Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 17EYLÜL1999CUMA HABERLER Ekonomide hareketlilik planı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) -Türkiye Dış Ticaret Derneği (TÜRKTRADE) Genel Sekreten Süleyman Gedik, hükûmetin ihracatı desteklemek için aldığı kararlann hızlı ve etkin biçimde uygulandığını sayundu. Gedik. TÜRKTRADE yönetiminin ıhracata yönelik görüşlerini iletmek üzere 14-15 Eylül günlerinde Devlet Bakanı Recep Önal. Maliye Bakanı Sümer Oral. Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel ve Exımbank Genel Müdürü Ahmet Kılıçoğlu ile görüştüklerini söyledi. Emniyette 2000 sorununa çözüm • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki bilgisayar sıstemlerinin 2000 yılına uyıunluluk testlerinin tamamlandığı bildirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada. bilgi işlem dairesi tarafından yürütülen çahşmalann başanyla sonuçlandınldığı belirtıldi. Hasan Âli Yücel hkokulu açılıyor • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Berlin Atatürkçü Düşünce Derneği'nin -(ADD) öncülüğünde çeşitli , kurulu^ ve derneklerin katkılanyla. 8 yılhk kesintisiz temel eğitimi desteklemek amacıyla Kınkkale'de yaptınlan "Hasan Âli Yücel llkokulu'' yann törenle açılacak. Japonya'dan kredi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Boğaz Tüp Geçişı ve Bozüyük-Mekece Yol Geliştinne Projesi için Japon Overseas Economic Corporation Fund'dan (OECF)yaklaşık41.8 milyar Japon Yeni (402 milyon dolar) finansman sağlandı. Hazine Müsteşarlıgı'ndan yapılan açıklamaya göre, söz konusu fmansmana ilişkin kredı anlaşmalan. bugün Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik tlişkiler Genel Müdürü Aydın Karagöz ve OECF Başkanı Kyosuke Shinozavva arasmda ımzalanacak. başvurulmaıtı' • Istanbul Haber Servisi - Yalova Termal'de ısı artışıyla ilgilı olarak îstanbul Teknik Üniversıtesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Gülsün Saglamer, İTÜ'ye başv urulmadığını duyurdu. Sağlamer. ÎTÜ'nün inceleme için deprem tarihi olan 17 Ağustos'a gün verdiği haberlerini de yalanlayarak söz konusu başvurunun başka bir üniversiteye yapıldığını ifade etti. Akaryakıta zam • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) -Petrol ürünlerinden gazyağı ve fueloil 6"nm perakende satış fiyatlan, yüzde 2.7 ile yüzde 3.8 oranlan arasmda arttınldı. Gazyağının perakende satış fiyatı Ankara'da 318 bin 300 liraya. lstanbul'un Anadolu yakasında313bin5OO liraya. Avrupa yakasında 314 bin 300 liraya, tzmir'de 312 bin 500 liraya yükseltildi. Fueloil 6'nın perakende satış fiyatı ise Ankara'da 86 bin liraya, lstanbul'un Anadolu yakasında 98 bin 100 liraya, Avrupa yakasında 95 bin 300 liraya. tzmir'de de 93 bin 100 liraya çıkartıldı TGC'nin duyurusu • İstanbul Haber Servisi - Türkiye Gazetecıler Cemiyeti (TGC), 23 Eylül'de Ankara'daki üyeleri ile yapacağı toplantıyı ve aynı gün Anadolu Ajansı Sanat "Galerisi'nde açılacak olan "Çızgiyle Basın" konulu serginin deprem felaketi -nedeniyle ıleri bır tarihe ertelendiğinı duyurdu. Eyüboğlu başkan • İstanbul Haber Servisi - Özel Okullar Derneğı Yönetim Kurulu'ndan yapılan yazılı açıklamada, Özel Okullar Derneği Başkanlığı'na kurucusu olduğu Özel Boğaziçı Lisesi'ndeki ortaklığını bitirmesi nedeniyle ıstifa eden Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Uçar'ın yerine Dr. Rüstem Eyüboğlu'nun seçildiği behrtildi. Yalova'da mahkeme 18 müteahhit hakkmda gıyabi tutuklama karan çıkardı MHR, Tatari görevden aldı FARUKKIRTAY YALOVA - Yalova'da okullann onanm ve bakım ihalesini alan MHP ll Başkanı Erol Tatar ile il yöneticileri."sıfatlannı şahsi işle- rinde kullanmalan. istismar etme- leri ve baskı unsuru olarak kullan- malan" nedeniyle MHP Genel Merkezi tarafından görevden alın- dı. Tatar'ın da aralannda bulundu- ğu 18 müteahhit hakkında cumhu- riyet savcıhğınca gıyabi tutukla- ma karan çıktı. TBMM Deprem Araşt'ırma Komisyonu üyesi ve DSP Yalova Mılletvekılı Hasan Suna. okullann onanm işi verilen sıyası parti il başkanlan ve >öne- ticılerinin tümünün ihaleden çe- kılmesi gerektiğıni söyledi. Yalova'da okul onanm işlerinin siyası parti başkanlarının sahibi olduğu şirketlere verildiğine iliş- kin tartışmalarbüyüyor. Yalova'da toplam 40 okulun bakım ve ona- nm işlerinin davet usulü yapıldı- ğına ilişkin gazetemizde çıkan ha- berler üzerine bir açıklama yapan Yalov a Valisı Nihat Özgöl. •'Yalo- va'da 16 okul ve bu okullann top- lam ihak keşif bedeli 70 milyar B- radır" dedı. Ancak Özgöl'ün bu açıklamasına karşın. mılli eğitim müdürlüğünün telefonla ıhale ver- diğı müteahhitlerin sayısının 20. okul sayısının 40. toplam ihale ön- keşif bedelınin ise 300 milyar lira olduğu ortaya çıktı. Millı eğitim müdürlü. bayındır- lık ve ıskân il müdürlüğüne ve TB- MM Deprem Araştırma Komisyo- Maliye Bakanlığı harcamalara özen gosterilmesini istedi Kamııda depremtcısamıfiı ANKARA (ANKA) - Maliye Bakanlığı, Mannara Bölge- si'nde meydana gelen depremin verdiği tnaddi zararlann yukü- nün hafifletilmesi ve bölgedeki hayatın noımale döndürûlmesi için önemli bir kaynağa gerek- sinim duyulduğunu biîdirerek, kamu kurum ve kuruluşlann- dan ödenek kullanımına büyük özen göstermelerini istedi. Maliye BakanhgYnın, Resmi Gazete'de yayımladığı 1999 mali yılı bütçe uygulama tali- matında, bütçe harcamalan açı- nu'nda bulunan lıstede. Yalova'da hasarlı bulunan okullann adı. bu okullann hangi müteahhide veri- leceği ve karşılığında ne kadar pa- ra ödeneceği yer alıyor. Lıstede ihale bedelleri ve alan kişilerin adlan şöyle sıralandı: Yalova Lısesi 40 milyarkarşılı- ğmda eski ANAP Ilçe Başkanı Ya- lova Belediye Başkan Yardımcısı Birol.Aslan'm sahibi olduğu Yalo- va Mühendishk'e. Safran Köyü ve Hacı Mehmet Köyü tlköğretin. Okulu 10 milyar lira karşılığında MHP tl Başkanı Erol Tatar'a ait Ayça înşaat'a, Kizımiye Köyü ve sından deprem zararlanıun gi- derilmesinın öncelıkli olduğu belirtildi. Hasarlann giderilme- sine yönelik harcamalar ile do- ğal afetler, orman yangınlan, iç ve dış güvenlikle ilgili istıhba- rat hizmetlerinin yerine getiril- mesine dönûkhaTcamalar, kara- yolu trafik güvenliği ile 8 yılhk kesintisiz zorunlu ilköğretimle ilgili harcamalar ve Doğu ve G. Doğu Anadolu claki yatınmla- nn. talimatlann dışında olduğu bildirildi. Dikkat edilmesi ge- reken noktalar şöyle sıralandı: Çukurköy Ilkögretim Okulu 7 mil- yar lira karşılığında MHP ll Baş- kan Yardımcısı Mazhar Akçay'a, Şehit Osman Altınkaya Anadolu Lisesi ve Atatürk Ilkögretim Oku- lu 8 milyar lira karşılığında ANAP il yönetim kurulu üyesi ve Yalova Valisi'nin oğlunun inşaat şefliğini yaptığı Akdemır tnşaat'a. Org. Se- lahattin Pusalettin îlköğretım Oku- lu ANAP İl Başkanı Özkan Tîrya- kfye aıt Tiryaki Înşaat'a. Elmalık Köyü, Sultaniye Köyü Ilkögretim Okulu ve Zübeyde Hanım Ilkög- retim Okulu 9 milyara DYP il yö- netim kurul üyesi Nlyazi Kuyum- • 4. üç aylık dönem içinöngö- rülen yurtdışı yolluk ödenekle- ri asgari kullanılmah. • Telefon ücretleri, taşıma gi- derleri ve diğer giderler için ön- görülen ödenekler ile tüketim mallan, kırtasiye ve yayın gider- leri, yakacak alımlan, akaryakıt ve diğer giderler için aynlan ödenekler zorunlu durumlar dı- şında harcanmamalı. • 1999 bütçesindeki döşeme, demirbaş ve ambulans hariç ta- şıtlarla ilgili ödeneklerin kuila- rulmamasına özen gösterilmeli. cu'ya, Şaban Temüge Ilköğretim Okulu, eski MHP belediye başkan adayı Kazun Karyağdı'ya. Ihalelerin telefonla verildiğinin ortaya çıkmasının ardından MHP Genel Merkezi'nden Devlet Bah- çeli ve Şevket Bülent Yahnici im- zasıyla gönderilen yazıda. Yalo- va'da MHP örgütünün feshedildi- ği belirtildi. Yahnici,"tl başkanı ve vönetici- lerininbu sıfatlannı şahsi işlerinde kullanmalan, istismar etmeleri ve baskı unsunı olarak kuUannuüa- n" nedeniyle böyle bir karann almdığını açıkladı. MHP'nin görevden alman ll Başkanı Erol Tatar'ın da aralann- da bulunduğu, ölüme sebebiyet verdikleri gerekçesiyle haklann- da soruşturma açılan 17 müteah- hidin adlan şöyle: Tevfik Erbaha (18 Nisan seçim- leri öncesinde DYP'li belediye meclis üyesi). Nunıllah Yıhnaz (DSP'nin 18 Nisan seçimlerinde- ki belediye başkan adayı). tsmail Akçay (Akçay lnşaafm ortağı). İbrahim Baltact, Sebahattin Can- türk. Fahrertin Çimen. İbrahim Sevinç. Celal Topaldı. H. İbrahim Gürbüz, Hanın TorpL Metin Çe- ker. Bahtiyar Kopuz, Hacı Kazak, MihriyeTopçular ve Hürriyet Öı- sevim. TBMM Deprem Araştırma Ko- misyonu üyesi ve DSP Yalova Milletvekili Hasan Suna, bundan böyle yapılacak ıhalelere siyasi partilerle ilişkide bulunan hiçbır müteahhide iş verilmemesi gerek- tiğini belirterek "thaleler afet böl- gelerinde de şeffaf yapılmalı, ben seçim öncesi >«rdiğim şeffaf olaca- ğız sözümün arkasında dunıyo- rum. MHP tl Başkanı Erol Ta- tar'ın göstenniş olduğu duyartab- ğı diğer sivasiler de göstermeü ve bu ihaleden çekilmelidir" dedi. B arada Yalova Belediye Başka- nı Yakup Koçal'ın yönetim kuru- lu başkanlığınıyürüttüğü vedep- remde yıkılan Oncü Koleji öğren- cilerinin kentteki Şehıt Osman Al- tınkaya Anadolu Lisesi'ne kayıt yaphrmak için başvurması tartış- ma yarattı. Kocaeli Sanayi Odası Deprem raporu hazırlandıKOCAELİ(Cumhurivet)-Kocaeli Sa- nayı Odası. deprem sonrası bölgede eko- nomik kayıplann azaltılması ve onanl- ması konusundakı önerilenni içeren bir raporu devlet yönetıcıierine gönderdi. Raporda. bölgerir Sv^"<nlannm çözüm- lcnmesi için 'I^EJa, nu ııik veSosyalKoıı- seyleri' kurulrna's 1 .öne 11di. • Kocaeli Sanayi ıJdası'iıin raporunda, "Bölgedeki insan variıgının ve işgücünün stabilizasyonu" konusunda ^u öneriler sı- ralandı: Konutdesteğj: Bır ap önce devamlı ko- nut yerleşimi polıtıkasının ortaya kon- ması, kira \ ardımı uygulamasının başla- tılması, kooperatif ve yarım kalan tüm inşaatlara fınansal destek sağlanması. \ergidesteği: Deprem bölgesinoVişgü- cünün ge.ır \ergisi yükünün geçici ola- rak kaldınlması. SSK ve Bağ-Kur öde- melennde de geçici süreli muafiyet geti- rilmesı. işyerlerine. çalışanlanna yöne- lik konut harcamalan, kira. bannma har- camalan için belgelenmek kaydıyla \ er- gi matrahmdan indırim sağlanması. Eğitim desteği: Bölgede bulunanlara yalnu yüksekokul bazında değil. temel eğitim ve lise düzeyinde de eğitim kredi- si sağlanmalıdır. Bu öğrenci veya özel okul, kurslar çerçevesınde olabilir. Ulaşun desteği: Insanlar çadırkentlere, deprem bölgesı içınde hasarsız olan. Gebze. İstanbul gibı yerleşım alanlarma taşınmışlardır. Buralara, bölge içındeki- lere beledıyelerın katkılanyla servisler, bölge dışındakılere özel kuruluşlann kat- kılanyla servisler konulmalıdır. Raporda, sanayiye fınansal desteğın sağlanması konusunda şu görüşlere yer verildi: "Halk Bankası ve Ziraat Ban- kası kredilerinin ertelenmesi. Exim- bank tarafından bölgedeki ihracatçı sanay icilere açılan sevk öncesi ve diğer ihracat kredilerin geri ödeme sflreleri- nin uzatılması ve limitlerinin arttırıl- ması gerekmektedir." Bohı'da depremde evini kaybedenlerin ikarneti için planlanan prefabrike konuüann bir kısnu tamaml^ndı. Bolıı'da3 bin 95 konutüimüylepkıldı Yurt Haberferi Servisi - Depremin bü- yük yıkıma yol açtığı Bolu'da, ön hasar tespitçahşmalannın ardından, kesin hasar tespit çalışmalan da tamamlandı. Deprem- de Bolu ve ilçelennde, 3 bin 95 konut yı- kıldı, 649 işyerinde ağır hasar meydana geldi. 4 bin 179 konut ve 1.015 işyerinde orta hasar, 3 bin 300 konut ve 482 işyerin- de ise az hasar tespit edildi. Yalova'da in- celemelerde bulunan TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Başkanı AtiOa Mutman,a Tflridye olarak.depremden na- sden azhasartaçıkanz'ın hesabuu yapraak zorundayTz" dedi. Bolu Kriz Masası'nca görevlendirilen 3 kişilik ekip. depreme maruz kalan ilçeler- deki köylere, gıda, temizlik ve bebek ba- knn malzemelerinden oluşan yardımlan ulaştınyor. Ekip tarafından Çilimli ilçesi- ne bağh Döngelli. Topçular, Pırpır, Araba- cı, Sanmeşe, Kiraztarla. Kuşoğlu. Ishak- lar ve Dıkmeli köylerinde toplam 146 ha- neye yardım malzemesi dağıtıldı. Enkaz kaldırma çahşmalannın devam ettiği Bo- lu'da, şu ana kadar 355 binanın enkazı kal- dınldı. Tanm 11 Müdürlüğü ekiplerinin, il- çelerdeki hayvan kayıplan ile zirai bir za- rar olup ohnadığı konusundaki tespit ça- lışmalan devam ediyor. Salgın hastalıkla- ra karşı düzenli olarak ilaçlama yapılıyor. Bolu Valiliği'nce depremzedelere yar- dım için açılan banka hesaplannda, bugü- ne kadar 94 miryar 933 milyon 170 bin Türk Lirası toplandığı bildirildi. 9 kişiden oluşan TBMM Deprem Araş- tırma Komisyonu üyeleri Yalova Kriz Merkezi'nde. Valı NihatÖzgöi ile Beledi- ye Başkanı Yakup Kocal'ı ziyaret ettiler. Komisyon üyelen ziyaretin ardından, be- lediye başkanlan, sivil toplum örgütleri ile esnaf ve sanayi odalannın temsilcileriyle birtoplann yaptılar. Meclis Araştırma Ko- misyonlan tarafından geçmişte hazırlanan değişik raporlann, siyasi istikrarsızlık ne- deniyle bekleneni vermediğine dikkati çe- ken Mutman. "Depremle ilgili haarlavaca- ğutuz bu rapora Türkivt büvük ilgi göste- recektir. Çünkü, depremin ağır faturasuu ödemiştir"' diye konuştu. Yalova Valisi Nihat Özgöl. kentte dep- reme dayanıklı prefabrik konuüann ihale aşamasına geldiğini. 36 metrekare olarak planlanan konutlar için TlGEM'e ait ara- zinin uygun görûldüğünü ifade etti. lzmit'in Gölcük ilçesinde, depremze- deler için 3 mega çadırkent daha kurula- cağı bildirildi. Kriz Yönetim Merke- zi'ndenyapılan açıklamada, Gözlemente- pe, Şirinköy, Hisareyn. YeniköyveTopçu- lar bölgesinde kurulacak çadırkentlerin altyapı çalışmalannın tamamlanmak üze- re olduğu belirtildi. TSK'mn sürdürdüğü altyapı çahşmalannınardından. kışadaya- nıklı çadırlar kurulacağı ifade edildi. Yeniköy Belediyesi'nde. TSK'nin daha önceyaptığı Mehmetçik çadırkentinin ya- nına 8. Mekanize Piyade İugay Komutan- hğı tarafından 1.500 kişilik 2. Mehmet- çik çadırkenti kurulacağı bildirildi. SIFIR NOKTASII ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@turk.net Çetelerin valisi olur mu? Çe- telerin emniyet genel müdürü olur mu? Radikal gazetesi; Bursa Valisi ve eski İstanbul Emniyet Müdürü Ortıan Ta- şanlar'ın bir uyuşturucu ka- çakçısıyla ilgili sahte belge dü- zenlediğini, bunu da İbrahim Şahin, Ayhan Çarkın gibi özel tımcilerte birlikte yaptığını yaz- dı. Bu bizim için sürpriz mi? Hiç değil. Taşanlar, Metin Göktepe'nin öldürülmesi sı- rasında İstanbul Emniyet Mü- dürü'ydü; Göktepe cinayetini örtbas edecek açıklamalar yapmıştı. Aslında saymakla bitmeyecek "işleri" herkes ta- rafından biliniyor. Bunu biz biliyoruz da, onu Bursa Valiliği'ne tayin eden si- yasi irade bilmiyor mu? Türki- ye Büyük Millet Meclisi'nin ku- lak-burun-boğaz uzmanı dok- tor İbrahim Doğan'ın da 1970 yılında Teğmen Necdet Güç- lü'yü siyasi çatışmada öldür- düğünün mahkeme kararıyla kesinleştiğini Meclis Başkanı bilmiyor muydu? Nesim Mal- ki cinayetine Emniyet Müdü- rü'nden Jandarma Komuta- 'Çetelerin Valisi' nı'na kadar birçok devlet gö- revlisinin adının kanştığını biz yıllar sonra öğrendik. Dosya- larda yer alan, Meclis tutanak- lanna geçen bu isimler basına yansıyana kadar hepsi görev- lerini sürdürüyorlardı. Hatta terfı ediyorlardı. Manisa'da, gençlere yapılan işkenceyi örtbas etmeye çalı- şan zamanın Manisa Emniyet Müdürü Kemal Iskender, şu anda Ankara Emniyet Müdür Vekili. Onu oraya tayin eden siya- si irade bizim bildiğimiz bu gerçeği bilmiyor mu? Aslında, devlet görevlileri içinde yükse- len birçok işkencecinin, ırkçı ideoloji yanlısının listesini çı- karmaya çalışsak, geriye kim kalır soaısunu sorabiliriz. Bütün bu tabloyu gördükten sonra Toktamış Ateş'in dün- kü yazısında ifade ettiği devlet tahliline kafam takıldı. Ateş, şunları söylüyordu: "Devlet, tarihin belli bir evresinde, or- tak 'amaç' ve 'umutlan' olan insanlann; kimi zaman büyük zoıiuklaria, kan ve gözyaşıyla oiuşturduktan örgüttür... Dün- ya üzennde her devletin bir ideolojisi vardır." Ateş'in ikinci cümlesinden başlayalım: Evet doğru; her devletin bir ideolojisi vardır. Peki, yukanda tablosunu çiz- meye çalıştığımız devlet han- gı ideolojiye işaret ediyor? Mustafa Kemal' in, Cumhuri- yet'i kurarken savunduğu ide- olojiyle, bu devlete yön veren ideoloji aynı ideoloji mi? Tabii ki değil. İkinci olarak; Toktamış Ateş'in devlet tahlili, devleti sı- nıflar üstü göstermeye çalışan burjuvazinin tahlilini tekrariıyor. Dünyada hangi devlet bütün sınrfları, ortak amaç ve ortak u- mut etrafında toplama başarı- sını gösterebildi? Örneğin, şu anda son Türk Devleti'ne yön veren ideoloji de ilkel de olsa burjuva ideolojisi. Ancak, bi- zim iktidara egemen olan bur- juvazimiz üretim güçlerinin ge- lişm'emesi nedeniyle gelişmiş kapitalist ülkelerin burjuvazile- rinden daha geri ve daha vah- şi. Bu nedenle Türkiye'deki kapitalist sistem çok daha ge- ri bir siyasi yapıya dayanıyor. Yoksa, Orhan Taşanlar bu ülkenin en önemli kentlerinden birisinde nasıl hâlâ valilik yapa- bilir? Bu ülkenin Meclis'ine si- yasi cinayetten hükümlüler na- sıl doktor olarak atanabilir? Iş- kenceciler sürekli emniyet ör- gütü içinde nasıl yükselebilir? Devleti; biz şimdiye kadar, Marksizmin çok doğru ve ye- rinde olarak saptadığı gibi, ''egemen sınıflann baskı aracı" olarak öğrendik. Yani her dev- letin bir egemen sınıfı vardır ve Toktamış Ateş'in de belirttiği gibi o sınrfın da bir ideolojisi vardır. Bizim değişmesini istediği- miz şey, bu devlete yön veren burjuva ideolojisinin ilkelliği. Türkiye'deki gelişmiş, modern üretime dayanan kapitalistle- rin bile eleştırdiği ve değiştir- mek istediği geri bir mantıkla yönetiliyor bu devlet. Diyoruz ki, en azından bu devlet, orta gelişmişlikteki kapitalist bir ül- kenin ölçülerine uysun. Işken- ceciyi yükseltmek yerine ce- zalandırsın, sahte belge dü- zenleyen görevliyi vali yapma- sın. Çetelerden hesap sorsun. Bütün bunlan yapsa bile, yine de egemen sınıflann devleti ol- maktan çıkmaz. Daha özgür- lüklere açık. daha gelişmiş bir kapitalist devlet olur. Son dönemde devleti top- tan savunma refleksi devletle ilgili en temel tanımları bile unutturacak düzeye geldi. Bu tahlilleri Toktamış Ateş de bili- yor. Ancak, devlet kavramı çok yanlış zemin üzennde tartışıl- dığı için iş çığrından çıktı gibi. Türkiye henüz, sosyalist bir devleti kuracak bir olgunlukta değil. Biz gelişmemiş kapita- listlerin ve onlann bürokratla- rının egemenliğindeki bu dev- leti nasıl ehlileştirebiliriz, onu tartışıyoruz. BIRBAKMA SERVER TAlStLLt Tarih, Fantezi ve Gerçek Bizim kendi tarihimize bakışımızda vahim boş- luklar olduğu gibi, Avrupa tarihine bakışımızda da öyledir. Orada bütün uluslann aynı süreci yaşadık- larını sanır, ince farklılıklan gözden kaçırınz. En başta da Ingiltere ve Fransa tarihlerinin akışında- ki özelliklere fazla dikkat etmemişizdir. Oysa aynı uygarlık ailesinden olsalar da, değişik, giderek birbirine zıt bir yürüyüşü temsil eder o iki tarih. Ta feodal dönemden başlayarak... Gerçekten, Ingiltere'de feodalite, Fransa'dan farklı bir biçimde yerteşip gelişmiştir: Ingiltere'de Fatih William ın kurduğu rejimin en önemli nite- liği, feodal düzeni Ingiltere'ye getirmiş olmasıdır. Kendi iktidarını güçlendirmek amacıyla yapar bu- nu. Böylece, Ingiltere'de feodalite, devletin zayrf oluşunun bir sonucu olarak ortaya çıkmaz; tersi- ne, zafer kazanmış Norman prensınin kurduğu ve zor kullanarak kabul ettirdiği bir rejimdir o... Fransa'da ise, feodalite, Karolenj Imparatorlu- ğu'nun batışının bir sonucudur; devletin dağılma- sının ortaya çıkardığı bir durumdur. Bu dönemde kral, ulusal devletin şefi sıfatıyla sahip olduğu yet- kileri kabul ettirmek için yeter derecede güçlü ol- madığından, ancak prima interpares, yani eşitler arasmda birincı idı. Kral, "Kimdir senı prens ya- pan?" diye sorduğunda, prens de "Ya seni kral ya- pan?" diye küstahlaşabiliyordu. Peki ne gibi sonuçlan olmuştur bu farklılığın? Başta şu; Ingiltere'de, kralın iktidannıyontayon- ta parlamentarizm gelişip kurumlaşmıştır. Aynca, hem bu gelişmede, hem de kapitalizmin, giderek Sanayi Devrimi'nin oluşumunda, Ingiliz aristokra- sisi ile burjuvazisi yer yer uzlaşarak rol almıştır. Fransa'da ise, kral, feodal dağınıkhğa son vere- rek merkezde mutlakiyetini kurarken, parlamen- tarizm de ne söz, yükselen burjuvazinin haklı is- temlerine karşı sonuna kadar anlayışsızlık göster- miş, burjuvazi de çareyi devrim yapmakta gör- müştür; Fransa'da, bir aristokrasi - burjuvazi uz- laşması söz konusu olmamıştır. Laik düzenin yerleşmesınde de bu farMılığı gö- rürüz: Ingiltere'de, kralın da başında bulunduğu kilise, liberal gelişmeye yer yer katılırken, Fran- sa'da, Katolik Kilise her zaman despotluğun ya- nında olmuş ve böylece ilerici güçleri karşısında bulmuştur. Oyle olduğu için de, laikliğe, yani din- le devlet ayrılığına gidildiğinde ve uygulamasında, Katolik Kilise'nin uzlaşmazlığı hep göz önünde tutulmuş. tepesine vurulmuştur. Ancak, Ingiltere'de tarihin gül bahçeleri içinden geçerek geliştiği de sanılmasın. 17. yüzyılda Cromwell'in ünlü ayaklanışını ve bir kral kellesı- nin uçurulduğunu unutmayalım. Ama bu bir ya- na, Ingiltere tarihi -genel olarak- bir uzlaşmalar, Fransa tarihi de bir zıtlaşmalar tarihidir. Aranırsa, bu farklılığa daha başka gerekçeler de eklenebi- lir. Güzel de, niçin söylüyoruz bunlan? • * Biz, çağdaştarihimizde, daha doğrusu yüzümü- ' v ' "2ü Batı'ya ç«virdiğrmiz -neredeyse ikî yüzyrfa yakj- lasan- bir tarih kesitinde, bu iki gelişmeden efı çok hangisine ilgi gösterebilirdik? Hiç kuşkusuz Fransa'dakine! Çünkü çağdaş tarihimiz, bir gecikmişliği de bir an önce gidermek amacıyla, radikalizmi zorunlu kılıyordu. Hele Imparatorluk çökerken, arkasın- dan da Anadolu'da bir ölüm-kalım mücadelesine giriştiğimiz birsırada, içerde kim, kiminle neyin uz- laşmasını yapacaktı? Korkunç biryangından kur- tanlabilecek olanı kurtarmak, geleceği güvence al- tına almaktan başka ne düşünülebilirdi? Cumhuriyet, işte böyle bir ortamda doğmuştur. Bizzat kendisi, bu arada laikliği, Medenî Kanu- nu, tâ alfabesine kadar her şey bir devrimci atı- lımdır. Kurduğu demokrasi de, bütün bunlann ürü- nüdür ve onlarsız yaşayamaz. Nasıl ki Cumhuri- yet de, kendi eseri olan demokrasiden ayn düşü- nülemezse. Bunlar, etie tırnak gibi birbirine bağ- lıdıriar. Laiklik sorun yaratıyorsa özünden gelmiyor bu; olan b'ıten, bir yanm yüzyıllık ihanetlerin sonucu- dur. O sorunu çözmek de, aymazlık edip demok- rasi gerektiriyor diye, laik Cumhuriyetin düşmanı güçlerin, -adını koyalım- Islamcı ve şeriatçı çev- relerin önünü açarak olmaz. Bizim Katolikierimiz de bunlardır ve unutulmasın, demokratlıklan da kendilerinden menkuldür. Her ülke kendi tarihinin zorunluluğunu yaşar. Böylece ne Cumhuriyet'i, ne laikliği, ne de de- mokrasiyi, koşullardan soyutlayarak düşünemez- siniz. Fantezilere yaşamda yer vardın ama tarihe bakarken değil! Sonra "reform" derken, hep Cumhuriyet'in ge- tirdiklerinegözdikip, karşısındakilere, örneğin Is- lam'ı 1400 yıl önce nasılsa öyle alıp topluma da- yatmak isteyenlere hatırlatılacak bir şeyler yok mudur? Islam'da reform: Bir önemli bahis de budur. Bu ise, ayn bir yazının konusudur. Idama Hayır 1 kampanyası ÎHD'den 500 bin imza DtYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - İnsan Haklan Derneği Genel Merkezi tarafından başlatılan İ kampanyasmda Güneydoğu'dan 500 bin imza toplandığı belirtildi. İHD Güneydoğu Bölge Temsilcisi Hanifı Işık, kampanyaya toplumun her kesiminden destek verildiğini belirterek "tmza verenler arasında çok savıda güvenlik görevlisi de bulunuyor" dedi. Geçen ağustos ayında İnsan Haklan Derneği tarafindan başlatılan ancak Marmara Bölgesi'ndeki deprem nedeniyle ara verilen "İdama Ha>ır" kampanyasına yeniden devam edilmeye başlandı. İnsan Haklan Derneği Güneydoğu Bölge Temsilcisi Hanifi Işık, kampanyanın başladığı tarihten bu yana Diyarbakır'da 200 bin, bölgeden ise toplam 500 bine yakın imza toplandığmı belirterek hedeflerinin 3 milyon imza olduğunu söyledi. Işık, imza kampanyasının toplumun her kesiminden yoğun bir ilgi gördüğünü vurgulayarak "Siyasetçisinden doktoruna, öğretmeninden mühendisiae kadar her kesimden büyük bir ilgi var. Kampanyava bölgede görev yapan güvenlik güçlerinin de yoğun bir ügbini görmek mevcut" diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog