Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

7 O C A K 2000 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA JvLJl-iX U . K kulturta cumhuriyet.com.tr 15 5. Uluslararası îstanbul Bienali, dış basında yabancı eleştirmenlerden övgü topladı u Şiirsel, içteiL, taze bir soluk'Knltür Servisi - Bu yıl 6'ncısı düzen- enen Uluslararası îstanbul Bienali. dış ba- undan olumlu eleştıriler aldı. Türk sanat ;leştİTraenlennin çoğu tarafmdan 'yeter- siz' ol arak nıtelenen kûratör PaoloCotom- bo, b u görüşlerin aksine 'duyarlT ve *ye- liHkçi' olarak tanımlandı Bıenalın Türk ve düTiya sanat ortamına 'taze soluk' ge- iirdiği savunuldu. Le Monde gazetesinin sanat eleştirme- ni Genevieve Breerette "Istanbul Çağdaş Sanat Bienali Depreme DayanıklT baş- lıklı yazısında bienali "dünyanmdörtbir yaıunda düzenlenenotuzayalan bienalara- sında ne en kiiçük. ne en genç ne de en az kendini ispatiamış olanrydı" dıye nıte- lendinyordu. Breerette, depremzedeler yaranna düzenlenen açık arttırmaya da geniş yer vererek.'tatınin edici birsonu- ca ulaşıldığını"" vurguladı. Çağdaş. sanat yapıtlannı banndıran hiç- bir yapııun, bır çağdas sanat müzesinin bile bulunmadığı Türkıye'de, varlıldan- nı sürdüren bırkaç kültür merkezı ve sa- nat galerisinin. gençlerin ve genç sanat- çılann dünyaya açılma gereksinimini kar- şıladıgma dıkkat çeken Breerette, bienalın önemli bir buluşma ortamı sağladığını belirtti. Breerette, Tony Oursler ve Wö- liam Kentridge'in yanı sıra Aydan Mur- tezaoglu'nun işme dikkat çekti. tstanbul Bienali'ni, "Şu anda Cenev- re'de Çağdaş Sanat Müzesi'nin yönetme- ni oian Paolo Colombo'nun doğasına uy- gun, ağırbaşfa bir bienal" olarak değer- lendiren Breerette, yazısında aynca, bi- enalin ince, narin, günümüz yaşantısının şiirsel ve içten yanına çekilmeye gönül- lü yorumlannı getirirken, bienalin "Tut- ku ve Dalga" başlığının dipten gelen bır dalgadan çok, küreklenn çıkardığı yu- muşak su sesini düşündürdüğünü belirt- ti. Amerikalı sanat tarihçi RobertMorgan. çağdaş sanatın çeşıtli sorunlarla yüz yü- ze geldiğini, Îstanbul Bienali'nin dünya sanat ortamına taze soluk getirdiğini ve son derece özgün bulduğunu ifade ettı: "Cotombo'nun sergive aldığı vapıtiann ve davet ettiği sanatçılann çok isabetli oldu- ğunu ve bu bağlamda son derece nitelik- li kararlar verdiğini düşünüyorum. Her bienalde birbirine benzer yapıüar gör- mekten arük hoşlanmıyoruz. Dünya sa- nat ortammda, ses getirebilmek için kii- ratörier kendi yaklaşunlannı gefiştirebü- meli," Morgan, Colombo'nun yaklaşı- mıyla bu ıçtenlığı ve özgünlügü yakala- ömer llhtç'un 1999 tarihli yaprtı ış basında yer alan yazılarda genelde bienalin taze bir soluk getirdiği vurgulandı. Küratör Paulo Colombo'nun seçimlerinde çok isabetli olduğu, yaklaşımıyla içtenliği, özgünlügü yakaladığı belirtilerek son derece tutarlı ve başanlı bulundu. "Çok insani boyutlarda gerçekleşen" bienal, kavramsal açıdan yeni bir vizyon, hatta şiirin kendisi olarak değerlendirildi. dığını ve bu nedenle de bienalin diğer bienallerden daha çok izleyicide iz bırak- tığını belırterek, son derece tutarlı ve ba- şanlı olduğunu vurguladı. Art Press dergisinin yazarlanndan Ame- rikalı sanat eleştirmeni Eleanor Heartney ise Colombo'nun son dönem bıenaller- de öne çıkan teatral enstalasyonlardan uzak durup, resim, desen ve heykele ağır- lık verdiğı sergıyi göreceli olarak gele- neksel araçlara odaklamayı seçtığıni be- lirtti. Sergi mekânlannın karakterlenne uygun farklılıkta ele alındığına dikkat çeken Heartney, Margherita Manzettinin yanı sıra Türk sanatçılardan Murat Şa- hinler ve Haluk Akakçe'nin ışlenne ge- niş yer ayırdı yazısında. Îstanbul Biena- Margherita ManzeÜTnin 'T.S.S' adta yapıtı (üstte), Giltian VVearing'in 'Theresa Diye Bir Kadın' adh çalışması (altta) li'nın 'moda' yaklaşımlardan uzak, taze bir yaklaşımla düzenlendiğini dile geti- ren Heartney, bienale dingin bir tavnn egemen olduğunu belirtti. Art Press dergisinde bienalle ilgili bir diğer yazı da ise Catherine MBkt birçok uluslararası serginın fıl hastalığına yaka- landığını ve hayal kınklığı yarattığını be- lirttikten sonra Ofüi, Sidibe ve Kasco'nun işleriyle 6. Uluslararası tstanbul Bıena- li'nm, uluslararası kültürün 'Baûlıgüçle- rin' eski kolonılerinden nasıl beslendığı- ne ışaret etti. Bienalde starlann yanı sıra birçok mütevazı sanatçınm da yer aldığı- nı söyleyen Millet, Ömer Uluç ve Haluk Akakçe'nin yapıtlanndan da övgüyle söz etti ve bienalin "son derece insani boyut- ı I Alltif- ".JW"I larda" gerçekleştiğüıi ifade etti. New York Times'ta yayımlanan "Îstan- bul Bienali Sanata Dinginlik Getiriyor" başlıklı yazısında Istanbul'u da görmüş geçirmiş bır kent olarak tanımlayan Matt- hew Gurovitch, bienalin depreme karşın yapılmasına değinırken "Yaşam kısa, sa- nat ise yanna uzanır" yorumunu yaptık- tan sonra, tehdıtlerkarşısında 'yannlan' iptal etmenin bırseçenekolmadığını, İs- tanbul Kültür ve Sanat Vakfi ve Colom- bo'nun bienali gerçekleştirme karannın son derece isabetli olduğunu belirtti ve Gavin Turk, Janet Cardiff, Bures MiDer, Ugo Rondinone ile EbruOzseçen'ın ış- lerine dikkat çektı. Italya'da yayımlanan 20 Ekim 1999 tarihli II Manifesto'da yer alan Lea Yergine ise yazısında, küratör Pa- olo Colombo'nun, cesur ve özgün yak- laşımını başanyla yansıtan uluslararası bir panorama yarattığını dile getirdı. "Kla- sik bürokradar ve ölçüsüz eşkryalar" ola- rak tanımladığı sanat eleştırmenlerinden Paolo Colombo'yu ayıran en önemli özel- lığın geniş açılımlar içeren şiirsel bir ser- gi yaratma 'becerisi' olduğunu vurgula- dı. Vergine, Juan Munoz. Pipflotti Rist, Rosemarie Trockel, Tony Oursler, Gflli- an VVearing, Chns Ofili, VVilliam Kent- ridge'in bu olağanüstü bienale renk kat- tıklannı belirterek "Bu bienal, kavram- sal açıdanyeni bir vizyon, hatta şiirin ken- disi..." yorumunu getirdi. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali Kültür Servisi - 25 ülkenin en önemli 50 belgesel yönetmeni ve 75 film Istanbul'a geliyor. Dünya kültür ve sinema çevrelerinde büyük ilgi gören festival ve konferans Türkiye'de ılk kez düzenlenecek. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali ve 4. Belgesel Sinemacılar Konferansı, 26 Şubat-5 Mart 2000 tarihleri arasında lstanbul'da düzenlenecek. Belgesel Sinemacılar Birliği tarafmdan, Galatasaray Üniversıtesi'nın işbirliği, T.C. Kültür Bakanlıgı ve Îstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin desteğinde hazırlanan festival ve konferansa 25 ülkeden 50 yönetmen bildirileri ve 75 "e yakın fîlmle katılıyor. Uluslararası 1001 belgesel Film Festivali ve 4. Belgesel Sinemacılar konferansının ciddi bir tartışma platformu yaratması amaçlanıyor. EtkinlikJer, ulusal kültürlerle Dünya kültür mirasınm korunmasının, hızlanan küreselleşme sürecinde giderek daha fazla önem kazanması ve bu anlamda belgesel sinemamn artan işlevi nedenıyle dünya çapında ilgiyle karşılanıyor. 1001 belgesel Film Festivali çerçevesınde aynca, Türk Belgesel Sineması Retrospektifi ve dünya belgesel sinemasında ustalann ustası olarak nitelendirilen Jons Ivens Filmleri toplu göstenmi de yer alacak. Festival ve konferans süresınce yapılacak film göstenmi ve etkinlikler, Atatürk Kültür Merkezi, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Galatasaray Üniversitesi ve M.S.Ü. Sinema Televızyon Merkezi Salonlannda gerçekleştiri lecek. Uçan Süpürge Ankara 3. Kadın Filmleri Festivali 4-11 Mayıs arasında yapılacak Teması ^Kadın ve Barış'Kültür Servisi-Bu yıl 4-11 Mayıs tanh- len arasında 3'üncüsü düzenlenecek olan 'UçanSüpürge Kadm FHmleri FestivaB"nin teması UNESCO'nun 2000'ı Banş Kültü- rüYılıilanetmesindendolayı'KadmveBa- nş' olarak belirlendi. 4 Mayıs'ta açılışı ya- pılacak olan festivalin sponsorluğunu Kül- tür Bakanlıgı ve TRT üstleniyor. Winpeace aracılığıyla Margarita Papandreau ile Zey- nepOral'ın açılışta konuk olacağı festival- de, kadından sorumlu Devlet Bakanı Ha- san Gemici'nin desteğiyle başka ülkelerin kadın bakanlan ve kadın liderleri de yer alacak. Genel olarak 'banş1 konusunun işlene- ceği fesrivalde video gösterimleri, panel, vvorkshop'larla kadınlara ve çocuklara yö- nelik şiddete, smıdara, zorunlu göçlere, aç- lığa, savaşın anlatılmayan yüzüne dikkat çekilecek. Fransa, Ingiltere, Avustralya, Yeni Ze- landa, Hong Kong, Almanya, Hollanda, ABD, Rusya, Litvanya. Israil, Kanada, Nor- veç, Itarya, Iran, Macaristan ve Yunanistan'ın konuk olarak katılacağı '3. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivah'nde, bu yıl iîk kez gerçekleştirilecek olan 'Yitirdiklerinıiz' bö- lümünde Neriman Köksal anılacak. 'Salkun Hanımın Taneleri' ile v önetmen Tonuris GiriÜioğlu. oyuncuian Hüha Av- şar ve Zuhal Olcay. "Ğüneşe Yokuluk' fıl- mi ile Yeşim L staoğlu. 'Banş ve Kadın' te- malı bölümün konuğu olacak. 'Güneşe Yol- Festivalde Handan fpekçi'nin yönettiği culok' filminden bazı oyuncular, Biket Ü- han'ın yönetmenliğini yaptığı 'Kayıkçı' fil- mı, oyunculan ve film müziklenni yapan Thesia Panayiotou, Handan Ipekçi de 'Ba- bam Askerde' adlı filmiyle festivalin diğer konuklan arasında. Bu yılki 'özeJ bölüm'de ise 'öteki cinsel kimlikler' v e 'kadm fUmterinde erkek kü- şeteri" konusunun tartışılacağı etkınlikle- rin yanı sıra bir afiş ve set fotoğraflan ser- 'Babam Askerde' fılmi de gösterilecek. gisinin açılması da düşünülüyor. Türkiye'de kadınlann geleceğıne katkı- dabulunmayı amaçlayan festival, 2001 yı- lı için kadınlann gizli kalmış tanhıni açma- yı planlıyor. Dolayısıyla 2000 yılında ilan edilecek "Türk Sinemasında Kadın' konu- lu birproje değerlendirmesinden sonra se- çilecek olan projeyle kadın çalışmalarını des- teklemeyı hedeflıyor. Festivalin konuklan arasında Türkân Şora>. Derya Alabora, l ğur PoJat, Şahika Tekand. Sumru Yavnı- cuk, Jocek Potrycki Işıl Ozgentürk, Eleni PhiKppa. Katerina Moutsatsos. MehmetAli Alabora. Mustafa Avkıran. LeventOzdifck Mizgin Kapazan. Raskhan Bani Etemad \e Dnvgu Asena bulunuyor. Senaryo yanşması Aynı zamanda 'Kız .Arkadaşlar Arasın- da' konulu bır 'Kısa Film veBelgeselSenar- yo Yanşması'' düzenlenecek. Türkiye'de ya da yurtdışında yaşayan tüm kadın ve erkek- lere açık olan yanşmadakı senaryolann ka- dın bakış açısı ile yazılmış ve katılan kısa film ile belgesel senaryolannın daha önce filme çekilmemiş, kısa filmin en çok 15 da- kika, belgeselin ise en çok 30 dakika olma- sı gerekiyor. Senaryolar rumuzlu olarak, bilgisayary a da daktilo ile yazılarak 5 kopya halinde, ken- di adlan, soyadlan, posta adresleri, telefon ve faks numaralan ve imzalı özgeçmişleri ile gönderilmeli. 29 Şubat 2000 tarihıne kadar başvurulann yapılacağı yanşmanın sonuçlan 30 Nısan 2000 tarihinde açıkla- nacak. Ödül olarak, birinciliği kazanan 1000 dolar alırken, ikmciye 700, üçüncü- ye de 500 dolar venlecek. Başvuru Adre- si: Uçan Süpürge 3. Kadın Filmleri Festi- vali Bestekâr Sokak 80-6 06680 Kavaklı- dere-Ankara. Tel: 0312-466 55 61-427 00 20. Faks: 0312-426 97 12. e-posta: ucan.supurge.service.raksnet.com.tr. BUAŞAMADA ŞÜKRAN KURDAKUL Yakın Tarihimizde Halk Kavramı ve S. Eyuboğlu 27 yıl önce (13 Ocak 1973) yitirdiğimiz Sa- bahattin Eyuboğlu'nun yinelemeyi de göze alarak düşündüğü sorunların basında halk ve aydın ilişkileri geliyor. Yaprak (1948-50), Yeni Ufuklar (1953-73) dergilerindeki yazılannda, çok partili düzene geçiş yıllarında bulaşıcı bir hastalık gibi top- lumsal yaşamı saran "popülizm" tehlikesini ilk görenlerden biriydi Eyuboğlu. Osmanlı aydınlanmacılannın da "ahali" söz- cüğüyle karşıladıklan halka ne denli yakın ol- duklannı biliyoruz. 1908'den sonra özgürlük kavramıyla birlik- te halk kavramına somutluk kazandırmak is- teyen okumuşlar, Osmanlı'nın yok saydığı ka- labalıklar karşısındaki durumlarını sorgulama- ya başladılar. Omer Seyfettin'in Türk Sözü der- gisındeki (1 Mayıs 1914) "Türklerden kim oku- muşsa milletinden, halkından ayrılmıştır" sö- zünü doğrulayan az mı olay var yakın tarihi- mizde... Osmanlı döneminde yalnız siyasal iktidara egemen olan katmanlann değil, edebiyatın da kapalı birazınlığı temsil etmesine tepki duyan II. Meşrutiyet dönemi okumuşlan, yazı dilini ann- dırmalarının yanı sıra halk gerçeğine yakınlaş- maya çalışmışlardı. "Halka gitmek, halka in- mek, halkı uyarmak" deyimleriyle birlikte Ce- lal Sâhir ve arkadaşlannın yayımladığı Halka Doğru dergisi ve daha sonra, Izmir'de kuru- lan Halka Doğru Cemiyeti bu dönemin ürünü- dür. Mehmet Emin Yurdakul gibi ozanların ya- kın çevrelerinden dışa vuran aykınlıklan gör- meleride... "Bir ses duydum, dönüp baktım, bir kadın: Gözler dönük, kaşlar çatık, yüz azgın; Derileri çatlak, bağrı kapkara; Sağ elinin nasınnda bir yara; Basında bir eski püskü peştemal, Koltuğunda bir yamalı boş çuval... - Ne o bacı? - Otyiyoruz, n'olacak... - Tarlan yok mu? - Ne öküz var, ne toprak." Merhamet kokulu dizelerte yazılardaki yan- sımalann yanı sıra halkı oluşturan katmanlar üzerinde kafa yorduğunu bildiğimiz iki önem- li düşün adamı var bu dönem aydınlan arasın- da. Milliyetçi akımın öncülerinden Yusuf Akçu- ra, Marksçı Dr. Şefik Hüsnü. ikisi de XX. yüz- yılın ilk çeyreğinde toplumsal yapıya bakarak sınıf gerçeğinin altını çizme nesnelliği kazan- mış. Var olan koşullarda sömürü gerçeğinin ya- rattığı farklılaşmayı görüyor. . Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni örgüt- lendıği yoksul ülkede Ulusal Kurtuluş Savaşı- mızın dayandığı temel ilkeleri dünyaya duyu- rurken Mustafa Kemal'imizin de "Halk ve halkçılık" kavramlannı okuyacağımız satırlar- la somutladığını bilirsiniz: "Halkçılık toplum düzenini emeğine, huku- kuna dayandırmak isteyen birsosyal doktrin- dir. Efendiler! Biz bu hakkımızı korumak, ba- ğımsızlığımızı güven altında bulundurabilmek için, toptan, milletçe bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve biziyutmak isteyen ka- pitalizme karşı milletçe savaşmayı uygun gö- ren bir mesleği takip eden insanlanz." Erken Cumhuriyet döneminin en azından ilk on beş yılında bu görüşlerin mantığı doğrul- tusunda kurumlar oluştuğunu da bilirsiniz. Savaşı, utkuyu ve "halka rağmen halk için" ilkesinin yaşama geçirilmek istendiği bu dö- nemin gençlerinden biri olan Sabahattin Eyu- boğlu'nun "Halka tan eylemek nemiz - Cüm- le küstahlık bizdedir" dizelerinin duyumsattı- ğı tepkiden kaynaklanıyordu düşün yaşamı. Yarattıklanyla, direnciyie, kendisinden olma- yanayabancılaşmasıyla, gülmecesi, şiiri, des- tanlan, oyunlarıyla bütüncül bir kaynak olarak görüyordu halkı Eyuboğlu. Geleneksel verimlerin çağdaşlaştınlması.. Toplum ve siyaset bilimcisinden çok bir sa- nat adamı kimliği taşıdığı için halkla halk kay- nağından konuşmalar önemli bir örgüt niteli- ği oluyordu gözünde. "Bizaydınlarkendimize halkçı dediğimizza- man bile, hatta belki en çok o zaman, halkı ken- dimizden ayn bir dünyada yaşayan dumanlı bir kalabalık sayarız." Bu uzaklık ve kopuşma gerçeği Eyuboğ- lu'nun gözünde aykırı gelişmenin temel nede- ni gibidir. Bulduğu çözüm yalnızca şu sekiz sözcü- ğün içerdiği çağdaş özeleştiride çoğalıyor: "Gelin, işlerimizi halkçı gibi değil, düpedüz halk gibi yapalım.." Alman ressamın son çalışmalan Izmir Resim Heykel Müzesi'nde sergileniyor Gotthard Graubner'in duygu sıgınakları MÜMTAZSAĞLAM Son dönem Alman sanatının önemli ısimlerinden biri olan Gott- hard Graubner. Dış tlişkiler Ens- titüsü'nün (IFA) düzenlediği bir ser- gi ile tzmir'de. 30 Ocak'a dek Re- sim Heykel Müzesi'nde izlenebi- lecek olan sergi; Graubner'in sek- senlı ve doksanlı yıllarda yapmış olduğu otuz bir resmi içeriyor. Öncelıkle belırtmek gerekirse; sergide yer alan yapıtlar retrospek- tif anlamda değil de tematik bir kay- gı ile bir araya getirilmiş durumda. Sözü edilen tematik kapsam, sergi için kapsamlı bir metni hazırlayan Dieter Honisn'e göre "renkli mekân ressanüığı'" kavramı üzerine yapı- lanmaktadır. Renkli mekân ressam- lığı ya da renkli mekân resmi kav- ramlanndan yine Honish'e atfen, her yapıtta, renklerin bazen yakın- • Sanatçı, renk olgusunu özellikle kavramsal bir zeminde, rengin tüm temsil ve işlev yetisini tartışır biçimde ele alır. Graubner; bağımsız bir renk alanı yaratma idealiyle hareket ederek bir aidiyet tartışmasını dışlayan yani nesnel dünyaya atıfsız düzenlemeler oluşturmaktadır. lığa, çoğu kez de karşıtlığa dayalı bir gerginlik ile yeruden oluştuğu ve ikı boyutlu etkiden, yani düzlemden kurtularak mekânsal bir etkıye sa- hip olduğu anlamını çıkartabiliriz. Bu ön tanımdan hareketle Graub- ner'in renk sorunu üzerine yoğun- laşan bir ressam olduğu hemen an- laşılır. Ancak bu, son derece basit bir tanım olmaktan ilen gıdemez. Çünkü, gözlemlerimizi derinleştir- diğimizde; sanatçmın, renk olgu- sunu özellikle kavramsal bır zemin- de, rengin tüm temsil ve işlev yetı- sıni tartışır biçimde ele aldığını gör- mekte gecikmeyız. Gerçekten de Graubner; bağımsız bir renk alanı yaratma idealiyle hareket ederek, bir aidiyet tartışmasını dışlayan, ya- nı nesnel dünyaya atıfsız düzenle- meler oluşturmaktadır. Bu boyama sürecinde düşünce ve eylem birlik- teliğini tesis etme amacıyla duyuş- lanyla ve sezgileriyle hareket eden temel belırleyici ise Graubner'in sanatçı kimliğinin ta kendisidir. Ve kendı deyimiyle, renk ile mekânı düşüncelerde, kavram ve görüntü- de aynı anda görselleştıren aynntı- lı renk manzaralan oluşturmakta- dır. Gotthard Graubner'de dikkatimı- zi çeken bir diğer husus da esasta resmi değil, resim anlayışını oKu- ya koyan bir eylemi gerçekleştir- mekte olduğudur. Bir başka deyim- le Graubner, resmi, düşünsei birey- lem olarak kabul etmektedir. Bura- dan da anlaşılacağı üzere Graub- ner'in sanatsal tavn, gızli bir nihi- lizme de sırtını dayar. Resmin gün- cel ve kategorik oluşumlanna açık bır ılgisızliği ortaya çıkaran bu kar- şı eylem, resmin saf anlamını ve kalitesinı hedefleyen, ona ulaşma oranında kendine yaşam hakkı ta- nıyan bır duruşa göre ayarlanmış gibidir. Dolayısıyla Graubner, ol- dukça duyarlı bir çizgıde kimlığinı koruma endişesiyle hareket eden bir sanatçıdır. Burada hedeflenen mesaj ise "esasta sanatçı kimliğin ne obnası gerektiğj" tartışmasına v öne- lıktır. Sonuçta; Graubner'in resimsel tavn. "rengi ressamhğa dönüştüren tamamen bağımsız ve özgün bir ya- prj-a ulaşma" düşüncesi ve ideali- ne bağlanabilir. Dolayısıyla sanat- çınm heryapıtında hıssedilebılecek bu ıdeal ve bütünlük düşüncesi. so- mut olarak kavranamayan bir ara- yışı örnekleyen çeşitlemeleri karşı- mıza çıkanr. Dolayısıyla soyut düz- lemde "görselliğin kendisinin so- runlaştınldığı" bır anlayış. bır de- neme ve anlama ıstenci ya da ba- ğımsızlık arayışı söz konusudur. Oldukça venmsiz bır sergı sezo- nu yaşayan tzmır'de, tüm ızleyicı- lere Gotthard Graubner'in kendi ifadesiyle birer "duygu sıgınağı'' olarak nitelediği bu ilginç resim- leri görmelerini öneriyoruz.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog