Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 16OCAK2000PAZAR O L A i LıAR V E Ç J O K . U ŞLJjjR olay.gonis@cumhuriyet.com.tr Vasıf Çınar'dan Dersler Canan Yücel ERONAT V asıfÇmar'ı tanımaya çalış- ökça bır gerçekle karşılaş- tım. Onu da neredeyse unut- muşuz. Öğretım Bırlığı (Tevhid-i Tedrisat) Yasa- sı'nı 3 Mart 1924'te 58 ar- kadaşıyla öneren ve MaarifVelaü (Mıllı Eğı- tım Bakanı) olarakuygulayan, Cumhuriyet tanhımızde adı bu yasayla anılan büyük devlet adamı Vasıf Çınar hakkında pek az şey bulabıldım Kinu ansıklopedıler bile onu bılmezden gelmış. TBMM'de yaptığı konuşmalan, ölümünün ardından dergıler- de, gazetelerde yayımlanan yazüan oku- dukça bır devnmcının anıt kışılığı belıriyor gözümüzde Onun başanlanndakı giz, sı- radışı yaradıhş özellıklen yanında, daidan bükme değıl de kökten sürme biı eğitımcı, bır ınanç ve kavga adamı oluşunda On dokuzunda öğretmenlığe ılk adımı- nı aüyor. Ülküdaşı Mustafa Necati üe ınanç- Lanna uygun "ŞarkİdadKTtu kurup yöne- tryoriar Bır n\'ayete göre bu ozel okulda oku- tulan yabancı dıl Arapça, Farsça değıl Ba- tı dıllenymış. Vasıf, tzmır'ın ışgalınden bir gün önce Reddı llhak Cemıyetı'nı kurar Babkesır Cephesı'ne geçer, Milli Mücadele'ye katı- lır. Orada kardeşı Esat ve Mustafe Necati üe "İzmir'eDoğru" gazetesını çıkanr. Ku- vayı Mıllıye'nın devnrnci gazetecilerinın ve öğretmenlennın oluşumlannı. gelışımlen- nı ve savaşımlannı ızlerken, Kurtulıış Sa- vaşı'nda ulusal ordunun yanında ona koşut gelişen eğıtım ordusunun ne yüce bır gö- rev üstlendiğiıu görüyoruz. Yanmış yıkıl- mış bır ülkenın yekınişmın, yenıden yapı- lanışının destanı açüıyor önümüze. Yepyeru ülkeye yenı ınsanı yaratacak la- ik eğıtım nasıl temellenecek 9 "Atal" tnançtan, "bffinT dınden bağun- SLZ olacak. Bu insan kendi aklıyla düşünüp kararla- nnı kendi verecek, Fikri hûr, irfanı hûr, vicdanı hür olacak, Çalışacak, üretecek, yaratacak, Aydınlığın karanlığı boğuşunun öykûsü böyle başlıyor. Bizlerin, Cumhunyetm ilk yıllanna gö- zünü açmışlann Mustafo KemaT ın ızınden gıden yüce maanfçüere gönül borcumuzu dile geünnek ıstiyorum. Onlann sayesin- de kızı erkeğı bır arada devletın açtığı gü- zelim okullann sınıflannı doldurduk. Yenı yaayla okuma-yazmayı söktük. Sev gili öğ- retmenlerirruz yurt (vatan) sevgısiru tutuş- rurdu yûreklenmizde. Laik egıümin ergı- lenyle (nımetlenyle| kışıbğımız yogruldu. Mılletımızın yurttaşı olmanın coşkusu ıçın- de, 19 Mayıs'lann, 23 Nisan'lann, 29 Ekım'lenn yemyeşil alanlannı dolduran guzelımurnutçocuklanydık Bızdenönce- kılenn, ûmmetın kullarmın acınası durumu- nudüşündükçe bıa yeüştırenlere mınnetım artıyor "Mazâ" özlemcısı genye dönüş he- veslilerine de öfkem çogaüyor. Vasıf, 39 yıllık ömrü boyunca, gericilik- le de yurdu ışgal eden düşmanla savaştığı gibi savaşır. 3 Mart 1924'te TBMM'de, hı- lafetdn kaldınlması görüşûlürken söy ledik- leri: ^umhurhctiOanedenbh'mfletinenyük- sek vazifesi kendi vatanı için, kendi varhğı içmkabuledeceğieıı büyükesas,kendi mev- cudryetine tehKke olacak ikifikkre meydan wnmmek,sabaıuıtihtirafcırmameydaııbı- rakmamakrjr. MiDetin sebmeti eflcân için daimasultanhğatiınsalolabifecckobııbü- tünmüessesekriyıkmaktır.Ancakozaman Cumboriyet tamamotabdir,o zunan ancak Curahurr)«tiııtEjndiesas*ob*aB:Dahiia- yasetimizdeki mıufl-tehKke, hüafetin flgas dep, memleketfetaketgiryekrine düştüğü zaman düşmanla beraber oiarak -bizi bo- ğarfamak içm- Vnnatı nrrtiıgı gihi ham bir orduyu hBafet ordusu drve gönderen hali- fenin ipkasdır vt ancak bunu ilga etmekle memleketi bötün muzır tehfiketerden kur- tarabüiriz arkadaşlar. Harid siyasete suhe- aryapanruşîNeyeistiııadenbunusöyüryor- br? Blafetk bütünİsbm ruhbnnıvekaip- ierinibirnoktayaİHiieştinnekmümkünise arkadaşlar size soranm, mazi daha yakm- dc>feşredbndnatfetvaanarağmenTürk'a Irakta, ÇanakkaJe'de, Fifetm'de boğazb- yan MndimmıılttrHır ArUıfajfar varhğmıı- za bötün knvveti 3e kasteden Britanya lm- paratorhığu 'nun en büyüknokta istinadı ve bizi yıkmak için sev k ettiği orduiarm en knvvetti membabn lsbun diyarları idL Ne- rede o cihat fetvalan, nerede o hüafetm ha- rid siyasetindeki tesirleri, nerede o hilafedn bydatan?" 17 Nisan 1924'te yine TBMM'de öğret- menlere güvenını dıle getmyor "Genç muallimkr, fikir adamlandır. Memieketin ve Cıunhuriyetin kntsi esasb- rmı bütnn aşkianyia, heyecanlanyla kabul etmiş ve bu umdetere karşı azimk yürüme- ye kararvermişmünevver br idtkdir.. Geuç ımmiKmİpr, memleket müdafaası ve inkıb- bıkarşBmda herhangi bir müzmin bir fi- kir izhar ve ihsas edfldiği zaman her şeyi fe- da eder ve onu ezmek için ve onun kafasuu koparmak için birkşmiş bir kMe oiarak ha- reketeder. Memlekette nüui ve vatani tezahürat a- yasetdemekdeğiUİE Memieketin siyasetiile herkes abtkadardır. Muaffimler de bu siya- setitakipetmekvazifesiykmûkelefiirvebu miH ve vatani siyasete karşı fBdrieri vannr. imanlan \-ardir. Ve bu kanaatler, imanlar, fikirler haricinde herhangi bir meseiede, icabmda canbrmL, hayatlannı feda edecek- ler. fakat bu inküaba karşı geten zihniyetle- ri yıkacaklannr/' Vasıf Çınar'ın aydın kafası, ışıltüı kişı- lıği, konuşma ustalığı ınsanlara kendinı sev- dıretek ulaşmasını sağlıyordu. Onu çocukluğundan tanıyan YakupKad- ri, Vasıf'ın ölümü üzenne yazdığı, ama ya- yımlanmamış yazısuıda dıyor kı: -Onu. ilk defa, kısa pantolonta bir mek- tep çocuğu oiarak tanıdını. Sınıfmm en cer- bezeU talebekrinden biri olduğu için ken- disine'tev zı-ı mukâfat' larda şiirler, nutuk- lar sö\ietiürdi Vaâfı, epeyceyıisonrairiyan bir defikan- holarak,,\khisar'da,MiBiMücadek'ninik hareketleri içinde gördüm. Bir kır kabveao- de. br kfime öünkyid ortasmda,dfişman m\- müne dair, şahit olduğu bir vakayı aniao- yordu. Küçûk bir oda içinde konuştuğu va- kit bütün pencerelerin camlan zangır zan- gu~ titrerdi \asıTın kayboluşuna yüreğim yandL Çünkü Vastfiyi bir arkadaşb. Siyaa fldbainkabasabalaueleriçiııehapsediğikü- çük bencilkrden değildi Hete, potitik kav- ga alanında yandan \e arkadan vurmatar, kancıkça taktiklcr onca tamamryla meç- huMû. Arannzda MiffiMücadele devTİnin bu cins ahlakî ananeferini devam ettirebi- len pek az kişi kakü." Ahmet Taner Kışlahyı uğurlarken çısıl çısıl yağmur yağıyordu Şemsıyeler açıldı. Ûğur Mumcu'yu ugurladığımız gün gibi, içimızı dağlayan türküler acı mı acıydı. Sözler öfke. sıkılan yumruklar isyan yük- lüydü. Bır yerlerde Kubilay'ın cenaze resmıni görmuştum. Şemsiyelerden yûzler gözük- müyor, bellı kı o gün de yağmur yağıyor. Gömütü (mezan) başında Vasıf konuşu- yor: "trticayı, taassubu kökünden kökiemek gerek. Menemeohler'. Sizi temsil ettiğime utanıyorum. Ne duruyorsımuz, kryam etse- nize. Irticayı boğsamza!" Bu konuşmanın tam metnini aradım, bu- lamadım Halkın tepkısı neydı acaba? Her- halde alkışlamıyorlardı. O zaman böyle bir âdetyoktu Tepkı bır yoğun sessızlık rmy- dı? Şımdilerde suskunluk bile bu- şey söy- lemıyor. Sessızliğın ıçı boşaldı, alkışlann da. Hava boşluğunda ne ünılar? Hep paramparça olmanın sıkıntısı içın- deyiz. Tehhke buzdagı, buzdağuıın dıpte- ki görünende kat kat büyüklügünü görebı- liyor muyuz? Görüyorsak neden bır araya gelemiyoruz? Bir gazetede, Cumhurivet'te bir araya gelemiyoruz. Satışırun artması için yazarlanmıza kıyılması mı gerekıyor? Vasıf Çınar gibi kök saldıkça toprağırnızı bereketlendıren, yıllarca belleklerden si- linmeyen sözler söyleyen, sözü özüne denk ınsanlar gerek bize. Aydınlanmıza güvenen, aydınlık yannlanmıza ınanan ınsanlar... Demeİc ıstedığımızı özumleyecek söz- ler gerek. Özlerimızı buluşturacak, bizleri yaklaştıracak sözcükler (keumeler) gerek. Dost sözcükler, insan tanımı sözcükler Nâ- znn EUkmet'ten "Bu geç vakit/bu sonbahargecesinde/ke- ümelerinic doluyum^zaman gibi, madde gi>i ebedVgöz gİH çıplak/el gibi ağn-Ac yıi- dnlar gibi pml pınl/kelimeler.'' Alınü metınler ıçuı sözlük: Sdamet4 etkâr: Dertlerden kurtulma. Üga: Kaldırma lpka: Yerinde bırakma. Suhesir: Kötü etki. Cihat: Dın uğruna savaş. Fetva: Karar. emır Nokta-i istinat: Dayanak noktası. Umde: tlke Müzmn: \erleşmış, süreğen (hastalık, ge- nlık). İzhar: Belırtme. Mükeflef: Yükümlü. Cerbeze: Güzel ınandıncı konuşma. Tevzj-i mükâfat: Ödül dağıtımı. Kıyam etmek: Ayaklanıp, kötülüğün üs- tune gıtmek. 6 Ocak günü bu sütunda çıkan "BirSava, Bir Şehit Babası ve CHP" başlıklı yazım, özellikle CHP'li okurianmca ilgiyle karşılandı. Çeşrtlı tep- kiler aldım. En başta CHP Genel Sekreten Tarhan Erdem'le yardımcısı Bekir Yurdagül telefonla arayarak 'topluca iftara gitmek' konusunda açık- lama yaptılar, basında çıkan haberlerin yanlış ol- duğunu belirttiler. Kendilennden yazılı bır açıkla- ma yapmalannı istemıştim. Aşağıda genel sekre- ter yardımcısı Bekir Yurdagül'den gelen mektubu okurlanma sunuyofum: "6 Ocak 2000 tarihli Cumhuriyetgazetesinin 2. sayfasındaki köşenizde 'Bir Savcı, Bir Şehit Ba- bası ve CHP' başlıklı yazınızı üzülerek okudum. Hem üniversite yıllanndan bu yana okuru oldu- ğum Cumhuriyet gazetesinde hem de sizin gibi çok değer verdiğim ve yazılannı beğenerek oku- duğum biryazar tarafından amacını çok aşan bir sözcük öne çıkanlarak hıç de hak etmedığim şe- kilde suçlanmam, hatta birneviyargısızinfaza uğ- ramam beni ûzmüştür. Bölgeye gitme nedenimiz iftaryemeği olmayıp depremzedelerie beraber yeni yılı karşılamaktır. Gazete manşetine ve haberine dayanılarak CHP Genel Başkanı ve yönetıcilenne haksız bırtakım ' yakıştırmalarda bulunulmasını şaşkınlıkla karşı- ladık. Olayın aslı şudur CHP Parti Meclisi 31 Ara- lık 1999 gününû ve akşa- mını deprem bölgesinde geçirme karan almış ve buna uyarak anılan gün- de Oûzce ve Bolu'ya gidil- miştir. Partili Gaziantep, Çankaya, Yenımahalle, Ka- dıköy belediyelenmız dep- rem bölgesindeyemek hiz- meti vermektedirier. Elbetteki ramazan ayinın özelliği nedeniyle akşam yemeği ıftar vaktine denk geünlmektedir. Partimeclisi üyelerimiz, sayın ge- nel başkan ile biriikte Bolu'da Yenimahalle Bele- diyemizin aşevinde akşam yemeğıni ıftar vakHn- de depremzedelerie beraberyedikten sonra ça- dırkentleri dolaşarak yurttaşlanmızın yeni yıllan- nı kutladılar. Bunlan sıze yazmak zorunda kaldı- ğım için özür diler, saygılar sunanm." CHP Genel Başkant ıle, genel sek- reteri ile en aşağı kırk yıllık dostluğu- muz var. Ikısı de Atatürk devrimine bağlı, CHP ılkelenne inanmış aydın- lanmız. Ne var ki ^ i k ülK oy avcılığı sayılıyor. le 'gereklı' gfirrinffiflftr Kp ödün vermekten k M CHP'liler şu günterde bir raporu EVET/HAYIR OKTAY AKBAL Bir Açıklama Üzenine tartışıyorlar. "Neden CHPseçimlerdeba- şansız oldu?" Ra- poru hazırlayanlara göre.CHP'nindinsel duygulara uzak ol- masıymış başlıca et- ken... Bu yüzden CHP öteki partiler gi- bi laiklik savından birazcık ödün vermeliymiş!.. Oysa CHP'nin seçim yenilgisinin nerden kay- naklandığını bilmeyen yok: Kendi çızgisınden uzak- laşması. Altı Ok'tan kopması, Blaircilik oynama- ya kalkması, ülke sorunlanna gereken yakınlığı gösterememesi... CHP'lilerın genel başkan ve neredeyse tüm yö- netım kurulu üyeleriyle bır ıftar yemeğıne katılma- sı önce şaşırtıcı, sonra da CHP'ye yakışmayan bir olay değil midir? Bugüne dek hiçbir CHP lıderi- nin, yönetim kadrosunun böyle ucuzluklara baş- vurmadığı da göz önüne alınırsa... Bu konuda okurlanmdan mektupla, telefonla ge- niş tepkiler aldım. "CHP'yı ödünsüz devrimcı ki- şiliğıne" döndurmek partıyı kurtaracaktır deniliyor. Yoksa "CHP bu tutumuyla yitip gidecek" denili- yor! Yalnız CHP yandaşları mı? Bilım ve politika adamlan da tutulan bu yolun yanttş olduğunu be- lirtmekteler. Fazla söze gerek yok, işte Prof. Dr. Sina Akşin'in görüşü: "Oyle görülüyor ki CHP, 18 Nisan seçimleri- nin yenilgisıni değeriendirebilmiş değildir. CHP Altı Ok'a bağlı olduğu için değıl, Altı Ok'tan uzak- laştığı için cezalandınldı. Şimdı ıse CHP'de yö- netici bazı kimseler, tam tersine sonınun Altı Ok'ta yattığını değertendiriyor gibiler. CHP din- cilik yanşına gecikerek de olsa katılıyor gibidir. Bu da tipik Ikınci Cumhunyethas- talığıdır... Öyle gözüküyorki •^Atatürk'un kurduğu parti £At8tQrkçülüğe faban faba- na zjt bir kurum .hafine ge- lemk tarihto tozlu raflanna kalkacaktır.' PENCERE Oğrenmenin Zamanı Yok!.. Öcalan iki buçuk yıl önce ne diyordu: "-... Sevr, sen/n tercih ettiğin Lozan'a bin defa değer. Sevr'de halklann kimlik haklan vardır. Ama senin Lozan'da faşizm vardır. Tûrkaydınlan bunu görmekzorunda. Ikide bir Sevr 1 ] karalamakbu halk- lann kimliğine saygısızlıktır." (Ûlkede Gündem ga- zetesi 27.8.1997) Peki, Öcalan şimdi ne diyor... Yaşanan olaylar kjşılere en büyük tarih dersini verecek güçtedir. • Bizim sıkjnttmız nereden doğuyor?.. Yalnız ken- di içimizden mi kaynaklanıyor?.. Hayır... "Sevr" hesaplaşmasını hortlatmak isteyen kom- şular ve bunlan el altından destekleyen büyük dev- letlerie son çeyrek yüzyılda durmadan çekiştik; Kıb- ns'ta Rum, Ege'de Yunan düşmanlığı; dünya ölçe- ğinde Errneni terörü; sonra Güneydoğu, Kuzey Irak, Suriye'de PKK'nin yarattğı düşük yoğunluklu ça- tışmalarla Türkiye kuşatıldı; dünyanın gözünde bir soru işaretine dönüştük... Ancak ıki binli ytllara girerken bu soru işaretinin çengeli kalktı; çünkü "Bükemeyeceğin eli öpüp ba- şına koy" özdeyişi, dıplomasının de kuralıdır. Türidye'nin eli bükülemedi. Şimdi ne oluyor?.. • Istanbul'da yapılan AGtT (Avrupa Güvenlik ve Iş- biriiği) Konferansı'nda patlayan Çeçenistan üstüne tartışmada, eski Rusya Devlet Başkanı Yettsin ABD Başkanı Clinton'a küfretti. Çok geçmeden Süleyman Bey cebınde "Kafkas- ya Istikrar Paktı" tasanmıyla Gürcıstan'a uçtu. Amaç?.. Balkanlar'dakine benzer bir "banş, güven, istik- rar"tasanmını Kafkasya'da sağlamak amacryia Ali- yev'den sonra Şevardnadze'yi yamacına alan Sü- leyman Bey ne düşünüyor?.. Azerbaycan'la Erme- nıstan'da uzlaştıntdıktan sonra Avrasya'nın petrol ve doğalgaz kaynaklan, Kafkasya üzerinden, Ana- dolu köprüsüne bağlanarak BaVya aktanlabilir mi?.. Yoksa Bill Clinton'ın deprem bölgesinde bir be- bege bumunu tutturması işimize mi yaradı?.. • Rusya'nın yeni egemeni sayılan Vladimir Putin bu işe ne diyecek?.. Çeçenistan'la bile başa çıkamayan koca "nükle- er güç" bir "kâğıttan kaplan" sayılıyor; ama oyun yalnız Kafkasya'da değıl ki... Orta Asya'ya yayılıyor. Apo cezaevındeki konforiu odasından olan biten- leri izliyon neler düşünüyor?.. Terörün başı kosko- ca Avrasya cografyasında cim kamında bir nokta olduğunu anladı mı?.. Anlamasa bile darağacından yakasını sıyırdı ya, düşünmesı için önünde uzun bir zaman var!.. öca- lan, PKK eylemının Anadolu halkına mı yaradığını, yoksa emperyalıstlenn ekmeğıne tereyağı mı sür- düğünü er geç öğrenecek... ı .L VEEZr' GO <> - MicrosoH \nleme\ Exploıer Fte Fjvodtes loob He \ nomc http://www.vee2ygo.com/ Avantajn Discuss RedGukte v_ v_ artıa yapın, VeezyGo aboneliğinizi bedavaya getirin Maalesef bu fırsattan sadece VeezyGo abonmerf yararlanabiliyor. Onlar VeezyGo ile birer bedava bilgisayar sahibi olmuştardı. Şimdi de VeezyGo aboneliklerini bedavaya getirme fırsatma sahipler. Bunun için yapmaları gereken tek şey, aşağıdaki sitelerden ve Tansaş mağazalarından yaptıkları alışverişlerde Veezy İnternet Kredi Kartını kullanmak! Buralarda; günlük ev ihtiyaçlarından beyaz eşyaya, küçük ev aletlerinden bilgisayar malzemelerine kadar her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Sizler de gelin VeezyGo'cu olun. Bu ve bundan sonraki tüm Veezy internet Kredi Kartı ayrıcalıklarından yararlanın. Yeni binyılın yaşama biçimini yakalayın. Tiirkiye'defci ıo* TANSAŞ mağazasında bu avsnUfdan yarartanabiiirsiniz \\W a B 3 9 ^ - J m & — vv.tansas.com.tr www.hipernex.com . Ve kısa bir sOre sonra \ pek çok başka mafua ve sitede... www.aloba.com www.infoshop.com.tr M A N •Tansaş maŞazalart ve www.tansas.com.tr, www.hipernex.com, www.infoshop.com.tr, www.aioba.com web sitelerinden altşveriş yaparak; VeezyGo aboneliğinizi bedavaya getirebilirsinlz. •Alısveriş yaptıgıni2 magazaya veya internet sitesine ve satın aldıgınız ürüne göre defişen oranlarda miktarlar aylık Veezy İnternet Kredi Kartı ödemenizden otomatik oiarak düşülflr. •Aytık normal alışvenşinizi yaparak bile VeezyGo aboaeliğinizi bedavaya getirebillrsiniz. •Nereden, ne kadarlık alısveriş yaptığinızı, o ayki tntemet ödemenizin ne kadannın o ana kadar Veezy Urafından odendlğını; www.veezy.com adresmden şıfrenizı kullanarak oğrenebılirsiniz. •Majaza ve web sitelerinae geçerli olan şartları Sgrenmek için www.veezy.com sayfasını zlyaret edebılırsınız Done
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog