Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

3 EYLUL 1999 CUMA CUMHURİYET SAYFA 17 Kocaeli Tıpiçin Vakıf Gureba Hastanesi'nden Op. Dr. Murat Akaydın, Gölcük ve Izmrt'ten döndükten sonra yazıyor "Kocaeli Üniversitesi ve Tıp Fakültesi yeni kurulmakta olan bir bilim yuvası iken depremde ağır hasar almış. Özellikle Tıp Fakültesi'nde çok ciddi hasar bulunuyor. Can kaybı da var. Doktor arkadaşlanmız hastane bahçesinde çadır ve daha önce yapılan prefabrik iki binada çalışıyor. Çoğunluğu Kocaeli dışından gelen bu ekip Tıp Fakültesi'nin yeniden kurulması için çaba gösteriyor. Universite, kendi bünyesinde bir kampanya başlatmış. Iş Bankası Kocaeli Merkez Şubesi'nde 2400-1362005 ve Vakıfbank Kocaeli Merkez Şubesi'nde 66-2023074 numaralı hesaplan açmışlar. Onlar guruıiannı ve cesaretlerini toplayarak, müthiş bir dayanışma içinde ayakta durmaya çalışıyoriar ve yann hepimiz bu koşullar altında yaşamak zorunda kalabiliriz." Etetrtronik posta: somOposta.cumhuriyetcom.tr Tel: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 97 - Birileri de AKKURT kuruyormuş... "Köpek konusunda sıkıntılan olmaz!" stanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeofizik bölümünü bitirmış. Kandilli Rasathanesi'nde sismolog olarak çalışmaya başlamış. Ra- sathanede çalışırken 1981 yılında Japon Hükümeti'nin bursu ile Japonya'ya gitmiş. Önce Osa- ka Üniversitesi'nde yabancı öğrenciler için dil eğiti- mi programına katılmış. Japonca öğrenmiş. Japonca öğrendikten sonra Tokyo Üniversitesi'ne geçmiş. Üniversitenin Deprem Araştırma Enstitü- sü'nde bir yıl sürecek "Değişen Dalgalan Kullanarak Kabuk Yapısının Tayini" başlıklı çalışmaya katılmış. Japonya Deprem Tahmin Komisyonu Başkanı ve dünyanın en saygın deprembilimcilerinden Prof. Dr. Mizoue'nin öğrencisi olmuş. Herhangi bir bölgenin deprem haritasını çıkarma konusunda uzmanlaşmış. Bu arada Japonya'da genelevlerin Türk Hamamı" adıylaanıldığını görmüş. Genelevlerden "Toruka" adı- nın kaldırtlması için bir kampanya başlatmış. Japon gazetecileri yönlendiımiş, Istanbul'a gidip Türk Nusret Sancaklı hamamlannı incelemelerini sağlamış. Japon kamuoyu Japonya'daki Türk'ü desteklemiş ve Japon mafyasının karşı çıkmasına rağmen Türki- ye'nin adı genelevlerden silinmiş. Tokyo Üniversitesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nde- ki çalışması bitince 1983 yılında Türkiye'ye dönmüş. Kandilli Rasathanesi'ndeki görevinin yanı sıra şis- moloji konusunda en yetkin kurum Istanbul Teknik Üni- versitesi'nde doktora çalışmasına başlamış. 0 güne dek depremlerde Balkanlar'daki veriler kullanılırken "Marmara Bölgesi Depremlerinde Yanal Hız Dağılımı"™ ele almış. Bu sırada, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olan Kandilli Rasathanesi Bogaziçi Üniversitesi'ne bağ- lanmış. Istanbul Üniversitesi'nde profesörlük kadro- su bulamayan manyetik uzmanı biröğretim üyesi Bo- ğazıçi'ne geçerek hem profesör hem de Kandilli'ye başkan olmuş. Başkan, Istanbul Teknik Üniversitesi'ni sanki bir "düşman" gibi göımeye başlamış ve dok- tora çalışmasını Boğaziçi'nde yapması istenmiş. öne- riyi kabul etmeyince çaiışmalan engellenmiş ve 1984 yılında doktora programından aynlmak zorunda kal- mış. Deprem araştırmaları konusunda Japonya'dan gelen yazışmalarda adı geçtiği halde Kandilli Rasat- hanesi'nde yapacak iş bulamaz olmuş. Hep dışlan- mış. Japonlar, yeni bir deprem araştırma projesiyîe Is- tanbul'a geldiklerınde projenin dışında bırakılmış. Günleri, Kandilli'nin bahçesindeki güllere bakıp şi- iryazmaklageçiyormuşki 1987'deistifasınıvermiş... istanbul'u terk edip Japon turistlerin ilgi odağı Ka- padokya'da turizm sektörüne girmiş ve halı ticareti- ne başlamış... Yolunuz Ürgüp'e düşer de Nusret San- caklı'yı sorarsanız... Kapadokya'da herkes tanryor, Ja- ponya'da yetişmış, ancak Türkiye'de ış bulamamış dep- rembilimcimizi... SESSİZS£DASIZ(!) IIII û . ^NÇMİKUKTCEBE ,!:;, | \\\ v t ; Yüksek Yerilim Hattı Erdinç UTKU Yanndan ümidi kestik, ban öbür günü bize bırakın! İçinize sindirebiliyor musunuz? Depremden hemen önce kamu ya- tırımlanndaki imtiyazsözleşmelerine uluslararası tahkim getırerek ulusal egemenliğimizi çokuluslu sermaye- nin boyunduruğuna sokan; IMF'nin bir dediğini iki etmeyen... Deprem olduğunda kendi ha- berleşmesini bile sağlayamayan... Enkaz altındaki vatandaşın yar- dımına koşmakta geciken... Yardıma koşan gönüllü kurtarma ekiplerini ve sivil toplum kuruluşları- nı küçümseyen... Yurtdışından gelen insani yardım- lar karşısında, tarihin çöplüğünden ka- fatası hesabı çıkartan... Kurtarma ve yardım çalışmalann- daki eksik ve yanlışları sergilediği için televizyonlan kapatmaya, basına göz- dağı vermeye kalkışan... Olü ve yaralı sayısıyla oynayan... Cesetler çıkanlmadan enkaz kaldır- maya başlayan... Deprem sürerken ek vergı salmak isteyen... Emekçilerin tepkisine rağmen, depreme bile aldırmadan insanla- rı mezarda emekliliğe mahkûm eden... Veto olsa da çıkarttığı af yasası ile çetelere, işkencecilere, katillere, sah- tekârlara, düzenbazlara, hırsızlara sahip çıktığını gösteren, kendi içle- rindeki Yüce Divan yolcularını, cey- lan derisi koltukçuları da yargılan- maktan kurtarmayı planlayan... Bu hükümeti içine sindirebilen kal- dımı? İsmet Cürbüz Civelek'in adı geçiyor Istanbul valiliği için kulis çaiışmalan LEYLA TAVŞANOĞLU Istanbul Valisi Erol Çakır'ın görevden alınıp yerine Trabzon Valisi İsmet Gürbüz Civelek'in âtânması amacıyla Ankara'da ku- lis çaiışmalan yapıldığı öğrenil- di. Verilen bilgiye göre Çakır'ın görevden alınmak istenmesinde, deprem felaketi sırasında yeterli inisiyasifi gösterememesinin ya- nı sıra ANAP üst yönetiminin ken- disine duyduğu noşnutsuzluk esas neden. Erol Çakır'ın birzamanlar iliş- kilerinin çok iyi olduğu ANAP yönetimiyle bir yol aynmına gel- mesinın nedenleri konusunda ise bir tahmin yapılmıyor. Clkücü ke- sime yakın olduğu söylenen Trab- zon Valisi İsmet Gürbüz Cive- lek'in, tam iki yıl önce Rum Pat- riği Vartholomeos'un düzenledi- ği ve Trabzon'da başlayan "Ka- radeniz'i Kurtaralım" adlı çev- re sempozyumu sırasında sergile- diği tutuma karşın Istanbul valisi olmasında ısrar edilmesine de bir anlam verilemiyor. Bellekleri canlandınnak ama- cıyla iki yıl önce Trabzon'da mey- dana gelen olaylan yeniden an- latmak ıstiyoruz: Rum Patriği Vartholomeos uzun yıllardır çevre sempozyumlan dü- zenliyor, çevre korumaya olan il- gisini her fırsatta dile getiriyor. Patrik Vartholomeos, Eylül 1995'te İsa Peygamber'in havarilerinden Saint Jeanın "Esinler" adlı ki- tabmı yazışının 1900. yıldönümü nedeniyle Preveli adlı Yunan ban- dıralı bir gemide uluslararası bir çevre sempozyumu düzenlemişti. iki yıl sonra Patnk, bu kez de, öl- mekte olan Karadeniz'in durumu- na dikkat çekmek için yine bir ge- mide bir çevre sempozyumu ha- zırlıklanna girişti. Bir gemi tahsisi için Türkiye'de- ki armatörlere başvurmasma kar- şı sonuç alamadı. Yunanistan'dan bir armatör, Eleftherios Venize- los adlı gemisini tahsis edebilece- ğini söyleyince sorun çözüldü. Gemide yapılacak sempozyum 20-28 Eylül tarihleri arasmda ger- çekleşecek ve Trabzon'da başla- yacaktı. Gemi daha sonra Gürcis- tan'ın Batum, Rusya'nın Novo- rossisk, Ukrayna'nın Yalta ve Odessa, Romanya'nın Köstence, Bulgaristan'm Varna limanlanna uğrayacak, Istanbul ve 1997'nin Avrupa Kültür Başkenti ilan edi- len Selanik'te son bulacaktı. Ancak bir kısım basm, sempoz- yumun neden Trabzon'da başlatıl- dığmı sorguladı. Yoksa Patrik'in "Trabzon Rum İmparatorlu- ğu'nu canlandırma emelleri mi vardı?" Daha da ileri gidildi, "Karadeniz Patrik'e mezar ola- cak" türünden yayınlar yapıldı. Sempozyumun başlayacağı 20 Eylül 1997 günü geldi. THY'den kiralanan iki uçakla Atina'dan ya- bancı konuklar Trabzon"a getiri- lecekti. Konuklar Trabzon'a in- diler. havaalanında bir takım ki- şilerce yuhalandılar. Bu arada hiç- bir güvenlik önlemi alınmadığı dikkat çekiyordu. Konuklann bin- diklen otobüslertaşlandı. Burada da güvenlik önlemi yoktu. Patrik Vartholomeos, isadamı Rahmi Koç ve BMnin eski Mül- tecıler Yüksek Komıseri Sadret- tin Ağa Han da uçaktan inişlerin- de yuhalandılar Ote yandan, Trabzon Valisi Ci- velek, gereklı önlemlerin alındı- ğını söylüyordu. Gemi ise Trab- zon limanında yabancı konukla- nyla demirli. bekliyordu. Gemi- deki bazı kişiler, valiyi arayarak can güvenliklerinin tehlikede ol- duğunu söyleyince Civelek, aya- ğını sakatladığı için onlan kabul edemeyeceğini bildirdi. 0 sırada vilayetten bir açıklama yapılarak gemideki yabancı konuklann Sü- mela Manastın'nı ziyaret etmek is- tedikleri, ancak kendilerine koru- ma venlemeyeceği belirtildi. Bu olaylar, Yunan ve Türk basınına çok ciddi biçimde yansıdı. Işada- mı Rahmi Koç gazetemize verdi- ği demeçte, "Dünya âleme rezil olduk" dedi. Türkiye'ye yonelik mali yardımlar ETUC'dan Avrupa Birliği'ne çağrı Dış Haberler Servisi - Merke- zi Briîksel 'de bulunan Avrupa Sen- dikalar Bırliğı Konfederasyonu (ETüC), Avrupa Birliği'ne (AB) yaptığı çağnda, depremden etki- lenen Türkiye'ye yönelik mali yar- dımlar konusunda bir an önce an- laşmaya vanlmasını istedi. ETUC tarafından yayımlanan bildiride, ETUC üyesi örgütlere de, Türkiye halkına yönelik dayanış- ma kampanyasına katılmalan çağ- nsı yapıldı. Depremden etkilenen bölgele- rin kalkındınlmasınm ve yeniden yapılandırılmasının çok önemli olduğu belirtilen bildiride, AB'nin Türkiye'ye yapılacak yardımlar konusunda bir an önce anlaşma- ya varması istendi. ETUC bildirisinde, "ETUC, AB'nin Türkiye'ye verdiği söz- leri tam olarak tutmamasından üzüntü duymaktadır. Yunanis- tan Dışişleri Bakanı Yorgo Pa- pandreu'nun son açıklamalan, Türkiye-Yunanistan ilişkileri- nin iyileşmesi açısından olum- lu bir gelişme. Bu gelişmenin gelecekteki AB-Türkiye ilişki- lerini de olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz" denildi. Bildiri- de, ETUC'un Türk sendika hare- ketini ve Türkiye'nin AB 'ye aday ülke olarak tanınmasını destekle- meyi sürdüreceği ifade edildi. KİM KlME DUM DUMA BEHIÇAK behicak(a turk.net N * * • BULUT BEBEK NLRAYÇİFTÇI HARBİ SEMtH POROY TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 3 Eylül BRIDAL BOUQUET BLOOM. II GÛZELLİK LOSYÖNU A Lovely Liqnid, eıtraordinary to Beautify. THE SECRET OF BEAUTY.—Bridal Bououet Bloom imparts exquisite beauty to the face, neck, arms, and hands, and is preferrcd to all face powders and other liquids. In a moment of tüne it imparts exqui- site beauty, with a natural bril- liancy, purity, and charming fragrance. It removes freckles andsunbura. 1886'PA BUGÜN S/e 6Ü2EU/K LOSYOMÜ REKLAMt İMSİÜZ BAS/UINM YER ALM/şn. "6ELİN/A/ ÇİÇEK OBMBTİ ' APIKII TAŞIYAN LJOSYON,ŞÖY- LE TAHiriLMA£rXY&l: *GÛ- ZELUĞİM StRR(M< İÇERBN BU LOSYON; YÜZDE, 8OYUNPA, KOL ve eti£jeoE KULLANIL- Ğ , HSMEM eTtüSiHİ . TBUE; GüzeuJK, SAPUK ye gürü- LEYİCi 8İ& K&&U veeAAefOŞ, GÜA/eş yAfJ/Ğl İLE Ç.İLLERİ ro/c erwsK7i£Pt&/ Siz de depremzedelere telefonlannızla yardım edin. Arayın siz de imkânlannız dahilinde katkıda bulunun ; 0900 909 1950 1.000.000 T L 0900 309 1728 5.000.000 T L Bu hattın tüm geliri depremzedelere bağışlanacaktır. ANKARA...ANKA... MÜŞERREF HEKİMOĞLU Elvada Evim Ekranda bir duvar, duvarda bir yazı, 'Elvada Evim' diyor. Duvann önünde bir delikanlı, asker- den dönüyor, evine koşuyor ama duvarla karşı- laşıyor yalnız. Kavuşma özlemi dinmeden solu- yor, ama umudunu yitirmiyor, yeni bir ev, yeni bir yaşam kurmaya yöneliyor, yollara düşüyor. Kimi zaman gözlerimden utanıyorum, nelerolu- yor, nelere dayanıyor, nasıl direniyor insanlar! Bir anda değişiyor her şey, paramparça oluyor bir ai- le, kırık kanatlarını, soluk umudunu onarmak için onurlu bir savaş veriyor, ama yalnızlığı aşamıyor her zaman. Kınk dökük eşyasını toplayıp yollara düşenler, vaktiyle göç ettiği köyüne, kasabasına dönenler var. Akrabasına sığınmayı, sıcak bir sof- raya, rahat bir dam altına kavuşmayı umut edi- yor. Bu umut gerçekleşecek mi acaba? Kimi kişiler de yurtdışına gitmek istiyor, yaban- cı ülkelere. Pasaport almak için yüzlerce başvu- ru var. Acı bir olay değil mi? Yarasını yurtdışında sarmaya gidiyor vatandaş! Içerdeki umudunu yi- tirmiş belki de. Acı ama gerçek, bu yitikliği hayli sert açıklıyor deprem bölgesindekiler. Başbakan Ecevit'e gös- terilen tepkiler de hayli acı ve öfkeli değil mi? Bı- çağın kemiğe dayandığını açıkça belirtiyor insan- lar. Şaşılası bir olay, Başbakanın davranışı ek- randa, arabasından inmeden izliyor konuşanları, hiçbir şey söylemeden uzaklaşıyor oradan. Ko- nuşsaydı ne söyleyebilirdi, ayrıca konuştuğu za- man ne dedi? Duydunuz belki, halkımızı güler yüzlü gömnekten mutlu olduğunu söyledi! Ha- bercileri uyarmaktan da geri kalmadı. Ancak yad- sınamaz bir gerçek, doğruları ekranlaryansıtıyor, doğrudan görüntüler, doğrudan sözlerle bilgilen- diriyor halkımızı. Olaylan gerçeğiyle sahipleniyor. Yoksa belli demeçlerin yanılgısından kaçınılmaz. Her şey birkaç sözcükle noktalanıyor. Uzlaşma ve uyum içinde çalışmaktan söz ediliyor. Seçe- neksizolmaktan, demokrasınin gereğini yapmak- tan. Yaşayarak öğreniyoruz, inandırıcı olmak çok önemli devlet yaşamında. Oysa kişiler de, kurum ve kuruluşlar da inandırıcılıgını geniş ölçüde yi- tirmiş görünüyor. Bakanlar Kurulu'nun son top- lantısında alınan olumlu kararlara karşın gelece- ğe güvenle bakamıyor vatandaş! Yeni kurulacak kentler, yardım amacıyla gönderilen paralar. ye- ni yapıtların denetlenmesi için saydamlık istedi- ğini söylüyoc Yeniden altını çiziyorum, deprem ye- ni bir milat tarihimizde. Sistemi de çökertti! Te- meldeki çelişkileri, çatlakları, iyice açığa vurdu. Dahası halkımız sahiplendi sorunları, sivil toplum örgütleri çalışıyor, uyarıyor. Duyarsız kalanlara ödün yok. Kimi dostlarım acı bir gülümsemeyle af yasa- sını karşıma getiriyor. Ama o yasayı bozuk düze- nin bir uzantısı diye algılamak gerekiyor. Toplum- daki beklentilere, barış özlemine yanıt vermeyen bir af yasası düşünülebilir mi? Elbet düşünülemez. Yalnız af yasası değil, sabahlara dek çalışarak ger- çekleşen başka yasalar da toplumdaki beklenti- lere yanıt vermiyor. örneğin vergi yasası, DSP'li Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in döneminde hazırlanan yasayı reform diye niteleyenler, tü- müyle değiştirerek başka bir reform oluşturmadı mı? Toplumdaki beklentilere de hayli ters bir re- form değil mi? Sosyal güvenlik ve af yasaları da hangi koşullarda çıktı. Yangından mal kaçırır gi- bi sabahlara dek çalıştı milletvekilleri. Yasa yü- rüriüğe girince rahat bir soluk alabilecekler mi? Galiba alamayacaklar, tepkiler bir yana, yasayı oy- layanlar da içine sindiremiyor. Sayın Ecevit de be- lirtti değil mi? Bu yasanın anlamı ne o zaman? Neden bir- denbire ülkenin gündeminde? Üstelik depremin göbeğinde... Siyasal pazarlıklar akıl almaz boyutlara varıyor kimi zaman. Ancak toplumdaki duyarlık o boyut- ları aşmış bulunuyor. O duyarlık giderek derinle- şiyor. Deprem nedeniyle giderek bilinçleniyor hal- kımız. Güven istiyor, aldatmacayı içine sindiremi- yor, tepkisini açıkça ortaya koyuyor. Af yasasını da bu bilinçle değerlendıriyor kuşkusuz. Ben böyle yorumluyorum. Vatandaş Elvada Evim demek istemiyor artık. • • • Yazımı bitirirken geldi haber, Cumhurbaşkanı Demirel af yasasını geri çeviriyor. Yeni milat Çan- kaya'da da başlıyor galiba! BULMACA SEDAT YAŞAYAN SOLDANSAĞA: 1 2 3 4 5 6 7 1/ Şımank ve delicetavırlı,zı- pır. 2/ lradesiz- 2 İikten ileri gelen sürekh cansız- lık... Memelıbir 4 deniz hayvanı. 3/ Üflemeli bir çalgı... Mesaj.4/ 6 Tombul \e iri j yapılı. 5/ " — manaya derler / 8 Suret ile kaş de- g ğıl" (Kaygusuz Abdal)... Bir soru eki. 6/ "Sop- -\ hia—": Italyan sinema « oyuncusu... Bir şeyi anımsamak için yazılan kısa yazı. 7/tki tarla ara- sındaki sınır... Bıryapı- 5 nın bırçok bölümünü ay- 6 nı katta birbırine bağla- yan, içten ya da dıştan ' yapılmış geniş geçıt. 8/ Yemişinden turşu yapı- ° lan gebreotuna verilen bir başka ad... Birrenk. 9/ Molib- den elementinin simgesi... Hatay ilinde bir göl ve ova. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Akılsız, düşüncesiz. 2/ Eskrimde kullanılan üç silah- tan biri... Bir evin kapı. pencere. tavan, döşeme gibi bö- lümleri. 3/ Limanlarda kıyı ile gemi arasında yük taşı- nnada kullanılan, altı düz tekne... ttalya'da bir ova. 4/ Kö- pek... Yunan abecesinde bır harf. 5/ "İki şey: aşk ve —/ Bunlar kuşkuyla çiftleşir" (Cemal Süreya)... Çanakkale Boğazı'nda pek çok deniz kazasının meydana geldiği bir burun. 6/ Mikroskop camı... "Misket limonu" da deni- len küçük bir limon cınsı. 7/ Kadınsı davranışlan olan er- kek. 8/ Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret... Bir tanm aracı. 9/ Devinim durumunda olan bır cısmin ener- jisi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog