Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 EYLUL 1999 CUMA 10 DIZI dishab(« cumhuriyet.com.tr 'Alman Avrupası' için kesin bir plan yoktu... Genel buyruklar vardı yalnızca: Yahudilerin ve Marksistlerin tasfiyesi Irkçılığm ürkütücü zaferi \ TARİHİN EN BÜYÜK YANGINI Ms£RVER~TANÎLLİ YENİ ALMAN DÜZENİ Beş yıl boyunca. Avrupa'nın büyük bölümü ile Asya'nın önemlibirbölümü, yıldınm sa- vaşı yapanlann, Almanlarla Ja- ponlann işgalinde kaldı. onlar- ca yönetildi ve sömürûldü. Her ikisı de sınırlan altüst ettiler ve 'yeni bir düzen', refahı ve ban- şı sağlayacak bir 'ortakgönenç dairesi' yaratmak niyetiyle ha- reket ettiler. Onlann savaş ma- kinesınin insanlara ve kaynak- lara dayattıklan amansız sömü- rüyü -geniş ölçüde- maskeleme- ye yarayan birer slogandı bun- lar. Bununla beraber, o savaşı sürdürenler, söz konusu sömü- rü bir yana, ırkçıhk ve 'faşist' il- keler ûstüne kurulu bir ekono- mi ve toplum değişikliği de ta- sarlıyorlardı. 1940 Eylülü'nde Almanya. Italya ve Japonya arasında bir iiçlü anlaşma yapılır ve adı da 'Yeni Düzene uşkin BüyükSart' diye ılan edilır. Söz konusu an- laşmaya göre, Japonya, Avru- pa'da yeni bır dûzenin kurul- ması yolunda Almanya ile Ital- ya'nın üstünlüğünü kabul edi- yordu; bağlaşıklan da, Asya için aynı misyonu Japonya'ya tanı- yorlardı. Ne anlama geliyordu bu 'Ye- ni Düzen?' Yeni Düzen Kımi Alman yetkililerin söz- leri, gazete yazılan ya da Nazi yazarlann kitaplan, bu konuda pek açıklık getirmiyorlardı; öte yandan, onlann görüşleri sava- şın seyrine göre değişikliklere uğradı. Hitler'in Kavgam adlı kita- bında sergilediği ideolojik il- kelere göre, söz konusu olan, birkaç ulus içinbelli sayıda 'bü- yük alanlar'dan (Grossraum) oluşan yaşamsal bölgeler yarat- maktı; siyasal ve iktisadı yön- den bağımsız ve iki yanlı söz- leşmelerle birbirine bağlı ola- caktı bu alanlar. Temelde. Almanya'nın yö- netiminde tek bir bütün halin- de bir ekonomik topluluk bu- lunacak ve merkezileşmiş bir planlama ve emeğin uluslara- rası bölünûşü yoluyla anarşik liberalizmin yerini alacakü. Ge- nel olarak, Avrupa'nın -Alman olmayan- bir bölümü sanayi- den anndınlıyor ve sanayi üre- timinin en büyük bölümünü Almanya kendi ülkesinde yo- ğunlaştınyor, Doğu Avrupa ile Batı Avrupa da yiyecek mad- deleriyle nayvanlara ot sağla- yacaktı. Rusya'ya karşı savaş patla- dığında, Doğu'daki topraklann ele geçirilişi, Almanya'nın yö- nettiğı Büyük Avrupa'nın yaşam alanını -sürekli olarak- koru- manın bir aracı olarak sunuldu bu; dahası, Bolşevikliğe karşı mücadelede, Yeni EXizen'in mis- yonu, bu topraklan Avrupa'ya katmak, orada bir 'köylüler du- varı' (Bauernvvall) dikmekti. Küçük devletler, bu 'büyük alan'da (Grossraum), bir yöneticı halkın (Füh- rungsvolk) yönetiminde bulunacak ve doğal olarak ona tâbi olacaktı. Ne var ki, Stalingrad yenilgisinın ar- kasından ağız değiştirilir, Avrupa'da Al- man yöneticiliği (Führung) ve Doğu'da ülkeleri örgütleme söz konusu olmayıp, Festung Europa'yı Bolşevik tehlikeye ve onun fetih iştahlanna karşı savunma- dır, denir; Yeni Düzen, kuvvete değil öz- gürlüğe dayanacak, küçük, orta ve bü- yük devletler birbirine eşit olacaktır. Aslında, bu 'Atanan Avrupası' için, bü- tünlüğüne kesin bir plan düşünülmüş değildir. Pek genel buyruklar vardır sa- dece: Onlar da, Yahudilerin yok edil- mesi; 'Marksisfler' adı altında komü- nistlerin, sosyalistlerin, masonlann, de- mokratik ve sendikalist ilkelerin tasfı- ye edilmesidir. Öte yandan. Avrupa ekonomisi, ken- dilerine sadece tanmsal bir etkinliğin bı- rakıldığı sömürgeleştirilmiş halklann or- tasında, Alman halkına yönetici ve ay- ncalıklı bir rol sağlayacak, her şeyi Al- manya'nm çıkarianna göre ay arlayacak biçımde yeniden örgütlenmelidir. Bir bütünlüğüne politika izlenebildi- ği ölçüde, onun yönetimi de S.S.'lere bı- rakılır. Bu, Almanya'nın yasalannın, hat- Ashnda Hitier, 'Yeni Düzen'den ne anladıgını açıkça belirtmemişti. 1939'da, Berlin'de Alman Ordusu'nun yürüyüşü.. Ve soykırım başladı Bufotoğraf,Sovyet askerlerinin Auschvvitz kampındakileri kurtarmasından yalnızca birkaç saat sonra çekildi. Paris'e giren Alman askerleri, bir binanın çansı üzerinden Eyfel Kuksi'ni seyrediyorlar. ta partinin kurallannın üstünde ve dışın- da, kendine özgü bir hiyerarşisi, bağım- sız 'güvenlik servisleri' olan, boyun eğ- dirilmiş halklara asıl hükmeden bır ör- güt. tam anlamıyla devlet içinde bır dev- İettir. Işgal edilen ülkelerde polis de ona tâbidir. Başına da, 1939'da, tam yetkiyle Himmler geçirilir. Görevi de, ele geçirilen ülkelerin sö- mürgeleştınlmesini örgütlemek, kısaca- sı Avrupa'nın demografik ve etnik hari- tasını kendi keyfine göre, yeniden bi- çimlendirmektir. Irkçılığın zaferi Aslında Hitier, 'Yeni Düzen'den ne an- ladığını açık belirtmemişti; yenik düşe- cek ülkelerin banşta ne olacaklan açık- lanmadığı gibi, bir banş antlaşmasma da asla razı olmamışh. Sonra, yığınla ül- keyi kendisine katıp özümseme niyeti- ni de gizlememişti. Fransa'ya diz çöktürdükten sonra, ilk yaptığı şey, onun büyük bır bölümünü he- men Almanya'ya katmak olur; sonra In- giltere'ye karşı savaşa katılır umuduyla bu karanndan döner. 1940 sonlannda, Bri- tanya tmparatorluğu'nu Italya, Japon- ya, Birleşik Devletler, Almanya arasın- da bölüştürmeyi tasarlar, sonra lspan- ya'nın yardımı elde edilmediğınden, Do- ğu'da yayılma konusundaki eski tasan- lanna döner. Orada, Almanya'ya katılan Baltık ül- kelen, bır kolonizasyon bölgesi olacak- tır; Ukrayna bir bağlaşık. Kafkasya Al- man gözetiminde bır federal devlete dö- nüştürülecektir. Ne var kı, bağlaşık, uydu, boyun eğ- dirilmiş halk olsun. Alman olmayan bü- tün bu topluluklar aşağı bir duruma ge- tirilmeli, büyük Almanya'nın Avrupa sömurge imparatoriuğunun parçalan ol- malıdırlar. Aynı anlayışlardır ki. uzun süre sadece Alman halkını silah taşıma- ya yetkili gördü. Yalnız savaşın sonlannda, Sovyetler Birliği'nin Rus olmayan halklanndan savaş esirleri ile işbirlikçilerin sağladık- lan askerlerden yararlanmaya razı oldu. Ancak, bağlaşıklannm geleceğıne Al- man halkının geleceği gibi baktığmı dü- şündürtecek tek bir söz söylemiş değil- dir. Hollandalı. Flaman, lskandinav halk- lanna ötekilerden daha az sertlikle dav- randı; çünkü onlan Germen ırkına ait, gi- derek özümsenecek olarak görüyordu; an- cak Doğu'da Slav halklan aşağı halklar- dı (Untermenschen), açıkça köleleştinl- meli ve yok edilmeliydiler. Bu halklar fik- ri olarak en aşağı durumda tutulacak ve terör yönetim aracı olacaktır. tlk uygulama Polon- ya'da olur. Ülkeye düpe- düz sıradan birkoloni ola- rak bakılır. Yahudilerin ve Polonya intelligentzia- sınjn tasfiyesi gundeme sokulur: Bütün yüksek eğıtim kurumlan kapatı- lır. yalnız ilk ve teknık öğretim sürdürülür; ülke ekonomisi Almanlar ya- ranna sömürülür; nüfus artışı sınırlandınlmak ve düşük beslenme yoluyla ırk zayıflatılmak istenir, bunlann yanı sıra, kolon- ların aracılığıyla halkı Germenleştirmeye gay- ret edilir. Sovyet topraklannda da Alman polıtikası böyle sert olur. Sadece, Sovyet- ler'in 1939'da kendileri- ne kattığı üç Baltık Cum- huriyetı 'nde oturanlar ırk- ça hısım olarak görüldük- lerinden, daha az hırpala- nırlar. Buna karşılık, Be- yaz Rusya ve Ukrayna, Polonya'nınkine benzer bir yazgıyı yaşar. Ukray- na'da orta ve yüksek bü- tün kademeleri Almanlar işgal eder. Doğu'da işgal edilen ülkeler için ba- kan olarak atanmış Rosenberg, Alman- ya ile Sovyetler Birliği arasında tampon devietler kurmak ve Ukrayna milliyet- çiliğini yüreklendirmek istediğinde, asıl Ukrayna görevlisi olan Erich Koch'la çatışır ve Koch'un söyledığı şudur: "Özgür Ukr^Tia'yı kurmak için değü, Ukraynalılan Almanya hesabına çalış- nrmakiçin buradayHB ; ve ekler. "Bir efaı- diter ırkındanız biz, hiç unutmayalım ki en sıradan bir Alman işçisi,sosyal olarak da biyolojik olarak da. bura halkmdan bin kez daha değerlidir." Böylece polıtikası, halkı kadrolanndan yoksun kılmak amacıyla Ukrayna inteJ- ligentzia'sına sistemli zulmetmektir. Uk- rayna mılliyetçiliğinın belirtilerinı yok et- meyi ve köylüleri Almanya yaranna ala- bildiğine sömürmeyi düşünür. 'Bohemya-Moravya' yönetiminde de yapılanlar aşağı yukan aynıdır. Soykırım ve ölüm kampları' Germen ırkının üstünlüğü ve Avru- pa'nın Alman halkınca sömürülmesi, Alman olmayan herkesin horlanması ve köleleştirilmesı üstüne kunılu 'Yeni Dü- zen', Üçüncü Reıch ıçın zararli görüle- cek olanlann 'beden' olarak yokedilme- lerini de ıçeriyordu. 'bin yıl' sürecek bir ıktıdann sağlığı adına, bütün düşmanlar acımasızca öldürülmeliydiler. Almanlar arasında, 'topluma uyama- yanlar', dejenereler, delıler, cınsel sa- pıklarkısırlaştınlırlar;Marksistyadali- beral "sapkınlar'a gelince. hapsedilir, öl- dürülürler. Hapsedildıkleri toplama kamplann- da, kötü muamele, yetersiz beslenme. takatı aşan çalıştırma, onlan moral ve be- den olarak tüketır ve ölüme götürür. Yok edilmeleri Hitler'in saplantısı olan Ya- hudiler, 1935 tarihlı Nürnberg Kanun- lan,onlara eklenen 1937 ve 1938 karar- namelerine göre. ağır ağır ölüme mah- kûm edilirler. Savaşla beraber. bu politika daha da ağırlaştınlır ve öteki sosyal ve ulusal gruplara, Çingenelere, genel olarak Slav- lara ve aşağı görülen tüm halklara yay- gınlaştınlır. Hitier. onlann çoğalmalarını önleye- cek önlemlerin. yani kısırlaştırmanın. ölülenn yakıldiğı fırınlarla donatılır; Auschvvitz'de, yanm saatte \ e tek bır de- fada 2 bin 500 insan gaz odalannda öl- dürülebıliyor ve bu işlem günde dört kez tekrarlanabiliyordu; söz konusu gaz oda- lannda 2 mılyon 500 bin ınsan yok edi- lırken, bir 500 binı de yoksunluklardan ölüyorlardı. Böylece, 1939'dan 1945'e kadar, Al- manya'da ve başka yerlerde, altı milyon- dan fazla Yahudı öldürülmüştür. Aynı sistemli yok etme rejimı. Re- icih'ınötekı 'düşmanlan'nı daçarpar. Iş- kence, zorla çalıştırma, yetersiz beslen- me, yararsız hale geldiğınde de öldürme: Marksistlerin, direnenlerin. Slaviarın. müttefik paraşütçülenn. kaçan mahkûm- lann bahtına düşen de bunlar olmuştur. Bu sistemli yok etme, toplama kampla- nnda gerçekleştirilmiştir. 1941 'den başlav arak. kamplann temel amacı, sadece Reıch'ın düşmanlannı yok etme olmadı; buna, ekonomik bir amaç da eklendi Almanya'ya her şeye karşın yeterin- ce sevkedilemeyen yabancı el emeği açı- ermen ırkınm üstünlüğü ve Avrupa'nın Alman halkınca sömürülmesi, Alman olmayan herkesin horlanması ve köleleştirilmesi üstüne kurulu 'Yeni Düzen', Üçüncü Reich için zararlı görülecek olanlann 'beden' olarak yok edilmelerini de içeriyordu. 'Bin yıl' sürecek bir iktidann sağlığı adına, bütün düşmanlar acımasızca öldürülmeliydiler... çocuk düşürmenin, erkekle kadını ayır- manın yanı sıra, düpedüz öldürülmele- ri konusunda da duraksamaz ve Rausch- nıng'e şöyle açıklar düşüncesıni: "Al- man halkının çiçeğini, değerli Alman ka- nını akıtması için -en ufak bir acıma duy- madan-savaşcehennenüne wllayabiliyor- sam, bit ve tahtakurulan gibi çoğalan aşağı ırktan milyonlarcasını yok etmek hakkım da olacak elbette!" Ağır ağır ölüme terk yöntemlen, gıt- gide daha hızlı ve sistemli yok etme yön- temlenne bırakır yerini. Hemen heryan- da Yahudi aleyhtan önlemler. sırasıyla şöyledir: Ağırparacezalan. insanlan izi sürülen hayvan durumuna getiren dav- ranışlar, mallara el koyma. normal ihti- yaçlardan yoksun kılma, sonunda da sür- gün. Sovyetler'e saldınnın arkasından Yahudilere karşı şiddet daha da yoğun- laştınlır. Toplama kampları arttınlıp. Treblın- ka'da, Maidanek'te, Buchenvvald'de... ve özellikle de Auschw itz'de gaz odalan ve ğını kapayanlar, bir ölçüde işte bu top- lama kamplanndaki insanlar oldu. Yine aynı insanlardan tıp deneyleri için yarar- lanıldığını da eklemeli. Söz konusu kamplardakı yaşamla il- gili olarak da. oralardan -her şeye kar- şın- sağ çıkabilmış insanlann anlattıkla- rından yeterli bilgiye sahibiz. Insanın düpedüz 'insana karşı' olduğu bu 'örgüt- lü cehennem'lerden arta kalmanın neye bağlı olduğu da akla gelecektir. En baş- ta şu üç şeye: Dayanışma. beden sağ- lamlığı ve moral güç! İnsanın. ne olur- sa olsun tükenmediği belkı asıl oralarda görülmüştür. Işgal edilen ülkelerin -Nazi ekonomi- sinde büyük bır yertutan- sömürülmesıni; Hitier Alman>a'sının değirmenıne su taşıyan -başta Vıchy Fransa'sı olmak üzere- uydu yönetimleri, işbirlikçiliği de hatırlatmış olalım. Sürecek
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog