Bugünden 1930'a 5,432,146 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

9 AĞUSTOS 1999 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA KULTUR kulturtacumhuriyet.com.tr 15 Berliner Ensemble, Brecht'in sürgün yeri Los Angeles'ta elli yıl sonra oyun sahneledi 'Gecikmiş bir saygı'Kültür Servisi - Bertolt Brecht'in 'ABD'nindayatngjye- ni dünya dûzeninde yannş bul- duğu her şeye karşı tepkf olarak kurduğu Berliner Ensembte adlı tiyatro topluluğu, tarihinde ilk kez ABD sınırlan içinde bir oyun sahneledi. Brecht'in başyapıtla- nndan biri olan 'Arturo Li'nin Önlenebilir YükseHşi' toplulu- ğun elli yıldır sürdûrdügü Ame- rikan karşıtı tavnn yumuşaması- nın bir göstergesi olarak ABD'Ii izleyicinin karşısına çıktı. He- iner MûDer'in yönettiği Istanbul Tiyatro Festivali'nde de izledigimiz oyunda usta oyun- cu Martin NVuttke başrolü oyna- dı._ Önce ABD'nin Berkeley ken- tinde tek bir gösteri sundu top- luluk. Daha sonra dört temsil ver- mek üzere Los Angeles'a geldi. Brecht'in tkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında tam se- kiz yıl süren sefıl bir sürgün ha- yatı yaşadığı bu kentte, yazann en radikal calışmalanndan biri- ni izlemeye gelenlerin oluştur- duğu görüntü hem çok şaşırtıcı hem de göz kamaştıncıydı. Her biri Brecht edasıyla dolaşan ye- ni kuşak devrimcilerinden tutun da soap- opera'lann yildızlanna kadar geniş bir yelpazeden yüz- lerce kişi, California Üniversite- si'nin Freud Playhouse salonunu doldurdu dört gece boyunca. De- nilebilir ki, Los Angeles, 1940'lar- da ABD'ye geldiğinde tek bir film senaryosu yazabilmek, tek biroyununu sahneleyebilmek için adeta yalvaran Brecht'e tam elli yıl sonra kucak açtı. Oyunu ABD'de yazmışt 1930'luyıllarda, Almanya'nın siyasal dengesinin iyice bozuldu- ğu bir dönemde oyunlannın ve fılmlerinin art arda yasaklanma- ' eıiiner Ensemble, Brecht'în Arturo UVnin önlenebilir Yükselişi'ni 50yıl sonra ABD'de sahneledi Martin Wutkee, bunun Brecht'in anısına duyulan büyük saygının bir göstergesi olduğunu belirterek "Anta neyazık ki biraz geç kalındı" dedl sı üzerine ailesıyle birlikte Ber- lın'i terk etmek zorunda kalmış- tı Brecht. Hitler'den kaçmak için lsviçre, Danimarka. Finlandiya derken soluğu ABD'de, Holywo- od yakınlanndaki Santa Moni- ca'daalmıştı. İlk yıllar büyük bir yoksulluk içerisinde geçmişti. Eş dosttan, kendileri gibi sürgünde olan yurttaşlanndan gelen yar- dımlar sayesinde ailesinin kar- nını doyurabiliyordu. Salvation Army adlı bir yardım kuruluşun- dan da giyecek yardımı alıyordu. Oyunlannı sahneleme umudu yoktu, bu nedenle önce film şir- ketlerinin kapısını çaldı. Toplum- sal bilinçle yazılmış ve iyi-körü ıkilemi üzerine kurulmuş senar- yo öyküleri büyük stüdyo pat- ronlanndan rağbet görmedi. Ka- bul ettirebildiği tek senaryo Fritz Lang'la birlikte yazdığı.Nazili- derlerinden ReinhardHeydrkh'in suikastını anlatan 'Hangmen Al- so Die' (Cellatlar da Ölür) oldu. Sinema endüstrisini birdalavere denizi, bir yalan pazan olarak görüyordu Brecht. Diğeryandan sahneledigi birkaç oyun da pek tutmamıştı, tiyatro anlayışı Bro- adway oyunlanna koşullanmış olan Amerikan izleyicisine ters gelmişti. Brecht, 'Arturo Uİ'nin Önle- nebilir Yükselişi'ni Amerika'da, Amerikalılar için yazmıştı. Yerel pazardaki karnabahar ticaretini ele geçiren küçük çaplı bir Chi- cago gangsterinin yükselişıni Hit- ler" in yükselişine örtülü gönder- melerde bulunarak anlattığı oyu- nuyla, faşizmin sınırtanımadığı- nı Amerikahlara da göstermeyi umuyordu. Ancak Arturo Ui'nin ABD'de sahne bulamaması Brecht'in, bu ülkede geçirdigi son altı yıl boyunca derin bir mut- suzluğun içıne düşmesine neden oldu. fOyun ilk kez, Brecht'in ölümünden iki yıl sonra, 1958'de Stuttgart'ta sahnelendi.) Ünlü bir şürinde Brecht "Shelly,Loııdra'yı cehenneme benzermekle hata et- ti, çûnkü cehennem ancak Los Angeles'la kı\aslanabilir~ diye- rek mutsuzluğunu dile getirmiş- ti. 1947'nin ekiminde bu cehen- neme daha fazla dayanamayarak ülkeyi terk etmeye karar verdi. Ancak tam aynlık hazırlıklan ya- parken Amerika Karşıtı Etkinlik- İeri Soruşturma Komitesi tara- fından Komünist Parti'yle olan ilişkileri konusunda sorguya çe- kildi. Soruşturma sırasında ger- çekten büyük bir hüner gösterdi Brecht, kendisi ve arkadaşları hakkmda tek bir bilgi vermedi. "Onlar Nazfler kadar kötü değO- lerdT demişti. "Nazfler bana si- gara içmem için asla ian vermi- yorlaraV Ertesi yıl Isviçre'ye git- mek için ABD'yi terk etti. Toplulukta yeni yönetim Berliner Ensemble için ABD'de verdiği temsiller bir 'flk'ti, ancak ABD turu, topluluk için yarım asırdır yürüdüğü yolun sonu an- lamma da geliyor. Çünkü bu ya- zın sonundan itibaren topluluk ar- tık aynı isimle çıkmayacak sanat- severlerin karşısına; yeni bir isim ve yeni bir yönetim altında yolu- na devam edecek. Tarihinin ilk Martin VVutkee,"Arturo L i'nin Önlenebilir Yükselişi'nde. kırk yılı boyunca Almanya'da ti- yatronun en önemli köşetaşı olan, neredeyse bir anıt gibi görülen topluluk, Demir Perde'nin sınır- lannın ötesindeki tiyatrolan da etkiliyordubiryandan. Amerikan Tiyatrosu bile Brecht'in sıradan in- sanı anlatan epiklerinden, izleyı- ciyle oyun arasındaki diyalektik alışverişe ilişkin teorilerinden bes- leniyordu. Duvann yıkılıştndan sonra söyleminde ve çizgisinde belirgin bir yumuşama olan top- luluk, küresel sanat alışverişinde daha fazla yer almaya başladı. Bu anlamda. yürüdüğü engebeli yol- da tırmanılması en zor olan tepe ABD'ydi. Berliner Ensemble o tepeye tır- mandı en sonunda. Geçen ay, Ar- turoUi'nin sahnelenmesinden bir gün önce Los Angeles'ın Beledi- ye Başkanı DickRiordan bundan yıllar önce kentin Brecht'e yap- tığı kaba karşılamayı affettiımek istercesine. onun tüm insanlığa yaptığı katkılardan söz eden res- mi bir açıklamada bulundu. Ber- liner Ensemble'ın Los Angeles'a gelişi nedeniyle düzenlenen kar- şılamada Martin VVutkee'nin yap- tığı konuşma ise biraz acı ama an- lamlıydı: "Bu, Brecht'in anısına duyulan büyük saygının bir gös- tergesi. Ama ne vaak ki biraz geç kaJuKn." 500'denfazla oyunun sahnelendiği Avignon Festivali'nden çarpıcı ve ilginç yorumlar Thomas Ostermeirtıuiısmayarattı MARKLEVÎTAS Bu yıl 53.'sü yapılan \e Avrupa'nın en önemli tiyatro festivallerinden biri olan Avignon Festivali, 500'den fazla oyuna evsahipliği yaptı. Eleştirmenle- rin festivali turistik olmasıyla eleştirme- lerine rağmen, bu yıl da dünyanın her yerinden yazarlar, yönetmenler, oyun- cular burada buluştular. Konuk ülkelerin Güney Amerika'dan seçildiği bu festivalde Avrupa ülkelenn- den sadece Almanya, Italya ve Bulga- ristan vardı. Eylül ayında koreograf Sascha \Vahz ile birlikte Berlin'in en prestijli tiyatrolanndan biri olan Scha- ubühne'nin başına geçecek olan Tho- mas Ostermeir, katıldığı üç oyunla bü- yük tartışmalar yarattı. Bertolt Brecht' in 'Adam Adamdır', Richard Dresser'in 'UnderderGürtellinie' ve MarkRaven- hill'in 'Shopping and Fucking' adlı oyunlanndan sadece üçüncüsünü izle- me şansını elde ettim. Festival broşürün- de yer alan "Bazı sahneter şoke edebi- lir" cümlesi, izleyicılerin bu oyuna yo- ğun ilgi göstermesine neden oldu. Uyuş- turucu bağımlısı bir çift ve eşcinsel öte- ki çiftin yaşamlannm anlatıldığı bu oyunda çok çarpıcı sevişme sahneleri yer alıyor. Tekno müziğin sıkça kullanıldı- ğı oyunda, Ostermeir para konusunu zeki birüslupla irdelemiş ve üç saat sü- ren oyunu zevkle izlenir hale getirmiş. Oyunculannın performansımn çok yük- sek olduğu bu oyun, festivalin en başa- nlı yapımlanndan biriydi. Fransa'dan on dokuz oyun Konuk ülkelerden Brezilya'nın prog- rarm müzik ağırlıklı geleneksel göste- rilerden seçilmişti. AntonioNobrega'nın "Pernambouc" adlı oyunu, Brezirya'nm kültürel kimliğiyle ilintili dans ve şar- kılardan oluşuyordu. Circo Branco ad- lı grup ise Isa'nın doğumundan başla- yarak hayatınm önemli evrelerini dini şarkılarla izleyiciye aktanyordu. Oyu- nun başmda ise izleyicilere dağıtılan mumlarla bir ritüel ortamı hazırlamyor. daha sonra da herkes mumlann eşliğin- de bu kalabalık kadm topluluğunu ta- R Obvier P>'nin yazdığı "Theatres' adh oyundan. kip ediyordu. Oyunun finalinde, Isa'nın öldükten sonra ruhunun tekrar dirildiği söyleniyor ve bu- nun üzerine oyuncular izleyici- leri dansa kaldınyorlardı. Arjan- tin ise Brezilya'dan daha kapsam- lı bir programla izleyicilerin kar- şısına çıktı. Tango gösterileri, 1930'lu yıllann kabarelerinin ya- nı sıra Buenos Aires'in en önem- li kukla tiyatrolanndan biri olan El Preferico de Objetos toplulu- ğu dört ayn gösteriyle festivale ka- tıldı. Bunlann içinde izlediğim Heiner Müller'in "Hanüet Maki- nesi" adlı oyununda Hamlet bir kukla, Ophelia ise bir oyuncu ta- rafından canlandınlıyordu. Bu oyun, yüksek temposu ve aktörlerin hem oyuncu hem de kuklalan yönlen- diren kişiler olmalanyla dikkat çeken bir çahşmaydı. Metnin çok çarpıcı bir re- jiyle izleyiciye sunulması, bize yakın ta- rihi ve sosyal eşitsizlikleri sorgulattı. estivale üç oyunla katılan Thomas Ostermeir yorumlanyla büyük tartışmalar yarattı. Yann Joel Collin'in 9 saat süren 4. Henry'si büyük beğeni topladı. Py'nin 'Theatres' adlı oyunu Paris'te sahnelenecek. El Preferico de Objetos 'un gösterileri çarpıcıydı. Thomas Ostermeir'in yönettiği 'Shopping and Fucking'. On dokuz oyunla festivale katılan ev- sahibi ülke Fransa ise açılışı WîlKam Sha- kespeare'in ünlü oyunu "5. Henry" ile yaptı. Jean-LouisBenoittarafindan sah- nelenen, ünlü tiyatro ve sinema oyun- cusu PhilüppeTorreton'un 5. Henry'yi El Preferico de Objetos- "Zooedipous" canlandırdığı bu oyun eleştir- menlerce begenilmedi. Fakat iki gün sonra oynanmaya baş- lanan, aynı yazann Yann-Jo- el Collin tarafindan sahnele- nen "4. Henry" .adlı oyunu, toplam dokuz saat sürmesine rağmen izleyicilerin büyük beğenisini topladı. Aynca po- litik çıkışlan iletanman, Fran- sa'nın Bosna'ya olan tutumu nedeniyle ünlü yönetmen Ari- ane Monuchtdne ve arkadaş- ları ile açlık orucu yapan Ofi- >ier P> f , festivale iki oyunla birden katıldı. Geçen aylarda Orleans DevletTiyatrosu'nun başına geçen Py'nin dört yıl önce kaleme aldıfı "Theatres" adlı oyu- nu Michel Raskine tarafindan sahnelen- di. Anlatıcmm hem kendisiyle hem de anne ve babasıyla olan çelişkilerinin konu edildiği bu oyun önümüzdeki ay- larda Paris'te birçok tiyatroda sahnele- necek. Py'nin Bosna savaşı üzerine yaz- dığı 'Requiem pour Srebrenica' adlı oyun, yazann kendisi tarafindan sah- nelendi. Yaşanmış ve yaşanacak bütün savaş- lar adına sorular soran bu oyun üç ka- dının ortak dramı üzerine kurulmuş. Paris'te yaşayan Mehmet Ulusoy'un ti- yatrosunda oyıınculuk yapan Didier Ge- orges Gabily tarafindan kaleme alınmış "Lalla ou la terreur" adlı oyun. altı ki- şilik bir grubun dışandan gelecek bir sal- dırıyı beklemelerini konu ediniyor. Je- an-François Matignon tarafindan sah- nelenen oyunun büyük bir kısmının loş ışıkta oynanması ve ritmin çok düşük olması nedeniyle izleyicilerin çoğun- luğu oyun sırasında salonu terk etti. Ustalar 2000'e hazırtanıyor Dans programında ise oldukça ilginç isimler göze çarpıyordu. Bu yıl Ulus- lararası istanbul Tiyatro Festivali'ne "O Nerterden" adlı gosterisıyle katılan Mat- hilde Mornier, Angelin Preljocaj, Jean Ribauh,Catherine Berbessou, Blanca U ve Sasha Wahz gibi koreograflann ça- lışmalan yoğun bir ilgiyle karşılandı. Özellikle genç gruplann katıldığı Avignon Off bölümünde ise bu yıl genç yazarlann oyunlanna ağırlık verilmiş. 95 mekânda perde açan 500'den fazla oyun için izleyiciler seçim yapmakta bir hayli zorlandılar. Tragedyadan ko- medyaya, kukla tiyatrosundan dansa, stand-up'tan sirke kadar uzanan bu ge- niş yelpazede öne çıkan gruplar bir son- raki yıl aynı gösteriyle yeniden Avignon Off a katılabiliyorlar. Bu yıl festivale büyük ustalann. ka- tılmamasının nedeni, hepsinin önümüz- deki yıla hazırlanmalanndan kaynakla- nıyor. Avignon'un 2000 yılı için Avru- pa'da seçilen dokuz kültür şehrinden biri olması, gelecek yılki festivale ayn bir önem katıyor. Peter Brook, Ariane Monuchkine gibi yönetmenler şimdiden Avignon 2000 projelerini hazırlıyorlar. Anlaşılan tüm eleştirilere ve tartışma- lara rağmen. tiyatro rüzgân, Fransa'nın bu güzel kentinden daha uzun yıllar eseceğe benziyor. Marilyn Monroe ölüm yıldönümünde anıldıKültür Servisi-Marilyn Monroe'nunar- kadaşlan, yakınlan ve hayranlan ölümünün 37. yıldönümünde bİT araya gelerek ünlü yü- dızm trajik yaşamı ve sırn hâlâ çözüleme- mış ölümü üzerine konuştular. Sanatçının kuaforü ve dert ortağı Mkkey Song yaptığı konuşmada Marilyn'i şu söz- lerle andı: "O kadar parlak bir yıldızdı ki bizim istediğimizden dahaçabuk söndü ama bizkr her zaman ondan kalan ışıkla aydm- lanmay-a devam edeceğiz." Monroe'nun çıplak cesedi evinde bulun- duktan üç gün sonra gömüldüğü Westwo- od Memorial Park'ta bir araya gelen 75 ki- şı sanatçının anısını canlı rutmak için özel bir tören düzenledi. Törende Hollyv. r ood yapımcısı Stanley Rubin ve Santa Monica yakınlanndaki bir kumsalda Marilyn Mon- roe'nun son fotoğraflannı çeken George Barris de soz alarak duyduklan özlemi di- le getirdiler. Tören sonrasma Monroe'nun cenazesinde Lee Strasberg'in okuduğu met- hiye de banttan dinlendi. Sinema sanatçısı Jeanne Carmen de, Monroe ile Strasberg'in Yıldızlar Stüdyo- su'nda çalıştıklan dönemde New York'ta sa- laş bir barda taruştıktan sonra çok yakın ar- kadaş olduklannı anımsatarak sanşın bom- banın ölümü üzerindeki esrar üzerine ko- nuştu: "Marflyn 4 Ağustos 1%2 gecesi ben- den uyku hapı istemişti ancak o kadar çok şampanya içmiştim ki başun dönüyordu. Yukan çıkıp alamadım. Eğer ona uyku ha- pı genrmişoisaydnnbüyük otasduda ölümün- den sonra tutuklanacaknm. Ancak aramız- da geçen bu ola> onun onun intihar ermedi- ğini. öldürüldüğünü gösteriyor. Çünkü hiç uyku hapı uıktu Marihn'in yarunda. Bu- nun dışında Marihn'in ölmekten ne kadar çok korktuğunu hepimiz bUiyorduk." Monroe ile öldürüldüğu gün golf oyna- mak için sözleşmişti Carmen. Törende ya- kın dostunu kurtaramamış olduğu için ha- la kendisini çok kötü hissettiğini belirttik- ten sonra resmi makamlann aşın dozda hap olarak tanımladıklan ölüm nedenınin aslın- da bir cinayet olduğunu bir kez daha vur- guladı. Carmen aynca Monroe ile çok faz- la zaman geçirdiğini, iki kız arkadaşın pay- laşabileceği her şeyi paylaştıklanm ve özel- likle erkekler üzerine çok hoş sohbetler et- tiklerini söyledi: "Birlikteyken gerçek adı olan Norma Jean'in kişiliğine bürünüyor- du. Sahneve çıknğında ya da kamera kar- şısına geçtiğinde ise veniden Mariryn Mon- roe oluyordu." BUAŞAMADA ŞUKRAN KLRDAKUL Tahkim' Aldatmacası Daha 1950'den önce ABD ile tehlikeli ilişkilerin başlatıldığı ilk aşamada Mehmet Ali Aybar'dan Sabahattin Ali-ye, Aziz Nesin'den OrhanVeH"ye kadar o yıllann genç düşün, sanat adamlan, polts baskısına karşın çıkarabildikleri Hür, Yaprak, Marko Paşa, Zincirii Hürriyet vb. gibi dergilerde yankıları beyinlerimizde bugün de seslenen sözcüklerde birieştiler: "Biz bu memleketi sokakta bulmadık..." Ulusal Kurtuluş savaşçılannayaşannn öğrettiği "Ya istiklal, ya ölüm..." gibi temel ilkelerin mürekkebi kurumamıştı henüz. Öncü Mustafa Kemal'in de sözlerini 1923 sonrası Türkiyesi doğruluyordu. Bu ülke halkı yabancı sermayenin jandarması değildir. ••• Haydi Osmanlılar kapitülasyonun sözlüklerdeki "Bir ülkedeyurttaşlannzaranna olarakyabanaiara verilen ayncalık haklan" biçimindeki tanımını özümseyecek bilgi düzeyinde degildi diyelim, ya bizim Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne egemen olan partilerde özgürlük gösterip tutsaklık oynayanlara ne demeli?! ••• Prof. Törkel Minibaş'ın gazetemizde çıkan "Tahkimi Sevenlere" başlıklı yazısında şu tümceleri okudular bana: "ABD'nin Tıcaret Bakanı olarak Türkiye'ye gelen William Datey'/n imtiyaz sözleşmelerinin önünü tıkayan yasal engellehn kaldırılmasını, yani 'Anayasayı değiştirin!', 'Uluslararası tahkime gidilmelü' talimatlannı verdiğinde ..anasına lafedildiğinde birbiriniboğazlayanlar VVilliam Daley'in anayasayı değiştirin talimatından doğrusu hiç mi hiç etkilenmemiştiler." Merak ediyorum, söz konusu talimatı harfiyen yerine getirme çabasını ulusumuzdan esirge- meyenler nasıl bakıyorlar aynadaki yüzlerine? Nasıl göz göze gelebiliyoriar Meclis kulislerinde birbirieriyie? ••• N'apalım ki yineleme gereğini duyuyoruz: "Çiğnendiyazıkgene milletin ümmid-i bülendi Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi." Tevfık Fikret ••• Hitlerfaşizmi dünyayı tutsaklaştırmakamacını "Yeni nizam" sözcükleriyle allayıp pullamaya çalışıyordu. "Yeni dünya düzeni" kuramcılan yeni sömürgeciyiz diyecek değillerdi ya.. ••• Yasalaştınlmasürecindeki "7a/j/om"deyabana sermayenin güvence isteğini demek ki en çok kazanç saglamakistediği alanlann enerji, maden, doğal kaynaklar olduğunu öğreniyoruz. Soru: Neden enerji ve maden sektörleri? Yanrt: Tüketim ekonomisinin can damartan da ondan. Soru: Neden sınır dışı ülkelere satma güvencesi? Yanrt: Gerektiğinde silah endüstrisinde kuHanma özgüriüğü isteniyor da ondan.. Sermaye anayasasının ilk maddesinin ne olduğunu yazmaya gerek var: "Kâri" ••• Bereket versin, bu anayasanın ne tür ilkelerie donandığını bilenlerimiz çoğalıyor ülkemizde. 1950 öncesinde siyasal iktidar, kendisi gibi düşünmeyenlerin yayın organlarını basarak, matbaalannı makinelerini bindirilmiş kıtalaria yerle bir ettirerek kurtulmak istiyordu. Yakayı kurtarabildiler mi insanlarımızın kendilerine tanıdığı düşünme özgürlüğünden... ••• "Ben ki düşünüyorum Var olduğumdan beri. Silahlar bana dönük, Savaşlar sizin için. Gücümüz varsa artık, Usumu tutuklayın." ' Utopiya'mn ¥30*99 sayısı ç M • Kültür Servisi-Mevsimlik hayat bilgisi kitabı Utopiya'mn yedinci sayısı çıktı. Otopiya, Yaz 99 sayısıyla yüzleşmenin olanaklannı anyor. Otopiya, psikiyatri, politika, cinsiyet ıdeolojisi, aşk, vejeteryanlık ve şiir / şair dolayırmyla çeşitli sorular yöneltiyor ve bulabildiği yanıtlan okuyucuyla paylaşarak, biriktirdiklerini hayat bilgisine dönüştürüyor. Kitabın katılımcılan, yazı ve söyleşileriyle:Omer Laçiner, Hüsnü Aksoy, Nurhan Eren, Aylin Süer, Ercan Kanar, Oğuz Özdem, M. Mukadder Yakupoğlu, Aytül Hasaltun, Mahan Doğrusöz, Murathan Muratoğlu, Cihan Oğuz, Yücel Tunca, Doğan MunzuroğluAhmet Soner, Cudi, Nuran Karaduman, Muzaffer Oruçoğlu, Nesimi Aday. Önder Kızılkaya, Döne, Nükhet tzzet, Fatma Öz, Fadıl Öztürk, Ergen, Öztürk Uğraş, Ragıp Duran ve Mehmet Çetin. Otopiya'ya şiirleriyle ise Vecdi Erbay, Binali Duman, Özgün, Celal Erciyes, Ba>Tam Balcı, Iskender Aydın, Himmet Dağ, Celal Çimen, Erdem Balcı, Arjen Ari ve Tuğrul Keskin katılıyor. Bülent Fidan ve Kemal Urgenç'in karikatürlerinin yer aldığı Ütopiya'ya ulaşmak isteyeneler (0212) 292 68 10 nolu telefona başvurabilirler. Kültür Bakanhğfndan özel tiyatrolara destek • ANKARA (AA) - Kültür Bakanhğı, Türk tiyatrosunun gelişmesini ve tanıtılmasını desteklemek amacıyla bu yıl da özel tiyatrolann projelerine destek verecek. Kültür Baİcanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, destekten yararlanmak isteyen özel tiyatrolar, 1999-2000 sanat sezonunda sahneleyeceği oyunlan projelendirerek 1 Eylül çarşamba gününe kadar Bakanlık Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne verecekler. Desteklenecek tiyatrolan ve destek miktannı belirleyecek olan Değerlendirme Kurulu, 17 Eylül Çarşamba günü toplanacak. Açıklamada, başvurulann yönetmelik gereği 15 Ağustos'ta sona ermesi gerekirken bu yıl söz konusu destekten daha fazla özel tiyatronun yararlanabilmesi amacıyla sürenin 1 Eylül gününe kadar uzatıldığı bildirildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog