Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 EYLUL 1999 CUMA 14 KULTUR kultur@cumhuriyet.com.tr Goethe Yılı etkinliklerinin, gençleri, yazann yapıtlannı okumaya yöneltmesi umuluyor Goethe sevgisi nü, sokak partisi mi? Kültür Servisi - Entelektüel despot muydu? Ya da her devrin adamı mı? Ajan ve eşcinsel miydi? Alman edebi- yatının doruğu kabul edilen, Avrupa kültürünü de derinden etkilemiş büyük ozan, tiyatro yazan, romancı. gezi ya- zan ve filozof Johann Wolfgang von Goethe. doğumunun iki yüz ellinci yıl- dönümünde bu sorularla hâlâ daha ka- falan kanştırmayı sürdürüyor. Ancak herkes, onun, ölümünden sonra kendi- sine yüklenen 'evrensel dahi şair' nite- lemesini fazlasıyla hak ettiği görüşün- de hemfikir. Almanya, Goethe'nin kültür yaşa- mındaki 250 yıllık varhğını tûm yıla ya- yılan etkinlıklerle ve büyük bir coşkuy- la kutladı. Ancak geçen cumartesi, ya- nı Goethe'nin doğduğu gün olan 28 Ağustos'ta bu coşku doruk noktasına çıktı. Finans ve banka şehri olarak tanı- nan, Tuhsuzluğuyla' ünlü Frankfurt, bambaşka bır renge büründü o gün. Res- mi makamlar, kültür kurumlan ve halk, o günü Goethe'nin şanına yakışır bir şekilde kutlamak için ellerinden ne ge- liyorsa yaptı. Şehrin her noktası birbaş- ka etkınliğe sahne oldu. Toplam 560 oyuncu, kabare sanatçısı, müzisyen ve şarkıcı. Almancanın en büyük kalemi- ne duyduklan saygıyı 18 farklı yerde kurulan açık hava sahnelerinde göster- diler. Goethe Odûlû Lenz'e verttdi Kutlamalar, saatler 12'yi vurduğun- da başladı. Çünkü genel kabul gören inanışa göre Goethe tam bu saatte doğ- muştu. Enesi günün sabahına kadar sü- ren etkinliklerin yelpazesi, şiir okuma- lan, klasik müzik konserleri gibi etkin- liklerden at üzerinde bir küfe dolusu bi- rayı şehrin içinde dağıtmak gibi halk eğlencelerine kadar genişliyordu. En fazla ilgi çeken gösterilerden biri, Zü- rih Bale Trupu'nun, Goethe'nin ünlü baladı 'SihirbaanÇırağfnı yorumladı- ğı performanstı. Eski Opera Meydanı da bir erkek korosunun konserine de evsa- hipliği yaptı. Koro, Felix Mendelssohn ve Carl Maria von VVeber' in Goethe' nin şiirlerinden besteledikleri parçalan ses- lendirdi. Eski Frankfurt adı verilen bölgenin merkezinde bulunan büyük park ala- nında bir köşede ünlü bir caz grubu mü- zikleriyle şenliğe katılırken, başka bir kö- şede Goethe'nin bir diğer büyük yazar Friedrich Schüler'le çekişmesini anla- rankfurt'ta toplam 560 oyuncu, kabare sanatçısı, müzisyen ve şarkıcı Goethe'ye duyduklan saygıyı 18 ayn yerde kurulan açıkhava sahnelerinde gösterdiler. Evini binlerce kişi ziyaret etti. Yaşamının 50 yılını geçirdiği ve mezannın bulunduğu Weimar'da şenlikler ve edebiyat etkinlikleri yapıîdı. Almanya'nın kültürden sorumlu devlet adamlan, Goethe Yılı çerçevesinde düzenlenen tüm etkinliklerin, klasik edebiyattan ve Goethe'den giderek uzaklaşan gençleri yeniden bu yapıtlara yöneltmekte olumlu rol oynamasınıjyıiaiııasuıı umuvorlar ^ n ' u yazann doğumunun 250.yıldönümü. tüm yıla vayılan etkinliklerie coşkuyla kutlanıyor. tan biroyun sahnelenıyordu. Park havu- zunun çevresinde ise yazann 'Reineke Fuchs' adlı fablından uyarlanan bır ba- le gösterisi sunuluyordu. Her köşe başında, Goethe'nin yapıt- lanndaki Egmont, Werther, Faust ve Mephisto gibi ünlü karakterlerin bal- mumundan yapılmış heykelleri vardı. Yakınlarda bir yerlerde Goethe'nin ya- pıtlanndan alıntıladığı bölümlerle In- cil'deki pasajlan kanştırarak okuyan bir vaizin sesi gelmekteydi. Paul Kilise- si'nde ise Alman cumhurbaşkanı vebaş- bakanının katıldığı bir törenle bu yılın Goethe Ödülü Siegfried Lenz'e verili- yordu. Goethe'nin Frankfurt'ta yaşadığı ve bugün müze olarak işlev gören ev. her yıl ağırladığı binlerce ziyaretçıyi tek birgün- de ağırladı. Yazann annesinin mezan ve ünlü 'Baü-Doğu Divanı'nı yazdığı yaz- lık ev de aynı ilgiden payını aldı. Bu yıl Avrupa'nın Kültür Şehri ilan edilen Weimarda kutlamalann bolluğu bakımından Frankfurt'tan geri kalmadı Goethe'nin yaşamının elli yılını geçir- diği. öldüğü ve mezannın bulunduğu şehirde coşkulu şenlikler ve edebiyat etkinlikleri yapıldı. Şehrin yönetimın- den sorumlu yetkililer, Wolkswagen fir- masının sponsorluğunda genç rock ve pop sanatçılan için bir yanşma düzen- ledi. Yanşmaya göre Goethe'nin şiirle- rinden. baladlanndan en güzel şarkıyı besteleyen beş topluluk, Alman rock grubu Die Prinzen ve şarkıcı Konstan- tin Wecker'la birlikte bir albümde yer almaya hak kazanacak. Sadece okulda okuyoriar Almanya'nın kültürdep sorumlu dev- let adamlan. Goethe Yılı çerçevesinde düzenlenen tüm etkinliklerin, klasik ede- biyattan ve Goethe'den giderek uzakla- şan gençleri yeniden bu yapıtlara yönelt- mekte olumlu rol oynamasını umuyor- lar. Gerçekten de Goethe. tıpkı diğer pek çok klasik yazar gibi artık okunmu- yor. Bunun çarpıcı kanıtlanndan biri de cumartesi günü şenliklere katılan insan- lann çoğunun Goethe'nin yapıtlanndan haberinin olmamasıydı. Kimi o günün çocuklannın eğlenmesi için bulunmaz bir fırsat olduğunu söyleyerek "Çocuk- lanm Goethe'yi yalnızca okulda oku- yoriar. okuklan sonra da okuyacaklan- nı sanmıyorum" dıyordu. Kimi ise o günkü şenliklerin diğer sokak partilerin- den farklı olmadığını, bu tür partileri pek seven Almanlann bu fırsatı kaçır- mak istemediklerini dile getiriyordu. Emekli bir dramaturgun sözlen de dık- kat çekicıydi: "Bu kutlamalar. yaşamı boyunca bir kez bile Goethe okumamış insanlann bu büyük \azara birazcık il- gi duymalannı sağla>abilir. Ama Goet- he'nin yüz yıl önceki popülaritesine ka- vuşmasını bekJemeyin." 197rde cesedi incelenmiş Ister sanatsal ruh taşısın isterse yal- nızca eğlenceye yönelık olsun, Goethe coşkusu tüm Almanya'yı kuşatmışken; geçen hafta Frankfurter Allgemeine ga- zetesinin birhaberi ortalığı allakbullak etti. Habere göre, yirmi sekiz yıl önce, Doğu Almanya döneminde, Goethe'nin cesedi bir yeraltı mezannda bulunan la- hitinden gizlice çıkanlarak, üzerinde bazı işlemler yapılmıştı. 1971 yılının kasım ayında açılan ce- set. tam 19 gün boyunca arkeologlar. tıp doktorlan ve müze yetkilileri tara- fından inceleme altına ahnmıştı. Goet- he'nin yüzyıllarca bozulmadan koruna- bilmesini amaçlayan ılgililer. cesetteki doku artıklannı kemiklerden ayırmışlar ve cesedi 21 Kasım'da yeniden mezara koymuşlardı. Bütün bu işlemler resmi olarak rapor edılmiş ve rapor Ulusal Goethe Müzesi'nin anatomi bölümün- de bugüne kadar saklanmıştı. '••r YAYINEVLERlNDEN YENÎ KİTAPLAR (8) Fassbinder ve Koltes'in oyunlan MİtOSBOYUT Yayınları Bugüne dek dört cildi ba- sılan. 13 ciltten oluşacak Bertolt Brecht'in Bütün Oyunlan'nm4. ve 8. ciltle- ri bu ay içinde yayımlana- cak. 4. Cilt'te: Mezbahala- nn Kutsal Johanna'sı (Çev.YümazOnay). Kuntf- dışı ve Kural (Çev.Ayşe Se- len). Ana 1933-1938 versi- yonlan (Çev. Ayşe Selen) oyunlan bulunuyor. 8Cilt'te ise Cesaret Ana ve Çocuklan (Çe\. Ayşe Se- len). LukuUusSorgulanma- a- 1940-1951 versiyonlan (Çev.Ahmet Cemal), Lu- kullus Mahkûmiyeti (Çev. Ahmet Cemal) Sezuan'ın İyi İnsanı (Çev.Özdemir Nutku) var. Kasımda yayımlanacak 9. Cilt'te ise PuntilaAğa ve Uşagı Matti (Çev Ydmaz Onay). ArturoLi'nin Yük- selişi (Çev. Özdemir Nut- ku), Sünone Marchard'ın Düşleri(Çev. Özdemir Nut- ku) yer alıyor. 2000 yılın- da geri kalan altı cilt ta- mamlanacak. Fransızların ilgi çekici yazarlanndan Bernard-Ma- ria Kohes'in Toplu Oyun- lan da Türkiye'de ilk kez MitosBOYUT tarafından yayımlanacak. tlk ciltte Istanbul Şehir Tiyatrolan'nda Fransız yö- netmen tarafından bu se- zon sahnelenecekolan 'Ba- ü Rıhomı'nı Yiğit Bener çe- viriyor. 'Zenci ile tderin Da- laşı'nın çevirisi ise Afi Berk- tay'a ait. Rainer \Verner Fassbin- der'in oyunlan da Türki- ye'de ilk kez yayımlanma- ya başlanıyor. Toplu Oyun- lan'nın birinci cildinde Kahvehane/ Dilcnci Opera- s/Süprüntü, Kent veÖlüm/ Korku Kemirir Ruhu adlı oyunlar yer alıyor. Kahve- hane (Goldoni'den uyarla- ma) bu sezon Bakırköy Şe- hir Tiyatrosu'nda oynana- cak. Sinema için senaryo olan Korku Kemirir Ruhu da îstanbul ŞehİT Tiyatrola- n tarafından sahneye uyar- lanarak oynanmışO. Eugene Ionesco'nun Top- lu Oyunlan 3 te Kral Ölü- yor, Gönüllü Katil, Ölüler Llkesine Yokuluk. 4. ciltte ise Gergedan,Vahzli Adam, ŞuKahpeDüma (Çev Prof. Hasan Anamur) adlı oyun- lan yayımlanacak. Memet Baydur'un Top- lu Oyunlan 5"te ise Mas- keti Süvari ve MenekşeKor- sanlan yer alıyor. TurgutOzakman"ın Top- lu Oyunlan 4'te Pembe Evin Kaderi, Gfineşte On Kişi, Toplu Oyunlan 5'te de Du- varlann Ötesi, Kanaviçe ve İçinde VurdularBenL Ülkü Ayvaz'ın Toplu Oyunlar 2 sinde ise Geriye Bakma ve Bağlanma adlı oyunlan bu- lunuyor. Yayınevinin Tiyatro Kültür Dizisi'nde Amerika ve Ingiltere'de yeni yayım- lanan John RudBn'ın 'Com- media dell'Arte' adlı ince- leme kitabı Ezgi İpekli'nin çevirisiyle; 'Çağdaşımız Shakespeare'in yazan Prof. Jan Kott'un 'Antik Yunan Tragedyalannın Çözümlen- mesi' adlı kitabı Ahmet Ce- mal'ın Türkçesiyle; Alman Paramparça adlı oyunlan bulunuyor. Bu iki kitapla Özakman' ın bütün oyunla- n tamamlanmış olacak. Behiç Ak'ın yeni oyunu 'Hastane'. Funda Ozşe- ner'in 'Erveda Aşk', Devlet Tiyatrosu'nun Oyun Yanş- ması 'nda büyük ödülü alan ve bu yıl Antalya Devlet Ti- yatrosu'nda sahnelecek olan Aslıhan Ünlü'nün 'Othel- lo'nun Öliimü' de Mitos- BOYUT'un yeni yayınlan arasında. Güngör Dümen'in Top- lu Oyunlan 4'te Ak Tanrı- lar, Hassan Sabah, Troya pandomimci Anke Ger- ber'in kuramsal ve pratik olarak anlattığı 'Pandomi- min Anatomisi'. YaJçınBay- kul'un çevirisiyle sunula- cak. Antonin Artaud'un yeni bir sahne dılinin arayışlan- nı içeren 'Tiyatro ve İkizi' (Çev.Prof.BahadırGülmezl adlı eserinin ikinci baskısı. Antik Yunan"dan günümü- ze kadar tiyatronun 1000'e yakjn aktörden ve sanatçı- sından tiyatro oyunculuğu üzerine yazılar ve görüşle- ri içeren Toby Cole'un 'Ovunculuk Sanatı 2'. Po- lonyalı yazar .\ndrzej Zu- nmski'nin 'Shakespeare'i Okumak" adlı incelemesı de yayımlanacak. Dikmen Gürün'ün yıllar boyu gazete ve dergilerde çıkmış tiyatro üzerine eleş- tirel yazılan da "Tiyatroda Eleştiri Yazdan' adı altında bir kıtapta toplanacak. İletişim Yayınları lletışim Yayınlan Türk yazarlardan Gûndüz Vas- safın 'Cennetin Dibi' ve •CehennemeÖvgü' adlı ya- pttlannı sunacak okura. Ya- kup Kadri Karaosmanoğ- hı'nunk Ergenekon/M3i Mü- cadele YazJan'. Gürsel Ko- rat'ın •Gıivercine.Ağıt'. Ve- faZat ın 'Eski İstanbul Bar- lan' ve tlber Ortaylı'nın 'Imparatortuğun En Uzun Yüzyıü' adlı yapıtlan da İle- tişim'in Türk yazarlar di- zisinden çıkacak. Barbara Pym'in "Karşı- uk Görmeyen Aşklar' adlı kitabı Elif Uras'ın çeviri- siyle yayımlanacak. VVadie Jvvaideh'in 'Kürt Millhet- çiliginin Tarihi' başlıklı" ki- tabı Kürt sorununa değişik bir yorum getiriyor. Henri Nahum'un 'tzmir \ahudi- teri' adlı kitabınm çevirme- ni Estreya Se\al Vali. Mete Tunçay ise derleme bir ki- tap olan 'Erken tc(on) As- ya'yı kazandınyorTürkçe- ye. iletişim Yayınlan'ndan çıkacak diğer yapıtlar ise şöyle: John Freely 'Istan- bul/Saltanat Şehri' (Lale Eren), Peter Arnett "Sasaş Alanından Naklen \'ayın' (Muhittin Karkın-Ceren Ba- lel), EmilTode'SuurdaBir Ülke" (Egemen Öztan), Ivo .\ndric 'Travnik Giinlüğü' (Tahir Alangu), Christopher Isherwood 'Hoşçakal Ber- Bn' (Zehra Gençosman), Jo- nathan Ames'Faziadan Bir Adam' (Fatıh Özgüven), Elizabeth Wurtzel Kaltak" (Mefkure Bayatlı), Carl Brovvn 'İm- paratorluk Mirası' (Gül Çağla Güven). Maria Se- kkmann 'RosaLuxemburg- Leo Jogiches' (Yeşim Har- canoğlu). İstanbul Radyosu'nun ilk spikerierinden Gürcan şiir dostu olarak tanımyordu. Tank Gürcan 71 yaşmda yaşama veda etti Şiirîn hüzünlü sesi sııstu TURHAN GÜRKAN Fe, Yanm yüzj'il boyunca Türk şiirini rad- yo mikrofonlanndan geniş dinleyici top- luluklanna ulaştınp sevdiren sihirli ve hüzünlü ses sonunda sustu. Edebiyatı, özellikle şiiri çok seven. şiir dostu ola- rak tanımlanan, İstanbul Radyosu'nun ilk spikerierinden Tank Gürcan artık ara- mızda değil. Bır süredir İstanbul Üni- versitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ndedo- laşım sistemi ve damar tıkanıklığından tedavi gören ve bir bacağı kesilen Gürcan, kurtanla- mayıp 71 yaşında yaşama gözlenni yumdu. Yeri doldurulamayacak birmıkrofon sanatçısı olan ve 9 Mayıs 1928'de Kon- ya'da doğan Tank Gürcan, tstanbul Hukuk Fakülte- si'nı bitirdi. Ancak sanata ve edebiyata olan tutkusu, onu. öğrenimiyle hiç ilgi- si olmayan bir uğraşa yö- neltti; avukat değil spikeroldu. 1949 yı- lında yayına başlayan tstanbul Radyosu sınavlanna gırerek adımını attığı radyo dünyasında 50 yıl sürecek uzun bir mik- rofon maratonuna başladı ve bu alanda baş döndürücü bir ivmeyle yükseldi. 1954 yılında İstanbul Radyosu'nca Pa- ris'e gönderilen Gürcan. drama ve ses- lendirme alanlannda staj yaptı. Dünya- ca ünlü müzik ve sinema sanatçılan Edith Piaf ve Y>f es Montand çıftinin yanlann- eri doldurulamaz bir mikrofon sanatçısı olan Gürcan yalnız bir ses sihirbazı değildi. Radyo dışında da sayısız sanatsal etkinlikte adını duyurdu. da asistan olarak bulundu. BBC mikro- fonlanndan Türkiye'ye seslendi. Yurda döndükten sonra da sımsıkı sanldığı TRT yapısında haber spikerliğıyle birlikte ha- zırladığı sayısız programa imza attı. Bun- lann arasında 'Sanatkâriar Geçidi', 'Bi- len Kazanıyor", 'Bir Hikâyemiz Var', 'Edebiyatunızda Yankılar', 'Şiir ve Me- lodi', "Seçtiğimiz Mısralar" banda çeki- len. en sevilen, en tutulan yapıtlanydı. Televizyonun yaygınlaşmasından son- ra da 20 yıla yakın Türk Müziği Koro- su'nu sundu. Yanşma prog- ramlan hazırladı. "Şiir İs- tanbul' adlı programa im- za attı. TRT 2'de edebiyat ağırlıklı, 15 günde bir ha- zırlayıp sunduğu" Yaşayan Şiirimiz* programı, Dialog Medya Grubu'ndan ödül kazandı. Türk Dil Kurumu da Gürcan'ı Türçeyi En Güzel Konuşan Spiker' ödülüne değer gördü. Tank Gürcan yalnız bir ses sihirbazı. mikrofon ustası değildi. Radyo dışında da sayısız sanatsal etkin- lıklerle adını duyurdu. Gençlik yıllann- da halkevleri temsiî kollannda çalışan Gürcan, sinema dünyasına da el atıp ses- lendirme alanında önemli ürünler verdi. Orhan Günşiray, Ayhan Isdc başta olmak üzere filmlerde birçok yerli ve yabancı sanatçıyı seslendirdi. ZekiMüren'i ilk kez mikrofona çıkaran radyocu da Tank Gür- can'dı. YAZI ODASI SELİM İLERt Geçmiş Ola... . Yetiştiğim yıllarda, Proust'un yaşamına ve sa- natına ilişkin Türkçe kaynaklar enikonu kısıtlıydı. Bir iki yazarlar sözlüğünde yer alan Marcel Pro- ust maddeleri, bu büyük romancının eserini ku- şatmazdı. Aklımda neler kalmış? Örnekse, Proust'un Parıs'ın yüksek sosyetesi- ne nasıl girdiği anlatılıyordu. Proust oralara gire- bilmek için büyük çaba harcamış. Aslında orta ta- bakadanmış. Babası doktor, annesi varlıklıca bir küçük burjuva. Yine bu yazılara göre, Proust nefes darlığına tu- tulduktan ve annebabasının ölümünden sonra ya- zar olmaya karar veriyor, yazarlığa başlıyordu. Böylesine başlangıç bana çok ilginç gelirdi: Hiç- bir hazırlığınız yok, dürtüleriniz söz konusu değil, ama günün birinde yazar olacağım diyorsunuz, kâ- ğıdı kalemi alıp yazmaya başlıyorsunuz... Olabilir mi? Sonra ders kitabımızdaki Proust... O da, aslın- dan uzaklaştınlmış, burjuva ahlâk anlayışına otur- tulmuş bir yazar niteliğindeydi. Ne var ki, sanatı konusunda daha dişe dokunur bir şeyler Öğrene- bilmiştik. En azından, uzun bir romanın, bir 'ırmak roman'm yazan olduğunu öğrenmiştik. Çok uzun yıllar Proust'un eseriyleyaşadım. Ün- lü kurabiye 'madlen', birfıncan çay macerasıyla avundum. Hele, Swann'ların Semf/nden'dekı Leonie Hala'ya bayılırdım. Ikide birde uyuklayan bu halanın uyukladığı küçüklere asla söylenmez; Leonie Hala'nın "tefekkür"e daldığı ileri sürülür- dü. Bizde Yakup Kadri ilgilenmiş Geçmiş Zaman Ardında romancısıyla. Ben Geçmiş Zaman Ardın- da diyorum ama, A La Recherche du Temps Per- du dilimize nasıl çevrilebilir? Yakup Kadri Geçmiş Zaman Peşinde demiş. Bağımsız bir roman özel- liğindeki Svvann'ın BirAşkı'nı Türkçe'ye kazandı- ran Tahsin Yücel, Geçmiş Zaman Ardında'yı yeğ- liyor. Proust'a bütün günlerini veren Roza Hak- men, Kayıp Zamanın Izinde'yi yeğledı. Yakup Kadri'nin Proust çevirme iştahı çabuk geçiyor: Güzel bir önsöz, dilimize kazandırılmış tek cilt. Yıllar sonra, Roza Hakmen yolu yarıladı bile. Az çaba, az emek değil. Marcel Proust'un Dantevari yolculuğa çıktığı söylenir. Bu roman yolculuğu. mutlu sayılabile- cek çocukluğun cennetinden o cenneti cehenne- me çevire çevire uzar gider. Roman ilerledikçe, ro- manın da bir romanı yazılabileceğı düşüncesi ağır- lık kazanır. Proust'un roman sanatına en büyük ar- mağanı, romanlann da birer romanı olduğunu di- le getirmesidir. 'Zaman 'dan 'değer'lere kadar çok geniş yelpa- zedeki A La Recherce du Temps Perdu, Mehmet Rifat'ın da çok sevdiği bir eser. Rifat, Gösterge Eleştirisi adlı kitabında (Kaf Yayıncılık), "Eleştiri- leriyle Proust'u Yaşatanlar"a yer veriyor, "merak- lısı için özel bir katalog". Bütün dünyada yaşayan, yaşatılan Proust... Okumadığım, adını bileişitme- diğim Proust incelemeleri... "^ Mehmet Rifat, Gilles Deleuze'ün eseri üzerin- de özellikle duruyor. Deleuze'e göre, "yitirilmiş olan zaman yalnızca geçmiş olan zaman değil, bo- şa geçen, kaybedilen zaman"m\ş da. Pek de gü- venemediğim sezgim, bana yıllar yılı öyle söyle- mişti. Dahası, ırmak romanın adını, nice zamanlar, Geçmiş Ola diye çevirip durmuştum kendi ken- dime. Roza Hakmen herhalde aynı kaygıyla 'geçmiş' yerine 'kayıp' dedi. Fakat hâlâ Geçmiş Ola'da ısrarlıyım. Geçmiş ola deyiminde geçip gitmiş, boşa harcanmış, o fırsat bir daha ele geçmez anlamlan duyumsanır. Proust'un anlattığı yaşamalar da güzellikleri, ince- likleri, çirkinlikleri, kabalıklan, her şeyleriyle bir da- ha ele geçirilemeyecek yaşamalardır. Mehmet Rifat, çok sevdiği o kitabı, Gilles Dele- uze'ün Proust incelemesini keşke dilimize kazan- dırsa... Takvimde Iz Bırakan: "G. Deleuze 'e göre, söz konusu roman geçmi- şe değil. geleceğe dönüktür. Öğrenmekde, özel- likle göstergeler ile ilgilidir. Göstergeler de soyut bir bilginin değil, zaman içindeki bir öğrenmenin nesnesidir, konusudur." Mehmet Rifat, Gösterge Eleştirisi, Kaf Yayıncılık, 1999. Tenor Hakan Aysev bugün Almanya'da sahneye çıkacak • ANKARA (AA) - Ünlü Tenor Lucıano Pavarotti'nin öğrencisi olan ve Ağn Dağı'nda verdiği konserle dikkatleri üzerinde toplayan opera sanatçısı Hakan Aysev, bu kez depremzedeler yaranna sahneye çıkacak. Sanatçının Almanya'nın Haken Operası'nda bugün katılacağı konserin geliri afetzedelere bağışlanacak. Aysev. depremzedeler yaranna düzenlenen konsere Alman hükümetinin davetiyle katılan tek Türk sanatçısı olarak Alman ve ABD'li sanatçılarla aynı sahneyi paylaşacak. K Ü L T Ü R » Ç İ Z İ K K Â M İ L M A S A R A C I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog