Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

-1SOCAK2000SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Keyfı ve usulsüz uygulamalarla peşkeş çekilen kurumun trilyonlarca lira zarara uğradığı öne sürülüyor y TEKEL yağma ediüyor'CELALYILMAZ İZMİR - TEKEL'in keyfı ve usulsüz uygulamalarla bazıfirmave müteahhitle- re peşkeş çekildiği idda edilerek trilyon- larca lira zarara uğratıldığı beürtildi. TE- KEL'e ilışkın yolsuzluk ve usulsüzlük bel- gelerinın gönderildiği TBMM KİT Ko- misyonu'nda sert tartışmalann yaşandığı kaydedilirken ANAP dışındaki partilere mensup komisyon üyelerinin TEKEL'in "ifora edflmemesT yönûnde birleştikleri öğrenıldi. TEKEL'in en modem işletmelerinden biri olan Dıyarbakır ve Kılis içki fabrika- lannda "teskteri modernize etmek" ama- cıyla açılan ıkı ayn ıhalenın bayındırhk bi- rim fıyatlanyla değil, "teklif alma yönte- mhie" yapıldığına dikkat çekılereİc yüz- de 3O0'lük keşif artışlanylamüteahhitle- re milyonlarca dolarlık haksız kazanç sağ- landığı öne sürülüyor. • TEKEL Genel Müdürlüğü'nün "anahtar teslimi" yöntemiyle sonuçlandırdığı yatınmların gerçek değerinden çok daha fazla maliyetle tamamlandığı belirtiliyor. Diyarbakır Içki Fabrikası'nda 1997 yılı fiyatlanyla yapılan "antma tesisi ihalesi"nin de "keşif artışlan senaryosu"yla iki İcatına yükseltildiği öne sürülüyor. "tbra edflmeyeceği'' kaygısıyla ANAPTı komisyon başkanınca şubat ayı- na ertelendıği bildirilen komisyon toplan- tısında gündeme gelen yolsuzluk belgele- rinde şu savlara yer veriliyor: " 19%yıh fiyatlanyla TEKEL'in Diyar- bakır İçki Fabrikası'nda 138 mflyar, Kifc İçki Fabrikası'nda ise 365 miryar Krahk i- Id ayn ihale gerçekleştiriliyor. İhaleler, 1997'nin haziran ayında onaylanarak ke- sinük kazanryor. Ancak, ihaleyi alan fir- malar şantiyelerini bile kunnadan bu iş- ler için 'keşıf artışlan' çahşmalan başla- ühyor. Her Ud proje yüzde 300'lere ulaşan keşif arrışlanyla yeniden TEKEL Yöne- tim Knruhı'na getirüryor ve onaylanryor. Sonuç olarak, 950 bin ABD Doları'na iha- le edilen Diy arbakır projesi 3.5 milyon do- lara; 2.5 milyon doiara ihale edilen Kilis projesi de 6.5 mihon doiara yükseJtiliyor." Antma tesisi ihalesi TEKEL Genel Müdürlüğü'nün "anah- tar teslimi'' yöntemiyle sonuçlandırdığı yaünmlann gerçek değerinden çok daha fazla maliyetle tamamlandığı belirtiliyor. Diyarbakır İçki Fabnkası'nda 1997 yılı fiyatlanyla yapılan "antma tesisi ihale- sTnın de "keşif ardşlan senaryosu"yla ı- ki katına yükseloldiği öne sürülüyor. Ko- misyona gönderilen konuya ilışkın usul- süzlük belgesinde şu iddialarda bulunulu- yor: "1997 yüı fiyatlanyla ve 21 Ekim 1997'de yapüan ihalede Diyarbalar İçki Fabrikası Antma Tesisi 3 mihon 960 bin ABD Dolan'na (712 miryar lira) ihale edi- hŞor. Ancak. maliş etinin çok üstündeki bu ihale bedeüyle yine j etinümiyor.'Keşıfar- tışlan' yöntemiyle İîyat ikinci kez 7.5 mü- yon doiara yükseltilerek aynı firmaya tril- yonlarca lirahk haksız kazanç sağlanıyor. Dry arbakır İçki Fabrikası'nın antma tesi- si bedeli olarak TEKEL'e fatura edilen 4 trilyonluk bu dev kaynakla bir kasabanın antmatesisiyapuabileceği göz önüne ahn- dığuıda soygunun boyutlan da ortaya çı- kacaktır. Çünkü. Tekirdag fabrikasının anölacak kirülikyükn Diyarbakır'dan da- ha yüksek ohnasına karşın bu fabrikada bitirilen antma tesisi 904 bin ABD Dob- n'na bitirflmiştir.'' TEKEL'de 1993 ylında hiçbir yasal da- yanağı olmaksızın gerçekleştirilen uygu- lamayla ve " Hizmet süreleri30 yıhasugT gerekçesiyleresenemekli edilen memur- lar nedeniyle lcurumun ve devletin zarara uğratıldığı belirtiliyor. "Müşavir-uzman" gibi kadrolara atanarak pasifize edilen bu çalışanlann 7 yıl önce aldıklan emekli ik- ramıyelerinı geçmişteki değenyle geri ödedikleri, geçen yıllara ilişkin maaşlan- nı ise faizleriyle TEKELden aldıklan öğ- renildi. Kurumun, gelecekte bu çalışanlar için tahakkuk ettirilecek ikinci bir ikramı- ye yüküyle üçüncü kez miryarlarca lira daha ödeyeceğine dikkat çekilerek devlet memurlan ve Emekli Sandığı yasalanna tamamen aykın gerçekleştirilen bu uygu- lamalarla devletin trilyonlarca lira zarara sokulduğu savlanıyor. SSK'de 'emek sömürüsiT yönergesi Yaşar Okuyan 'SSKve Bağ-Kur 3SİZ' BURSA (Cumhuriyet) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, SSK ve Bağ-Kur'da yaşa- nan sıkıntılann yeni dönemde orta- dan kaldınlacağını, bunun için bir dizi önemlı çalışmaya başlandığı- nı açıkladı. Bal-Göç'ün kongresi- ne katılmak üzere Bursa'ya geien, kongre sonrasında da Nilüfer ilçe- si sınırlan içindeki 1050 Komıüar semtindeki SSK Pilot Sanayi Dis- panseri'nde incelemeleTde bulunan Bakan Okuyan, otomasyon proje- sının tam olarak hayata geçmesiy- le bu kurumlardaki israf ve istis- mann da ortadan kaldırılacağrna dikkat çektı. Otomasyon projesi ile sevklerin, sağlık karnelerinin ve vizite kâğıt- lannın tamamen ortadan kaldınla- cağını müjdeleyen Okuyan, "Kre- di kartlanna benzer bir elektronik kart ile sigortahlann tfim işlemleri- ni bilgisayar ağma kaydıracağız. SSK'Iilerin kâğıt üzerindeki 142 sa>fa rutan tfim kişisel bilgileri bu kartın içinde olacak Türkiye'nin hangi köşesindeohırsa ofeun,Anka- ra ile temas kurulnıasına ihriyaç kalmadan, bu karü sayesinde iste- diği sağhk bizmetini kolayhkla ala- büecek. Hastanelerde bu kart saye- sinde stgortahya iüşkin rüm kişisel bügfleri, kan grubunu, alerjilerini, daha önceki hastalıklannı vesaire öğrenebilecekler. Biz bu projenin hazırhklannı yapıyoruz. İki yılhk süre içinde de hayata geçirmeyi he- deffiyoruz" diye konuştu. SSK hizmetlilerinden 32, Bağ- Kur bizmetlerinden de 14 milyon vatandaşın yararlandığını hatırla- tan Bakan Okuyan, bu kurumlann "HilaH Ahmer" gibi çalıştıklannı hesap-kitaplanrun tam olarak bili- nemediğini söyledi. Ne SSK ne de Bağ-Kuryetkililerinden tatmin edi- ci yarutlar alabildiğini de söyleyen Okuyan, "Ben olabilecek en açık şekliyle sorup hesaplarmı istiyo- rum. Onlar olabilecek en uzun sü- rede üstetik de yaklaşık olarak iba- resi ile hesap çıkanyorlar. Bu ku- rumlann sahibi falan yok. Sahipsiz kalmışiar. Ne geliri beÜi ne de gjde- ri Sahipsiz kalankurumlarneoJur. Talanedilir"dedı Okuyan aynca, SSK Bursa Has- tanesi'nde bir süredir yaşanan baş- hekim krizüıe üişkin, "Hastanede fld başhekim var; biri Şeref Birinç, diğeri Kemal Arslan. Bu sorunu na- sıl aşacaksuuz*" şeklindeki soruya da "Başhekim ŞerifBirinç, 3 ay sfi- re ile deprem bolgesine gönderiMi, yerineKemalAslanv«kâleten atan- dı. ŞerifBey hastanenin başhekimi, iki başhhk yok. Pazartesi günii Şe- rif Bey görev yerine gidince, Kemal Aslan vekâtetine başlayacak" diye yanıt verdi. YUSUFÖZKAN tZMİR - SSK'de "emek sömürûsü" yönergesi.... Hükümet, SSK'de çalışan personelin hizmet verimliliğini arttuTna gerekçesiyle bir gecede "uzatünns mesai yönergesi'' yayımladı. Tam gün yerine, yanm gün çalışmayı tercih eden persone- ün, öğleden sonra ve cumartesi günleri de çalışnnunasını öngören yönergeye tepki gösteren hekimler, "Angarya, karşıhksız emeksömûrûsü,gûnlük, haftahk çalısma saatlerine uymama anayasal ihlallerdir. Vetküiler haİka planı sunup nıali hüküm- leryerine getirümeyince ° Bakın ışte bu da olmuyor. Ozelleştirelim' dryecekkr" de- ğerlendirmesinde bulundular. Uygulanan yanlış politikalar nedeniy- le batma noktasına getınlen ve bu kap- samda özelleştirme gerekçeleri yaratılan SSK sağlık tesislerinde, hekimlere yeni yükler getirildi. SSK Genel Müdürlüğu, öncelikle tam gün, gerek duyulursa yanm gün çalışan hekımlerin mesai günleri 16.00-20.00 ve cumartesi günleri de 09.00-13.00 saatlen arasında çalışmala- nnı öngören bir yönergeyi 6 Ocak 2000 • Tam gün yerine yanm gün çalışmayı tercih eden personelin, öğleden sonra ve cumartesi günleri de çahştınlmasını öngören yönergeye tepki gösteren hekimler, "Angarya, karşılıksız emek sömürüsü, günlük, haftahk çalışma saatlerine uymama anayasal ihlallerdir. Yetkililer halka planı sunup mali hükümler yerine getirilmeyince 'Bakın işte bu da olmuyor. Özelleştirelim' diyecekler" değerlendirmesinde bulundular. akşam saatlerinde yayımlayarak, başhe- kimlerden 7 Ocak 2000 öğle saatine ka- dar uygulamaya katılacak personeli bil- dirmelerini istedi. Pilot uygulaması SSK Ankara Eğitim Hastanesi'nde başlayan yönergede, "personenn çalışma verimli- liğinin arrunlması ve sağhk tesislerinin daha rasyooelçalısünlmasının sağlanma- suun amaçlandığı'* gerekçe gösterilirken personelin sosyal yaşamıyla ilgili düzen- lemelere yer verilinedı. Yönergede, hekimleT ve diğerpersone- lin görevlendirilmesinde gönüllü kahlı- nun esas olduğu vurgulanmasına karşın "Ancak kanhnun yeterti oJmadığı alan- larda ihtryaç duyulan meslek gruplann- dan gereken saydarda personeL ünite ami- rince göre\lendirilir. Hekimlerin sayıca yetersiz kaldığı ıi7manhk dallannda ya- nm gün çalışan hekimlere de görev veri- lecektir" denildi. Her hastaya kurum si- cil numarası ile büiikte bir dosya numa- rasının verilmesi ve aynı hastanm bir haf- talık dönem içerisinde birden fazla baş- vurusunda aynı dosya numarasının ge- çerli olmasuım öngörüldüğü yönergeye göre, mesai saatinde 66 hastaya bakmış olan bir hekimın sıstem kapsamında da gün başına 40 hastaya daha bakması is- tendi. Yönergede, yapacaklan poliklınik muayenelen karşılığında uzman hekim- lere brüt 1 milyon 500 bin, pratısyen he- kimlere de brüt 750 bin lira ödenmesi is- tendi. Girişime SSK'de görevli hekimler tepki göstererek zaten zor şartlar alünda çalıştıklannı, bu durumunun emek sömü- rüsünü daha da arttıracağını \iirguladilar. Lzmır Tabip Odası üyesi Jin. Op. Dr. Bülent Keçik. 2368 sayılı kanunun he- kimlere part-time veya full-time çalışma şeklinden birini tercih etme hakkı tanıdı- ğını belirterek, part-time çalışan bir he- kimin saat 16.00'dan sonra ve cumartesi günleri çalıştınlmasınuı mümkün olma- dığını söyledi. Düzenlemeyle, çalışma sa- atleri açısından hekimlerin diğer memur- lardan ayn bir sınıfa sokulduğu, bunun da anayasaya aykın olduğunu savunan Ke- çik şöyle konuştu: "Gördüğü öğrenim dûzeyiile tersoranuholarakhekimlere re- va görülen köleceyaklaşun, sosyal yaşam- la ügfli birçok alandan 4-5 saaffik bir kop- ma istenmesi, hekimlerin bilim insanı ol- duğunun unutulmasL, değişik kamu ve özel alanda,değişikfilkelerdeçahşan mes- lektaşlanmızdan bizi ayu-an olumsuzhık- larthr. Dispanserleri takviye edip, günde üç vardiya çahşünp, sosyalizasyon yasa- suun mali hükümlerini tam uygularsanız böylesi girişimlere yer btrakmadığtnız gi- bi halka hizmet etnûş olursunuz. Koruyu- cu halk sağhğuıı uygulanuş; personeli,ar- kadaşlan ve y^kınlan ile baş başa bırak- msş olursunuz. Halka planı sunup mali hükümler yerine getirilmeyince' Bakın bu da olmuyor, özelleştırelım' mi diyeceks- niz?" ; 'Koyunlarınız kumumuzu dağıttı' GAZİA1STEP (Cumhuriyet) - Gaziantep'te, komşu iki aile arasında "Koyunlann kapı önündeki kunüan dağıtması n nedeniyle çıkan silahlı çatışmada, 5 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Oğuzeli'ye bağlı Yakacık köyünde dün sabah Nuri Kont ve oğlu Rıza Kont, "Koyunlannız kumumuzu dağıtü" iddıasıyla İbrahün Eflatun'un evini bastı. Aralannda uzun süredir geçimsizlik de bulunduğu öğrenilen Kont ve Eflatun aileleri arasında çıkan tartışma, daha sonra silahlı çatışmaya dönüştü. Çatışmada Esrafil Eflatun (14) ve Ayşe Eflatun (40) olay yerinde, Hayri Yazgan (30), Elif Yazgan (65) ve Nuri Kont (45) kaldınldıklan sağlık kurumlannda yaşamlannı yitirdi.Çatışmada yaralanan Efraim ve Öznur Eflatun Gaziantep Devlet Hastanesi'ne kaldınlarak tedavi altına ahndı. FEHİM ÜÇIglK: KOMİSYON YANILGI İÇtNDE Asgari ücrette uygunsuzluk iddiası Istanbul Haber Servisi - Marmara Üniversitesi (MÜ) Hukuk Fakültesi Iş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Ana Bilim Dab Başkanı Prof. Dr. Fehim Üçışık, asgari ücretin insan haklanna uygunluğunun değerlendirilmesini istedi. Türkiye'de 5 milyon asgari ücretlinin bulunduğunu belirten Üçışık, "Asgari Ücret Komisyonu yanügı içinde. Net olarak belirlenmiş ücret ashnda brüt ücret" dedi. Prof. Fehim Üçışık, dün Basm Müzesi'nde düzenlediği basın toplantısında asgari ücreti değerlendirdi. Toplannya DİSK yöneticileri de izleyici olarak katıldı. Asgari ücretin insan haklanna aykınhğı konusunun değerlendirilmesı için 15 Ocak 2000 tarihinde TBMM İnsan Haklannı Inceleme Komisyonu'na başvuruda bulunduğunu dile getiren Üçışık, Kasun 1999'da Çalışma Bakanlığı'na 30 Aralık ve 6 Ocak tarihlerinde de Başbakanlığa yazı gönderdiğini ifade etti. Bu yazılarda, 2000 yılmda geçerli olmak üzere açıklanmış bulunan asgari ücretin insan haklanna uygunluğunun ve belirlenmesinde maddi hata olup olmadığının araştınlmasını talep ettiğini kaydeden Prof. Üçışık şöyle devam etti: "Açıklanan asgari ücret miktan, sosyal sigorta primi sigortah payı ile gettV vergisi hesaba katılmadan beKrlenmesine rağmen, brüt ücret olarak kabul edilnıiştir. Bu durumda, açıklanan asgari ücretin yasal kesintileri içernıeyen net miktar olduğu şeklinde ek bir açıklama vapdması veya brüt miktann hesaplanmasmdaki yandguun giderflmesi ve karann düzeltiJmesi gerekmektedir. Eğer bu düzeltme yapıhrsa, net asgari ücret 80 milyon değil 109 miryon ve brüt ücret de 150 milyon gibi bir rakam olacakbr." 'Çabam siyasi değil' Türkiye'de 5 milyon insanın asgari ücret Ue geçindiğine dikkat çeken Prof. Üçışık, şahsi hassasiyeti nedeniyle bu girişimlerde bulunduğunun ve politika ile Ugisi olmayan, tamamen bireysel bir çaba içinde olduğunun da altını çizdi. Üçışık, kendisine olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmesi için birkaç gün daha bekledikten sonra önce idari mahkemeye, sonra da tnsan Haklan Mahkemesi'ne başvuracağnu da söyledi. SAĞLAR: CIA TARAFTJNPAN EĞrrtLİYORLAR 'Faili meçhul cinayetler MHP bağlantıh' ERKANTUYSAL KONYA - CHP Parti Meclisi Uyesi Flkri Sağlar, 1980 öncesi ve sonrası faili meçhul cinayetlerin ülkücüler tarafmdan işlendiğini belirterek, Türkiye'de bu suçlan işleyen örgütün CIA tarafmdan eğitildiğini söyledi. Sağlar, MHP ve Ülkü Ocaklan'nın Genelkurmay ve Başbakanlık'ta da erkili olduğunu, bu örgütün halk arasında savaşçılan bulunduğunu ileri sürdü. Sağlar, örgütün kayıtlarda "Ergenekon'" diye adlandınldığııu bildirdi. Bilim ve Ütopya dergisi Ue Çalı Kültür Dergisi'nin düzenlediği ve ADD Konya Şube Başkam Erdoğan Nalçacı'nın yönettiği, "Ahmet Taner Kj^lah suikastı bağlamında Türidye'deld faiK meçhul cinayetler'' konulu panelde konuşan Sağlar, faili meçhul cınayetlerle ilgili olarak Abdullah Çatiı ve arkadaşlannın devlet tarafmdan yetiştirildiğini iddia etti. Sağlar, şöyle konuştu:"Bu örgüt Panama'da CIA taranndan yetiştirüdi Örgütün Başbakanlık'ta ve GeneUoırmay'da etküi olduğu belirtiliyor. 'Sovyetler Birlıği ve başka güçler için gerillaya karşı kontrgerillaya ihtiyaç vardır' düşüncesi öne sürüldü. Bu örgüt temd ükelerine uygun oluşumu sağladı. Böyle bir örgütlenmenin halk arasmda liderleri ve savaşçılan ohnahydL Bu anlamda en büyük kalkan siyasi partidir. Bir gecede Cumhurivetçj Köylü Millet Partisi MHP okİu. Ulkü ocaklannda gençler silahh ve ideolojik olarak eğitüiyor. En masum öğrenci, memur ve işçi eylemlerinde bile ülkücüler karşı tarafta yer aldL Ülkücüler ve NIHP de\ietten yana tavır aldılar. Şu anda da bunlann devletçi kimlikleri ortadadır."Sağlar, Kışlalı dahil, Muammer Aksoy. Doğan Öz, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Uğur Mumcu ve Abdi İpekçi cinayetlerinin faillerinin bilindiğini, ama ortaya çıkanlmadığını söyledi. Sağlar, Türkiye'deki örgütün benzerlerinin Italya'da, Belçika'da, Ispanya'da da var olduğuna dikkat çekerek. "NATO üyesi ülkelerdeki bu örgütler ortaya çıkarüdL Bizdeld cinayetlerin faflleri büiniyor, görülüyor, fakat isimleri ve fotoğraflan konulamryor" dedi. İP Merkez Komite Üyesi Hikmet Çiçek de faili meçhul cinayetlerin aydınlanması için iUkede sol güçbirliğinin iktidar olması gerektiğüıi vurguladı. DUZYAZI ORHAN BtRGİT iankaya İçin llasılıklar... On beş gün kadar önce, CNN Türk'te gösteri- len 'Inönü Belgeseli'nüe; Ismet Paşa'nın 14 Ma- yıs 1950 akşamı, seçimlerde partisinin iktidan kay- bettiğini öğrenince Mevhibe Inönü'ye Çanka- ya'daki Cumhurbaşkanlığı Konutu'ndan kendi ev- lerine taşınmak için ne kadar zamana gerek oldu- ğunu sorduğu anlatılıyordu. Atatürk, Cemal Gürsel ve Turgut Özal, görev- lerini tamamlamadan yaşama veda ettikleri için Çankaya'dan aynldılar. Bayar, 27 Mayıs ihtilalci- leri tarafmdan ahndı. Eşinin, eşyalannı top|amafır- satı bulup bulmadığını anımsamıyorum. Sunay ve Korutürk, 1961 Anayasası'na göre yedi yıl için seçildikleri görevlerinin tarrıamlanması üzerine Cumhuriyet Senatosu başkanlarını vekil bırakarak tabii senatörlüğe döndüler. Evren, aynı zaman di- liminin sonunda Mannaris'in yoluriu tuttu. Şimdi, 'Çankaya Toto' sırası, 16 Mayıs 2000 yı- lıda görev süresini tamamlayacak olan Süleyman Demirel üzerine oynanmaya geldi: Güniz Sokak mı? Yoksa yeni bir 5 yıl mı? Politika, kendisine özgü kurallaria yapılan birsa- nat olduğu için şayet 'başkan-toto' kuponlannı doldurmak istiyorsanız, o kurallan çok iyi özüm- semiş olmanız gerekiyor. Türkiye'de eylemli politikayı, üstefik zirvede sür- düren iki kişi, bu kurallan çok iyi bildiklerini defa- larca ortaya koydu. Bunlar Demirel ve Ecevit'tir. Ecevit, pazar günü TRT 1 ve TRTİNT kanallan- rtının ortakprogramında.yan mahcup, ama her in- san için çok doğal olması gereken özgüven içeri- sinde, kendisine yönettilen bir eleştirel soruyu ya- nıtlarken, Süleyman Demirel adına da konuştu. Soru, "Kendimizi bildik bileli Sayın Ecevit de, Sa- yın Demirel de siyaset sahnesindeler" biçimin- deydi. "Siyaset sahnesinden silinmemiz için gerek si- yasal, gerek silahsal anlamda her türiü önlem alın- dı. Ama ben de, Sayın Demirel de halen siyaset- te olmaya devam ediyoruz. Bunda bir kastımız yok" dedi. Ecevit'e göre 1960 dan beri demokra- sinin birçok kez kesintiye uğraması yüzünden ye- ni ve deneyimli politikacılann yetişmesi çok güç- leşmişti. Ecevit'in hem kendileri için söyledikleri, hem ye- ni ve deneyimli politikacılann yetişmesindeki güç- lükle ilgili gözlemleri yüzde yüz doğrudur. Bence sahneden sılinmesi için Ecevit için alınan öntem- ler, Süleyman Bey'inkinden çok dahafazladır. Hat- ta, 12 Eylül'de her ikisi de önce Hamzakoy'da zo- njnlu konuk edilmiş, daha sonra Demirel'e Zincir- bozan tatili hazırianırken Ecevit'e başkentteki Ulu- canlar ve Askeri cezaevlerinin yolu gösterilmiştir. Sadece devlet değil, özellikle kamuoyunu yön- lendiren kurumlar ve medyanın da umudunu yitir- diği bir yalnız adam konumundan, bugünkü sta- tüsüne gelen Ecevit, öyle sanıyorum ki Demirel'in cumhurbaşkanlığı süresinin uzatılması için giri- şimlerini sürdürürken, bugünkü parlamentodaki sayın ve saygın üyeler ile AP Genel Başkanı ola- rak eski hasmiarasında ölçüm farklannfda değer- lendirmektedir. Söz buraya gelmişken cumhurbaşkanının bu- günkü TBMM üyeleri arasında seçilmesinin ana- yasal değil, amapolitikanın gereğı birpsikolojikzo- runluluk olduğunun altını çizmek gerekiyor. Hiçbir TBMM üyesi, "aramızdaanayasanın 101. madde- sinin aradığı koşullara göre bir tek vatandaş bu- lunmadığı için beşte birimza ile dışımızdaki yurt- taşlardan aday önerelim" sergüzeştine girmez. Girerse, 12 Eylül öncesi parlamentosunun yap- tığının bir benzerini yineleyerek havanda su döv- müş olur. Üstelik, "Birmusibet bin nasihattan daha yeğ- dir" ata sözünün çok tekrariandığı bir ülkenin yurt- taşlan olarak 1982 Anayasası'nı yapanlar belki de o anayasadaki sayısız çağdışı hükmün yanında iyi bir maddeyi de yerleştirmiş ve "...dördüncü oyla- mada da üye tam sayısının salt çoğunluğu ile cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde, derhal Tür- kiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir" bi- çimindeki bir damoklesin kılıcını, en etkili olabile- ceği yere yerleştirmiştir. O halde önümüzdeki günler, TBMM nin saym üyeleri için 102. maddedeki saatli bombanın pi- minin çekilmeye başlaması günleridir ve onlar ya bu parlamentonun içinden bir arkadaşlanna cum- hurbaşkanlığı hilatını giydirecek ya da DSP Genel Başkanı'nın Demirel'in görev süresinin uzatılması için attığı adımın arkasında otacaklardır? "ana göre acaba hangisi" derseniz, 'Çankaya Toto' için benim olasılıklanmın yanrtlan için yan- nı bektemeniz gerekecek. Faks:0212 677 07 62 E-Mail:orhan.birgit(g do.nettr. Akbulut: Teklif kanunlastırılsın Vekillerin kıyak eıııeklüik Lsrarı ANKARA(Cumhuriyet Bûrosu) - Kamuoyundan gelen yoğun tepkiler üzeri- ne TBMM tatilinden önce askıya ahnan "kıyakeroek- Hflt" önerisi, önümüzdeki günlerde yeniden günde- me getirilmeye hazırlanı- yor. Türk Parlamenterler Bırlığı Başkanı Zeki Çefr- ker, dün TBMM Başkanı Yıkünm Akbulut'u zıya- reti sırasında medyanın yanlış algüaması ile kıyak emeklilik tanımı y apüdığı- nı söyledi. Yıldınm Akbu- lut da, "tki sene miDefve- kifliği yapan kişinin emek- Bliği söz konusu değildir. Mechs gündemindeki tek- lif, zannediyonun ki önü- müzdeki günlerde kanun- bşacakbr" dedi. Akbulut, dün TPB Baş- kanı Zeki Çeliker ve yöne- tim kurulu üyelerini kabul etti. Birliğin eski ve yeni milletvekıllerinin emekli- lik hakkı konusunda çalış- malar yaptığını anlatan Akbulut, "Gindemdeki teknfm kanunbşmasmda büyük yarar ^'ardır. Kıyak emeklilik diye yönlendir- meve tabi tutuldu kamu- mvu Bu kauyyen doğru de- ğjknr" dedi. Akbulut, "Çünkü Ana- yasa Mahkemesi bir boz- ma. iptal karan vermiştir. Bir süre de tayin etmiştir. Bu süre dohnadan kanu- nun çıkanlmasmda varar \nnhr" diye konuştu. Çeliker de medyadan yakınırken millervekilleri- nin yasal emeklilik durum- lanna açıklık getirilmesi- nin kaçımlmaz olduğunu söyledi. Çeliker, "Başkan- hkça bü konuda gereken açıİdamarun yapuması ve kamuoyunda yenestirime- ye çahşüan vaiıkşiztenimm ortadan kalduihnaa bek- lenmektedir" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog