Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

18 OCAK2000SALJ CUMHURİYET SAYFA kultur@cumhuriyet.com.tr 15 Ferrah Başağa'nın son dönem resimleri Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'nde Kalpteki ses: Form ve renk NECMİSÖiNMEZ FRANKFURT - Modern Türk sanatı- nın değeri hâlâ yeterince bilinmeyen sa- natçılanndan bıri olarak Femıh Başa- ğa'yı(d 1914, lstanbul),ılkbakışta bel- li bir yere, gruplandırma ıçme oturtmak mümkün değildır. Kıırucu üyelerinden bı- ri olmasına rağmen Yenfler Gnıbu'nun, "sğ sanat görüşünü" lusa bır sürede aş- mış, belli bir çızgide sürdürdüğü araştır- malanyla "sürelditiğT yakalamış olan Başaga'nın geliştinniş olduğu "yonım", onu "töre-dı^" bir sanatçı konumuna yûkseltmiştir. Altmış yıh aşan sanat se- riiveni boyunca, kendini tekrarlamayı da göze alarak aynı "görsd değerler" üze- rinde yoğunlaşan sanatçının son dönem resimleri YapıKrediKâamTaskent Sanat Galerisi'nde sergileniyor. tstanbul Devlet Güzei Sanatlar Akade- misi'nde önce Nazmi Ziya'ıun, ardın- danLeopold-Levy'nin ve Zeki Kocame- mi'nın atölyelennde eğitim alan Ferruh Başağa, sağlam bir desen anlayışı üzeri- ne oturtmuş olduğu öğrencilik çalışma- lanrun ardından "soyutlaınaya'' yöneidi. Cezannekökenli bir yaklaşım açısından doğayı büyüteç altına alan sanatçının 1948'den itibaren lekesel değerlen ön plana çıkaran tarzda, "soyutresiın'' yap- maya yöneldığı görülür. O dönemın yay- gın nitelendinlmesıyle "non-figüratif" stildeki bu çalışmaJan, Başağa'nın kır- mızı, yeşıl, pembe gibı canlı renkleri kul- lanarak tuval yüzeyinden kalın dokular oluşturarak farklı bır "boyut" (espace) ol- gusunu büyüteç altına aldığını göster- mektedir. 'Kendi resminT geliştirdi 195O'li yıllarda hem Avrupa'da hem de ülkemizde geniş bır sanatçı kitlesi ta- raftndan yonımlanan "soyutsanaf, bız- de yeterince temellendınlemedıği ıçin sadece moda bir akım kimliğinde kal- S.'ergı, Başağa'nın öteden beri kendisine sorun ettiği, ateşli us ile soğuk us arasındaki karşıthğı gündeme getiriyor. Ilk bakışta, birbirinin tekranymış gibi izlenim uyandıran bu kompozisyonlann, Alexej von Jawlensky'nin "Meditationen" olarak isimlendirdiği resimleriyle ortak bir boyutu olduğuna inanıyorum. Başağa, birey duyartahğryla kendi "görüntülerini açımlamaya" çahşü. ('Kompozisyon', 1999,90 x 90 cm. Tuval üzerine yağhboya) dı. Paris'e giden Nejad Devrim, Mubin Orfaon, Albert Bitran, Abidin Dino ve Fahr-et-Nissa Zeid bu doğrultuda yet- kin çalışmalar ortaya koymalanna rağ- men, tstanbul sanat ortamında "Krikso- vutiama" ve bu doğrultuda çalışan sa- natçılar desteklenmedıği için pek az res- sam araştırmalanna devam etme yürek- lihğini gösterebildi. Bu sanatçüardan biri olan Başağa'nın, 1950-70 arasında- ki vitray ve mozaik atölyeleri kurarak maddi bağımstzlığını koruma, çahşma- larını da yakından etkilemiş bir olgudur. 1960'1J yıllarda sanatçının ışlennde de- ğişim sürecinın başladığını, önceleri hiçbir formun görülmediği "aB-over" tekniğiyle çahşılmış tuval yüzeyinde kare, dikdörtgen gibi geometrik eleman- lann gündeme geldiği gözlemleniyor. Klee'nin doğaüstü bir gerginlik yarata- rak "resim yûzeyi 1 " parçalanmasını çok iyi gözlemleyen Ferruh Başağa'ınn bu- na kendi çapında verdıği yanıtlar, onun anlam avcıhğına çıkmadan etkileyıcı bir "aıüatım sorunsatanı" kuracak güç- te olduğunu ortaya çıkarmaktadır. De- koratıf eğilimli figür resminin kabul gördüğü bu yıllarda, yoksayıcılığı, yal- nızlığı dagöze alarak, "kendi resmini" geliştiren sanatçı, başanlı bır şekilde kendi rotasını çizmiştir. Birey duyarlı- lığıyla kendi "görüntülerini açımlama- ya'başlayan Başağa'nın, 1970'lerinba- şına dek uzanan süreç ıçınde resuıı yü- zeyıni üçgen formunun hâkım olduğu parçalara böldüğü görülür. "Soyut resim, çağdaş anlaümdır ba- na göre" (1991) diyerek kendi aktöre- sını ortaya koyan sanatçının, boyutlan, formlan, renkleri değjşse de "görsel bir sannaT oluşturacak şekilde üçgen ol- gusu üzerinde yoğunlaşması, 1970-80 arasında etkıleyici bır imge gücüne sa- hıp olan büyük boyutlu resımler üretme- sine yardımcı olmuştur. Başağa'nın et- rafindaki gürültüye, özçıkar ilışkılennın koUanmasından öteye geçmeyen sanat çevresindeki ilişkilerden kendini koru- yarak "içinekapah" resim dilini zengin- leştırdiği bu yıllardakı araştırmalan 1990'lardaki çalışmalanna yansımıştır. Kompozisyon anlayışuıı "tekrenldilik'' (monochromie) çerçevesinde temellen- diren Başağa'nın ister sıcak, ısterse so- ğuk karakterli renkleri, farklı tonlan nü- ans birlikteliklerini ortaya çıkaran bir açı- dan yorumlaması, onun tutkulu bir bı- çünde kendi izlen üzerinde tekrar tek- rar gidip geldığinin de göstergesidir. Çünkü ımgelemin her zaman başka bir ömek yarattığırun farkındadır sanatçı. Son yıllarda yaptığı çalışmalannın yer aldığı Yapı Kredi Kâam Taşkent Sanat Galerisi'ndekı sergısı, Başağa'nın öteden ben kendisine sorun ettiği, ateş- li us ile soğuk us arasındaki karşıtlıgı gündeme getıren bir özelliğe sahıp. Ilk bakışta, birbirinin tekranymış gibi bir iz- lenim uyandıran bu kompozisyonlann, Aleıej von Javvlensky'nın "Meditati- onen" olarak isimlendirdiği resimleriy- le ortakbir boyutu olduğuna manıyorum. Javvlensky ınsan yüzünü adeta bir iko- na yalınlığıyla yonımladığı bu resimle- rini parkinson hastalığı yüzünden iki eline bağlanan fırçalarla boyamıştı. Başağa'nın çalışmalanyla Javv- lensky'nin resımlen arasında ortak bir benzerlik yok. Ama iki ressamnı kalp- lerinin sesine kulak verdikleri ortada. Ba- şağa resmın ancak ortalamanın üzerine çıktığı ölçüde "var olacağma* ınandığı ıçın, güncel çalışmalannda öteden beri üzerinde yoğunlaştığı karşıtüklan yumu- şatmıyor. Bu yüzden tstanbullu izleyi- cılenn pek alışamadığı "soğuk us" ken- disini sergideki hemen hemen her resim- de belli ediyor. Sanatçı, yönetmenüğini Yalçın Yelence'nİD yapöğı 'Duruşma' adlı filmde 'bıtirim' bir mahaile detikaniısını (solda), 'Salkım Hanun'ın Taneleri'nde ise Niğdeli köşe dönücü Dunnuş'u canlandntta (sağda). Zafer Algöz'e göre tiyatro sahnesi, sanatçının kendisini smadığı bir er meydanı... ^Oyuncıılıık, dünyanın en zor işi' ESRA AlJÇAVT/ŞOĞLU Gençler onu zaten tanıyor; Zaga'nın Doğu aksan- lı, çapkın aile reısı ve "Dahaneistiyonuzzzz" diye ba- ğıran çığırtkan Dudu Teyze'si... Tiyatro müdavimle- ri kuşkusuz onu gençlerden daha önce keşfettı; At- çah KeJ Mehmet, Ban Yakasuun Hikâyesi gibi oyun- lann yeteneklı oyuncusu olarak... Ancak son günler- de yıldızı iyice parlayan Zafer Algöz'ün genış kıtle- ler tarafından tanınması. Tomris GiritHoğlu'nun yö- nettığı Salknn Haıum'm Taneleri adlı filmde Nığde- li köşe dönücü Durmuş rolüyle oldu. Zafer Algöz son olarak •Duruşma' adlı filmde izleyicilerin karşısın- da. Tiyatroda ise şu günlerde Brecht'in Arturo Ui'nin Önlenebiiir Yûksdişi'nde oynuyor. Algöz'e göre ti- yatro, sanatçının kendisini sınadığı bir er meydanı... Babasının memuriyeti nedeniyle Kars'ta doğan, ilkokul 4. sınıfa dek Trabzon'da okuyan, sonra Bur- sa'ya yerleşen ve okul yaşamını burada sürdüren Za- fer Algöz'ün tiyatroyla tamşması ortaokul yıllanna dayanıyor. O yülarda. öğretmenlerinın, pohtıkacıla- nn taklitlerini yaparak, çevTesınde hep 'neşeB adam' olarak tanınan Algöz, öğretmenlerinin ısrarlannı kı- • "Maalesef opera, bale, tiyatro izleme kültürüne yeni yeni alışıyoruz. Belki dünyanın başka bir ülkesinde bu oyunlan oynasaydım çok daha önce insanlar tarafindan fark edilebilirdim; önemli olan fark edilmekse... Ama bizim gibi azgelişmiş ülkelerde ancak televizyonda varsanız var olabiliyorsunuz." ramaz ve okulun boş duran tiyatro sahnesinde oyun- lar sahnelemeye başlar. Bursa 'da çocuk ve gençlik ti- yatro kursuna -yaşının küçük olmasına karşın- yazı- lır. "Arkadaşlar arasmda çok neşeü bir adam olarak tanırlar benL Oğretmenlerünin, okul müdüriinün, poBtikacılann taklitlerini yapardnn -ki bu politikacı- lar hâlâ bu devletin başındalar-, Öğretmenkrim >e- teneğimi görfip beni yöniendirdi. Okuldaki ti> i atro kohıyla birçok oyun sahnekdik. Ailemden büyük des- tek aldım. Oniar benden çok istedüer tiyatro ile uğ- raşmamL*' Zafer Algöz, Devlet Tiyatrosu kurslanndan sonra Ankara Devlet Konservatuvan Tiyatro Bölümü'ne gi- rer; Bursa'da 4 yıl staj yapar. 1989-1990 sezonunda 'Bab Yakasuun Hikâyesi' ile Istanbul sahnelerine adun atar. Bugüne dek otuz yedi tiyatro oyununda rol almasına karşın kendi gibi aynı kaderi paylaşan bir- çok tiyatro sanatçısı gibi Zafer Algöz de ancak tele- vizyon ekranında görünmeye başlamasıyla geniş kıt- lelerin ilgi odağı halıne geldı. "Henüz 38 \aşında obnama karşın birçok ovunda ovnama şansına sahip oldum. Müte\ aa olma\a gerek yok; birçok zor oyunun da altından başan\la kalk- üm. Ö>1e zamanlar oldu ki 3.5 \ıl önce oynadığun o> unu hiç pro\ a > apmadan çıkıp bir gecede oynamak zorunda kaldım. Bunlann hepsi riskti ama kendhni suıamış oldum böyiece. DevletTrvatroJan'nda Ham- let'teoynadnn, Atçah KelMehmeVte... Maalesef ope- ra, bale, tiyatro izieme kültürüne yeni yeni alışrvoruz. Belki dümanın başka bir ülkesinde bu oyTinlan oy- nasa>dım çokdahaöncein&anlar taranndan fark edi- lebiüVdiın; önemli olan fark edilmekse... Ama bizân gibi azgefişmiş ülkelerde ancak teloizyonda varsanız 6 Vesika-bk'ta Melih Cevdet KûHür Servi»- Yapı Kredi Yayjnlan tarafin- dan yayımlanan edebiyat dergısi 'ktap-kk' bu ay- dan itibaren 2 ayda bir yayımlanacak ve kitabev- lerinin yanı sıra gazete bayilerinde de satışa su- nulacak. 1998 yılından beri bir kitap-dergi ola- rak yayımlanan 'ldtap-lık'ın bu sayısıyla birlik- te kitap ve edebiyat dünyasındaki amlar, belge- ler, fotoğraflar, mekânlar, hsa denemeleri ıçe- ren 'Rüzgâr Gûlü' başlıklı yeni bir bölüm baş- hyor. 'Rüzgâr GüKi' ılk bölümünde RosaLuxem- burg, Abidin Dino, Enis Batur, Cahit Külebi, Cem Akaş gıbı pek çok sanatçının yapıtlan ile okuyuculannın karşısına çıkıyor. Bu sayıdan iti- baren dosya sayfalannı tamamıyla edebıyatçıla- ra ayırmayı hedefleyen derginin 'Vesika-ak' bö- lümünde Melih Cevdet Anday'ın yaşamı üzeri- ne yazılmış denemeler yer alıyor. Doğan llrdan, FeritEdgû,Aj^egfil YükseLOrhan Koçak, Meh- met H. Doğan \e Oğuz Demirah) Melih Cevdet Anday'ın portresını sunuyorlar. Yazılara Melih Cevdet Anday'ın foto-bıyografisi de eşlık edi- yor. Ahmet HamdiTanpmarve Yasul Atıigan ise önümüzdekı sayılann 'Vesika-hk' bölümüne ko- nuk olacaklar. 'Khap-hk'ın sürprizlermden bın de Gûven Turan ile Hahık Aker'ın BSge Kara- su de otuzaltı yıl önce yaptıklan söyleşı. 'Deli Denemeler' özel böiümünde Nenni Uy- gur, Seiahattin Hüav. Hulki Aktunç; İlhan Berk, Cem tnaltong, Mehmet Taner. Hakan Savta, Ne- simLEbubekir Eroğlu nun şıırlen; İsmetTokgöz, Vüs"at O. Bener ve Donald Bartnehne'nin öy- külen, Enis Batur'un gezi yazısı ürün bölümün- de; Orhan Pamuk'un Tristram Shandy'ye yaz- dığı önsöz, Musil'in 'NiteJiksiz Adam'ı, yazar- ken tuttuğu günlükten bölümler, UlkûTanıer'in Varlık Yayınlan'yla ilgili anılan ve Mehmet H. Doğan'ın 'ŞürdeYaprakDokümü'adlı değerlen- dirmesi Babil Kulesı bölümünde yer alıyor. Aynca dergıde Anadolu topraklannda bm yıl boyunca yaraülmış sanat yapıtını seçmeye yö- nelik 'Binyıhn Baş>~apıO* başlıklı bir anket bulu- nuyor. Kendi alanında önde gelen kışılenn >a- rutlanyla MımarSınan'ın Seluruye Camıi anke- tın birincisi seçilırken' Yunus Emre Drvanı' ıkın- ciliğe, Süleymaniye Külliyesi üçüncülüğe layık görüldü. \-ar olabflrvorsunuz." Osman Sınav'ın 'Aziz Ahmet', Umur Bugay'ın 'Oğhun Adam Obcak' gibi tele\ izyon dizilerinde de rol alan Zafer Algöz, Zaga'daki alışılmışın dışında ça- çaron, yaşh 'Dudu Teyze'tiplemesiyle özellıkle genç- ler tarafindan hemen"benimsendi. "Dudu Tej-ze'yibi- rebir gözkmle yakaladım. Bir kadının pencereden öyle bağmnğuu duyduğumda hoşuma gitri. komik geldi. Kaduı üpkı bir tragedya o% nar gibi üstünü ba- şuu parçalnorducamdan çocuklara bağuorken. Son- ra bunu Zagada. programın içine katük. Butiplemeylefark edildinu artık bunun üstüne gi- dip bundan bir televizvon dizisi oJuşrururum gibi bir şe\ söz konusu oJnıadı. Oyunculuğun dünvanın en zor işi olduğunudüşünüyonım. Bütün sermayemin ya da bütün yeleneğimin Dudu TeyTe'den ibaret ofana- dığını vurgulamak istiyorum." Kısa bır zaman dili- tnıne uç sınema fılmı sığdırdı sanatçı. AğırRoman'da- kı GafticiFethi rolünden sonra 'SalkımHanım'ınTa- neleri'nde bugün Türkiye'nin köşe başlannda bulu- nan 'uyanık taşrah' rolünü basanyla canlandınyor; hatta dığer 'başroDerin' de önüne çıkıyor Birçok şi- veye yakınlığı olmasına karşın Orta Anadolu Iehçe- sinı filmde en iyi biçimde vermek için dört Nığdeli ile birlıkte Şirinevler'de bir kahvehanede provalar bi- le yapmış Zafer Algöz. "FHmdeöne çıkrvorsunuzderseniz. bunuiltifat ola- rak kabul ederim. Durmuş rolü benim için gerçekten çokenteresandı» Çünkü ben hiç kötü adamıovnama- dun. Genelde komedheyakm görüldüm bep.Ama bu kez bir komedyenin kötü adamı inanarak ovnayabi- leceğini gösterdim. Yeteneğimi tartmak. suıamak is- tedinı. Filmin başından itibaren ben kötüyûm. kötü olmalıvTm diye kendinizi zoıiarsamz, çatrvi bunun üzerine kurarsanız işin süprizi kaimaz. İnsanlar sia gördükleri anda bu filmin kötü karakteri di>e değer- lendirir. Yasamın da kendine göre kötülükleri var. Ki- min ne zaman i>i ne zaman kötü olacağı belü ohnaz. Kötüyü inanarak oynarsamz, Shakespeare'in dediği gibi insanlara ayna tutarsamz o zaman kötü insanla ne\ i vermek istediğnıizi daha iyi anlatn-suuz." Zafer Algöz içinbir sınema filminde en önemli öl- çüt, filmi kimin çekeceği, kimlerle oynayacağı ve el- bette senaryo.. "Bir aj önce Rafet El Roman aradı, kendiçekeceği fılmin hikâ\esini anlatn, çok beğendim. Ona da so>ledim, hikâv e çok güzel ancak karakterle- ri komışturmaya başladığuıızda akla kara ortaya ç»- kj\or. Senan oyu yazdıktan sonra tekrar gösterecek, İyibirsenanoolursaefceöebuiu^çalısmakisterim.'' Zafer Algöz'ün medyatik olmak gibi bir kaygısı ya da arzusu yok. O, sadece yaptığı ışlerde belli bir stan- dardı yakalamakla sorumlu tutuyor kendisini ve bu uğurda çaba gösteriyor. Mayıs Srtontısı, BerUn FBm Festivali'nde yanşacak • Küttür Servisi - Mayıs Sıkrntısı yurtdışma yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. "Cannes Fihn Festivali"nin başkanı Jilles Jacob, fihnin mayıs ayuıda yapılacak festivahn "Belirli Bir Bakış" adlı bölümünde gösterümesi için seçildiğini resmen açıkladı. Bu açıklamamn hemen ardından, şubat ayuıda yapılacak olan Berün Füm Festivali yetkılıleri ise Mayıs Sıkıntısı'nı fesrivalin en prestijli bölümü olan "yanşmalı ana bölüm"e seçtiklerini bildirdi. Filmin yönetmeni Nun Bilge Ceylan, Cannes, Berlin ve Venedik fıhn festivallerinden sadece bir tanesine katılma hakkı olduğu için filminin, yanşmalı ana bölüme seçen Berlin FUm Festivali'nde gösteriünesini tercih edeceğini belirtti. Pera Paias'ta uluslararası tango etkinlikteri sürüyor • Kültür Servisi - Pera Paias'ta ilki kasım ayında Chameleon Events tarafindan gerçekleştirilen tango balosunun ikincisi, Pera Palas balo salonlannın tarihi atmosferi içinde 22 Ocak Cumartesı akşamı yapılacak. II. Tango balosuna, adını Juan de Dios Fihberto'nun 1918'de bestelediği tangodan alan Quejas de Bandoneon orkestrası konuk olarak katılıyor. Daha önce birçok tango festivalinde konuk olarak yer alan 5 kişılik orkestra, Anibal Troilo, Juan de Dios Filiberto, G. Matos Rodriguez, Osvaldo Puglıese gibi Arjantin tangosunun alün dönemine ait bestecilerin yapıtlannı seslendiriyor. 2000 yıh boyunca çeşitli zamanlarda tekrarlanacak olan tango balolan, farklı ülkelerden daveüı orkestralar ve dans çıftlerinın katılımıyla bır tango festivaline dönüşüyor. Zühtü Murttoğhı'na 'An Sertfsr • Kültür Servisi- 1992yıluıda yaşamını yitıren heykel sanatçısı Zühtü Müritoğlu'nun 'Anı Sergisf Aksanat'ta 12 Şubat'a dek devam ediyor. Güzel sanatlar akademisinin heykel bölümünden mezun olduktan sonra çalışmalaruu Paris'te sürdüren sanatçı ilk sergısini 1932 yılında Alay Köşkü'nde açtı. 1936'da Istanbul Müzeleri Umum Müdürlüğü Heykel ve Mulaj Atölyesi Şeflıği'ne seçilen ve akademide de uzun yıllar görev alan Müritoğlu'nun yurtiçinde ve dışmda birçok sergisi yer aldı. Nekpopsi ve Les Enfants des Autres grabundan ortak konser • Kültûr Servisi - Amıens Beledıyesi 'nın 2000 yıh projelen çerçevesinde, Nekropsı ve Les Enfants des Autres 21 Ocak Cuma günü saat 20.00'de Fransız Kültür Merkezi'nde bir konser verecek. Amiens Beledıyesi Turkiye ve Fransa arasıudaki küJtürel alışverişi arttırmak için bir dizi konser projesi önerdi. Turkiye'den Nekropsi ve Fransa'dan Les Enfants des Autres bu proje için bir araya geldi. Beş kişiden oluşan Nelcropsi rock müziğinin renkleri içine elektro saz ve Doğu tarzı gıtar ekleyerek farklı tür bir rock yapmayı amaçlıyor. Grubun 1995 yıhnda çıkan 'Mi Kubbesi' adlı bir albümü de bulunuyor. Les Enfants des Autres'in müziği hem notalı parçalardan, hem doğaçlamalardan, geleneksel ve 20. yüzyıl esıntıleri taşıyan klasik müzikten oluşuyor Grubun, 'Musiques de traverse' adlı bır albümü bulunuyor. Pradüktör Sam Jafffe oldu • Kültür Servisi - Prodüktör ve Humphrey Bogart, Lauren Bacall, Rıchard Burton, Mary Astor ve Stanley Kubrick gibi birçok ünlünün menajerliğini yapan Sam Jaffe 98 yaşrnda öldü. Genellikle aynı ısimdeki aktör Jaffe ile kanştınlan prodüktör uzun yıllar Paramount şirketi için çahşmış, 1985 yıluıda ise California Üniversitesi'nde ders vermeye başiamıştı. Jaffe, Bogart'm kansı tarafindan ölümle tehdit edildiğini iddia etmiş ve bu yüzden kendine hayat sigortası yapnrmıştı. üncrtuhnayan dans müzflderi H Kültür Servisi- Istanbul Boğaziçi Orkestrası, Borusan Kültür ve Sanat Merkezi ve ttah/an Kültür Merkezi işbirliğiyle bugün saat 19.00'da ttaryan Kültür Merkezi'nde konser verecek. Topluluk, 20. yüzyıl dans müziklerinden bir seçki sunacak. Şarkılann düzenlemelerini Zeki Onaran gerçekleştirdi. 1991 yıhnda Mahmut Zabun tarafindan kurulan ve 15 üyesi bulunan Istanbul Boğaziçi Orkestrası'nın repertuvannda Latin ve caz dans müzikleri önemli bir yere sahip. BUGUN • YAPI KREDİ SALI TOPLANTIL.\RI, 'Sen Tanpmar'dan Ne Anlarsjn' başlıklı söyleşi Turkcell Salonu'nda saat 18.3O"da gerçekleştirilecek. (252 47 00) • AKSANATta 12.30 ve 18.30'da Pavıroöi'nin '1990 Mflano Palatrussardj Konseri' DVD'den görülebilır. (252 35 00) • BABYLON'da saat 21.30'da Şirin Pancaroğln'nun vereceği arp konseri izlenebilir. (292 73 68) • AFM KEREM GÖRSEV JAZZ BAR'da saat 22.00 de 'Ühan Erşahin Quartet'in verecekleri konser izlenebilir. (231 39 50i M MEBA SANATEVTnde 20.00'de Mme Ergen'in 'Geleneksel Türk Tiyatrosu' konulu söyleşısine ve 21 30'da gruplarla Tiyatro Atöh/e Çahşmalan'na katılmabilir. (54713 35) • CRR'de saat 19.30'da Kammertoo grubunun (vokal müzik) verecekleri konser görülebilir. (231 54 98) • NÂZJCV1 KÜLTÜREVİ'nde saat 19 30'da Cemal Hekbnoğhı'nun 'Hangi Insan' başlıklı seminerine katılabilinır. (245 04 81) • KADKÖY HALK EĞİTtM MERKEZİ'nde, Ankara Sanat Tiyatrosu nun 'İnadma tnsan' adlı oyunu saat 19.00 ve 21.15 'te gösterimde. (244 28 39) • ATATÜRKKrrAPUĞI'nda saat 18.00'de yönetmen Alex Proyas'ın 'Karanok Şenir' adlı filmi ve göstenmden sonra gerçekleştirilecek 'Bilimkıırga' tartışmasına katılabilinir. (227 33 90) • Pİ ART WORKS'te 12.30 ve 18.00'de, 'Seramik Heykel' vıdeo göstenmi Ingüizce olarak göstenmde. (236 68 53)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog