Bugünden 1930'a 5,457,619 adet makale



Katalog


«
»

6 AĞUSTOS1999 CUMA • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 19 GUNCELcÜNEYT ARCAYÜREK H Baştarafı 1. Sayfada yanın övgüleri ile desteklenıyor. Ecevit'in, "Türkiye'deki solun tahfini kökünden değiştirdiği"ne ilişkin sözleri şöyle: ^ürkiye'de bazı çevreler, heryeniliğe karşı çık- mayı ilehcilik veya devrimcilik sanıyorlar. Bu eski bir alışkanlıktır. Ne kadaryenilik varsa ilericilik adına, devrimci- lik adına, bunlann hepsine bazı çevreler karşı çık- mışlardı ve bunu solculuğun gereği saymışlardı." Başbakan, devrimcilik ve ilencilik adına "karşı çı- kılan yenilıkleri" sıralıyon Hilton Oteli'nin yapıîma- sına, kapitülasyonlar geliyor diye engel olunmak istenmiş. Renkli TV'ye ve.. Köprüye karşı çıkılmış. Sonuncu örneğin üzerinde biraz durmak gere- kiyor. Zira, ilk Boğaziçi Köprüsü'nün Başbakan Ece- vit açısından hazin bir öyküsü var. Boğaz'ın bir yakasından öteki yakasına araba vapurîanyla üç saat bekledikten sonra geçilebildi- ği günlerde; aleyhte müthiş bir kampanyayla bir- likte ilk köprü için girişimler başladı. Karşı karnpanyanın öncüsü, hatta sözcüsü, eko- nomist-siyasetçi Prof. Besim ÜstüneJ'di. Sıfatı, CHP Genel Sekreter Yardımcısı. O günlerde Cumhuriyet Senatosu'nda Fikret Gündoğan, Doğu'da köprüsüz Zap Suyu'ndan geçemeyen insanlar ölürken istanbul'a köprü yap- manın anlamsızlığından söz ediyordu. Sıfatı, CHP Senato Grup Başkanvekili. Istanbul köprüsü ile Zap Suyu sömürüsü o den- li bağdaştınldı ki; ortanın solu CHP'ye büyük des- tek veren Abdi Ipekçi Mıllıyet'te "Zap'a köprü" kampanyası başlattı. O sırada CHP'nin başında, bugün "çok şükür bu solculuk anlayışından partisini -oysa kendisini- kurtardığını" göğsünü gere gere açıklayan "ilerici ve devrimci" Bülent Ecevit bulunuyordu. "Toprak ekenin, su kullananın" diyen, IMF'yi ve köprü yapmaya girişen -bugün sarmaşdolaş oldu- ğu- Demirel'i yerden yere vuran Ecevit! öykü bitmedi. Aynı Ecevit, Erbakan'la koalisyon yaparak iktidar olunca köprü gelirinin büyük kıs- mını CHP'li belediyeye ayırmayı görev bildi. Neresinden tutarsan tut Ecevit, tıpkı Demirel gibi. Mazisini yadsıyarak "yeni dünya düzeninin" adamı olmaya çalışıyor. "Yeni dünya düzeninin" koşullanna sanlarak geç- mişini unutturmaya çalı- şıyor. Bir başka yanlışı daha var: Renkli TV'ye de kar- şı çıkıldığını öne sürüyor. Belki bir iki karşı yazı ya- yımlandı, ama genelde renkli TV'ye direnme veya büyük eleştiri olmadı. Renkli TV, 1985'lerde Başbakan Özal zamanın- da gerçekleşti. Türkiye, siyah-beyaz TV'li birçok Avrupa ülkesinden biriy- di. Batı Hterimiz, renkli Ati- na TV'lerini; Güneydoğu, Ortadoğu TV'lerini; Kara- deniz, Moskova'yı izliyor- du. Askerler bu sakınca- dan kurtulmak için Özal hükümetine renkli TV'ye geçmemizi önermişlerdi. Batı'da, ülkeye renkli TV ancak 2-3 yılda yayı- lırken, renkli TV Türki- ye'de bir yılda yurdun her köşesinde izlendi. 1979'da Ecevit iktıdar- dı. Iktidardan gitti. Geldi Demirel; Ecevit'in uygula- makta duraksadığı İMF dayatmalarını içeren 24 Ocak kararlannı aldı. Ya bugün? Ecevit, azın- lık hükümeti iken Hikmet Uluğbay'ı ABD'ye gön- derdi. İMF ile uzun görüş- meleryapan Uluğbay, ku- ruluşun öncelikle Banka- lar Yasası ile bugün tartı- şılan Sosyal Güvenlik Ya- saTasansı'nı önkoşul ola- rak dayattığını açıkladı. ABD, kendi çıkaıian için uluslararası tahkimin ger- çekleşmesinı istedi. Bugün ne tartışılıyor ve yapılıyorsa ya IMF'nin ya da IMF'nin patronu olan VVashington'un isteği doğrultusundaki Ecevit'in eseri. Işte -Sabah'ın tanımıy- la- "75'lik devrimci" Ece- vit ve Ecevit'in "çağdaş ve gerçekçi sol kavra- m/"nın kısa öyküsü! Nasıl, beğendiniz mi? Ergin kardeşler Kırcı'yla Öz'e tehdit ESKİŞEHtR (Cumhuri- yet)- Eskişehır Cezaevi'nde silahlı saldınya uğrayan 'KaragümrükÇetesTnin li- deri Nuri Ergin, kardeşi Ve- dat Ergin ve yeğeni Omür Ükaya, Susurluk samklan Yaşar Öz ve Haluk Kıra'yı ölümle tehdit etti. Haluk Kırcı ve Yaşar Öz'ün grubundan olduğu ileri sûrülen Taner Büber ile CemÇdebi, Ergin kardeş- ler ve Ilkaya'ya silahlı sal- dında bulunmuştu. Saldmda hafıf şekilde yaralanan Ergin kardeşler ve tlkaya, tedavilerinin ya- pıldığı Eskişehir Devlet Hastanesi 'nden yeniden ce- zaevine götürülmek üzere araca bindirilirken, "Yaşar öz ve Haluk Kırcıölümleri- ni ünzaladılar" dediler. 'Öcalan'ın çağrısı mücadelemize bir şey eklemez' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanı Süleyman Demi- rei, AbduUah Ocalan'ın "silah bı- rakma" çağnsını, "Devlet olarak mücadeledeki azmimİTe bir şey ek- lemez ya da çıkarmaz" diye değer- lendirdi. Iran'ın elindeki 2 Tûrk as- kerini bırakacağını belirten Demi- rel, "tki asker. hududu gecmiş ob- bflir. Bundan ne çıkar, kryamet mi kopar? tran devletibunlan anlama- yacak kadartecrübesiz birdevletde- ğü"dedi. Demirel, dün Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetiın Kurulu Baş- kanı Adnan Sakogta ve beraberin- deki heyet ile görûştû. Sakoğlu, glo- bal bunalım nedeniyle sanayi ve ya- tınmın durma noktasına geldiğini vurgulayarak ekonomik durgunluk- tan yakındı. Demirel de yeni bir dönem başla- dığını, bu dönemde devletin tûm sa- nayi ve ticaret işlerinın ıçinden çık- mak zorunda oldugunu savundu. Demirel şunlan söyledı. "Eğerdevlet bütün buişleriniçin- den çıkar, sanayi ve ticaret işierini, kalkmma meseİelerini,ekonomikiş- ierini, bu iilkenin girişimcilerine, va- tandaşlarma bırakırsa samyoruz ki devletin, ülkenin ûnkânlaruun çok daha iyi kullanılması mümkün ola- caknr. Ve bu ülkenin insanlan, ken- düerini kendi öz vatanlannda san- Id misafirmiş, gibi hissetmek yerine eDerini taşın alüna sokmak sureth- k bu ülkenin gerçek sahipleri olduk- lan şuuruna varaeaklardır. Sadece vergi veren, asker veren insanlar de- ğiL aynı zamanda ülkenin idaresine tştirak eden... Ki o siyasettir, demok- raskflr." Demirel, hükûmetin alacağını du- yurduğu önlemlerin bir an önce iş- ler hale getirilmesinin, Türkiye'yi kısabir dönem içinde rahatsızlut ya- ratan bu durumundan çıkaracağını kaydetti. Türkıye'nin büyük tesis ve fabrikalannın çalıştığını, pazarlan- nın ise durduğunu anlatan Demirel, sıkuıtılan bildıklerinı, bunlan aşma- ya çalıştıklannı söyledı. Demirel, kabullerinin ardından gazetecilerin sorulannı yanıtladı. Demirel, Abdullah Ocalan'ın "silah birakma" çağnsını nasıl değerlen- dirdiğinin sorulması üzenne, "Ga- yetkarmaşıkbiriştir.HiçkimseTür- ldye'de kan dökülinesmi,terörün de- vamını istemiyor" diye konuştu. Devletin terör karşısındaki tutumu- nun belli oldugunu, Türkiye'nin bir büyük mücadeleyi kararh birbiçim- de yürüttüğünü vurgulayan Demi- rel, "Bu mücadele >ürütülürken, devletin birtakım yerlerden beklen- tisiohnaz. Devletdevtettir. Bu müca- deleyi bitirmek için devletin hiçbir şeyeihtiyacı voktur. Devlet zaviyesİD- den böyle bakanz meseteye. Ve nasıl oba bitirecektirTürkiye bu mücade- leyL'Mücadeleyedevamedin'yada 'Durdurun' gibikumandaiar,devlet olarak bu mücadeledeki aznümize bir şey ektemez ya da çıkarmaz" di- ye konuştu. Demirel, başka bir soru üzerine Iran'ın elindeki 2 Türk askerini bı- rakacağını söyledi. lran Dışişleri Bakanı'nın bu konudaki açıklama- sma işaret eden Demirel, "Devletler arasuıdaki meseleleri, birtakun hu- dut meselelerini çok büyüterek dev- letieri birbüieriv le çanşmaya götür- mek yanhştir. Bu çeşit şeyler her za- man olur. 2 asker hududu geçmiş olabflir. Bundan ne çıkar, kıyamet mi kopar? tran devleti bunlan anla- mayacak kadar tecrübesiz bir devlet değü,tecrübelibirdevlettir" diye ko- nuştu. Demirel, bu konuda Iran Cum- hurbaşkanı Hatemi ile görüşüp gö- rüşmeyeceğinin sorulması üzerine, "Gerek kalsa olacak. Gerek kalma- dı. Hiç ohnazsa şu saate kadar gerek olmadı. Çünkü sahnacağı bize ifade edikür dedı. Demirel, bu konuda bir tanh verilip verilmedığine ilişkin soruyu da "Hayır, hayır, işte bu ka- dar" diye yanıtladı. Başbakan Bülent Ecevit de gaze- tecilerin askerlere ilişkin sorusu üzerine bu konuda kendisine henüz yeni birbilgi gelmediğini belirterek "Biktiğim kadanyla serbest bn-akü- madılar, bekliyoruz" dedı. ODP: Barışa bir şans tanıyahm Haber Merkezi -Terörör- gütü PKK'nin, Abdullah Ocalan'ın örgüt üyelenne yaptığı. 'silah bırakmalan veTürkiyesuurlan dışınaçe- Idbneleri'yönündekı açıkla- mayı destekledıği bildirildi. Yabancı ajanslann terör örgütünün kaynaklanna da- yanarak verdikleri habere göre, terör örgütünün açık- lamasında, 'PKK'nin, Oca- lan'ın 2 Ağustos'ta yaptığı çağrrya tam olarak uyacagv- m açikça ilan ettigi' kayde- dildi. Haberde. aynca 'terör örgütünün bundan böyle bütünfaaBv etlerini,terörist- başı Öcalan'ın açıklaması- nın temeünde vürüteceği, örgütün bütün yan kuruluş- larmın, buyaldasunı gerçek- leştirmek için sorumluluk içinde çahşacaklan" behrtıl- di. ÖDP (Özgürlük ve Da- yanışma Partisi) Genel Baş- kan Yardımcısı Saruhan Ohıç, şiddete dayalı çözüm yollannın tıkandığının açık- ça görüldüğü bir ortamda Ctealan'ın çağnsının önem- li ve anlamlı bir adım oldu- gunu belirtti. Konuyu 'devlet pazarhk yapmaz' gibi bir cümleyle ele almak yerine akılcı dav- ranmak gerektiğini vurgu- layan Oluç, devlete karşın işlenmiş suçlan af kapsamı dışında tutarak iç banşın sağlanamayacağını savun- du. Ocalan'ın çağnsını tari- hi' olarak niteleyen GÜN- SlAD Genel Başkan Yar- dımcısı tlhamiCeylan. "Ar- bkGüneydoğu'ya bakış açı- sı dev let potitikası haline dö- nüştürülmelidir. Yapılan açüdamanınönemi gözönü- ne ahnarak bölge ile ilgfli ya- pılan çanşmalann hızlandı- nunası gereklidir. Devlet bölgenin ekonomikvesosval kalkınması için acil birçahş- ma başlatmabdn-" dedı. Çağnyı, 15 yıldır devam eden şiddet ortamında ol- dukça önemli bir gelışme olarak değerlendircn Diyar- bakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Şi- rin Yiğit ise "Bu çagnvia 15 yüdan bu yana dev am eden şiddet ortamının bitmesini temenni ediyorum. ArOk bölgedeld sorun ekonomik, sosval ve kültürel bo>ııtuyla ele aunmahdır. Avnıpa Bir- Bği'negirişinuan önünde en büyük engel olarak duran demokratikleşme ve insan baklan konulan da bu şid- det ortanundan kaynaklan- maktadır'" diye konuştu. t Bu radyoda siyaset var. Ekonomi var. Borsa var. Hava durumu var. Spor var. Maçvar. At yarışı var... 24 saat, dakika dakika. Yol durumu var. Basından başlıklar var. Magazin var. Sinema-tiyatro- konser var. Aiışveriş var. TV programları var. 24 saat. hızlı hızlı. So ;V:! - ' aııen var. Ncoeıçi ecz; va . ,..u p. sergı haberiefi var. Bıigisayar ve teknoloji dünyası var. ^igeseller var. Biiim-tekP ik •*•"" 24 saat. kısa Türkiye. h« bu radyodan ahyor. # KENTİU4.O Türkiye'nin ••Haber Radyosu V ^ U r G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Tasan hemen yasalaşacak. Bu bir reformdur." Reformun Meclis gündemine gelmesine ramak kala yeni durum: "Ortaklar arasında anlaşmazlık çıktı." Sürülen reform geri çekiliyor. Kamuoyu ne yapt- lacağını merak ediyor. Bir süre sonra yeni açıkla- ma: "AnlaşmazJıklar nedeniyle reform geri çekildi. Bu şekliyle yasalaşmayacak. Bu bir reformdur." Yasa hazırlığını Meclis'e getirmek de reform, Meclis gündeminden çekmek de! Sosyal Güvenlik Yasa Tasansı gide-gele emek- liliğini isteyecek. Tahkimle ilgili anayasa değişikli- ği, böyle giderse kendisine yapılan haksızhğın gi- derilmesi için Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkını kullanacak. Afla ilgili ha- zırlık, bu kadar "sür-çek"e dayanamayacak, "Na- sıl olsa yakında af çıkar" deyip, hazırlayanlan kur- şuna dizecek! Hükümet sözcüğün tam anlamıyla "afallamış" durumda. Bugünü af konusuna ayıralım. Son girişim, ge- çen yıl 55. hükümet döneminde DSP tarafından or- taya atılmıştı. Olmadı. 57. hükümet döneminde yeniden gündeme geldi. Adaleti Tahkimleme Ba- kanı Hikmet Sami Türk'ün hükümet ortaklanna da dağıttığı iki çalışma var : - Bazı cezalarda indirim yapılması. - Bazı suç ve cezalann affı. İki tasannın da ortak özelliği şu: Devlete karşı işlenen suçlar dışında hemen he- men bütün suçlarda ceza indirimi ve af geliyor. Konunun "duygusal" görünümü net: Tutuklu ve hükümlülerie yakınlan bir an önce af istiyor. Mağdur olanlar şiddetle karşı çıkıyor. Bu iki kesimin dışında kalan büyük çoğunluk ne düşünüyor? Hafta basından beri yeri getdikçe top- lumun farklı kesimlerine bu konuyu soruyorum. ll- ginç yanıtlardan biri şuydu: - Hükümet yandaşlanndan başı derde giren ol- muştur. Onlan affedeceklerdir! Yorumun gerçekliği var-yok ayn konu. Ancak toplumun iktidariara ne ölçüde güvendiğini orta- ya koyması bakımından dikkate değer. Doğal af... Afta hükümet ortaklan da parçalı. Ecevit'e kal- sa, solcular dışında herkesi affedecek. ANAP, "Eki- me kadar dursun" diyor. MHP'nin gözü kamu- oyunda. Biz de af deyince dikkati çeken kimi noktalann altını çizelim: 1 - Türkiye'de binlerce faili meşhur cinayet var. Onlar "doğal af" kapsamında. 2- Konu yolsuzluk ise bizde en büyük suç "kü- çük götûnvek"] Bu kişilere büyük ceza veriliyor. Büyük götürenler "büyük adam" muamelesi gö- rüyor. Onlar da "doğal affın" içinde. 3- Devlete karşı işlenen suçlar kapsam dışı. Af- fın özünde yatan, kişinin kendisine karşı işlenmiş bir olumsuzluğu sonuçlarryla biriikte ortadan kal- dırmasıdır. Diyelim ki bir ögrenci, öğretmenine el kaldırdı. öğrencinin velisi, "Çocuğumu affettim" diyebilir mi? Bizimkilerin yaptığı buna benziyor. Devlet, yurttaşın yurttaşa karşı işlediği suçu affe- diyor, kendisine karşı işlenen suçu affetmiyor. Aiet bir durum. 4- Cezaevlerindeki "terör" suçlularının yüzde 80'i 25 yaşın altında. Af kapsamı dışındaki bu suç- larla ilgili açılan davalarda, çoğu kez suçun büyü- teçle arandığını görüyoruz. Bir grup üniversite öğ- rencisinin yargılandığı davanın iddianamesinde şu tanım yer alıyordu: "lleride silahlı örgüt kuracaklardı!" Eksik bıraktığımız yönlerin affedilmesi dileğiyle maddeleri burada noktalayalım. Bu genel görünü- mün özeti şu: Hukuk sistemimizin pek çok yönü çürümüş du- rumda. Eğer af gündeme gelecekse, bugünkü re- formlara benzemeyen genel bir düzenlemeyle ya- şama geçirilmeli. Sadece suçlulan salıvermek, kokmuş aşın ten- ceresini değiştırmekten başka bir işe yaramaya- cak! ^Öcalan üısanhk suçuişledi' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargıtay Cumhu- riyet Başsavcısı Vural Sa- vaş, Abdullah Ocalan hak- kmda verilen ölüm cezası- nın onanmasmı istedi. Yar- gıtay Cumhuriyet Başsav- cısı Savaş, Öcalan'm ölüm cezasının onanması isteği- ni içeren tebliğnamesini, temyiz ıncelemesini yapa- cak olan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ne gönderdi. Savaş, Ocalan'ın 20. yüzyılın "en kanlı terör örgütü" olan PKK'yi kurulduğu andan itibaren yönetip, emrindeki militanlara "uluslararası çağdaş hukukölçülerinegö- re her biri ayn ayn insanhk suçu sayılabitecek" eylem- ler düzenlettirdiğinin anla- şıldığmı belirterek tebliğ- namede şöyle devam etti: "Terorizmk ilgili olarak im7»l«hklan anlaşmalan ve uluslararası hukuku hiçe sa\ıp PKK örgütü ve onun başı sanık Abdullah Öca- lan'a yardım ve yatakhk yapüklan kanıtiannuş bazı yabancı devlet yöneticileri ileTürkiye Cumhuriyeti'ne karşı daima hasmane bir tutum içerisinde olduklan bilinen sözde insan haklan savunucusu bazı dernek ve kuruluşlann hükümetimizi ve yargdama makamlan- mızı ağır baskı altuıda bu- lundurmava çahşmalanna rağmen, Ankara 2 No'hı DGM'nin hiçbir etki amn- da kalmadan ve dünya tari- hinde bu çeşit bir sanığm yargılandığı hiçbir davada görüunemiş biçimde sanığa ve sanık vekillerine savun- ma haklannı en geniş bi- çimde kuUandırarak, adil ve usulüne uygun biçimde yargılama yapoğı da göriü- düğünden sanık Abdullah Ocalan hakkındaki hük- mün onanmasına karar ve- rihnesi talep ohınur." Adli tatil olması nede- niyle Yargıtay Nöbetçi Ce- za Dairesi'nin görev yapa- cağı adli yıhn başlangıcı olan 6 Eylül'e kadar Ocalan hakkındaki dosyamn tem- yiz incelemesinin yapılma- sının olanakh olmadığı be- lirtildi. Bu nedenle TCY'nin 125. maddesin- den verilen hükümlerin de temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Ocalan hakkındaki temyiz ıstemim de karara bağlaya- cak. Bu süreçte, öncelikle da- va dosyası bir tetkikhâkime verilecek. Tetkik hâkimi dav3 dosyasını duruşma gü- nüne kadar incelemeye ala- cak. Duruşmanm ardından tetkik hâkimi, sanık avukat- larmın duruşmadaki beyan- lan da dahil olmak üzere bütün dosya içeriğini heye- te anlatacak. Sanık avukat- lannm isteği üzerine duruş- malı yapılacak olan incele- me için duruşma günü be- lirlenecek. Duruşmanın tamamlan- masımn ardından Yargıtay 9. Ceza Dairesi heyeti tem- yiz istemine ilişkin karan- nı açıkJamak üzere aynca bir gün belirleyecek. Heyet belirlenen günde yine du- ruşmalı olarak kararını açıklayacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog