Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5EYLUL1999 PAZAR 14 kultur@cumhuriyetcom.tr 5 6. VENEDÎK FILM F E S T1 VA L 1 Stanley Kubrick son filmiyle Venedik'e imza attı ve ardında iki dev proje daha bıraktı Ustanın Spielberg'e vasiyeti var.... • Ünlü yönetmenin % festivalin açılışına _, katılan41 yıllık kansı Christiane, Kubrick'in Eyes Wide Shut'ı aslında .. Dublin'de çekmeyi •5 ve filmin başrolünü Woody Allen'a vermeyi düşündüğünü belirtti. Christiane, iki projesini de Spielberg'e miras bıraktığını söyledi. Kültür Servisi-Ünlü yönet- men Stanley Kubrick'in, çeki- mine başlandığı günden bu ya- na tartışmalara vol açan filmı 'Gözleri Tamanıen Kapa- h'(Eyes Wıde Shut). Venedik Film Festivali'nin açıhşında gerçekleştirilen gösteriminden sonra da sinema dünyasının gündemindeki yerini koruyor. 56. Venedik Fılm Festivali'nin açılışını yaparak sinema tan- hinde pornografinin y asallaş- ma sürecinı başlattığı düşünü- len film, eleştirmenlerin dık- • katle ızledıği yapımlann ba- - şında gelıyor. Öte yandan Gözleri Tamamen Kapah'nın başrol oyunculan Nicoie Kidman \ e Tom Cruise. fılmın ar- dından yaşamlannın nasıl değıştığını, Kubrick'in . eşı ıse kocasının yanm kalan planlannı anlatıyor. , Gözleri Tamamen Kapalı 'yı Venedik'te izleyen sı- . nema eleştirmenı TulHo Kezich filmi, konusunu al- dıtı ArihurNchnitzterımzalı romandançokuzakol- - j ÜJ Kubrıck'ın stılınıyansıtan 'görkeralibirrüva' . olarak değerlendinyor. Kezich, filmin başrol oyunculan Kidman ve Cru- ise'un da, kendi yeteneklerinin sınırlan dahılinde en iyi performanslannı sergiledikleri kanısında. Kezich, Kubrick'in çalışmasını başanlı bulsa da Gözleri Tamamen Kapah'yı Schnitzler'in romanıy- la karşılaştırdığında Şanltş" bir fılm olarak tanım- lıvor: ^925 yıiııunViyanası'nda geçen bir romanın, 1990'lann Nevv Yorku'na a>TKn aktanlabilmesi bek- lenemezdi zaten. En basitinden, günümüz kadmımn hak vegörevleri,tophımsa)konumu o yıflara göre çok farklı. Bu yfizden romandaki çok betirleyid aynnü- lar değişime uğranuşJ" Holl\"wood'un en güzel, en seksi ve en ilgi çeki- cı çifti olarak görülen Kidman-Cruise çıftı, başrol- lennı paylaştıklan Gözleri Tamamen Kapalı'nın göstenldiğı açılış törenine katıldılar. Kubrick'in en gizemli, heyecanh ve özel filmiyle evrensd tutlcu ob- jelerine dönüştürülen çift. törende basının ve halkın yoğıın ılgısıyle karşılaştı Orijinal senaryomın yerine gerçekük Aslında Kubrick, gerçek yaşamdan beyazperde- ye taşınan bu beraberliğin filme yararlı olacağının farkındaydı; çünkü baş karakterler Bıll'Ie Alice'in tutku ve fantezileri, Cnıise-Kidman çiftinin 10 yıl- lık ilişkilerinde mutlaka yaşanmıştı. Cruise ve Kid- man da, fılmle özel yaşamlannın bırbırine kanştı- ğını açıkça ifade ediyorlar: "Orijinal senaryonun yerini film serinde zamanla oluşan yeni bir gerçek- lik aldı. Kubrick bi/im için vatak odasıy la. banyosuy - la gerçek bir ev hazırlamıştı. Burada o kadar çokza- man geçirdik ki sonunda kendi evimiz gibi hissetme- ye başladık. Kubrick'in Freud'dan hiçbir farkı yok; her şeyi birtiktetarnşarak insan ruhunun en gjzü nok- talanna indik." Kidman. filmin ilk anından itıbaren Bill ve Alıce çiftinin tüm sorunlannı ve heyecanla- nnı kendilerine aıtmiş gibi hıssettiklerinı belirtiyor. Cruise da filmin, kışıliklenni ve yaşamlarını çok de- ğiştırdıği kanısında: u Tüm dünya Gözleri Tamamen Kapalı'ya en basit hah'vle 'erotık fılm' etiketiniya- pışnrdı. O>sa filmde çok daha fazla şey var.'' Kubrick'in, Venedik Film Festivali'nin açıhş tö- renine katılan 41 yıllık kansı Christiane. eşinin Gözleri Ta- mamen Kapalı'yı aslında Dub- lin'de çekmeyi ve filmin baş- rolünü Woody ADen a verme- yi düşündüğünü belirtiyor. Kubrick'ı ve filmlerini hep şu cümlesıyle hatırladığını vur- guluyor Christiane: "Çiçekler hem kısa hem de uzun ömür- lfidür; çünkü onlan saklayıp renklerini ber zaman anımsa- yabitirsin:" Christiane. Gözleri Tama- men Kapalı'ya ilişkin olarak anlatılan birçok öykünün de uydurma olduğunu açıklıyor: "Örneğin Schnftzler'in fflme esin kaynağı olanromanınıko- cama benim verdiğün doğrn değiL Aynca dört yıl önce fil- mi çekmeye ilk karar verdi- ğinde seçtiği mekân Dubün, oyuncu ise VVoodv Allen'dı. 21 yıkhr insan psikok>jisiyle uğra- şan AUen'ın. kendi duygulan karşısında savunmasız \e za- >ıf düşmüş psikiyatristi can- landırması fikri omı çok heye- canlandırnusti. Ancak bu ta- sansını gerçekleştiremeyince, güzel bir çtft bulmaya karar verdi." Chnstıane, filmle ken- di yaşamlan arasında herhan- gi birotobryografik bağlanu ol- madığmı da sözlerine ekliyor. Kocasının bütün eşyalannı sakladığını belirten Christi- ane'ın bir arzusu da, Kub- rick'in ardında bıraktığı iki film projesinin bir gün Steven Spielberg tarafından gerçekleştirilmesi: "Ü- ki Louıs Begley'in romanından hazıriadığı ve Po- lonya'da geçen' VVartıme Lıes". Bunu neredeyse Spi- elberg'e miras bıraktı. Diğeri de Ian VVatson'uı bir bilimkurgu romanı. Onun da Spielberg'e uygun ol- duğunu, hatta ona göndermeyi düşünüyordu. Bir de "Napolyon ve Ben' adh projesi vardı Kubrick'in. Bu rol içinse Rod Steıger gelmişti aklına. Aynca küre- seUeşmenin gerçekleştiği ve İnternet'in yaşamlan- mıza ginüği bugün, '2001 Uzay Macerası'nı yeni- den çekmeyi de düşünmüştü." Chnstiane, kocasın- dan bahsederken ıkısının de gönülden bağlı olduk- lan filmı unutmuyor 'Barry Lvndon'. Bu filmin, Kubrick'in müzik tutkusunu yansıttı- ğını ve onlan birleştiren en güçlü şeyın de müzik ol- duğunu belirtiyor. Maria Callasın kötü çocukluk anıları, onu müzikten nefret etmeye yöneltti w Şarla söylemek berbat bir iş' Pivanisri kitabında Callas'ı anlaüvor. Kültür Servisi - "Dünyaya yenkJen gel- sevdim psikolog >a da psildyatrolurdum" dıyordu Maria CaDas. Ov sa herkes. onun varoluş, nedenının 'şarkı söylemek' oldu- ğuna ınanıyordu. Callas ıse, müzıkle bir aşk ve nefret ilişkisi yaşamıştı. Provalanndan kaçmak için türlü türlü mazeretler uydu- ruyordu: Ya karnı acıkıyordu, ya da ani- den alışveriş yapma hevesıne kapılıyordu. Tüm bunlar. pıyanist Robert Suther- land'ın efsanev i dıvanın yaşamını anlatan latabından öğrendiklerimiz. Dört yıl boyun- ca Callas'ın çok yakınında olan, konser- lerde ve stüdyo çalışmalannda ona pıya- nodaeşlikeden Sutherland, Callas'ın, son dönemlerinde büyük birkendıne güvensiz- lık duygusu içine düştüğünü söylüyor. Bunun altında. Callas'ın peşinı hiçbırak- mayan acı çocukluk anılannın yattığını söyleyen yazar, ünlü sopranonun. çocuk- luğunda annesınin kendisine yaptığı bas- kılardan dolayı yaşamı boyunca acı çekti- ğini açıkhyor. Hırslı ve otonteranne, Callas'ı henüzdört yaşındayken ıyi şarkı söylemeye zorlama- yabaşlamıştı. Callaskendisinı 'biryanşan1 gibi görüyordu. Bir sohbet sırasında Sut- herland'a, çocukluğunu hiç yaşayamadı- ğını anlatmıştı. "Annem beni hiçbir za- man anlamadı. Babam da bu duruma el ko- vama>acak kadar edilgen bir adamdı. He- nüz dört yaşımda şarkı söylemeye zorlanı- yordum ve bundan nefret ediyordum. Bu nedenle şarkı söylemekle anunda ber za- man bir aşk ve nefret ilişkisi olmuştur." Hatta Sutherland. pek çok kez Callas'ın "Şarkı söylemek berbat bir iş" dedigıne ta- nık olmuştu. Çok mutsuz bir çocukluk yaşamıştı Cal- las. Annesinin kendısinden hep çok fazla şey istediğini söylüyor,"Oj-sa çocukluk, bir mutiuluk ülkesi olmandır" diyordu. Yaşamınm son yıllannda kapıldığı gü- vensizlik duygusunun nedenlerinden biri de sesının arük eskisi kadar güçlü olma- masıydı. Sutherland, o yıllarda Callas'ın konserlenni izlerken ne kadar rahatsızlık duydugunu anımsıyor "Birkonserindeyi- ne \eteri kadar ivi bir performans göstere- memişti. \ma ona güzel şevtersöyleme ge- reksinimini duvuvordum. Üzerinde par- lak kırmızı şifon bir elbise vann. Çok gü- zel göründüğünü sövledim. Bana aby a bir bakış finatarak. Ev et. ama yalnızca bir el- bise. Keşke sesim de onun kadar iyi olsay- dı'dhıeyanrtverdL" Bir konserinde de, sözlerini unutmuştu. Çok utanmış ve büyük rahatsızlık duy- muştuama ızleyıcılereoçekıcıvekendm- den memnun bakışlannı yöneltmiştı. An- cak sahneden iner inmez gözyaşlanna bo- ğulmuştu ve hiç kimse onu avutamamıştı. Sutherland'm Callas biyografısi 9 Ey- lül'de tngiltere'de yayımlanacak. KiriTeK&- nan-a, Monserrat CabaDe ve Jose Carre- ras gibi ünlü seslere sahnede eşlik eden ve halen Kraliyet Müzik Koleji'nde profesör olarak ders veren Sutherland, Callas'ıa kendısıni üne kavuşturan nedeni bir türlü anlayamadığını yazıyor. Bunu da bir anıy- la örneklendiriyor: Bır gün alışveriş yap- tığı bir sırada ilgi dolu bakışlanndan rahat- sız olan Callas, Sutherland'a dönüp şöyle der u BendeneokiuğunuhilâanlayabQmiş değilim -vani sahnedeyken demek istiyo- rum.- Herkes benim için çıldınyor adeta, ama ben günlük yaşaınımda sıradan bir in- sanım. Sahneye çıkınca bana ne otduğunu anlayanuyorum: sanki görünmez bir gnç beni kontrolü amna abyor." Yeşflçam'ın çeyrek yüzyıllık bestecisi GÜL ERÇETİN Moğollar'ın olduğu kadar Yeşilçam'ın da beste- cisi Cahit Berkay. 1974'te başlayan film müzikle- ri serü\enine 149 uzun metraj fılm. 68 de dizi film müziği sığdırdı. Bugüne dek Altın Portakal'dan üç, Akdeniz Filmleri Festivali'nden bir, Ankara Film Festıvah'nden iki, Sinema Yazarlan Derneği'nden de iki ödül getirdı görüntüler üzerine yazdığı mü- zıkler. Bu kez Altın Portakal Kültür ve Sanat Vak- fı. Altın Portakal Film Festivali'nde vereceği Ya- şam Boyu Onur Ödülü ile ödüllendirecek sinema- nın emektar bestecisini. Film müziklerini bir dizi albümde toplamaya başlayan. dizinın ilk iki bölümünü tamamlayan Berkay, ödülünü ahnak için ekimde gideceği Al- tın Portakal Film Festivali'nde yeni kurulan bir toplulukla konser verecek. Yalnız Cahit Berkay'ın film müzıklenni yorumlayacak olan topluluk film- lerin temasmdan yola çıkarak doğaçlama müzik de yapacak. Toplulukta Moğollar'dan Serhat Ersöz de ver alırken konserlerin yurtdışına taşınması plan- lanıyor. Aslında sinema müzikten önceki rutkusuy- du Berkay' ın. Orta bır ve orta ikiye gittiği dönem- de Isparta'da iki yıl sinema işletmişlerdi. Berkay da makinistlikten sinema bileti satışına, salon ka- pısında bilet kesiminden ocağa kömür atılmasına kadar her türlü işi yaptı. En büyük tutkusu ise film izlemektı. Bir hafta oynayan 'Rüzgâr Gibi Geç- ti'nin hiçbir seansını kaçırmadı. Film müzikleri macerası ise tam çeyrek yüzyıl önce bir tesadüfle başladı. Anf Yıbnaz'ın çektiği 'DeH YusuP filmindeki akjllı arabanın kötü adam- lan kapısım çarparak, koltuğundan firlatarak ceza- landırdığı sahneler için "civli-cavlı'' efektler gere- kiyordu. Ortak arkadaşlan Berkay'la Yılmaz'ı ta- nıştırdılar. Yönetmen, sette bır synthesizer'la bu efek- len üretmeye başlayan Berkay'a "Ya, Cahit fılm- de birbirini seven iki genç var. Tema olarak onların aşkının işkndiği sahneler için de bir müzik yapar mısm" deyince film müzikleri dünyasına adım at- mış oldu. Deli Yusuf'u Türkan Şoray'lı. Kadir İnamr'lı fılmler izledi. Artık filmlerin ardmdan dillere do- lanan melodilerin yaratıcısıydı. Ancak o dönemin iz- leyicilerinde jenerik okuma alışkanlığı pek olmadı- ğından geniş kitleler tarafından tanınmıyordu. Yapımcılar arasında ise efsane gibi dolaşıyor- du adı. Fransa'da olduğu sırada, Türkiye'de pıyasaya çıkan Düm-Tek albümü ile film müzikleri kendisine danışılmadan çok sa- yıda filmde kullanıldı - Genç kuşağın bile ivi tanıdığı Tılm müziklerine imza attınız. tzJeyicinin müzikleri bu kadar çok benimseme- sini neve bağhyorsunuz? - Moğollar'dan gelen müzik anlayışımetkiLiydi bunda. Bağ- lama. tambur, kabak kemane gibi enstrümanlarkullandırn film müziklerinde de. Yeşilçam film- len genelde bu ülkenin ınsanla- nnı anlatır. Benim müziğim de bu ülkenin müziklen. Birbirlerini çok iyi tamamladılar bu neden- le. Bazen sahnenin çok önü- ne geçtikleri oluyordu müziklenn. Gör- sel algılamayı unutup kulak- lannızla izli- yordunuz. - Film mü- zikkrinin maddi bir ge- tirisi var mıy- dı? -Türkiye'de 1982-93 yılla- n arasında sa- decefilmmü- zıği yaparak hayatını kazanan tek ömek benim. Profesyonel ola- rak çok sayıda film müziği yapmak zorunda kal- dım. Her ay bir müzik yapmazsam ailemi geçindi- remezdim. Yılda sekiz on film çeken yapımcılara ayakJan alışsın diye bedava müzik yaptığım da ol- muştu. Telif yasalan iş- liyorolsaydı ekonomik açıdan çok güçlü bir yerde olurdum. - Film müziği al- bümlerinizin çalış- a malannedurumda? - Fılm müzikleri kaba bir tahminle 6 ya da 8 albümde top- lanacak. Oldukça se- çici davranıyorum. Bir sürü kötü müzik yaptığımı da fark et- tim. Televizyonda gös- terilen fılmlere "Aaa! bu filmin müzikleri- nidebenyapm^tnn" diye takıldığımda masanın arkasma saklandığım oluyor. Ama bu noktada bı- raz imkânlan konuş- makta yarar var. Zaman, müzik üretiminde en önem- li faktör. Bana filmi ızledikten sonra 'mü- zik yanna lazım' di- yorlardı. Bazen bu işin çok angarya gel- diği de oldu. Oradan gelecek paraya çok üıtiyacım vardı. Ama o günün rayicinde ödemek ıstemiyorlardı parayı. - Setvi Boylum AJ Yazmahm için yaptiğnuz khp ilgi gördü mü? - Bu pop furyasından o tarz şeylere pek sıra gel- miyor galiba. tİci buçuk ay oldu gösterime girdi ama yeterli ilgiyi görmedi. Kral göstermıyormesela. Ben neden kalkıp şimdi 20 bin dolar para vereyim ki. Onlann bana vermesi gerek. TRT'de benim kaül- dığım birkaç programda yayTmlandı,oldukça ohım- lu tepkiler aldım. - Albümlere taşırken parçalar üzerinde değişik- likler yapıvorsunuz. Bunun nedeni müziklerin gö- rüntüden so> uüanması nu? - Elbette. Yapılan değışiklikleri tenkit eden de ol- du, çok beğenen de. Müzik, sinemada görüntüyle beraberken bır anlam ifade ediyor. Göriintüyü kal- dırdığımz zaman o parça tek başına müzik adına bir doyuruculuk ifade etmiyor. Bunu Film Müzik- leri Volume 1 'de biraz fazla abarttık. Tamamıyla film müziği değilmiş gibi yeni baştan yarattık, ba- şını sonunu uçurduk. Volume 2'de değişiklikleri da- ha kıvammda tuttuk. Ancak bundan sonraki mü- zikJerin hemen hepsinde filmin özüne sadık kala- cak şekilde değışikliklik yapacağım. Şimdi baktı- ğımda keşke o zaman bu parçalan böyle yapsay- dım diyorum. - Günümüzde hemen her yerB filmi müzik albü- mü de izliyor. Ortamı nasıl değerlendiriyorsunnz.? - Üniversite öğrencileriyle sınemanın olağanüs- tü bir buluşması oldu. Filmlerin albümleri bile büyük talep görüyor. Bu da insanlann filmin içe- riğiyle, müziğiyle daha yakından ilgilendiğini gös- terir. İlgi de her zaman kaliteyi getirir. Bugün ön ve arka jenerikler gerçekten okunu- yorsa,çalışmaya gerekli saygı gösteriliyordemek- tir. Türk sineması açısından da olumlu bir dönem. Patronlar hanlannı, apartmanlannı yapıp çekildi- ler sinemadan. Artık gerçek sinemaseverler yapı- yor filmleri. Borç, kredi alıp, evini satıp fılm ya- pan ınsanlar tanıyorum. Bu insanlara sahip çık- mak gerek. P 1 Y 0 'Salkım Hanımın Taneleri' Antalya 'da Tomrls GintliOtilU'nin 'Salkım Hanımın Taneleri' adlı filmi Altın Portakal Film Festivali'nde yanşacak. Antalya Altın Portakal Vakfı tarafından açıklanan aday listesinde daha önce yer almayan filmin başrollerinde Zuhal Olcay. Derya Alabora ve Hülya Avşar oynuyor. Sarah McLachlanın önderliğinde Kuzey Amerika ülkelerinde üç yıldır düzenlenen Lilith Fair festivalinden elde edilen gelirin büyük bölümü kadınlar için kurulan bannma ve rehabihtasyon merkezlerine verilecek. Festival süresince gerçekleşen konser kayıtlanm içeren bir CD ile Kanadah yönetmen Lynne Stopkevvich'in çektiği belgeselin video kaydı da yakında piyasaya sürülecek. Bob Marley için bu yılın aralık ayında Jamaıca'da bir anma konseri düzenlenecek. Konserde Lauryn Hill, Sberyl Crow, Erykah Badu, Queen Latifah, Sarah McLachlan, Busta Rhymes. Steven Tyler, Krayzie Bone, Guru, MC Lyte, Roots ve Seal gibi ünlü şarkıcı ve gruplar yer alacak. Konserde Marley'in çocuklan Rita ve Ziggy de sahneye çıkacak. Konserde. 26 Ekim'de satışa sunulacak olan Bob Marley: A Rebel's Dream (Bob Marley; Bir Asinin Düşü) adlı albümdeki şarkılar seslendirilecek. wyclef Jean ve U2'nun lıderi Bono birlikte yorumladıklan bir şarkının single'ını ve klibini 8 Eylül'de yayımlatacaklar. îkili, daha sonra da Birleşmiş Milletler'in işbirliğiyle 9 Ekim'de düzenlenecek NetAid adlı yardım konserine katılacak. IMCEWan ın eski kansı ve çocuğu Fransız polisince fellik fellik aranıyor. 1998'de Booker Ödülü 'nü kazanan ünlü lngıliz yazar, 1982'de evlendiği Penny Allen'dan boşandıktan sonra 13 yaşındaki oğullannın velayetini mahkeme karanyla üzerine almıştı. Ancak çocuğu eşine vermeyi reddeden Allen, çocuğuyla birlikte kaçarak izini kaybettirdi. OaSİS'in basın danışmanı, iki müzisyenin topluluktan aynlmasmın ardından Oasis'in ısminin değişeceği yolundaki söylentileri yalanladı. Paul McGuigan ve Paul Bonehead Arthurs'un grubu iki ay içinde arka arkaya terk etmelerinin ardından geride kalan üyeler, Noel ve Liam Gallagher kardeşler ile Alan White, dördüncü albümlerinin çıkmasından önce bir basçı ve bir gitarist arayışına gırdiler. Topluluk, yeni albümüyle birlikte bir dünya tumesine çıkacak. Llv Tyler J.J.Tolkıen'in 'Yüzüklerin Efendisi' adlı fantastik yapıtından uyarlanan bir sinema üçlemesmde rol almaya hazırlanıyor. Peter Jackson'm yönettiği filmin diğer oyunculan ise Ian McKellen. Elijah Wood ve Christopher Lee. Filmin çekimlerine üç hafta süreyle ara verip Robert Altman'm 'Dr.T ve Kadmlar' adlı filminde rol almak için Texas'a gıdecek. Bu filmde rol arkadaşlan Helen Hunt ve Richard Gere olacak. Tyler, halen 'One Night a)t . McCooPs' adlı bir : . filmde Michael ''* Douglas'la birlikte ' ^ kamera karşısmda. EltOn John, kalbine kalp atışlannı düzenleyicı aygıt takıldıktan sonra tngiltere'dekı ilk konserini geçen hafta verdi. Prenşes Diana'nın ölümün ikinci yıldönümünden kısa bir süre önce gerçekleşen konserde, yakm arkadaşı olan prensesi bir kez daha anan John, konserinın sonunda. sözlerini Diana için uyarladığı 'Candle ın The Wind' şarkısını seslendirdL Jose Soler 95 yaşındaöldü. 1947 yılında, Maria Callas'a Venedik'teki ilk sahne deneyimınde eşlık eden ünlü tenor, İtalya'da önemli bir kariyere sahipti. Soler, 1974'te sanat yaşamını noktalamış. ancak 1996 yılında Placido Domingo'yla birlikte 'Traviata' operasında rol almıştı. Francesco Rosl 2000 yılında ABD'deki Pnnceton Üniversitesi'nde ve Italya'nm Torino kentindekı Sinema Müzesi'nde iki ayn dönemde sinema dersleri verecek. Aynca Rosi bu yıl ekim ayında önce Atina'da, daha sonra da Çin'de kendi adına düzenlenecek retrospektiflere katılacak. Francoise Sagan kaleminı müziğin hizmetine sundu. Onlü yazar, Johnny Hallyday'in yeni albümündc yer alacak 'Quelques Cris' adlı şarkının sözlerini yazıyor
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog