Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

17 EYLUL 1999 CUMA CUMHURİYET SAYFA DEPREM tzmit Körferi, ağır sanayiyükünün yanı sıra şimdi de zehirti atüdaria, enkazla dolmamn sonuçlanna kaûanacak • Sapasağlam binalar arasında yerle bir olmuş bir yapı. Marmara depreminin herkesçe gözlemlenen en ilginç görüntüsü sanıyorum ki bu. Bazı yapılar hiç değilse görünüşte sapasağlamken, hemen yanı başlanndaki bazı başka yapılar unufak olmuş... Bu, herhalde depremin adaletsizliği olamaz... • Depremin eşit vurmayışımn yanı sıra başkaca ilk izlenimler: Özellikle bu bölgede bir başıboşluk, düzensizlik, belirsizlik ve yer yer neredeyse bir piknik havası... Kim gerçekten D muhtaç? Hangi konutlara gerçekten girilemez? eprem neden eşil \11m1acl1? ATAOL BEHRAMOĞLL tnsan yurdunun acılanna kayıtsız ka- labilir mi? Deprem gecesini Büyüka- da'da yaşamış, iki gün sonra ilk gözlem- ler için Avcılar'a gitmiştim. 9 Eylül Perşembe sabahı gazetenin verdığı gö- revle foto muhabirimiz Kaan Sağanak ve sürücü arkadaşımız Kemal Mert'le Izmit'e hareket ettiğımızde zihnimde bu soru ve yanıtı var: Hiç değilse, hiçbir şey yapamıyor bile olsak, acılara yerin- de tanık oimak. Ve yine zihnimde bir TV görüntüsü: Depremin hemen erte- sinde Ege sahıllerinde eğlenmekte olan- larla yapılan röportajda, yüzü güneşten ve mutluluktan kıpkırmızı genç bir adam, yatının güvertesinde TV muha- birine şöyle demekteydi: "Döndûğü- müzde elbette biz de bir şeyler yapaca- ğız~" Bırkaç gün önce Ege'nin güney kıyılan sallandığında bu genç zengin hâlâ oralarda mıydı, oralardaysa neler hıssetti, bilemem... TEM yolundan, bir başka depremde yerle bir olmaya hazır yerleşim birim- leri arasından geçerek lzmıt'e doğru ilerlıyoruz. Sefertası gibı üst üste ça- nlmış, görüntüleri bile güven vermeyen yapılar. Dağınık, kişiliksiz yerleşim bi- rimleri. "Bunlarabir şey otmamış" de- diğimde, depremin hemen ertesinde gittiği Gölcük çevresinde günlerce ka- lan Kaan'ın yanıtı şöyle: "Mûteahhi- di birazcık hırsızhk yapmayanın bile evi yriutmadL" Avcılar'da tanık oldu- ğum bu gerçegı. Izmit, Gölcük ve De- ğirmendere'de çok geçmedenben de gö- receğim... "DikenUdere VıyadüğiTnü geçtiği- mizde sağımızda lzmıt Körfezi sabah güneşı altında ışıldıyor. Karşı kıyılar sa- bah sisiyle örtülü. Kırmızı boyalı bir yük mavnası kıyının yakınlannda demirle- miş, hareketsiz duruyor. Çok yıllar ön- 216 kıtalık destan Afetzedeiere yardım için geien ABD askerteri (üstte). Çadırkenderde hâlâ deprem sövlentileri yurttaşlan huzursuz ediyor. (altta). ce trenle Ankara'ya gıdış-gelişlenmde ne çok kez gördüğüm bu körfez, taşı- dığı ağır sanayi yükünün yanı sıra şim- di de deprem sonrasının zehirli atıkla- nyla, enkazla dolmamn sonuçlanna katlanacak... Deniz kıyısındalci yazlık siteler gö- rünüşte sağlam. Hereke de öyle. ilk yı- kıntılarla Körfez'de karşılaşıyoruz. Sa- pasağlam binalar arasında yerle bir ol- muş bir yapı. Marmaradepreminin her- kesçe gözlemlenen en ilginç görüntü- sü sanıyorum ki bu. Bazı yapılar (hiç değilse görünüşte) sapasağlamken, he- men yanı başlanndaki bazı başka ya- pılar unufak olmuş... Bu, herhalde dep- remin adaletsizliği olamaz... Az sonra, üstü naylonla kaplanmış derme çatma çadırlar, üstünkörü çatıl- mış bannaklar ve tek bir kişinin bile ba- caklannı uzatarak içinde uzanabilece- ği görünrüsüne sahip olmayan Kızılay çadırlan... •Doğaçlama çadırkenüer tzmıt'e gınyoruz. Soldaki binalar görünüşte sağlam. Sağdakılerde yank- lar, çatlaklar. Yine de bir tuhaflık, bir çelişki var. Deprem eşit vurmamış. (Bu gözlemim, hasann en ağır olduğu böl- gelerdeki gözlemlenmle de pekişecek.) Kocaeli (Izmit) Belediyesi'nin yapı- mı birkaç yıl önce tamamlanan gör- kemli binasının taşıyıcı sisteminde kı- nlma ve çatlama yok. Buna karşın be- lediyenin daireleri, belediye binasının hemen karşısında oluşturulmuş bir ba- rakada görev yapıyor. Daire görevlile- ri» önlennde tabelalar, yan yana otur- muşlar. Gözüme en çok nedense en or- tadaki "Mezarhklar Müdürlüğü" ta- belası çarpıp duruyor... Beledıyenın karşısındaki park, birçok yerde gordüğümüz gibi, pokerde "beş benzemez" dedikleri türden. her biri ayn telden çalan çadırlarla dolu... Bir güneşliğin altında oturmuş gazete oku- makta olan yaşlıca zatla tanışıyoruz. Emekli eczacı kalfası Avni Uçak. He- men yakındaki Karabaş Mahallesi'nde oturuyor. Mahallede caminin minare- si ve birkaç ev yıkılmış. Öteki evlere ne zaman girilebilece- ği belli değil. Avni Bey, 13-20 Eylül ara- sı, ne olursa olsun sürekli burada kala- cağını söylüyor. Çünkü bu arada yine çok büyük bir deprem olacagı sö> lentısı halk arasın- da dolaşmaktaymış. Avni Bey'den mi, bir başkasından mı duydum, şimdi anımsamıyorum, yıkıntılar arasından dokuz gün sonra çıkanlan küçük bir çocuk güya şöyle demiş: "Beni bura- dan ni>e çıkarduuz? Ayın 17'süıde hep bir!iktenasüolsaöteeeğiz_."'Butürsöy- lentileri kimlerin, hangi çevrelerin çı- kardığını tahmin etmek çok güç de- ğil... Birçok yerde olduğu gibi buralar- da da bedava dağıtılan sağcı gazetele- re göz atmak yeterli... Bu ilk doğaçlama çadırkentte edin- diğim başkaca bilgiler Belediye kali- teli yemek veriyor... Insanlar tuvalet gereksinimlerini hemen yanı başlann- daki yenı Cuma Camisi'nin tuvaletin- de karşılıyorlar... Depremin eşit vurmayışımn (bir baş- ka deyişle, yıkımda bina kalitesinin oy- nadığı büyük rolün) yanı sıra başkaca ilk izlenimler: Özellikle bu bölgede bir başıboşluk, düzensizlik, belirsizlik ve yer yer ne- redeyse birpiknik havası... Kim gerçek- ten muhtaç? Hangi konutlara gerçek- ten girilemez? Gerçekten muhtaç olan- lann yaklaşmakta olan kış koşullanna uygun konut gereksinimleri ne zaman karşılanacak? Bu ve benzer sorular dep- rem bölgesinde yolculuğumuzun iler- leyen saatlerinde daha da büyüyüp ço- ğalacak... Sürecek Diyarbakırlı ozaıı deprem acısım yazdı • Diyarbakırlı halk ozanlanndan Zülfi Yoldaş, Marmara Bölgesi'nde yaşanan depremle ilgili izlenimlerini 216 kıtaya dökerek destan haline getirdi. Yoldaş, gittiği yerlerde sazıyla 216 kıtayı okuyor. DtYARBAKIR(Cum- kdiheryeredeprcmölü- Uluslararası Büyük Barajlar Komitesi 67. Yıllık Icra Konseyi Antalya'da toplanıyor Deprem barajları etküemedi kuriyet Bürosu) - 53 ya- şmdakiZüffl\«daş. Mar- mara Bölgesi'nde yaşa- nan yüzyılın felaketi için rekor sayılabilecek bir sü- reiçinde(5 günde)216kı- ta ve binlerce satırdan oluşan bir destan yazdı. Sayfalan bırleştirildi- ğinde uzunluğu 7 metre- yi bulan destanda Ozan Yoldaş' ın televizyonlar- dan ve basından izlediği deprem bölgesindeki ya- şananlara ilişkm gözlem- leri aktanlıyor. Yazdığı 216kıtayıüşenmedengit- tiği her yerdeokuyan Yol- daş, amacının insanlann dikkatuıi yaşanan drama yöneltmek olduğumı be- lirtti. Ozanlann halk için- den çıktığını, dolayısıyla halkın acılanna seyirci kalmasının oianaksız ol- dugunu ifade eden Yol- daş, "Bu deprem yalnız- ca Marmara'yı vurma- dLTümTürki>«'vieda- lerigftti. Fetoket karşsm- da ben de üzerime düşe- ni vapmak istedim. Yaz- dığun destanda bölgeye yanbm götüren kuruluş- lardan. kurtancı kişüer- densözettim"dedi. Yoldaş" ın destanının bir bölümü şöyle: "Hat- larkesikhabergelmiyor/ Aglar çocukiar el yetiş- miyor/ Anasını arayarun yüzü gülmüyor/ Deprem nkxnkecaniara)dı_ Yar- dım gönderdi bazı dev- tetfer/Açgezçornkeba- bayiğifler/Feryateder bir- çok geünler/ Deprem ni- cenJcecanlarakü~Alev- leryüksekti kakhduman- da/Sekizonyerbatuay- nı anda/ Bö>iegazap gö- rübnecfi cihaoda/Deprem niceafcecanlarakk_ Içi- mi parcalar çocuklann sesi/ Yaşh dedekrin çık- maz nefesi/ Dehşete dü- şürdübakuıberkesi/Dep- remniceııkecaBİarakb.'' • ICOLD Türkiye Komitesi Başkanı Turfan, deprem bölgesinde yer alan 48 barajdan 44'ünün Türk müteahhitleri ve teknik elemanlan tarafından projelendirilip denetlendiğini söyledi ve deprem sonrasında barajlann hiçbirinde hasar meydana gelmediğıni bildirdi. Diyarbakır İmar İzleme Bürosu 150 bin kaçak yapıya takip MAHMUTORAL Mahruki'den yeni kitap İSTANBUL(AA)- AKUT'un kurucusu Nasuh Mahrukı'nin "Asya Yollan, Himaîayalar ve öte- si" adlı yeni kitabı Yapı Kredi Yayınlan'ndan çık- tı. Mahruki, bu kitabında, motosikletle tstan- bul'dan yola çıkıp Katmandu'ya gidişini, Tibet'te 1 ay süren hazırlığın ardmdan 28 Eylül 1997 ta- rihinde dünyanın 6. yüksek dağı olan 8 bın 201 metrelik Cho Oyu'nun zirvesine gerçekleştirdiği Türkiye'nim en yüksek solo ürmanışını ve Nepal, Sıkkım, Hindistan, Pakistan ve îran'ı geride bı- rakarak yeniden Istanbul'a dönüşünü anlatıyor. ANTALYA (Cumhuri- yet) - Uluslararası Büyük Barajlar Komitesi 67. Yıl- lık Icra Konseyi, 20-25 Eylül tarihleri arasında Antalya'da toplanacak. Cam Piramit Sabancı Fu- ar ve Kültür Merkezi 'nde yapılacak konsey toplan- tısı ve "Baraj Temel Prob- lemkri ve Çözumleri"' ko- nulu sempozyuma, 60 ül- keden 400 akademisyen ve firmalann üst düzey yöneticileri katılacak. Sempozyumun yanı sıra yerli ve yabancı fir- malann katılacaklan u Dam Construction 99" fuan 23-25 Eylül tarihleri arasında açık kala- cak. Toplantıyı organize eden Aristo Tour Genel Müdürü Tansu Kocakanat. bu toplantının her yıl birülkede düzenlendiğini, Türkiye'de ise ilk defa gerçekleştirileceğıni belirterek şunlan söy- ledi: "Türidye, baraj inşaatı sektöründe dûnyada en önemü ikinci pazar. Barajlar konusunda dün- yanın en büyük pazan Çin'dir. Türkiye'de ba- rajlar Ue ilgili çokproje var. Aynca özeUeştirme sebebi Ue de ilgi görmektedir. Özellikle ABD ve Japom^'dan bu toplantr>^ uzmanlar kaUlacak. Önemli firmalann üst düzey yöneticileri de ge- lecekler.Topbntıda baraj kışaatteknolojileri,ba- rajlann çevreye etkileri. ekonomik katkıİan, baraj finans projeteri gibi konular ete ahnacak." Uluslararası Büyük Barajlar Komisyonu (ICOLD) Türk Milli Komitesı'nden yapılan açıklamaya göre, komite tarafından düzenlene- DtYARBAKIR- Marmara Bölge- si'nde büyük can ve mal kaybına neden olan depremin ardından Di- yarbakır'da "İmar tzieme Bürosu" oluşturuldu. Dicle Üniversitesi'nde yeni ku- rulan deprem laboratuvannda ise is- teyen yurttaş, konutumm deprerne da- yanıklı olup olmadığını test edebi- lecek. Diyarbakır"da Vâlilik ve Büyük- şehir Belediye Başkanlığı, kentteki imar gelişmelerini bundan böyle da- ha sıkı daıetleyecek. Deprem önce- sinde İçişleri Bakanı Sadettin Tan- ûuı'ın4Ağustos 1999 tanhve 53882 sayılı "Kaçak ve ruhsatsız yapüaş- manınönlenmesivebuşekiMeyBpÂ- d^tespitedtoı bkalarm yıkımı" ko- nusundaki genelgesini de dikkate alan Diyarbakır Vali Yardımcısı Hü- seyin NailAta\ başkanlığındau tnıar tzieme Bürosu" oluşturuldu. Kuru- lan büronun yetki, sorumluluk ve yapacağı işlerin tespiti konusunda ya- pılan toplantıda bir dizı karar alm- dı. Buna göre. öncelikle, GAP 1da- resi Başkanlığı' nca hazırlanan ken- tin imarplanınmbiran öncetamam- lantnası istenecek. Diyarbakır'da halen devam eden inşaatlann konrrol kartlannın gün- celleştirilmesinın sağlanmasmın ar- dından, inşaat alanlannda Inşaat Mü- hendisleri Odası'nca oluşturulan ekipler, sürekli denetim yapacak. TSE belgeli olmayan malzemelerin inşaatlarda kullanılmasına izin ve- rilmeyecek. Iskân ruhsatı olmayan binalann kullanımı engellenecek. Projelerya- pümadan önce zemin yer etüdünün yapılmasının zorunlu hale getirildi- ğı kentte, kaçak yapılar da zabıta marifetiyle tek tek tespit edilerek rapor halinde valilık bünyesınde oluşturulan İmar İzleme Bürosu"na sunulacak. Büyukşehır Belediyesi İmar Mü- dürlügü'nden edinilen bügilere gö- re Diyarbakır'da sayılan 150 bini bulan kaçak konutun bire bir tespi- tinin ardından bunlann takibinin ya- pılması için gerekîiğinde mahalle muhtarlıklan ve karakollar görevlen- dirilecek. Öte yandan Dicle Üniversitesi Mühendislik Mimarhk Fakültesi în- şaat Bölümübünyesindeyeni kuru- lan deprem laboratuvan da yurttaş- lann kullanırruna açıldı. Bölümyet- kililerinden edinilen bilgiye göre, konutumm depreme dayanıklı olup olmadığını öğrenmek isteyen yurt- taşlar, başvurduklan halde laboratu- var ve teknik eletnandan yararla- nabilecek. cek 67'nci Yıllık Icra Konseyi Toplantısı ve "Ba- raj TemdProbkmieriw Çözumleri'' konulu sem- pozyuma, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in de katılması bekJeniyor. Toplantıya, Uluslararası Büyük Barajlar Komis- yonu (ICOLD) Başkanı KaareHoeg, Güney Af- rika Devlet Bakanı ve 60 ülkenın komisyon başkanlannın da aralannda bulunduğu 400 ya- bancı baraj uzmanı katılacak. 'Barajlarda hasar yok 5 ICOLD Türkiye Komitesi Başkanı Mümtaz Turfan, A.\'yayaptığı açıklamada, depremböl- gesinde yer alan 48 barajdan 44'ünün Türk mü- teahhitleri ve teknik elemanlan tarafından pro- jelendirilip denetlendiğine işaret ederek, mey- dana gelen büyük deprem sonrasında barajla- nn hiçbirinde hasar meydana gelmediğini bil- dirdi. Turfan şöyle dedi: "Çok kısa süre önce hepimizj acrya boğan bü>ük bir deprem felaketi yaşadık. Bu feüıke- tin yaralannı sarmaya çahşırken en fazla tartı- şriankonulardanbiriolan taahhütsektörüneiBş- kin olarak bölgedeki baraj yapdanmn mukave- rneti teseüimiz olmuştur. Baraj mübendisleri ve müteahhitierinin yüz akı olan barajlarunmn bjçbirinde bu büy^k deprem dolayısıyla bir ha- sar oünamıstjr." " Baraj TemeJ ProMemteriveÇözümfcri" ko- nulu sempozyumun Türkiye'de meydana gelen deprem sonrası düzenlenmesinin anlamlı ol- duğunu ifade eden Turfan, sempozyumun, Tür- kiye'nin ve dünyanın can damarianndan biri olan sektörünün gelişimine katkıda bulunacağını umduğunu belirtti. Toplantılann paralelinde, 23-25 Eylül tarih- leri arasında, Antalya Cam Piramit Sabancı Kongre ve Fuar Merkezi'nin açık alanında uhıs- lararası "Dam Construction 99" fuan düzenle- necek. Sektörün tüm yerli ve yabancı kuruluş- lannın katıhmına açık olarak düzenlenecek fu- ann, yurtdışından gelen firmalara Türkiye pa- zannı ve firmalannı tanıma ımkânı sağlaması amaçlanıyor. DUZYAZI ORHAN BIRGIT Kıbns Politikamızda Ödün Yok... Uluslararası ilişkilerde bazen ilginç çakışmalar birbirini izleyebıliyor. Gelecek yıl kasım ayında başkanlık görevini devredecekolan Clinton, Kıbns'ta bazıları için 36 yıldır süregelen belirsizlik dönemını noktalamayı amaçlıyor. Clinton'ın bu amacı. elbette 2000 Kasım'ında onun partisinden Beyaz Saray'a gelecek olan ye- ni başkanın yelkenlerini doldurması beklenilen "oyian da etkiliyor. Özellikle o oylarda söz sahi- bi olmaktan vazgeçmeyen ABD'deki Rum lobisi şimdiden etkinlik gösterilerine gıriyor. önümüzdeki aralık ayında Helsınkı'de toplana- cak olan AB zirvesinin özellikle Kıbrıs'ın birliğe üyeliği işini sonuçlandırması için Türkiye sorunu- nu da bir çözüme bağlaması gerekiyor. Bu iki diplomatik takvimin yanı sıra Marmara ve Atina'daki depremlerin neden olduğu karşılıkh itî- sancıl yaklaşımlar, Yunanıstan'ın öteden beri Tür- kiye'nin AB'ye girmesıni engellemeye yönelık gi- rişimlerini yumuşatacağı belirtılennı öne çıkardı. Bu aşamada Yunanlı yöneticiler. öyle bir gırişimin yo- lunun, Türkiye'nin Kıbns sorunu için izleyeceği politikayı gözden geçirmesinegöre belırleneceği- ni açık açık söylerken, özellikle bızım kamuoyu- muzu etkileyen medya dünyamızda gereğınden faz- la sıcak rüzgârlara rastlanıyor. Sanki Marmara deprem felaketinin yaralannı sarmak amacı ile insancıl duygular içinde hareket eden onca yabancı ülkenin insanlan arasında yar- dıma koşan Yunanlı komşularımız, bu davranış- lannda Kıbns'taki mego-ıdealarının etkısi altında yola çıkmışlarmışçasına yol gösterenlenmiz oldu. Otuz altı yıldır Kıbns'ta barış içinde yaşayan iki ayn devlet oldugunu unutup, açık açık söylenme- se bile "Canım ne çıkar; şu aşamada Atina bizim AB'ye girmemiz için kullandığı ambargodan vaz- geçecekmiş. Biz de Rauf Denktaş'/, sürdürdû- ğü ınatçı tutumla baş başa bırakalım" demeye gelecek yorumlar birbirini izlıyor. Bütün yaşamı, soydaşlarının sadece insanca yaşama hakkını savunmak ıçın ölüm tehhkesi ile burun buruna geçmiş olan Denktaş, ada Türkle- rinin kurduğu bir deyletin tanınmasında ısrar etti- ği için, bakınız eski Özal tayfasının kaleminde na- sıl suçlanryor: "... Kıbns'ın kanayan biryara oldugunu, herge- çen gün daha beter göçtüğünü, orada bir devlet falan olmadığını, statükonun sadece biravuç in- sanın rantına yaradığını ınkâr edecek akıl ve ızan sahibi birisi var mı?" Bu eski veyakın tarihini bilmezden gelen, bu Kıb- ns'ta ada ve anavatan Türkü yüzlerce insanımı- zın, ENOSlS'i önlemek amacı ile kan ve can ver- diğini unutan adam, bütün yaşamı boyunca sa- dece rant peşinde koşmuş olmanın etkısiyle, KKTC'nin bir devlet falan olmadığını söylerken, el- bette kimlerin ekmeğıne yağ sürduğünün <te far- kındadır. "" " " M ("»ıi»f .nıiiiM-a^ns • •• '; '- ' J ; 't; Hiç kimse bugün Türkiye'nin ve KKTC'nın kar- şısına çıkanlmak istenilen senaryolara bakıp, Bü- lent Ecevit'in ya da bir başka devlet sorumlusu- nun bizim Kıbrıs konusundaki görüşlerimızi değiş- tireceğini sanmamalıdır. Cteellikle son üç Cumhuriyet hükümeti, Kıbns için oynanan ve aktörieri sürekli olarak değiştirilen se- naryolan adeta ezberlemiştir. 1997'de ünlü Hoolbroke, ABD Başkanı'nın Kıb- ns özel görevlisi olarak geldiği Ankara'da, Ecevit ile Kıbns yerıne AB'yı konuşmayı yeğleyerek söz- de diplomatik bir şaşırtma planı sergilemedi miy- di? Arabulucu bunu yaparken aynı yıl bu sefer AB'nin dış ilişkilerden sorumlu üyesi Hans van den Bro- ek, Ankara'ya yaptığı resmı zıyarette AB ile Tür- kiye ilişkileri yerine Kıbns sorununda nasıl adım at- mamız gerektiği yönünde nasıhatlar vermedi mi? Üç gün önce feci bir uçak kazasında ölen Yan- nos Kranidiotis, Lüksemburg zirvesinin ardın- dan askıya aldığımız Türkıye-AB ilışkilerinin yeni- den ısınmasına yönelık Almanya, Fransa, tngilte- re ortak girişimini Yunanistan adına veto ederken "Biz adaylığı kimseye hediye etmeyiz" diyordp (Cumhuriyet, 5 Hazıran 1999). Bundan farklı sözler söylemediği, Türkiye'nin AB'ye girebilmesi için Kıbrıs'la ılgılı görüşlenni de- ğiştirmesini önerdiği geçen haftaki soyleşilerinde mütevveffa Yunan Devlet Bakanı'nı sankı bir ba- nş havarisi gibi değerlendirenlerimiz var. önceki gece Çankaya'da Demirel ve Denk- taş'ın ortak başkanlığında yapılan ikilı zirve, Ecö- vit'in VVashington ziyareti öncesinde, Kıbns soru- nunda Türkiye yönünden hiçbir revizyona gerek olmadığını bir kez daha öne çıkarmış olmahdır. ABD yetkilileri aynı gün Başbakan Ecevit'i ziya- ret ederek, Başkan Clinton ile görüşmesi sırasın- da kendisine önerileceği anlaşılan "3 7ü çatı" isirp- li formül için nabız yokladılar. Ecevit'in, Türkiye'nin Kıbrıs sorununu ulusal bir politika olarak değerlendirdığini konuklarına bir kez daha anlattığını biliyoruz. Türkiye'nin. Kıbns'ın nerede olursa olsun masa üzerine yatınlmasına iti- raz etmediği, her zaman dıyaloğa açık olduğu, ABD'li temsilcilere 26 Eylül ziyaretinden önce bir kez daha anlatılmış olmalı. Türkiye, Kıbns'ta kuzeyde ve güneyde iki dev- letin bulunduğu gerçeğinı kabul eden herkesin, bg devletler arasında öncelikle barışın gerçekleşme- si koşulunu benimsemesi gerektığini öne sürüyor. İki Kıbns devletinin aralannda barış gerçekleş- tikten sonra, isteniyorsa bir üçüncü devlet -elbet- te konfederasyon kimltği ile çatı görevi yapmak için- gerçekleştirilebilir. Ondan ötesi, "Ben seni çok sevdim, al bu ma- lı, senin için ucuza vereceğim " türünden bir işpor- ta mantığıdır. Ve Ankara'nın yeni La Fontaine öyküleri dinle- meye hiç de istekli olmadığı, gerekirse VVashing- ton'da bir kez daha ve elbette diplomatik bir ne- zaket içerisinde dile getirilecektir. Faks: 0212 677 07 62 E-Mail:orhan.birgrt(a do.nettr. . Fazıl Hüsnü Dağlarca: Türkçem, benim ses bayrağım! TÜRKDİLKURUMU
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog