Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

28EYLUL1999SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Sağlık Bakanı Durmuş'un Ankara Hastanesi'ne başhekim atadığı Akyürek'i bir MHP'li ele verdi Çete suçlamasıyla yargdanıyor RICEP BULUT KAYSERİ - Sağlık Bakanı Osman Dur- muş'un Izmir Atatürk Eğıtim Hastane- si'nde klinik şefi yaptığı ve daha sonra da Ankara Hastanesi'ne başhekim olarak ata- dıgı Doç. Dr. Nusret Akyürek'ın "birdok- tonı dö^mek, görev >aptığı tıp fakültesi de- kamnı tehdit ve kaçırmaya teşebbüs suçu" iddıasıyla yargılandığı ortaya çıktı. Kaysen'de yayıncıhk yapan ülkücü Mustafa Pusmaz' ın terörle mücadele ekip- lerine verdığı ifade, Osman Durmuş'un başhekim yaptığı Akyürek'in çete bağlan- tılannı ortaya koydu. Pusmaz, polise ver- diğı ıfadede, Erciyes Üniversitesi Tıp Fa- kültesi Genel Cerrahi Bölümü öğretim üyeierinden Doç. Dr. ÖmerŞakrakiIe bır- Iikte ünıversıtede değışik tanhlerde siyasi nedenJe bazı öğretim üyerine yönelik. döv- me, tehdit ve kaçırma gibi çeşitli eylemler- de bulunduğunu itiraf etti. Pusmaz'ın TEM'e verdıgı ıfadeye göre, Ankara Has- Diyarbakır cetesi Coşktın Bayar'a idam cezası ENVER SEVtŞ DtYARBAKIR - Diyarbakır'da Fethi tpekadlı yurttaşı kaçırarak öldürdüklen ve çetekurupesrarkaçakçılığıyaptıkJansav- lanyla, Diyarbakır DGM'de haklannda ı- dam ıstemiyle dava açılan Dıyarbakır eskı II Jandarma Alay Komutanlığı Kaçakçılık Şubesı Müdürü Jandarma Yüzbaşısı Coş- kun Bayar'ın da aralannda bulundugu 6 kışilik çetenın yargılaması tamamlandı. Sa- nıidar uyuşturucu tıcareti yapmak ve çete kurmak suçlanndan beraat ederken Ipek'ı tasarlayarak öldürdükJeri gerekçesiyle i- dam cezasına çarptınldı. Ceza, saruİclann mahkemedeki ıyi hallen göz önüne alına- rak ömür boyu hapse çevırildi Sanıklardan Coşkun Bavar. Levent Toğ- rut, Serdar Karabulut, Mustafa Annak ve Mehmet YükseJ son savunmalannda suç- suz olduklannı söyleyerek beraatlannı ıs- tediler. Suçunu kabul ettiğinı sanlatanjan- darma muhbın Ali Yıldız ise "Fethi tpek'i paniğe kapılarak öldürdüm. Ne yapüğımı bilmiyordum. Verilecek cezaya razıyun. Takdir yüce mahkemenindir" dedi. Mahkeme, sanıklann çete kurmak ve uyuşturucu ticareti yapmak suçlanndan be- raatlanna karar verdi, Fethi tpek'in öldü- > Mftnesi ofeyında îsesüçlu bıriaû/ < J - tanesi Başhekimi Doç. Dr. Nusret Akyü- rek ve Yrd. Doç. Dr. Ömer Şakrak'ın ka- nştığı saldın olayı şöyle gelişti: "1997 yıiında Nusret Akyürek ve Ömer Şakrak beni çağırdılar. Bu esnada kendisi- ni daha önceden tanunadığım Ayhan isim- ü bir şatusda bulunuyordu. NusretveÖmer Hoca bizlere hitaben Dr. Oktay Banlı'nuı ûlkücii ve basörtülü hemşire ve öğrencile- re sarkıntılık ettiğinj ve onlan rahatsız etti- ğini. hemşirelerüı kendilerine şikâyete gel- dikJerinu bu sebeple Barüı'nuı u>gun birza- manda kan akmadan dövülmesini istedüer. tlketapta bizkabuletmedik. Sonra beni ik- na errikr. Bunun üzerine Oktay Banlı'yı dövmeye karar verdik. Şahısı.Ayhan, Nus- ret ve Omer Hoca ile birtikte takip ederek bügi topladık. Banu'v ı takip erriğirniz sıra- da Şakrak'ın elinde telsize benzer bir cihaz vardı. Bir iki kez telsizden ses gekti. Daha sonra Ömer Hoca tebiri kapafn." 18 Temmuz 1997 tarihinde Oktay Ban- h'nın dövüldügünü anlatan Pusmazsözle- rini şöyle sürdürdü: " 1-2 ay sonra gjttiğimde Nusret Ho- ca'yla görüştüm. Adamı çok körii dövdiik- leriniveOktay Banta'nm dövülmesini hem- şire ve türban meselesi ile alakası olmadı- ğnu söyfedim. Kendilerinin bizleri kuOan- dığını ve bunlan rektöre, dekana ve potise anlatmak istediğimi söylediğünde, 'başka- lanna anlattığmda kafanı kopannm' de- dL" Dr. Oktay Banh'nın dövülmesi olayının aslında Erciyes Üniversıtesı Tıp Fakülte- si'nde ilaç alım ve satımından doğan ran- tın paylaşımından kaynaklandığını öğren- diğıni anlatan Mustafa Pusmaz, "Tüm bu olaylann sebebi de maddi menfaatve çıkar kavgasıdır." diye konuşru. Pusmaz, TEM'deki ifadesinde, Tıp Fa- kültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Yıhnaz'ı da yıldırmak amacıyla kaçırmayı planladıkla- nnı, Yılmaz'a çok benzeyen eskı Malatya Üniversitesi rektörü ve Tıp Fakültesi öğre- tim üyeierinden Prof. Dr. Mehmet Yüce- soy'u yanlışhkla kaçırma girişiminde bu- lunduklannı anlattı. Tehdit ve dövme yön- temlerinın Erciyes Üniversitesi'nde farkJı görüşe mensup birçok öğretim üyesine yö- nelik olarak kullanıldığını anlatan Musta- fa Pusmaz, Dr. Oktay Banlı'nın dövülme- si olayından önce Prof. Dr. Yaşar Yeşilka- ya'nın evı ve arabasının camlannın kınl- ması olayını da aynı şekilde tezgâhladık- lanru söyledi. Pusmaz benzer saldınnın Doç. Dr. Halit Andaç'a da yapıldığını an- lattı. Mustafa Pusmaz'ın TEM'e verdiği bu ifadeden sonra Erciyes Üniversitesi Tıp Fa- kültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Yılmaz'ın ifadesine başvuruldu. Yılmazpolise verdi- gı ifadesinde, birçok dövülme ve üniversi- te öğretim üyelerine yönelik tehdit olayla- nnı doğnıJadı. Doc. Dr. Nusret Akyürek suçsuz olduğunu iddia etti. Kayseri 2. Aslıye Ceza Mahkemesı'nde görülen davanın ikinci duruşması 15 Ekim'de yapılacak. • , 1 Hl şKuv>etibünyesu^ ^ % >^ geten %e yann Kosova'ya hareket edecek oian Azeri ve Görcn pryadetakurılaniçin28.MekanizePryadeTuga> Komutanlığı'ndaugııriamatöreni \apddLTörend€konuşanl.\fekanizePiyadeTümenKomutaruTümgeneral Vlelih Tunca. dünyada değişen konjonkrür içtnde, Tütk Saahh Ku\>etkri'nin (TSK) Birieşmiş Miltetler (BM). Batı Avrupa Birtiği ve NA- TO cerçevesinde verflecek görevlere aktrf olarak kaüktağını. bunun örneklerinin Bosna-Hersek'te. daha önce Somaii'de, bugün de Kosova'da görûkifiğünü söyledi TSK'nın bu gönevlerin ardından krizlere müdahale, bansın tesisi ve banşm korunması görevierin- de oidukça tecrübe sahibi oiduğunu beürten Tunca, "Biz TSK olarak, bu tecrübeterimia dost \e miittefik filkeletie paybışmak isti- yoruz. İştebununörneklerinden bir tanesi bugün burada >aşanmaktadır" dedl Azerbaycan Takım Komutaoı Üsteğmen Fuat Meb- metoğhı da bugün zor >e şereffi bir sorumluhık karpsmda oktuldaruu beUrterek, bu târihi olay karşısmda, gûnden göne geüşen ve güçlenen Aıerbaycan milli ordusunun bir mensubu olarak Kosova'ya gönderilmekten gurur duyduğunu söyledi ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Perhiz ve Lahana Tiırşusu Aftın Kitaplar Yayınevi için bir derle- me hazırlamakta olduğumdan, son dönemlefdeki yazrlanmı gözden geçi- riyordum. Istanbul Belediyesi'nin li- sans ve lisansüstü düzeyde binterce öğrenciye burs dağıtmasını, tam üç kez dile getirmiş ve eteştirmişim. Daha sonra, üşenmedim ve daha eski yazdıklanma da göz attım. Aynı konuya iki kez daha deginmiş ve "Burs verilen öğrencilerikım ve hangikıstas- lara göre beliriiyor" sorusunu sormu- şum. Bu konudaki düşüncemin, "Yan- daşlanna para dağıtıyorlar" cerçeve- sinde olduğunu da özellikle vurgula- mışım. Recep Tayyip Erdoğan'ın başkan- lığı sıraşında, bir ilgilı, burs verilen öğ- rencilerin seçimınin nasıl yapıldığı ko- nusunda bilgi göndereceğini açıkla- masına karşın ses sedaçıkmamış. Sa- yın Erdoğan da bu konuda sessiz kal- mayı yeğlerniş. Itı ı sürücüleri aylardır maaşlannı alamazken ve bilet ücretlerine anor- mal bir zam yapılınca, belediyemizin dağrttığı bu burslaryeniden aklıma gel- di. Acaba Istanbul Belediyesi kaç kişi- yeburs dağıtryorve bu burslan alan in- sanlar nasıl beşJirieniyor? Doğrusunu isterşeniz, üniversrte ve yüksekokul öğrencilerineyapılacak her türlü katkıyı destektemek isterim. Çün- kü öğrencilerimizin nedenli güç koşul- lar attında olduklannın bilincindeyim. Ama bir beledıye, bambaşka amaçlar için elde ettiği kaynağı, üstelik bu amaçlan yerine getirememe pahasına, yandaşlanna burs olarak dağrtırsa, o zaman külahlan degişinz. Büyükşehir Beledıye Başkanımız Sayın Gürtuna, eğer burs verilen öğ- rencilenn nasıl beliriendığini ve ne ka- dar öğrenciye, toplam ne kadar para ödendiğini açıklarsa, gerçekten çok memnun olacağım. O zaman Istanbul halkı da paralannın nerelere harcandı- ğı haktanda fikir sahibi olur... • * • Üyeşi bulunduğum "Üniversite öğ- retim ÛyeleriDerneğı"nin Yönetim Ku- rulu'nun bazı üyelennın, son deprem felaketinde, Yunanistan'ın yardımlann- dan dolayı Istanbul'daki Yunan Konso- losu'na teşekkür ziyareti yapmalannı "münasebetsizlik" olarakdeğerlendir- miş ve "Sizin ûzerinize mi vazife" so- rusunu sormuştum. Yönetim Kurulu adına Başkan Sayın Prof. Dr. Kadir Erdin'den nazik bir mektup aldım. Bu ziyaretlerini farklı bir biçimde yoaımlasam bile kullandığım ifadenin "ağır" olduğunu dilegetiriyor- lardı. Ayı mektupta, "Aynca ziyaretimin amacı, teşekkürün ötesinde ihülkenin bilim kuruluşlan arasında bir işbiriiği- nin geliştirilmesi istemimizi iletmekti. Zira biz iki ülke arasındakı sorunlann çözümünün bilim ve sanatinsanlannın ortak çalışmalanyla kolaylaşacağına inanıyorvz. Bilim, sanat ve sporun ev- renseldeğerlerdduğu gerçeğinin göz ardı edilmesinden yana değiliz. Sizin de aynı düşünceleri paytaştığınızı sa- nıyoruz" diyoriar. Doğrusunu isterşeniz, bu konuda söylenebilecek çok şey var. Ama de- ğerli meslektaşımı "rencide etmek" is- temiyorum. Zaten mektuplarının so- nunda, "Köşe yazınızda bu düşünce- lerimize yer verirseniz mutlu oluruz" demeseydiler, bu konuya bir daha dönmek niyetinde de değildim. Ancak şu kadannı söyleyeyim ki, Türk ve Yu- nan halkı arasında, zaten hiçbir düş- manlık yoktur ve olması mümkün de- ğildir. Düşmanlığıyaratanlar, hiikümet- ler ve özellikle Yunan siyaset adamla- ndır. Ve şu andaki tutumlannın sürekli bir banşa yönelik olduğuna inanmıyo- rum. ••• Sayın Başbakanımızın ABD seyaha- tı konusunda çok farklı yorum ve bek- lentiler var. Ben bu seyahat hakkında hiç de iyimser değilim. Hatta özellikle Kıbns konusunda verilecek ya da ve- rilebilecek ödünleri düşündükçe müt- hiş endişeleniyorum. Bana öyle geliyor ki fazla "kıymet-i harbiyesi" olmayan sudan kimi ödün- ler karşılığında çok ciddi kayıplanmız olacak. ••• Maliyetinin çok çok altında bir fiyat- la satılan günlük gazeteler, yazılı bası- nımızın durumunu açıkça gözler önü- ne seriyor. Inanılmaz bir pazar kavga- sının ardında, çok büyük çıkar bekten- tilen yatıyor. Yüz milyarlarca zaran göze alan ki- mi "medyagnıplannın" başka nasıl bir beklentisi olabilir? Bu alanda göze alınan zarann, eği- tim alanına kaydınlması durumunda, Türkiye'nin okullaşma sorunu önemli ölçüde çözümlenebilırdi gibime geli- yor. Bunun hesabını ılerde yapacağım. Zira aynı saçma ve acımasız kampan- ya sürüyor. Zarann miktan gitgideyük- seliyor. Hesabı, ancak miktar belirte- nince yapabiliriz. Her şey bitti, bunlarla uğraşıyoruz. FIAT SIENA. AILE BOYU RAHATUK. Standtıt; • Rad\o-tcvp • Immobılızcr • Mcrkezı kıiıt • Elekrnklı 5o cam • Hıdrolık dırcksıvon Op»irond; » ABS « AB » Klıma Turkıye'de üretilen Siena'lar, peşin ahmlarda 4.754.000.000 TL'dan* başlayan anahtar ceslimi fiyatlarla. •Mıvı Boncuk I t ' k n ı l O I En elverişli iç hacim. Fiat Siena tam anlamıyla geniş bir otomobil. Sfena'nın iç mekandaki genişliği, • • • • beş kişilik bir ailedekı tum bireylerin rahatça yolculuk etmesini sağlıyor. Ön ve arka oturma mesafeleri bir üst sınıfin ölçülerinde. Siena, geniş koltukları sayesinde tüm yolculara eşit ve yiiksek bir konfor sunuyor. Siz de bir Tofaş-Fiat Bayisi'ne gelin, ideal aile otomobiliyle tanışın. Fiat Siena. Çünkü herkesin bir ailesİ var. FıacSıenalar kılomecre sınırı olmaksızın 1 yıl bakım-onanm, 3 yıl boya vc 8 yıl pasgarantısıne sahıptır www.tofasoto.com.tr 461 Milyon'a varan indirimler. %0'dan başlayan faizler. 2000 model, hemen teslim. aou>MAN / ^ T J ^ \ Goldplan vc Sılverpian programianyla, 1 vıllık mekanik garantınh I M A f | ) *c vol \ardım hızmctlen, 3 yıla ve\a 100.000 km've kadar u/arılabi \ :—J Daha gemş bılgı için tüm Tofaş-Fıat Bayılerı sızlerı bcklıvor cınız ibiJıyor. TUTKUNUN ESERI. F İ A T
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog