Bugünden 1930'a 5,447,291 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 9 AĞUSTOS 1999 PAZARTESİ 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul Edirne A 29 Sinop A 29 Adana A 35 A 32 Samsun A 29 Kocaeli A 31 Trabzon Y 29 Çanakkale A 30 Giresun PB 29 Izmir A 33 Ankara A 30 Manisa A 35 Eskışehır A 31 Aydın A 36 Konya A 31 Denizlı A 35 Sıvas A 30 Zonguldak A 28 Antalya A 35 Kare Mersin Diyarbakır Şanhurfa Mardın Siirt Hakkâri Van A A A A A A A 34 40 40 37 39 33 31A 31 Y 29 ZZM Doğu Karadeniz ile DoğuAnadolu'nun kuzeydogusupar- çalı bulutlu, sağa- nakvegökgürüitü- lü sağanak yağışlı, diğer yerter az bu- lutlu ve açık geçe- cek. Haya sıcaklı- ğında önemli bir değişiklik olmaya- cak. MERKEZLER Oslo Y 22 Beriin Y 27 Moskova Y 28 Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Y Y Y Y Y Y Y 19 20 23 23 24 26 25 Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Y Y Y PB PB A A 32 30 29 33 32 31 33 Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bişkek Tiflis Kahire A A A Y A Y A 38 30 36 33 40 27 34 Münih Y 24 Zürih Y 27 Şam A 36 Parçdı bülutlu Sısh k Çok bulutlu Yağmurtu BAMJU? Karlı CUMHURİYET'TEN OKURLARA ORHAN ERtNÇ M Baştarafı 2. Sayfada nik ekimiz, konuyu tarihsel ve bilimsel yönleriyle aynntılı biçimde okurlanmıza iletti. Biz de burada uyanyı yineleyelim: "Lütfen tutulmayı çıplak göz- le izlemeyin." • "Uluslararası sermaye ve ulusal tekelci serma- yenin tahkimi dayatma çabasının altında elektrik enerjisi alanında öngörülen özelleştirme vurgu- nundan pay kapma amacının yattığını" vurgulayan CHP raporunu Mutlu Sereli haberieştirdi. • Sosyal güvenlik yasa tasarısıyla ilgili gelişmele- ri, sendika ve sivil toplum örgütlerinin tepkilerini II- han Taşçı duyurdu. • Parlamento büromuzdaki arkadaşlanmız hükü- metle muhalefetin TBMM gündemiyle ilgili pazar- (ıklannın aynntılannı haberleştırdi. • Istanbullulann içme suyu olarak tercih ettikleri ambalajlı sulann büyük bölümünün üretim safha- sı için öngörülen sağlık koşullan yerine getirilme- den ve yansından fazlasının kuyulardan doldurul- duğunu haberleştiren Fatma Koşar ile Saadet Uslu, yatınm patlaması yaşanan sektörün etkin şe- kilde denetlenmediğinı saptadılar. • Eski CHP Izmir Milletvekili Kemal Anadol'un, getirilmek istenen uluslararası tahkimle çevrenin korunmasına ilişkin yasal düzenlemelerin deline- ceği sözlerini Izmir büromuz duyurdu. • 8 yıllık temel eğitimi delen Kuran kurslanyla ilgi- li yasal düzenlemeye karşı çıkan aydınlann Cum- hurbaşkanı Süleyman Demirel'ın harekete geç- mesi istemini Tzmir Büromuz haberleştirdi. • Turizmde yaşanan sorunlar karşısında zor du- rumda kalan sektör temsilcilerinin beklentilerini arkadaşımız Yusuf Özkan, Bodrum'da ise sezo- nu AB'nin işsizlerinin kurtardığını arkadaşımız Ozan Yayman haberleştirdi. • Dinci dershanelerde kurs gören öğrencilere ÖSS sorulannın sızdırıldığı iddialarını Izmir Büromuz ak- tardı. ir .i & %.. ._•* >• önümüzdeki pazartesiye kadaı^öniünözce b9 hafta geçirmeniz dileği ve saygılarımızla. Zonguldak Valisi Metin 'Denizer ile sanığm ilişkisi araştınlıyor' ZONGULDAK(Cumhu- riyet)-Türk-lş Genel Sekre- teri ve Genel Maden-lş Sen- dikası Genel Başkanı Şemsi Denizer'in öldürülmesiyle ilgili soruşturma sürerken Zonguldak Valisi tsmet Me- tin, Metin, "Denizer'in sa- nıkla geçmişten gelen ve ha- len devam eden ilişkilerden doğan. sorunlar ve sıkınülar- dan doğan bir olay görünü- mü arz etmektedir" dedi. Denizer cinayetinın ay- dınlatılması için çok sayıda polis ve emnıyet görevlisi- nin yanı sıra Içişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın görev- lendirdıği ve Ankara'dan ge- len iki müfettiş de soruştur- maya katılıyor. Soruşturma- da özellikle Cengiz Balık'ın 2 cep telefonuyla son bir hafta içinde yaptığı görüş- meler incelenıyor. Balık'ın üzerinden çıkan 100 milyar liralık senedin, arazi satışlanna karşılık ko- misyon olarak alındığı orta- yaçıktı. Yetkilıler, Denizer'i öldüren Balık'ın, Fethiye'de büyük arazi sahibi olan bi- rinden, arsalannı satmak için 100 milyar liralık tekse- nedi komisyon olarak aldığı- nın belirlendiğini, arsa sahi- bi Kadriye Ataçocuğu adlı kadının da Fethiye'de gözal- tına alındığı öğrenildi. : Balık'ın Fethiye'de işlet- tiği bann ortağı olduğu ge- rekçesiyle gözaltına alınan 2 kişinin serbest bırakıldığı bildirildi. Zonguldak'ta ci- hayet soruşturması kapsa- fnında gözaltına alınan E% jpn Girgin'ın Denızer'e su- jkast düzenlendiği gün, te- tikçi Balık ile birlıkte Zon- guldak-Ankara yolu üzerin- deki Çardak Restoran'da ye- |nek yedikleri belirlendi. 1 Cenazenin ardından Vali Metin, Vali Yardımcısı Ah- metSet ile Emniyet Müdürü Mümtaz Karaduman ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi. Metin, Denizer İle katil zanlısı Balık arasın- (laki geçmişe dayalı ılışkıle- rin araştırmasıntn sürdüğü- nü söyledi. "Bana tanıklar vedelUlerle ilgili soru sorma- yın" diyen Metin, gazete ve tele\ izyonJarda ortaya atılan ıddialan da takip ettikJerini söyledi. Metin, olaya azmet- tiren olup olmadığı sorusu- nu yanıtsız bıraktı. Dört günlük soruşturma süresinin devam ettiğini belirten Me- tin. cinayetle ilgili olarak ifa- delerinin alınması için inti- kali beklenen kişilerin de ol- duğunu sözlerine ekledi. Zonguldak'ta, Denizer'in aleyhine yayınlar yapan Ka- nal Z'nin sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı AB Bahadır. dün emniyetçe "koruma" altına alındi. Bahadır ile De- nizer'in daha önce iyi olan ilişkilerinin geçen günlerde bilinmeyen nedenle bozul- duğu öğrenildi. Denizer'in cenaze namazının kılınması sırasında, polis telsizlerin- den geçen anonslardan, Ka- nal Z televizyonunda müzik yaymı yapılmasının engel- lendiği de duyuldu. Balık'ın yakmlannın da gözaltına ahnarak sorgulan- dığı öğrenildi. 'Basit bir cinayet değü' Denizer'in öldürülmesi ile ilgili dün de açıklamalar- da bulunan kardeşi Rama- zan Sanbaş yetkililerin "adi cinayet" yönündeki açıkla- malannı yalanladı. Sanbaş, "Alacak verecek yüzünden cinavet işlendiği iddialan doğru değildir. Mümtaz Soy- sal'ın söyledilderi dikkate afanmaudır. Şemsi, Zongul- dak'taki madenler üzerinde oynanmak istenen oyunlara karşı çıküğı için ökiürülmüs- tür" diye konuştu. Deni- zer'in eniştesi Metin Kaya da olayın "basit bir cinayet" olduğu yönündeki iddialan reddettiler. Denizer'in kar- deşi Şennur _Kaya, Şemsi Denizer'in "ÖzeUeştirmeye karşı çıknğı için öldürüldü- ğünü" savundu. Eıııek eephesi buluştuŞÜKRA> SONER Bir gece öncesinde Zonguldak otellerinde, hat- ta yakın merkezlerde yer kalmamıştı. Emek cep- hesinin bütün işçi konfederasyonlan, kamu çalı- şanlan. meslek odalan başkan ve yönetim kad- rolan gözleyebildiğim kadanyla nerede ise eksik- siz Zonguldak'ta buluşmuşlardı. Ayaklannın tozuyla bir de resmi olmayan top- lantı bile yaptılar. Şemsi Denizerbir ara dağılmâk üzere olan emek cephesinin toparlanmasında çok önemli "yapışüncr rolü oynamıştı. Onun cena- zesi için Zonguldak'a geldiklerine göre öldürül- mesinin dağıtıcı değil, tam tersi birleştirici rol oynaması gerektiğini düşünüyorlardı. Ecevit'in siyasette var olduğu Zonguldak'a bi- le gelmeden Türk-Iş'e yaptığı ziyaret çıkışında, IMF paketi içiryje yer alan bütün yasal çalışma- lardan geri dönüşün olmadıgını açıklamasmı. De- nizer'in ölümüne saygısızlık olarak algılıyorlar- dı. Denizer'i uğurlarken yapılması gerekenin hü- kümetin emeği yok saymasına karşı, onun geç- mişine yaraşan bir yanıt olacağını savunuyorlar- dı. Sessizliğe gömülen Zonguldak'ın otel lobile- rinde. Iokallerinde pazartesi gününden itibaren yapılması gerekenler, Zonguldak, madenci dire- nişi, Şemsi Denizerbağlantılı tartışılıp duruluyor- du. Dün Zonguldak sokaklannda 50 günJük bü- yük madenci direnişinden tanıdık yüzlerle karşı- İaştığımda, çekinmeden, bol bol ağlayan erkek- ler gördüm. Soğukta, madenleri kapatma ve ken- dilerini-sokağa atma kararhlığındaki Ozal'a kar- şı dünya toplumsal tarihinin bilinen en büyük di- renişlerinden birini gerçekJeştiren liderler, "Baş- kan senink ölüme de gideriz" dediklen başkan- lannın böyle öldürülmesini içine sindirememenin öfkesi ile durup durup ağlıyorlardı. Gün boyu süren cenaze töreni ile paralel resmi açıkJamalarda Şemsi Denizerin "adi suç cinaye- tinin" kurbanı olduğu yolundaki haberler maden- ciler üzerinde iz bırakmıyordu. Kişisel tetikçinin Zonguldaklı olması, hele de Şemsi Denizer'in çok yardım ettiği, adi suçlu bir tetikçi ohnası ağır- lanna gidiyordu. Ama onlar için önemli olanı Denizer'in büyük yolsuzluklann döndüğü özel maden işletmeleri- ne karşı yeni bir savaşımı başlattığı aşamada vu- rulması idı. "Tam da başkan hem Zonguidak'ta hera de Ankara'da, emek eephesi içinde, Türk- tş'te atağa kalkmtşü" diye en çok yeni büyük bir savaşımın yanda kalması riskine hayıflanıyorlar- Emek cephesindeki bütün işçi konfederasyonlannın vöneticUeri, kamu çalışanlan, meslek odalan başkan ve yönetim kadrolan işçi önderierinden Genel Maden-fş CeneJ Başkanı Şemsi Denizer'in cenazesinde buluştu. dı. Galiba buna bir yanıt olarak cenaze töreni bo- yunca atılan sloganlar, büyük madenci direnişi- nin günümüze uyarlanması, meydan okuma içe- riğini taşıyordu. Madencilerin özal'ın özelleştir- me, madenleri kapatma karanna karşı duruşu, günümüz uyarlamasmda, hükümetin Meclis'ten geçirmek istediği emek karşıtı yasalann tümü vardı. Hastane önünde, cami önünde bekleyen kala- balıklar bir pazartesi sonrası yapılması gereken işleri tartışıyor, bir Şemsi Denizer'in öldürülme- si konusuna dönüyorlardı. Herkesin herkesi tanı- dığı, ilişkilerini bildiği Zonguldak'ta sokakta an- latılanlara göre Şemsi Denizer'e karşı son birkaç aydır kaynatılan bir cadı kazanı vardı. Denizer her zamanki bildiğini okuyan kimliği ile bunlara al- dırmıyor, her yerde yaptığı konuşmalarda ma- denleri soyan şirketlerin, vurgunculann işlenni bitireceğini söylüyordu. Cevap hakkı doğmasın diye adlandırmayacağım, ama onJara göre bir di- zi devlet içi vıırguna da bulaşmış özel maden şir- ketleri sahibi aileler, televizyon kanallan belli. Dahası yakından tanıdıklan tetikçinin bağlan- tılannı, son görüşmelerini bile anlatıyorlar. De- nizer'in bu kadar çok özel ve siyasal çıkar oda- ğına yönelik savaş ilan etmişken korumasız do- laşmış olmasına söyleniyor- lar. Daha doğrusu madenci direnişi sırasında gözleri gı- bi korurlarken, boş bulunup önlem almış olmadıklan için kendilerine kızıyorlar. Şemsi Denizer'in öldürül- mesinin emek hareketine za- rar vermemesi, savaşımın güçlendirilmesi gereğinin al- tını çiziyorlar. Gün boyu sü- ren cenaze töreninde kulak misafiri olduğum bütün gruplann sohbetlerinde "Hükümetin meydan oku- masıkarsısındagüngeçirme- den yola devam etmeUyiz" vurgulaması vardı. Cenazede 6 grev9 sloganlankim bftecek" sloganlan atıldı. Denizerln cenazesi 45 dakikahic biryürüyüşle sendika önüne getiril- di. Denizer'in tabutu cenaze araba- sından indirilirken sendika binasın- dan kırmızı ve beyaz karanfiller atıl- dı. Yoğun katılımın olduğu törende konuşan Türk-lş Genel Başkanı Bayram Meral, Denizer'in. Türki- ye'nin yetiştirdiği önemli sendika- cılardan biri olduğunu belirterek kahpe bir kurşuna kurban gittiğini söyledi. Bayram Meral. Denizer'e, "Ğft, nur içüıdeyat, mekânın cennet okun" diye seslendi. Katilin yaka- landığuıı anımsatan Bayram Meral, olayın kısa sürede çözümlenmesi di- leğinde bulundu. Genel Maden-lş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Rahmi Yaman da, Denizer'in işçiler için mücade- le veren önemli bir isim olduğunu ifade ederek "Bize çokşey öğretö a- ma acısına nasıl kaüanacağunızı öğ- I Baştmrafı 1. Sayfada nur Denizer, babası Hüseyin. ağabe- yı Ramazan. kardeşi Vedat kız kar- deşi Şennur Sanbaş. Devlet Bakanı Hasan Gemici, Vali tsmet Metin, Garnizon Komutanı Tuğgeneral ls- met Yediyüdız. tl Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Ekmekçi, Türk-tş Başkanı Bayram Meral, DİSK Genel Başkanı Vahdettin Ka- raba>, Hak-tş Başkanı Salim Uslu, KESK Genel Başkanı Siyami Er- dem, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı ResulAkay ve binlerce ma- denci Zonguldak Devlet Hastane- si'ne geldi. Türk bayrağına sanlı ve kırmızı-beyaz karanfıllerle süslenen Denizer'in tabutu. morgdan saat 10.50'de alındı. Denizer'in cenaze- si daha sonra hastane önüne getiri- lerek dualar eşliğinde Zonguldak Belediyesi'ne ait bir cenaze aracına konuldu. Daha sonra resmi izin bulunma- masma ve daha önce yürünmeyece- ğinin bildirilmesine kar- şm binlerce kişinin oluş- turduğu kortej hastane- den yürüyüşe geçti. Ce- nazenin Genel Maden- tş Sendikası önüne geti- rilmesi sırasında Ma- denciler Meydanı'nda bulunan Madenci Anıtı önünde bir dakikalık saygı duruşunda bulu- nuldu. Yürüyüş sırasın- da sık sık "Türkiye se- ninle gurur duynyor", "Şemsi'Ier öfanez, emek- çiler bölünmez", "Baş- kan, canlarm seni sevi- yor". "Denizer'ler ÖJ- mez,emekçiler bitmez". "Emeğe kalkan eller kı- nlsın". "Başkana kal- kan eller kmlsuı'', "De- nizerier ölmez, tahldm geçmez". "Şemsi'Ier öl- mez, madenci feneri sön- mez", "Emekçinin gü- cünü kimse kıramaz". "Genel grevgelecek,tan- Denizer'i son yolculuğuna on binlerce emekçi retmedi" diye konuştu. Törene, Devlet Bakanı Hasân Ge- mici, Zonguldak Valisi Ismet Metin, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Is- met Yediyıldız, 11 Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Ekmekçi, Türk-lş Genel Başkanı Bayram Me- ral, DİSK Genel Başkanı Vahdettin Karabay, Hak-lş Genel Başkanı Sa- lim Uslu, KESK Genel Başkanı Si- yami Erdem, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Resul Akay, FP Ge- nel Sekreteri Turhan AvçeiiK ANAP Grup Başkanvekili Zeki Ça- kan, CHP Genel Sekreteri Tarhan Erdem, Yaşar Seymen, Cevdet Sel- vi, NihadMatkap, ÖDP Genel Baş- kanı Uftık Uras, eski Dışişleri Ba- kanı Murat Karayalçın. DSP Istan- bul Milletvekili" Rıdvan Budak, TMMOB Genel Başkanı Yavuz Ö- nen, İP Genel Başkanı Hasan Val- çın, bazı bölge milletvekilleri, Emek Platformu ve demokratik kitle ör- gütü üyeleri de katıldı. Bu arada Ça- lışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı YaşarOkuyan'ın törene katılmama- sı tepkiyle karşılandı. Sendika önünde düzenlenen tö- ren sonrasında Denizer'in tabutu omuzlara ahnarak cenaze namazı- nın kıhnacağı Ulu Cami'ye götürül- dü. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı camideki törende, namaz sı- rasında da güvenlik görevlilerinin cami kubbesinde olduğu görüldü. Ulu Cami'de kılınan cenaze na- mazı sırasında Denizer'in ailesi ve yakınlan fenalık geçirdi. Denizer'in cenazesi, daha sonra Türk bayrağı- na sanlarak vatandaşlar tarafından omuzlarda taşındı. Gazipaşa Cad- desi'nden geçişte yürüyüşe katılan- lar sık sık "Canlarm seni unutma- yacak". "Türkive seninle gurur du- yuyor" ve "Şemsi'Ier ölmez, emek- çiler bölünmez" sloganlan attılar. Zonguldak'ta öğle saatlerinde kılı- nan cenaze namazının ardından uzun bir araç konvoyu eşliğinde Gökçehatipler köyüne getirilen Denizer'in ce- nazesi, burada babası Hüseyin Sanbaş'ın evinde bir süre bekletil- di. Daha sonra, Şemsi Denizer için Gökçeha- tipler Camii'nde bir kez daha cenaze namazı kı- lındı. Burada okunan Kuranıkerim ve duaların ardından Denizer, aile mezarlığına defhedildi. Denizer'in defın töre- nine, çevre köylerden gelenlerin yanı sıra Dev- let Bakanı Hasan Gemi- ci, Türk-lş Genel Başka- nı Meral, ailesi ve yalan- lan katıldı. Bu arada, Denizer'in eşi Şennur Denizer'in, tabuta san- larak ağladığı görüldü. Daha sonra fenalık ge- çiren Şennur Denizer'e, burada bulunan doktor tarafindan sakinleştirici uğurladL (Fotoğraflar: HATİCE TUNCER) iğne yapıldı. Tetikçi Balık, Denizer suikastını meşru müdafaaya sokmaya çalışıyor ^Silahına yöneldi^ ben erken davrandım' ZONGULDAK (AA)- Türk-lş Genel Sekre- teri ve Genel Maden-lş Sendikası (GMÎS) Ge- nel Başkanı Şemsi Denizer'in katil zanlısı Cen- giz Balik'ın, ifadesinde suikastı "meşru müda- faaya" sokmaya çahştığı ortaya çıktı. Balık'ın ifadesinde "Konuşmakiçinevuıegittim. Aranuz- da tartışma çıktı. Silahına yöneldi. Ancak ben er- ken davranarak ateş ettinı" dediğı öğrenildi. Denizer. katil zanlısı Balık" ı cezaevinden çık- tıktan sonra kolladı ve iş kurması için para yar- dımında bulundu. Denizer'in Zonguldak Spor Kulübü Başkanlığı yaptığı dönemde, Cengiz Ba- lık ile bu çerçevedeki ilişkisi daha yoğundu. Son 2 yıl içinde Balık'ın, Denizer'den daha fazla ta- lepte bulunması nedeniyle, ilişki kopma nokta- sına geldi. Daha sonra Zonguldak sahilinde ça- lıştırdığı kafeteryayı devreden Bahk, 5-6 ay ka- dar önce Fethiye'ye giderek burada bar işletme- ciliğine başladı. Kentteki yaygın kanıya göre ise katil zanlısı Cengiz Bahk, Fethiye'deki işleri de iyi gitmediği için arsa komisyonculuğu da yap- maya başladı. Cengiz Balık'ın bir süre önce Şemsi Denizer'i aradığı ve Fethiye'de Kadriye Ataçocuğu na ait, komisyonculuğunu üstlendiği arsalan, kendisi- ne ya da aracılık yapacağı bir başka şahsa satma- sı için baskıda bulunduğu iddia ediliyor. Soruş- turma sırasında, bu arsa sahibine ait 100 milyar liralık senedin Balık'ın üzerinden çıkması, bu iddianın dayanağı olarak gösteriliyor. Balık'ın olay gecesi, Deniz Kulübü'nde ye- mekte olan Denizer'i birçok kez cep telefonuy- la aradığı ve bir süre sonra Denizer'in telefonu- nu kapattığını belirten tanıklar var. Alınan bilgiye göre, Balık, polisteki ifadesin- de işlerinin kötü gittiğini söyledi. Balık'ın, her kongre öncesinde Denizer'e yardımda bulundu- ğunu, Denizer'in de buna karşılık kendisine pa- ra verdiğini öne sürdüğü öğrenildi. Balık'ın, ifa- desinde şunlan anlattığı bildirildi: "Zonguldak'a yine yardım etmek için gefaniş- tim. Kendisi deiş kurmam için bana maddive ma- nevi her türiü yardımı yapacağını söyiemişti. An- cak kendisinden para istediğimde, \ermemekiçin kongreyi bahane etti. Ben de konuşmak için evi- ne gittim. Geldiğinde aramızda tartışma çıkü. Si- lahına yöneidi ancak ben önce davrandımve ateş ettim." • • G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada cak yasal değişikliğiyaparsanız, tahkime evet cte- rim" dedi. DYP "Benim erimeme neden olanyer- li tekelterin uluslararası tahkime gitmesini engel- lerseniz, tahkime evet derim" dedi. Ortaya bir pa- ket çıktı. Haftayı bu paketle geçirecegiz. Tahkimin özeti şu: Kamu yatınmlarındaki imtiyaz sözleşmelerinde Danıştay devre dışı kalıyor, sadece danışılan ku- rum olarak bırakılıp. kurum bağlaması saglanıyor! Sorumuzu yineleyip konumuza geçelim: - Danıştay vatan haini mi? Gelişmelerin ortasında Başbakan Büterrt Ece- vit'in tahkimi savunurken getirdiği gerekçeler var. Ecevit, savunma yapması gereken bazı adımlan atarken "En iyi savunma saldındır" tezinden ha- reket ediyor! Ecevit'in geçen hafta en çok kullandığı sözcük şu oldu: - Değiştim! Değişimle ilgili pek çok şey söylenebilir. Bu ko- nuda beni en çok etkiyeten ünlü Kazakşaır Abay'ın dizeleridir: Gün ardından gün doğar, - • - ~-- — - lleheme değişmez. Fikir fikri kovalar, ,.. .- Yele binsen yetişmez. Ecevit de 1970'li yıllardaki pek çok düşüncesi- nin değiştiğini, zamanla yeni şeyler ögrendiğini söylüyor. Elbette doğru. Ancak Ecevit'in attığı son adımlar değişimden çok "başkalaşım" gibi geliyor bize. Neden? 1970'lerde Ecevit geniş halk kitlelerinin umu- duydu. Deyim yerindeyse TÜSlAD'ın da korkulu rüyası. Şimdi halk kitjeleri sokağa dökülmüş, "Yapma Ecevit" diyor, TÜSİAD Ankara'ya ayağına gelmiş, "Yap Ecevit" diyor. Yorumu okura bırakalım: Bu değişim midir, başkalaşım mı? 18 Nisan af kapsamına! Ecevit'in tahkimi savunurken getirdiği birgerek- çe de şu: - Bu, çağın gereğidir. Dünya bu yöne gidiyor. 1970'lerin mantığıyla hareket edemeyiz. Güzel... Sayın Ecevit'e soralım: - 28 Eylül'de Beyaz Saray'da olacaksınız. Clin- ton size "Saym Ecevit, değiştiniz, çok iyi ettiniz. Şimdi haydi, Kıbns konusunda nasıl degiştiğinizi görelim. Artık 1970'li yıllann mantığıyla hareket etmenin birâlemi olmadıgını siz de biliyorsunuz" derse ne diyeceksiniz? Ecevit'e bir soru daha soralım: - Kamu yatınmlanndaki imtiyaz sözleşmelerin- de iç hukuku devre dışı bıraktınız. Bunu, ABD de çok istiyordu. Diş politika danışmanlannız ABD'de- ki bir çalışmadan mutlaka size söz etmiştir. 'Clin- ton doktrini' adi altında bir çalışma geliştiriliyor. Bu- nun ana maddelerinden biri şöyle: 'Dünyanın her- hangi biryerinde insan haklanyla ilgili sorun olur- sa ABD buraya müdahale eder.' Bu kapsamda Clinton'la yapacağınız görüşme sırasında, Türki- ye'yi ziyareti olay yaratan Dışişleri Bakan Yardım- cısı Koh, size olmadık şeyler hohlarsa ne yapacak- sınız?Size, 'Yargısal tahkimi kabul ettiniz. Buyrun bu da siyasal tahkim' derierse ne diyeceksiniz? Ecevit'in buna yanıtı şu olabilir: "Efendim, korkulaha yaşanmaz." Doğru... Ama bunlar korkular değil, gelen fırtı- na. Zamanında önlem alınmazsa, başa geldikten sonra yapılacak bir şey de olmaz. Ecevit'in, Erbakan'ı kurtarma konusundaki adımlarına bakınca da akla ilk şu yorum geliyor: - Ecevit bunu hep yapmıyor mu? Yapıyor. De- mek ki olup bitenler, Ecevit'in değişmesi ya da başkalaşması değil, kendisi! Yazıyı noktalarken bir öneride bulunalım. Af çı- kacaksa mutlaka, "78 Nisan günü oy kullananlar" da af kapsamına alınsın. Pek çok kişi o gün suç işlediğini düşünüyor da! Istanbul'da orman yangınlan Istanbul Haber Senisi - Eyüp Kemerburgaz'da çıkan orman yangınında, yaklaşık 5 hektar büyük- lüğündeki alanda bulu- nan 30 yıllık çam ağaçla- n zarar görürken Umra- niye'de de yangın sonucu yaklaşık 2 bin metrekare büyüklüğündeki fundalık alan zarar gördü. Kemerburgaz Yayla Mahallesi mevkiinde bu- lunan ağaçlandırma sa- hasmda, henüz belirlene- meyen bir nedenle 4 ayn noktada yangın çıktı. Yangına, orman bölge müdürlüğü ile Istanbul Itfaiyesi'nebağlı gruplar müdahale ederken orman bölge müdürlüğüne ait bir helikopter de havadan söndürme çalışmalanna katıldı. Yaklaşık 30-40 yıllık çam ağaçlannın di- kili bulunduğu alanda ge- lişen yangın yürütülen çalışmalar sonucu bir sa- at 15 dakikada kontrol al- tına alındı. Yangın sonu- cu yaklaşık 5 hektar bü- yüklüğüncleki alanda yer alan çam ağaçlannın za- rar jgördüğü belirtildi. Ümraniye Hekimbaşı mevkiindeki orman ala- nında da henüz belirlene- meyen bir nedenle yan- gın çıktı. Kısa sürede söndürülen yangında yaklaşık 2 bin metrekare fundalık alanın zarar gör- düğü açıklandı. Gazeteci Sadettin Malkoç öldü • Istanbul Haber Senisi - Basın şeref kartı sahibi gazeteci Saadettüı Malkoç dün akşam 20.00 sıralannda tedavi gördüğü Çapa Onkoloji Kliniği'nde yaşama veda etti. Akciğer kanseri hastalığı nedeniyle yaklaşık bir buçuk senedir tedavi gören Malkoç'un, gazetemizin ikinci sayfasında aralıklarla yazılan yayımlanıyordu. Uzun yıllar Milliyet gazetesinde çalışan, Aydmlık ve 2000'e Doğru dergilerinde de yazılan yayımlanan Malkoç, son olarak Çorum Haber gazetesinde sürekli olarak köşe yazıyordu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog