Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 16 OCAK 2000 PAZAR HABERLER DUNYADA BUGUN ALt StRMEN Fenerbahçe Sevgili, Galatasaraylı olduğumu bildiğinden, şimdi "Fenerbahçe'den sana ne? Sen kendi kulü- bünle ilgilen" ya da "Bu da pazargünleri siya- set dışı sorvnlardan söz edeyim derken, konu- lan tükendiği için Fener'e sanlmış" diyebilirsin. Pek öyle değil. Her şeyden önce, artık sosyal bir olay crfan Fenerbahçe ve içinde bulunduğu durum Türki- ye'de milyonlarca insanı ilgilendiriyor. Aynca, bırak benim ilkokulda Galatasaray'a gitmeden önce, çoğu Kadıköylü gibi, Fener- bahçeli olmamı bir yana, ama Fenerbahçe bü- tün Galatasaraylılan da çok yakından ilgilendi- ren, ezeli rakip, ama aynı zamanda dost bir ku- lüp. Gerçi, her iki tarafta da, bu dostluğu görme- yen veya görmek istemeyenler az değil. Ama gerçekten, ben Fener'i düşman gibi görmedi- ğim gibi, bu zihniyeti anlamakta güçlük de çe- kiyorum. Birtakımın taraftan olmanın insana biralt kim- lik verdiği gerçek, ama ayn ayn alt kimliklerin or- tak noktalarını bulmak da mümkün. Kısacası bugün Beşiktaş ile çok önemli bir maç oynayacak olan Fenerbahçe'nin içinde bu- lunduğu durum, yalnız beni değil, o takımın ta- raftan olsun olmasın, herkesi ilgilendiriyor, ilgi- lendirmeli de. ••• Şu sıralarda olağanüstü kongre karan alınan, ama ortaya hiç başkan adayı çıkmadığı için bu toplantıdan da vazgeçilen ve şubattaki olağan kongresi beklenen Fenerbahçe'nin durumu çok kötü. San-Lacivertliler, ezeli rakipleri, son üç yılın şampiyonu, son dönemleri Avrupa başanlany- la dolu, bu yılın da en büyük şampiyon adayı olan Galatasaray'ın 13 puan gerisinde. Kadı- köy'deki stattan her hafta galibiyetle çıkmaya alışmış taraftar, artık yengi haberlerini bile ya- dırgar oldu. Üstelik büyük paralara sattığı iki oyuncusuna karşın kulübün mali durumu da bozuk. Bu durumda, Aziz Yıldınm'ın da dediği gibi, kimse elini taşın altına koymaya cesaret ede- miyor. Işin daha da ilginci, Beşiktaş'ın durumunun da farklı olmaması. Hatta, daha ileri giderek söyleyebiliriz ki, futbol alanında başandan ba- şanya koşan Galatasaray da, mali açıdan ifia- sın eşiğinde değilse bile çok ama çok güç du- rumda. Kısacası, Türkiye'nin toplumsal yaşamına da katkısı olan üç büyük kulübümüz, oldukça güç durumdalar ve öyle görünüyor ki, köklü yapısal değişiklikler yapılmadığı takdirde, gelecekteri de parlak olmayacak. Bir noktayı daha vurgulamak gerek. Bu üç ku- lübün, içinde bulunduklan yapısal güçlüklerani- den ortaya çıkmadı, yıllann birikimi sonucunda oluştu. ••• Yukanda anlattıklanm Türkiye'de spor kulüp- lerinin yeniden yapılanması sorununun hızla gündeme gelmesini zorunlu kılıyor. Ama bildi- ğim kadarıyla henüz ortada böyle bir çalışma yok. Her biri milyonlara seslenen, ama yazgıla- n üç-beş yüz kişinin elinde olan bu kulüplerin üyeleri ve yandaşlanyla biriikte, bu konuda ka- lem oynatanlar da, nedense işin bu yanına hiç eğilmiyorlar da, kurtancı yeni bir başkanın ara- yışıyla yetiniyoriar. Oysa başkanlardeğişiyor, ama sorunlaroldu- ğu gibi kalıyor. Ve galiba Sevgili, yukanda sözünü ettiğim yal- nız Fenerbahçe'nin ya da üç büyüklerimizin de- ğil, ama bütün kurumlanyla hâlâ "Kim kurtanr" sorusuna takılıp kalmış Türkiye'nin sorunu. Belki bu yazıyı okuyanlar, herhangi birçözüm önerisi getirememiş olmamı da yadırgayacak- lar. Peki ama, "Kim" sorusu yerine, "Nasıl?"\n geçirilmesi gerektiğini ileri sürmek, çözümün ilk adımını oluşturacak bir öneri sayılamaz mı? Cumhur Keskin toprağa verildi Cinayette kan davası kuşkusuYiırt Haberieri Senisi -Van'da önceki gün öldü- rülen, feshedilen SHP'- nin Hakkâri Milletvekili Avukat Cumhur Keskin dûn Hakkâri'de törenle toprağa verildi. Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri barolan ile CHP Van Ör- gûtû, Keskin'in öldürül- mesıni kınadı. Önceki gün saat 17.00 sıralarında valilik binası yakınındaki bir işhanı gi- rişinde Cumhur Keskin'i öldüren Şflkrü İşıkın, ifadesinde, Jirid ve Sfleh- yan aşiretleri arasında 2 yıl öncesine dayanan bir kan davası yüzünden ci- nayeti işlediğini itiraf et- tiği öğrenildi. Yetkililer, araştırmada, olayın ideolojik ve siyasi yönünün bulunmadığı- nın belirlendiğini, olayın daha da netlik kazanma- sı için bazı kişilerin ifa- delerine başvurmaya de- vam ettiklerini ve soruş- turmanın çok yönlü ola- rak sürdürüldüğünü bil- dirdiler. Avukat Cumhur Keskin'in, Jirki aşiretine mensup Sûleyman ve A- ziz Ertaş kardeşlerin ka- çınlması ve öldürülmesi olayı ile ilgili olarak Bay- rampaşa Cezaevi 'nde ya- tan Silehyan aşiretine mensup AKEr'inavukat- lığım da yapnğı, bu ne- denle öldürülmüş olabi- leceği ihtimali üzerinde de duruluyor. Avukat Keskin'in de Silehyan aşiretine mensup oldugu bildirildi. Keskin için dûn Hak- kâri Adliyesi önünde tö- ren düzenlendi. Cenaze, Ulucami'de kılınan namazın ardından BİÇCT Mahallesi'ndeki Kalealtı Mezarlığı'nda toprağa verildi. Törene Hakkâri milletvekilleri, mülki erkân ile çok sayı- da avukat ve vatandaş ka- tüdi. CHP Van ll Başkanı Avukat Nevzat Milanh- oğm, Keskin'in öldürül- mesini kınadı. Bölgede yeni bir işbirliği örgütü oluşturulacak. Geçiş ücreti dışında sorunlar aşıldı Kafkas Pakü kuruhıyorSERKANDEMtKTAŞ TtFLİS - Türkiye ve Gürcistan, Kafkaslar'da banş ve ıstıkrara yö- nelik "Kafkasya İstikrar Pakû" kurulması önerisini dünyaya ilan ettiler. Avrupa Güvenlik ve İşbir- liği Teşkilatı (AGlT) kapsamında oluşturulması hedeflenen ve bir benzen Bosna savaşı sonrasında Balkanlar'da kurulan pakta katılı- mın sağlanması için Cumhurbaş- kanı Süleyman Demirel dünya li- derlerine mektupla çağnda bulu- nacak. Demirei, Gûrcıstan'dan dönüş- te uçakta gazetecilerin sorularuu yanıtlarken Kafkasya İşbirliği Paktı'nın bölgede genel bir rahat- latma sağlayacağını belirtirken, Rusya'nın konuyla ilgili olarak Şevardnadze taranndan bilgilen- dırileceğını kaydettı Demirei, Şe- • Pakta katüımın sağlanması için Cumhurbaşkanı Sûleyman Demirel, dünya liderlerine mektupla çağnda buiunacak. Gürcistan'ın, Bakû-Ceyhan boru hattı konusunda neden olduğu dört sorundan üçü çözûldü. Tek sorun geçiş ücretinde... Konu 21-22 Ocak'ta Ankara'da yapılacak toplantıda çözülebilecek. vardnadze'nin, şubat ayının so- nunda Moskova'da düzenknecek Bağımsız Deyletler Topluluğu toplanüsında Rusya Devlet Baş- kanvekili Vbdimir Putin'le Çeçe- nistan ve diğer gelişmeler hakkın- da uzun uzun konuşacağını söyle- diğini iletti. Çeçenistan'daki olay- lann yayılmasından duyduğu kay- gıyı ileten Demirel. Rusya'nın "bö^ede yeniden nüfiız kurmaya çahşmaması gerektiğÜH" bildırdi. Gürcistan'ın, Bakû-Ceyhan bo- ru hattı konusunda neden olduğu dört sorundan üçünün halledildi- ği, geriye kalan geçiş ücreti konu- sunun 21-22 Ocak'ta Ankara'da yapılacak toplantıda çözülebilece- ği bildirildi. Demirel, Ankara'da yapılacak toplantmın son olacağı- m belirterek "Ankara'dan sonra topbutü oimavacak" dedi. Demi- rel, Tiflis'te görüşmelerde bulu- nan ABD Başkanı Bill Clinton'ın Hazar Havzası Temsilcisi John Walf u da Ankara'ya getirdi. Demirel, Cumhurbaşkanı Edn- ard Şevardnadze ile heyetler arası ve baş başa görüşmelerin ardın- dan ortak bir basın toplantısı dü- zenleyerek Kafkasya İstikrar Pak- u önerisini açıkladılar. Demirel, Kafkaslar ile Balkanlar bölgesinin büyük benzerUkler gösterdiğini belirterek Balkanlar için oluşturu- lan İstikrar Paktı'nın bir benzeri- nin bu bölge için de gerekli oldu- ğunu kaydettı. Istanbul'da düzen- lenen AGlT zirvesinde konunun gündeme geldiğini belirten Demi- rel şöyle konuştu: «istanbuTda yapuan tekHfı AGtT ve Avrupa Birliği kamuoyu ÖDÖne getiriyoruz. Aradığımız ba- n^Btitaanfcr.Bununiçindaya- g gesdkjflanıiMİcinşarfiır.Teklift- mizçağnmızşodun Balkanlariçin yapdan istikrar programı Kafkas- lar için deyaptaahchr.Bupakt bir iilkpnin ıtamgaaııı t^ymamahfhr Koiektif banş biçiıniııiıı eseri oi- mabdır ve AGİT de dahil banşse- ver ülkekrin BaDcan İstikrar Pak- tĞNEIİ FIRÇA ZAFER TEMOÇtN Ortakbüdmnin anahatlanTürkiye ve Gürcistan cumhur- başkanlannın açıkladığı ortak bil- dirinin anahatlan şöyle: • Taraflar, Türkiye ile Gürcistan arasındaki işbirliginin yalnız iki ül- ke için değil, aynı zamanda Kaf- kasya bölgesinin istikran ve refahı için de son derece önem taşıdığını belirtmişlerdir. • Taraflar, uluslararası hukukun vazgeçilmez ilkeleri olan sınırlann kuvvet kullanılarak değiştirilemez- liği, egemenlik ve toprak bütünlü- ğûne saygı unsurlanna bir kez da- ha işaret etmişler ve bu ilkelere ri- ayetin bölge banş ve güvenliği ba- kımından taşıdığı hayati önemi vur- gulamışlardır. Bu çerçevede, bölgede cereyan eden çatışmalann ve devam eden sonmlann, bölgenin banş ve istik- ranna katkıda bulunmadığuu dü- şündüklerini kaydeden taraflar, Çe- çenistan'da süregelen çatışmalar üzerinde özellikle durmuşlar, çanş- malann insani planda yol açmış ol- duğu yaralann daha da derinleşme- mesi ve soruna siyasi bir çözümbu- lunması için diyalog arayışına bir an önce başlanması gereğini dile getirmişlerdir. • Gürcistan tarafi, Çeçenis- tan'daki çanşmalardan etkilenerek Gürcistan'a sığınmak zorunda ka- lan göçmenlerin ihtiyaçlannın kar- şılanmasına yarduncı olmak ama- cıyla Türkiye'nin yapöğı insani yardım için teşekkürlerini sunmuş, Türkiye tarafi, Gürcistan'ın kucak açtığı sığınmacılara yardımcı ol- mak için gayretlerini sürdüreceği- ru açıklarmştır. • Taraflar, Azerbaycan ile Erme- nistan arasındaki sonınlann çö- zümlenmesi amacıyla sarfedilen çabalara desteklerini beyan etmiş- ler, Azerbaycan ve Ermenistan dev- let başkanlan arasındaki dıyaloğun her iki tarafça kabul edilebilecek bir mutabakatla sonuçlanması te- mennisinde bulunmuşlardır. • İki cumhurbaşkam Kafkas- ya'da işbirliğini geliştirmeye yöne- ük imkânlar ve bu konuda dile ge- tirilen teklifleri gözden geçirmiş- ler, bölge ülkelen ve komşulannın AGlT prensiplerine saygı esasına dayalı olarak bir işbirliği forumu içinde bir araya gelmelerinin yara- nna işaret etmişler ve buna imkân verecek bir siyasi ortamın sağlan- masına katkıda bulunma hususun- daki iradelerini ifade etmişlerdir. • Türk tarafı. Devlet Başkanı EdaardŞev-ardnadze'nin "Kaifkas- ja'da banş" girişımine verdikleri desteği dile getirerek söz konusu girişimin bölgede banş ve istikra- nn pekişorilmesine katkıda bulu- nacağma inandığını belirtmiştir. • Taraflar, Abhazya sorunu da- hil olmak üzere bölgedeki tûm ih- tilaflann egemenlik, toprak bütün- lüğü ve sınırlann ihlal edilemezli- ği ilkeleri çerçevesinde banşçı yol- lardan çözûme kavuşturulmasının öneminin bir kez daha altım çiz- mişlerdir. Tûrkiye tarafi, Gürcis- tan'ın karşılaştığı sorunlann ülke- nin toprak bütünlüğü ve siyasi bir- liği içerisinde çözümlenmesi yö- nünde Gürcistan'a verdiği kuvvet- li desteği teyit etmiştir. • Taraflar, NATO Banş İçin Or- taklık Programı veAAOK çerçeve- sindeki yapıcı işbirliği de dahil ol- mak üzere, iki ûlke tarafindan gü- ven ve güvenliği arttırmak için atı- lan adımlan memnuniyetle vurgu- lamışlardır. • Taraflar, Türkiye ile Gürcistan arasındaki askeri alandaki ilişkile- rin geliştirilmesinin önemini vur- gulayarak, iki ülkenin ilgili kurum- lan arasında giderek artan temas ve işbirliğinden duyduklan memnuni- yeti dile getirmişlerdir. • Taraflar, Türkiye-Gürcistan or- tak sınınnın banş, dostluk ve işbir- liğini temsil eden örnekbir sınırol- ması konusundaki iradelerini teyit etmişler ve Gürcistan sınırlannın Gürcistan birliklennce korunması sürecinin olumlu bir şekilde ilerle- mesinden duyduklan memnuniye- ti ifade ederek sınır korunması ko- nulannda iki ülke arasındaki işbir- liğinin daha da arttırılması için ça- Uşmalann devam ettirilmesi husu- sunda mutabık kalmışlardır. • Taraflar, iki ülke ortak sınınnın anti-personel kara mayuüanndan (APKM) anndınlmasına ve sınır- larda gelecekte de APKM kullaml- mamasınayönelik birrejimoluştu- rulmasına iüşkin bir anlaşmayı, ay- nca üzerinde müzakerelerde bulu- nulan Türkiye ile Gürcistan arasın- da Güven ve GüvenlikArtnncı Ön- lemlere Dair Anlaşma'yı mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırma hususunda mutabık kalmışlardır. • Bu çerçevede, iki ülke arasın- daki ticaretin çeşitlendirilmesinin önemine değinmişler, karşıhkh ola- rak yannmcüarve işadamlannı teş- vik edici kararlann uygulamaya ge- çirilmesinin büyük önemi haiz ol- duğunu beUrtmişler ve Çifte Vergi- lendirmenin Önlenmesi Anlaşma- sı'nın en kısa sürede imzalanması- nın gereği üzerinde anlaşmışlardır. ü'nda oiduğu gflM çok sayıda ülke- nin iştirakuıa açık otmabdır. Böy- lece Kafkaslar'da güvenlik, banş ve istikrar ile Kafkas haDdarmnı refohı ohıslararası teminat aitraa aanıms oiacaktH-. Buou Gürcistan için,diğer bölge ölkekr, komşular, Törldye ve Orta Asya için çok önetnli sayıyonım. BK bu hususta beraber çakşmayı karar venMk." Gürcistan Cumhurbaşkam Şe- vardnadze de Demirerin önerisi- ni "tarihi" olarak nitelerken "Bu pakt tüm dûnya kamuoyunun Av- rasya'nm kes^tiği bu bölgeye çok daha fazb tfikkat edeceği anlamı- na geimektedir" dedi. Demirel, Kafkasya İstikrar Pak- ü'nın hedefınin bölgede istikrar, rehabilitasyon ve yeniden yapüan- mayı sağlamak olduğunu, bunun çok konuşulup çok tartışılacağını bildirdi. Çeçenistan'da yasanan sı- cak çatışma hariç Kafkas- ya'da 5 yıldır kan dökülme- diğini anımsatan Cumhur- başkam, "Yangmm üzerine petrol değil, su dökûyvruz" diye konuştu. Demirel, bir soru üzerine, Kafkasya'da is- tikrann AGlT de dahil 54 ül- kenin sorunu olduğunu be- lirterek "Bir Avrupa vanhr, bu bölünmemiş bir Avru- pa'dv. tsteğimiz uygar dûn- \-amn, 54 ülkenin dikkatini bura>a çekmek ve da>anış- ma aramakür. Projeyi biz başbnyoruz, çareyibiz> < ara- uyoruz" diye konuştu. Demirel, Çeçenistan olay- lannın bölgedeki diğer ülke- lere yayılması tehJikesiyle il- gili bir soruya şu yanıtı ver- di: "Gürcistan ve Azerbay- can'ın bu hadiseyie bir bağ- lantılan yoktur. Gürcistan ve Azerbaycan Birlcşmiş Mil- leüer'e bağb bağnnsE birer devfcttirler. Çeçenistan ise Rusya'nın parçasıdn* ve Çe- çenistan'da meydana gelen olayian hoşgörmek müm- kün değildir. Türkhe olarak bu konunun banşçı yoiaria bir an önce sona ertfirümesi- ni isti>oruz. Bu sadece Tür- kiye'nin değil, AGtT'in de, AĞİT üyesi ülkeierin de gö- riişüdür, dnşüncesidir. Biz banscrvTZ, dedikten sonra kan dökmeye karşQiz,deme- mize gerek yok. (~) tstikrar arayan bölge Kafkasya'dır. Cnûier arasmdaki ihtflafla- nnçözülmesiöoemBdir.Kal- kasya'da kimsenin yeniden nüfuz oiuştunııaması, ba- ğımsız devktkrin ayakbn üzerinde durması için AGİT'te başla>an hareketin devam ettirUmesi (azundn-." 4 Ya bitecek ya bitecek' Demirel, gazetecilerin so- rulan üzerine, Gürcistan'm hükümran bir ülke olarak, boru hatlannın güvenliği ve istimlakı ile ilgili konulan kendisinin halletmesi gerek- tiğini. çevre konusunda Av- rupa standartlannın uygula- nacağını belirtirken, geçiş ücreti sorununun ise Anka- ra'da 21 -22 Arahk'ta yapıla- cak toplantıda çözümlenece- ğini bildirdi. Anlasmalann şubatta par- lamentolardan geçirümesi gerektiğini anlatan Demirel, "Bu proje ekonomik değfl, prestij projesidir. 4 ülke - Türkmenistan. Gürcistan, Azerbaycan Me Türkije- bir şeyi başarmışlanhr. Baska şe>1eri de başarabüirkr. Bunun dünyaya gösterimesi gerekH-" diye konuştu. Demirel, "Buboruhatbbite- cek nM?" sorusuna ise DYP Genel Başkanı Tansu ÇD- ler'in söylemiyle "Yi bitecek ya btecek" yanıtını verdi. SlFIR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR Prof. Önder 'Sermaye emeğe saldınyor' Istaobul Haber Servia - Sermayenin, egememiğini ilan ettiği devletlere ve top- lumlara kendi kurallanm dayattığı belirtilerek, olay- ian doğru algılayabılmek için bütünüyle ele almak gerektiğı vurgulandı. CHP Şişli örgütü'nce dûzenlenen panelde konu- şan Istanbul Üniversitesi tktisat Fakültesi öğretim üyesi, gazetemiz yazzn Prof. Dr. tzzettin Onder, kendi işleyiş dinamikleri olan sermayenin, insan davramşlanm belirlediğini söyledi. Yarattığı değerlerden sermayeye düşen hissenin giderek azahnası nedeniy- le, sermayenin tepki verdi- ğini, emeğe saldırdığını vurgulayan Önder "Ser- ma>c, gelişen üretim tekno- lojisinden de yararlanıyor" dedi. Sermayenin, sosyal dev- let ve parlamenter demok- rasi konulannda insanlan kandu"dığım vurgulayan Önder, kendisinin bu uğur- da verilen çabalara saygı duymakla biriikte, sosyal devletin kapitalizmi koru- yan bir gelişim olduğunu düşündüğünü kaydettı. Parlamenter demokraside de, para sahibi otması ne- deniyle asıl belirleyici gü- cün sermaye olduğuna dik- kat çeken Önder. "Serma- ye devleti öne sürûyDr. He- pimiz de bu kavramı uhi- leştiririz. Sermaye, devleti ve emeği çökertiyor, bu sü- reçte tekelleşryor. MAI de bunun ana>asasKÜr" diye konuştu. Savaşlann artık borsa- larda ve sermaye gruplan arasında yapıldığım, Asya ülkelerinin, ABD'nin ihra- catının önünü tıkadıklan için çökertildiklerini ifade eden Önder, MAI ile hâki- miyetin sermayede olduğu- nun ilan edildiğini kaydet- ti. Önder, "Piyasa bir araç- br ve serbest de değüdir. Serbest piyasa diye bir şey oiamaz. Tahkim ile serma- ye tüm engeDeri ortadan kaknrmayı, bedefineulaş- mak için tüm olanaldan kuflanmayı amaçhyor" de- di. Emekli Deniz Binbaşı, Aydınhk dergisi yazan Erol BilbUik de yeni dünya düzeni ve küreselleşmenin bütününe bakılmadan, o- nun altyapısını oluşturan aksesuvarlann iyi anlaşıla- mayacağını belirtti. "Bû- yük sermaye, devletin yü- züne koyduğu maskeyi ar- tık çıkardı" diyen BilbUik, tarih boyunca hep iki ya da çok kutuplu olan dünya sis- teminin günümûzde tek kutuplu olduğunu, bu ne- denle de SSCB'nin nasıl parçalandığımn çok iyi an- laşıknası gerektiğini kay- detti. Bılbilık "Empeıyauzm, kendü sömürüsünü sürdür- mek için insan haklan, te- mel hak ve özgurlükler gi- bi kavramlan kullanıyor. SSCB'yi de bu kavramlan kuUanarak çökertti" dedi. Emperyalizmin bunu ken- di yaranna ve uluslann aleyhine bir silah olarak kullandığma dikkat çeken BilbUik, ulusdevletlerin bu silahlara karşı dikkatli ol- ması gerektiğini ifade etti. oralcalislar@yahoo.com Bimdeki dosyanın baslığı "Gözal- tında tecavûz utancına hayır." Dosya- nın temel çağnsı ise şöyle: "Tecavüz Işkencedir." Bir grup kadının bir ara- ya gelerek oluşturduğu "Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Giri- şim", bu büyük utanca karşı bir mü- cadete başlatmayı amaçhyor. Dosyanın kapağında dört kadının fotoğraflan yer alıyor: Asrye Güzel, Muhabbet Kurt, Şeyda Gergin ve Remziye Dinç. Bu dört kadının dışın- da gözaltında tecavüze uğrayan baş- ka kadınlann da öyküleri dosyanın içinde. Umanz, bu kadınlara yapılan- lann bilinmesi, 21. yüzyıla girdiğimiz şu günlerde uygarlık üzerine nutuk âtan yetkililer için uyancı olur. Işken- cenin ve baskının olduğu her ülkede kadınlann daha büyük acılar çektiği- ni kanrtlayan somut olgular bunlar. Dosyayı hazırlayan kadınlar neden böyle bir girişimi başlattıklannı şu ge- rekçelerle açıklıyorlar "Biz, 'Göza/- tında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Girişim' olarak, neden şimdi taciz ve tecavüzü gündemleştiriyonız diye açıklarsak... - Taciz ve tecavûz artık adli ve si- Gözaltında Tecavüz Utancı yasi ayınmı yapılmaksızın birçok ka- dın ve erkeğe uygulanan bir işkence yöntemi olmuştur. - Çok sık gerçekleştirilmesine kar- şın, toplumsal değer yargılannın ve geleneksel ahlak anlayışının da etki- siyle gizlenen bu saldınya karşı artık 'geleceği istiyorum!..' çtğlıklan artmış, birçok mağdur, kabuğu kırarak ka- muoyuna yaşadıklannı aktarmıştır ve bu devam ediyor. - Işte Asiye Zeybek, uğradığı vah- şeti açıklamakla, hukuki savaşımını sürdürmekle yetinmedi, yaşadıklan- nı kitaplaştırarak bilinçlerde güçlû bir değişimin savaşını sürdürüyor. - Işte Remziye Dinç, korucu teca- vüzûnü Avrupa İnsan Haklan Mahke- mesi'ne kadar götûrdû ve faillerinin de bunun hesabını sonvayan devle- tin de mahkûm edilmesini sağladı. Iş- te Muhabbet Kurt, işte Güneş Bal- taş, işte Şeyda Girgin...(...) Birinsan- lık suçu olan tecavüze karşı güçlü bir haykınşladurdiyelim!... Yann, gelecek nesillerin yüzüne bakabilmek adına... Bu saldınya maruz kalmalan yalnız- laştınvamak adına... Onlann çığlığını kendi sesimizde yûkseltmek ve acıla- nnı dillendirmek adına... Susmayalım! Işte kısa öyküler. 1. Asiye Güzel: Işçinin Yolu gazetesinin eski Yazıişle- ri Müdünj olan Asiye Zeybek, 1997 yılının Şubat ayında Istanbul'da te- rörie mücadele ekiplerinin evineyap- tığı bir baskında gözaltına alındı. Gö- zaltına alınmasının ardından Tim-3 polislerince tecavüze uğrayan Asiye, uzun mücadeleler sonucunda önce götürüldüğü Kırklareli Cezaevi'nden Gebze Kapalı Cezaevi'ne nakledildi. Burada avukatlannın, ailesinin ve bihikte yargılandığı akadaşlannın da desteğiyle tecavüze uğradığının ka- nrtlanması için Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatn'Ana Bilim Dalı'nda birsüre tedavi gördü. Türkiye'de ilk defa te- cavüz, psikoloji araştırmalanyla sap- tandı ve bu konudaki rapor kamu- oyuna açıklandı. Suç duyunısu kabul edilen Asiye, kendisine tecavüz eden polislerhakkındadavaaçtı. Yaşadık- lannı 'Işkencede Bir Tecavüz öykü- sü/Asiye' islmli bir kitapta topladı. 2. Muhabbet Kurt, 1998 yılı Eylül ayında gözaftına alındığında Vatan Caddesi'nde Terörie Mücadele Şu- besi Tim-4'te tecavüze uğradığını DGM'deki davasında açıkladı. Suç duyunısu mahkemece kabul edildi. Kurt son dunjşmasında tecavüzcü polislerin yargı önünde hesap verme- si için bütün hukuki girişimleri sür- dünmeye karariı olduğunu dile getir- di. 3. Şeyda Gergin, 14 Aralık 1999 günü Okmeydanı 'nda kaçınlarak sor- gulandı ve tecavüze uğradı. Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gö- ren Gergin, kendisini sorgulayan, iş- kence altında ifade almaya çalışan, işkence yapmak amacıyla tecavüz e- den polisler hakkında Şişli adliyesin- de suç duyurusunda bulundu. 4. Remziye Dinç 'e Batman 'ın Koz- luk ilçesinin Sincan köyünde korucu- lar tecavüz ettiler. Dinç, bu tecavûz- den hamile kaldı. Tehdit edildiği için korkudan kimseye söyleyemedi. An- cak hamileliği ortaya çıkınca ailesinin desteğiyle suç duyurusunda bulun- du. Bu arada Remziye, çocuğu do- ğurdu. Ailesi çocuğu kabul etmedi. Kan testinde tecavüzü kimin yapüğı ortaya çıkmasına rağmen tecavüzcü tutuklanmadı. Dava, Batman Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor. 5. Güneş Baltaş, 20 Kasım 1998 tarihinde gözaltına alındı. Istanbul 7e- röne Mücadele Şubesi'nde çınlçıplak soyuldu, ağır işkencelere uğradı. Is- tedikleri yönde ifade vermeyince gözferi bağlı olarak başka biryere gö- tûrüldü ve tecavüz edildi. Güneş, te- cavüzsırasında bakireydi, bu neden- le kanama geçirdi ve bayıldı. Sekiz gün sonra DGM'ye çıkanldığında bü- tün bunlan anlatmasına rağmen, doktor, soyunmasını bile istemeden sağlam rapooı verdi. 1.5 ay büyük acılaryaşadıktan sonra, yaşadıklannı açıkladı ve suç duyurusunda bulun- maya karar verdi." Işte, gözaltında kadınlara yapılan- lardan bazı örnekler. 21. yuzyıldayız ve bunlar hâlâ Türkiye'nin gerçekleri. Unutmayalım.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog