Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 9 AĞUSTOS 1999 PAZARTESİ HABERLER Meclis'te KÜPtçe yasağı • ANKARA (ANKA) - Başbakanlığı döneminde Kürtçe konuşma ve yayın yasağını kaldıran yasayı çıkaran TBMM Başkanı Yıldınm Akbulut, MHP'nin tepkisi üzerine FP Milletvekili'nin özgeçmişinden "Kürtçe"yi çıkarttı. Akbulut'un talimatıyla milietvekilleriyle ilgili. Internet'te yer alan tanıtım formunda da değişiklik yapıldı ve Fırat'ın özgeçmiş bilgilen arasındaki "Kürtçe" • ifadesi çıkanldı. Işçilerin parası taşeronda • ANKARA (ANKA) - DlSK'e bagh Genel-İş Sendikası'nın yaptığı araştırmaya göre. son 4 ayda belediyeler çöp toplama, temizlik, ağaç sulama ve bakun. yol bakım, asfalt kaplama gibi işlerin yapımı için taşeron firmalara toplam 25 trilyon liralık iş yaptırdı. Araştırma kapsamındaki 77 belediye arasından 11 trilyon lira ile Istanbul Büyükşehir Belediyesi taşeron fırmalara iş- yaptırma rekoru kırarken bunu 1 trilyon lira ile Izmir Büyükşehir Belediyesi, 798 milyar lira ile Bakırköy Belediyesi, 879 milyar lira ile Sıvas Belediyesi. 369 milyar lira ile Adana Belediyesi izledi. apttjpıldı • ANKARA (AA) - Vatanı hizmet tertibinden şeref a'ylığı bağlananlann maaşlannı arttıran. şehit ve gazilerin eşlerinin de şeref aylığı almasına imkân veren yasa. Resmi Oazete'nin dünkii sayısmda yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasa. Istiklal Madalyası ' verilenlere vatani hizmet tertibinden şeref aylığı bağlananlann aylık gösterge rakamlarını 1500'den4000'e yükselterek aylıklanfı asgari ücretin altında kalmamasını sağlıyor. Yasaya göre, hak sahibı gazilerin ölümü durumunda dul eşlerine de bu maaşın yüzde 75'i ödenecek Rum bakanın Türk korkusu • LEFKOŞA(AA)- Kıbns Rum yönetiminin Eğitım ve Kültür Bakanı Uranios Yoannides. Rum ve Giritli gençleri, '"Türk yayılmacılığına karşı mücadeleye'" çağırdı. Kıbns Rum kesiminde ' yayımlanan Mahi gazetesinin haberine.göre. "Kıbns ve Girit güzergâhlannın paralel ve büyük ölçüde benzer olduğunu'" belirten Yoannides; "Kıbns ile Girit arasında çok sıkı kardeşlik bağlan bulunuyor. PKK operasyonu • GAZİANTEP(AA)- Gazıantep'te düzenlenen opefasyonlarda. PKK üyesi olduklan gerekçesiyle 5'i kadın 12 kişi gözaltına alındı. Emniyet Müdürîüğü'nden yapıian açıklamaya göre. PKK'nin yurtdışında bulunan kamplannda gördükleri eğitimin ardından Tunceli ve Şırnak kırsalında silahlı faaliyet gösterdikten sonra Gaziantep'e gelen ve örgütün sözde sıyasi komiseri ölarak görev yaptığı belirlenen.Mahir- Ferhat-Ali kod adlı Nihat Atâç. ile birlikte, Pervin A, ElifD. KemaiD. M. AHP, Medine P. Haydar T, Filiz T, Besey T, Ökkeş K, Vakkas P. ve Müfit Ö. yakalandı . MÜ Rektörü Prof. Dr. Fığlalı evde Türkçe ibadet yapılabileceğini söyledi 'Kuran kursu gereksiz'ÖZCAN ÖZGÜR MUĞLA - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de onayladığı, ilköğretimin 5. sınıfını bitiren öğrencilere Kuran kurslanna gitme olanağı tanıyarak 8 yıllık eğitimi delen yasaya ijişkin tepkiler sürüyor. Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı yasayı eleştirirken teknolojinin geliştiği çağımızda Kuran kursuna gerek olmadığını savunarak "Ülkemizde yeterince hafiz var" dedi. • Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fığlalı, "Çocuklanmız orada öğretileni pekâlâ evlerinde büyüklerinden öğrenebilirler. Arapça öğretmelerine de gerek yok. Cemaat olmamak kaydıyla herkes evinde Türkçe ibadetini yapabilir. Sureleri Türkçe okuyabilir" dedi. TBMM'de kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel' in onav ladığı düzenleme. "8 yıllık eğitimi delen bir yasa" olarak nitelendirilirken ülkemizin önde gelen ilahiyatçılanndan MÜ Rektörü Ethem Ruhi Fığlalı, günümüzde Kuran kursuna gerek olmadığını savundu. "Hafizhk konusunda ısrarlı olmaya gerek yok. Türkiye'de yeterince hafiz varken buna gerek yok" diyen Prof. Dr. Fığlalı, yasa ile ilgili olarak şunlan söyledi: "Teknoloji son derece geüşti. Teknolojinin getirdiği imkânlarla dil ögreniüyor. Ben 7-8 yaş olayını kabul etmiyorum. Bu yaşlarda bir çocuk sureleri 3 ayda zor öğrenir. 12 yaşından sonra 2 haftada rahatkkia öğrenebilir. Algılaması daha kolay olur. Kaidı ki 6-7-8. sınıflarda din ve ahlak derslerinde bunlar öğretiliyor." Yaz aylannda çocuklann camilere gidip ders almalanna da gerek bulunmadığını söyleyen Prof. Dr. Fığlalı, "Çocuklanmız orada öğretileni pekâlâ evlerinde büyüklerinden öğrenebüirter. Arapça öğretmelerine de gerek yok. Cemaat olmamak kaydiyta herkes evinde Türkçe ibadetini yapabilir. Sureleri Türkçe okuyabilir. tngüiz, tngflizce okur. Toplum psikolojisi gereği, cuma namaa, bayram namaa gibi ibadetierde Arapça okunması gerekebilir. Zaten orada imama uyuyorsunuz" diye konuştu. TİSK, özelleştirmedeki aksaklıklann ekonomiye güvensizlik yarattığını öne sürdü 'Siyasi bürokrasi sona ersin' • TlSK, Türkiye'de özelleştirme uygulamalannda yıllardır yaşanan tıkanıklık ve aksakhklann ekonomiye getirdiği maliyet ve kayıplann oldukça önemli boyutlara ulaştığını bildirdi. vensizliği arttırdığını savundu. TlSK tarafından, hazırlanan "Özelleş- tirmenin Neresindeyiz?" başlıklı raporda, özelleştirme uygulamalannın başan ile sonuçlanmasında siyasi istikrann boyük önem taşıdığı kaydedildi. Raporda şöyle denıldi: - Ülkemizde hep siyasetin etkisinde ka- lan. siyasi tercihlere da\alı \rtneticilik an- layışı üe idare edilen ve bürokrasinin ağır- lığını her zaman hisseden KJT'lerin, bu ANKARA (ANKA) - Türkıye Işveren Sendikalan , Konfederasyonu (TlSK), özelleştirme uygulamalannda yıllardır ya- şanan tıkanıklık ve aksaklıklann ekono- miye getirdiği maliyet ve kayıplann ol- dukça önemli boyutlara ulaştığını bildir- di. Özelleştirmenin halka iyi anlatılması gerektiğini savunan TlSK. özelleştirmede karşılaşılan sorunlann, iç ve dış piyasalar- da Türk ekonomısine karşı duyulan gü- defa da özeUestirme uygıüamalan nede- rüyle siyasetle olan olumsuz etkileşimini sürdürmesine arok son verilmeüdir. Ulke- raiz arük 'özelleştirme yapılmalı mı ya- pılmamalı mı' tartışmasını çoktan aşmış, özelleştirmenin etkin, kârtı, hızlı ve aynı zamanda kontroUü bir şekiide nasıl yapı- labileceği sorusuna cevap bulma aşaması- na gelmiştir." Özelleştirme ile ilgili kararlann hızla alınmasma gereksinim olduğu bildirilen TlSK raporunda, özelleştirmenin "bir devlet politikası" olarak hayata geçirilme- si gerektiği kaydedildi. Özelleştirme için siyasi istikrann büyük önem taşıdığım sa- PKK dosyası Türk-İran Güvenlik Konseyi toplanıyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türkiye ile lran arasında gerginlik yâratan sorunlann ele alınacağı Türk-İran Güveniik Konseyi toplantısı bugün Ankara'da başlıyor. Toplantıda Iran'ın PKK'ye verdiği desteği gündeme getirecek olan Türkiye. İran'ı bir kez daha uyaracak. Öte yandan tran'da yayımlanan lran Nevvs gazetesinde dün yayımlanan haberde İranlı yetkililerin iki Türk askerini bir hafta içinde serbest bırakacaklan bildirildi. Gazete, bir Dışişleri yetkilisinin Hatemı hükümetinin. "Türk yetkililerinin tekrarlanan istekleri ve bir iyi niyet gösterisi olarak" Türk askerlerini iade edeceğini söylediğini yazdı. TÜfk tCtl bttbuSinU üluket S i n o PTKaret v e SanayiOdası'nınyenihiz- * met Dtnasının açıhş torenine kaülan Ada- let Bakanı Hikmet Sami Türk, kuruluşun kurucu üyeleri araşdnda bulunan 90 yasın- daki babası Süleyman Türk'e günün anısına plaket verdi. Tören sırasında hem Ba- kan Türk hem de babası duyguhı anlar yaşadı. (Fotoğraf:AA) vunan TlSK, içte ve dışta güven ortamı- nın oluşturulması ve içinde bulunulan kü- resel çağda ağır faturalann ödenmemesi için ülkede siyasi istikrann mutlaka sağ- lanması gerektiğini bildirdi. TlSK'e göre özelleştirme yapılamama- sının ülkeye getirdiği sonuçlar şöyle: • Öncelikle serbest piyasa ekonomisi- nin işleyişinde rasyonalite sağlanmamış, dünya piyasalanna entegre olunmada zor- luklar yaşanmış ve yaşanmaktadır. • Özelleştirmede karşılaşılan sorun- lar, iç ve dış piyasalarda Türk ekonomisi- ne karşı duyulan güvensizliği arrarmıştır. • Devletin ekonomi üzerindeki ağırlı- ğı ve hantallığı sürmekte- dir. # Ekonomide verimli- lik artışı sağlanmamış, ma- liyet yapısının rekabet ede- bilir seviyelere getirilmesi ve kaynaklann etkin dağı- lunının sağlanması gerçek- leştirilememişrir. 0 Kamu açıklannın ne- deni olan kamu işletmeleri devlet bütçesinin açık ver- mesine iç ve dış ve borç- lanmaya neden ohnaktadır. Bu durum. ekonomik istik- rann sağlanmasına engel teşkil etmektedir. # Serbest piyasa ekono- misinin temei araçlanndan olan borsa ve sermaye pi- yasasınm düzgün biçimde işlemesi engellenmektedir. 0 Küreselleşmenin sağ- ladığı potansiyel faydalar- dan gereğince faydalanıl- mamaktadır. 0 Yabancı sermaye ya- tınmlan için gereken im- kânlar sağlanmamaktadır. 0 Kamu eliyle yapıian tanmsal destekleme alım- lan dünya fıyatlan ve iç ta- lep dikkate alınmadan po- litik kaygılarla şekillen- mektedir. Bu durum, eko- nomik dengelere zarar ver- mektedir. 0 KÎT'ler kamuoyunda sıkça bahsedilen adarn ka- yırma, rüşvet, çıkar sağla- ma gibi konularda da top- lumsal yaralann büyüme- sine neden olmaktadır. CHP, lıükümeti halka şikâyet ediyor • CHP'liler gittikleri illerde "yeniden yapılanrna programı" çerçevesinde parti örgütlerinde çalışma yürütürken yerel ve ülke sorunlannı da masaya yatınyor. ANKARA (ANKA)- Parlamento dışı kalan CHP. başlattığı •'Türkiye seferberliği'*ni tüm hızıyla sürdürüyor. Seferberliğin ilk bölümünün tamamlanmasına bir hafta kala 30'a yakın ili tarayan CHP'liler gittikleri yerlerde yerel ve ülke sorunlannın yanı sıra yapılanma programı" çerçevesinde örgüt çahşması da yapıyor. CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetım Kurulu (MYK) üyelerinden 19 il grubu kurularak başlatılan "•Türldye seferberliği" tüm hızıyla sürüyor. Bugüne kadar 30'a yakın ih tarayan CHP'liler, 15 Ağustos'a kadar 80 ili gezerek çahşmanm ilk etabını tamamlayacak. Çalışma gruplannın izlenimleri doğrultusunda oluşturacaklan raporlar ise önce MYK'ye ardından da ağustosun son haftasında toplanacak olan parti meclisine sunulacak. II gezileri ve temaslannda başta il ve ilçe örgütleri olmak üzere sivil toplum örgütleri, sendikalar ve vatandaşlarla görüşen CHP'liler. tüzük ve program değişikliği, üye yenilenmesi gibi konularda örgütün görüşünü alıyor. Örgütle 18 Nisan seçimlerinin kısa bir değerlendinnesini de yapan CHP'liler gittikleri yerde bölgenin ve ülkenin sorunlanna ilişkin temaslarda bulunuyorlar. Si\il toplum örgütleri, sendikalar ve vatandaşlarla yaptıklan toplantılarda başta uluslararası tahkim. sosyal güvenlik yasa tasansı ve af Sosyalist sola birleşme çağnsı BERTAN AĞANOGLU Eski TÎP'li üğpr Cankoçak. Türkiye'nin bağımsızlığını büyük ölçüde yitirdiğini sa- vunarak "Elde kalan yargı hagımsLdığının da anayasada tahkim sözleşmeleri yapmaya olanak tanı>an değişiklikk ortadan kaldın- lacağuu" söyledi. Türkiye'nin Osmanlı'nın son döheminde- ki gibi sömürgeleştirilmek üzere olduğu uya- nsıru yapan Cankoçak, sosyalist solun bir- leşmesi gerektiğini kaydetti. Türkiye sosyalist hareketinin önderlerin- den Eski TİP Genel Başkanı MehmetABAy- bar'ın yakın çalışma arkadaşı eski TÎP'li Ugur Cankoçak, anayasada. tahkim sözieş- melerine olanak tanıyan değişikliğin yapıl- ması durumunda, çokuluslu sermayenin, in- san haklan, işçi haklan ve çevre haklarına yapacağı tecavüzlerin Türkiye Cumhuriyeti yargısmın denetiminden çıkacağını vurgula- yarak "AnlaşmazlıkUu; uluslararası hakem denilen. çaltşmalan tamamen gizJi bir kurul tarafindan çozülecektir. Gelen > abano ser- mayeye karşı Türkiyehiçbirşekflde koşnlle- ri süreme>ecektir* dedi. TBMM'deki partilerin hiçbirinin bağım- sızlığa gölge düşüren bu değişikliğe karşı çıkmadığma işaret eden Cankoçak, şunlan söyledi: "tktidar ortağı oian ve milliy^tçaigi hiç kimseye hırakmadığını söyleyen MHP ve DSP. ana\isa değt^kfiğini haztrlayuıtardır. Parlamento dışında da 2 elin parmak sayısı- nı geçmeyecek yurtsevvr bilim adamiannuı çıktşlaruun dışında hiçbir muhalefet yoktur. Ne acıdır id bağunsızüidan eüerinden alına- cakoianyargı mensupknndan Yargıiay 'dan, Darjışta>'dan,Sayîsta>'dan muhalefet sesido- yulmamaktadu^' Cankoçak, bağunsızlığın Mehmet Ali Ay- bar'ın kendi ifadesiyle, "laskançhkla" ko- runması gereken bir kavram olduğunu söy- ledi. Aybar'ın kapitalist emperyalizme kar- şı çıkarken. sosyalizm adına kurulan hege- monyaya da karşı çıktığını söyleyen Canko- çak, Aybar'ın sloganımn,a NeABD,neSov- yctter, bağımsız Türkij'e" olduğunu söyîedi. Serbest piyasacı, özeHeştirmeci ve MAI'ci liberal sağa karşı sosyalist güçlerin mutlakâ birleşmesi gerektiğini belirten Can- koçak, şöyle devam etti: "1999 ydrada kendüerinin sosyaMst sol ol- dnğunu açıklayan İP, SİP, EMEP ve hatta ÖDPparöleri vardnıBütün bu partiler vebu partilerin de d^tnda kalnuş olan sosyaösüer bir çaü alonda toplanmakv« ciddi btr sosya- Hst parti olmak zorunluhığunu kavrayama- dıkları sürece,roevdanANAP'mdan DSP'si- ne, MHP'sinden FP'sine kadar Özalcı MAI'd paröTere kalacaknr. Ve Türkiye ba- ğunsıztağını tümden yitirip adeta sömürge olacakür." olmak üzere çeşitli konularda partilerinin görüşlerini alan CHP'liler, bu konularda hükümeti ve muhalefet partilerini şikâyet ediyorlar. CHPanketi CHP'nin yaptığı ankete katılan partililerin büyük bir bölümü parti programının ve tüzüğünün gözden geçirilerek yenilenmesini istedi. CHP'nin yaptırdığı ankette "CHP'nin program ve tüzügü gözden geçirilmeli mi" sorusuna yanıt veren partililerin yüzde 80.4'ü parti program ve tüzüğünün gözden geçirilmesini istedi. Ankete katılanlann yüzde 9.8'i mevcut program ve tüzüğün iyi olduğu yönünde görüş bildirirken, program iyi, tüzük değiştirilmeli diyenlerin oranı yüzde 5.9, tüzük iyi, program değiştirilmeli diyenlerin oranı ise yüzde 3.9 oldu. Ankette yer alan başka bir soruya verilen yanıtlarda ise CHP'liler ağırlıkh olarak üyeliklerin sıfırlanması yönünde görüş ortaya koydular. "CHP'nin üyeleri smrianmah mı" sorusuna verilen yanıtlarda, üyeliklerin yenilenmesini istemeyenlerin oranı sadece yüzde 9.4'te kaldı. Ankete katılanlann yüzde 77.4'ü üyelerin sıfırlanmasını, ancak eski üyelerin de bunda yer alabileceğini belirtirken, eski üyelerin hiçbir şekiide yer almamasını isteyenlerin oranı ise yüzde 13.2 oldu. BtZBİZE. ERDAL ATABEK Liderin Olümü••• Türk-lş Genel Sekreteri Şemsi Denizer'in de- rin izler bırakacak olan üziicü bir saldırı sonucun- da ölmesi, "gündem değiştirici" çok ciddi bir olay- dır. Hükümetin "gündem "inde çok önemli konular vardır: Sosyal güvenlik yasasının değişikliği, tah- kim yasası, af yasası. Emekçi kesimin "gündem'i de çok sıcaktır: İş- çi ve memurlar arasında işbirliği, "ortakemekplat- formu", yasalar karşısında yapılan-yapılacak ey- lemler. Sendikalar kesiminde "gündem", yeni seçimler- le işbaşına gelecek kadrolar, ortak gündeme ek- lenmektedir. Böyle bir ortamda, böyle bir zaman karşısında Şemsi Denizer'in öldürülmesi gerçekten de "çok yönlü soruşturulmasr gereken büyük bir olaydır. Şemsi Denizer'in öldürenle kişisel ilişkileri, bu ilişkiden kaynaklanabilecek olumsuzluklar, olası kırgınlıklar, öfkeler, birikimler, bilinmeyen başka ilişkiler, oiasılıklar da elbette hesaba katılacaktır. Ancak kişisel bir hesaplaşma dense bile zaman- lama çok dikkat çekicidir ve çok ciddi bir "desta- bilizasyon suikastı" kokmaktadır. Bu konuda "azgeiişmiş toplumlarda örgütlerve lideriik" konusu incelenmesi gereken önemli bir ol- gu durumundadır. Azgeiişmiş ülke küttürlerinde "örgütler" olması gerektiği kadar etkili değildir, "lider" ise olmama- sı gerektiği kadar etkilidir. Gelişmiş ülke örgütlenmeleriyle en önemli fark burada yatmaktadır. Bir ülkede örgütlenmenin gü- cü "örgütün daha güçlü", "liderin daha azgüçlü" olmasıyla ortaya çıkıyorsa orada "gelişmiş örgüt- lenme" olduğu anlatılabilir. örgüt kültürlerinin bu durumunda yapıian seçimlerle liderler değiştirile- bilir, örgüt gücünden hiçbir şey yitirmez. Azgeiişmiş ülkelerdeki örgüt kültürü ise "güçlü lider" üzerine kurulmuştur. Bu örgüt kültürlerinde lider, kendi isteği dışında ya da başka bir neden- le aynlmazsa değiştirilemez. Siyasal partilerin de, sendikaların da, hatta mes- lek kuruluşlannın da örgütsel yapısı bu olgudan et- kilenmektedir. Onun için de azgeiişmiş ülkelerde "lider" konu- munda olanlar özel bir tehlike içinde sayılıriar. Birülkedeki durumu değiştirmek "gündemi de- ğiştirmek", olaylann gidişini değiştirmek için "önemli bir lidereyönelik ötümcül suikast", önem- li bir işlev yapabilir. Şemsi Denizer'e yapıian saldırının arkasında da özellikle bu oiasılıklar dikkatle değerlendirılmelidir. Kişisel ilişkilerde yaşanan olumsuzluklar böyle bir planı gizlemek için kullanılabilir. Hatta bu işi yapa- bilecek ruhsal dengesi bozuk birisi de kullanılabi- lir. Olay, bütünüyle böyle bir çerçeve de çizebilir. Ama, dikkatle değertendirilecek nokta, "şu an- da Türkiye'de gündemin değiştirilmesinde içeri- de ve dışanda kimlerin büyük çıkarlannın olabile- ceği"d\r. Türkiye'nin iç ve dış dinamikleri dikkatle incelen- diği zaman lran ile ilişkılerden PKK'nin son duru- muna, Avrupa ve Amerika bağlantılanna, Yunanis- tan'la yaşananlara kadar her şey dikkate alınma- lıdır. Bunun yanında siyasal partilerin içinde ve ara-, sındaki itişkiler, hükümetin yürüttüğü politika, e- mek platformu, değişik beklentiler ayrıntılanyla ir- delenmelidir. Durum neyi gösterirse göstersin, Türkiye hiçbir biçimde "destabilizasyon süreci"ne sokulmama- lıdır. "Destabilizasyon", "dengelerin bozulması", "istikrann bozulması" anlamında kullanılan bir stratejik terimdir ve büyük değişikliklerin ön hazır- lığı anlamını taşımaktadır. Sonuçta bir kez daha "taşınan sorumluluklann önemi" ortaya çıkmaktadır. Böyle kritik durumlar- da söylenecek olan "soğukkanlılığı korumak", sa- nıldığı kadar kolay olmayabilır. Ama yapılacak olan da budur. Şimdi herkesin önünde duran görevler: - Soğukkanlılıkla olaylan değerlendirmek, - Görünenin arkasını anlayabilmek, - Ülkeyi dengesizliğe sürüklemeye karşı çok dik- katli olmak, - Bu olayı nelerin izleyebileceğine ilişkin öngö- rüleri hesaplamak, - Gündemin nereye kaydınlacağına karşı duyar- lı olmak, - Etkin bir dayanışmayı sürdürmek. İşçi sınıfı, emek dayanışması, sağduyulu top- lum güçleri bu olayları aşabilecek güçtedir. Hiçbir oyun karanlıkta kalmayacaktır. e-mail:erdalata (5 cumhuriyetcom.tr Faks:0 212 513 90 98 FPlideri Kutandanelestiri '12 yaşından sonra Kuran kursu olmaz' ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - FP Genel Başkanı Recai Kutan, Kuran kurslanyla ilgili yasayı eleştirirken "12 yaşından sonra çocukla- nn Kuran kurslanna gjt- melerinin akılla manukla izah edilecek yanı var mı" dedi. FP'nin 1. kuruluş yıl- dönümü nedeniyle Alün- park'ta tören düzenlendi. Kutan, buradaki konuş- masında türban olaylan- na değinerek "Onların namı hesabına biz utanç duyuyoruz" dedi. Ulusun umudunun FP'de olduğu- nu savunan Kutan, Türki- ye'yi maddi ve manevi sıkıntılardan yalnızca FP'nin kurtarabilecegini ileri sürdü. FP Grup Başkanvekili Büfcnt Annç da Kuran kurslan konusunda, "Ca- mi önlerine, avlulanna bir ' 12 yaşından küçük- lerin girmesi yasaktır' levnası asmadıklan kal- dı" dedi. Törene kutlama telgra- fı gönderen Merve Safa Kavakçı'nın mesajı oku- nurken, uzun süre alkış- landı ve "Türldye senin- legururduyuyor" sloga- nı atıldı. FP Genel Başkan Yar- dımcısı Veysel Candan da dün düzenlediği basın toplantısında gündemde- ki konulan değerlendir- di. Memur ve öğrencile- ri de içine alan ve top- lumsal banşı zorlamayan • bir anlayış içinde affa ta- raftar olabileceklerini kaydeden Candan, TCK'nin 312. maddesi- nin de yeniden düzenlen- mesi gerektiğini kaydet- ti. Candan, yeni düzenle- mede yer alan faiz gelir- lerinin vergi dışı bırakıl- masını eleştirdi. Karar- namelerle birtakım dü- zenlemeler yapılacağına işaret eden Candan, "Bu hem yoruma, hem yolsuz- luğa açık. RaharJayan ke- sim, parasının kaynağı konusunda hesap ver- mekte sıkmtısı olan ke- simlerdir" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog