihçi Arnold Toynbee'nin cumhuriyetin ilk yıllanndaki tanma ilişkin çalışmalanndan bölümler okudu. Ecevit, Atatürk'ün sanayiye gösterdiği özeni tanm için de gösterdiğini, bugünkû sorunlann aşılması için o dönemde yapılan çalışmalardan ders ahnmasınm yeterli oiduğunu söyledi. Tanm kesiminde çok sayıda işsiz mûhendis bulıınmasına karşm ara eleman sayısmm çok suıırlı oiduğunu dile getiren Ecevit, bu sektördeki örgütlenmenin de yeterli ohnadığmı vurguladı. Ecevit, "Bu konularda Atatürk'ten öğrenecek çok şey var. Tanmda ve sanayideki geoşmeyi eş zamanh olarak desteklemtştir. Baa kesimler sanayi ve tanm arasında seçün yapmak ister. Buna katümryoruz" diye konuştu. Tanm ve köy alanında yapılacak yeni düzenlemeler için Tanm ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp ile Deviet Bakanı Mustafa Yılmaz'ın çalışmalannı sürdürdüklerini kaydeden Ecevit, Türkiye'de desteklemenin üretımden çok pazarlamaya yönelik oiduğunu, bunun yanlışbğmı büdirdi. Ecevit, "Kota'nm başka ürûnlere geçjşj özendirid önlemlerie yapdması gerekic Hükümet, köykent ve tanmkent konulannda adrm atacaktu"" dedi. KİGEM TBMM alet ediliyor' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kamu Işletmecı- liğini Geliştirme Merkezi Vakfi (KİGEM), tahkimin geriye dönük işleyişine iliş- kin tasanyı, yanlış ekono- mik politikalann belirtisi olması yarnnda "uhual ve evrensel hukuka yeni bir ta- saDut ohna (saldırma) giri- şjmi" olarak nitelendirdi. KlGEM'in açıklamasında, "Kendi vatandaşlannuı ta- samıf isteğini ve vanruna- hğuu teşvik yerine yabana bâyük sennayenin kâr hır- sına bel bağlayan ekonomik politikalann böylesine hu- kuk cinayetlerine kadar var- masıve ulusal iradenin tem- silcisi dunımundaki paria- mentoyu bunbra alet etme- ye kalkışması gerçekten hü- zün vmddir" denildi. Ata- türkçü Düşünce Deraeği (ADD) Genel Başkam, emekli Anayasa Mahkeme- si Başkanı Yekta Güngör özden de tahkime, tahki- muı geriye işletümesine ve nükleer santrallara karşı çıkmanın yurttaşlık görevi oiduğunu belirterek u Saym miUetvekflleri partüerin de- ğü\ ulusun millervekifleridir. Lider gkkr parti kahr, par- ti gider deviet kahr" çağn- sında bulundu. KlGEM'den yapılan ya- zılı açıklamada, tahkime ilişkin anayasa değişıklıği- nin kamu hukuku ve idari yargıda açtığı denn yaralar ve Danıştay'uı yetkilennin bûyûk ölçûde sınırlandınl- masıyla yaratılan tartışma ve hukuk kargaşalannın ge- riye dönük tahkim tasansıy- la daha da artmasından baş- ka bir sonuç çıkmayacağı vurgulandı. Geriye dönük tahkim tasansında iki bü- yük hatayı ortaya koyan açıklamada, yabancılık un- suru tanırrunın "miktar ve oran ne ohırsa obun. en kü- çük yabana sermave payı- nın ya da söz konusu yaan- mın Tüıidye dışında ohna- smm Türkyargısı dışına çık- mak ve yabana hakemnğe başvurmayı mfimkün kıkh- ğuu" dikkat çekildi. tkinci hatanın da "yasa kavramı- nın temeuerinden biri olan geriye yürümeziik flkesmin çiğnenmesi* olarak belirti- len açıklamada şöyle denil- di: "Hukuktaki genel Uke- lerden biri, hukuka güveni ayakta tutmak için, yasala- nn daha önceki yasaiaria yaranlmış olan durum ve Oİşkflere nygııl«nmaım>!O- dır. Istisnafau- ancak kamu düzenineyada genel ahlaka fltşkin düzenlemelereve yar- gıbma hııknlnma ilişkin Av ğtşfldfldere uygutemr. thale- ye verttmiş bir projenin söz- kşmesme böyk bir istisna- nın uygulanması, en azm- dan, daha önce o ihakye ka- blarak kaybetmiş olan şir- ketiere yapdnuş bü>ük bir haksızhk ohır." IRMIKIAYDEV ENGÎN aenginradoruk.net.tr. Hangi birine inanalım? Bir terör uzmanı ekranda "Hizbullah çökertildi. Bu tûr te- rör örgütlerinde lider çok önemlidir. O yok edilince ör- gût çökme sûrecine girer" bu- yuruyor. Herhalde doğrudur. Uzman olduğuna göre bir bil- diği vardır. Ama bir başka ekranda, bir başka uzman: "PKK'nin çö- kertilmesinden sonra Misak-ı milli sınırlan içinde bir Kürt devleti kurmak ûzere başkaldı- ran örgût olarak Hizbullah or- taya çıktı. Hizbullah şu anda, Güneydoğu'da elde ettiği Wf- te desteği ile ülkemizin en teh- likeli sorunudur" diyor. Diyar- bakır Valisi Cemil Serhadlı, "Istanbul'daki operasyon ve çatışma, örgûtün (Hizbullah demek istiyorj ne boyuta ulaş- tığını tûm Türkrye'ye gösterdi" diyerek bu uzmanın görüşünü pekiştiriyor. Buyrun. İki uzman, iki zıt gö- rüş. Hizbullah "muhabbetrriı bir yana bırakıyor, ekranda Yargı- tay Başsavcısı Vural Savaş'ı dinliyorsunuz. "Irtica tehlikesi açık ve yakın bir tehlike olmak- tan çıkrnış, yaşanan bir tehlike Bir Canavar Yaratmak haline gelmiştir" diyor. Kosko- ca Yargrtay'ın koskoca Baş- savcısının elbet bir bildiği, biz- lerin ulaşamayacağı bilgi kay- naklan vardır diye düşünüyor- sunuz ve ürküntünüz daha da artıyor. kafanızın içini karman çor- man eden derneç ve açıklama- lar bir yana, şu gerçetc Deviet, Hizbullah'ı ve siyasal Islamın laikliği, demokrasiyi ve cum- huriyeti yok etme çabalannı önlemek, böylesi örgütlenme- leri çökertmek üzere canını di- şine takmış gibi. Para harcanı- yor, cephane harcanıyor, siya- sal, ekonomik, kültürel önlem- ler tasarlanıyor, yetişkin kad- roiar bu alanlarda görevtendi- riliyor. Ortada "resmen" de doğru- lanan bircanavarvar ve bu ca- navan yok etmek için çabala- nryor. Üstelik yıllardır süren ça- baiann yeterii sonuç vermedi- ği de aynı resmi ağızlarca itiraf ediliyor... Gel de sorma! Gel de "Pefti kim yarattı bu canavan" soru- sunu, bu açıklamalan yapan başsavcılara, savcılara. deviet erkinin tepesindekilere, tehlike- yi ortadan kaldınmak, laikliği, demokrasiyi, cumhuriyeti ko- rumak için geceyi gündüze kat- tıklannı soyleyenlere yöneitme! • • • Anımsayın. 12 Eylül sonrasında "so/"un önde gelenleri, militanlaşmış unsurtan işkencehanelerde bedense) ve ruhsal olarak tah- rip hatta yok edilirken, sol dü- şüncenin ülke ölçeğinde elde ettiği itiban silmek için başvu- rulan güç neydi? Ağzından "Atatürk'ü düşürmeyen, ken- dini ikinci Atatûrk ilan etmeye kalkan aşşağılık birtakım adamlara gülümseyen, sonun- da çileden çıkan Can Yücel'in şiirle mizahı buluşturduğu o unutulmaz "Kabaramazsın kel fatma I Atam güzel sen çirkin" dizelerine esin veren "Marma- ris sakini" döneminde açılan i- mam-hatip liselerinin sayısını anımsayın. Köktendinci güçlere daya- narak solu ezme stratejisini i- cat eden fikir fukaralığını sor- gulamadan bugünün "yaşa- nan tehlike"s:«\\ açıklayabilit miyiz? Bir kez daha soralım: Laikli- ğin, demokrasinin, cumhuriye- tin temellenne konan dinamiti zamanında kim, ne hesapla yerieştirmişti? Daha da kestirmeden sora- lım: Bu canavan kim yarattı? • • • Peki köktendinci karanlığı bir yana bırakalım. Onun en mili- tan parçasını, Hizbullah'ı ele alalım. Bu satırlann yazan, Hizbul- lah'ın doğuş yıllannda Diyar- bakır - Batman - Silvan - Idil hattında haftaiar geçirdi. Sıra- dan insanlar arasında "Kolor- du - Korucu - Hizbullah" üçge- ninin herkesin bildiği bir ger- çek olarak "telaffuz" edildiğini kendi kulaklanyla duydu; Bat- man çarşısında ensesinden tek mermi ile vurulup yol^edi- len "PKKsempatizanı" Kürtle- rin parçalanmış beyinlerini, kanlar içindeki cesetlerini ken- di gözleriyle gördü. Batman ve Sitvan'da her bi- ri birer Hizbullah militanına dö- nüşmüş seyyar kebapçılann (Tantuniciler^ tezgâh attında si- lah, pala, mermi zula ettikleri- ne bizzat tanıkiık etti. Batman çarşısında öldürülen DEP Mil- letvekili Mehmet Sincar ci- nayetinin izini sürerken, Bat- man emniyetindeki "yetkilinin" pis bir sıntmayta, "Sen buralar- dan toz olsan iyi olur gazeteci. Cesedini biryol kıyısından top- lanz sonra haaaa" deyişini hiç unutmadı. Hizbullah'ı, "konıculuğun ve kolordunun" yetmediği alan- larda işe koşan, koruyan, kol- layan, sırtını sıvazlayanlar o gün bir canavar yarattıklannı değil, bölücü PKK terörüne karşı "ittifaklarstratejisi" uygu- ladıklannı düşünüyoriardı. O gün Hizbullah'ın sırtını sı- vazlattıklan memurlanna, gö- revlilerine, bugün Beykoz'da aynı Hizbullah'a mermi sıktı- ranlar aynı güçlerdir. Canavan onlar yarattılar ve şimdi kendi yarattıkları canavarla baş et- meye çabalıyorlar. Canavarlann kökünü kurut- mak, canavan yaratan zihni- yetle hesaplaşmadan müm- kün mü? POLtTtKA GÜ1NLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Kara Konto... ESSEN - Ren Irmağı her zamanki gibi durgun akryor... Yolculuğumuz trenle... Frankfurt'tan Essen'e doğaı yol alıyoruz... Trenin restoranında iki orta yaşlı Alman sohbet ediyor biralannı yudumlarken... Konu Almanya'yı derinden sarsan ve deviet bu- nalımına dönüşen, eski Başbakan Helmut Kohl'den başlayıp Hıristiyan Demckrat Parti'nin öst düzey yöneticilerini saran yolsuzluk olayı. Orta yaşlı iki Almanın görüşleri bir noktada ke- sişiyordu... Bu yolsuzluk olayı, Alman demokrasisi için en büyük tehlike..." Bir gece önce Frankfurt'ta Sosyal Demokrat Halk Demekleri Federasyonu ile Frankfurt Sosyal Demokratlar Derneği'nin Uğur Mumcu'yu anma etkiniikleri kapsamında düzenlediği "Adalet ve De- mokrasi2000" panelinde. Almanya'yı sarsan 'yol- suzkık olayı nı Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) Hessen Eyalet Başkan Yardımcısı Gemot Grumbach aynen şöyle değerlendirmişti: "Hıristiyan Demokrat Parti'nin Hessen'de ya- bancılara karşı başlattığı kampanyayı hangi kuş- kulu kaynaklarla finanse ettiği ortaya çıkmıştır." O anda Yıldız Akaiın (HDF), Hasan Arslan (SDD), Dr. Ethem Ete (HDF) birbirimize bakıp gü- lüştük... Almanya'nın önde gelen gazetelerı Frankfurter Allgemeine Zeitung, Der Spiegel dergısı ve Bild gazetesı. günlerdir Kohl ve arkadaşlannın yolsuz- luk olayını birinci sayfadan veriyoriar, kapak yapı- yorlar... Peki, neydi bu yolsuzluk olayı? Hıristiyan Demokratlar'ın şimdi onursal başka- nı, eski Başbakan Helmut Kohl, eski Içışleri Baka- nı Manfred Kanther, partinin bugünkü başkanı VVotfgang Schauble nin de ıçınde bulunduğu yö- neticiler, partıye yapılan bağışlan CDU'nun ban- ka hesabında değil, başka bir hesap numarasın- da toplamışlar... Almanya'da bu tür oyunlara şu ad veriliyor "Kara konto (kara hesap) oyunlan..." ••• Hasan Arslan'ın Main Irmağı kıyısındaki müte- vazı evinde eşı Neşe Arslan'ın demledığı çayian içerken, "kara konto", yani "kara hesap "ı konuşur- ken kendi kendimize soruyoaız: "Bu işin ucu Türidye'ye dek uzanır mı?" Çünkü Almanya'daki yolsuzluk olayında adı ge- çen Watther Leisler Kiep'in Türkiye iie yakın ıliş- kileri olduğu öne sürülüyor; Helmut Schmidt dö- neminde hükümete danışmaniık yapan, CDU'nun eski saymanının Almanya-Türkiye siyasi ve tıcari ilişkilerinde rol oynadığı ve bir dönem Ankara'yı mesken tuttuğu söyleniyor... Frankfurt'ta Prof. Dr. Reiner Engeiman ve eşi Gönül Kenter-Engelman ile yolsuzluk olayını ko- nuşurken trendeki iki yaşlı Almanın söyledikleri ak- lıma geldi: "Yolsuzluk olayı sizce demokrasiyi zedetedi mi?" Yanıt şöyle olmuştu: "Hem de nasıl!.." Almanya'da yolsuzluk olaylan dışında neler olu- yor? Almanya'da yayımlanan özgür PoJitika gaze- tesi, Güneydoğu'ya "Kürdistan" demeyi inatla sürdürürken Neu Isenburg kasabasında bulunan merkez binalannda Alman polisinin yaptığı ara- mayı manşetine taşımış: "özgühüğe saldın!" Alman polisi Frankfurt Asliye Ceza Mahkeme- si'nin karanyla hem özgür Politika gazetesini ba- sıp aradı hem de imtiyaz sahibi Mehmet Yıldırım ile yönetici Ahmet Yûcedağ ve Cemal Uçar'ın evlerine baskın yaptı... İşin ilginç yanı Der Spiegel dergisi son sayısın- da "PKK-Eroin Kaçakçılığı" ilişkisini ele almış, bu konuda mahkemenin dava açtığını belirtip PKK'nin finansörü Sadık Baydaş'ın öyküsünü anlatmıştı... Alman polisinin, PKK'nin sesi "özgür Politika" ile gazete sahip ve yöneticilerinin evlerinin basıl- masıyla Sadık Baydaş'ın bir ilişkisi var mıydı? ••• Almanya'da günün konusu Helmut Kohl ve ar- kadaşlannın adının kanşttğı "kara konto" olayı... Onursal başkan Kohl ve bazı parti yöneticileri görevlerinden çekildi. Bakalım bu kara hesap Almanya'da daha kim- lere bulaşacak... Gelelim PKK'nin sesi özgür Politika gazetesi- ne... Gazetenin haber veyazılanna baktığımızda 'ba- nş ve kardeşlik' gibi öğeler görülse bile, Türkiye'ye gözdağı veriliyor... ömeğin, başyazının sonu şöyle: "Türkiye'ye banş ve demokrasi, Öcalan'a öz- gürlük..." Istenilen şu: "öcalan saltverilsin!" Yerseniz! Trenimiz Essen Gan'na giriyor... Ibrahim Yıldız ve Güray Öz ile birtikte yürüyo- ruz... Kar atıştırryor... hikmetcetinkaya(« cumhuriyetcom.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Koalisyona Öcalan eleştirisi Çîller: Hükümet gaflet içînde ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Partisinin grup toplantısuıda konu- şan DYP Genel Başkam Tansu ÇUIer, Abduüah Öcalan dosyasmı Başba- kanlık'ta bekletme karan alan hükümeti "gaflet ve dalalet içinde olmakia" suçladı. Çiller, hûkûmetin, "ge- rektiğinde infaz sürecini başjatma'' tehdidinin, te- rör örgütüyle pazarlık an- lamına geldiğıne de işaret ederek "İşte devkti böyle ayağa düşürdükr" görü- şünü savundu. ANAP li- den Mesut Yılmaz'ın, "D\T ile ortak olsaydık bu karan alamazdık" yö- nündeki açıklamalannı ise Çiller, Öcalan dosyası üe ilgili karan ima ederek "Elhakdoğrusöytüyor.bi- zimie hükümet ortağı ol- saydı, biz bu kararlan al- duTnazdık" diye yanıtla- dı. Çiller, ölüm cezasının kaldınlmasuu TBMM'de 5 yıl önce kendilerinin gündeme getirdiğini kay- detti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog