Bugünden 1930'a 5,465,331 adet makale



Katalog


«
»

CumhuriyeC Imtiyaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmem Orhan Erinç • Genel Yayın Koordinatörü Hikmet Çetinkaya 9 Yazuşleri Müdürii. tbrahim Yıldız • Sorumlu Müdür Fikret llkiz 9 Haber Merkezı Müdürü. Hakan Kara # Gorsel Yönetmen Fikret Eser tstıhbarat Cengiz Yıldırım • Ekonomı: Öztem Yüzak • Kültür Handan Şenköken • Spor. Abdüikadir Yücelmao # Makaleler Sami Karaören 0 Düzeltme Abdullah Yazıcı 0 Fotoğraf Erdoğan Köseoğlu 0 Bılgi-Belge Edibe Buğra 0 Yurt Haberlen Mehmet Fanrç Yayın Kurulu llhan Selçnk (Başkan). Orhan Erinç, Oktav Knrtböke, Hikmet Çetinkaya. Şükraa Soner, tbrahhn Yüdız, Orhan Buruh, Mustafa Balbav, Hakan Kara. Ankara Temsılcısi. Mustafa Balbay Ataturk Bulvan No 125, Kat4.Bakanlıklar-AnkaraTel:4195020(7 hat), Faks-4195O2701zmırTemsilcisı.SerdarKızık, H ZiyaBlv 1352S 2/3Tel-4411220, Faks 4419117 0Adana Temsılcısi Çetin Yifenoğhı, înönüCd. 119 S No.l Kat:l,Tel 363 12 11, Faks 363 12 15 Müessese Mûdurü. Üstaa AknMn 9 Koontaator Ahroct Kornfcan •Mutaa- sefae Bûlenl YenerAtdare HÜMyia Gfirtr» Bflgı-lsfcm Nailtnal«Bügı- sayarSıston- Mflrint ÇferCSatış- FazfletKuza MEDYA C: • Yönetım Kunılu Başkanı - Genel Müdür Gülbia Erdnran # Koordınatör Reha fytman 9 Genel MudûrYarduncıa: Se-rdaÇoban Tel 514 07 53 - 5139580-51384«Wl,Faks 5138463 YayımlayiB vc Basan: Yenı Gun Haber Ajamı, Basın ve Yavıncıiık A Ş Türkocsgı Cad. 39 41 Cagalogiu 34334 lstanbul PK.. 246 - Sırkecı 34435 lstanbul Tei (0/212) 512 05 05 (20 hal) Faks (0212151385 95 www.cumhuriyet.com.tr 26EYLÜL1999 lmsak:5.21 Güneş: 6.48 Öğle: 13.03 Ürindi: 16.23 Akşam: 19.04 Yatsı: 20.25 lîpekçi Odülü AKUTüe EMAK'ın lstanbul Haber Servisi - Abdi Ipekçi Banş ve Dostluk Ödülü'nün, bu yıl. Arama ve Kurtarma Derneği (AKUT) ile Yunan kurtarma ekibi EMAK'a verildiği bildirildi. Sibei Jpekçi'nin başkanlığında Ferit Edgü, Doğan Heper, Doğan Hızlan, Ara Güler. Emre Kongar, Zeynep Oral ve Altan Öymen'den oluşan seçici kurul, bu yılın özel ödüllerinden ikisini. *Son depremde gösterdikleri çabalaria dayanışma, dostluk ve banş düşüncesini eyleme dönüştürerek bu alanda örnek bir davranış sergUemeleri \e bu düşüncelerin toplumlarda yükselmesine başanlı katkılan" nedeniyle, Türkıye'den Arama ve Kurtarma Derneği (AKUT) ile Yunanistan'dan gönüllü kurtarma ekibi EMAK'a vermeyi kararlaştırdığını açıkladı. Atina'da 12 Kasım'da ^apılacak olan ödûl ^örenine, AKUT •jemsilcileri ile birlikte •Türkiye ve •Yunanistan'dan Abdi •bpekçi Banş ve Dostluk •Odülü'nün diğer sahiplen 5le katılacak. Altın Portakal Film Festivali Yürütme Kurulu üyeîeri arasmda görüş aynlığı sürüyor Lola ve Bili fîlın festivaliıı karıştırdı• Yürütme kurulu üyeleri, fılm hakkında.' "Sahneler çok açık. Türkiye'nin birçok yerinde bu film gösterime giremez. Halkın tepkisini çeker. Filmin adı da özellikle çocuklan cezbedecek" görüşünde olduklannı belirttiler. BÜLENTECEVtT ANTALYA - Altm Portakal Film Festivali Yürütme Kurulu üyeleri arasmda bazı fîlmler nedeniyle or- taya çıkan görüş aynlığı sürüyor. Almanya'daki eşcinsel bir Türk gencinin ailesi ve arkadaşlan arasın- daki ilişkilerini anlatan 'LolaveBi- Hdikid' adJı filmin seks sahnelerinin çok açık olması ve toplum ahlakına aykırı olduğu gerekçesiyle yanşma- ya kabul edilip edilmemesi İconusun- da kurul üyeleri arasında tartışma ya- şandı. Festival yanşma fılmleri arasında yer alan, Kutluğ Ataman'ın yönet- tiği 'Lola ve Bilidikid'in yanşmaya kabul edilip edilmemesi konusunda yürütme kurulunda görüş aynlığı doğdu. Almanya'da yaşayan 16 yaşında- ki bir eşcinsel Türk gencinin ailesi ve arkadaşlanyla olan ilişkilerini anlatan filmin, cinsel ilişkilen yan- sıtan sahnelerinin çokiuğu ve gö- rüntülerin toplum ahlakına aykın olduğu gerekçesiyle yanşmaya alın- maması istenmişti. Ancak bazı üyeler de buna karşı çıkınca filmin yanşmaya kabul edii- diği öğrenildi. Yürütme kurulu üye- leri, film hakkında, "Sahneler çok açık. Aynca öyle bir izlenim de doğ- muş ki sanki Almanya'daki her Türk genci eşcinsel. Türkiye'nin birçok yerinde bu film gösterime giremez. Halkın tepkisini çeker. Filmin adı da özellikle çocuklan cezbedecek" gö- rüşünde olduklannı belirttiler. Festivali organize eden Antalya Altın Portakal Kültür ve Şanat Vak- fı'nın Yürütme Kurulu Üyeleri şu isimlerden oluşuyor: Bekir Kumbul (Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı), TankDuru (Baş- kan Vekili), Hüseyin Şanlı (Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi), ŞenerAkın- cılar (Vakıf Yönetim Kurulu Üye- si), Mehmet Balcı (Vakıf Genel Mü- dürü), Haluk Ünal (Festival Genel Koordinatörü). Festival yanşma filmleri arasmda yer alan, Kutluğ Ataman'ın yönettiği 'Lola ve Bilidikid'in yanşmaya kabul edilip edilmemesi konusunda yürütme kuru- lunda görüş aynlığı doğdu. Kemer'de kutüphaneye adı verildi Yunus Nadi unutulmadı.. ÖZCANÖZGÜR MUĞLA -Gazetemizin ku- nıcusu Yunus Nadi'nin adı, memleketı olan Fethiye'nin Kemer beldesinde açılan kü- tüphanede yaşatılıyor. Kütüp- hanenin açılışında düzenlenen "Yunus Nadi Şennğrnın de her yıl yineleneceği bildiril- di. Açıldığı gün kitap sayısı bini aşan Yunus Nadi Kütüp- hanesi'nin yanı sıra, Abah Ai- lesi, Cevat-Afi Abah öncülü- ğünde "YunusNadi Vfckn" ku- ruluş çalışmalanna başladı. Yunus Nadi Kütüphane- si'nin açılışı ilginç bir geliş- meyle gerçekleşti. Fethiye'de görev yapan ilkokul öğretme- nı Günnur Karaağaç'ın kale- me aldığı "Seydiler'den Ke- mer'e" adlı kitabının tüm ge- lirini kurulması halinde Yu- nus Nadi Kütüphanesi'ne bı- rakacağını açıklamasıyla baş- latılan kampanya sonucunda, Kemer Belediye Başkanı Ha- san Şimşek beledıyenin yap- tırdığı işhanında kütüphane- nin açılabileceğini açıkladı. Sonuçta ADD Muğla Şubesi ve Abalıoğlu Ailesi'nin giri- şimlenyle Muğla'da ilk kez bir beldede kütüphane açıldı. Kütüphane'nin açılışında dü- zenlenen Yunus Nadi Şenliği de bundan böyle her yıl yine- lenecek. Şenlikte Yunus Na- di'nin Kemer'e bağlı Seydiler köyünde doğumundan günü- müze yaşananlar dile getiril- di. Bu arada, Nadi'nin babası Abahoğhı Haa Hafi] ın meza- n ziyaret edıldi. Kemer Belediye Başkanı Hasan Şimşek, "Öğretmen GünnurKaraağaç'm kutüpha- neye Yunus Nadi adının verü- mesi önerisi büyük bir sevinç- le kabul gördü. Sonuçta orta- ya bu gûzel kütüphane ile bir- Kkte Yunus Nadi adına şenKk düzenlenmesi fikri çıkn. Bu şenliği her yıl sürdüreceğiz'' dedi. Eski ADD Muğla Şubesi, Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ünal Tflrkeş, Yunus Nadi Kütüphanesi ve düzen- lenen şenlikle ılgili şu bilgile- ri verdı: "Günnur Karaağaç ögretmenin atnğı adun birden bfiyüdü. Fethiyeliler ve biz CunıhuriyetçierbövieMkle Yu- nusNadi'yekarşı görevimia ye- rine getirme olanağı bukhık. Kütüphanenin kuruluşunda başta Kemer Beledh e Başka- nıHasanŞimşekveGünnuröğ- retmenileCumhuriyetgazete- sinin, VakrfBank ve tş Banka- sa'nın,özeOOdeAbah Ailesi'nin büyük katkılan oldu. Aynca Abah Ailesi burada bir de Yu- nus Nadi Vakfı kurmak isti- yor. Bunun hanrhklannı da Avukat Cevat Abah yürütü- yor. Gelecek yaz, tarihi önü- müzdeki günlerde beürlene- cek Yunus Nadi Şenliği'nde DuhışaBm." Hasankeyf Baraj Gölü altında kalacak kültür varlıklan belgeleniyor 10 biıı ydbk tapınakŞANLIURFA/ptYARBAKIR(Cuın- hurivet)-Şanlıurfa'nın Örencik köyü ya- kınlannda Alman Arkeoloj i Merkezi ile Şanlıurfa Müze Müdürlüğü'nce yapılan kazı çalışmalannda MÖ 10 bin yıîlan- na ait olduğu sanılan bir tapınak bulun- du. Ilısu (Hasankeyf) Baraj Gölü altın- da kalacak olan kültür varlıklannm bel- gelenmesı ve kurtanlmasına yönelik ya- pılan kazılarda önemli buluntular elde edildi. Alman Arkeoloji Merkezi'nden Prof. Dr. ClausSchmirth başkanlıgındaki 14 arkeolog taranndan yürutülen kazılar so- nucunda tapınak olduğu belirlenen yer- de. üzerinde aslan figürü bulunan 4 heykel ve bazı banklar bulundu. Kazı çalışması yapılan bölgenin tamamen tarihi bir höyük olduğunu belirten Schmilth, yazı kalıntılanna rastlanıl- madığı için tapınağın hangi döneme ve medeniyete ait olduğunun belirleneme- diğini söyledı. Alman arkeolog, tapınağın bulundu- ğu alanda yerleşime ilişkin bulgular el- de edilemedigini belirterek, "Kahn du- varh teminaj ve ütürüel bir tapınak ol- duğunu saptadık. Tapınak MÖ 10 bin yıUannadayamyor. Şu an için hangi me- deniyeteaitoUuğunusöytanemizmüm- kün değiL Kasım aymda son bulacak çahşmalar için şu ana kadar 50 bin Al- man Marta hareadık" dedi. GAPkazılan Bilkent Üniversitesi ve Diyarbakır Müze Müdürlüğü arkeologlan tarafin- dan Diyarbakır'ın Bismil ilçesi Köprü- köy ve Giredimse Höyüğü ile Boztepe Höyüğü'nde yapılan kazı çalışmalann- da Halaf, Helenestik, Demirçağ, Genç Neolitik, Kalkolitik, Orta ve Genç Tunç, Roma, Sasani dönemlerine ait bulgular elde edıldi. Geçen ay Bilkent Üniversitesi'nden Nerbert Karg'ın bilimsel sorumlulu- ğunda Diyarbakır Müze Müdürlüğü Başkanhgı'nda yürutülen çahşmalar sı- rasında BismilKöprüköyGiredimseHö- yüğü ile Bismil Boztepe Höyüğü olmak üzere ıki kazı yapıldı. Giredimse Höyüğü'nde yapılan kazı çalışmalan sırasında Kalkolıktik'ten ın- baren, bu alanda sürekli bır yerleşim ol- duğu yüzey araştırmalanndâ tespıt edil- dı. Giredimse Höyüğü'nde Halaf döne- mine ait (MÖ 5 bin) boyalı çanak-çöm- leğe rastlanırken. Demirçağ (MÖ 2 buı) ve Helenistık döneme ait buluntular el- de edildi. Ziyaret Tepe bölgesmde yapılan ça- hşmalar sırasında ise Genç Neolitik, Kalkolitik, Orta ve Genç Tunç (Orta Asur) Erken ve Genç Demir Çagı, (Ye- ni Asur) Roma, Sasani ve tslam dö- nemlerine ilişkin yerleşim alanlan sap- tandı. Kazılan yüriiten arkeologlar şu bilgi- len verdiler: "Tarihsel dokümanlar ve arkeolojik yüzey araştırmalanndâ, Dic- leNehri'nin günev böigesinin,ZiyaretTe- pe, Giredimse dahil Genç Tunç Çağı ile Demir çağlaruıda Asur egemenUğlnde kaldığuu öğrendik. Yaab kaynaklarda Yeni Asurdönemi 3 GarnizoD kenri olan Tushan, Tıda ve Zinama tarihsel coğ- rafyasına dayanılarak anlaşumaktadırf Diyarbakır surlan ve Hasankeyf'in kurtanlması amaayla düzenlenen pa- nelde, bölgenin tarihi ve doğal değer- lerine ilişkin gözlemlennı aktaran Mi- marlar Odası Genel Başkanı ve gaze- temız yazarlanndan Oktay Ekmd, böl- gedeki StT alanı olarak koruma altına alınması gereken bazı yerlerin üçte iki- sinin mayın tarlası olduğunu söyledi. IŞILÖZGENTÜRK Bayrampaşa Cezaevi ola- yından beri bu ülkenin sı- radan bır yurttaşı olarak, bu işlerden sorumlu Adalet Ba- kanı'nı ilgjyle ve hayretle iz- liyorum. Mübarek, bu ül- kenin değil de, on yılda tek bir cinayetin işlendiği ts- veç'in Adalet Bakanı. Yüzünde şaşkın bir ifade, sürekli aynı sözleri yineli- yor "Aşuı konınan yedi ka- pıyı nasd geçmişler?" Efendim, cezaevi çalı- şanlannın bağlı olduğu Tüm Yargı Sen açıkhyor: "Içeride uzun namlulu, agu- makineü tüfekler bile var." Sayrn bakan, son derece hümanist bir kişiliğıniz ola- bilir. Silahlardan nefret ede- bilirsiniz ve bu nefretten ötürü şimdiye dek uzun namlulu herhangi bir maki- neli tüfek görmemiş olabi- lirsiniz. Ama insaf edin, hiç mi film izlemediniz? Şöy- le mafyanm başrolü oyna- dığı kallavi bir mafya filmi de mi görmediniz? Orada mafyanın vunıcu timleri makineli tüfek kullanır ve çevrede canlı ya da cansız ne var, ne yok, tararlar. Işte içeride yedi kapıyı açıp geçen bu olsa gerek. Çünkü hem gardiyanlar bu silahlann varlığından söz ediyor, hem içeride bulu- nan 3 bin merminin başka acıklaması yok. Gerçekten hiç filmde mi izlemediniz? Bu arada içerideki rantın miktan dudak uçuklatıyor. Sürülen eski Bayrampaşa Savcısı Necati Özdenur'in Hayret! söylediğine göre bupara 50 trilyonu buluyonnuş. Ce- zaevinde, telefonla görüş- menin dakikası 10 milyon, cep telefonu 500 milyon, esrann bardağı 30 milyon, kokainın gramı 300 mıryon, silah taşuna 10 bin mark, TV ve buzdolabı ise 20 bin dolarmış. Ve bu fiyatlan ve içeride dönenleri bilmeyen yok. Bilmeyen sadece, af yasa- sının miman Adalet Baka- nı. "Naslolurda,yedikoru- naklı kapıvı geçebüirter?" dıye sonıp duruyor. Geçerler. Sizin onlan ser- best bırakan af yasamz Mec- lis'ten nasıl geçtiyse öyle geçerler efendim. Ellerini kollannı sallaya sallaya, makineli tüfekleri- ni göstere göstere geçerler. Evet, Adalet Bakanımız şaşkın. Yıllardır dışanda yaşamış gibi, üstelik hiç mafya filmi izlememiş. ••• Hayatın kıyısında yaşa- yan üç genç, depreme bir genç kız kurban ettiler ve Satanizm gündemin baş kö- şesine oturdu. Ve tabii iş gene çığnndan çıkn. Öyle- sine bir yaygara kopanldı ki, uzun saçlı, sakallı olan genç insanlar ya saçlannı sakal- lannı kesmek zorunda kal- dılar ya da birkaç gün ev- den çıkmamaya karar ver- diler. Öte yandan olayın kahra- manı gençlerin aileleri yı- kım içinde. Neredeyse ev- latlannın ipini çekmek için gönüllü olacaklar. Ama durun beyler, ha- nımlar; sakinleşin. Şeytan avuıa başlarsak bu çocuk- lar çok temiz kalır. Bu gariban, kıyıdaki ço- cuklar ülkedeki Amerikan hayranlığınrn bir başka ya- nınatakılıp kahruşlar. Bilip bilmeden şeytana tapmaya başlamışlar. Oysa gerçek şeytanlar kendilerini öyle güzel ka- mufle ediyorlar ki... Işte hemen yanıbaşımız-. da, fay hatnna depreme da- yanıksız evler yapıp binler- ce insanın ölümüne neden olan ve bütün bunlara rağ- men hiçbir biçimde sorgu- lanmayan, milyarlan her gece birbaşka kadının ayak- lanna seren müteahhitler... Rüşvet alan yetkililer... Imar planrnı değiştiren belediye meclis üyeleri... H TüJ(etm,tüketin,tekde- ğer tüketmektir!" diye her Allahın gunü bağıran ve ye- ni tann paraya tapan küre- selleşme ideologlan... Saymaya devam edeyim mi? Bırakın şu üç gariban genci. Onlan olsa olsa psi- kolojik tedaviye alın ve mümkünse sorun: "Neden şeytan?" Bu sorunun yanıtı çok çarpıcı olacaktır. Hiç kuş- kumyok. ısozS0@ hotmail.com.tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog