Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 EYLUL1999 PAZAR 8 PAZAR YAZILARI dishab@cumhuriyet.com.tr Jakobenler buradan da geçmiştilyes Wide Shırt filminin Amerikalı sıarlan, bıcı bıcı vücuduyla fıntazmlar gözdesi Nicole Kidman vs derin derin gûlümsemesiyle kıskanç eşi Tom Cnıise, (en bilimsel tarikattan (!), Scientologist olmalanna rağmen!) belki fark edememişlerdir. Ama "Kocaman Kocaman Açık GözJer"ıyle 7 Mart 1999'da 10 yaşında olduğu halde Londra'da dünyaya veda eden Amerikalı sinema yönetmenlerinin en AvTupalısı Stanley Kubrick "Liberal Anglosakson Egemenli Dünyanın" tepesinde kurulu pür-i pak "AK- E V d e oturan, -Tann EU GöJgesi" VVashingtonlunun "Yeryüzünün En Büyük JakoboTi olduğunu hayat boyu sayıklayıp durdu. Incil'e el basıp "Kutsal Görevi"ni genellikle 4 yılhğına dcvralan bu VVashigtonîu ve akıl hocalan o kadar liberal ve o kadar liberal olurlar ki. Abraham Lincoin" den JF Kennedy'e. Nixon'dan Cünton'a kırdıklan fındıkJann kabuklannı toplamak bizlere ve çöplerini seyretmek veya izlemek de maaselef sizlere düşer. Içi mi? Liberal düşûnceye azıcık mola lütfen! Içini yemek de elbetteki "Tann'nın O Sıra AK-EV Kiracısı Göigenin Elinin" hakkıdır. Konuyu daha fazla açmak da bu satırlara kalmamış. Ama biz yine de Kubrick ûstadın, tipik Pentagon generalli ve "AK-EV" nükleer danışmanlı "Dr. Strangelove'' filmini hatırlatmakla yetinelim. Amenkalı İslamcı lider Louis Farrakhan 1 miryon "kadınaz" bir Müslüman ümmetinı Washington'da toplar. Toplar ya! Kime ne zaran var? Irkçı, aynmcı sloganlar atıhrmış, kin katmerlenirmiş, latinolarla düşmanlık kök salarmış. Liberaliz evvel Allah!... Köşelerinde yesinler birbirierini... Yeterki Martin Lutfaer King ve yandaşlan gibi densiz olmasınlar. "Eşit haklar, işsiztik. sefalet, şiddet karşrtlığı" gibı söylemler çekmesinler. Yoksa akıbetin liberale kala! Yani şimdi ömeğin, silah sanayiinin herkesten daha (!) "eşit hak"kını nasıl reddedebiliriz!.. Doğrudur, ilk anayasal metın Magna Carta'da 1215'te Anglosaksonlann özbe öz tohumu îngiltere'de ilan edilmiştir. Hatta ilk insan haklan yine Ingiltere (17. yüzyıl) ve ABD'de (1776) gündeme gelmiş. Ne var ki dünyaya mal olan Evrensel Insan ve Yurttaşlık Haklan Bildirgesi'nin telif hakkı şu Paris'ten ve masonlarla Jakobenlerin başının altından çıkmış. (Şimdi onu sahiplenmeye çalışan bazı sahte *t mazlıımw lar bir bilseler veya teslım edebilseler...) 1789 Devrimi öncesi Britanya Kulübü'nde (bu kulüpler bir cins ilkel siyasi partiler) başlayan 1789'da kurulan"laSocietedesAmisdeh Constitntion - Anayasa Dostlan Kulübü veya Cem^eti" serüveninin P A R I S UĞUR HÜKÜM aktörleri, Jakobenler adıyla bılınen grup, Parisli bir Dominiken manastınnda toplanıyor. Anayasa Dostlan Eylül 1792'de Monarşik rejime son verilmesiyle doğan cumhuriyetle birlikte "la Societdes Amis de la Libertet de l'Egalhe- Eşirük ve Özgüriûk Dostlan Kulübü"ne dönüşüyor. Diğer adıyla Jacobinler Cemiyeti 1794 yılında en önemli önderlerinden avukat Maximilien-François Robespier're'in idamına kadar ön planda rol oynadığı gibi, dünya siyasal bilim terminolojisine bir deyim, hatta biraz iddialı, fakat çoğu zaman kullananlann ağzında karikatüre kaçan bir kavram kazandınyor. Adına "Jacobendlik- Halka Rağmen Halk İçin tktidarcınk" dersek umanm çok kimseyi düşman edinmiş olmayız! Hele hele "Cumhuriyetfe demokrasinin" sanal bir ringte dövüştürüldüğü (!) hassas bir ortamda. Demokrasiye katkı babtnda yapılan her düzeyde fîkir ve öneri tartışmasını kutsal addettigimizi belırtip "Paris'in süngekştirdiği siyasi camiaya yani Fransız demokrasisine" yapılan eksik, hatta yanlış bir eleştiriye cevaben düşünülmüş bir küçük düzeltmeyle noktalayahm. Evet, Jacobenler yalnızca burada doğmadılar. iktidar da oldular. Fikir ve modellerini bir güzel ihraç da ettiler. Hem de yerel artı-değerler üreterek. Ama onlar buralardan geçeli 200 yıl oldu... Konunun yaşayan uzmanlanndan Rahip Jacques Fournier'in belirttiği gibi. 100 yıl önce 1890'dan başlayan bir süreç sonucu 1905 yılında çıkan bir yasayla 1906'da tçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan "Bureau de Cultes-tbadet Bürosu" (kötümser bir benzetmeyle Diyanet Işleri diyelim adına) kanalıyla devlet "inanç özgüriuğünü" izler (!) Öyle birkaç tane bakanlıgın bütçesine bedel, örtülü ödeneklenyle "servetter ve nüfuzlar" banndıran gizemli bir "teşküat" değildir bu büro. Üstelik ömeğin rüm kiliseler kamunun malıdır. Öte yandan adalet, içişleri, maliye ve kültür bakanlıklan ve de en önemlisi "kamtı vkdanını" temsil eden tüm toplumsal kuruluşlar (sendikalardan, aile birliklerine, güzelleştirme derneklerinden spor kulüplerine vs. vs...) büyük bir kıskançlıkla u inançlanr 'ru gözlerler (!). Tûrkiye kendi evini ve kapısının önünü temizlerken hem de en önde gelen "yüce hukukçulan"nın agzından Anglosakson Liberalizmi'ne övgüler yağdınrken bazı tarihi ve siyasal bilım bilgilerini tazelemesi gerekir. Günah keçisi Fransa'yı kınayabilmek için "Jacobenleri hâlâ iktidarda tutmak" iki ayn bilimsel sınıflamaya ait "cumhuriyet ve demokrasi" kavramlannı zıtlıklar olabilirmiş gibi sunmak "büyüklükle" bağdaşmayan bir "kofaycıhk" hatta afFedin bir"hafiflik" gibi gözüküyor bize buralardan. "Mtıtlak doğmlara -Allah vergisi veya konumlan icabı sahip oMuklanna inanan büyüklerimize" sözümüz yok. Çagnmız gençler ve öğrenmenin yaşı ve rütbesi olmadığma inananlara. Fazla değil, 70 yıl önce şeriat hukuku ve devletinden dönüşmeye çalışan bir toplumda, Istanbul ve Ankara hukuk fakültesinin kuruluşlannda görev almış ünlü antinazi profesör Ernst Hirsch'in TÜBİTAK Yayınlan'ndan çıkmış anılannı okumalannı salık verelim. O da Sakson kökenli fakat geçen hafta Paris'te olağanüstü bir tantanayla gösterime giren Eyes Wide Shut filminin rahmetli Anglosakson yönetmeni Stanley Kubrick gibi Jacobenliğı yalnızca "devletçilikn te aramıyor. u MuÜakryeiçilik''ı mahkûm etmek için artık medyatik aynalar hazır ve nazır. Ama arada bir vicdanımızm aynasına bakıp "En yakuumın görüşünü aknm mı acaba" sorusunu sorabiliyor muyuz? 'Buena Vista Sosyal Klübü' Eduardo Sanchez'le 6 yıl önceki 4. Küba gezimde tanıştım. Eşi Maria Mercedes'le birlikte doktorluk yapıyordu Varedero Çocuk Kliniği'nde. Havana'yı kucaklayan o upuzun Melacon Caddesi'nde yıldızlı bir mayıs gecesi, Eduardo ve eşine Kanada'yı ve Amerika'yı tarumlamaya girişmiştim. fkisi de 30 yaşında olan Kübalı dostlanm, tüm birikimli ve aydın kimliklerine karşın Küba'dan başka her yerin cennet olduğuna inanmışlardı. Düşlerini biçimlendiren abartılann gerisini irdelemelerini önerdim hep. Ancak yaşanarak edinilebilecek zorlu deneyimlerin, kendi dağarcığımdaki örneklerini anlatıyor, 12 yılı bulan dünya gezginliğimi de aktanyordum onlara. Küba'nın ünlü fılm yönetmeni Tomas Alea Guiterrez'in Batı'da da klasikleşmiş yapıtı Memories of Underdevelopment - Az Gelişmişliğin Anılan adlı filmını nasılsa görme olanağı bulamamışlardı. Mutlu azınlıktan genç bir 1 r adamın, Küba'da kalmayı seçtikten sonra özveri dönemini özümseme uğraşını öykülüyordu film. Devrimi gönülsüzce benimsemiş görünen varsıl genç adam, giderek devrime dudak büker olmuş ve kendi burjuva bencilliğine yenik düşmüştü. Melacon Caddesi'nde, sabaha uzanan söyleşimizde Eduardo ve eşi, ABD'ye göç etmek üzere olduklannı ve devletten resmen izin çıktığını fisıldadılar bana. Bir ara. benden çok daha iyi bildikleri Hegel ve Feuerbach'ın "yabancılaşma" tanımını tartıştık. Bireyin kendi özüne yabancılaşması olgusunu. bireyin kendisini zincirleyen güçlere dönüşmesi gerçeğini anımsatmıştım ikisine de. Eduardo ve Maria Mercedes, iki yıldır New York'ta yaşıyorlar. Sık sık telefonla görüşüyoruz ve Havana'yı anımsıyoruz. Doktorluk yapmalan, önlerine dikilen yığınla engelle olanaksız görünüyordu. Eduardo şoförlük, eşi de garsonluk yapıyordu Nevv York'ta. Bulduklan Amerika, düşlerindeki Hollyvvood bağlamlı masallara hiç benzemiyordu. Yüzlerinin esmerliğini, şiveli lngilizcelerini başa kakan ırkçılığm kahnyla üzgündü yürekleri. Tıpkj Kanada'da diploması ve deneyimi tanmmayan Türk, Kübalı, Ortadoğulu, Asyalı ve Güney Amerikalı doktorlar gibi gerilimli bir yaşam sürüyorlardı, ama yannlara olan umutlan TORONTO ENGlN AŞKEV çok gûçlüydü. Bu sıralar, tüm Kuzey Amerika'yı hayranlığa boğan Buena Vista Sosyal Klübü'nün yaşlan 85-95 arasında değişen müzisyen ve şarkıcılanndan söz etmeye başladık. Havana'da "Eski MahaUe"de şimdi artık unutulmuşluğa bırakılan bir klübün, müziğe dönüş yapan görkemli seslerini dinliyorduk her yerde. Amerikalı gitarist Ry Cooder'in sabır ve tutkuyla Havana'nm soylu müzik geçmişinden bulup gün ışığına çıkardığı dev sanatçılann serüveni, Alman filmci Wün Wenders'in duyarlı belgeseliyle onurlandı. Eduardo ve Maria Mercedes Buena Vista Klübü sanatçılarının New York'ta Carnegie Hall'da verdikleri konserle kendilerinden geçmiş gibiydiler. Yaşlan 85-95 arasında olan Ibrahim Ferrer'in, Compay Secundo'yu, Ruben Gonzaies'i. Eliades Ochoa'yı bir hazine avcısının tutkusuyla buluveren Ry Cooder, Havana'nın çok eski sevgilisi bayan şarkıtt ©mara Portuondo'yu, Alberto Fernandeı'ı«e 1 S»»vador Repflado'yu da katmıştı topluluğa. Buena Vista Sosyal Klübü'nün ecele adeta meydan okuyan yaşı geçkin ama gencecik yürekli virtüöz sanatçılan, ölümsüzlüğün gizemine ulaşmış gibiydiler. 85'lik Ibrahim Ferrer, kadife sesiyle Marieta'yı, Silencioadlı şarkıyı Herido de Somras'ı söylerken gözleri nemleniyordu Kuzey Amerika'nın. Toronto'da, New York'ta, Amsterdam'da söylence olan ustalar topluluğunun, en sevilen ^ ^ ^ _ ^ ^ _ _ şarkılanndan Amor de Loca Jırventud, Compay Secundo'nun ta 1930'larda ünlenmiş parçası olarak gönüllere taht kurdu yeniden. Bir nostalji buketiydi o şarkı. Tutkunun, adanmışlığın, yitirilen düşlerin ve tutulmayan sözlerin öyküsünü anlatıyordu. Artık bir kez daha geri gelmeyecek olan o delişmen gençliği yankılarken Compay Secundo'yla Eliades Ochao'nun ortak sesinden Chan Chan'ı dinledik. Eduardo ile eşinin bana ilettiği yeni plaktaki Chan Chan, genç bir sevgilinin adıydı. . Kırsal Küba'da yeşeren Juaniko adlı bir sevda çiçeğinin, uçan Chan Chan'la olan aşkını söylüyordu o şark). "Dos Gardenias", "el Cuarto de Tub" ve "Candeta" adlı diger parçalar, Küba'dan bir ırmak gibi gürüldeyen müziksel görkemin yadsınmaz kanıtlanydılar. T T r » a l r rkîat*> * » a l n l r l ı Bangkok önceki gün Uginç bir kazaya sahne oldu. U \sfUS. p i S l C y c U V l l l A l 4 0 ? ^ ^ taŞfyan b i r B o d n g 7 4 7 u ç a g , müretteba. üyla birlikte yağan şiddetli yağmurun da etkisiyle uçak pistine çakıklı. Ka/a üzerine yolcu- lardan ve mürettebattan ölcn va da varalanan olmadı. Ancak oldukça ağır hasar alan uçak, bir gotf kursunun \anınıda dinlenmeve terkedildi. Fotoğrafta. adeta yol kenannda dinlen- meye terkedilmiş hasarlı uçuağı hız yaparak geçmiş islenimi veren Bangkok'lu bir motor- sikletü görülüyor. (Fotoğraf: REUTERS) Biraz rüşvet almaz mısınız? Rüşvet vermek kötü bir şeydir. Ama kötü bir şey yapmak bazen iyi bir çözüm oluyor. Eğer ilke olarak rüşvet venlmesine karşıysanız beni kınayabilirsiniz. Ama ben, ufacık bir sorunun çözümü için aylarca bürokrasiyle uğraştığım günleri belleğimde ayn bir tazelikle yaşattığımdan, ilkelerden çok rahatıma ve ruh saglığıma önem veriyorum. Birkaç yıl önce çok basit bir sorunun çözümü için, resmi bir dairede örümcek kafalı bir memurun kapısını aşındırdım uzun siire. Her defasında bana, bunun hallolunmayacak bir mesele olmadığmı söylüyordu. Ben de teşekkür edip aynlıyordum. Ama boş lafla kimsenin karnı doymuyordu. "İşin erbabı" arkadaşlanm beni dürtüp duruyorlardı: - Yahu, adama tek kuruş vermedin; elbette çözülmez sorunun! Bense direniyordum: Adamın yapacağı küçücük bir iş; ve eninde sonunda yapmak zorunda, az daha dişimi sıksam mücadeleyi kazanırrm diye. Ama adamın sabn benden gûçlüydü. Sonunda yenilgiyi kabul ettim ve epeyce düşünüp taşındıktan sonra bir hediye aldım. Aldım da, ona nasıl verecektim? Ya almazsa? Ya danlırsa? Ya işler iyice sarpa sararsa?.. Hediyeyi adama verirken, rezaletın en büyük payının ona ait olmasına karşın, benim utanıp sıkılmam. moralimi fena halde bozmuştu o gün. Sonuç, beklediğimden de iyiydi. Meğer adam, bu işlerin adamıymış; o ne gülücükler, o ne iltifatlar, o ne vaatler!.. Yılan hikâyesine dönen sorunum şıp diye çözülüverirken, ben de deneyim kazanmış oluyordum. Yine de içim rahat değildi. Acaba hata mı etmıştim? Yeterince ilkeli ve dürüst davranmamış mıydım? Vermemeli miydim?.. Sonra bir kez daha rüşvet vermem gerekti. Bir kez daha... Alışmıştım artık. Otuzumdan sonra yeni bir yetenek keşfetmiştim kendimde: Rüşvet verme yeteneğini. Üstelik kendimi de suçlamıyordum. Düzen böyleydi. Moskova'da rüşvet vermeden nefes almak olanaklı değildi. En bas^ti, restorana gidiyorduk. Falanca salatayı veya mezeyi istediğimiz zaman, garson gözlerini kurnazca kırpıştırarak, "Bikliğim kadanyla kalmadı. ama ben yine de bir bakayım" diyordu ve bizim pamuk ellerimiz ceplere uzanıyordu. Tatilcilerin %10'u reklamla, %90'ı tavsiye ile kendi otellerini buluriar... C lub Orient, Antik Çağın adalet, sağlık ve barış için buluşma merkezi olan Ören'de denize "sıfır". binbir yıldızlı bir tatil köyüdür. Homeros'un doğum yeri 'Işıklar Sahili'nde, Dünyanın atmosferinde oksıjen oranı en yıiksek iki noktasından biri olan Edremii Körfezı'nde Zeytin Rıvierası'ndadır. Club Orient'te, Ege stılinde yapılmış 62 dubleks yapının her dairesi 2-4 veya 4-6 kişilık aileler ıçın tasarlanmış, ıçlerinde duş/WC ve telefon olan, odalardan oluşur Tüm kapılar dev bir botanik bahçesine açılır. Bahçe biter, incecık kumlu plaj başlar. Özurluler ve engelliler için tumüyle duzayak, veıeteryanlar ve diabetikler için sorunsuz tatıl. Günlük doktor viziti. Ağaçlann sMğmdan denz gûrtntüsünü çekemedîk Ge*t gömn 0rwi'i8 nt >İ3B Clrt Oriert. OfibapYP, 9.000.000 TL,0-12m ûcretSB, (3.)-4.-S.S. «plter, 5.500.090 71 Clob Orient Holiday Resort, Ören-Burhaniye Tei: 0.266.416 34 45 - 416 53 54 • Faı: 0.266.416 40 26 www.club-onent.com ARAS HOTEL MORDOĞAN Bol oksijeni. iyol kokusu. sıfır nem oram ile sizı sağlığa davel ediyonız. Bodrum tipi Gulet'imizle eşsiz Mordoğan gün batımlannı yakalayın Haftalık konaklamalarda bir günlük ücretsiz koy ve mehtap gezisi YURTİÇÎ VE YURTD1Ş1 TATÎL SEÇENEKLERÎ Emsalsiz yatmızla otetimize gelip 2 gece 3 gün konaklayın ve tekrar yatımız ile geri dönün. Kişi başt: 25.000.000.- TL yanm pansiyon Havuz baştnda, havai fişek gösterilerini izlerken. Akdeniz ezgilerini sevdiklerinızle paylaşın. Türk Evi'nde, fasıl nağmelenyle doyumsuz eğlencenin tadına ulaşın. Kişi başı Günlük konaklama: 10.000.000.- TL yanm pansiyon Izmir'e 80 km, tamamt deniz manzaralı odalarda, telefon, mınıbar, TV (uydu), sıcak-soguk klima, jakuzi, sauna, su üstü ve sualtı aktiviteleri... ARAS TOUR Tel: 0 232 446 41 41 Faks: 0 232 446 79 91 ARAS OTEL Tel: 0232 737 52 00 Faks: 0 232 737 70 73 Tatil süresince Cumhuriyetokurlanna gazetesi ücretsiz. SATILIK DAİRE Beylikdüzü Bizimkent'te 1 oda + 1 salon apartman dairesi sahibinden satılık. 0532 232 54 54 ve (0212) 244 54 39'a müracaat. İLAN T.C. • SARIYER SÛLH HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Sayı: 1999/729 Mahkememizin 1999/729 esas 1999/868 karar sayılı ve 27.8.1999 tarihli ilamı ile Bursa, Inegöl, Kemalpaşa, 0003 cilt, 0293 kütük sıra no'da kayıtiı Reşat ile Samime'den 30.5.1974'te doğma flke Madan annesi Samime Tozan'ın velayetı altına alınmıştır. İlan olunur. 1.9.1999 Basın: 44819 ÇAN İCRA DAİRESİ'NDEN DosyaNo: 1998/1052 Kambiyo senetleri (çek. poliçe ve emre muharrer se- net) üzerinde haciz yolu ile yapılacak takip taleplerinde ödemeemri 1- Alacaklı ve varsa vekilinin adı: lrfan Karagüllü, Vekillen Av. Sebahattın Gûner, Çan - Av. Şaban San, Yenıce 2- Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soya- dı ve ıkametgâhı: Muhamber Gürün, Kalkım Nahiyesi, Yenıce Harcadeğer esas: 479.278.0O0TL. ' ' 3- Alacağın Türk parasıyla tutan, faiz miktan ve iş- lemeye başladığı gün: 2.800 DM (Alman Markı) alaca- ğının takip tarihinden itibaren yıllık %9 döviz faizi ve icra giderleri ve icra vekillik ücreti ile birlikte tahsili. 4- Senet ve Tarihi: 21.09. 1998 vadeli bir adet bono. 5- Bir terekeye karşı yapılan takiplerde mirasçılann adlan, soyadlan ve ikametgâhlan Yukanda yazılı borç ve masraflan işbu ödeme emri- nin tebliği tarihinden itibaren on gün içinde ödemenız, takibın dayanagı senet kambiyo senedı niteliğini haiz değilse (5) gün içinde mercie şikâyet etmeniz, takip da- yanağı senet altındaki imza size ait değilse yine bu (5) gün içinde aynca ve açıkça bir dilekçe ile icra dairesı- ne bildirmeniz, aksi takdirde icra takibindekı kambiyo senedi altındaki imzanın sizden sadır sayılacağı, imza- nızı haksız yere ınkâr ederseniz, 100 liradan 5000 lira- ya kadar para cezası ile mahkûm edileceğinız, borçlu olmadığınız veya borcun itfa veya imhal edildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı hakkında itirazınız varsa bunu sebepleriyle birlikte (5) gün içinde tetkik merciine bir dilekçe ile bıldirerek merciden itirazın ka- bulüne dair bir karar getirmediğiniz takdirde cebri icra- ya devam olunacağı, itiraz edilmediğı ve borç ödenme- dıği takdirde on gün içinde 74. madde gereğmce mal beyanında bulunmazsanız hapisle tazyik olunacağınız, hıç mal beyanında bulunmaz veya hakikate ay kın be- yanda bulunursanız hapisle cezalandınlacağınız ihtar olunur. 9.10.1998. Basın: 40616 Yüzümüze ciddiyet maskesi takarak oynadığımız tatsız bir komediydi aslında bu. Rollerönceden saptanmıştı. Degişen, yalnızca karşımdaki rüşvetçi tiplerdi: Kimisi uzun, kimisi kısa; kimisi zayıf, kimisi şişmandı. - Demek böyle bir sorununuz var. Aslında şu sıralarda bu işın çözümü neredeyse olanaksız gibi. Ama ben yine de elımden geleni yapacağım. Bu sözleri söyleyen adamın yüzü, biraz çile çekiyor izlenimi venyordu. Böylelikle sanki acıma ortak oluyordu, sağolsun! Sözler bitince de başını hafıfçe eğerek, kaşının hizasından bana bakmaya koyuluyordu. Bu ağır bakış, belki bir başkasını şaşırtabilirveya terletebilirdi. Ama ben işin raconunu biliyordum MOSKOVA HAKAN AKSAY ya! Teklemeden yanıtı veriyordum: - Yardımcı olacağınızı biliyordum. En kısa sürede çözebilirsek, size • minnettarlığımı ifade edeceğimden kuşkunuz olmasın. Bunun anlamını çok iyi biliyordu karşımdaki kurt. Başını kaldınp rahatlıyor, kaşındaki gözündeki gerilim pozundan vazgeçiyordu. Ama yine de kesin konuşmaktan kaçınarak, gelişmeleri bana bildireceğini söylüyordu. Bu da doğaldı. "Çocuğun adı" henüz konulmamıştı ki. Ama süreç başlamış oluyordu böylelikle. t Sorunlan para veya | hediye vererek çözmek, ya da karşımdakini aşagılamak -o aşağılık oİmaya çoktan alışmışsa bile- bana elbette keyif vermiyordu. Ve işin sıkıcı yönlerini, böylesi tavırlann ciddiyetle örtülü gülûnçlüğünü yakalayarak, kendimce oyalanma yöntemiyle geçiştırmeye çalışıyordum. Bu konuda benden çok daha deneyimii arkadaşlanm, bendeki gelişmeden, gülümsemeyle kanşık bir . övgüyle söz ediyorlardı. "Ama" diyorlardı, "sen bu işin profesy oncli olamazsın hiçbir zaman." Haklıydılar. Çünkü tüm deneyimlerime karşın, her seferinde, belki de bu adam dürüsttür, belki elinin tersiyle rüşveti iter ve "Yahu, zaten bu benim jşim!" diyerek bana çıkışır, diye ümitle beklemekten kendimi alamıyordum. SARI £YLÜL'D6 MAVf BODRUM BİR BAŞKA GÜZEL ' # +TUDNCESS BODRUM-GÜVERCİNÜK TAM PANSİYON 5.000.000 TL (0,5 yaş grubu ücretsiz) Rezervasyon Hote)Princ€SStet:02523745243 fax 0252 374 50 93 Tuğç€TurizmLtdŞti.tetO312 «5 65 22-23toc0312 425 65 24 Gazeteruz Cumiıuriyat ücretsiz TÜRKKALPVAKFI "Çocuk Kardiyolojisi" Türk Kalp Vakfi kalitesi ve titizliğiyle hizmetinizde. Tel: (0212) 212 07 07 (pbx)10Hat Faks:(0212)212 6835
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog