Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

17EYLÜL1999CUMA CUMHURİYET SAYFA 17 Tıp ve kip Resmi Gazete'de yayımlanan iki maddelik bir yönetmelik değişikliği ile eğrtim hastanelerinde doktorlann şef ve şef muavini atamalanndaki sınav kuralı kaldmlıp boş kadrolara atama yetkisi dünyaca meşhur Sağlık Bakanı Osman Durmuş'a verildi. Izmir Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Suat Kaptaner'in tepkisi şöyle oldu: "Demokratik ve bilimsel ölçütleıie yapılan sınava tahammül edilememiş, bp ortamına yönelik adeta bir cinayet işlenmiştir. Oğrendiğimize göre yönetmelik değişikliğinin yayımlandığı günden rtibaren atamalar başlamıştır bile. Bütün eğrtim hastanelerini yine kirli siyasetin eJlerine terkedecek bir yaklaşımdır." Elektronik posta: som©posta.cumhuriyetconUr Tel: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 97 - Parti lideıieri deprem bölgesini geziyormuş... "Demeç vermesinler baska ihsan istemez!" ok değerli araştırmacı-yazar Ismail Mırt- lu, 17 Ağustos'taki Körfez Depremi'nden sonra hemen oturup kaleme aldığı "Ku- ran, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında 45 Sa- niye: Deprem Musibeti" kitabında kıyamet günü- nün habercisi olduğunu saptadığı yer sarsıntılarının nedenini çok güzel açıklıyor: Fuhuş, Allah'ın inkârı ve faizci düzen. Hiç olmazsa gelecek kuşakları depremden koru- mak ve kıyamet gününü biraz olsun ertelemek için bu kitabın derhal ve öncelikli olarak bütün okullar- da okutulması gerekiyor. Aynca Nur tarikatının ku- rucusu Said-i Kürdi'nin deprem konusunda yıllar ön- ce yaptığı uyanlardan bir bölümünü derleyip yayım- layan Mega Basım'ın "Deprem Gerçeği" başlıklı ri- salesinin de sadece deprem bölgesindeki valilikle- rin önünde değil, tüm yurt sathında dağıtımının sağ- lanması büyük önem arz ediyor. Kaldı ki, Said-i Kürdi'nin bazı beyanlarına bakın- Musibet ca deprem musibetinden kurtulmanın mümkün ol- duğu anlaşılıyor. Ancak bunun için Başbakan Bü- lent Ecevit'in gereğini yapması gerekiyor. Nedir bu gerek? Önce, Said-i Kürdi Hazretleri'nin 1944 yılında "De- nizli Hapishanesi'nde tecrid-i mutlak ve haps-i mün- feridde" iken buyurduğu beyana bakalım: "Ey efen- diler! Dört senede dört defa dehşetli zelzeleler, tam tamına dört defa Risale-i Nur şakirtlerine şiddetli bir surette taarruz ve zulüm zamanlarına tevafuku ve her bir zelzele dahi tam taarruz zamanında gelme- si ve hücumun durmasiyle zelzelenin durması işa- retiyle, şimdiki mahkumiyetimiz ile gelen semavi ve arzi belalardan siz mes'ulsünüz!" Ne diyor Said-i Kürdı Hazretleri? Nur şakirtlerine yönelik dört taarruza karşılık dört dehşetli zelzele! En başta Erzincan depremi. Üstü- ne birde Said-i Kürdi Denizli'de mahkûm iken 1 Şu- bat 1944'te Bolu, Gerede, Düzce, Çerkeş, 15 Şu- bat 1944'te Antakya depremi! Bugünegelelim... Dün Nurşakirti iken bugün mür- şid olan Fethullah Gülen Hazretleri'nin uğradığı ta- arruz vezulümlerı hatırlayalım. Hazret, mahpusta de- ğil ama gitmek zorunda kaldığı Amerika'da bir nev'i sürgünde. Hakkındasoruştunmalarvar. Birtürlümem- leketine dönemiyor. Bundan büyük zulüm olur mu? Allah ondan razı olsun, 17 Ağustos'taki deprem- den sonra TÜPRAŞ'taki yangını taa Amerikalar'da müritlerine ezan okutarak daha fazla hasar meyda- na gelmeden durdurtu ama herşeyin bir sınırı var! Sayın Ecevtt. bu ay Amerika'yagidiyor... Döner- ken, Fethullah Gülen Hazretleri'ni alıp getirsin; bu sürgün, bu zulüm artık bitsin... Inşallah böylecefür- kiye deprem musibetinden kurtulsun! vergi Depremden birkaç gün sonra ek vergi salmaya kalkışan hükümet, halkın, tepkisi üzerine geri adım atmıştı. Müjdeler olsun; ek vergi eli kulağında çok yaktnda geliyor. Çünkü IMF'deki büyüklerimiz ek vergi önerdi. SESSÎZ SEDASIZ (!) NVRİ KURTCEBE DEPeEM idJLTÜ/Zü': PEPZEMDEtJ SOM2A ÛUJŞAAJ OB/ QWŞO& P Büyük depremlerin ortak paydası Emekli subay Erol Soysever, Türkiye'de yaşanan bazı büyük depremleri anımsattı: 1966Varto... 1967 Adapazan... 1967 Pülümür... 1970Gediz... 1975Dicle... 1976Çaldıran... 1992 Erzincan... 1995Adana... 1999 Marmara... Bu depremlerin ortak paydasını da anımsattı Erol Soysever: Süteyman Demirel. Varto'dan Çaldıran'a kadar başbakan, Erzincan'dan Marmara'ya kadar cumhurbaşkanı... Türkiye'nin yaşadığı önemli depremlerde devletin başında en çok bulunan politikacı... Her depremden sonra "yaraların sanlacağını" açıklayan ve en sonunda "Devletten değıl, depremden şikâyetçi olun" diyen kişi... Deprem Vakfı neden başardı olamadı? Marmara Bölgesı'ndeki depremden sonra öğrendik kı, Türkıye Deprem Vakfı, deprem konusunda çalışma ^yapmak için birçok girişimde bulunmuş ancak projelerine kimseden olumlu yanıt alamamış... Kimlere onursal üyelik vereceklerini, kimlere plaket dağıtacaklarını bilemedikleri için alamazlar tabii ki! Neyse ki, TEMA Vakfı deprem konusuna da el atmış... Iş bilenin kılıç kuşananın! | AYDINLANMA ATEŞt L fietişinı: Zeynep Eşiyok Faks: 0.212. 513 85 95 Bolıkesir ÇYDD'den depremzede öğrendlere burs... Bayrampaşa ADD Yurttaşlanmızı aydjnlatmak .?f§açıyia yann saat 14.0O'te. .. Kaymakamlık Bınası Tıyatro Salonu'nda depremle ılgilı alınacak etkın önlemlerin, hasarlı ve hasarsız binalann durumunun, tamiri ve uyulması gereken teknık önlemler ile depremle birlikte yaşamanın kurallannın ve alınacak diğer etkin önlemlerin açıklanacağı bir panel düzenliyoruz. Panele Jeofızik Müh. Odası tstanbul Şube Başkanı Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Inşaat Mühendısleri Odası Istanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe. Inşaat Mühendisi Tamer Doğan. Avukat Oya Şahin. Bayrampaşa Beledıye Terrdilcisi ve sigorta uzmanı konuşmacı olarak katılacak. Tekirdağ Cumok Yeni dönem çalışmalanmızın takvimini belirlemek amacıyla ilk toplantımızı yann saat 18.00'de Atlas Pasajı'ndaki Marmara Dershanesf nde gerçekleştiriyoruz. Balıkesir ÇYDD Balıkesir'de okuyan tüm depremzede gençlerimizi burs vererek kucaklamak istıyoruz. Bir mum da siz yakın. Tel: 0.266.239 13 46 Hesap No: Esbank 106 818-8. ÇYDD Genel Merkezi Prof. Dr. Tiirkân Saylan'dan açıkJama: Osman Çarmıklı, Ceylan Pirinçcioğlu ve Cem Hakko'nun temsil ettigi, iş dünyasından bir grup, deprem felaketi nedeniyle güçlennı birleştirip, "tstanbul Yardım Grubu" adıyla, Yalova Valiliği'ne başvurup bin 200 kişinin bannacağı prefabrik bir mahalle için yer tahsisi aldılar. Daha sonra bu çalışmayı bir Sivil Toplum Örgütü ile birlikte yapmayı kararlaştınp ÇYDD'ye başvurdular. Aramızda, proje ile ilgili ortak • yûrâtme konusunda bir ' " protokol yapıldı ve Yalova Valiliği'nce onaylandı. Bu proje, Power FM'de duyurulunca, bir inşaat firması, Içişleri Bakanlığı'na başvurarak "Power FM'de bir çağrı duydum. Ben de bu işleri yaparım. tstanbul Yardım Grubu neymiş, neden bana başvurulmadı?" gibi bir yazı göndermiş. Bu yazı. Istanbul Emniyeti'ne gelmiş. görevli polis memunı Power FM'e gitmiş, oradakiler, "Biz bu projeyi ÇYDD ile yapıyoruz. Başkan da Türkân Saylan" demişler. Bunun ûzerine Emniyet beni aradı ve gidip ifade verdim, konuyu anlattım. O sırada Yalova Valisi'nin imzaladığı protokol da geldi ve dosya tamamlandı. Emniyet'ten (Gayrettepe) çıkarken, bir gazeteci ordusuyla karşılaştım ve çok kızdım. Emniyete bir dernek yöneticisi olarak her zaman danışmaya giderim, bu durum ilk kez başıma geldi Uzatmak istemedim. Ertesi gün bazı gazetelerin önemli yazarlannın, Saadettin Tantan'ın emriyle. Osman Çarmıklı ile Tiirkân Saylan'ın gözaltına alındığı haberlerini yazdıklannı görünce bir kez daha şaşırdım. Uzun yıllar, Fatih'te. birlikte proje yürüttüğümüz Sayın Tantan'ın konuyla ilgili bir bilgisi olmadıgı açıktır. Ancak, hiçbir gizliliği olmayan ve tamamen yardım amaçlı, açık ve onaylı bir hizmeti simgeleyen bu projenin içinde gönüllü çalışanlann yıpratılmasını yanlış buluyorum. Konu, afetlerle ilgili çalışmalarda, bürokrasinin, duruma uygun yenilikleri ve esneklikleri bir an önce yaşama geçirmesiyle sonuçlanacaktır sanınm. KlM KİME DUM DLMA BEHÎÇAK behicakia turk.net ÇİZGİLİK KÂMİL MASARACI TARİHTE BUGÜN MÜMTAZARIKAN UEylül ADMW MENDERES'/N/OAM/A 1961'DE 8U6ÛN, SAŞIK BA$8AKAN ACHİAN UEKCeeeÇ, İMRAU ADA- SI'NM İOAM E&LDİ.UZUM Y/UJIK TÜRKİYE'A/İN yÖNETİMİHİ EUNÛE JUTAN CUMHURlYET H*X PABTİSİ'NE MUHALEfZET Ot/HSAK OG77»H ÇlKAH OEMOKJeATPAÇTİ'HİN, 1O YTLUK İKTİPrtlZ/NDA &4ÇBA- MfiNLlK VAPAMŞn. HALK/N SÜnjK DeSTEĞlYLE lÇ£ St/SrŞMİf Oü¥i\ MENP&!S£,KAUaNMA ÇAgASIYtA k£i TOPUjyoiSDU.AfJCAK, YA- PfiAN rÇLER İÇİN KAYNAtOAR BOeÇLANMAVH BAÇVUGULUYOR, MEMOEKES YETKİLE&Uİ AÇAN, " >E77C/ OUBUMUMA 6£lAi£XTEYPİ. MUHALSFST, AYDIN İAS, 6£*/ÇXJ*: VE O/SOU ÜZEfS/NP&Z/ &4SKIVI DUBMADAAJ Agn&rORPU. SONUÇTA,Z?MAYt£ Dei/KİMI 6£f5ÇEKl£f7İ l/£ MBMDEISeS YAR- ÖLÛM CE2ASINA ÇABPnRlU». CUM- Î EDÎLBN TBK İLAN , . ÇARŞIBAŞIKADASTRO MAHKEMESİ'NDEN ; EsasNo: 1999/3 Davacılar Asıye Ergüllü ve arkadaşlan vekilınce davalılar Fatma Koç ve arkadaşlan aleyhıne mahkememıze açılan kadastro tespıtinın ıptah ve tescıl davasının yapılan tensibı gereğince; Davalılardan Çarşıbaşı ilçesi Büyükdere mahallesinden Mustafa oglu Ali Çelik'e yapılan araştırmalara rağmen adresıne tebligat yapı- lamadığından, duruşma gününün kendisine ılanen tebliğıne karar ve- nldıgınden, adı geçenın duruşma günü olan 13.10.1999 günü saat 09.00'da bızzat kendısinin duruşmada hazır bulunması veyahut ken- dısinı bır vekille temsil ettirmesı, aksı halde duruşmanın yoklugunda devam edecegı ve karar verilecegi hususu ilanen tebhğ olunur. 12.8.1999 Basın: 41899 İLAN TC ÇANAKKALE YENİCE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Dosya No: 1998/543 Karar No: 1999/484 Davacı: Recep Işık, Sarıçayır köyü Yenice Davalı: Asiye Işık, Ordu ili Fatsa ilçesi Korgan köyü Dava: Boşanma Davat.: 12.11.1998 ^ " , / Karart.: 15.7.1999 Davacının davasının kabulü ile Çanakkale ili Yenice ilçesi Sa- nçayır köyü cilt no: 061/01 sayfano: 78kütük sıra 31 'de nüfusa kayıth Şaban ve Emine'den olma 1969 d.lu davacı Recep Işık ile aynı hanede nüfusa kayıth Sebahattin kızı Emine'den olma 1970 d.lu davalı Asiye Işık'ın MK'nin ilgili maddesi gereğince boşan- malanna da'ir verilen karar, davacının yüzüne karşı davalının yoklugunda yasa yolu açık olarak karar verildi. 15.7.1999 Basın: 42228 İLAN TC ELMALI SULH HUKUK MAHKEMESÎ HÂKİMLİĞPNDEN Sayı: 1997/413 Es. Davacı Orhan Karabay vekili Av. Keriman Karacaoğlu tarafından Mustafa eşi Şerife Akbulut aleyhine ikame edi- len Elmalı Yeni Mahalle 111 ada 72 parsele ilişkin taksim davasının ara karan gereğince; Davalı Şerife Akbulut davaya konu taşınmazda 7/32 his- se sahibi olması nedeniyle, Dava konusu taşınmazda yapılan keşif sonucu fen bilir- kişisi tarafından dosyaya ibraz edilen taksim projesi gere- ğince taraflar arasında dunışmanın bırakıldığı 29.9.1999 günü saat 09.30'da mahkeme huzunında kura çekileceğin- den duruşmada hazır bulunmanız, davalı Şerife Akbulut'un kuraya iştirak etmesi, duruşmaya gelmediği takdirde mah- kemece kura çekimi yapılacağı ihtan ilanen tebliğ olunur. 19.8.1999 Basın: 40589 . r ANKARAANKA... MÜŞERREF HEKİMOĞLÎT İnsan Nerede? Gazetelerde, ekranlarda ihale haberleri, MHP'li, ANAP'lı kişilere öncelik verilmesiyle ilgili söylentiler, yorumlarla siyasal çevreler milattan önceki olaylan yaşamak çabası sergiliyor. Ama, tepkiden geri kal- mıyor insanlar. Doğal haklarını, davranışlarını orta- ya koyuyor, geleceği güvenle yaşamak istiyor, belli çıkarlara araç olmaya karşı çıkıyor! Dahası siyasal oyunların sahneden dışlanmasını istiyor. Doğal tep- ki bu, duyarsız kalanlar da eninde sonunda ödeye- cek faturasını. Vakit bulursanız Tasanrn dergisinin eylül sayısını görmenizi diliyorum. Sevgiyle, özenle oluşan güzel birürün. llginçyazılar, resimler, projeler içeriyor. Ra- gıp Buluç ile Abdi Güzer mimarlık üzerine konuşu- yor. Depremden sözetmiyor, ama depremde çöken, toz toprak yığmına dönüşen, binlerce ölüme, yara- lanmaya yol açan evlerin, sitelerin gerçeğini mimar- ca yansıtıyor: - Bugün mimarlık alanındaki ifade biçimlerine baktığımızda söz, laf ve lakırdı arasındaki fark- lılıklann algılanmadığı ve birbirlerinin yerine ge- çerek kullanıldığını görüyorum. Mimariıkta biröz sıkıntısı yaşıyoruz, özü olmayan şey laftır, söz değil. Ifadenin söz olabilmesi için öz banndır- ması gerekir. Kaldı ki, Türkiye'de söylenen pek çok şey laf bile değil lakırdı. Lakırdının uzerinde durmaya gerek yok" diyor mimar Ragıp Buluç. Öz nedir.sorusunu da şöyle yanıtlıyor: - Insana verilen değerdir, bilgeliktir, yapının rfa- desinde insandan yola çıkarak arananlardır. Bu anlamda pek çok karşılığı olabilir. Bana göre az özdür ya da öz azdır. Bugünün mimarlık ortamı- na baktığımızda lakırdı. olarak nitelenecek bir rastiantlık gözlüyoruz. Özü olmayan ifadeler çok söz banndınyor gibi gösteriliyor. Oysa temel ge- ometrik ilişkiler de bir kenara bırakıldı. İnsan ne- rede sorusu hiç sorulmuyor. Daha şık kutular yapmak adına en önemli soru kenara itiliyor. Özü olmayan tehlikeli bir oyun. Aslında geçmişimize de aykın. Türk kültürü 'az'ı öz olarak benimse- miş bir kültürdür. Söyleşi mimarlık üzerine derinleşiyor. Ön yargıla- n, ilklere karşı tepkiyi, o tepki nedeniyle mimarlar- dan istenen ödünlere direnmenin güçlüğü de var ama özünü de, sözünü de koruyor direnenler. Mut- lu bir olay, ülkemızde böyle mimariar da var. İnsan- dan yola çıkanlar. Onlardan biri de Ragıp Buluç hiç kuşkusuz. Dalını güç ama güzel tırmanan bir mimar. Expo'98'deki Türkiye pavyonunu anımsar mısınız? llginç bir serüvenle gerçekleşti, Türk mimarlanndan bir selam oldu dünyaya. En iyi pavyonlardan biri se- çildi, bir plaketle ödüilendi. Ama, hükümet değişin- ce mimara ulaşamadı o plaket. Bir görevli Ragıp Buluç'a telefon ediyor, burda bir plaket var, gelin alın, diyor! , O plaket, verenler için bir değer taşımıyor mu aca- ba? Olumsuz davranışlar olumlu gelişmeleri önlemiyor elbet.Abdi Güzer de belirtiyor, son birkaç yıl içinde iki ayrı dergide ağıriıklı dosya konusu olarak sunu- luyordeğerii mimanmız. Mimariık ortamı özel birye- re koyuyor onu, anlamayı ve tartışmayı önemli gö- rüyor. Yalnız olmadığını kanıthyor. Içten kuUuyorum. O söyleşinin bir bölümünde bir Fransız milletve- kilinin sözlerini aktarıyor Ragıp Buluç: - Geçmişin ateşini alamadık, ancak küllerivte ilgileniyoruz. Fransız mılletvekilinin sözlerineTürk milletvekille- ri de katılıyor mu acaba? Bence katılmıyor. Tersine geçmişin ateşini söndürme çabası ağır basıyor. Si- yasal ortamda gelişen son tartışmalar da kanıthyor bu gerçeği. Başta laiklik, cumhuriyetimizin ilkeleri, çağdaş bir toplum olmayı amaçlayan devrimlere karşı yoğunlaşan girişimler geçmişin ateşini külle- mek çabasından kaynaklanıyor. Ancak deprem de kanıtlıyor, geçmişin ateşiyle yananlar da az değil ül- kemizde. İnsan olmak, insanı bulmak, insanca bir ya- şam özlemiyle yanıyorlar. Kimi de kül oldu amaAn- ka kuşu türü yeniden uçacak. Milyonların soluğu da güç verecek kanatlanna. Yeni ufuklara yönelecek uçarak. Yeni yüzyılı yeniden doğarak yaşayacak. Lafta değil, sözle ve özle, lakırdıya pabuç bırakma- yarak. Düşünürken ışığı yakalıyor, karanlığı delerek aydınlığa kavuşuyor, umutla gülümsüyorum. ••• Geçen yazımda açıkladım, Talat Halman ve Sev- da Şener ile yüz yaşına ulaşmaya karar verdik. Baş- ta Metin And birçok dost, okur destekliyor karan- mızı. Dahası telefonla soruyor, demek ne zaman ku- rulacak, üyelik ücreti ne kadar? Sorunların ötesinde ortak bir özlem var değil mi? Yılları uzatarak umudu yeşertmek özlemi. Bunca küllenmeye karşın sönmeyen ateşi simgeliyor. Gü- zel bir yangını. Yanarak yaşanacak yıllar, insan» arayarak, insanı soluyarak. Büyük ozanın dediği gibi, karanlıklar yanaraR ulaşacak aydınlığa. B U L M A C A SEDAT YAŞAYAN 1 2 3 4 1 2 3 4 5 6 7 SOLDAN SAĞA: 1/Cinselsoğuk- luk.2/Yabanka- zı... Yüz metre kare tutannda yüzeyölçüsübi- 3 rımı. 3/ Halka bıçiminde mer- can adası... Meksika'nınpa- ra bırımi. 4/ Bahreyn'inbaş- kentı... "Kırmı- . zı bir — oluyor " solugum ı Yüzü- g mün yanmasın- dan anhyorum" (Cemal Süreya). 5/ Utanılacak -j şey, ayıp... Boğa güreş- çısi. 6/SuatTaşer'inbir şiirkitabı...Bazıbıtkiler- 3 de sapı kucaklayan yap- 4 rakdibi.7/Fransa'dabir g kent.. Üzüm veren bit- kı. 8/ "— Ulvi Ersoy": 6 Kankatür sanatçımız. 9/ 7 Kadınlan gizlice gözet- 8 lemeyialışkanlıkhaline g getirmiş erkek. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Belçika'da yaşayan bır halk. 2/ Gecikme. 3/ Ortodoks- larda tahta pano üzerine yapılmış her türlü dinsel resme verilen ad... 1949-1991 yıllan arasında Almanya'mn baş- kentı. 4/ Hayvanlann kemik, kıkırdak gibi dokulanndan elde edilen bır madde. 5/ Meslek..."'Yagmur yagar — süm- büller bitirır / Yel estikçe kokuların getırir'' (Karacaoğ- lan)... Gümüşün simgesi. 6/ "Çıkış" anlamında spor te- nmı.. Ingıltere'de çok sevilen bir cins bira. 7/ Negatifelekt- nkle yüklü iyon. 8/ Bır şeyı zıhinde bıçımlendirme. 9/ Cin- sel taşkmlıklara ve aşınlıklara düşkün olma biçiminde gö- riilen dengesızlık. ç E M K 1 R M E K E Ğ 1 N c IA K 1 L E K E | S T O R D | A S T A R •T t P | S A V A N A R A K E T | H 1 S 1 R A T | S •S 1 c A N | H A L A Y 1 D A R E H A N E
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog