Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

8 AĞUSTOS 1999 RAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Erdosfım cezası 2 ay ertelendi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türkiye'nin hedef olduğu yeni tehditleri irdeleyen "Türkiye'nin Yeni Sevr'e Zorlanması Odağında Üç Sivas" adiı kitabına aldığı ahntılar nedenıyle '"bölücülûk" yaptığı gerekçesiyle 1 yıl hapis cezasına çarptınlan yayıncı-yazar Muzaffer llhan Erdost'un cezası 2 ay ertelendi. CMUK uyannca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın aldığı ve 23 Temmuz"da başlayan erteleme karan 23 Eylül'e kadar geçerli olacak. Bıl-i Beyt Vakfı'na yeni başkan • İstanbul Haber Servisi - Ehl-i Beyt Vakfı Genel Başkanlığfna. Vakıf Onursal Başkanı Fermani Altın. genel sekreterliğe ise Dr. Abdülhay Abdülhayoğlu seçildi. Ehl-i Beyt Vakfi'nın 16 Ağustos Pazartesi günü Istanbul'da "Hacı Bektaş-i Veli Anma Toplantısı" düzenleyeceği belirtildi. Cezaevi müdürü tutuklandı • ADANA (Cumhuriyet Güney tlleri Bürosu) - Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi Müdür Vekili Ali Bayram Özkaya "rüşvet" aldığı savıyla çıkanldığı mahkemece tutuklandı. Cezaevinin gıda ıhtiyacının karşılanması amacıyla açılan ihaleyi kazanan Göktürkler Limitet Şirketi'nden 3 milyar lira rüşvet alırken suçüstü yakalanarak gözaltına alınan cezaevi müdür vekili Özkaya. dün akşam saatlerinde nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Askeri ataşe kaza geçirdi • BUDAPEŞTE(AA)- Türkiye'nin Budapeşte Askeri Ataşesi Albay Mehmet Şükrü Tunçbilek ve ailesi, Türkıye'den Macaristan'a dönerken trafik kazası geçirdi. Tunçbilek, yıllık izni için bulunduğu Türkiye'den dönerken Macaristan'ın Ajka bölgesinde karşıdan gelen Fiat marka otomobille çarpıştı. Tunnçbilek, kaza yerinden helikopterle başkent Budapeşte'deki Peterfi Hastanesi'ne getirildi. Ataşenin eşi ve iki oğlu da Ajka Devlet Hastanesi'ne kaldınldı. Tunçbilek'i ameliyat eden doktorlar. yaptıklan açıklamada, askeri ataşenin ameliyatının başanlı geçtiğini ve sağlık durunıunun iyiye gittiğim bildirdiler. İskenderun'da petrol umudu • İSKENDERUN (Cumhuriyet) - TPAO Sismik 2 ekibi, Iskenderun-Arsuz arasında petrol olup olmadığını araştırmak üzere bölgenin yeraltı tomografisini çekiyor. Ağustos ayının 15'ine kadar sürecek çalışmalar Ankara'da değerlendirilecek ve bilgiler ışığında petrol bulunan bölgelerde sondaj çalışmalan yapılacak. Sismik 2 ekip şefi Okan Şerafettinoğlu, 15 teknik personel, 120mevsimlik işçi ve 80 geçici işçi ile yapılan çahşmalann heT . 50 metrede bir dinamit patlatılması sonrası oluşan seslerin ölçülüp kaydedilmesi olduğunu sövledi. Öcalan'ın emri üzerine Türkiye'yi terk eden militanların Avrupa'ya çıkış yolu tıkandı PKK'ye kapdar kapandıHaber Merkezi - Terör örgütü PKK'nin liden Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının ardından Türkiye ile terör konusunda diya- loğa giren ve PKK konusunda hassaslaşan Yunanistan'daki Simitis hükümeti. terör ör- gütüne karşı sert önlemler almaya başladı. Atina muhabirimiz Murat tkm'in habe- nne göre Öcalan'ın "1 EylüTden itibaren si- lahlan btrakıp,Türkiyesuurlannıterkedin" çağnsmı yerine getireceklerini açıklayan te- rör örgütüyönetim kadrosu, militanlanna si- yası amaçlı eylemlere açık olan Avrupa'ya gitmeleri konusunda telkinlerde bulundu. ABD istihbarat örgütü CIA tarafından el- de edilen söz konusu bilginin kendisine ile- tilmesinın ardından harekete geçen Yuna- nistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yannis Kranidiotis, bu konuda Içişleri Bakanı Vaso Papandreu'yu bilgilendirdi. Silah bırakan PKK militanlannın Yunanistan üzerinden Avrupa'ya geçecekleri konusundaki bilgile- rin ciddi olduğunun anlaşılması üzenne. Içişleri Bakanı Vaso Papandreu önceki gün Başbakan KostasSimitis'ı yazlık tatılıni ge- çirmekte olduğunu Sifhos Adası'nda acil olarak ziyaret ederek konuyu aktardı. Simi- tis'in. Içişleri Bakanı Papandreu'yu her tür- lü yetki ile donatıp Türkiye'den kaçan PKK militanlannın kesinlikle Yunanistan'a gir- memesi, girenlerin de tutuklanması emnni verdiği öğrenildi. Yunanistan'da yayımlanan Adesmevtos Tüpos gazetesinin haberine göre, önceki günden itibaren sınırlarda geniş güvenlik ön- lemlen alan yetkililer, bazı PKK militanla- rını kaçak giriş yaparken yakalayıp tutukla- dılar. Türkiye'den çıkan PKK militanlannın büyük gruplar halinde Avrupa'ya gitmek için çeşitli yollan denedikleri öğrenildi. Ga- zetenin haberine göre PKK'nin liderkadro- lan. Yunamstan'dabulunan dostlan iletema- sa geçerek suurlara gelen militanlann Yuna- nistan'a almarak sıyasi mülteci statüsü ve- rilmesini istediler. Yunanistan'daki PKK sempatizanlan ile temaslann Avrupa'daki sözde Kürt parlamentosu milletvekilleri ara- cılıgı ile yapıldığı da haberde belirtildi. Kanadabasmı Öcalan'ın çağnsıyla ilgilı haberler Kana- da basınında da birinci sayfadan verildi. To- Kürt sorununa cozum arayışı 'Demokrasi veBarış Deklarasyonu imuaya açüdı' DtYARBAKIR (Cum- huriyet)- 15 yıldan bu ya- na devam eden şıddet or- tamında, bölgedeki sivil toplum örgütleri banş ta- lepleri için ilk kez hep bir- likte hareket etme çabası içıne girdi. Bölgedeki 11 ilde örgütlü tüm ınsan haklan kuruluşlan ile sıvil örgütlerin ortaklaşa hazır- ladıklan ve Kürt sorununa banşçıl çözüm öneren "Demokrasi ve Banş Dek- larasyonu'" dün kıtle örgü- tü temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda şekillendiri- lerek sivil örgütlerin ona- yma sunuldu. Deklaras- yon: tüm kitle örgütlen ta- rafından ımzalanmasının ardından kamuoyuna açıklanacak. Toplantıyla ılgili açıklama yapan IHD Genel Başkan Yardımcısı Osman Baydemir, dekla- rasyonda, Türkiye'deki mevcut sorunlann tespiti- nin ve çözümleri için bazı önermelerin bulunacağını söyledi. Başta Diyarbakırolmak üzere Siirt. Van, Muş, Ma- latya, Gaziantep. Batman, Mardin, Bingöl. Elazığ ve Tunceli'de örgütlü bulu- nan insan haklan örgütle- ri, sivil toplum kuruluşla- n ve meslek odalan, 15 yıldan bu yana devam e- den çatışma ortamında za- man zaman dile getirdik- leri banş taleplerini bu kez hep birlikte hareket ede- rek ortaya koyma çabası içine girdiler. Abdullah Öcalan'ın silahlan bırak- ma çağrısının ardından, örgütünün de bu çağnya uyacağmı açıklaması, böl- gedeki sivil toplum örgüt- Teri tarafindan bir fırsat olarak değerlendirildi. Bölge illenndeki insan haklan kuruluşlan. mes- lek odalan ile işçi ve me- mur sendikalan. sivil top- lum örgütü temsılcilerin- den oluşan 40 kişilik bir grup, kamuoyuna sunul- mak üzere hazırlanan ve sorunlann çatışmayla de- ğil, tartışmayla çözümü talebinı içeren "Demokra- si ve Banş Deklarasyo- nu"na son şeklüu verdi. Tes-îşlNo'luŞubebi- nasındabasına kapalı ola- rak gerçekleştinlen ve yaklaşık 7 saat süren çalış- ma toplantısının ardından Insan Haklan Demeği Genel Başkan Yardımcısı Avukat Osman Baydemir tarafından açıklama yapıl- dı. Baydemir, gerekli im- zatann alınmasının ardın- dan deklarasyonun kamu- oyuna açıklanacağını söy- ledi. Baydemir, deklaras- yonun bölge illerinde ör- gütlü 300 üzerinde sivil kuruluşun desteklemesıni beklediklerini ifade ettı Baydemir, "Biz uıtıu- yor ve inanıyoruz Id hii- kümet de bizim duyduğu- muz heyecanla karşılar" dedı. ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART ronto muhabirimiz Engin Aşkın, Kanada' nin en büyük gazetelerinden biri olan Globe and Mail gazetesi başyazüar bölümündeki yoru- munda. "Ocalan'ın çağnsma uyacağmıaçık- layan PKK, eğer sözünü tutarsa, Türkiye" nin terör bölgesine banş gelebileceğini'' belırtti. Kanada gazetesinin başyazısında özetle şu görüşler vurgulandı: "• 15 yıldırsürenve 30bin kişinin canını yi- nrmesine >t)l açan PKK Türklerin çok pa- hata bir fatura ödemesine yol açn~. Korkunç düzeydekötü bir insan haklan sicili olan Tür- kiye. ilk adımda. Ocalan'ın yaşamını idam- dan kurtarmanın yolunu bulmahdır. Cum- hurbaşkanı Demırel ve Türk paıiamentosu, idamıyla bir'şehit' kimliğine bürünebilecek olanÖcalan'ın öfâmüyle, Türkiye'nin sorun- lu olan imajuun daha da zor bir çizgiye geteceğini anlamak zorundadır. Öcalan'ın idanu, Türklerin uzun dönemlerden beri düştediği ABüyeliğini ke- sin bir belirsizliğe dönüştüre- cektir. Çünkü AB, ölüm ceza- sını kesinlikle reddediyor. 10 milyonu aşkın bir Kürt azın- lığı tam bağnnda banndıran bir ülke. belirgin bir kültüre, dil ve kimliğe sahip olan bu azmhğı yoksa>arak çağdaş bir ülke olamaz. Türkler takina- caklan turumla. yalnız P- KK'yi >atıştırmakla kalma- yacak. mantıkla dmranacak kapasitede olduklannı AB'ye gösterecelderdir." Alman>a Fedaral Anayasa- yı Koruma Teşkilatı'nın bir sözcüsü, Berliner Morgen Post gazetesine yaptığı açık- lamada. PKK'nin tehlikeli bir örgüt ohna özelliğini sürdür- düğünü ve Öcalan'ın silahla- n bırakma çağnsının bu ger- çeği değiştirmedığinı söyle- di Sözcü, "PKK, Almanya topraklan üzerindeld en teh- liketiyabancıörgüttür.Çok i>i organize olmuş \e her an şid- det saldınlarma girişebüecek bir yapıya sahip" dedi. İran Iran, PKK'nin Türkiye sı- nırlan dışına çıkmasının böl- ge ülkelerini etkilememesi için tedbir alınmasını istedi. Tahran Radyosu'nda dün ya- yımlanan yorumda. Öca- lan'ın PKK'ye silah bırakma ve Türkiye'den çıkma çağn- sıyla ilgili olarak Cumhıtrbaş- kanı Suk>man Demirel'in yaptığı değerlendirmelere dikkat çekildi. Türkiye hükü- metinin son gelişmeler karşı- sında yumuşadığı ileri sürü- len yorumda, PKK'nin Türki- ye'den çıkış için yaptığı "tek yönlü hareketin", gerginliğin azalması ve Türkiye genelin- de istikrar ve güvenliğin sağ- lanmasına yol acmasının bek- lendiği belirtildi. Uluslararası insan haklan ilkelerine uymayan ülkeler arasında yan yana yer alıyorlar 6 ABD ve Türkiye kusurlu ülkeler' LEYLA TAVŞANOĞLU BELLAGIO / tTALYA - ABD'nin "Foreign Policy associ- ation" (Dış polıtika Birhğı) adlı sivil toplum kunıluşunun, Ku- zey Italya'daki Bellagio kasaba- sında Türk ve Amerikan grupla- n arasında düzenlediğı 2 günlük toplantıda Türkiye'nin yeni biî yuzyıla girerken beklentileri. olanakları ve karşılaşabileceği tehlikeler ele alındı. Rockefeller Vakfi'nın mülki- yetindeki Como Gölü'ne bakan Villa Serbellino'da düzenlenen toplantıda, BM Kalkınma Daire- si (UNDP) Başdanışmanı Dr. Üner Kırdar. Türkiye nin insan haklanna yaklaşımı konusunda ilginç düşünce ve bilgileri içe- ren bir konuşma yaptı. Konuşmasma, yeni yüzyıla globalleşmenin etkileriyle giri- • Rockefeller Vakfi'nın mülkiyetindeki Como Gölü'ne bakan Villa Serbellino'da düzenlenen toplantıda, Türkiye ve ABD insan haklan ihlalleri konusunda suçlandı. leceğini söyleyerek başlayan Kırdar, daha sonra insan haklan kavramınm 'tkinci Dünya Sava- şr nin karanlık günlerinde' orta- ya çıktığma işaret etti; sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu konuda çeşitli uluslarara- sı sö'zleşmeler de yapıldı. Bir ül- ke için insan hakkı istenirken başka bir ülke için farklı stan- dart uygulanamaz. Aynca insa- ni hakkın hiçbir rürü de birbi- rinden ayn turulamaz." Kırdar, daha sonra Türkiye ve ABD'nin insan haklanna saygı- da kusur eden ülkeler olduğunu şu sözlerle ifade etti: "Bu dünyada iki ülke, yani Türkive'vle ABD, uluslararası insan haklan ilkelerine uymayan ülkeler. Bu konudaki sözleşme- nin siyasi tarafinı imzaladılar, ama ekonomik ve sosyal tarafinı içeren böiüme imza atmadılar. Türkiye bu nedenle insan hakla- nyla ilgili hukuk sisteminc dahil değil. Ote yandan ABD'de eko- nomik ve sosyal haklar, insan haklannın ikincil haklan olarak görülüyor." ABD ve Türkiye'nin kendi iç- lerine dönük ülkeler olduklannı belirten Kırdar şunlan ekledi: "Ben 40 yıl BM'de çalıştım. Türkiye'nin, BM'de dünya için çok önemli olabilecek ne ekono- mik, ne sosyaL ne de politik bir karar tasansı sunduğunu hatır- uyorum. Bunun da utanç verici bir durum olduğunu düşünüyo- rum. Hiçbir ülke, üçüncü biny> lagirerken okyanusortasında bir ada olarak kalamaz." VVorld Affairs Council of America (Amerikan Dünya Iş- leri Konseyi) adlı sivil toplum kunıluşunun ulusal başkanı olan Jerry Leach ise Bellagio toplan- tılan benzeri toplantılann, taraf- lann birbirlerini daha iyi tanıma- lanna yardımcı olduğuna dikkat çekerek şöyle dedi: "Bu açık ve net konuşmalar bizleri olumlu yönde bügikndir- di." Türkiye'den işadamı Ishak Alaton ise Türkiye'yi, Kafkasya politikasını çeşitlendirmekten kaçındığı için şu sözlerle eleştir- di: "ABDveTürkiyeneden Azer- baycan'la Ermenistan arasında bir yakınlaşma sağjanması için çaba harcamaz? Bölgeyeçok dik- katle eğilmek lazun." Alaton, Ermenistan'ın eski devlet başkanı LevonTer Petros- yan'm altı yıl süreyle Türkıye iş- leri danışmanhğını yapan Jirayr Libaridyan'ın kitabı 'TheChâl- lenge of Starehood'a (Devletin Meydan Okuması) atıfta bulu- narak "Ermenilerin sırf Azer- baycan %« Türkiye'yi tedirgjn et- mek için enerjilerini bu tür işle- re harcamalan çok saçma. Bunu keselim artık. Zaten Ermenis- tan'la Ermeniler de bu sürtüş- meleri istemiyorlar. Ama özeUik- le ABD'deki diaspora onlan bu yola itiyor" diye konuştu. Müdahil avukatlar şahsi tazminat isteyecek Şehit aileleri AÎHM'ye dava açma hazırlığında İHD İstanbul Sube Başkanı Eren Keskin 'İdam, devlet eliyle işlenen bir cinayettir' ANKARA (AA) - PKK lideri Abdul- lahOcalanın Imralı'daki duruşmalanna katılan müdahil şehit ailelerinin avukat- lan. PKK'ye yardım eden Avrupa Insan Haklan Sözleşmesi'ni kabul etmiş ülke- ler aleyhine Avrupa Insan Haklan Mah- kemesi'nde (AİHM) dava açmaya hazır- lanıyor. AtHM'ye yapılacak baş\r urular öncesi, onbinlerce kişinin ölümüne ne- den olan terör örgütüne yardım eden ül- kelerde şahsi tazminat davalan açılma- sını öneren hukukçular, buülkelerdeki iç hukuk yollannın tüketilmesinin AtHM'ye yapılacak başvurulann usul yönünden reddedilmesini önleyecegine dikkat çekiyorlar. Ankara 2 No'lu DGM'ce sanık öca- lan hakkında verilen "öiüın cezası" ka- rannın onanması halinde işlerinin daha kolaylaşacağını, bu nedenle karan bek- lediklerini ifade eden Avukat Cahit To- rnıı, PKK'ye yardım eden Avrupa Kon- seyi üyesi ve Avrupa İnsan Haklan Söz- leşmesi'ni onaylamış ülkeler hakkında AÎHM'ye başvuracaklannı kaydetti. istanbul Üniversitesi öğretim üyele- rinden Prof. Semih Gemaîmaz. Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi 'ni onaylamış ülkeler hakkın- da. AlHM'ye yapılan başvurulann asıl konusunun bireylere karşı devletlerin yaptığı insan haklan ihlalleri olduğunu söyledi. Gemaîmaz, bu girişimlerden olumlu ya da olumsuz sonuç alınmasın- dan sonra konunun 6 ay içinde Strasbo- urg'a götürülebilecegini kaydetti. tstanbul Haber Servisi- İHD tstanbul Şubesi Başkanı Eren Keskin, idamın devlet eliyle işlenen bir cinayet olduğu- nu söyledi. Keskin, İHD istanbul Şube- si'nde düzenlediğı bastn toplantısmda İHD İstanbul Şubesi tarafından hazırla-1 nan "Ölüm CezasınaHayır* başlıklı bro- şürü tanıttı. Keskin, dün gece evinin önunde öldürülen Şemsi Denizer'ın öl- dürülmesı olayına şüphe ile bakmak ge- rektiğini savunan Keskin, "Kim olursa olsuo. insana yönelik saldınya karştyız" dedi. Keskin. cinayetı işleyen kişinin şartlı tahliye ile çıktığı yolundaki iddi- alann da af tarüşmalannın önünü kes- memesini dıledıklerini kaydetti. Keskin, insan haklan savunuculannın her zaman ölüm cezasına karşı oldukla- nnı söyledi. Abdullah Ocalan'a verilen ölüm cezası ile ıdam tartışmalannın ye- niden gündeme geldiğini anımsatan Keskin. "Bizkr, kim olursa olsun. ne ile suçknırsa suçtansıninsanın yaşama hak- kının eünden atınmasına karşıyız" dedi. Keskin, Şubat 1999 tarihi itibariyle 67 ülkede ölüm cezasının kaldırıldığını, ölüm cezasını fiilen uygulamayan ülke sayısının 23 olduğunu ifade etti. Keskin, Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye'de 543 kişi hakkında verilen idam cezası- nın infaz edildiğıni belirterek bugün TB- MM'de dosyası bekleyen 47 ölüm ceza- sı hükümlüsününbulundugunu anımsat- tı. Keskin, ölüm cezasının, toplumsal ge- lişmeye hiçbir biçimde olumlu etki yap- ınayacagını vurguladı. POLTIİKA GÜ1NLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA ÖlgünYaz... Vıcente'nin dağlarında, ovalannda dolaşıyor- duk; kenarları dingin akan ırmaklar gibiydik... Güztürkülerinin, ilkbahar sevişmelerinin çok ötesinde birtürküydük... Gecenin içinde yıldızlaria konuşuyorduk... Sahi biz neredeydik? Uçuk maviler içinde bir kadın kapkara göz- leriyle çocuksu sevinçler içindeydi... Biz durmadan ona bakıyorduk... Küflü ve ıslak kokulu odalarda kurduğumuz düşler yağmurdan ve gök gürlemesinden çok korktuğumuz günlerı mi anımsatıyordu bize? Yan aydınlık bir gecede umutlarımızı yitiriyor- duk... Ingeborg Bachmann'ın 'ada şarkılan'ru söy- lüyorduk; tozlanmış onca yitirişten sonra, nicedir katılaşmış yüreklerimizde... Diyorduk ki: "Ben de Orpheus gibi çalıyorum şimdi hayatın tellennde ölümün ezgisini ve ne varsa söyleyebileceğim güzelliğine yeryüzünün, bir de cennetin efendisi gözleri- nin karanlık şan\ılar yalnızca." Sisli bir akşamdı... Hep birlikte ağltyorduk Jacques Dupin'in di- zelerinde. Sonra Jacques Prevert'i dinliyorduk sevişmenin durduğu saatlerde... Uyuyorsun!.. Elin siyah yaprakları eziyor... Tırnaklann panldıyor. Adın siliniyor... Birt>irine düşman ellerim yoğuruyor kara... Vicente'nin dağlannda, ovalarında dolaşıyor- sun; Claribel Alegria'nın gece ziyaretlerinde ge- ziniyorsun... Gözlerin yağmur bulutlanna takılı; avuçlann ıslak, sesin buğulu... Saçlannı savuruyorsun rüzgâra... Bense o anda adsız çocuklan düşünüyorum; daha az açlık, daha çok umut dolu bir dünya öz-' lemi duyuyorum... Sevdam masallarda saklı!.. Ah ölgün yaz! • • • O taş avlular, çardak üzerine uzanmış üzüm salkımlan... Güneş tepemizdedir artık... Birazcık Urla Iskelesi. Karaburun, Çeşme... Bir sabah Narlıdere'de balıkçılarla sohbet... Taş Plak meyhanesinde eski dostlarla buluş- maya ne dersiniz? Yan aydınlık bir gecede var olan sevdalanmızı yrtîrdik... O hiç bitmeyen umutlanmızı ise bölüş- mesini bildik... Boynu bükük bir menekşeydik... Mordoğan'dan devşirilmiş kır çiçekleriydik... Biz Andre Laude'un çıplak, güzel ve taze; aş- kın ve ölümün ağlantısının içindeydik... O gece önce Ataol Behramoğlu'nu dinlemiş- tik... Dallara, çiçeklere, kuşlara selam göndermiş- tik... Yüreğimizde bir çocuk, cebimizde bir revolver vardı; çekip gittiğimizde uyku ve unutkanlık gide- rekderinleşirdi... Ataol, her zamanki gibi hüzünlüydü... Işte o saatlerde 'Alanya Günlükleri' okunur- du: "Bir bereket tannçası gibi geldin kadınım Sepetinde peynir, ekmek ve suyla Akdeniz gibi çırpınıyordu eteklerin Gözlerinde tuz ve mavilikler Bir bereket tannçası gibi geldin kadınım Vaadiyle yakın mutluluklann Uzak denizlerin çağınşıyla Sonra sessizlik ve çiçekler kapladı heryanı Kuşlann ötüşierinde ışıktan damlalar Yapraklann birbirine dokunuşunda Bizi aşka çağıran sözcükler var Bir bereket tannçası gibi geldin kadınım Çatlayan nahar, taşan ırmaklar Ve kanımı köpürten bir salınışla" • • • Güz türkülerinden de vazgeçmedik, ilkbahar sevişmelerinden de... Gecenin içindeyıldızlarla konuşmayı eskisin- den daha çok seviyorduk... Foça'da bir sabah lyonya denizine bakarken uzun boylu, darkalçalı, bakıryanığı yüzlü kadın- lan bulur muyuz diye avunduk... Küflü ve ıslak kokulu odalar yoktu... Kadınlar ise kaçıp gitmişti... Biz de Odisseus Elitis'in o bilinen şiirini oku- duk: "Kendini kıskançlıkla yedi tür tüyle süsleyip Ölümsüz güneşin bin bir rengine büründüğü gün, Söyleyin, o çılgın narağacımı, Kaçmaya kalkan atın yüz kamçılı yelesine sa- nlan, Hiç acınma, hiç yakınma bilmeden, söyleyin, o çılgın nar ağacı mı, Ufuktan şimdi doğan bir umudu haykıran? Söyleyin, o çılgın nar ağacı mı, bize uzaktan Serin alevli yapraklann mendilini sallayan, Doğum sancısı içinde bin bir geminin, Bin bir kere yükselip alçalan dalgalan Bilinmedik kıyılara uzanan bir denizdeymiş gi- bi, Söyleyin, o çılgın nar ağacı mı, havanın say- damlığında donanıp gıcırdayan?" hikmet.cetinkaya(a cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Askeri Yargıtay Başkanhğı'na ataına ANKARA (Cumhuriyet) - Askeri Yargıtay Başsav- cısı Hâkim Tuğgeneral Nursafa Pandar, Askeri Yar- gıtay Başkanlığı'na atandı. Pandar'dan boşalacak gö- reve Tuğgeneral Fahrettin Demirağ getirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Adli Müşaviri Tuğgeneral Yıl- maz Hızlı da Milli Savunma Bakanlığı Kanun ve Ka- rarlar Daire Başkanlığı'na atandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yılmaz Ba- bül de Bakanlık Müşavirliği 'ne getirildi. Atama karar- lan, Resmi Gazete'nin dünkü sayısmda yayımlandı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog